Yazar arşivleri: savassakar

Projelerde Çözüm Üretmek

Projelerde, problemler ortaya çıkar. Proje Yöneticisi bazı problemleri çözmede zorlanırken bazen Arşimet’in hikayesindeki* gibi birden çözümü fark edebilir.

Projelerde zor bir problemle karşılaştığımızda içimize doğan ya da fark ettiklerimiz çözümün anahtarı olabilir. Proje Yöneticileri, çözüm bulabilmek için tüm proje ekibini probleme odaklamayı ya da tam tersi ekibi problemden uzaklaştırarak ve özgür bırakarak, çözümün daha rahat görülmesini sağlayabilirler;

  • Problemlerin çözümleri çoğu zaman biz görene kadar gözümün önündedir. Problem ile ilgili edindiğiniz bilgileri, farklı bakış açılarıyla, değerlendirmeye çalışın.
  • Saçma olduğunu düşündüğünüz çözümleri tekrar ele alın. Çoğu çözüm konuyla ilgisizlik kılıfıyla kamufle olmuştur.
  • Geçmiş deneyim ve bilginiz ile çözemediğiniz problemlerde tamamen farklı bakış açılarına, yöntemlere ulaşmaya çalışın. Farklı şeyleri denemekten, hata yapmaktan korkmayın.
  • Çözmeyi tek amacınız haline getirmeyin. Aşağıdaki hikayede çözümün hamamda bulunma sebebinin problemin oraya taşınmaması olduğunu unutmayın.

* Rivayetlere göre; Syracuse kralı Hiero, bir savaştan zaferle ayrıldıktan sonra halkı için tapınak yaptırmaya karar verir. Bu tapınakta ayrıca bir kez daha krallığını ilan edeceğinden altın defne yapraklarından oluşan bir taç yaptırmak ister. Bu isteğini yerine getirmesi için tuttuğu bir altın ustasını tacı yapması için görevlendirir ve ustaya bunun için gerekli miktarda altın verir. Fakat birkaç gün sonra, altın ustasının tacı saf altından yapmadığından şüphelenmeye başlar. Bunu öğrenmek için ise kuzeni Arşimet’i görevlendirir.

Yaşadığı dönemde ünlü bir matematikçi, fizikçi ve mühendis olan Arşimet, kralın problemini çözmek için gece gündüz düşünmeye başlar. Günlük banyosunu yapmak için gittiği hamamda, hala altın tacın akıbetini düşünürken, kendini küvetin içine bırakır. Bu sırada dışarıya suyun taştığını gören Arşimet, neden bunun olduğunu anlamaz ve kendini biraz daha suya batırır. Daha çok suyun dışarı taştığını fark eden Arşimet, Kral Hiero’nun problemini çözdüğünü anlamıştır. Bu sırada Yunanca ‘Buldum’ anlamına gelen ‘Evreka’ diyerek hamamdan dışarı koşmaya başlar.

Course not found.

Projelerde Algıların Filtrelenmesi

Proje Yöneticisi olayları nasıl görüyor ve anlıyorsa ona göre davranır. Proje ortamında bir çok durumda proje yöneticisinin filtre veya  güneş gözlüğü kullanması gerekir.

Proje Yöneticisi için en önemli tehlike bilmediğini bilmemektir. Toplum olarak “bilmiyorum” demekte sıkıntı yaşıyoruz. Bir çok şeyi bildiğimizi ya da bildiklerimizin yeterli olduğunu düşünüyoruz.

Dikkat edilmesi gerekenler;

  • Proje Yöneticisi tahmin ettiği şeylerin öyle gerçekleşmeyebileceğini düşünmeli ve hazırlıklı olmalıdır. Ne kadar deneyimli olursanız olun farklı olasılıkların farklı sonuçlar doğurabileceğini ihmal etmemek gerekir. Deneyimlerinizle benzerlik içerse dahi kesin ve mutlak yaklaşmaktan kaçınmanız gerekir.
  • Geçmiş deneyimleriniz ve bilgi düzeyiniz kararlarınızı doğrudan etkiler. Önyargılarınızın geçmiş deneyim ve mevcut bilgilerinizden kaynaklandığını unutmayın. Proje Yöneticisi olarak alacağınız kararlarda her türlü farklı deneyim ve bilgi düzeyinde proje ekip üyelerinin katkısı olabileceğini unutmayın.
  • Proje Yöneticileri, aktivitelere atadıkları personelin, fizibilitesini yapmadıkları bir işe giriştiklerini unutmamalıdırlar. İyi düşündüğünüz, filtrelediğinizden emin olduğunuz konularda görevlendirme yapmalısınız.
  • Aciliyet durumlarında düşünmeye ve temkinli davranmaya vaktinizin olmadığı düşüncesiyle harekete geçebilirsiniz. Aksine özellikle acil durumlar kaliteli düşünme ve temkinli olmanın en önemli olduğu durumlardır. Kişisel filtrelerinizle doğru işe, doğru şekilde odaklanmanız buna bağlıdır.
  • Herkesin farklı güneş gözlüğü taktığını, farklı filtrelere sahip olduğunu unutmamanız gerekir. Proje Ekibi problemleri, mevcut durumu ve aciliyeti proje yöneticisi gibi görmüyor olabilir. Proje Ekibinin sizinle aynı filtrelere sahip olduğunu varsaymayın.

Proje Yönetiminde SWOT Analizi

SWOT Analizi (SWOT Analysis), organizasyon veya projenin güçlü yönlerinin, zayıflıklarının, fırsatların ve tehditlerin analizi için kullanılan bilgi toplama tekniğidir.

Adını, Streghts (Güçlü Yönler), Weaknesses (Zayıf Yönler), Opportunities (Fırsatlar) ve Threats (Tehditler) kelimelerinin baş harflerinden alır.

PMI, PMBOK® Guide 6’da Risklerin Tanımlanması sürecinde analiz, organizasyonun güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesiyle başlar ve genellikle projeye, organizasyona ya da onun iş alanına odaklanır.

SWOT analizi, proje için organizasyonun güçlü yönlerinden kaynaklanan fırsatları ve organizasyonun zayıf yönlerinden kaynaklanan tehditleri belirler. Organizasyonun güçlü yönlerinin tehditleri ne ölçüde dengelediği ve zayıf yönlerle başa çıkmada kullanılabilecek fırsatlar incelenir.

SWOT Analizi temel olarak, tehditlerin ortadan kaldırılması ve fırsatların değerlendirilebilmesi amacını güder. Aktivitelerin ulaşabilecekleri potansiyele, ilgili risklerin olumsuz etkilerini azaltmak ya da ortadan kaldırmakla ulaşılabileceği düşüncesine dayanır. Güçlü yönlerin ve fırsatların zayıf yönlere ve tehditlere yönetilebilmesini sağlamaya çalışır.

SWOT Analizi, genellikle proje başında yapılmakla beraber, yaşanan problemler sebebiyle proje hedeflerinden uzaklaşmaya başlamışsa tekrar edilir. Örneğin projede bir değişiklik oluştuğunda yaratacağı riskler ve nasıl ele alınacağını belirlemek için yapılabilir.

SWOT Analizi, Proje Yöneticisinin sorumluluğundadır ve hedef net olarak belirlenip ilgili paydaşlarla paylaşılmalıdır. Proje başında yapılan analizlerde ilgili paydaşların katılımıyla proje ve riskler bir bütün olarak ele alınır. SWOT Analizi sonrasında planlama başlar.

SWOT Analizine bazı sorularla başlamak yerinde olacaktır. Örnek olarak aşağıdaki soruları inceleyebilirsiniz;

Güçlü Yönler

  • Şirkette gerekli netelikte kaynaklarımız var mıdır?
  • Projeye bir bütçe atanmış mıdır?
  • Projenin gerçekleştirilmesi ile ortaya çıkacak faydalar nelerdir?
  • Proje yeni teknoloji, altyapı, ekipman vb. gerektiriyor mu?
  • Benzeri proje tecrübemiz var mı?

Zayıf Yönler

  • Gerçekçi maliyet ve süre tahminleri için yeterli ve kaliteli veri var mıdır?
  • Proje bütçesini karşılayabilecek finansal gücümüz var mıdır?
  • Önümüzde engeller var mıdır?
  • Dış kaynak ihtiyacımız var mı?
  • Gereksinimler ya da talep gerçekçi mi?

Fırsatlar

  • Projenin yaratacağı avantajın boyutu nedir?
  • Rakiplerimizin zayıflıkları var mı?
  • Sektör eğilimleri ne yöndedir?
  • Yeni teknoloji, ürün vb. geliştirme fırsatı var mıdır?

Tehditler

  • Rakipler kolayca kopyalayabilir mi?
  • Gerekli kaynakları bulmak veya değiştirmek zor mu?
  • Bilmediğimiz alanlara giriyor muyuz?
  • Projeyi olumsuz etkileyebilecek iç ve dış etkenler nedir?

Bu soruların şirket veya proje özelinde geliştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

SWOT’un avantajları

  • İleriye doğrudur ve sadece harcadığınız zamana mal olur.
  • Şirketin güçlü yönleri ile tehditleri ortadan kaldırmaya yönelik yeni fikirler çıkmasını sağlar.
  • Tehditler konusunda farkındalık yaratır, hazırlık imkanı verir.

SWOT’un Dezavantajları

  • Hedefleri başarmak için gerekli fırsatlar veya olası riskler atlanabilir.
  • Tehditler ve zayıf yönlerin yanlış yorumlanması kaynakların yanlış yönlendirilmesine sebep olabilir.
  • Önemsenmeden yapılması istenen sonuçları vermeyebilir.

Proje Yönetiminde Paydaş Haritalama/Gösterim

What is Stakeholder Mapping? Guide to Stakeholder Maps | Miro

PMBOK® Guide 6’da Paydaşların Tanımlanması sürecinde önerilen bu teknik PMBOK® Guide 5’den daha farklı yöntemler içeriyor. PMP sınavına hazırlananlar dikkat etmelidir.

Paydaş Haritalama/Gösterim, paydaşların farklı yöntemlerle kategorize edilmesidir. Paydaşların kategorize edilmesi paydaşlar arası ilişkilerin ve etkileşimlerin sağlanması açısından önemlidir.

Kullanılan yöntemler aşağıdaki gibidir;

Güç/İlgi, Güç/Etki ya da Etki/İlgi Matrisleri – Paydaşları güç seviyeleri (yetkileri), projenin çıktılarına yönelik ilgileri, projenin çıktılarına olan etkileri, planlama ve yürütmeye etki düzeyleri açısından değerlendirmek ve gruplandırmak için kullanılır. Küçük veya paydaşlar arası ilişkilerin basit olduğu projelerde tercih edilir.

Stakeholder Analysis for UX Projects

Paydaş Küpü (Stakeholder Cube) – Proje Yöneticisi ve proje ekibi için paydaşlarla etkileşimi 3 boyutlu olarak ifade etmek için kullanılır.

Stakeholder Cube Template & Examples

Önem (Salience) Modeli – Paydaşları güç ve yetkileri, aciliyet beklentileri ve katılımları açısından ele alan modeldir. Büyük ve karmaşık projelerde tercih edilir. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Stakeholder Analysis-Salience Model in Practice | Point Prox

Etkinin Yönleri – Proje paydaşlarının projeye ya  da paydaşlara olan etkileri doğrultusunda sınıflandırılmasıdır. İki şekilde şınıflandırma yapılır;

  • Yukarı Doğru – Yönetim, müşteri, sponsor, yürütme komitesi
  • Aşağı Doğru – Ekip, uzmanlar
  • Dışarıya Doğru – Tedarikçiler, devlet, halk, kullanıcılar
  • İçeriye Doğru – Proje Yöneticileri, Fonksiyonel yöneticiler

Önceliklendirme – Özellikle çok paydaşın yer aldığı projelerde ilişkileri ve iletişimi yönetebilmek için önceliklendirme gereklidir.

Projelerde Empati Kurmanın Önemi

Generallerin askerleri ile neden aynı yemeği yediğini düşündünüz mü? Proje Yöneticisinin proje ekibini motive edebilmesi ve ilham verebilmesi için onların duygu ve düşüncelerini anlayabilmesi gerekir.

Klasik empati kurmanın ötesinde proje ekibinin yapabilirliklerinin, yetkinlikleri ile eşleştirilmesi, ilham verilmesi ve potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarınının sağlanması gerekir.

Empati kurmak, insanları aysberg gibi düşünmekle başlar. Görünen tarafın dışında korkuları, endişeleri, çekinceleri, hırsları, beklentileri vardır. Bunlar, proje üzerinde görünenlerden daha fazla etkilidirler. Proje yöneticisi, aysbergin görünmeyen kısmını çok iyi anlamak ve saygı duymak zorundadır.

Proje Yöneticisinin ilham verebilmek, motive edebilmek, işin sahiplenilmesini sağlamak ve projenin gereklerinin yerine getirilmesi için doğru empati kurması şarttır.

Proje Yöneticisinin dikkat etmesi gerekenler şunlardır;

  • Vereceğiniz mesajın nasıl algılanacağını, ne anlaşılacağını ve mesajdan sonra yaklaşımların ne olabileceğini kestirmeye çalışın.
  • Eğer doğru empati kurabilmişseniz davranışlarınızda ve söylemlerinizde zamanlamayı iyi ayarlayabilirsiniz.
  • Proje ekibinin korkularını, endişelerini, çekincelerini, hırslarını, beklentilerini öğrenmeye ve bu doğrultuda davranmaya dikkat edin.
  • Aşırı iş yükünün getireceği yılgınları, kötü nedenlere dayalı isteksizlikleri, artan hata oranlarını iyi gözlemleyin. Problemleri oluşmadan engellemek gerekir.
  • Çatışmalardan kaçmayın. Çatışmanın sebeplerini iyi analiz edin ve doğru çözüm e karar vermeden aceleyle hareket etmeyin. Doğru çözümler iyi empati kurulmasına bağlıdır.

Hedef Belirleme Teorisi – Edwin Locke – Gary Latham

Altmışlı yıllarda, Edwin Locke ve Gary Latham, hedefler ve bunlara bağlı geribildirimlerin çalışanlar açısından nasıl motive edici olabileceğini gösteren Hedef Belirleme Teorisini* ortaya koydular.

Locke ve Latham’a göre beş hedef belirleme ilkesi vardır;

  1. Netlik (Clarity)
  • Net bir hedef ölçülebilir; yanlış anlamalara yer vermemelidir.
  • Hangi sonucun istendiği ve nasıl ölçüleceği ile ilgili açık hedefler ortaya konmalıdır.

      Örnek:

  • Açık : Üretim süresinin yıl sonuna kadar 8 dakikadan 2 dakikaya indirilmesi için X yazılımının devreye alınması
  • Belirsiz : Ürünün üretilmesi için gereken süreyi kısaltın.
  1. Zorlayıcı (Challenge)

Çok kolay veya çok zor olan hedefler motivasyonu olumsuz yönde etkiler, performansı düşürür. Hedefler kolay ve zor arasında bir yerde olduğunda motivasyonda en üst seviyeye ulaşılır.

Hedefleri belirlediğinizde, bunların zorlu ama gerçekçi, zor ama ulaşılabilir olduğundan emin olun. Hedefleri belirlerken kendinize aşağıdaki soruları sorun. Yeterince zorlu mu? Motive edecek kadar önemli mi? Gerçekçi ve ulaşılabilir midir?

Örnekler:

  • Zorlu : X kategorisindeki kullanıcıların %80’ini yıl sonuna kadar müşterimiz yapalım.
  • Kolayca elde edilebilir : X kategorisindeki kullanıcılarımızı 1 yıl içerisinde %10 artıralım.
  1. Taahhüt (Commitment)
  • Belirlenen hedefler tam olarak anlaşılmalı ve koordinasyon sağlanmalıdır.
  • Hedefler belirlenirken girdi sağlayanlar motive olmalıdır.
  • İnsanlar, özellikle bir takımda, belirlerken dahil oldukları bir amaç ve hedef için daha çok çalışma eğilimindedirler.
  • Hedefe katkı sağlayanlar, hedefe gerçekçi olduğunda ve beklentilerine uygun olduğu sürece motive kalırlar.

Örnekler:

  • Doğru : Proje Yöneticisi, ekip üyelerinin önerilerini, kapasite ve yeterliliklerini dikkate ALARAK hedef koyar.
  • Yanlış : Proje Yöneticisi, ekip üyelerinin önerilerini, kapasite ve yeterliliklerini dikkate ALMADAN hedef koyar.
  1. Geri bildirim (Feedback)

Belirlenen hedefler ile ilgili geri bildirimler dinlenmelidir. Böylece, hedefi ve başarma yaklaşımınızı ayarlayabilirsiniz. Geri bildirimler herkesten alınabilir.

Örnekler:

  • Doğru: Departmanın ilerleme kontrolünü periyodik yapmak, planla karşılaştırmak, hızlandırma veya değişiklik yapılıp yapılmaması gerektiği konusunda geri bildirim vermek
  • Yanlış: Sadece bitiş tarihi verip, son dakikaya kadar izlememek
  1. Karmaşıklık (Complexity)

Karmaşıklığın moral, üretkenlik ve motivasyonu etkileyebileceği dikkate alınmalıdır. Karmaşık hedefler tercih edilmemelidir. Hedefe ulaşmak ve performansları iyileştirmek için yeterli zaman tanıdığınızdan emin olun. Gerektiği durumlarda, hedefin karmaşıklık ve zorluk seviyesini ayarlayın.

Örnekler:

  • Doğru :Proje ile ilgili sorumlulukları İLGİLİ departmanlara atayın.
  • Yanlış : Proje ile ilgili sorumlulukları TEK departmana atayın.

*Locke, E. A., & Latham, G. P. (1990). A theory of goal setting & task performance

Proje Yönetiminde Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi

Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi (Stakeholder Engagement Assessment Matrix) paydaşların mevcut ve beklenen katılım, ilgi düzeylerini karşılaştırmak için aşağıdaki süreçlerde kullanılır;

  • İletişim Yönetiminin Planlanması sürecinde mevcut ve beklenen katılım, ilgi seviyeleri arasında farkları ortadan kaldırmak için ek iletişim gereksinimleri olup olmadığının değerlendirilmesi için kullanılır.
  • Proje İletişimlerinin İzlenmesi sürecinde iletişimlerin verimliliği hakkında bilgi sağlaması açısından önemlidir. 
  • Paydaş Katılımının Yönetilmesi sürecinde paydaşların projenin hedeflerini, amaçlarını, faydalarını ve risklerini net olarak anlamalarını sağlayarak projenin başarıya ulaşma olasılığının artırılması hedeflenir. Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi, paydaşların projenin aktif destekçileri olmalarına ve proje kararlarının yönlendirilmesine yardımcı olur. İnsanların projeye tepkileri önceden tahmin edilerek, destek kazanmak ve olumsuz etkileri en aza indirmek için ileriye yönelik etkin önlemler alınabilir.

Paydaşların projeyi etkileme olasılıklarının en yüksek olduğu dönem genellikle başlangıç evreleridir ve proje ilerledikçe bu etki kademe kademe düşer.

Proje yöneticisi, paydaşların projeye katılımından ve bunların yönetilmesinden sorumludur ve gerektiğinde yardımcı olması için proje sponsoruna başvurabilir. Paydaş katılımının aktif yönetimi, projenin hedeflerini ve amaçlarını gerçekleştirememesi riskini azaltacaktır.

Paydaş katılım durumu aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır;

  • Habersiz – Proje ve potansiyel etkisinden habersizdir.
  • Dirençli – Projenin ve potansiyel etkilerinin bilincindedir ve değişime direnç gösterir.
  • Tarafsız – Projenin bilincindedir ancak ne destekleyici ne de dirençlidir.
  • Destekleyici – Projenin ve potansiyel etkilerinin bilincindedir ve değişimi destekler.
  • Lider – Proje ve potansiyel etkilerinin bilincindedir ve projenin başanya ulaşması için aktif katılım gösterir.

Paydaşların ilgi düzeyleri farklı proje aşamalarında değişiklik gösterir. Paydaş Katılımının İzlenmesi sürecinde paydaş katılımı ile ilgili değişiklikler izlenir.

Proje Yönetiminde Olasılık ve Etki Matrisi

Sadece risklerin tanımlanması projenin etkin yönetilebilmesi için yeterli değildir. Risklerin gerçekleşme olasılığını ve etkilerini analiz etmek olası problemlerin erken görülebilmesini, doğru yanıt planlarının üretilmesini ve karar vermeyi sağlar.

Projelerde, Niteliksel Risk Analizinin Yapılması sürecinde riskin meydana gelme olasılığını ve o risk meydana gelirse proje hedefleri üzerindeki etkisini göstermek için Olasılık ve Etki Matrisi kullanılır.

Olasılık ve Etki Matrisi, her riskin gerçekleşme olasılığını ve proje hedeflerine etkisini değerlendirmeye yarar. Olasılık ve Etki belirli gruplara (Az – Normal –Çok vb.) gruplara ayrılır.

Riskler, gerçekleşme olasılığı ve etkisi çok olanlardan başlanarak önceliklendirilir, yanıt planları hazırlanır.

Olasılık ve Etki Matrisi her hedef (zaman, bütçe vb.) için Risk Yönetimi Planında belirtildiği şekli ile ayrı ayrı hazırlanır. Riskler, proje hedeflerini etkileme potansiyellerine göre önceliklendirilir.

Riskin önem açısından “yüksek”, “orta” ya da “düşük” olarak derecelendirilmesini sağlayan belli olasılık ve etki kombinasyonları genellikle organizasyon tarafından belirlenir.

Şirketler genellikle, risk derecelendirme kurallarını proje başlamadan önce belirler ve bu kurallar organizasyonel süreç varlıklarında yer alır. Risk derecelendirme kuralları Risk Yönetiminin Planlanması sürecinde eldeki projeyle uyumlu hale getirilir.

Riskler proje süresince düzenli olarak Olasılık ve Etki Matrisi ile değerlendirilmeli, öncelikler gözden geçirilmelidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Fikir/Zihin Haritalama (ldea/Mind Mapping)

Proje Yönetiminde Fikir/Zihin Haritalama (ldea/Mind Mapping), bakış açılarındaki ortak ve farklı noktaları yansıtmak ve beyin fırtınası seanslarıyla yaratılan fikirleri birleştirmek için kullanılır.

Aşağıdaki süreçler kullanılması önerilen bir tekniktir. 

  • Gereksinimlerin Toplanması sürecinde kapsamın netleştirilmesi için beyin fırtınası ile toplanan gereksinimlerin ortak ve farklı yanlarını belirlemek için kullanılır.
  • Kalite Yönetiminin Planlanması sürecinde bilgileri görsel olarak düzenlemek için kullanılır. Proje ile ilgili kalite konseptinde yapılacakların veya fikirlerin organize edilmesinde kolaylık sağlar. Ayrıca kalite gereksinimlerini, kısıtları, bağımlılıkları ve ilişkileri belirlemeye yarar.
  • Paydaş Katılımının Planlaması sürecinde paydaşlarla ilgili bilgileri, paydaşlar arası ilişkileri ve paydaşların şirket ile ilişkilerini grafiksel olarak organize etmeye yarar.

Fikir/Zihin Haritalama yukarıdaki süreçlere ek olarak aşağıdaki konularda kullanılabilir;

  • Toplantılarda, fikirleri ve toplantı notlarını derleme,
  • Kapsamı belirlerken ihtiyaçları, kısıtları, varsayımları derleme,
  • Proje aşama ve aktivitelerini belirleme,
  • Kimin hangi aktiviteyi gerçekleştireceğini belirleme,
  • Proje sunumları,
  • Proje Yönetimi Yaklaşımının ve Proje yönetimi Planlarının gösterimi,
  • Problem çözümleri,
  • Karar verme,
  • Proje portföyünü belirleme.

Fikir/Zihin Haritalamayı etkin kullanabilmek için;

  • Birden fazla projede oluşturulan haritalar birbirleri ile ilişkilendirilebilir.
  • Ortak terminoloji ve grafiklerin (renk, sembol vb.) kullanılması paydaşlar tarafından anlaşılmasını kolaylaştırır.

Proje Yönetiminde Matris Şemalar

Matris Şema (Matrix Diagrams), matris şeklinde veri analizi gerçekleştirmek için kullanılır. Projelerin her sürecinde kullanılabileceği gibi özellikle Kalite Yönetiminin Planlanması ve Kalitenin Yönetilmesi süreçlerinde kullanılması önerilir.

Proje Yöneticilerinin, proje yönetimi verilerinin analizi için kullanabilecekleri farklı matris şema tipleri bulunmaktadır;

L-şeklinde matris – İki konu arasındaki ilişkiyi gösterir.

T-şeklinde matris – Üç grup arasındaki ilişkiyi gösterir.

Y-şeklinde matris – Üç grup arasındaki ilişkiyi gösterir fakat dairesel bir gösterim ile anlamayı kolaylaştırmayı hedefler.

C-şeklinde matris – Üç grup arasındaki ilişkiyi 3D (3 boyutlu) göstermek için kullanılır.

Nancy R. Tague’nin The Quality Toolbox adlı kitabında farklı matris şemaları görselleri ile açıklanmaktadır. Görmek ve daha iyi anlamak için buraya tıklayınız.

Kalite Yönetiminin Planlanması sürecinde anahtar kalite ölçütlerinin tanımlanması için kullanılır.

Kalitenin Yönetilmesi sürecinde hedefler, problemler ve nedenler gibi faktörlerin bir arada değerlendirilmesini sağlar.