Etiket arşivi: çıplak

Sunmakta, sunum hazırlamakta sanattır!

Etkili sunum hazırlamak artık bir işi doğru yapmak kadar önemli çünkü yaptığınız iş ne kadar iyi olursa olsun satamazsanız anlamı yok.

Size biraz farklı taktikler vermeye çalışacağım;

• Sunumu yaptığınız anı yaşayın ve orada olun. Geleceğe yönelik olacaklar, olabilirlikler gibi sunumunuzun yaratacağı olası etkileri düşünmeyin. Sadece sizi izleyenlere ve sunumunuza konsantre olun.

• İnsanları hayran bırakmaya çalışmayın. Bunun yerine paylaşın, yardım edin, ilham verin, öğretin, bilgilendirin, yol gösterin, motive edin… Ya da dünyalarını bir nebze olsun iyileştirmeye çalışın.

• Işıklar açık olsun. Yeterli ışık mutlaka olmalı. Karanlığa saklanmayın ve gelenlerin en az sesiniz kadar sizi görmekte istediklerini unutmayın.

• Sahnede olduğunuzu unutun. İzleyenlerle aranızdaki engelleri kaldırın, rahatlamaya çalışın.

• Mümkünse uzaktan kumanda ile slaytları değiştirin. Böylelikle odada yada sahnede gezme ve rahatlama şansınız olur.

• Sakın bir şeyleri gizlemeye kalkmayın. Gerek entellektüel açıdan gerekse fiziksel olarak bir şeyleri baştan savma yaptığınız imajı bırakmayın.

• Bilgisayara bağlı olmayın. Bilgisayar çalışmazsa nasıl devam edeceğinizi planlayın. Önemli olan vermek istediğiniz mesaj ve bu konuda teknoloji sizi yarı yolda bıraksa bile pes etmemeniz gerekir.

• Basit olmalı sunumunuz. Basit hedefler, mesajlar ve makul uzunlukta tabiki.

• Eğer küstah, komik vb. sizi farklılaştıran bir tarafınız varsa bunu sunumunuza yansıtabilirsiniz. Eğer öyleryseniz öylesinizdir, saklamayın.

• İnandırıcı ve güvenilir olmalısınız.

• Kurumsal ağız kullanmayın, kendiniz konuşur gibi sunum yapın. Söylediğiniz şeylerden dolayı eleştirilmekten korkmayın. Her zaman birileri “kral çıplak” diyecekler ama siz çıplak değilseniz probleminiz olmayacak.

• Dinleyicileri aktif olarak düşünü, pasif değil. Bu yüzden her türlü soruya hazırlıklı olun.

• Kendinizle barışık olun. Bu sayede pratik yapıp kendinize güveninizi artırabilirsiniz. Dinleyiciler kendine güvenerek konuşanları severler.

• Çok süs sahtelik hissi yaratır. Mesajdan uzaklaştırmak istediğiniz düşünülebilir. Tasarımı düşünün ama süs değil.

• İyi bir yemek nasıl olur düşünün. Malzemelerin dengesi, ısı ve pişirme süresi, yeme zamanı vb. İyi birsunum iyi bir yemek gibidir.

Eminim sizinde çeşitli önerileriniz vardır, paylaşırsanız sevinirim. Burada özellike şu tipte fontlar kullanın, giriş- gelişme- sonuç olsun vb. şekle tabi özellikleri anlatmak istemedim.

Ama iyi bir sunum hazırlamak ve sunumu yapmak konusunda deneyimlerinizide paylaşırsanız sevinirim.

Paylaşın:

Bu kadar mı korkuyoruz çıplaklıktan?

Onsen’ler Japonya’da çok sık rastlayabileceğiniz bizim kaplıca diyebileceğimiz bir tür hamamlar. Ama en önemli özelliği kadın-erkek bir arada gidilmesi. Bir arada çıplak olunması ya da birinin diğerini yıkması Japon kültüründe bir tür iletişimin göstergesi.

Japonlar buna “Hadaka no tsukiai” (Çıplaklıkta İletişim) adını veriyorlar. Böylelikle yapılan sohbetlerde “çıplak gerçeğin” konuşulacağı öngörülüyor. Çıplak iken kimsenin ünvan ya da rütbesi olmuyor ve eşitlik sağlanıyor. Aslında teoride de olsa bu tipte bir iletişim daha dürüst bir iletişimi ortaya çıkardığına inanılıyor.

Peki biz işimizde ve arkadaşlıklarımızda ne kadar çıplağız?

Biz gerçekten dürüst olmayı neden tercih etmiyoruz? Yoksa yüzyıllarca neredeyse dünyayı alt eden cesaretimiz kalmadı mı? Oyunun kuralları bu kadar mı değişti?

Çünkü birilerinin bizi eleştirmesinden, yargılamasından veya argo tabiriyle bize “gol atmasından” korkuyoruz. Başkalarının ne düşüneceğini çok fazla düşünüyoruz. Diğer insanların görünmeyen baskısını her an üzerimizde hissediyoruz. Bu yüzden ne fazla konuşmayı nede fazladan iletişimi tercih ediyoruz. Ettiğimizde de gerçekten samimi olmuyoruz. Ketumluğu bilgiye saygıdan değil ya kurnazlıktan yada korkudan tercih ediyoruz.

Karşımızdaki herkes kötü, bizim açığımızı arıyor yada diyelim ki karşımızdaki herkes paparazzi ve elinde fotoğraf makinası ile bizim çıplak kalacağımız anı bekliyor. Daha sonra flaşlar patlıyor. Sonra birileri ayıplıyor, birileri gülüyor, birileri ilgilenmiyor, birileri kızıyor. Sizin korktuğunuzda bu. Halbuki söylediğiniz yada yaptığınız şey aslında sadece GERÇEK.

Size küçükken anlatılan masallarla dünyanın en mutlu insanı olurken şimdi geldiğiniz noktada olgun, belirli konularda deneyim ve bilgi sahibi olarak anlatılan birçok şeyden sıkılıyorsunuz. Ama insanlar gerçekleri seviyorlar. Örneğin şimdi blog’lar çıktı, çoğunlukla GERÇEK’lerin yer aldığı yerler. Artık okuyucular blogları tercih ediyorlar. Bu yüzden bloglar yada blogger’lar ÇIPLAK iken güzeller.(yanlış anlaşılmaz umarım)

Bu biraz yarım kalan bir yazı oldu ama sizlerin devamını getirmenizi bekliyorum. Sizce neden dürüst olamıyoruz?

Paylaşın: