Etiket arşivi: ışık

Işığı Yanan Evler

Kaynak: Prof. Dr. Saffet Solak’ın bir hatırası

Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya’ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer.

Gittiğim ilk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan Hacı anneye sıkılarak: “Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?” dedim.

Hacı anne:”Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz” dedi. Merak ettim, tekrar sordum: “Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?”

Hacı anne: “Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, “ışığı yanan bir ev” bulsun diye bekliyoruz.”

Konya Ovası’nda, yada bir başka yerinde Türkiye’nin, trenden inen yabancılar için “Işığı yanan evler” yerinde hâlâ duruyor mudur? Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı? Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler? Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler. Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şâir öyle diyordu: “Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler.” Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler? Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?

Paylaşın:

İyi bir uyku için yapmanız gerekenler

Eğer uyku problemi çekiyorsanız, yani uyuyamıyor, sık sık uyanıyor, sabahları kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız uyku miktarınızı ve kalitenizi yükseltmeniz gerekir.

Yatmadan önce birşeyler atıştırmayın. Özellikle şeker ve karbonhidrat içeren şeyleri. Eğer böyle yaparsanız uykuda iken kan şekeriniz düşecek (hypoglycemia) ve uyuyamıyabileceksiniz.

Olabildiğince karanlıkta uyumaya çalışın. Eğer odada ışık olursa 24 saatlik vücut ritminizi, melatonin** ve seratonin* üretiminizi bozabilir. Hatta banyoya gittiğinizde eğer mümkünse ışığı açmayın. Eğer birden ışık açarsanız bu uyumanız için gereken melotoninin üretiminin durmasına yol açabilir.

Yatağınızın karşısında TV olmasın. (Hatta becerebilsek tüm evimizden çıkarabilsek çok daha iyi olacak.) TV, beyninizi sürekli uyardığı için uyumanızı geciktirecektir.

Eğer ayaklarınız üşüyor yada soğuksa çorapla yatın. Eğer dolaşımınızda bir zayıflık varsa vücudunuzda soğuğu ilk önce ayaklarınız algılar. Hatta bunun gece sık uyanmalarla ilgisi olduğu yönünde iddialar mevcut.

Sizi rahatlatacak bir şeyler okuyup, dinleyin. Sakın kafanızı kurcalayacak, beyninizi yoracak şeyler olmasın.

Günlük tutun. Yatmadan önce kafanızdaki ve o gün yaşadığınız herşeyi günlüğünüze yazarak, kafanız boş ve rahat bir biçimde yatabilirsiniz.

Olabildiğince erken yatın – Özellikle adrenalin, kendini yenileme ve yüklemeyi gece 23:00 ile 01:00 arasında yapmakta. Aynı saatlerde toksinlerde salınmaktadır. Eğer o saatlerde uyanıksanız toksinler tekrar dolaşım sisteminize girmekte ve sağlınıza zarar vermektedir. Güneş battıktan kısa bir süre sonra uyumak oldukça sağlıklı bir yöntemdir.

Yatak odanızda elektromanyetik şeyler bulundurmayın. Özellikle cep telefonunuzu odanızın dışında bırakın. Elektromanyetik alan serotonin ve melotonin sagılanamasını azaltırlar.

Yatak odanızın ısısı 21-22 dereceyi geçmemeli. Küçük bir termometre alarak odanıza koyabilirsiniz. Çok sıcak odalar uyumayı zorlaştırır.

Yatmadan en az 3 saat önce akşam yemeğinizi yemiş olmalısınız. Böylelikle melatonin ve serotonin üretimini artırmış olursunuz.

Birkaç meyva yemek Tryptophan, “Calming chemical” rahatlatıcı kimyasal adı verilen serotonin maddesini beynin salgılamasını sağlar.

Kullandığınız ilaçların prospektüslerini mutlaka okuyun. Uyarıcı etkisi olan ilaçlar uyumanızı engelleyebilir.

Kafein almayın. Bazı bünyeler kafeinden geçde olsa etkilenmektedir. Yani değil yatmadan önce öğleden sonra içilen bir kahve bile uykunuzu kaçırmaya yetebilir.

Saat vb. cihazları yatağınızdan en az 2 metre uzağa taşıyın. Saati özellikle göremeyeceğiniz bir yere koyun.

Alkolden kaçının. Alkolün uyuşturucu etkisi geçtiğinde uykuya dalmak zorlaşır. Ayrıca alkol derin uykuya geçmenizi engeller.

Kilo verin. Fazla kilo gece uykularını olumsuz etkiler .

Hassas olduğunuz yada sizi olumsuz etkileyen gıdalardan uzak durun. Ör. Gaz yapan yada mideağrısı yapan diye örnek verebilirim.

Yatağa girmeden en az 2 saat önce son sıvıyı alın. Böylelikle tuvalet ihtiyacınızı yani gece uyku ortasında kalkmayı minimize etmiş olursunuz.

Yatmadan önce sıcak bir duş alın. Unutmayın çok sıcak su-buhar beyninize zarar verebilir.

Uyku saatinizi değiştirmeyin. Hergün ve hatta haftasonları bile yatma ve kalkma saatlerinizde düzenli olun. Böylelikle vücudunuzun uyku ritmini yakalamasını sağlamış olacaksınız.

Düzenli egzersiz yapın. Hergün 30 dakika egzersiz iyi bir uykuya yardımcı olacaktır. Yatmaya yakın yaparsanız uykunuzu kaçıracaktır. En iyisi sabah yapılan egzersizdir.

Diyelim ki uykunuzu bir düzene oturttunuz. Şimdi sıra sabahları kendinizi uyandıktan sonra iyi hissetmekte.

*Serotonin uykuyu, seksüel enerjiyi, ruh halini, ani ve aşırı istekleri ve iştahı düzenler. Düşük serotonin miktarı, sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine yolaçabilir. Vücuttaki serotonin miktarını arttırmanın yollarından birisi, şeker ve karbonhidrat açısından zengin yiyecekler yemektir.

**Melotonin – uyku hormonu

Paylaşın:

Sunmakta, sunum hazırlamakta sanattır!

Etkili sunum hazırlamak artık bir işi doğru yapmak kadar önemli çünkü yaptığınız iş ne kadar iyi olursa olsun satamazsanız anlamı yok.

Size biraz farklı taktikler vermeye çalışacağım;

• Sunumu yaptığınız anı yaşayın ve orada olun. Geleceğe yönelik olacaklar, olabilirlikler gibi sunumunuzun yaratacağı olası etkileri düşünmeyin. Sadece sizi izleyenlere ve sunumunuza konsantre olun.

• İnsanları hayran bırakmaya çalışmayın. Bunun yerine paylaşın, yardım edin, ilham verin, öğretin, bilgilendirin, yol gösterin, motive edin… Ya da dünyalarını bir nebze olsun iyileştirmeye çalışın.

• Işıklar açık olsun. Yeterli ışık mutlaka olmalı. Karanlığa saklanmayın ve gelenlerin en az sesiniz kadar sizi görmekte istediklerini unutmayın.

• Sahnede olduğunuzu unutun. İzleyenlerle aranızdaki engelleri kaldırın, rahatlamaya çalışın.

• Mümkünse uzaktan kumanda ile slaytları değiştirin. Böylelikle odada yada sahnede gezme ve rahatlama şansınız olur.

• Sakın bir şeyleri gizlemeye kalkmayın. Gerek entellektüel açıdan gerekse fiziksel olarak bir şeyleri baştan savma yaptığınız imajı bırakmayın.

• Bilgisayara bağlı olmayın. Bilgisayar çalışmazsa nasıl devam edeceğinizi planlayın. Önemli olan vermek istediğiniz mesaj ve bu konuda teknoloji sizi yarı yolda bıraksa bile pes etmemeniz gerekir.

• Basit olmalı sunumunuz. Basit hedefler, mesajlar ve makul uzunlukta tabiki.

• Eğer küstah, komik vb. sizi farklılaştıran bir tarafınız varsa bunu sunumunuza yansıtabilirsiniz. Eğer öyleryseniz öylesinizdir, saklamayın.

• İnandırıcı ve güvenilir olmalısınız.

• Kurumsal ağız kullanmayın, kendiniz konuşur gibi sunum yapın. Söylediğiniz şeylerden dolayı eleştirilmekten korkmayın. Her zaman birileri “kral çıplak” diyecekler ama siz çıplak değilseniz probleminiz olmayacak.

• Dinleyicileri aktif olarak düşünü, pasif değil. Bu yüzden her türlü soruya hazırlıklı olun.

• Kendinizle barışık olun. Bu sayede pratik yapıp kendinize güveninizi artırabilirsiniz. Dinleyiciler kendine güvenerek konuşanları severler.

• Çok süs sahtelik hissi yaratır. Mesajdan uzaklaştırmak istediğiniz düşünülebilir. Tasarımı düşünün ama süs değil.

• İyi bir yemek nasıl olur düşünün. Malzemelerin dengesi, ısı ve pişirme süresi, yeme zamanı vb. İyi birsunum iyi bir yemek gibidir.

Eminim sizinde çeşitli önerileriniz vardır, paylaşırsanız sevinirim. Burada özellike şu tipte fontlar kullanın, giriş- gelişme- sonuç olsun vb. şekle tabi özellikleri anlatmak istemedim.

Ama iyi bir sunum hazırlamak ve sunumu yapmak konusunda deneyimlerinizide paylaşırsanız sevinirim.

Paylaşın: