Yazar arşivleri: savassakar

Değişim ve Dönüşüm Yöneticileri – Dijital Tutucular – 3

Modacıların tersi bir tutum sergilerler.  Tutucuların güçlü liderlik özellikleri olmasına rağmen çok ihtiyatlı davranmaları firmanın dijital yeteneklerini geliştirmesini engelleyebilir.

Teknolojide modaya uymayı tercih etmeyen şirketler, her dijital yatırımın dikkatli bir şekilde ele alınmasını ve güçlü bir şekilde koordine edilmesini sağlamaya odaklanırlar. Bu şirketlerdeki liderler, kıt zamanlarını, çabalarını ve paralarını boşa harcayacak hatalar yapmak istemezler.

Bu yaklaşım, özellikle yasalarla düzenlenmiş sağlık, finans gibi sektörlerde yararlı olabilir. Fakat aynı zamanda, ilerlemeden ziyade kurallara ve bunların kontrollerine fazla odaklanan bir yönetişim ortamı yaratabilir. Tutucu dijital liderler, kontrol ve kesinlik üzerine odaklanarak üst yönetimin ve organizasyonun geri kalanının dijital dönüşümün getirebileceği daha büyük faydaları elde etmek için harekete geçirmeyi zor bulurlar.

Başarısızlığı önlemeye çalışırken, çok fazla ilerleme kaydedemezler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Değişim ve Dönüşüm Yöneticileri – Dijital Modacılar – 2

Harekete geçmek için bekleyemezler. Her yeni dijital uygulamayı ya alırlar ya denerler. Teknolojiye eğilimlerini göstermeye meraklıdırlar ama kendilerinin ne kadar değiştiğini pek göstermek istemezler.

Güçlü bir dijital liderlik ve yönetişim kabiliyetleri pek olmadığı için anlamsız şeylere çok vakit harcarlar. Akıllıdırlar, yaptıklarını tersine çevirerek kendi kapasite ve yetenekleri doğrultusunda uyarlarlar.

Farklı departmanların kendi iç iletişimleri için kurdukları platformların, diğer departmanlarla haberleşememesi ya da farklı departmanların birbirilerini köstekleyici aynı anda yaptıkları mobil pazarlama faaliyetleri böyle yöneticilerden kaynaklanır.

Kendi hedeflerini gerçekleştirmek adına departmanların ve yöneticilerin agresif, işbirliğinden uzak uygulamaları, farklı ve uyumsuz teknolojilerle doldurulmuş şirketler ortaya çıkarır. Şirketler, bu sistemlerini bir araya toplamak, tek bir platformda hareket etmek için oldukça fazla para ve efor harcamak zorunda kalırlar.

Doğru çözümü bulmak için deneme yapmanın bir sakıncası olamaz.

Her ne kadar modacılar kendilerini ilerletmek adına gereken sinerjiyi yaratsalarda uygun olmayan süreç ve sistemler daha büyük fırsatların önünü tıkarlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Değişim ve Dönüşüm Yöneticileri – Dijital Acemiler – 1

Yeni başlayan dijital değişim ve dönüşümün başındaki yöneticilerdir. Çoğunlukla bekle ve gör stratejisini benimserler. Harekete geçmeden önce somut bir şeylerin onlara sunulması, belirsizliklerin azaltılması gerekir. Dijital değişim ve dönüşümün diğer sektörler için uygun olduğunu ancak kendi firmaları için uygun olmadığını savunabilirler. Bu konuda savlarını destekleyecek yasallık, gizlilik, güvenlik gibi konularda iyidirler.

Bazı yöneticilerde dijital değişim ve dönüşümü başlatacak cesareti göremezsiniz. Sadece bilgisayar kullanmanın, temel bilişim bilgilerinin değişim ve dönüşüm için yeterli olmadığını, derinleşmeleri ve öğrenmeleri gerektiğini bilirler.

Acemiler genellikle finansal ölçütlere, performansı izlemeye odaklanmışlardır.

Rakiplerinin yerinde durmadığını bilirler. ABD’de bir çok sigorta firması yasal düzenlemeler sebebiyle acentelerinin sosyal medya ve blog kullanımı konusunda geç kalmıştır. Bir sigorta firması çıkıp, yasal bir şekilde Linkedin’i akıllıca kullanıp, iyi iletişim ve ilişkiler geliştirdiğinde durum değişmiştir.

Aynı şekilde sağlık sektörüde yasal engellerle boğuşurken bir medikal cihaz firması oyunu değiştirip sosyal medyayı kullanıp yeni cihazları konusunda alıcılara çok hızlı ulaştığında durum değişmiştir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

İş Yükü ve Delegasyon

Yine konu alanında “çok acil” yazan bir e-posta aldınız. Ya hemen cevap verip bir şeyleri başarmanın hazzını yaşayacaksınız ya da stratejiye, anlam ve etkiye odaklanarak bekleyeceksiniz. Üstelik o mesaja baktığınız için neyle uğraştığınızı bir an olsun unutabilirsiniz.

“Gelen işi ben mi yapmalıyım yoksa ekibimden birine mi yönlendirmeliyim?” hiç kolay olmayan bir sorudur. Daha iyi ve kaliteli yapabileceğiniz ama delege etmeniz gereken bir durum mu? Diğerlerine kendimize güvendiğimiz kadar güvenmediğimizde her şeyi yapmak zorunda kalırız.

Kendi mükemmeliyetçi yaklaşımımız yine kendimize söylediğimiz küçük beyaz yalanlara dönüşür. Ne var ki başkasının işini yapmaktan hem onun gelişimini engelleriz hem de yoruluruz.

Bazen iç korkularımızla “bunu devredemem” düşüncesiyle işi yaparız ama sonuç aynıdır.

Balık tutmayı öğretmeye üşenenler bir süre sonra balık yok diye şikayet etmeye başlarlar. Güvenebileceğiniz bir ekip kurmak, onları eğitmek kendi çabalarınızla elde edebileceğinizden çok daha fazla kazanmanızı sağlar.

Şöyle yaklaşabilirsiniz;

Küçük İşler – Önemi az, az vaktinizi alacak gibi görünselerde size stratejik iş akışınızın dışına çıkarırlar. Toplantıya katılım formu doldurmak vb.

Basit İşler – Başkasının yapabileceği size zaman kaybettirecek işlerdir. Bazen işten kaçış olarak tercih edilebilir ama  faydası yoktur. Bir tabloyu doldurmak vb.

Zaman Alıcı İşler – Önemli ve karmaşık olan işlerdir ama çoğunun %80’ini sizin yapmanızı gerektirmeyen işlerdir. Gerekli %20’de yer alıp geri kalan konusunda onay, gözden geçirme ve / veya yön vermeye odaklanabilirsiniz. Denetim raporu hazırlanması vb.

Öğretilebilir İşler – İlk başta karmaşık görünen ve muhtemelen birkaç kişi gerektiren işlerdir. Bir süreç dahilinde ele alabilir, kalite kontrolleri ve son onaylama aşamalarında devreye girebilirsiniz. Süreci iyileştirme vb.

Reddedilmesi Gereken İşler – Sizin alanınıza girmeyen işlerdir.

Zamanı Belli İşler – Zamanı belli işleri bir proje gibi düşünerek planlamalı, çözüm yolunu belirlemelisiniz. Genellikle ekip çalışması gerektirir.

Dikkat etmeniz gereken sizin yapacağınız, yapmanız gereken işler ile diğerlerini birbirinden ayırmaktır. Gündeminizdeki işleri sık sık gözden geçirmeli, kontrol etmelisiniz. Delege edeceğiniz işler konusunda delege edeceğiniz kişilerin yoğunluklarını bilmeniz, dikkate almanız gerekir.

Devlet, Dijital Değişim ve Dönüşüm

Devlet, hizmet etmek için vardır. Devletin temel amacının ulusun güvenliğini ve refahını korumak, vatandaşlara verilen sözleri yerine getirmek olması gerekir.

Yine de, çoğu zaman vatandaşlar olarak devletin bize hizmet ettiğini değil bizim ona hizmet ettiğimizi düşünürüz. Sanki onlar bizim için çalışmıyor biz onlar için çalışıyoruz gibi bir algı doğar. Seçimlerde verilen sözlerin tutulması ya da gerçekleştirilme kapasitesini değerlendirir, hayal kırıklıklarımızı basında okuruz.

Devlet işleri her zamankinden daha karmaşık ve geniş kapsamlı. Devletin büyüklüğü bir yana uluslararası şirketler bile çalıştırdığı binlerce insanı yönetmekte, koordine etmekte ve istediklerini sunmakta zorlanmaktadır.

Devlet, yetenek, yaş, cinsiyet, düşünce vb. gözetmeksizin herkesin yaşam konforunu, güvenliğini artırmaya yönelik değişim ve dönüşümlere ayak uydurmak zorundadır.

Büyük ve yavaş devlet kurumlarının, vatandaşların kamu hizmetlerine etkin ve hızlı bir şekilde erişme haklarını beklediği bir dünyada, herkesten fazla çaba göstermesi gerekiyor.

Dijital teknolojilerin mümkün kıldığı değişikliklerin, yetkin kamu kurum ve kuruluşları tarafından hayatımıza uyumlanması gerekiyor.

Bu değişiklik ve dönüşüm, devlet düzeyinde büyük bir program olarak ele alınmalı, stratejik yaklaşılmalıdır.

Vatandaş ile devlet arasındaki en küçük işlemi bile basitleştirebildiğimiz bir ilerleme sağlamak zorundayız. Dijital değişim ve dönüşüm sadece teknoloji ile ilgili değildir, bakış açılarının, yaklaşımların eski alışkanlıkların değiştirilmesi anlamına gelir. Devlet şu soruları sormalıdır;

  • Nasıl çalışıyoruz?
  • Neyi, neden değiştirmemiz lazım?
  • Kendimizi nasıl dönüştürürüz?

Modern bir ülke olmak için ilham verici, değer temelli bir kamu hizmeti anlayışına geçmemiz gerekiyor. Kamu görevlilerinin değişim ve dönüşüm çalışmalarına gönül koymaları, istekli ve bilinçli çabaları ile destek olmaları şart.

Devletler, şirketler gibi rekabet için ilerlemeyi hedeflemezler, yapılması gereken doğru şey olduğu için yaparlar. Vatandaşlara daha iyi hizmet etmeyi amaçlayan, insanı en üste tutan bir değişim ve dönüşüme ihtiyacımız var. Eğer başarılı olunursa herkesin kazanacağı bir stratejinin belirlenmesi, projelendirilmesi ve gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Bilişim Teknolojileri Departmanı Proje Yönetimi Performans Ölçütleri

Udemy’de yer alan Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi eğitimimde Bilişim Departmanı Proje Yönetimi Performans Ölçütlerini anlatıyorum;

  • Yatırımın Geri Dönüşü
  • Pazara Zamanında Girme
  • Müşteri memnuniyeti
  • Stratejik iş hedeflerine uyum
  • Zaman ve Bütçe Performansı
  • Kalite
  • Çalışan Saatleri Performansı
  • Zaman çizelgesi Performansı
  • Maliyet Performansı
  • Hata Oranları
  • Kusur Oranları
  • Çalışan Verimliliği
  • Tepki Süresi
  • Hata Düzeltme Ortalama Süresi
  • Zaman ve Maliyet Tahmin Tutarlılığı
  • Kapsam Öngörü Tutarlılığı

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Denge Ölçütleri

Projelerde dengeyi ölçümlemez ve koruyamazsanız, tüm dengeleri bozabilir, projeleri başarısızlığa sürükleyebilirsiniz.

En temel Proje Denge Ölçütleri aşağıdaki gibidir;

  • Kapsam, Zaman Çizelgesi ve Maliyet İzleme Süreçlerinin Verimliliği
  • Maliyetleri Yönetmek için Kullanılan Araç ve Tekniklerin Maliyeti
  • Zaman Çizelgesini Yönetmek için Kullanılan Araç ve Tekniklerin Maliyeti
  • Sözleşme Değişiklik Yönetimi Sisteminin Verimliliği
  • Proje Yönetimi Planında Yer Alan Alt Planların Revizyonları

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Performans Ölçütleri

Tüm projeler için veya proje özelinde projenin performansının ölçümlenmesi gerekir. Bu konuda bazı performans ölçütleri aşağıdaki gibidir;

  • Gereksinimlerin tamlığı – Gereksinimlerin tam olarak gerçekleştirilmesi. Gereksinim Listesindeki tüm gereksinimlerin, beklentilere uygun tamamlanması
  • Tahmin doğruluğu – Planlanan ile gerçekleşenler arasındaki farklar (zaman, maliyet)
  • Yeniden çalışma kapsamı – Tekrar yapılması gereken iş sayısı veya işi tekrar yapmak için harcanan efor
  • Kilometre taşı sayıları – Tamamlanan ve/veya geciken kilometre taşı sayısı
  • İş Kırılım Yapısı – Planlanan kapsam gerçekleşen arasındaki farklar doğrultusunda İş Kırılım Yapısının yeterliliği
  • Problemler – Yaşanan, çözülen ve çözülemeyen problem sayıları
  • Kaynaklar – Planlanan ile gerçekleşen kaynak kullanımı, kullanılan kaynakların verimliliği
  • Sonuçlar – Beklenen çıktılar ile gerçekleşenler arasındaki farklar
  • Risk – Atlanan risk sayısı, riske yanıt planlarının etkililiği
  • Paydaşlar – Toplantıya katılım, destek verme, kararlara katılım, performans artışı
  • Değişiklikler – Değişiklik sayısı, değişikliklerin projeye etkisi (kapsam, zaman, maliyet, kalite vb.)

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 4

Müşteri Memnuniyeti – Ölçek 1-100

Müşteri memnuniyeti, müşteri beklentilerinin karşılanması demektir. Bu, gereksinimlere uygunluğu gerektirir (proje üreteceğini söylediği şeyi üretmelidir) ve kullanım için uygunluk (üretilen ürün veya hizmet gerçek ihtiyaçları karşılamalıdır). Müşteri Memnuniyeti Endeksi, müşteri satın alma/kullanma davranışının katı ölçütlerini ve müşteri görüşleri veya duyguları olarak tanımladığımız yumuşak ölçütleri içeren bir endekstir. Her bir değer, genel müşteri memnuniyeti ve satın alma/kullanma davranışını belirlemede ne kadar önemli olduğuna bağlı olarak endeks ağırlıklandırılır. Örneğin, tekrarlanan ve kaybedilen müşteriler (% 30), mevcut müşterilerden elde edilen gelirler (% 15), pazar payı (% 15), müşteri memnuniyeti anketi sonuçları (% 20), şikayet/geri dönüşler (% 10) ve projeye özel anketler (% 10) vb.

Çalışan Memnuniyeti

Çalışan memnuniyeti endeksi, çalışanların moral seviyelerini belirlemek için yapılır. Çalışan memnuniyet seviyesini gösterecek nitel ve nicel ölçütler kullanılır. Örneğin, ortam araştırması sonuçları (büyüme fırsatları, iş stresi seviyeleri, genel ortam seviyesi, yöneticilerin örgütsel değerleri, iş yükünü nasıl yönettikleri, yeterlilikler, iletişimin açıklığı, fiziksel çevre / ergonomi, güven) (% 35), odak grup çalışmalarına katılım (% 10), şikayet oranı (% 10), stres endeksi (% 20), çalışan devir hızı (% 15) ), çalışan devamsızlık oranı (% 5) ve diğer projelere transfer taleplerinin oranı (% 5) vb. Buradaki yüzde toplam içindeki ağırlığı ifade etmektedir.

Stratejik İş Hedeflerine Hizalanma

Çoğu proje yönetimi ölçütü, proje yönetiminin verimliliğini projeleri doğru gerçekleştirmekle kıyaslamadan kaynaklanır.  Projelerin, stratejik iş hedeflerine uyumunun ölçülmesi böyle bir ölçüttür. Proje yöneticilerinin ve fonksiyonel yöneticilerin uygun bir karışımından oluşan bir anket aracılığıyla gerçekleştirilir. Ölçü için 1-10 arasında bir skala kullanılır. 1 proje stratejik iş hedefleri ile hiç uyumlu değil, 10 proje stratejik iş hedefleri ile tam uyumlu vb.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 3

Döngü Süresi – İki tür döngü süresi ele alınır: proje ve geliştirme yaşam döngüsü. Proje yaşam döngüsü, bir projenin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir. Geliştirme Yaşam Döngüsü, projede yürütme sürecinin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir.

Döngü süresi, proje yaşam döngüsünü tamamlamak için gereken süredir.

Döngü süresi ölçütleri standart performansa dayalı olarak belirlenir. Yani, benzer projelerin döngü süreleri, standart proje yaşam döngüsü süresini belirleyebilmek için kıyaslanabilir.

Döngü sürelerinin ölçümü, aynı zamanda, proje yaşam döngüsünde tamamlamak için yürütülen herhangi bir sürecin ölçümlenmesi için kullanılabilir.

Döngü süreleri ne kadar kısaysa, yatırımın dönüşü o kadar hızlıdır. Tüm döngü sürelerinin kısa olması şirketin tamamlayabileceği proje sayısının fazla olduğunu gösterir.

Gereksinim Performansı – Gereksinimlerin karşılanması, proje yönetimi için önemli başarı ölçütlerinden biridir. Bu ölçütü ölçmek için çözümün gereksinimi tamamen karşıladığını belirleyebilecek önlemler geliştirmeniz gerekir.

Gereksinim performans endeksi, proje sonuçlarının gereksinimlerin karşılanma derecesini ölçebilir.

Ölçülebilen gereksinim türleri, işlevsel gereklilikler (ürünün yapması gereken bir şey veya yapması gereken bir eylem), işlevsel olmayan gereklilikleri (ürünün kullanılabilirliği, performansı vb.) içerir.

Uyum kriterleri, genellikle gereksinimlerin netleştirilmesi sonrası elde edilir.

Gereksinimler yakından incelenerek ve gereksinim sahibinin ne istediğini ifade edip etmediğini belirleyerek uygun ölçütleri belirleyebilirsiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler