Etiket arşivi: akıl

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 1

Eğer bir dilek tutmam istenseydi “bilgi sahibi olmayı” isterdim. Benim istediğim “Bilgi” Einstein gibi dünyayı değiştirecek bir şey olmasada iş bulduracak, birilerine ve kendinize yardım etmenizi sağlayacak, belki daha çok maaş aldıracak, belki sınıf geçirecek olan bilgi, yani sizi hedeflerinize ve isteklerinize ulaştıracak olan bilgi.

“Bilgi”yi edinebilirsiniz ama “hayatınızı değiştirecek” bilgileri öğrenmek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Herkesin bildiği gibi insan beyninin %10’ununu kullanıyor. Eğer bazı teknik ve yöntemleri kullanırsanız bu %10’luk bölümünüzü geliştirebilir ve daha vermli kullanabilirsiniz.

Sağlık

  1. Bacak sallama. Bazılarının otururken bacak salladığını görürsünüz. Neden salladığını sorsanız bilmez. Kan akışınız yavaşsa konsantre olmanız güçleşir. Bir yerde otururken bir-iki dakika bacak sallamanız kan dolaşımınızı hızlandırıp konsantrasyonunuzu artıracaktır.
  2. Kahvaltı. Yaratıcılığın en optimum olduğu zaman olan sabahları kahvaltıyı atlamak beyninizin ihtiyacı olan proteini almamak anlamına gelir. Protein azlığı baş ağrısı yapar.
  3. Hafif öğle yemeği. Ağır öğle yemeği uyku getirir. Eğer öğlenleri kestirebilme şansınız varsa mutlaka kullanın yoksa hafif öğle yemeği yiyin.
  4. Ginkgo biloba. Çin kökenli bir bitki. Nootropic(akıllı ilaç) denen beyinin nörokimyasal ve oksijen üretimini artıran bu tipteki doğal ilaçlar hafıza kayıplarında kullanılmakta. Beyne olan faydaları yüzünden doktor kontrolünde ve kontrollü olarak kullanılabilirler.
  5. Stresi ve Depresyonu Azaltmak. Stres ve depresyon beynini bilgiyi geri çağırma(hatırlama) becerisini azaltır ve öğrenmeyi güçleştirir. Depresyonu azaltmak için açık ve ışıklı bir ortam ile rafine edilmemiş gıdalar işe yarayacaktır.

Denge

  1. Uyumak. Bir probleminiz olduğunda ofisinize yada evde iseniz odanıza gidip kapıyı kapatın. Gözlerinizi ve ışıkları kapatın. Sadece probleme odaklanıp biraz kestirin. Uyandığınızda bir yada daha fazla çözüm ile uyanma olasılığınız oldukça yüksek. Sadece deneyin.
  2. Ara verin. Eğer uzun süre bir yerde oturup tek bir şeye odaklanmışsanız kendi kendinize stres yaratıyorsunuz demektir. Her saat başı 5-15 dakika ara verin. Yada her 90 dakikada bir 20 dakika.
  3. Yürüyüş. Bakış açınızı değiştirmek için yaratıcı beyninizi özgürleştirmeniz gerekir. Bu yüzden ara verdiğinizde yada farklı bir şeyler yakalamak istediğinizde yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  4. Odağınızı değiştirin. Bazen yeterince ara verecek zamanınız olmaz. İşte bu noktada odaklandığınız konuyu değiştirebilirsiniz. Örneğin teknik bir konudan teknik olmayan bir konuya geçmek gibi.

Paylaşın:

Akıl okuma takıntınız var mı?

Eğer, “O bana güvenmiyor,” diye inanıyorsanız aslında onun aklını okuduğunuza ilişkin aptalca bir fikriniz var demektir. O size güvenmediğini doğrudan açıklamadıysa bu sadece sizin kuruntunuzdur.

Aslında bilmediğiniz ve bilemeyeceğiniz bir şeye inanıyorsanız sonuçlarınıda istediğiniz gibi uydurabilirsiniz demektir.

Halbuki işinizi doğru yapabilmek için harcanan efor olsun, kullanılan malzeme olsun, yapılan işler olsun doğru bilgilere ihtiyacınız vardır. Tahmin yada olması gerekenler işinize yaramaz. Fakat insan kendini “akıl okumaktan” kolay kolay kurtaramaz. Benimde sık sık yaptığım bir hata şudur: Özellikle kendimi çok deneyimli yada bilgili bulduğum konularda “akıl okuyup” ve hatta bundan çoğunlukla emin olarak davranmamdır”

Mutlaka en azından bir kez “Senin ne düşündüğünü biliyorum?” demişsinizdir. Aslında bilme ihtimalinizde vardır. Normal zamanlarda kendimizin gerçekten ne düşündüğünü bilebiliyor muyuz onu düşünmek lazım.

Öte yandan “akıl okuma” konusunda kelimeleri ve dilimizi çok kurnazca kullanıyoruz. Şimdi size bir borsa haberi yazayım:

“Son gelişmeler sonucunda hisse senetleri ekonomi otoritelerinin düşüncelerinin aksine yükselirken faiz oranlarında da beklenen düzeyin altına inilmesi iyi kar oranlarının yakalanması yolunu açtı. “

Burada hangi ekonomi otoritelerine danışıldığı berlli değil, faizlere ilişkinde beklenti düzeyi çok belirsiz. Bunu yazan burada kar oranlarının yakalanmasını sadece tahmin etmesine rağmen “kesin”miş gibi belirtmekte.

Akıl okuma cümleleri genellikle şöyle başlar:

• Bunu yapmanın gerçek sebebi şu,

• Böyle söylüyorsun çünkü,

• Sen olsan şöyle derdin

• Ne demek istediğimi biliyorsun

• Şu olmasaydı sen asla böyle yapmazdın

Önemli olan “Nerden biliyorsun?” sorusuna cevap verip veremeyeceğinizdir. Bu yüzden eğer “akıl okumaya” dayalı bir cümle kuruyorsanız bunun sorgulanabileceğini unutmayın. Sorgulandığında yanıt veremediğinizde kötü duruma düşersiniz.

Örneğin:

• Müşterilerimiz böyle bir özellik istemedi, biz onlar için en iyi olanı biliriz.

• Onlar her zaman bütçeyi şişirirler, ben en iyisi %30 keseyim.

• Onlar her zaman bütçeyi keserler, ben en iyi %30 artırayım.

• Mühendşsler bir arada çalışmayı sevmezler. Bu yüzden ya bir arada çalışın diyelim yada hemen gönderelim.

Şimdi etrafınızı daha dikkatli inceleyin. Hem sizin hemde yanınızdakilerin sürekli bir “akıl okuma” peşinde olduklarını göreceksiniz. Benim uyaracağım en önemli nokta bazı şeyleri kuruntu haline getirip sürekli kendinize tekrarlarsanız bir süre sonra gerçekmiş gibi düşünmeye başlarsınız. En yıkıcı ve zarar verende budur.

Paylaşın: