Uyanık uyurgezerler ve kurnazlar

Herkesin birbirine aktardığı ama aslı olup olmadığı konusunda emin olunmayan bir konudur bu. Eğer uyurgezeri uyandırırsanız kalp krizi geçirebilir, şoka girebilir gibi şehir efsaneleri kulaktan kulağa yayılır ve herkes tarafından kabul görür.

23445.jpgBu konuda yapılan çalışmalarda uyandırılanların kısa süreli bir şaşkınlık, bazen de korkunun getirdiği bir öfkeyi geçici de olsa yaşadıkları görülmüş. Aslında aniden uyandırılan herkes için şoka girme, kalp krizi geçirme riski var, uyurgezer olunması gerekmiyor.

Gelelim şirketlerdeki uyurgezerlere ve uyanıklara;

Uyanıklar şirket içerisinde uzun süredir yer alan ve şirket ile ilgili birçok konuda uzmanlaşmış, şirket içi dengeleri iyi bilenlerdir. Bunlar kendi yapmak istedikleri şeyleri yapabilmek için yöneticileri uyurgezer kılacak kılıflar hazırlarlar. Örneğin sigara içmenin yasak olduğu bir binada en az 10-15 tane sigara içilen yer görebilirsiniz. Yangın merdivenleri, arşiv odası, teras vb. Uyanıklar istediklerini yapabilmek için öncelikle uygun koşulları yaratırlar ve harekete geçerler. Birkaç kez başarılı olduklarında bu artık kalıcı bir davranışa dönüşür. Artık bunu bir hak olarak görmeye başlayabilirler. Yasak olmasına rağmen farkettirmeden yapılan ve kişisel doğru olduğuna inanılan şeyler haz verirler.

Uyanık Uyurgezerler ise aslında herşeyin farkında olan, şirket içi kuralları ortaya koyan, onları temsil eden yöneticilerdir. Gerçekten olmasını istemedikleri şeylerde uyanıkken, olsa da olur olmasa da olur dedikleri ve zararsız olarak nitelendirdikleri şeylerde ise uyanık uyurgezerlerdir. Hatta belirli anlarda bu farkındalıklarını koz olarak kullanmayı bile düşünürler. Birinin hatası onun zayıf tarafı olup uyanık uyurgezer için fırsat anlamına gelebilir.

Aslında uyanıkların en büyük yanılgıları o işi kimseye farkettirmeden yaptıklarına inanmalarıdır. Halbuki %90 “herkes her şeyin farkındadır.”

Birde gerçek uyurgezerler vardır ki bunlar kendi işlerinden başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen, çevrelerinde olup biteni dikkate almayanlardır ki uyandırılmaları bazen kasıtlı olarak istenmez bazen kasıtlı olarak istenir. Siz “hak, hukuk, adalet” vb. gerekçelerle işçileri uyandırdığınızda “provokatör” damgası yiyebilirsiniz, şirketin parasını çalan birinin yaptığını ortaya çıkarıp yönetimi uyandırdığınızda ise “kahraman” olursunuz.

Uyanıklık ödüllendirilmesi itibari ile daha çocukluktan başlayan bir eğitim ve öğretimin sonucu ile gelişir. Uyanık olmayı ilerletenler kurnazlığa kadar ilerlerler. En basit hayvanın bile avını yakalamak için içgüdüsel olarak kurnazlık yaptığı düşünülürse insandaki boyutlarının vahamiyeti daha kolay anlaşılacaktır.

Birde uyanık geçinenler vardır ki işte bunlar için çok üzülürüm. Çünkü %90 ihtimalle kendilerine zarar verirler. Kendilerini uyanık sanmanın verdiği özgüvenle attıkları adımları iyi hesaplamazlar, ya ayağınıza basarlar yada takılıp düşerler. Uyanık geçineni yenmek uyanıklar için prestij meselesidir. Her uyanık geçinenin yok edilmesi İskoçyalı filmindeki gibi uyanıkları biraz daha güçlendirir.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.