Yazar arşivleri: savassakar

Proje Yönetiminde Cinayet Kurulu Oturumu (Murder Board)

How to Give a Stunning Project Presentation

Murder Board terimi için daha iyi bir türkçe karşılık bulamadım ama içeriği okuduğunuzda anlayacağınızı düşünüyorum. Cinayet Kurulu Oturumu, proje veya programlarda gelecekteki riskleri eleştirel olarak ortaya çıkarmak için tasarlanmıştır.

Cinayet Kurulu terimi, askeri sınavlara hazırlığa yardımcı olmak ve hataları önlemek için kullanılmıştır. Avukatlar mahkemede gelebilecek tüm zor soruları müvekkillerine yöneltip, tüm olası kötü durumları yaşatmaya çalışırlar.

Amaç, başlamadan önce proje veya programla ilgili olası sorunları belirlemektir. Bu yaklaşım, program veya proje yöneticisine programı, projeyi ortadan kaldırabilecek (öldürebilecek) temel zorlukları anlamada yardımcı olmaktır.

Cinayet kurulu oturumunda yaklaşım, projenin başarısız olacağı tüm yolları belirlemektir. Önemli olan, programa veya projeye yönelik olası kritik ve spesifik tehditleri belirlemektir. Cinayet kurulu oturumu projeyi savunmaya değil reddetmeye yöneliktir. Oturumun sonunda programın veya projenin başarısız sonuçları ortaya çıkmalıdır.

Özellikle program veya projeye başlamadan önce yapılırsa büyük bir değer yaratır. Çünkü program veya projede yaşanabilecek zorlukların beklenenden çok daha büyük olabileceği ve bazılarının çözülemeyebileceği, yüksek düzeyde artık veya ikincil risk yaratabileceği fark edilebilir.

Program veya projeyi yarı yolda bitirmek istenmeyen zararlara yol açabilir. Bu yüzden cinayet kurulu oturumları erken yapılmalı ve gelişmelere göre tekrarlanmalıdır. Cinayet kurulu oturumları doğru olanı durdurmayı amaçlamaz, yanlış şeyleri durdurmayı amaçlar.

Seçenekleriniz konusunda daha bilinçli kararlar alabilmek için;

  • Hala projeyi devam ettirecek miyiz?
  • Alternatif mi seçmeliyiz?
  • Projeyi sonlandırıp kaynaklarımızı başka bir yere mi yerleştirmeliyiz?

Program veya projeye başlamadan önce bu kararları almak daha iyidir çünkü ne kadar çok yatırım yaparsanız, fişi çekmek o kadar zor olur.

Çözümü belirterek ve grubun sorularını sorarak başlayın; hayır demek için tüm sebepleriniz neler? Hangi sorunları görebiliyordunuz? Şu anda bu teklifi kabul etmenin sınırlamaları nelerdir? Bu analiz sayesinde, iyi yapılandırılmış yanıtlar ve karşı argümanlar geliştirebilir, hatta bir çözümle birlikte ortaya çıkmadan önce bunları daha iyi gündeme getirebilirsiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Yol Haritası

MS Project Roadmap Tutorial + Free Template + Export to PPT

Proje yol haritası, zaman çizelgesinde sunulan projenin hedeflerine ve çıktılarına ilişkin grafiksel, üst düzey genel görünümdür. Ayrıntıların ete kemiğe büründüğü proje zaman çizelgesinin aksine, basit ve ayrıntılardan arındırılmıştır. Bu yaklaşım Proje Yol Haritasını, paydaş beklentilerini yönetmek, planları iletmek ve kaynakları diğer ekiplerle koordine etmek için yararlı bir araç haline getirir.

Proje Yol Haritası aşağıdakileri içerir;

  • Proje amaç ve hedefleri
  • Üst seviye zaman çizelgesi
  • Önemli kilometre taşları ve çıktılar
  • Olası riskler
  • Bağımlılıklar

Neden hazırlanır?

Projelerde ayrıntılara takılmadan birçok görevi, fikri ve kaynağı takip etmek gerekebilir. Proje Yol Haritası, küçük ayrıntılara girmeden projenin kuşbakışı görünümünü sağlar. Bu yaklaşım, proje yöneticisinin, paydaşları, projenin kapsamı ve ilerleyişi hakkında bilgilendirmesini kolaylaştırır. 

Proje Yol Haritası, projenin makro düzeyde görünümüne ihtiyaç duyan herkes için yararlıdır. Daha kapsamlı bir proje yönetimi planının geliştirilmesine yardımcı  olduğu için önemli bir proje yönetimi aracıdır.

Proje Yol Haritasının projenin yönetimine yardımcı olabileceği yollardan bazıları şunlardır;

Hedefleri ekibe iletme

Proje Yol Haritası, projenin amaçlarını ve hedeflerini net bir şekilde ortaya koyan görsel bir belgedir. Ekip hedeflerini anladığında, belirli görevlere odaklanmaları kolaylaşır.

Proje yöneticisine ve proje ekibine projenin her aşamasını tamamlamak için gereken süreyi tahmin etmede yardımcı olabilecek projeye genel bir bakış sunar. Yürütme aşamasında e projenin temel çizgisini hatırlatır.

Öncelikli görevleri tanımlama

Proje Yol Haritası, projenin en çok dikkat gerektiren aşamalarını belirlemeye yardımcı olur. Karmaşıklık ve gerekli çaba hakkında tahmini bir genel bakış sağlayabilir. Haritada yer alan  aşamaların daha da geliştirilmesi, ürün haritalarının hazırlanmasını sağlar.

Ürün Yol Haritaları, belirli bir ürünün vizyonuna ve yaşam döngüsüne genel bir bakış sağlamak dışında Proje Yol Haritalarına benzerler.

Paydaşlarla iletişim kurmak

Projelerin paydaşların beklentilerini karşılaması gerekir. Olası paydaş memnuniyetsizliklerin başlıca sebebi, proje ekiplerinin yürütme sürecindeki değişikliklere uyum sağlayamamasından kaynaklanmaktadır. Sonuç, projelerin orijinal hedeflerinden sapmasına ve verimlilik kaybına yol açmaktadır.

Proje Yol Haritası, herkesin aynı yolda ve yönde kalmasını sağlayarak paydaşlar ve proje ekibi arasındaki yanlış iletişimi önlemeye yardımcı olur. Projenin yürütülmesi sürecinde atılan adımları paydaşlara açıklanabilmesini sağlar.

Proje Yol Haritasından en iyi şekilde yararlanmak için birkaç ipucu aşağıdadır;

  • Proje Yol Haritası, karar vermeye yardımcı olacak şekilde açık ve kesin bilgilere sahip olmalıdır.
  • Proje Yol Haritası gerçekçi hedefleri ana hatlarıyla belirtmelidir.
  • Proje Yol Haritasının bütünlüğünü korumak için proje ekibi, işlerin ilerleyişi hakkında birbirini güncellemelidir.
  • Paydaşların ve projeden sorumlu kişilerin vurgunladığınızdan emin olunmalıdır.

Zorluklar

Avantajlarına rağmen, Proje Yol Haritası kendi zorluklarıyla birlikte gelir;

  • Proje Yol Haritası yalnızca projeye genel bir bakış sağlamalı ve bir bakışta anlaşılması zor ayrıntılardan kaçınılmalıdır.
  • Proje Ekipleri, Proje Yol Haritasında gereğinden fazla odaklandıklarında geri bildirim vermeyi ihmal edebilirler, problemler geç fark edilebilir. 
  • Tüm paydaşlar ve proje ekibi hemfikir olduğunda, Proje Yol Haritasının başarılı olma olasılığı daha yüksektir.

Proje Yol Haritası, paydaşlarınızın ve proje ekibinizin hedefleri, amaçları, kapsamı ve diğer üst düzey ayrıntıları anlaması için temel olan “tek bir gerçek kaynak” işlevi görmelidir. 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Önceliklendirme Matrisi

How to Prioritize Work When Everything Is #1 | LiquidPlanner

Projelerde önceliklendirme, proje başarısı için kritik öneme sahiptir. Önceliklendirme matrisi, proje yöneticilerinin ve ekiplerinin, neyin zaman ayırmaya değer olduğunu objektif olarak belirlemek için kullandıkları bir araçtır.

Öncelikler, değişen müşteri beklentilerine, pazardaki değişimlere vb. sıklıkla değiştiği için Proje Yöneticisinin yaptığı işleri veya yönettiği projeleri önceliklendirmesi çok önemlidir. Proje boyutu veya türü ne olursa olsun proje kaynaklarının kıt olduğu varsayımıyla hareket etmek gerekir.

Önceliklendirme Matrisi, belirli ölçütleri kullanarak portföy, program ve proje yöneticilerinin, proje ekiplerinin seçenekleri nesnel olarak karşılaştırmasına olanak tanıyan bir iş analizi aracıdır. Aşağıdaki soruların yanıtları ele alınır;

  • Hangi projeler acil ve kritik?
  • Kuruluşa en fazla değeri getiren
  • Hangisinin başarı şansı en yüksek

Tek kişilik ekiplerden büyük şirketlere kadar herkes, basit veya karmaşık herhangi bir görev veya proje için önceliklendirme matrisini kullanabilir. Doğru kullanıldığında, çatışmaları azaltır ve verimliliği artırır.

Aşağıdakiler de dahil olmak üzere birkaç tür önceliklendirme matrisi vardır:

2×2 matris

Eisenhower matrisi olarak da bilinir. İki eksen ve dört kadran içerir. X ekseni (yatay eksen) aciliyeti temsil ederken, Y ekseni (dikey eksen) önemi temsil eder.

İki eksende dört kadranlı önceliklendirmenin Eisenhower matrisi.

Yapılacak işleri veya projeleri ilgili kadranlara yerleştirdiğinizde, neye öncelik vereceğinizi belirleyebilirsiniz;

  • Kadran 1 (Önemli ve Acil) : Bunlar yapılması gereken görevlerdir ve hemen şimdi ele alınmalıdır. Örneğin kriz ve acil durumlar ve son teslim tarihleri ​​agresif olan projeler yer alır.
  • Kadran 2 (Önemli ama Acil değil) : Son teslim tarihi agresif olmayan ancak başarınız için kritik olan görevlerdir. Dikkatli olunmazsa, 2. kadran görevleri 1. kadrana kolayca girebilir. Örneğin araştırma, proje planlama , süreç geliştirme vb. sayılabilir.
  • Kadran 3 (Acil ama Önemli değil) : Bu görevler beklentilere fazla katkıda bulunmaz ancak acil olarak ele alınmalıdır. Mümkünse reddedilir veya devredilirler. Örneğin, birinin görevini tamamlamasına yardımcı olmak, belirli e-postaları yanıtlamak, telefon görüşmeleri yapmak vb.
  • Kadran 4 (Acil değil ve Önemli değil) : Örneğin, uzun molalar vermek, sosyal medyada gezinmek vb. zaman kaybettirici ve değer katmayan görevlerdir. 

Altı Sigma Önceliklendirme Matrisi

Altı Sigma yaklaşımı tamamen sürekli süreç iyileştirme, fark analizi ve israfın ortadan kaldırılması ile ilgilidir. Altı Sigma önceliklendirme matrisi, acil müdahale gerektiren kritik sorunları belirlemek için kullanılır.

Altı Sigma önceliklendirme matrisi, ağırlıklı ölçütler kullanarak birden çok (min 2) veri kümesini karşılaştırır. 2×2 ızgara matrisinden daha karmaşıktır. Daha kapsamlı bir tasarım ve uygulama süreci gerektirir.

Neden-sonuç önceliklendirme matrisi örneği.

Önceliklendirme matrisini ne zaman kullanılır?

Önceden tanımlanmış seçim kriterlerine göre seçenekleri sıralamak veya karşılaştırmak istediğinizde önceliklendirme matrisi kullanılır.

1. Projelere öncelik vermek

Her proje farklıdır. Proje yöneticileri ve ekipleri , proje tamamlandıktan sonra üzerinde anlaşmaya varılan çıktıları sağlamak için çalışırlar. Değerli zaman ve kaynakları boşa harcamamak için, kuruluşa en fazla fayda sağlayan ve uygulama başarısı şansı en yüksek olan projelere öncelik verilmelidir.

2. Zamanı daha iyi yönetmek için

Standart yapılacaklar listesinin üretken olmadığı durumlarda basit bir öncelik şeması kullanarak (yukarıdaki 2×2 matris şekline bakın), aşağıdakileri belirleyebilirsiniz:

  • Bugün teslim edilecekler vb. kritik ve acil olan ve hemen tamamlanması gereken görevler
  • Uzun süreli vakit kaybına yol açan görevlerden kaçınılma veya zamanınızın %5’inden daha azına ayrılması gereken görevleri belirleme

3. İşbirliğini teşvik etmek

Birden fazla proje ile uğraşıyorsanız hangi projeye öncelik vereceğinizi belirlemek için gerçeklere dayalı, mantıklı bir sürece ihtiyacınız vardır. Kime sorduğunuza bağlı olarak, öncelikler farklılık gösterecektir. Basit bir önceliklendirme tablosu olası çatışmaların çözümüne yardımcı olabilir. Doğru yapıldığında, anlaşmazlıkları giderilmesine ve fikir birliğine varılmasına olanak tanır.

Nasıl kullanılır?

Adım 1: Kriterlerinizi belirleyin

Her projenin hedefleri vardır.Her ürün, hizmet veya çözüm, çözmeyi amaçladığı bir sorunla veya yakalamak istenen bir fırsatla başlar. Önceliklendirme matrisi, çözümlerinizi veya öğelerinizi derecelendirmek için bir dizi kriteri belirlemekle başlar.

  • Kriterler projenin genel hedefleriyle uyumlu olmalıdır: Kriterler, hedeflerinize veya derecelendirdiğiniz seçeneklerin doğasına bağlı olarak farklılık gösterebilirler. Aşağıdaki tablo, hangi çalışan motivasyon problemlerinin araştırılacağına dair hazırlanmıştır.

Araştırmak için çalışan motivasyon sorunlarının örnek tablosu.

  • Puanlamayı belirleyin: Puanlama, karşılaştırma veya sıralama için temel sağlayacaktır. Puan vermenin tek bir yolu yoktur, bu nedenle hedefiniz için en iyi modeli veya ölçeği seçin. Aşağıdaki grafikte sağ tarafta puanlama görülmektedir.

Batı Bölgesi Halk Sağlığı Eğitim Merkezi'nden önceliklendirme matrisi örneği.

  • Her bir kritere bir ağırlık atama: Her öncelik kriterinin önem seviyesi, bir kriter ağırlığı ile temsil edilir. Çoğu model, kriterler arasında belirli sayıda puan dağıtır. Yukarıdaki “motivasyon problemleri” örneğinde olduğu gibi 100 veya aşağıdaki örnekte olduğu gibi sayısal bir değer atanır.

Her bir kritere ağırlık atama örneği tablosu.

2. Adım: Ürünlerinizi/çözümlerinizi derecelendirin

  • Seçenekleri tek başına değil ekip olarak değerlendirin: Değerlendirmenin ilgili ve objektif olması gerekir. Önyargısını olmamalıdır. Her seçeneği derecelendirmek için iki farklı birey/ekip bulun ve ortalamayı hesaplayın.
  • Sorunu anlayan uzmanları bir araya getirin: Konuyla ilgili uzmanları veya durumu tam olarak anlayan kişileri bir araya getirin. Şirket politikaları ve stratejik planlar vb. sağlayarak onları değerlendirmenin amacına uygun yönlendirdiğinizden emin olun.

Adım 3: Ağırlıklı puanları hesaplayın

Seçenekler derecelendirildikten sonra, her birinin ağırlıklı puanları hesaplanır. Ağırlıklı puanı nasıl hesaplayacağınız, kullanmaya karar verdiğiniz önceliklendirme matrisi türüne bağlı olacaktır.

  • Ağırlıklı puanı elde etmek için her seçeneğin puanını ölçüt ağırlığıyla(weight) çarpın : Her seçeneğin kümülatif puanını elde etmek için tüm puanları toplayın. En yüksek kümülatif değere sahip seçenek, öncelik bakımından en yüksektir. Aşağıdaki tabloya baktığınızda B seçeneğinin toplam puanının A seçeneğinden yüksek olduğu görülebilir.

Kümülatif puanların örnek tablosu.

4. Adım: Sonuçları karşılaştırın

Değerlendirmenin tarafsız ve önyargısız olmasını için sonuçları ekibin geri kalanıyla gözden geçirmek gerekir. Herkesin hemfikir olduğu bir çözüme ulaşana kadar gerekli tartışmalar yapılabilir

  • Sonuçları karşılaştırın ve birleştirin: Tüm seçenekler puanlandığında ana öncelikler listesi oluşturmak için sonuçlar birleştirilir.
  • Tartışma ve müzakere: Anlaşmaz durumunda uyarlama ve ayarlama yapın.Olası gizli gündemleri ortadan kaldırmak için önceliklendirme puanlarını açıkça tartışmaya açın.

Doğru projelere odaklanmak ve doğru araçlarla zamanı daha iyi yönetmek önemlidir

İster tek başınıza ister bir ekiple çalışıyor olun, zaman, para ve enerji sınırlıdır. Proje ekipleri söz konusu olduğunda, proje yöneticisinin, projenin tamamlanması için proje yaşam döngüsünü sıkı bir şekilde idare etmesi çok önemlidir. Bu nedenle, en fazla fayda sağlayan görevlere ve projelere öncelik vermek mantıklıdır. Önceliklendirme matrisi bu konuda kesinlikle yardımcı olabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Maliyet Kırılım Yapısı (MKY)

What is cost and management accounting?

Proje maliyetlerini tahmin ve takip etmek için bir yapıya sahip olmak gerekir. Sağlam bir yapı, projenizin plana göre nasıl ilerlediğini anlamayı kolaylaştırır.

Maliyet Kırılım Yapısı (MKY), proje yönetiminde İş Kırılım Yapısı (İKY) ile yakından bağlantılıdır.

İKY, proje içinde gerçekleştirilmesi gereken tüm teslimatları temsil ederken MKY tedariklere ilişkin tüm maliyet kategorilerini temsil eder.

Cost Breakdown Structure Template | EdrawMind

Neden önemlidir?

  1. Maliyetler ve bütçe üzerinde daha iyi kontrol sahibi olmak

Harcamayı mantıksal maliyet kategorilerine bölmek, maliyeti kontrol etmeyi kolaylaştırır. Bunu yaparak, bir maliyet kategorisinde (toplam bütçe dışında) harcama ile ilgili olarak ne taahhüt ettiğinizi kolayca görebilirsiniz.

  1. Daha iyi içgörü elde etmek

Harcamayı maliyet kategorilerine ayırmak aynı zamanda farklı maliyet kategorileri içinde ne kadar harcama yaptığınızı gösterir. Bu sayede, bütçeye göre harcamalar takip edilebilir, geleceğe yönelik önemli kararlar alınabilir.

  1. Fiyatlandırma için referans olarak kullanma

Müşteriye verilen teklif, genellikle maliyet kategorilerine ayrılmış maliyet tahminlerine dayanır. Geçmişteki bütçelerden gerçek maliyet hakkında iyi bir fikir sahibi olmak, maliyet tahmininin kalitesini artırır. Her tür maliyetin yakalanmasını sağlamak için güvenlik görevi görür. Maliyet temel çizgisinin doğruluğundan emin olmak, doğru kar marjını elde etmek için önemlidir.

  1. Plandan sapmaları değerlendirmek

İyi bir Maliyet Kırılım Yapısı, orijinal planınıza göre fazla veya eksik yapılan harcamalar hakkında fikir verir. İyi bir yapıya sahip olmak, sapmaları anlamayı kolaylaştırır. Bir maliyet kategorisinde plandan sapmayı erken fark ettiğinizde, iyileştirme için doğru kararları vermek daha kolaydır. Biri hata yapmış olabilir veya bazı maliyet unsurlarının orijinal kapsam dışında olduğu durumlar ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda, plana bağlı kalmayı sağlayacak çözümler (müşteriye maliyeti yüklemek, harcamaları kısmak vb.) belirlenebilir.

Maliyet Döküm Yapısını Muhasebe ve Satınalma sistemleri ile hizalamak gerekir. Böylece karşılıklı kontrol sağlanmış olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Etki Haritalama

Impact Mapping - a cheatsheet | Tom Donohue

Etki haritalama bir stratejik planlama tekniğidir. Varsayımları net bir şekilde ileterek, proje ekiplerinin faaliyetlerini iş hedefleriyle uyumlu hale getirmesini sağlar.

Ürünlerin ve projelerin insanlarla, diğer projelerle, organizasyonla ve çevrelerindeki daha geniş topluluklarla birbirine bağımlı, dinamik ilişkileri vardır.

Etki haritaları, proje veya ürünün baştan sona yaşam döngülerindeki dinamik ilişkiyi görselleştirerek, teslimatların yanı sıra en önemli varsayımları da yakalamaya yarar. Planları etkili bir şekilde uyarlamamıza ve değişime doğru yaklaşımı geliştirmemize yardımcı olurken, proje ekipleri için yol haritası ve yönetim için büyük resmi sağlarlar.

Faydaları

  • Etki haritalama, kapsam kaymasını önleyerek israfı azaltmaya yardımcı olur.
  • Çıktıları, elde etmeleri beklenen etkiler bağlamına ele alarak teslimata odaklanılmasını sağlar.
  • Yönetim ve çalışanların daha iyi önceliklendirme ve daha anlamlı raporlama için referans olarak kullanabileceği büyük resimi sağlayarak, işbirliğini geliştirir.
  • Temel varsayımları açık bir şekilde ileterek ve proje ekiplerinin bunları test etmesine izin vererek, doğru iş sonuçlarına ulaşıldığından veya gerçekçi olmayan projelerin çok pahalıya mal olmadan gerçekleştirilmesini sağlar.
  • İşbirliği ve etkileşimi kolaylaştırır.
  • Farklı geçmişlere sahip çalışanların katılımını kolaylaştırarak kuruluşların kalabalığın bilgeliğini kullanmasına yardımcı olur.
  • Varsayımları görselleştirir.
  • Bu yöntemin görsel doğası toplantıları kolaylaştırır ve organizasyonel uyumu sağlayan büyük resim düşüncesini destekler.
  • Teslimata dahil olan herkes hedefleri, beklenen etkileri ve temel varsayımları aynı şekilde anladığında, ürünlere ve projelere daha iyi odaklanma sağlanır, israf azalır.

Etki haritaları temel iş hedeflerine odaklanan büyük resim görünümü oluşturmak için stratejik planlamayı ve düşünmeyi, teslimat yoluyla öğrenmeyi kolaylaştırır ve proje yol haritalarını yönetmemize yardımcı olur.

Etki haritalama, bir ürün veya proje üzerinde çalışmanın başlangıcında üst düzey iş ve teknik uzmanları devreye sokarak teknik açıdan değil, iş perspektifinden ortak bir kapsam anlayışı oluşturmak için iyi bir yoldur.

Etki haritası, iş perspektifinden hareketle teknik çıktıların üretmesi beklenen etkileri açıkça gösterir. Görselleştirme, beklenen kaliteyi bütünsel olarak tanımlar, teslimat ve karar verme süreçlerine dahil olan herkesin aynı anlayışa gelmesini sağlar.

Etki haritası, odaklanmanın sürdürülmesine yardımcı olur ve kalitenin iyileştirilmesi veya güvence altına alınmasıyla ilgili faaliyetlerin önceliklendirilmesine ve tanımlanmasına yardımcı olur. Bir çıktı istenen etkiyi desteklemiyorsa, teknik açıdan doğru şekilde çalışsa bile başarısızlıktır ve sorun olarak ele alınmalıdır.

  • Etki haritası, kapsamı, hedefleri ve öncelikleri ve aynı zamanda varsayımları iki düzeyde iletir; Birincisi, bir çıktının bir aktörün davranışındaki bir değişikliği destekleyeceği, bir etki yaratacağıdır.
  • İkincisi, etki desteklendiğinde ilgili aktörün genel hedeflere katkıda bulunacağıdır. Bu görselleştirme, etki haritalarını yol haritası yönetimi için güçlü bir araç haline getirir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Delphi Tekniği

The Delphi Technique

Delphi Tekniği bir grup uzman tarafından yapılan tartışmaya dayanan bir tahmin yöntemidir. Genellikle gelecekteki olayların olasılığını ve sonucunu tahmin etmek için kullanılır.

Bu tekniğe adını veren Delphi Kahini, kehanetleri nedeniyle antik Yunanistan’da büyük saygı görüyordu. Tanrı Apollon’un sözlerini aktardığına inanılıyordu. Krallar, ünlü kahinin savaş, barış, yaşam ve ölümle ilgili kehanetlerini dikkate alarak önemli kararlarını verirlerdi.

“İki kafa bir kafadan iyidir” ifadesinden hareketle insanların işbirliği yapacakları başka insanlar varsa, genellikle daha iyi çözümler bulduğunu söyleyebiliriz. Başkalarından fikir alıp vermek, elinizdeki soruna farklı bir bakış açısı kazanmanıza yardımcı olur.

Delphi yöntemi, fikir birliği ile hızlı kararlar almak için kullanılan bir araçtır. Her uzmana birkaç isimsiz soru seti göndererek gerçekleştirilir. Bunu, her gönderimden sonra bir grup tartışması takip eder.

Delphi Tekniği iki senaryoda faydalıdır;

Senaryo 1: Mevcut birkaç konu uzmanı olduğunda, ancak tavsiyelerinin her biri önemli ölçüde farklılık gösterdiğinde ortak bir çözüme ulaşmayı sağlar. Önce her uzmandan girdi toplarsınız. Ardından, aldığınız tüm girdileri değerlendirip ve aralarındaki benzerlikleri belirlersiniz. Tamamen farklı olan seçenekleri ortadan kaldırırsınız. Örneğin, on iki içgörü aldığınızı varsayalım. Bunların içinden ortak olan üç noktayı seçersiniz. Daha sonra bu üç noktayı uzmanlara geri göndererek onlardan bulgularını daha fazla analiz etmelerini ve yeniden değerlendirmelerini istersiniz. Sonunda tüm uzmanların fikir birliği ile bir çözüme ulaşmalarına kadar bu işlemi tekrarlarsınız.

Senaryo 2: Uzmanlar farklı coğrafi bölgelerde iseler ve çözüme ulaşmak için ortak bir noktaya gelemiyorlarsa anket yaparak ve tüm uzmanlardan tavsiyeler alırsınız. Bu yöntemin avantajı, aralarındaki anlaşmazlıklar veya ego çatışmaları vb. hakkında endişelenmenize gerek kalmamasıdır. Herkes girdilerini anonim olarak gönderir ve fikir birliğine varırsınız.

Delphi tekniği, karmaşık tartışmaları sonuçlandırmak, fikir çatışmalarını önlemek ve herhangi bir sorun yaşanmadan sonuca ulaşmaya yardımcı olur.

Genel Süreç

  1. Çözmeye çalıştığınız sorunu tanımlayın
  2. Tarafsız ve eldeki konuya aşina olan bir kolaylaştırıcı seçin
  3. Uzmanları belirleyin
  4. Her uzmandan gerekçesiyle birlikte tüm seçenekleri değerlendirmesini isteyin
  5. Tüm değerlendirmeleri toplayın
  6. Bu girdileri tüm gruba geri gönderin
  7. Tüm uzmanlar birbirlerinin çalışmalarını değerlendirip, gözden geçirsin
  8. Fikir birliğine varana kadar bu işlemi tekrarlayın
  9. Detaylı bir analiz yapın ve projeniz için bir plan oluşturun

Önemli Uyarılar

Delphi tekniğinde uzmanlar, birkaç nitel kriteri göz önünde bulundurarak nihai kararlarını vermelidirler. Örneğin, bir inşaat için maliyet/iş gücü/zaman tahmini üretebilirsiniz.

Delphi tekniğinde anonimlik önemlidir. Her uzman, her turda alınan kararların farkındadır. Ancak kimden olduğunu bilmezler. Bu sayede fikir ve ego çatışmasından kaçınılarak fikirlerini özgürce ifade edebilirler.

Delphi Tekniği Uygulama Adımları

  1. Kolaylaştırıcı Seçin – Konuya hakin kolaylaştırıcı seçil Karar verme sürecini yönetecekleri için tarafsız ve veri toplamaya aşina olmaları gerekir.
  2. Uzmanlarını belirleyin – Uzmanlar tartışmayı ileriye taşıyacak, kurum içi veya dışı uzmanlar olabilir.
  3. Problemi tanımlayın – Mevcut sorunu anlamak önemlidir. Ne kararı vermeye ve/veya tahmin etmeye çalışıyorsunuz?
  4. Birinci Tur Sorularını Paylaşın – İlk anket seti uzmanlara gönderilir. Sorular açık uçlu, beyin fırtınası yapmaya ve fikirlerin özgürce ifade edilmesine olanak sağlamalıdır. Farklı bakış açılarını anlamayı sağlamalıdır. Tamamlandığında, tüm cevaplar toplanır ve özet rapor hazırlanır. Ancak uzmanların kimlikleri gizli tutulur.
  5. İkinci Tur Soruları Paylaşın – Birinci turda toplanan bulgulara dayanarak ikinci anket seti hazırlanı Uzmanların konuyu daha derinlemesine incelemesine yardımcı olmak için yapılır. Hepsi cevaplarını gönderdikten sonra kolaylaştırıcı toplar, benzerlikleri belirler ve alakasız olanları kaldırır. Özet rapor hazırlanır ve uzmanlara geri gönderir. Bazı uzmanlar ilk özet rapor sonrasında görüşlerini değiştirebilirler çünkü diğer uzmanlar onları konuyu farklı bir perspektiften incelemeye zorlayabilir.
  6. Üçüncü Tur Soruları Paylaşın – Kolaylaştırıcı, tüm uzmanlar bir anlaşmaya varana kadar birinci ve ikinci tur döngüsünü tekrarlar.
  7. Bulgulara göre hareket etme – Tüm uzmanlar önerilen eylem planı üzerinde hemfikir olduğunda, bulgulara göre hareket edilmesi gerekir. Planlama yapılır.

Delphi Tekniği Nerelerde Kullanılır?

Delphi tekniği, proje yöneticisi olarak, birden fazla paydaşın olduğu projede çatışmaların ortaya çıkması zorunludur. Her zaman her konuda anlaşacaklarını varsaymak saflık olur. Proje yöneticisinin en yaygın sorunlarından biri, proje konusunda herkesin hemfikir olmasını sağlamaktır. Delphi tekniği, fikir birliğine varmak ve karar vermek için hızlı bir tekniktir. Yapılandırılmış bir ortamda alınan kararların daha doğru olma eğiliminde olduğunu varsayarız.

Delphi Yönteminin Önemli Bileşenleri

PMP Delphi tekniğinin başarılı bir şekilde uygulanması için aşağıdaki bileşenler gereklidir:

Yapılandırılmış Grup

Delphi tekniği, yapılandırılmış bir ortamda katılımcılarla alınan kararların daha doğru olduğunu varsayar. Uzmanlar, anketleri yanıtlamak ve geri bildirim sağlamak için belirli bir süreci takip ederler. Hepsi bir anlaşmaya varana kadar bu döngünün tekrar edeceğinin farkındadırlar.

Anonimlik

Tüm uzmanların katkıları anonim tutulur. Bu yaklaşım, fikirlerini ifade etmelerine ve diğer uzmanlara özgürce karşı çıkmalarına olanak tanır. Kişisel veya profesyonel ilişkilere zarar verme konusunda endişelenmeleri gerekmez.

Kolaylaştırıcı

Anketleri hazırlamaktan ve alınan yanıtları toplamaktan sorumludur. Daha sonra bunları derleyip özet raporlar hazırlamalıdır. Bu döngü, fikir birliğine varılana kadar devam edeceğinden, tarafsız olması esastır.

Geniş Erişim

Delphi tekniği, çok sayıda paydaş olduğunda, farklı konumlarda ve/veya zaman dilimlerinde faaliyet gösterdiğinde kullanışlıdır. Anonim anketler yoluyla hepsinden girdi toplanabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Geleneksel ve Çevik Tahminleme

How to do agile estimation the right way | InfoWorld

Tahmin, projelerin vazgeçilmez bir unsurudur. Tahminlemenin amacı projeyi başarıyla tamamlamak için gereken çaba ve süreyi belirleyebilmektir. Tahminlemede önemli olan işbirliğini ve ortak anlayışı teşvik etmesidir. Yapılan tahminlerin işin ilerleme hızına ve ekibin performansına göre uyarlanması gerekir.

İş Türleri Arasındaki Hayati Ayrımlar

Süre ve maliyet aşımları, birçok kuruluş için çok önemli sorunlar yaratabiliyor. Her işin aynı olmadığının farkına varmakla başlamak gerekiyor. Yapılan işleri bilgi birikimine ve göreve dayalı çalışmalar olarak ayırabiliriz.

Bilgi birikimi işleri genellikle “düşünmeyi” gerektirir. Bilgi işçileri, “yaşamak için düşünen” insanlar olarak kabul edilirler. Örneğin doktorlar, avukatlar, yazılım geliştiriciler, mühendisler, öğretmenler, hemşireler, finansal analistler ve mimarlar vb. düşünme ve yaratıcılık gerektiren rutin olmayan görevleri yerine getirirler. Kuruluşların bilgi teknolojisine bağımlılıkları arttıkça, bilgi işçilerinin gerekli olduğu alanların sayısı da önemli ölçüde artmıştır.

Geleneksel yaklaşımlar bazı durumlarda bilgi birikimi çalışmalarını yönetmek için uygun olmamaktadırlar. Görev bazlı inşaat sektöründe veya savunma sanayinde plan bazlı yaklaşım daha uygundur. Gereksinimler sabittir ve muhtemelen proje esnasında önemli ölçüde değişmeyecektir. Bu nedenle, çelik kolonları inşa etmenin, parça üretmenin vb. ne kadar süreceğini tahmin edebiliriz. Geleneksel ve çevik yaklaşımda en önemli fark işi yapma sürecini kontrol etme şeklimizdir.

Herhangi bir süreci kontrol etmek için iki ana yaklaşım vardır:

  • Tanımlanmış süreç kontrol modeli
  • Deneysel süreç kontrol modeli

Tanımlanmış süreç kontrol modeli, her bir iş parçasının tamamen anlaşılmasını gerektirir. İyi tanımlanmış bir girdi seti verildiğinde, her seferinde aynı çıktılar üretilir. Tanımlanmış bir süreç başlatılır, tamamlanana kadar çalışma yapılır ve her zaman aynı sonuçları ortaya çıkar. Tanımlanmış süreç kontrol modeli, planlama, koordinasyon ve denetleme yoluyla kontrol sağlar ve uygular. Tanımlanmış süreç kontrol modeli yürütme sırasında yaratıcılık veya “yeni düşünce” gerekmediğinde tercih edilebilir.

Deneysel süreç kontrol modeli ise yetersiz tanımlanmış, öngörülemeyen ve tekrarlanamaz çıktılar üreten süreçler için uygundur. Deneysel bir süreç prova edilemez, ancak sürecin bir sonraki yürütülmesiyle ilgili olabilecek veya olmayabilecek çok sayıda öğrenme, deneyim ve keşif sağlar. Deneysel süreç kontrol modeli, sık denetim ve uyarlama yoluyla kontrol sağlar ve uygular. Deneysel süreç kontrol modeli yürütme sırasında yaratıcılık ve “yeni düşünce” gerekli olduğu durumlarda uygundur.

Modern çeviklik kavramı, “incele ve uyarla” şeklindeki deneysel süreç kontrol modeline dayanır. Buna karşılık, daha tanımlı, daha az yaratıcı ve dinamik süreçler, inşaat ve imalata uygun olan “koordinasyon ve kontrol” tarzına uygundur.

Bilgi birikimine dayalı çalışmalar, doğası gereği yaratıcı deneysel süreçler, “incele ve uyarla” yaklaşımıyla çok daha iyi çalışırlar. Bu yaklaşım, sürekli iyileştirme ve daha büyük değerin sağlanması için hızlı geri bildirim ile öğrenmeyi ve daha kısa döngü sürelerini teşvik eder.

Bilgi birikimi çalışmalarının çıktıları önceden bilinemez ve bu nedenle planlama ve tahmine farklı bir şekilde yaklaşılması gerekir.

Değişikliklerin kaçınılmaz olduğu kabulüne ek olarak, proje koşullarını tahmin ve kontrol edemediğimizde nasıl planlayabilir ve tahmin üretebiliriz?

Uygulayıcıların tahmin ve planlamanın farklı şekilde yapılması gerektiğini kabul etmeleri zordur. Üç önemli nokta vardır;

Sürekli Tahmin

Tahmin, o sırada bilinenlerin en iyisidir ve tahmin etmeyi asla bırakmamak gerekir. GPS kullandığımız düşünelim. Araba sürmek, yaratıcı bir süreç veya kendi başına bir tür bilgi birikimi çalışması olsa da, etrafınızdaki koşulları koordine edemezsiniz. Tüm trafik ışıklarını, hava durumunu ve diğer sürücüleri kontrol etme yeteneğimiz olsaydı, bu tanımlanmış bir süreç olurdu.

Tahmin ve sürüş söz konusu olduğunda, GPS’e varış noktanızı girersiniz ve en gelişmiş tahmin tekniklerini kullanarak size tahmini bir varış zamanı verir. GPS, mevcut sürüş ve trafik koşullarına bağlı olarak tahminini sürekli günceller.

Buradaki en büyük zorluk, yönetimlerin, bir tahmin belirlendikten sonra bunun nihai olduğunu ve insanların bundan sorumlu tutulduğunu kabul eden yaygın hesap verebilirlik kültürüdür. Bu tam olarak GPS’inize size tahmini bir varış zamanı verdiğinde kontrol edilemeyenleri kontrol etmesi gerektiğini söylemek gibidir.

Çevik hareketin güzel ilkelerinden biri, hikaye noktası tahminlerinin taahhütler değil, gelecekteki iyileştirme için çaba tahminleri olmasıdır. Çevik tahminlerin bir başka yönü de, tahminlerin tasarım, oluşturma, test etme ve kabul dahil olmak üzere bir iş öğesinde yer alan tüm çalışmaları kapsamasıdır.

Zamana Karşı Boyut Tahmini

İşi tamamlamak gereken zamandan ziyade iş parçalarının göreceli boyutlarına bakmaktır.

Bazı görevler ilk tahminlere dayalı olarak tahmin edilirler. Diğer görevler, gereken çabaya dayalı olarak, ancak ilk tahminlere göre tahmin edilir. Zamanla, proje ekibi, giderek daha doğru tahminlere yaklaşan gerçekliği telafi etmeyi öğrenir. Deneyimler, giderek daha doğru tahminler doğurur.

Bilgi birikimi çalışmalarında birçok değişen koşula uyum sağlamamız gerektiğinden, tahmini daha istikrarlı bir şeye bağlamamız gerekir.

Göreceli Tahmine Karşı Mutlak Tahmin

Erken mutlak tahmin aptallıktır çünkü eksik bilgiye dayanır. Göreceli tahmin, deneyim biriktikçe sürekli olarak gelişen tahminlerle daha basit bir yaklaşımdır.

Çevik metodolojiler, göreceli tahmin sürecini kolaylaştırmak için yaklaşımlar sunar.

Temel göreceli tahmin uygulamasının ötesinde, düşünmeyi mutlak terimlerden daha uzağa yönlendirmek için elbise boyutları (S, M, L, XL ve XXL vb.), çeşitli hayvanlar (fare, kedi, geyik, kaplan, fil vb.), Fibonacci dizisi (1, 2, 3, 5, 8, 13, 21…) veya belki de değiştirilmiş bir Fibonacci dizisi (0, 0.5, 1, 2, 3, 5, 8…) kullanılır.

Hayattaki her şeyde olduğu gibi, tahminleme başlangıçta hayal edildiğinden daha karmaşık hale gelebilir. Bir proje hem bilgi hem de görev çalışmasını içerebilir. Bu nedenle, tek bir projede bile, her bir çalışma öğesi, görev veya bilgi odaklı veya belki de ikisinin bir karışımı olarak en uygun kategoriye göre düşünülmelidir.

Sonuç

Mutlak tahminler yapmamız istendiğinde kötü performans gösteriyoruz, ancak göreceli tahminlerde fena değiliz. Göreceli tahmin, ekip ve müşteri arasında tartışma ve müzakereyi tetikleyen daha fazla bilinmeyen olduğunda daha da değerlidir.

Yönetimler tahminlerin göreceli olduğunu anlamalıdır. Geçmiş deneyimlerle tahminlerin gelişeceği ve zaman içinde iyileşeceği gerçeğine alışmaları gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Karar Ağacı Analizi

An Introduction to Quantitative Risk Analysis - ExamsPM.com

Proje yöneticisi ve/veya proje ekibi olarak her gün önemli kararlar almak zorunda kalırsınız. Karar Ağacı Analizi, yapılan seçimlerin hem projeniz hem de kurumunuz için en iyisi olduğundan emin olmak için yapılır.

Karar Ağacı nedir?

Karar ağacı, ilgili seçimlerin potansiyel sonuçlarını açıkça tanımlayan bir diyagram türüdür. Proje yönetiminde karar ağacı analizi, farklı eylemlerin birbirleriyle kolayca karşılaştırmasına ve riskleri, başarı olasılıklarını ve her biriyle ilişkili potansiyel faydaları değerlendirmesine olanak tanır.

Karar ağacının dört ana unsuru vardır:;

  • Karar Düğümleri: Yapılması gereken bir seçimi belirtir.
  • Olasılık Düğümleri: Daire, olasılık düğümünü temsil eder ve olası sonuçları belirtmek için kullanılır.
  • Son Düğümler: Diyagramın sonunu temsil eder ve nihai bir sonucu gösterir.
  • Dallar: Dallar, düğümleri birbirine bağlarlar. Her dal potansiyel bir seçimi temsil eder.

Karar ağacı analizi çalışması tek bir karar düğümü ile başlar. Oradan, çeşitli seçenekleri temsil eden ve potansiyel sonuçları gösteren dallar çizilir.

Karar Ağacı Analizinin Faydaları

Projelerde verilen her karar hem yeni tehditler hem de yeni fırsatlar sunar. Karar ağacı analizi tekniği, her olasılığa daha iyi hazırlanmanıza ve projelerinizin her aşaması için en doğru seçimleri yapmanıza olanak tanır.

  • Netlik: Karar ağaçlarının anlaşılması ve takip edilmesi son derece kolaydır. Doğru yapılandırıldığında, her seçim ve sonuçta ortaya çıkan potansiyel sonuç, mantıksal olarak görülebilir.
  • Verimlilik: Karar ağaçları bilgiyi çok basit bir şekilde sunar, hızlı bir şekilde analiz edilebilir ve önemli kararlar almak için kullanılabilir.
  • Uyarlanabilirlik: Karar ağaçları, yeni fikirleri ve/veya fırsatları değerlendirmek için kolayca uyarlanabilir.
  • Uyumluluk: Karar ağacı analizi tekniği, diğer proje yönetimi metodolojileriyle birlikte kullanılabilir ve projelerinizi yönetirken tam bir esneklik sağlamanıza olanak tanır.

Karar Ağacı Nasıl Kullanılır?

  1. Seçeneklerinizin Her Birini Tanımlayın

İlk adım, önünüzdeki seçeneklerin her birini belirlemektir. Her projenin tamamlanması için birden fazla alternatif (tedarikçi, ürün, risk vb.) olabilir.

Örneğin, malzeme konusunda bir yerli diğeri yabancı iki tedarikçi seçeneğiniz var.

  1. Her Seçenek İçin Olası Sonuçları Tahmin Etme

Her tedarikçi ile ilgili potansiyel sonuçları tahmin etmeniz gerekiyor. Olası sonucu başarı ve başarısızlık olarak ele alacağız.

Yerli tedarikçi daha yakın olduğu için sık ziyaret edilebilecek ve kontrol etme şansınız olacak ancak pahalı. Yabancı tedarikçi ucuz ancak nakliye süreleri uzun.

  1. Her Potansiyel Sonucu İyice Analiz Edin

Parasal tutarlarla çalışıyorsanız, Beklenen Parasal Değer (BPD) formülünü kullanabilirsiniz.

Beklenen Parasal Değer, potansiyel sonucun ortaya çıkma olasılığı ile çarpılmasıyla bulunur. Yurtiçi satıcıyla çalışmanın %80 başarı şansı olduğunu ve 100.000 TL’lik bir kâr getireceğini tahmin ettiysek BPD 80.000 TL olur. Yurtiçi firma ile başarısızlık için %20 olasılıkla 20.000 TL zarar öngörülürse BPD 4.000 TL. olur. Son olarak, yurtiçi firmanın 80.000 TL başarısından 4.000 TL başarısızlık bedeli çıkarılarak 76.000 TL olarak toplam BPD hesaplanır.

Yurtdışı satıcı için aynı süreçten geçtiğimizde BPD 60.000 TL. çıkıyor. Yalnızca BPD’ye bağlı olarak en iyi seçenek yurtiçi satıcı ile çalışmak olarak çıkmaktadır.

BPD, daha nitelikli karar vermenize yardımcı olur.

  1. Eylemlerinizi Optimize Edin

Hangi seçeneğin projeniz için en büyük başarı şansını sağladığını ve en büyük değeri sunan seçeneği belirledikten sonra, proje ile kararları güvenle verebilirsiniz.

Karar ağacı analizi, proje yöneticilerinin öğrenmesi ve kullanması için önemli bir araçtır. Her seçeneği değerlendirmenize ve başarı olasılığı en yüksek olanları seçmeye yardımcı olacaktır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

Proje Yönetiminde W5HH(6N1K) Prensibi

PPT - Managing Software Projects PowerPoint Presentation, free download -  ID:5082345

Barry Boehm, projenin amaçlarını, yönetimini, yapılacak işleri, teknik yaklaşımını ve gerekli kaynaklarını ele almak için bir teknik önerdi. Daha sonra proje özellikleri, tanımı ve projeyi başarılı kılmak için ortaya çıkan planla sonuçlanan soruları derleyip buna W5HH (6N1K) ilkesi adını verdi. Bizim 5N1K diye bildiğimiz yöntemi 6N1K olarak sistemleştirmiş oldu.

W5HH soruları

  • Neden geliştiriyoruz?

Tüm paydaşlar ürünün/projesinin geçerliliğini değerlendirmelidir. Projenin elde edeceği değerin harcanacak para ve eforu haklı gösterip göstermeyeceği sorgulanır.

  • Bu konuda yapılması gereken faaliyetler nelerdir?

Projenin başarıyla tamamlanması için hangi görevlerin yapılması gerektiği belirlenir.

  • Ne zaman yapılmalı?

Proje Zaman Çizelgesi hazırlanarak proje aktivitelerinin ne zaman başlatılacağı ve bitirileceği proje ekibi tarafından belirlenir.

  • Projedeki bu aktivitelerin sahipleri kimlerdir?

Proje ekibindeki rolleri tanımlanır ve her ekip üyesinin sorumluğu belirlenir.

  • Paydaşlar kimlerdir?

Sadece proje ekibinin değil, kullanıcıların, müşterilerin ve diğer tüm paydaşların rolleri ve sorumlulukları belirlenir.

  • Projenin teknik ve yönetsel olarak başarılı tamamlanması ne demektir?

Tüm teknik stratejiler, yönetişim kuralları tanımlanır.

  • Kaynakları nasıl kullanacağız?

Projede yer alan kaynakların hangi oranda kullanılacağı belirlenir.

Bohem’in W5HH ilkesi, geliştirilmekte olan projelerin ölçeği veya zorluğu ne olursa olsun uygundur. Bu sorular, proje ekibi için projenin ana hatlarının planlanmasına yardımcı olur.

W5HH ilkesi, proje yöneticilerinin projelerini daha verimli yönetmesine yardımcı olabilecek bir dizi soruyu özetlemektedir. W5HH’deki her harf, bir proje yöneticisinin yönlendirmesine yardımcı olmak için soru dizisindeki bir soruyu temsil eder. (Beş “W” sorusu ve iki “H” sorusu vardır).

  • Why? – Neden? Niye?Sistem neden geliştiriliyor? Proje ekibini iş nedenlerine odaklar.
  • What? – Ne? – Ne yapılacak? Tamamlanması gereken görevlerin belirlenmesinde yol gösterici ilkedir.
  • When? – Ne zaman? – Ne zaman tamamlanacak? – Önemli kilometre taşlarını ve proje zaman çizelgesini içerir.
  • Who? – Kim? – Her aktiviteden kim sorumludur? – Hangi ekip üyesinin hangi sorumlulukları üstleneceğinin belirlediği yerdir.
  • Where? – Nerede? – Proje ekibi olarak organizasyonel anlamda neredeler? – Diğer paydaşların projede hangi rolleri olduğunu ve bunların nerede bulunduğunu belirlemeniz için size zaman tanır.
  • How? – Nasıl? – Teknik ve yönetimsel olarak iş nasıl yapılacak? – Projenin yönetilmesi için strateji belirlenir.
  • How Much? – Ne kadar? Her bir kaynaktan ne kadar gereklidir? – Projeyi tamamlamak için gerekli kaynak miktarı belirlenir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Kazan-Kazan Yaklaşımı

3 Keys to a Win-Win Negotiation | Conflict Management Skills

PMBOK, Stephen Covey’in sorunlar hakkında diğer insanlarla beraber karar verme konusundaki fikirleriyle güçlü bir şekilde uyumludur. Covey, kazanmanın önemini PMBOK’tan daha fazla önemser. Covey’e göre eğer kazan-kazan bir durum olmazsa anlaşma olmaz. Projelere baktığımızda bu yaklaşım çok ütopiktir. Ancak tüm hedeflere ulaşmaktan ödün vermeme konusundaki genel yaklaşım her ikisi için de çok doğrudur.

Projelerde karar verme sürecini nasıl ele aldığınızın uzun vadeli etkisini dikkate almak çok önemlidir.

Projelerde karar alma sürecinde farklı zihniyetler karşı karşıya gelirler;

  • Kazan-KazanSenin ya da benim yolum değil – bu daha iyi bir yol.
  • Kazan kaybet – Benim yolum olmalı, seninki değil.
  • Kazan – Sen kaybedersin – Benim yolum olmazsa konum, güç vb. kaybedersin.
  • Kaybet – Kazan – Benim yolum değil, senin yolun daha doğru
  • Kaybet – Kaybet – Senin yolun olmasında benim yolum olmasa da olur.
  • Kazan – Sadece kazanmak istiyorum, kimsenin kaybetmesini istemem.
  • Kazan-Kazan veya anlaşma yok – “Anlaşma yok” seçeneğine sahip olmak, her iki tarafın ihtiyaçlarını anlamak için gerçekten çok ileri gitmenize ve kendi gündeminizi zorlamaya çalışmamanızı sağlar.
  • İdeal olarak, Kazan – Kazanan konumda olmak istiyoruz. Sürdürülebilir ilişkiler kurmak ve aynı zamanda gelecekteki durumlar için yatırım yapmaktır. Dürüstlükle, olgunlukla hareket eden ve kendine güven gösteren birini desteklemek daha kolaydır. Güven yaratarak insanlarla ilişki kurmak, kazan-kazan durumuna ulaşmanın anahtarıdır.

Araştırmalar, lider niteliklerinin ve becerilerinin aşağıdakileri içerdiğini ancak bunlarla sınırlı olmadığını göstermektedir;

  • Vizyon sahibi olmakÖrneğin, projenin sonucunu ve hedeflerini tanımlamak ve başkalarına aktarmak
  • İyimser ve pozitif olmak
  • İşbirlikçi olmak
  • İlişkileri ve çatışmaları aşağıdaki şekilde yönetmek:
    • Güven inşa ederek
    • Endişeleri gidererek
    • Konsensüs arayarak
    • Rakip ve karşıt hedefleri dengeleyerek
    • İkna, müzakere, uzlaşma ve çatışma çözme becerilerini uygulayarak
  • Kişisel ve profesyonel ağlar geliştirerek
  • İlişkilerin proje kadar önemli olduğuna dair uzun vadeli bir bakış açısı benimseyerek
  • Politik farkındalığı sürekli geliştirerek ve uygulayarak

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler