Notlarımdan – 9

  • Note_Taking.5484001_stdÇalışanlar işyerinde geçirdikleri vaktin(işe giriş ve çıkış saatleri arası) %80’inde etkin olabilirler.
  • Birden fazla işle uğraşanlar(multi-tasking), işler arasındaki geçişin getireceği zaman kaybı sebebiyle daha az iş çıkarırlar.
  • Çalışanların bir kısmı “kahramandır” 2 günlük işe 2 saat der, bir kısmı “korkaktır” 2 saatlik işe 2 gün der. Korktuğu başarısızlıktır.
  • Başkalarının deneyimini kendi deneyimine ekleyebilmektir marifet.
  • Başkalarının görüşlerine değer vermek yapılan işe değer katar.
  • Her zaman “rezervleriniz, yedekleriniz” olmalı çünkü ihtiyacınız olur, her zaman “toleransınız” olmalı çünkü hiç bir şey kusursuz değildir.
  • Projenini bütününüde bütçeyi tutturmakla aktivite bazında tutturmak aynı şey değildir.
  • Müşterinin her zaman ek talepleri olabileceğini unutmayın.
  • Kısıtlarınızı ve varsayımlarınızı bilmeyen müşteri sizi zor durumda bırakabilir.
  • Yeni teknolojileri, eski yöntemlerle hayata geçirmeye çalışmayın.
  • Yaptığınız işleri, projeleri sunarken “akıl” tarafını da göstermelisiniz.
  • Önce bir projenin nasıl “doğru” planlanacağına ve hayata geçirileceğine kafa yormalısınız. Artık develer akıllandı, yolda dizmeniz mümkün olmayabilir.
  • İster gündelik hayatta, ister projelerde, yaptığınız şeyleri ve yöntemlerinizi “yeniden gözden geçirmeniz” ve “geliştirmeniz” gerekir. Yapmıyorsanız “mutsuz olmaya” çalışıyorsunuz demektir.
  • Bildiklerimizin ne kadar çabuk eskidiğine inanamazsınız. Ve eski bilgilerinize çok güvenirseniz yolda kalırsınız.
  • Sermayeye dönüştürülemeyen bilgi başınızı ağrıtır.
  • Akademisyenlerin ürettikleri değerlerin hayatta bir karşılık bulması ve uygulamaya katkısı konularında kaygılı olmaları(görünür bir kaygı) ve bu konuda birşeyler yapmaları şart.
  • Proje Yönetimine bilimsel açıdan bakarsak “ortak dil” esastır. Kişi ve kurumların ürettikleri farklı terimler kafa karışıklığına ve kaosa sebebiyet verir. Peyami Safa’nın dediği gibi “Konuşma dili müşterek bir dildir. İlim dili ise özeldir. İlim dili prezisyon (tutarlılık) ister; fakat halk dili bundan mahrumdur.”
  • “İnce güç” kavramını ilk olarak 1980’li yıllarda kullanan Harvard’ın Kennedy Hükümet Fakültesi dekanı Prof. Joseph Nye’ye göre istediğiniz bir şeyi elde etmenin üç temel yolu var: Karşınızdakini kaba gücünüzle (hard power) tehdit etmek ve gerekirse savaşmak, karşınızdakini çeşitli biçimlerde satın almak, ince güç kullanarak ikna etmek… Nye’a göre ince güç, “istediğiniz bir şeyi kaba güç kullanarak değil, başkalarının sizin hedeflerinizi kabul etmesini sağlayarak elde etmeniz”dir. Burada inandırıcılık ve ikna kabiliyeti temel güç unsurlarıdır. Selim Tuncer
  • Genç kuşaklar, bir önceki kuşağın entelektüel direnç kabiliyetini çoğu zaman kaybetmediğini, her şeye rağmen ‘kendisi’ olarak kalabildiğini gözden uzak tutmamalıdırlar.
  • Dijital doğanlar, “delete” tuşu ile alıştıkları rahatı işyerlerine, arkadaşlarına uygulayabiliyorlar. Bizim gibi “kalem-kağıt” kuşağı ise hala silgi ile uğraşıyor. Hem tam silemiyoruz,  çoğu zaman da silersek kötü olur diye doğru yazmaya çalışıyoruz.
  • İnsanlar kendi davranışlarını etkileyebilecek şeylerin çoğu zaman farkında olmazlar.
  • Akıllı şirketler kriz dönemlerinde küçülmeden ve yeniden yapılanmadan çözüm bulmanın yollarını önceden belirlerler.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.