Yazar arşivleri: savassakar

Proje Yönetiminde Denge Ölçütleri

Projelerde dengeyi ölçümlemez ve koruyamazsanız, tüm dengeleri bozabilir, projeleri başarısızlığa sürükleyebilirsiniz.

En temel Proje Denge Ölçütleri aşağıdaki gibidir;

  • Kapsam, Zaman Çizelgesi ve Maliyet İzleme Süreçlerinin Verimliliği
  • Maliyetleri Yönetmek için Kullanılan Araç ve Tekniklerin Maliyeti
  • Zaman Çizelgesini Yönetmek için Kullanılan Araç ve Tekniklerin Maliyeti
  • Sözleşme Değişiklik Yönetimi Sisteminin Verimliliği
  • Proje Yönetimi Planında Yer Alan Alt Planların Revizyonları

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Performans Ölçütleri

Tüm projeler için veya proje özelinde projenin performansının ölçümlenmesi gerekir. Bu konuda bazı performans ölçütleri aşağıdaki gibidir;

  • Gereksinimlerin tamlığı – Gereksinimlerin tam olarak gerçekleştirilmesi. Gereksinim Listesindeki tüm gereksinimlerin, beklentilere uygun tamamlanması
  • Tahmin doğruluğu – Planlanan ile gerçekleşenler arasındaki farklar (zaman, maliyet)
  • Yeniden çalışma kapsamı – Tekrar yapılması gereken iş sayısı veya işi tekrar yapmak için harcanan efor
  • Kilometre taşı sayıları – Tamamlanan ve/veya geciken kilometre taşı sayısı
  • İş Kırılım Yapısı – Planlanan kapsam gerçekleşen arasındaki farklar doğrultusunda İş Kırılım Yapısının yeterliliği
  • Problemler – Yaşanan, çözülen ve çözülemeyen problem sayıları
  • Kaynaklar – Planlanan ile gerçekleşen kaynak kullanımı, kullanılan kaynakların verimliliği
  • Sonuçlar – Beklenen çıktılar ile gerçekleşenler arasındaki farklar
  • Risk – Atlanan risk sayısı, riske yanıt planlarının etkililiği
  • Paydaşlar – Toplantıya katılım, destek verme, kararlara katılım, performans artışı
  • Değişiklikler – Değişiklik sayısı, değişikliklerin projeye etkisi (kapsam, zaman, maliyet, kalite vb.)

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 4

Müşteri Memnuniyeti – Ölçek 1-100

Müşteri memnuniyeti, müşteri beklentilerinin karşılanması demektir. Bu, gereksinimlere uygunluğu gerektirir (proje üreteceğini söylediği şeyi üretmelidir) ve kullanım için uygunluk (üretilen ürün veya hizmet gerçek ihtiyaçları karşılamalıdır). Müşteri Memnuniyeti Endeksi, müşteri satın alma/kullanma davranışının katı ölçütlerini ve müşteri görüşleri veya duyguları olarak tanımladığımız yumuşak ölçütleri içeren bir endekstir. Her bir değer, genel müşteri memnuniyeti ve satın alma/kullanma davranışını belirlemede ne kadar önemli olduğuna bağlı olarak endeks ağırlıklandırılır. Örneğin, tekrarlanan ve kaybedilen müşteriler (% 30), mevcut müşterilerden elde edilen gelirler (% 15), pazar payı (% 15), müşteri memnuniyeti anketi sonuçları (% 20), şikayet/geri dönüşler (% 10) ve projeye özel anketler (% 10) vb.

Çalışan Memnuniyeti

Çalışan memnuniyeti endeksi, çalışanların moral seviyelerini belirlemek için yapılır. Çalışan memnuniyet seviyesini gösterecek nitel ve nicel ölçütler kullanılır. Örneğin, ortam araştırması sonuçları (büyüme fırsatları, iş stresi seviyeleri, genel ortam seviyesi, yöneticilerin örgütsel değerleri, iş yükünü nasıl yönettikleri, yeterlilikler, iletişimin açıklığı, fiziksel çevre / ergonomi, güven) (% 35), odak grup çalışmalarına katılım (% 10), şikayet oranı (% 10), stres endeksi (% 20), çalışan devir hızı (% 15) ), çalışan devamsızlık oranı (% 5) ve diğer projelere transfer taleplerinin oranı (% 5) vb. Buradaki yüzde toplam içindeki ağırlığı ifade etmektedir.

Stratejik İş Hedeflerine Hizalanma

Çoğu proje yönetimi ölçütü, proje yönetiminin verimliliğini projeleri doğru gerçekleştirmekle kıyaslamadan kaynaklanır.  Projelerin, stratejik iş hedeflerine uyumunun ölçülmesi böyle bir ölçüttür. Proje yöneticilerinin ve fonksiyonel yöneticilerin uygun bir karışımından oluşan bir anket aracılığıyla gerçekleştirilir. Ölçü için 1-10 arasında bir skala kullanılır. 1 proje stratejik iş hedefleri ile hiç uyumlu değil, 10 proje stratejik iş hedefleri ile tam uyumlu vb.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 3

Döngü Süresi – İki tür döngü süresi ele alınır: proje ve geliştirme yaşam döngüsü. Proje yaşam döngüsü, bir projenin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir. Geliştirme Yaşam Döngüsü, projede yürütme sürecinin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir.

Döngü süresi, proje yaşam döngüsünü tamamlamak için gereken süredir.

Döngü süresi ölçütleri standart performansa dayalı olarak belirlenir. Yani, benzer projelerin döngü süreleri, standart proje yaşam döngüsü süresini belirleyebilmek için kıyaslanabilir.

Döngü sürelerinin ölçümü, aynı zamanda, proje yaşam döngüsünde tamamlamak için yürütülen herhangi bir sürecin ölçümlenmesi için kullanılabilir.

Döngü süreleri ne kadar kısaysa, yatırımın dönüşü o kadar hızlıdır. Tüm döngü sürelerinin kısa olması şirketin tamamlayabileceği proje sayısının fazla olduğunu gösterir.

Gereksinim Performansı – Gereksinimlerin karşılanması, proje yönetimi için önemli başarı ölçütlerinden biridir. Bu ölçütü ölçmek için çözümün gereksinimi tamamen karşıladığını belirleyebilecek önlemler geliştirmeniz gerekir.

Gereksinim performans endeksi, proje sonuçlarının gereksinimlerin karşılanma derecesini ölçebilir.

Ölçülebilen gereksinim türleri, işlevsel gereklilikler (ürünün yapması gereken bir şey veya yapması gereken bir eylem), işlevsel olmayan gereklilikleri (ürünün kullanılabilirliği, performansı vb.) içerir.

Uyum kriterleri, genellikle gereksinimlerin netleştirilmesi sonrası elde edilir.

Gereksinimler yakından incelenerek ve gereksinim sahibinin ne istediğini ifade edip etmediğini belirleyerek uygun ölçütleri belirleyebilirsiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 2

Maliyet Performansı – Kazanılmış Değer / Gerçekleşen Maliyet

Maliyet Performans Endeksi, maliyet verimliliğinin bir ölçütüdür. Gerçekleştirilen çalışmanın parasal değerini (kazanılan değer) kazanılan değeri elde etmek için harcanan gerçek maliyetlere bölerek belirlenir. Maliyet performansının doğru bir şekilde tahmin edilebilmesi, şirketlerin projeye yatırım sermayelerini güvenli bir şekilde tahsis etmelerini, finansal risklerini azaltmalarını ve sermaye maliyetinin azaltılmasını sağlar. Maliyet Performans Endeksi, bütçe tahminlerinin doğruluğunu gösterir.

Zaman Çizelgesi Performansı – Kazanılmış Değer / Planlanan Değer

Zaman çizelgesi performans endeksi, kazanılan değerin planlanan değere oranı olarak ifade edilen zaman çizelgesi verimliliğinin ölçütüdür. Zaman çizelgesini doğru bir şekilde tahmin etme, pazara zamanında grime vb. konularda yardımcı olur. Zaman Çizelgesi Performans Endeksi, zaman çizelgesi tahminlerinin doğruluğunu gösterir.

Kazanılmış Değer Analizini öğrenmek için Hayatımız Proje – Proje Yönetimi Başvuru Kaynağı eğitimine kayıt olabilirsiniz;

Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi eğitimi için aşağıdaki linke tıklayınız

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 1

Yatırımın Geri Dönüşü – (Fayda/Maliyet) x 100

Projeye yapılan yatırımın faydaya bölünmesi ile bulunur. 100 ile çarpmak yatırılan her liraya geri dönüşü yüzdesel değerini bulmayı sağlar. Fayda, elde edilen kar, maliyet düşüşü, çıktı kalitesinin artması gibi düşünülebilir. Önemli olan parasal değerini ifade edebilmektir. Maliyetler, projenin dolaylı (genel giderler vb.) ve doğrudan (personel, ekipman vb.) tüm maliyetleridir.

Verimlilik

Her birim girdinin ürettiği çıktı ile bulunur. Verimlilik ölçütleri, proje ekibinden ve diğer girdilerden ne kadar yararlandığınızı gösterir. Kaynaklar sadece personel olarak değil, ekipman, malzeme, dış kaynak vb. olarakta görülmelidir. Şirketler genellikle çalışan başına geliri anahtar ölçüt olarak kullanmaktır. Çalışan başına düşen gelir, çalışanın şirkete maliyetine bölünür. Bu orana “Çalışan Verimlilik Oranı” denir. Diğer verimlilik ölçütleri, çalışan başına düşen proje sayısı, çalışan başına üretim miktarı vb. olabilir. Doğru verimlilik ölçütlerini seçmek için, ölçülmekte olan çıktının, müşteriler için bir değer yaratıp yaratmadığını belirlemek gerekir.

Kalitenin Maliyeti – Kalite Maliyeti / Gerçekleşen Maliyet

Kalitenin maliyeti, bir işin ilk defada doğru yapılmamasından dolayı kaybedilecek para miktarıdır. Şartname şartlarını veya beklentileri karşılamayan ürün veya hizmetler ortaya koyan toplam işgücü, malzeme ve genel maliyetleri içerir. Bu maliyetlere ek olarak denetim, yeniden çalışma, aynı işi tekrar yapma, kusurlu ürünler, değiştirmeler ve geri ödemeler, şikayetler, müşteri kaybı ve itibarın zararı sayılabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Şirketlerde Arananlar ve Kaçınanlar

Şirketlerde çatışmalar kaçınılmazdır. Çatışmalarda karakter, tutum ve davranış öne çıkar. Kaçınan bir yapımız var ise kimsenin duygularını incitmek veya takım dinamiklerini bozmak istemeyiz. Aranan isek çatışmaya istekliyizdir. Doğruluk ve dürüstlüğü önemser, kolayca sabrımızı kaybederiz.

Her iki yaklaşıma da iyi ya da kötü diyemeyiz. Geçmiş deneyimleriniz, içinde bulunduğunuz durum ve karşınızdaki kişi belirleyici olur. Bir kişinin sürekli Kaçınan ya da Aranan olması beklenemez. Farklı kişilere ve ortamlara göre tavrımızı belirleriz. Örneğin evde Kaçınan, işte Aranan vb.

Çatışmalarda karşınızdakinin tavrını dikkate almak ve doğru yaklaşmak zorundasınız. Aranan bir kişi iseniz Yöneticinize nasıl yaklaşacaksınız ya da tam tersi.

İki tarafta Kaçınansa

  • İki tarafta bir şey yapmak istemez.
  • Düşünceler ve duygular bastırılır.

Ne yapmak lazım;

  • Birinin ilk adımı atması lazım
  • Doğrudan söylenebilir, “İkimizde çatışmak istemiyoruz, ama sorunu görmezden gelmek yerine, bu konuda ne yapabiliriz?”
  • Karşınızdakinin hassasiyetlerini düşünerek davranabilirsiniz.
  • İşler sertleşirse utanmak ve geri çekilmek yerine içinizden geldiği gibi davranın.

İki tarafta Aranansa

  • Her iki tarafta aklındakini söyler.
  • Tartışma ortamı oluşabilir.
  • İstemediğiniz şeyleri söyleyebilirsiniz.
  • Karşılıklı pişmanlık olabilir.

Ne yapmak lazım;

  • Konuşmadan önce iyice düşünmeye zaman ayırın.
  • Sabırısızlık zarar vereceğinden, zamanlamayı iyi ayarlayın.
  • İşlerin kızışması durumunda ne yapacağınızı belirleyin.

Siz Aranan Karşınızdaki Kaçınan ise,

  • Karşınızdaki sizi kızıdıracak kadar sakin kalabilir.

Ne yapmak lazım;

  • Konuşmasını, aktif katılımını isteyin ve destekleyin.
  • Bir şeye zorlamayın.
  • Görüşmenin temposunu yükseltmeye çalışmayın, sakin kalın.

Siz Kaçınan Karşınızdaki Aranan ise;

  • Karşınızdakinin suyuna gidersiniz.
  • Karşı tarafın talepleri sizi rahatsız edebilir.

Ne yapmak lazım;

  • Ne istediğinizi açıkça söyleyin. “Sakin konuş, açıklama yapın vb.
  • Söylediklerine odaklanarak saygısını kazanın.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Çalışanlarının İşini Yapan Yöneticiler

Yönetici, vaktinin %30’unu, çalışanlarından gelen problemleri ilgili kişilere yönlendirmekle geçirdiğini fark eder. Ekibi, her sıkıntıda onun otoritesini kullanmaya çalışmaktadır;

  • Ahmet beni e-posta grubuna eklemiyor.
  • Mehmet istediğim bilgiyi göndermiyor.
  • Ayşe, hala istediğim raporu göndermedi.
  • Müdür Cenk, bizim onay sürecimizi es geçip, bildiğini okudu.

Yöneticiler, ekibin sürpriz ve beklenmedik taleplerini yönetmekten işlerini yapamaz hale gelebilirler. Üstelik hem kendi işlerini hem de gelen talepleri karşılamayı tam yapamayabilirler.

Çalışanlar kendi seviyelerinde çözebilecekleri problemleri yöneticilerine aktarmamalı, çözüm için alternatif yollar aramalıdırlar.

Yöneticiler, gerçek rollerini anlamada başarısız olduklarında, ekiplerinin kendi problemlerini çözmek için sorumluluklarını yerine getirmelerini bekleyemeyiz. Çalışanlar, yönetici olmadan önce çözdükleri önemli sorunların sayısını hesaplayarak başarılarını değerlendirebilirler. Yönetici olduğunuzda çözdüğünüz problem sayısı değil, problemleri çözen bir ekip kurma ve yönetme beceriniz başarınızı belirler.

Yöneticiler, sorunları kendi başlarına çözerek kahraman olmayı tercih etmemeli, ekiplerini problem çözer hale getirmelidirler. Yönetici, bütün problemlere müdahale ettiğinde giderek yalnızlaşır, kendi çabasını önemsiz işlere harcarsa kendisi ve ekibi giderek zayıflar

Etkili bir yönetici, kendisine iletilen problemleri dikkatli bir şekilde değerlendirir ve kimin çözeceğini belirler. Aşağıdaki soruları sorarak başlayın;

Bu problemi kim çözebilir?

Problemi nasıl çözebilirim? sorusundan önce kim çözmeli diye düşünün. Bir problemi çözmümlenme şeklinin, gelecekteki davranışları etkileyeceğini unutmayın. Örneğin, şirket içi bir müşteri ekip üyenize baskı yaptığında müdahale etmeniz gerekebilir. Fakat aynı zamanda karşı tarafa, çalışanınızın bir inisiyatifi olmadığını düşündürtebilirsiniz.

Hemen mi yapmalı? Doğru mu yapmalı?

Elinizi sürmediğiniz işlerin çabuk ve doğru yapılmayacağı düşüncesinden kendinizi kurtarın. Her şey “çok acil” değildir. İşin aciliyeti ile doğru yapılması arasındaki hassas ilişkiyi dikkate almanız gerekir. Hem çok acil hem de doğru yapılması gerektiği durumları iyi değerlendirin. İşe mutlaka çalışanlarını katın, ekip çalışmasını cesaretlendirin.

En az ne yapabilirim?

Yönetici olduğunuz için fedakarlık yapmak, beklenenden fazlasını sunmak istiyor olabilirsiniz. Fakat ekibinizdekilerin yetenekleri doğrultusunda katkı sağlamak istediklerini unutmayın. Ekibinize güveniyorsanız inisiyatif verin. Ekibinizin siz olmadığınızda işleri yapabilmesi önmelidir. Örneğin, resmi bir yazıyı ekibinizin hazırlamasını isteyip, resmi yazışmalar konusunda onları eğitebilirsiniz.

İçerik, desen veya ilişki?

Problemlere üç açıdan yaklaşın: İçerik, desen ve ilişki.

İçerik problemleri acil müdahale gerektirir. Örneğin, yönetime gönderilen periyodik proje durum raporu gönderilmediyse ,içerik problem var demektir: Eksik rapor

Problem, tek kişi ve anlık değilse desen problemidir. Örneğin, farklı konularda da raporlamalar atlanıyor.

İlişki problemleri, yetkinlik, güven ya da saygı ile ilgili temel endişelerden kaynaklanır. İlişki sorunları genellikle yöntem, yapı ya da politikada bir değişim gerektirir. Örneğin cezalandırılacağı korkusu ile raporlama yapmıyor.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Çevik Olacağım Demekle Olmuyor

Birçok şirket, günümüzün rekabetçi pazarının gerektirdiği hızda çalışabilmek için, çevik yöntemlere hızlı bir şekilde geçiş yapmaya çalışıyor. Daha çevik bir işletmeye başarılı bir şekilde dönüşebilmek için, şirketlerin nerede ve nasıl çevik olacağı konusunda bilinçli seçimler yapmaları gerekiyor. Çevik prensiplerin ve zihniyetlerin nerede benimseneceğine, stratejik ve örgütsel zorlukları dinamik olarak ele almak için çevik problem çözme metodolojilerini nerede kullanacaklarına ve kendi kendini yöneten takımlar da dahil olmak üzere çevik modelin, resmi olarak nereye yerleştirileceğine karar vermek zorundadırlar.

Ya hep ya hiç mantığı doğru değil. Çevik yöntemlere geçmek şirketin her noktasında bu değişim ve dönüşümün yaşanmasını gerektirmeyebilir. Şirketin bazı süreçlerinde geleneksel yapılar ve süreçler daha düşük maliyet, daha başarılı sonuçlar sunuyor olabilir.

Şirketi bir bütün olarak düşünmeniz gerekir. Şirkette, çevik ve geleneksel yaklaşımların birbirleriyle nasıl etkin bir şekilde faaliyet göstereceğini belirlemeniz gerekir.

Çevikleşmeye geçiş yönetimden başlamak zorundadır. Yönetim ne yapabilir;

Kurumsal önceliklerin bir iş listesi olarak ele alınması – Önceliklerinizi bir liste şeklinde düzenleyin. Yeni konular çıktıkça öncelik listenize ekleyin. Her bir işi tamamlanana kadar sırayla ele alın. Hepsi çok acil, hepsi birinci öncelikli yaklaşımından uzaklaşın.

525 çalışanı olan Systematic yazılım şirketi, 2005 yılında çevik metodolojileri uygulamaya başladı. Metodolojiyi tüm yazılım geliştirme ekiplerine yaydıktan bir süre sonra şirketin CEO’su ve kurucusu Michael Holm, orta kademe yöneticilerin ilerlemeyi engellediğinden endişelenmeye başladı. 2010 yılında, Holm dokuz üyeli yönetici grubunu çevik bir takım olarak yönetmeye karar verdi. Grubu her pazartesi bir saat ya da iki kez toplamaya başladı, ancak karar vermenin çok yavaş olduğunu gördü. Yöneticilerin, bir gün önce ne yaptıklarını, o gün ve sonrasında ne yapacaklarını ve yardıma ihtiyaçları olup olmadığını tartışmak için her sabah 20 dakika süren ayaküstü toplantılar yapmaya başladı.

Bu yaklaşımı benimsemek isteyen yöneticiler, daha az şeye odaklanmalı ve zaman temelli bir planlama sürecinden, konu temelli planlamaya geçmelidirler. Steve Jobs’ın en güçlü yanlarından biri, şirketin en kritik önceliklerine odaklanmaktı. Bütün önerileri toplar, önce 100, sonra 10 adede göre yapılması gereken önceliklere göre listelerdi. En sonunda 3 öncelik belirlenirdi.

Stratejiler öncelikleri, öncelikler stratejileri etkilerler. Konuya odaklanıldığında kaynakların tahsisi kolaylaşır. Sabit takvime dayalı çalışmalarda rakipler ya da değişen çevre koşullarına uyum sağlamak kolay olmayabilir. Planlamayı bir kas haline getirmek ve sürekli planlama sürecine geçmek, kaynakların sürekli değişen önceliklere ve daha az önemli olan işlere efor harcamalarının önünü keser.

Çevik yaklaşımların dinamik doğası, yöneticilerin işleri hizalama ve kurumsal düzeyde görünürlük sağlama gibi yeni yöntemler geliştirmelerini gerektirir. Örneğin, şirket genelinde ölçütleri birbirine bağlayan ve bireysel ekip ölçütlerini toplu şirket düzeyinde ölçütlere bağlayacak gösterge tablolarının hazırlanması vb.

En önemli önceliklerinizi ele almak için hiyerarşinin dışında çalışan küçük, yetenek bakımından zengin ekipler oluşturun. Bu ekiplere, Agile yöntemlerini ve süreçlerini kullanma  yetkisinin verilmesi, enerjilerini tüketen ve yavaş hareket eden geleneksel süreçler ve karar hiyerarşileri dışında çalışma izni verin.

Airbnb, Spotify, Google, Amazon ve Microsoft gibi birçok lider şirket, yeniliği ve ürün geliştirmeyi yönetmenin bir yolu olarak çevik yöntemleri benimsediler. Hiyerarşi olmadan kendini yöneten takımlar oluşturdular. Yöneticiden en alt çalışana kadar tüm meseleleri, daha az resmi ve bürokratik bir ortamda hızlı ve işlevsel olarak yapmayı hedeflediler. Bunun anlamı, hiç kimse özel toplantılara çağırılmayacak, problemleri departmanlarla boğuşarak çözmeyecekler ve olur olmaz problemler yönetime aktarılmayacaktı.

Yapılacak işleri zaman çizelgesine aktarın, test et-ve-öğren yaklaşımını benimseyin. Daha küçük zaman dilimlerinde (1 – 4 hafta) karar hızını ve kurumsal metabolizmayı da hızlandırır. Zaman bağlı kalmaktansa sürekli planlama sürecine geçmek adaptasyonu kolaylaştırır. Test et – ve – öğren yaklaşımı daha iyi çözümler bulmayı, zayıf çözümleri terk etmeyi kolaylaştırır. Gerçek zamanlı testler, proje ekibi için erken yapıcı geri bildirim oluşturur ve çözümlerin geliştirilmesini hızlandırır.

Amazon’da, yönetim ekibinin kritik kararlara odaklanmasına yardımcı olmak için toplantı başlangıcında, gündemi okumaları için zaman verilir. Jeff Bezos, kararın doğru ve hızlı olması, karar öncesi harcanan efora bağlıdır, diye söylüyor. Karar ile ilgili tüm sorulara yanıt verilemediğinde yanlış kararların alınacağını belirtiyor. Liderlik tarzlarında, komuta ve kontrolden güvene dayalı modellere geçiş yapılmasının gerektiğini belirtiyor. Liderler, doğru cevapları vermesi için takımlarına güvenmeyi öğrenmek zorundadırlar.

Şirketlerde davranışsal değişiklikler, uyumlu bir çaba olmadan gerçekleşemez. Yeni liderlik tekniklerinin öğrenilmesi, açık fikirli ve yetenekli yöneticilerin yetiştirilmesi gerekiyor. Yönetici ekibinizi ve kendinizi gözden geçirin. Çeviklik, sonuç alma ve karar hızı, en üstten başlayarak aşağıya iner. Çevik bir şekilde liderlik eden ve yüksek hızda, doğru kararları alan üst düzey yöneticiler, bu davranışların organizasyonda daha düşük seviyeler tarafından taklit edileceğini göreceklerdir. Bunu yapmamak sadece kaybettirir.

Doğru amaca ve yönteme yönelik çevik yaklaşıma sahip liderler yetiştirmek, işgücü zamanı, yeterlilik, yetenek ve enerji gibi konularda en yüksek değeri elde elde etmeyi sağlayabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Sizi Strese Sokan Yöneticiyi Yönetmek

Çalışanların bir kısmı için, organizasyonlarındaki liderler ilham vermekten çok stres kaynağıdırlar. Harvard Üniversitesi’ndeki Barbara Kellerman, kariyerinin önemli bir kısmını sorunlu liderleri incelemeye adamıştır. Yedi ana tip belirlemiştir:

  1. Yetersiz
  2. Sert
  3. Ölçüsüz
  4. Duygusuz
  5. Bozulmuş
  6. Dar Görüşlü
  7. Kötü Niyetli

Tüm bu türlerin ortak özellikleri, diğerlerini, özellikle de astlarını strese sokma yetenekleridir. Yapılan araştırmalar, kötü bir yönetici sahibi olma deneyiminin travma sonrası stres bozukluğuna benzediğini göstermektedir.

Kötü yöneticiler her yerdedir. Biriyle uğraşmanın yollarından biri elbette onları bırakmaktır, ancak bir diğeri eşit derecede kötü, hatta daha da kötüsü olabilir. Bazen bildiğin şeytan, bilmediğin şeytandan daha iyidir. Bu tip ortamlar, çalışanlar için serbest meslekleri cazip kılarken – patron siz olduğunuzda patron hakkında şikayette bulunmak çok daha zordur – kendileri için çalışan insanlar sadece daha az para kazanmak için daha uzun saatler çalışmak zorunda kalırlar.

Öyleyse stres yaratan bir yöneticiyle baş etmenin en iyi yolu nedir? Evrensel formülü olmamasına, sihirli değnek bulunmamasına rağmen, genel olarak üç basit öneri getirilebilir:

Akıllarına Girmek – Yöneticinin ne kadar kötü olduğu önemli değildir ve muhtemelen tutarlı davranıyordur. Davranış kalıplarını tahmin etmeyi öğrenirseniz daha küçük bir problem haline gelirler. Norveçliler, “Kötü hava gibi bir şey yoktur, sadece kötü kıyafetler vardır.” der. Bu pragmatik yaklaşım, kişinin yöneticisiyle başa çıkması için uygulanabilir: Neye benzediğini anladıktan sonra, hazırlıksız olmak için bir mazeret yoktur. Hava durumu gibi, yöneticinizin ruh hali günlük olarak dalgalanıyor olabilir, ancak kişilikleri her iklimde olduğu gibi açıkça tanımlanmış kalıplar gösterecektir. Özellikle yöneticinizin karanlık tarafını (istenmeyen veya uyumsuz yönleri) – deşifre etmeye odaklanın.

Yöneticileri raydan çıkaran bazı durumlar aşağıdadır;

  • Özellik: Heyecanlı
  • Davranışlar: Yoğun duygu dalgalanmaları, aşırı duygusal tepkiler, zorbalık, taciz.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Sakinleştirin, sakin olun, fırtınanın geçmesini bekleyin (olacak).

  • Özellik: Şüpheci
  • Davranışlar: Güvensizlik, meydan okuma, misilleme, paranoyak tutum.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Verilere dayalı argümanlar kullanın, sorgulamayın ve size güvenmelerini beklemeyin.

  • Özellik: Dikkatli
  • Davranışlar: Eleştirilmek korkusu, riskten kaçınma, “analiz felci”, fırsatları kucaklamaya gönülsüz olma, yenilik karşıtı önyargı.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Süreci izleyin, yavaş hareket edin ve hiçbir şeyi kırmayın. Onları etkilemek istiyorsanız, sopalar havuçtan daha iyi çalışır. 

  • Özellik: Ayrılmış
  • Davranışlar: Başkalarına ve duygularına ilgisizlik, iletişim kuramama, inandırıcılığı az (okunması zor, poker suratlı).
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Yüz yüze değil, e-posta yoluyla iletişim kurun, onları sosyal medyaya koymayın, gizliliklerine saygı gösterin.

  • Özellik: Sakin
  • Davranışsal tezahürler: İnatçılık, çatışmadan kaçınma, pasif saldırganlık, pasif direniş, işbirliği yapmama.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Onları zorlamayın, olumlu mesajlar verseler bile sizinle aynı fikirde olduklarını kabul etmeyin.

  • Özellik: Küstah
  • Davranışlar: Kibir, hak görmeme, narsisizm ve hata kabul etmeme
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Onları övün ve egosunu doğrulayın; özellikle başkalarının yanında onları eleştirmeyin veya suçlamayın.

  • Özellik: Yaramaz
  • Davranışlar: Manipülatif çekicilik, dikkatsiz risk alma, can sıkıntısı, dürtüsellik.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Beraber politik oyunlar oynayın, dedikodu yapın ve beraber eğlenin – ama dikkatli olun.

  • Özellik: Renkli
  • Davranışlar: Tiyatro yapma, dramatize etme, teşhircilik, dikkat çekmeye çalışma ve odak eksikliği.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Sadık bir seyirci olun, sizi eğlendirmelerine izin verin, onlarla rekabete girmeyin.

  • Özellik: Yaratıcı
  • Davranışlar: İlginç konularla ilgilenme, kendine özgünlüğe önem verme, uygun olmayan vizyon, tuhaf fikirler.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Fikirleri konusunda hevesli olun, büyük resme odaklanın ve parçaları birleştirmeye, gerçekleştirmeye hazır olun.

  • Özellik: Çalışkan
  • Davranışlar: Obsesif, mikro yönetme, imkansız standartlar, tersine mükemmeliyetçilik.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Dikkatsiz davranmayın, kaliteye dikkat edin, yüksek standartları koruyun.

  • Özellik: İşine bağlı
  • Davranışlar: Yetkilileri memnun etmek ve yukarı doğru yönetmek, astları sona atmak.
  • Çalışanlar için baş etme stratejileri: Kurallara bağlı, sadık ve kendi patronlarını memnun etmelerine yardımcı olun.

Kendiniz için bir stres kaynağı olmayın –  Her yöneticinin parlak bir yanı vardır ve hatta dünyanın en kötü yöneticisi bile bazı olumlu nitelikleri sergileyebilir. Bununla birlikte, stres bir yöneticinin karanlık tarafını ortaya çıkarma eğilimindedir. Gerçekten de, yöneticiler baskı altındayken veya itibarlarını proaktif olarak yönetmedikleri herhangi bir durumda, yukarıda belirtilen raydan çıkarıcıların ortaya çıkması daha muhtemel olacaktır. Bu nedenle, kendinizin stres kaynağı olup, durumu daha da kötüleştirmeyin.

Yöneticinizi kızdırır veya üzdüyseniz veya ürettiğiniz iş kabul edilemezse, kişiliğinizin kötü yönlerinin ortaya çıkmasını ve sizin için bir stres kaynağına dönüşmesini bekleyebilirsiniz.

İş ve endüstriden bağımsız olarak yöneticiler, uğraşan ve ödün vermeyen çalışanları teşvik etme eğilimindedir. Bu, duygusal zekanın (DZ) kariyerle ilgili önemini, yetenekli ve çalışkan olsalar bile, çalışanların neden sıkıntı çektiğini açıklamaktadır. Kendi DZ seviyenizden bağımsız olarak, kendi raydan çıkarıcılarınızı engelleyerek, yöneticiniz üzerinde daha az stres yaratan yatıştırıcı bir etki yaratabilirsiniz.

Yöneticinin iyi görünmesini sağlamak – Kendinizi yöneticiniz için vazgeçilmez hale getirmeye çalışın ve gemide sizinle daha iyi görünmesini sağlayın. Ben Dattner, Credit and Blame at Work adlı kitabında, bir çok yönetici kendi liderlik yeteneklerinden dolayı değil, başkalarının başarılarını sahiplenme ve kendi hatalarından ötürü başkalarını suçlama yeteneklerinden dolayı kariyerlerinde başarılı olurlar.

Yöneticinizin strese neden olan karanlık taraflarıyla başa çıkmakta ne kadar iyi olursanız olun, onların iyi tarafında kalmanızı sağlamanın tek yolu, onlar için değerli bir kaynak olmaktır. Kimse kendini destekleyenlere köstek olmak istemez. Bununla birlikte, yöneticinizin hayatını kolaylaştırırsanız bile, bunu bir sır olarak sakladığınızdan emin olun. Böyle bir yönetici için ideal durum, iyi bir sırdaş olmanızdır.

Diğerlerinin, değerinizin farkında olduğunu görürlerse, er ya da geç onları terk edebileceğinizden endişe duyabilirler, sizi rakip olarak görebilirler.

Kariyerinizin ilk aşamalarında, başarınız esas olarak patronunuzun karanlık tarafını yönetmekten geçer. Daha sonraki aşamalarda başarınız çoğunlukla kendi karanlık tarafınızı yönetmeye bağlıdır, özellikle etkili bir lider olmakla ilgileniyorsanız.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler