Yazar arşivleri: savassakar

Fikir-Proje Öneri Formatı – Basit

Eğer bir fikriniz ya da proje öneriniz varsa aşağıdaki basit formu kullanarak önerinizi seçim sürecine sokabilirsiniz. Bu örnek Quality Rapid Product Development metodolojisi kaynaklıdır www.qrpd.com.

HAZIRLAYAN: ________________________________________            TARİH: ___________

ÖNERİLEN ÜRÜN/PROJE ADI:  __________________________________________________

1. Ürün/servis ya da proje ile ilgili kısa açıklama:

2. Firmamız bunu neden yapmalı? Mevcut stratejilerimizle örtüşen yanları nelerdir? Eğer yapmazsak olumsuz sonuçları ne olabilir?

3. Olası pazar ya da müşteri potansiyeli nedir? Eğer yapılmış bir araştırma veya fizibilite var ise sonuçları bu bölümde belirtilmelidir.

4. Nasıl bir teknoloji gerektiriyor? Risklerimiz nelerdir?

5. Proje onayından önce cevaplanması gereken sorular veya üzerinde düşünülmesi gereken durumlar söz konusu mudur?

6. Her hangi bir zaman kısıtı var mıdır? Neden? Süreci hızlandırma şansımız nedir?

7. Kaba proje parametreleri ve varsayımları nelerdir?

Proje için önerilen başlangıç-bitiş tarihi ya da süre:

Kaynak gereklilikleri(insan, ekipman, malzeme vb.) :

Diğer projelerimizle ilgisi ya da bağımlılığı:

Bu dokümanın ekine önceden yapılmış araştırma ve ya fizibilite sonucu hazırlanmış dokümanlar eklenebilir.

Fikir ve önerilerin anlamlı değeri

Bir çok şirket kendi içindeki gelişmeleri iyi fikirlere borçludur. Fakat buna rağmen iyi fikirlerin oluşması ve geliştirilmesi için çoğunlukla sistemli bir şey yapmazlar. Her ne kadar yöneticiler yeni fikirlere karşı olmasalarda çoğunlukla “İyi bir fikir ama şu sebeplerle yapmamız mümkün değil” diye geri çevirirler ya da “Süper fikir ama biz buna benzer zamanında şunu yapmıştık” diyebilirler.

Uygulamaya geçen fikirlerin büyük bir çoğunluğunun üst yönetimden geldiğini ve diğer çalışanların bu fikirlerin sadece uygulayıcısı olduklarını görürsünüz. Halbuki bir çok akıllı firma en alttaki çalışanından yukarı doğru tüm fikirleri toparlayıp hayata geçirmektedir.

Eğer çalışanların fikir ve öneriler geliştirmelerin istiyorsanız işe ortamdan başlamalısınız. Ne söylerlerse söylesinler “Hayır” kelimesini duyacaklarını bilen insanlardan bir şey duyamazsınız. Öncelikle onların fikirlerine değer verdiğinizi, duymak istediğinizi ve dikkate alacağınızı göstermeniz gerekir. Eğer sürekli negatif davranıp, terslerseniz sadece o fikri getiren kişiyi değil şirket genelindede olumsuz bir hava yaramış olursunuz. Eğer “kibir” çamuruna yüzüyorsanız zaten diğerlerinin doğru fikir üretemeyeceğini düşünüyor ve gerçekten yanılıyorsunuzdur.

Birde tabiki fikirdeki “anlamlı değeri”görebilmek önemlidir. İyi bir yönetici getirilen fikri objektif olarak değerlendirip, detaylardan uzak yaratacağı değeri dikkate alarak görebilmelidir. Eğer bunu yapamıyorsanız aceleylehayırdememeli, biraz daha üzerinde düşünmelisiniz.

Flickr sitesi en başta messenger kullanan kullanıcıların birbirleri ile fotoğraflarını paylaşmaları için hazırlanmıştı, şimdi dünyanın en büyük fotoğraf paylaşım platformu oldu.

Bu yüzden aşağıdaki hataları yapmamak gerekiyor;

  • Fikri üretmekle fikri geliştirmeyi karıştırmayın. Bir fikri gelir gelmez eleştirerek hem fikri öldürürsünüz hemde o kişinin bundan sonra getireceği fikirleri.
  • Asla hiç bir fikri küçük görmeyin. Eğer fikir size çok çılgın geldiyse düşüncenizi kendinize saklayın ve fikri getirene teşekkür edin.
  • Vefasız olmayın. Aradan zaman geçse bile bir fikrin kimin tarafından ortaya atıldığı bilinir. Bunu saklamamak gerekir. Öte yandan fikir güzel fakat geliştirilmesi gerekiyorsa bunun için tekrar öneriler istenebilir. Fakat bir fikrin çağrıştırdığı ya da geliştirilmesi o fikri ortaya atanı değiştirmez.
  • Davranışlarınız önemlidir. İy iyada kötü fikir beyan eden herkese teşekkür edin vefikir getirmeye devam etmelerini isteyin.
  • İyi firmalar çalışanların fikir getirmelerini beklemez aksine fikirlerin ortaya çıkacağı uygulamalar yaparlar;
  • Beyin Fırtınası toplantıları düzenlerler. Belirli bir konudaki problemleri çözmek için birebirdir.
  • Şirket sohbetleri yapılır. Yönetici haftanın belirli bir gününüde belirli bir saatte çalışanlarının fikirlerini dinlemek için herkese açık davetiye çıkartır.
  • Anketörler kullanılabilir. Müşteriler ya da iş ortakları ile yapılacak anketler ile fikirleri toplanır.
  • Ödüllü yarışmalar yapılır. Getirilen ve uygulamaya geçirilen fikir için bir ödül belirlenir.
  • Öneri kutusu yapılır. İster şirket içinde fiziksel kutu şeklinde isterseniz internetten form şeklinde hazırlanan ve önerilen gönderilmesi istenen uygulamadır.

Gerçek motivasyon nedir?

Yaptığınız her şey ister büyük ister küçük olsun hayatınızda başardığınız şeyleri gösterir. Ve her yaptığınız şeyin arkasında sizi motive eden bir şey mutlaka vardır. O zaman motivasyonun gerçek anlamı nedir? Gerçek motivasyon nedir?

Sizin için motivasyon verilecek bir ikramiye, prim ya da hediye midir? Öğrencilik yıllarınızda anne ve babanız karnenizin iyi olması durumunda size ödül veya hediye vereceklerini taahhüt ederler miydi? Bu ödül için yıl içinde çalışır didinir, karnenizi iyi getirmeye çalışırdınız değil mi?

Ya motivasyonun korku olduğu durumlara ne demeli? Örneğin diyet yapmaya başlamazsanız kolestrol seviyeniz çok yükselecek ve kalp krizi geçirebileceksiniz diyen bir doktorunuz varsa. Diyet yapmak ve zayıflamak için motive olursunuz ama ödülünüz sağlığınızdır motivasyonunuz ise korkunuz(argo’da yusuf yusuf:)).

Bence dışarıdan gelen motivasyonlar çok önemli değil. Önemli olanın içinizden gelecek olan motivasyon olduğuna inanırım. Belki “herkes kendi kapasitesince güçlüdür” gibi bir laf bile uydurabilirim.

Okumaya devam et

Bir projenin karmaşıklık düzeyi nasıl belirlenir?

Eğer tekbir kişiyi yemeğe götürecekseniz yapacağınız planla 1000 kişilik bir yemek organizasyonu arasında çok fark vardır. Bu yüzden bir projenin en başında onun ne kadar kompleks olup olmadığını belirlemek sonrasında izleyeceğiniz stratejiler için basamak olacaktır.

Tanımlar Kompleks değil Kompleks
Kapsam – Kapsam bileşenleri iyi anlaşılmış
– Her kapsam bileşeni birbirinden bağımsız
– Kapsam bileşenleri belli ya da net değil
– Bileşenler arasında çok karmaşık ya da net olmayan ilişkiler mevcut.
Zaman – Kurum en az eforu ayırmayı düşünüyor
– Tüm aktiviteler diğerlerinden bağımsız
– Projeye kurum çok fazla efor ayırmayı düşünüyor
– Tüm aktiviteler kritik yolda
Maliyet – Minimum bütçe veriliyor
– Tek bir hesapta incelenebilecek kadar kullanımlar/alımlar az
– Maksimum bütçe veriliyor
– Tek bir hesapta incelenemeyecek kadar kullanımlar/alımlar çok
Kalite – Bilinen bir alanda/konuda yapılıyor
– Kalite güvence süreçleri tanımlı ve uygulanıyor
– Kalite kontrol prosedürleri tanımlı ve uygulanıyor
– Bilmediğimiz bir konu
– Kalite güvence süreci yok
– Kalite kontrol prosedürü yok
İnsan Kaynakları – Tamamı iç kaynak ve tek bir yöneticiye raporlama yapılıyor
– Kaynakların tamamı kalifiye
– Tamamı dış kaynak
– Proje ile ilgili kurum içi bilgi-tecrübe yok
İletişim – Tek sponsor
– Tek bir birim tarafından yapılıyor
– Sadedce iç kullanım için
– Çok sponsor
– Çok birim gerektiriyor
– Dış müşteri / çok etkilenen taraf
Risk – Görünürde büyük bir risk yok – Bir çok risk akla geliyor
Tedarik – Sadece iç kaynak kullanımı, satınalma yok
– Standart satınalma süreçleri tanımlı ve uygulanıyor
– Birden fazla kaynak tedariği ve tedarikçi
– Standart satınalma süreci yok

Yapay Zeka İstemleri

Projem için bir karmaşıklık değerlendirmesi yapmak istiyorum. Projenin kapsam, zaman, maliyet, kalite, insan kaynakları, iletişim, risk ve tedarik gibi başlıklar açısından karmaşıklık düzeyini belirleyecek bir analiz çerçevesi önerir misin? Her bir kriterin neden önemli olduğunu da açıklar mısın?


Belirli bir proje bağlamı için (örneğin yazılım geliştirme veya donanım entegrasyonu) karmaşıklık seviyesini değerlendirirken kullanılabilecek net sorular ve ölçüm göstergeleri üretir misin? Hangi göstergelerin “basit”, “orta” ve “karmaşık” olarak sınıflandırıldığını tablo halinde açıklar mısın?


Proje karmaşıklığını değerlendirmek için kapsam bileşenlerinin bağımsızlığı, aktivitelerin ilişkileri, kritik yolda olup olmaması gibi kriterleri içeren puanlama veya skor tabanlı bir model oluşturmak istiyorum. Bana bu modeli nasıl kurabileceğimi ve örnek bir hesaplama yöntemini açıklar mısın?


Proje karmaşıklığını belirledikten sonra uygun proje yönetim yaklaşımını seçmek istiyorum. Karmaşık projeler için hangi metodolojilerin (örneğin Agile, Hibrit, Öngörücü) daha uygun olduğunu ve bunun nasıl belirleneceğini açıklayan bir rehber hazırlar mısın?


Paydaşlara proje karmaşıklığını raporlamam gerekiyor. Karmaşıklık düzeyini proje yönetim planı veya sunum formatında net ve teknik bir dille açıklayan bir şablon önerir misin?


Proje karmaşıklığını değerlendirirken PMBOK veya uluslararası proje yönetim standartlarıyla uyumlu olmasını istiyorum. Karmaşıklık kriterlerini bu standartlara göre nasıl sınırlandıracağımızı ve raporlayacağımızı adım adım açıklar mısın?

Proje Durum Raporu – Örnek

Haftalık Proje Raporlarınızı aşağıdaki şekilde hazırlayabilirsiniz;

Proje Adı: Dönem:
Project No: Proje Yöneticisi:
Proje ile ilgili açıklamalar:
Proje Başlangıç Tarihi: Proje Bitiş Tarihi: % Tamamlanma:
Proje durumunu işaretleyin:

Zaman  :  Her şey planlandığı gibi(  )     Planın gerisinde (  )   Planın önünde (  )

Maliyet :  Her şey planlandığı gibi(  )     Planın gerisinde (  )   Planın önünde (  )

Kapsam:  Değişmedi (  )                               Az değişti (  )               Çok değişti (  )

Değişiklikler aşağıdaki gibi;

 

Proje Yaşam Çevrimi (Hangi aşamada olduğunuzu işaretleyiniz):
Tanımlama (  ) Planlama (  ) Tasarım (  ) Uygulama (  ) Eğitim (  ) Kurma (  )
Proje Dokümantasyonu Kaynak durumu Malzeme & Ekipman
(  ) Hazırlanmadı

(  ) Hazırlanıyor

(  ) Güncelleme yapıldı

(  ) Onaya gönderildi

(  ) Diğer (açıklayın)_______

(  ) Uygun

(  ) Gözden geçirilmeli

(  ) Ek kaynak lazım

(  ) İşleri bitti

(  ) Diğer (açıklayın)_______

(  ) Onaya gönderildi

(  ) Sipariş verildi

(  ) Teslim alındı

(  ) Ödeme yapıldı

(  ) Diğer (açıklayın) _______

Problemler:

1-

2-

3-

4-

5-

Riskler:

1-

2-

3-

4-

5-

Yapay Zeka İstemleri

Projenin haftalık durum raporunu hazırlamam gerekiyor. Bana proje adı, rapor dönemi, proje yöneticisi gibi temel bilgilerin yanı sıra planlanan zaman ve maliyetle gerçekleşen durumu, kapsam değişikliklerini, risk ve problemlerin özetini içeren profesyonel bir durum raporu şablonu hazırlar mısın? Her bir bölüm için açıklama metni de ekler misin?


Bir proje için durum raporu yazıyorum. Yazıda aşağıdaki unsurlar olmalı:
– Proje ilerleme yüzdesi,
– Zaman ve maliyet performans karşılaştırması,
– Kapsam değişiklikleri ve nedenleri,
– Mevcut risklerin durumu ve öncelikleri,
– Çözüm bekleyen problemler ve aksiyon önerileri.
Bu bilgileri proje raporu formatında, tablo ve açıklamalarla birlikte düzenler misin?


Üst yönetime sunmak üzere aylık proje durum raporu hazırlamam lazım. Raporu stratejik bakışla yazacak şekilde; özet, kritik başarı göstergeleri, sapma analizleri, risk değerlendirmesi ve önerilen düzeltici/önleyici eylemleri içeren bir profesyonel rapor metni oluşturur musun?


Bir durum raporu için örnek metin istemiyorum, bana boş bir durum raporu şablonu ver. Şablonda tüm bölümler başlıklarla yer almalı ve her bir başlık altında ne tür bilgilerin doldurulması gerektiğini açıklayan kısa notlar olmalı.


Proje durum raporumu şirket standartlarına uygun şekilde yapılandırmak istiyorum. Aşağıdaki bölümleri dahil ederek açıklamalı ve Paydaşlara iletilebilir bir rapor oluştur:
– Proje performans özeti
– Plan vs gerçekleşen zaman/maliyet grafiği
– Risk ve problem listesi
– Eylem planı özetleri


Proje durum raporunda sadece mevcut durumu göstermek istemiyorum; ayrıca bir önceki raporla karşılaştırmalı analiz de istiyorum. Bana önceki döneme göre zaman, maliyet ve kapsam değişimlerini gösteren karşılaştırmalı bir durum raporu hazırlar mısın?

Problem ve çözüm üretme:Metrobüs projesi

Ulaşım sorunu malum. Belediyeler çözüm üretme peşinde. Metrobüs’te İstanbul’un yoğun trafiği için getirilmiş çözümlerden birisi. Projenin faydaları bir yana ders çıkarılacak bir çok noktası var ki Yılmaz Özdil’in 19 Eylül 2007 tarihli yazısından hareketle aşağıdakileri sizle paylaşmak istiyorum;

Önce çift katlı otobüsler alınıyor fakat bu otobüsler Londra’da soldan gittiği duraklar solda ve bu yüzden kapıları da solda. Bizim duraklar sağda olduğu için soldaki kapıları iptal edip sağa alıyorlar.

Çift katlılar yetmeyip metroda olmayınca Metrobüs diye bir şey getirmeye karar veriyorlar. Güzergah olarak E5 tercih ediliyor ve yolun sağı solu daraltılarak ortasına yol yapıyorlar. Durakları da, yolun ortasındaki yolun ortasına yapıyorlar. Fakat metrobüslerin kapısı sağ tarafta olduğu için, yolun ortasına koydukları duraklar da metrobüslerin solunda kaldığı için metrobüsleri yolun solundan götürmeye başlalıyorlar.

Metrobüslerin üzerindeki durak levhalarını sökmeyi unutuyorlar. Bu yüzden otobüsün üzerinde yazan güzergah ile gittiği yer farklı. Eindhoven otobüsüne binersen Cevizlibağ’a, Utrech otobüsüne binersen Topkapı’ya gidiyorsun.

Diğer yandan şoförler Hollandalı olduğu için binen yolcular bir şey sorduklarında (Topkapı’dan geçer mi? Mecidiyeköy’de durur mu? vb.) yanıt alamıyorlar.

Metrobüsler yolun sonuna geldiklerinde dönemiyorlar çünkü U dönüşü için yer yapılmamış. Metrobüs yolun sonuna geldiğinde görevliler E5’e fırlıyor, el kol işaretleriyle trafiği kesiyor, metrobüsleri yoldan öbür yola çıkarıp, yeniden öbür yola döndürüyor. Trafik de felç oluyor bu arada. Bulunan çare ise traji komik: Trafik yoğunluğuna çözüm olarak getirdikleri metrobüsler, trafiğin yoğun olduğu saatlerde seferden çekiliyor… Trafiğin rahat olduğu saatlerde, sefere konuyor!

Çıkarılacak ders çok, tekrarlanmaması için yapılacak şey daha çok.



Gözünüzün yemediği problemlerle baş etmek

Bazı problemlerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsanız korkmanız kaçınılmazdır. Bu sebeple bu tip problemlerle sizi yüz yüze getirecek şeylerden kaçarsınız. O halde gerçekten korkutucu problemlerle nasıl uğraşılmalı?

Birilerine bir şey söylemeye hiç çekindiğiniz olur mu? Problemlere karşı tahammülsüz ve ters yaklaştıkları için sizin sessiz kalmanıza ve hatta yalan söylemenize sebep olanlar var mı çevrenizde? Hatta bir şeyler sorduğunuzda sizi bilgisiz ve yetersiz olarak değerlendirecekleri korkusuyla bir şeyler sormaya çekindiğiniz kimseler var mı?

Bu tip insanların yarattığı sonuçlar bellidir: sessizlik yada kişinin kendi kafasına göre davranması. Çünkü bazen işi yapmanın stresi onunla ilgili şeyleri dile getirme stresinden daha azdır. Sonuçlarına katlanmak bile daha az üzücü olabilir.

Zor bir problemle karşılaştığınızda bunun nedenlerini sorgulamak ve problemi ilgili kişiye iletebilmeniz problemin çözümü için en gerekli şeydir. Bunun içinde tüm olumsuzluklara rağmen beyninizi kullanarak bir çözüm bulabilmeniz gerekir.

Öncelikle size karşı olan olumsuz tavırların “beyninizi kapattığını” ve sizi strese soktuklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden öncelikle bu duruma gelip gelmediğiniz konusundaki belirli sinyalleri anlayabiliyor olmanız gerekir ;

  • Birdenbire terliyor yada üşüyorsanız
  • Elinizin içi birden çok sıcaklaşıyor yada soğuyorsa
  • Kaslarınızda gerginlik hissediyorsanız
  • Kalp atışlarınızı hızlanıyorsa
  • Çok sık acıkıyor yada mideniz bulanıyorsa
  • Erken kalkıp, geceleri uykusuzlık çekiyor, gün içinde kestirme ihtiyacı duyuyorsanız
  • Yeterki beni dinleyen olsun diye herkesle konuşmaya çalışıyorsanız
  • Yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsanız sıkıntılar başlamış demektir.

Öncelikle yapmanız gerekenler;

  • Kendinize güvenli ve rahat bir yer bulun
  • Derin nefes alıp verin
  • İstediğiniz zaman durabileceğinizi kendinize söyleyin
  • Zor olacak olası konuşmayı hayal edin ve neyi nasıl söyleyebileceğinizi düşünün
  • Her defasında sizin karşınızdakinin tavrına göre vereceğiniz cevapların geliştiğini göreceksiniz. Bu yüzden gerekiyorsa bu konuşmayı öncebir iş arkadaşınızla yapın.

Konuşmayarak ya da sormayarak bir yere varamayacaksınız. Sadece nasıl konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekir ya da oradan uzaklaşmanız.

Karşınızdakini tavrı sizi gerçekten olumsuz etkiliyorsa vesiz elinizden gelen her şeyi yaparak iletişim kanalını sağlıklı bir hale getiremiyorsanız “neden hala orada olduğunuzu” düşünmeye başlamalısınız. Eğer mazoşist değilseniz ve azda olsa özgüveniniz varsa kendinize daha doğru bir yol çizmek için bir an önce kolları sıvamanız gerekir.

Süper Pozitiflik

İster inanın ister inanmayın ama pozitif düşünceli insanlar kendilerine koydukları hedefleri hep başarmışlardır. Eğer pozitif olursanız birçok şeyi farklı görebilir ve onlardaki potansiyeli algılayabilirsiniz. Zaten optimistik bir bakış açısı gözlerinizdeki perdeyi kaldıran ve size mutluluğu gösteren bir bakış açısıdır.

Açıkça söylemek gerekirse “Herkes pozitif olamaz” Bu bakış açınızın ve düşünce tarzınızın değişmesi anlamına gelir. Batıl inançlardan, negatif düşünceden kopmak anlamına gelir. Ama öncelikle dış görünüşünüzü değiştirerek kendinizi daha motive, enerjik ve güçlü hissetmeye başlayabilirsiniz.

Şunları yaparak “süperpozitif” olmaya çalışabilirsiniz:

1. Sabah kalktığınızda gülümseyin. Aklınızdaki kötü düşünceleri çıkarın. İyice bir gerinin, derin bir nefes alın ve o günün iyi geçeceğini, iyi şeylerin olacağını kendinize söyleyerek güne başlayın. Kendinize şunu söyleyin “Mutlu ve pozitifim, bugün çok güzel olacak.” Ve buna inanın!

2. Bir şeyleri başarabileceğinize inancınız olmalıdır. Bu yüzden kendinize bir slogan bulun “Her zaman yapabilirim” ya da “Ben yine başarabilirim” gibi. Eğer sloganınızı yeterince tekrar ederseiz inanmaya başlarsınız. Bu sözlerinizi laf olsun diye değil inanarak söylemelisiniz.

3. Moraliniz bozukken gülümseyebilmeli, kendinize kahkahalarla gülebilmelisiniz. Problem ne olursa olsun hayat devam edecektir vesiz üzülmeyle vaktinizi harcamamalısınız. Her gün kahkaha atamak hem sağlığınız hemde moraliniz açısından önemlidir. Kahkaha iç organlarınızın rahatlamasına ve oksijenin vücudunuza pompalanmasını sağlar. Yani dünyanın komik tarafını görmek önemlidir.

4. Kendi başarılarınızı kutlayın. Sadece para ya da kariyer başarıları değil birilerini barıştırmak, birilerine yardım etmek gibi her türlü başarınızı tebrik etmelisiniz. Eğer birilerinin hayat kalitesini artırmış kendi yaşam tecrübenizi geliştirmişseniz ne mutlu size. Tüm bunlar sizin özgüveninizi geliştireceklerdir.

5. Neyi başarmak istediğinizi kendinize sürekli hatırlatın. Hala aynı hedeflere sahip misiniz? Bazen yönümüzü değiştirmek, belki duraklamak istiyor olabiliriz. Belki gerçekten istediğinizle hedefiniz aynı şey olmayabilir. İçgüdülerinize güvenin. Kendinizi daha iyi bir hayat için değiştirmeye istekli ve hazır olmalısınız. Bu yüzden eğer doğru yoldaysanız pozitif ve mutlusunuz demektir.

6. Yürüyüşler yaparak temiz oksijeni vücudunuzdan eksik etmeyin.

7. Bardağın dolu tarafını görmezlikten gelmeyin. Süperpozitif olacaksanız öncelikle herşeyin pozitif tarafını görmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Eğer kendinizi negatif düşünür yada konuşurken farkederseniz durun ve aynı konuda pozitif şeyler düşünüp söylemeye çalışın.

8. Bir şeyleri olabilir kılacağınızı düşünün. Pozitif düşünürseniz pozitif şeyleri çekersiniz. İstediğiniz şeylere odaklanın, optimistik olun.

9. İyi şeylere zaman ve enerji ayırın. Mutlaka iyi geri dönüşler alırsınız. Hatta iyiliğinizide başkalarına aktarıyor olmanız iyi bir şeydir.

10. Değiştiremeyeceğiniz şeyler yüzünden sıkılmayın. Yapabileceğiniz ya da değiştirebileceğiniz şeylere vakit ayırın.

İyi yada kötü neyi tercih ederseniz edin sizin hayatınızı etkileyecektir.

Gülebilecekken somurtmak niye, mutluluk yerine üzüntüyü seçmem mantıklı mı?

Hayat bu kadar iniş-çıkışlarla doluyken pozitif olmaya odaklanmak sizi daha iyimser ve mutlu yapacaktır.

Öfke sizi kontrol etmemeli

Anger 2

Çok mu negatifsiniz? Herhangi bir şey aksi gittiğinde birden parlıyor, kızıp, bağırıp çağırıyor musunuz? Yaşadığınız aksiliklerde “Hep benim mi başıma geliyor? Hiç adil değil?” diye düşündüğünüz oluyor mu? Aksilikler üst üste geldiğinde kendiniz çok şanssız hissettiğiniz oluyor mu? “Artık burama kadar doluyum” deyip ilk aksilikte kaşınızdakine patladığınız oluyor mu?

Hepimiz zaman zaman bu tip durumları yaşıyoruzdur diye düşünüyorum. Özellikle iş dünyasına ilk girildiğinde deneyimsiz arkadaşlar bazı durumları felaket gibi algılar ve dünyanın sonunun geldiğini düşünürler. Bunun sebebi iş dünyasının dinamiklerini henüz yeterince tecrübe etmemiş olmalarıdır. Eğer siz yaşadığınız bu olumsuz durumlara ters ve tepkili yanıt verdiğinizde bir süre sonra yöneticilerinizde sizden bir şey istemeye çekinirler. Bu her ne kadar iyi bir şey gibi gözükse de aslında yükselebilmeniz ya da geleceğiniz açısından aynı zamanda kötü not aldığınızın göstergesidir.

Negatiflik çoğu zaman köşeye sıkışmışlığın doğal sonucudur. Hele birde pesimist(kötümser) iseniz enerjinizin çoğunu mutsuzluğunuz için harcamaya çalışırken bulursunuz kendinizi. Çevreleri tarafından bu tip insanlar çok sevilmezler çünkü hayata kara bir gözlükle baktıkları için insanların ihtiyaçları olan pozitifliklerini emerler. Üstelik negatifliğin getireceği kötü davranışlar bulaşıcı hastalık gibi yayılırlar ve bununla mücadele giderek zorlaşır. Hatta bir çok kişi kendi negatifliğini başkalarına geçirip rahat bir nefes alırken kurban olan kişi karanlığı ile başbaşa kalır.

Sizi demotive edebilecek durumlarda motive kalabilmeniz için gereken kontrol elinizin altındadır. Söylemek istediğim sizi çok üzecek bir şey olduğunda gülücükler atarak gezmeniz değil elbette fakat öfkeyi yad a üzüntüyü barış içinde karşılamak önemli.

Bazı durumlar insan doğamız gereği bizi sinirlendirirler. Bu tip bir durumda hemen öfkelenip tepkinizi gösterebilirsiniz. Ancak böyle bir durumda olası sonuçları iyi değerlendirmediğiniz için olumsuz geri dönüşler yaşayabilirsiniz. Öte yandan çok sinirlenmediğinizi farkedip hani içinden 10’a kadar sayderler ya işte o şekilde kendinize biraz zaman ayırıp “Bu öfke ile şimdi ne yapmalıyım?” diye biraz düşünürseniz inanın sonuçları çok farklı olacaktır.

Öncelikle kızgınlığınız tasvip etmediğiniz bir şeyi gösteriyordur ve sizin buna tepki vermeniz sonucu değiştirmeyecektir. Kontrolünüzü kaybetmeden, sonucu değiştirmeye yönelik ya da aynı hatanın tekrarlanmasını önleyici bir şeyler yapmak önemlidir. Bazen tatlı ve nazik bir cümle en ağır küfürden daha etkili(ağır) olabiliyor.

Eğer kontrolünüzü kaybettiğinizi hissederseniz, yanında bulunduğunuz kişilerden müsade alarak kısa bir ara verebilirsiniz. Kendinizi o durumdan uzaklaştırdığınızda farklı ve daha iyi düşünebilirsiniz. Bazen sizin kontrolü kaybetmeniz için karşınızdaki sizi zorlar. İşte bu durumda kazanmanın sadece öfkelenmek ya da kızmak olmadığını biliyor olmanız önemlidir. Unutmamalısınız ki haklı bile olsanız yanlış çıkışınız ve tavrınız akıllarda kalacaktır. Sizi en kısa sürede sakinleştirecek olan şeyi düşünmeli ya da yapmalısınız.

Bazen kızgınlığımızı fiziksel olarak göstermek isteriz. Öyle bir durumda işinizden ya da evden çıkın sizi kimsenin görmeyeceği ve duyamayacağı bir yerde avazınız çıktığı kadar bağırın. (Ben arabada giderken müziği çok açıp bazen yapıyorum ve çok işe yarıyor)

Köpek Eğiticileri ve Karizma

Neden bazı insanların karizması vardır ve bu kişilerin duruşları bile çevrelerindekini büyülerken başkalarınınki tam tersi bir etki bırakır? Eminim herkes çalıştığı yerde, mahallesinde, arkadaşları arasında karizmatik olmayı istemiştir ve hatta istemektedir.

Acaba kendimizden karizmatik birini ortaya çıkarabilir miyiz? Karizmatik özellikler geliştirilebilir mi?

Duruşunuz sizin rahatlığınızı, verdiğiniz güveni ve kendinize olan güveninizi göstermelidir. Karizma dediğimiz bu özelliklerin toplamıdır. Bu özellikler insanların farkında olmadan taklit etmeye başlamalarına yol açacak şekilde bulaşıcıdırlar. Üstelik bu tipte davranışa sahip olanlar başkalarının karizmatik davranışlarından etkilenmezler.

Yanlış anlaşılmasın, birilerinin sizin davranışlarınızı kopyalıyor olması karizmanızın olduğu anlamına gelmez. Tarih karizmatik liderlerin onları takip edenlerin ihtiyaçlarını, değerlerini ve beklentilerini önemsediklerini göstermektedir. Bu sayede takipçiler büyük fedakarlıklar gösterebilmekte, karizmatik liderin yolunda onun normlarında ilerlenmesine destek olmaktadırlar. Çoğu karizmatik kişi bu karizmalarını iyi hatip(konuşmacı) özellikleri ile diğer kişilere aktarmakta ve etkilemektedirler.

Hayvan davranış bilimi uzmanları köpeklerin insan vücut diline çok hassas olduklarını söylemektedirler.

Köpeğin gözlerinin içine bakmanızı tehdit olarak algılarken kafanızı yana hafifiçe eğmeniz saldırgan olmadığınızı gösteriyor. Omuzlarınızı yukarı kaldırırsanız korktuğunuz yada zararsız olduğunuzu düşünüyor.

İyi bir köpek yetiştiricisinin köpek ile kurduğu diyaloga şaşırırsınız. Köpeğin ona nasıl itaat ettiğine, sanki köpeğin kulağına fısıldarmış gibi verdiği komutları nasıl uyguladığına. Bence biraz doğuştan gelen bir yetenekte olmakla birlikte öğrenilebilen bir şey bu. Köpek yetiştiricisi hitap tarzı, ses tonu ve komutları kullanışı ile köpek üzerinde otoriteyi kurar. İşte bu noktada karizmatik liderlerin insanlar üzerinde aynı etkiyi yarattığını, sözleri ile onları nasıl peşlerinden sürüklediklerini başka bir açıdan anlayabiliyoruz.

Neden bu konuda yazdım derseniz, seçimlere bir yıldan az var. Seçimlere ilişkin gündelik yorumlarımı ya da görüşlerimi yazmaktansa farklı bazı açıların altını çizmeye çalışacağım. Seçimler öncesinde parti başkanları hatiplikleri ölçüsünde kitleleri etkilemeye çalışacaklar.

Siyasi partiler artık profesyonel reklam ajansları ile çalışıyorlar. Nerede nasıl davranacaklarını, insanları etkileyecek slogan vb. her şeyi profesyonellerden öğreniyorlar. Kendini “sosyal insan mühendisi” olarak gören reklam ajansları kitleleri istedikleri tarafa rahatlıkla çekebiliyorlar. Bunu yaparken sublimal(bilinçaltına yönelik) reklamlardan kaçınmıyorlar. Biraz Makyavelist olarak “amaca ulaşmak için her yol mübahtır” diyerek bizlere olmayacak vaadler veriyorlar ve vermeye devam edecekler.

Herşey “kelam” ile başlamış olsada söylenenleri iyice dinlemek, parti programlarını okumak, gerçekten ülkeye ve milletimize faydalı olacağını düşündüğümüz partiye oy vermemiz önemli.