Etiket arşivi: dedikodu

Etrafınızda neler olup bittiğinin farkında mısınız?

Şöyle konuşmaları sık sık duyarız “Bu kız yeni mi işe başlamış? Alt kata taşınanlar nereliymiş? Marketin sahibi jeep almış, duydun mu?” Bunlar aslında çevrenizdeki insanların etrafları ile ne kadar ilgili olduklarına bağlı olarak derinleşebilecek bir konuşmanın giriş cümleleridir.

Birde bu tipte yeni gelenlere, bir şey almış olanlara karşı merakını yenemeyip onlara soru soranlar vardır: Nerelisiniz, Ne zaman geldiniz? Çocuğunuz var mı? Ne işle meşgulsünüz gibi. Aslında bu soruların amacı diğer meraklıların sorularına yanıt verebilemektir. Bu şekilde “doğal muhtarlığa” bürünmüş bir çok kişiyi etrafınızda görebilirsiniz.

Bu kişiler şirketlerin sigara içilen yerlerinde, çay ocaklarında, servislerde ve arkadaş toplantılarında şirket içi tüm bilgiye sahip olurlar. Kim ne kadar maaş alıyordan tutun, kim kimle berabere kadar herşeyi bilirler. Aynı rolü gerek oturduğunuz muhitte gerekse sitenizdede üstlenen birileri mutlaka vardır.

Başkalarının hayatına duyulan bu ilgiyi hep merak etmişimdir. Belkide ben hiç merak etmediğim için bana ters geliyor ama gerçekten ilginç bir durum.

Bu kişiler size bir seri soru sorduktan ya da sizinle ilgili başkalarından bilgi topladıktan sonra çıkarımlara başlarlar. Mükemmel bir istihbarat ağı kurulmuştur ve bu işe soyunanlar belkide tecrübeleri sebebi ile sizinle ilgili aldıkları bilgiler sonrasında “yorum” yapmaya başlarlar. İşte bu noktada çok dikkatli olmalısınız çünkü sizinle ilgili ilk not verilmek üzeredir. Çok güleryüzlü, sevecen olmakla suratsız ve nemrut olma damgasını her an yiyebilirsiniz.

Bu insanlar genellikle iletişim gücü yüksek, sıcak kanlı insanlardır. Diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanmadıkları gibi karşılarındakilerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak her şeyi anlattırırlar. Aslında çoğu gevezedir ve kendileri ile ilgili şeyleride paylaşırlar ve karşılıklı bir gizlilik anlaşması doğal olarak oluşur.

Şimdi kendinizi şirket içi her şeyi bilen biri olduğunuzu düşünün. Herkesin her şeyinden haberiniz var. Kim kaytarıyor, gönül ilişkileri, belki hırsızlık-sustimal gibi, herşeyden haberiniz var. Ne yapardınız yada bunu nasıl lehinize çevirirdiniz?

Öncelikle objektif olarak her şeyi aynı olağanlıkla kabul ederek dinlemelisiniz.Tepkisel olmak size bu bilginin gelişini engeller. Karşınızdakine güven vermelisiniz.

Sizin aleyhinizde bir şey olsa bile sakinliğinizi korumalı ve akılcı olarak ne yapmanız gerektiğini sakince düşünmelisiniz.

Bazı şeyleri bilmiyor gibi görünmek gerekebilir. Özellikle yapılanı tam olarak anlayıp, tam ve doğru müdahaleyi yapana kadar.

Önemli olan olası zararları ortaan kaldırmak yada minimize etmek ise çok dikkatli davranmalısınız. Her zaman gülümsemeli, bir poker oyuncusunun sakinliğinde elinizdekini asla kaşınızdakine belli etmemelisiniz.

Öğrendiğiniz şeylerin altında nelerin yattığını öğrenmeye çalışmak kalıcı çözümler üretmenin tek yoludur. Birileri işten kaytarabiliyorsa bu onun yetki ve sorumluluk alanı ile ilgili bir problem olabilir, ya da şirketi gerçekten sevmiyor olabilir. Şirketi sevdirmek için ne yapılabilir bunu düşünmek gerekir.

Mümkün olduğunca her şeyin yeryüzüne çıkması için gereken şeffaflık yada samimiyeti göstermelisiniz.

Herşeyi bilmesenizde “farkında olmaya” çalışmalısınız.

Paylaşın:

Akrabaya küsülür mü?

Akrabalıkta ki özellikle birinci derece yakınınız ise söz konusu olan özel bir bağ vardır aranızda. Sizin değiştiremeyeceğiniz ve sizin karar vermediğiniz bir birliktelikten doğan bir bağ. Birçoklarından şöyle duyarsınız “Her ne kadar zarar görsede o bağ hep sizi birleştirir” diye. Ben aksini yaşadım ve yaşıyorum.

Akrabalık ilişkisi çok yakın arkadaşlıklarda olduğu gibi güven, destek, iletişim, sadakat, anlayış, empati ve kendini özel hissetmeye dayanır.

Ve siz akrabalarınızdan özellikle birinci derece yakın olanlardan belirli bir kalite beklersiniz. Arkadaşça yaklaşımlar, paylaşım, yardımseverlik, hal-hatır sorma vb. aslında sayamadığım daha pek çok şeyi beklersiniz.

Ama bazen akraba bile olsa bardağın dolu tarafını görmek yetmez, pozitif olmak yetmez, iyi niyet yetmez bu ilişkiyi kesmek zorunda kalırsınız.

1. Size zor zamanlarınızda yardımcı olmuyorsa

Akrabalık güzel zamanlarda birlikte iyi vakit geçirmek demek değildir. Zor zamanlarda destek olmaktı. Eğer sizin ihtiyacınız olduğunda sizin yanınızda değillerse bu iyi bir şey değildir.

2. Sadece ihtiyaçları olduğunda sizi arıyorlarsa

Bazen bir “merhaba” nın verceği motivasyonu hiç bir şey veremez. Bu yüzden akrabalık arada bir arayı “nasılsın, iyi misin, bir şeye ihtiyacın var mı?” gibi gündelik hayatın ayrılmaz klişeleri ile çok daha güçlenebilir. Ama sadece ihtiyacı olduğunda arayan akrabalarınız varsa “yaptığınız iyilik göreviniz haline gelmiştir” unutmayın.

3. Size yalan söylüyorlarsa

Yalan belki yabancılar söz konusu olduğunda gerekebilir. Ama akrabalar küçükte olsa büyükte olsa birbirlerine yalan söylememeliler. Yalan ile giden güven “beyaz kağıttaki mürekkep lekesi” gibidir, asla çıkmaz.

4. Sizinle bir şeyleri paylaşmıyorlarsa

İyi yada kötü, duygu, haber yada bir etkinlik farketmeksizin iyi bir akrabalık ilişkisi eğer taraflar birbirlerini seviyor ve biribirleri ile birlikte olmaktan keyif duyuyorlarsa paylaşmaya dayanır. Paylaşma yoksa sevgi ve birlikte olma azalmıştır diyebiliriz. Eğer sadece “eski günleri konuşmaya başladığınızı farkedersiniz” durup bir düşünün neden yeni şeyleri konuşamıyoruz diye.

5. Dedikodu yapıyorsa

Sizin yüzünüze gülüp dışarıda arkanızdan iş çeviriyorsa yada akraba olmayan yabancılara ailenizie özel şeyleri umarsızca açıklıyorsa bir problem var demektir. “Çok konuşmak” özellikle akrabaların yabancılarla aileleri ile ilgili olmak kaydı ile çok zarar verici olabilir.

6. Rekabet varsa

Eğer akrabalar birbirlerini kıyaslıyor, bir rekabet içerisinde gösteriş yapıyorlarsa bu da zarar verir.

Bazen kardeşinizin, amcanızın, teyzenizin yüzüne baktığınızda onun yüzünde diğer akrabalarınızı ve hatta kaybettiklerinizi görürsünüz. Bu yüzden gidenlerin en büyük izleri kalanların yüzünde kalır. Eğer benim gibi ağabeyi gibi birinci derece yakınız ile bir türlü iletişim kuramıyorsanız, aranıza egolar, alkol vb. şeyler giriyorsa lütfen bir daha düşünün.

Paylaşın: