Etiket arşivi: iletişim

İmalı suçlamalarla baş etme

Bazıları dillerini akıllıca kullanarak bizim bam telimize basarlar. İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Başka ne yapılabilir?

Canan toplantıda içinde kopan fırtınayı sezdirmedi. Toplantının sonunda Tarkan’a “Dikkatli ol” dedi

“İstersen ofisime gidelim.” dedi Tarkan
Kısa bir yürüyüşten sonra Tarkan’ın ofisine geldiler, kapıyı kapatıp oturdular.
“Aslında problem Agro’nun başarısız olacağına dair bir etki yaratmış olman” dedi Tarkan.
“Eğer Belgin’i değiştirmeseydik o zaman…”
Tarkan durdurdu.

“Dinle. Fazlası var. Ben de aynı fikirdeyim ama benim sıkıntım bu konuda senin nasıl ilerleyeceğin. Seni 3 konuda izledim; Birincisi, hata yapacağımız varsayımı ile devam edemeyiz. İkincisi, yaptığımız görüşmeler her iki taraf içinde geri besleme sağlayabilecek şekilde olmalı ve son olarak tüm fikirler dinlenmeli. Üçüncüsü, eğer bir fikir gerçekten kötü ya da kullanışsız ise bu fikri veren kişiye yansıtılmamalı. Bu işi istemeden zorla destek verenlerden veya farklı konulara yapışanlardan kopararak başaracağız.”

Canan sessizce oturuyordu.

Tarkan’ın 3 koşul ile Canan’a dolaylı olarak atağa geçmesi enteresan bir durumdu. Eğer kabul ederse suçunu itiraf etmiş olacaktı. Eğer karşı koyarsa bu sefer de savunmaya geçmiş olacak imalı suçlamayı güçlendirmiş olacaktı. 3 tane imalı suçlama vardı;

Hata
Canan projenin başarısız olacağına inanıyordu

Geri Besleme
Canan tek yönlü iletişimde dayatıyordu.

İsteyerek vermemek
Canan ve Tarkan farklı düşüncelere sahiptiler fakat istemeyerek verme, yapışma, saldırı veya yansıtma yoktu. Tarkan bu konularda Canan’ı suçlamıştı. Bu suçlama, mesajın kendisindeki yalanları da koruyordu. 

Canan uymamayı tercih etti. Bir sonraki gün, bu konu üzerinde düşündükten sonra
Tarkan’a: “Agro’nun başarısız olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bu konuda seni ikna etmek için ne söylemem gerektiğini bilmiyorum ama başarısız olacağına kesinlikle inanmıyorum. Komiteye tüm desteğimi vereceğim. İletişimde yaşadığımız problem ise muhtemelen benim işin başından beri olmamam.

“Herşeye rağmen seni duyuyorum ve bahsettiğin 3 gerekliliğin ekipteki herkes için bir gereklilik olduğunun farkındayım. Yeni olan şeyleri bulmaya her zaman açığım ve eminim gelecekte bizim için birçok fırsat var ve zaman geçtikçe neler olduğunu göreceğiz. ”

Canan, komiteye tam zamanlı katılmasından çok olmamasının maliyetinin yüksek olacağının altını çizdi. 

İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Savunmaya geçmek yerine beklenmedik bir yanıt vererek pozisyonunuzu güçlendirin ve kendinizi daha rahat hissedeceğiniz bir pozisyona geçin. Buradan manzara daha iyi olacaktır.

Paylaşın:

Etkili Proje Yönetimi İçin Liderlik Yetenek ve Becerileri – 2

EProje Yöneticisi İletişim Becerileri

Sözlü ve yazılı iletişim becerileri, proje ekibi ve organizasyon düşünüldüğünde “bilginin” yukarı, aşağı ve yatay akışı için çok önemlidir. Proje yöneticileri tarafından belirsiz, net olmayan ve sessiz iletişim, projeler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Proje Yöneticilerinin iletişim becerilerini değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Vizyon (proje hedefleri, planları ve öncelikleri vb.) açıkça anlaşılmış mıdır?
  • Rol ve sorumluluklar (karar alma mekanizmaları, problem çözümü, değişiklik yönetimi vb.) herkes tarafından açıkça anlaşılmış mıdır?
  • Proje ile ilgili güncellemeler güncel, doğru ve eksiksiz midir? İlgili paydaşlarla paylaşılmış mıdır?
  • Paydaşlar, projenin başarısı için nerede bulunduklarının farkındalar mıdır?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, proje yöneticisi iletişim becerilerinin iyi olduğunu göstermektedir.

Proje Yöneticisi Bütünlüğü

Bütünlük, yaşamın her alanında, özellikle de liderlik rollerinde önemlidir. Eylemler, sözlerden daha güçlüdür, adiliyet ve samimiyeti göstermelidirler. Proje yöneticileri her zaman “sahnededirler”. Eylemler ve sözler belirgin olmasa da sürekli incelenirler. Bu noktada Proje yöneticileri büyük sorumluluk üstlenirler. Dürüst ve özverili olmaları etraflarındakilere ilham verir ve ekiplerini başarılı bir şekilde yönlendirmeleri için ihtiyaç duydukları saygıyı göstermelerini sağlar. Proje yöneticisi bütünlüğünü değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Proje ekibi üyeleri ve yöneticiler proje yöneticisine güveniyor mu?
  • Proje yöneticisi örnek teşkil ediyor mu?
  • Proje yöneticisinin kararları anlamlı mı? Nesnel, rasyonel ve tarafsız mı?
  • Sorunlar ve bunlara bağlı çatışmalar durumunda Proje Yöneticisi adil, nesnel ve kendi lehine olmayan kararları kabul ediyor mu?
  • Ekip üyeleri proje yöneticisine sadıklar mı?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, bütünlüğüne sahip bir proje yöneticisinin işaretleridir.

Yarın: Proje Yöneticisi Coşkusu, “Yapabilirim” Tutumu ve Empati

Paylaşın:

Etrafınızda neler olup bittiğinin farkında mısınız?

Şöyle konuşmaları sık sık duyarız “Bu kız yeni mi işe başlamış? Alt kata taşınanlar nereliymiş? Marketin sahibi jeep almış, duydun mu?” Bunlar aslında çevrenizdeki insanların etrafları ile ne kadar ilgili olduklarına bağlı olarak derinleşebilecek bir konuşmanın giriş cümleleridir.

Birde bu tipte yeni gelenlere, bir şey almış olanlara karşı merakını yenemeyip onlara soru soranlar vardır: Nerelisiniz, Ne zaman geldiniz? Çocuğunuz var mı? Ne işle meşgulsünüz gibi. Aslında bu soruların amacı diğer meraklıların sorularına yanıt verebilemektir. Bu şekilde “doğal muhtarlığa” bürünmüş bir çok kişiyi etrafınızda görebilirsiniz.

Bu kişiler şirketlerin sigara içilen yerlerinde, çay ocaklarında, servislerde ve arkadaş toplantılarında şirket içi tüm bilgiye sahip olurlar. Kim ne kadar maaş alıyordan tutun, kim kimle berabere kadar herşeyi bilirler. Aynı rolü gerek oturduğunuz muhitte gerekse sitenizdede üstlenen birileri mutlaka vardır.

Başkalarının hayatına duyulan bu ilgiyi hep merak etmişimdir. Belkide ben hiç merak etmediğim için bana ters geliyor ama gerçekten ilginç bir durum.

Bu kişiler size bir seri soru sorduktan ya da sizinle ilgili başkalarından bilgi topladıktan sonra çıkarımlara başlarlar. Mükemmel bir istihbarat ağı kurulmuştur ve bu işe soyunanlar belkide tecrübeleri sebebi ile sizinle ilgili aldıkları bilgiler sonrasında “yorum” yapmaya başlarlar. İşte bu noktada çok dikkatli olmalısınız çünkü sizinle ilgili ilk not verilmek üzeredir. Çok güleryüzlü, sevecen olmakla suratsız ve nemrut olma damgasını her an yiyebilirsiniz.

Bu insanlar genellikle iletişim gücü yüksek, sıcak kanlı insanlardır. Diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanmadıkları gibi karşılarındakilerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak her şeyi anlattırırlar. Aslında çoğu gevezedir ve kendileri ile ilgili şeyleride paylaşırlar ve karşılıklı bir gizlilik anlaşması doğal olarak oluşur.

Şimdi kendinizi şirket içi her şeyi bilen biri olduğunuzu düşünün. Herkesin her şeyinden haberiniz var. Kim kaytarıyor, gönül ilişkileri, belki hırsızlık-sustimal gibi, herşeyden haberiniz var. Ne yapardınız yada bunu nasıl lehinize çevirirdiniz?

Öncelikle objektif olarak her şeyi aynı olağanlıkla kabul ederek dinlemelisiniz.Tepkisel olmak size bu bilginin gelişini engeller. Karşınızdakine güven vermelisiniz.

Sizin aleyhinizde bir şey olsa bile sakinliğinizi korumalı ve akılcı olarak ne yapmanız gerektiğini sakince düşünmelisiniz.

Bazı şeyleri bilmiyor gibi görünmek gerekebilir. Özellikle yapılanı tam olarak anlayıp, tam ve doğru müdahaleyi yapana kadar.

Önemli olan olası zararları ortaan kaldırmak yada minimize etmek ise çok dikkatli davranmalısınız. Her zaman gülümsemeli, bir poker oyuncusunun sakinliğinde elinizdekini asla kaşınızdakine belli etmemelisiniz.

Öğrendiğiniz şeylerin altında nelerin yattığını öğrenmeye çalışmak kalıcı çözümler üretmenin tek yoludur. Birileri işten kaytarabiliyorsa bu onun yetki ve sorumluluk alanı ile ilgili bir problem olabilir, ya da şirketi gerçekten sevmiyor olabilir. Şirketi sevdirmek için ne yapılabilir bunu düşünmek gerekir.

Mümkün olduğunca her şeyin yeryüzüne çıkması için gereken şeffaflık yada samimiyeti göstermelisiniz.

Herşeyi bilmesenizde “farkında olmaya” çalışmalısınız.

Paylaşın:

Bir işyerinde kimler yükselebilir?

Torpili olan, patronun sevdiği, dalavereci olanların vb. yükseldiğini söyleyebilirsiniz ama ben size gerçek anlamda yükselmekten bahsedeceğim. Bir de “Neden yükselemiyorum herşeyim tamam” diyenlere de belki bir mesaj olacak bu yazı.

Bakalım neler gerekiyormuş;

Yazılı İletişim – “Okumayanlar iyi yazamazlar” diye bir inanışım oldu bugüne kadar. Gerçekten kitap okumanın güzel yazı yazmanın anahtarı olduğunu düşünür ve eğitimlerime katılanlarla bu düşüncemi tartışırım. Eğer bir yazı, eposta vb. yazacaksanız öncesinde iyice düşünüp tasarlamalı, gramer hatalarına yer vermemeli(bazen çok hızlı yazmaktan benim en sık yaptığım hatadır, -de ve -da’ları unutmayalım:) ve mutlaka yazdıktan sonra size ne kadar zor gelsede okuyup kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Sözlü İletişim – Bir tek kişiye veya 100 kişiye konuştuğunuzda aynı netlikte ve açıklıkta olmanız gerekir. Sakın “ıııııı” lamayın. Spesifik jargonları özellikle işinize ait olanları kullanmamaya gayret edin. Internet teknolojisinden uzak birine “10 MB çıkış gücümüz var” derseniz yüzünüze şaşkın şaşkın bakacaktır. Anlaşılır olmak iletişimin en önemli unsurudur. 6 ay Amerika’da kalıp Türkçesini unutanlar(hatta Amerikan şirketinde çalıştığı için Türk gibi davranmayı unutanlar) gibi güzel Türkçemizi zedelemeyelim bu arada. Hatta aynanın karşısında konuşurken nasıl göründüğünüze bakamanızı öneririm.

Kendi kendine başlayan olmak – Eğer size bir iş verilmişse bunu en erken ve en iyi şekilde bitirmeye çalışmalısınız. Size verilen işi sadece size söylendiği kadarıyla yapıp farketmenize rağmen söylenmemiş tarafları dışarıda bırakırsanız iyi niyetinizden şüphe duyulabilir. Siz size verilen bir işi yaparken doğal olarak ortaya çıkan bir takım işleri farkettiğinizde bunlarıda sahiplenip yapmaya başlamalısınız. Yöneticiler “durumdan görev çıkaran” çalışanları severler.

Kaliteli iş yapmak – Örneğin bir hemşire iğne yapacağı zaman ona nasıl yapması gerektiğini söyleyemezsiniz. Aynı hemşire sizin canınızı yakarakta o iğneyi yapabilir, hiç hissettirmeden de yapabilir. Sonuç sizin ilacı almanızdır ancak iğnenin nasıl yapıldığı da önemlidir. İşinizi kaliteli ve doğru yapmanız gerekir.

İyi Dinleyici Olmak – Her zaman kulaklarınız açık olsun. Gerçekten dinlemeniz önemlidir, dinler gibi yapmak değil. Dinlediğiniz şeyleri değerlendirin anlamadığınızı sorun. İletişimin diğer yarısı olan dinlemek çok önemlidir. İyi dinleyip dinlemediğinizi anlamnın yolu herhangi bir dinleme sonrasında anladığınızı geir ifade etmeye çalışmaktır. Emir tekrarı gibi.

Dedikodu yapmayın – Türkiye’de çok zor biliyorum ama dedikodu yapan “çok konuşan” damgası yer. “Ketumluk” çoğu zaman en iyisidir. Siz ne olup bittiğini dinleyin ama bunları başkalarına anlatmayın.

Nasıl davranacağını bilmek – Toplantılarda, işyerinde, müşteri ve patronla görüşmelerinizdeki tavrınız çok önemlidir. Kime nasıl davranacağınızı iyi bilmeniz gerekir.

Sözünü Tutmak – Mutlaka ve mutlaka sözünüzü yerine getirin. Getiremediğiniz durumlarda mutlaka nedenini açıklayın. Tutamayacağınız sözleri asla vermeyin ve yapamayacağınız işlerin üzerine ben yaparım diye atlamayın.

Dürüst olmak – İnsanlar sizin dürüst olduğunuzu düşünürlerse size güvenirler. Eğer “bu içten pazarlıklı bunun kafasında başka şeyler vardır-hidden agenda” düşüncesi olursa bir yere varamazsınız. Güvenilirliğiniz en büyük sermayenizdir ve güvensizlik yaratırsanız bu beyaz kağıda düşen mürekkep gibi asla silinmez.

İşbirlikçi olmak – Yanlış anlamayın, diğer ekip üyeleriyle ve iş arkadaşlarınızla beraber iş yapma konusundaki hevesinizden bahsediyorum. Sizinle çalışmak kolay olursa tercih edilen biri olursunuz.

Bilgili olun – Bilmediğiniz konularda konuşmayın, atıp tutmayın. Kendi sorumluluk alanınızla ilgili olarak “Bilmiyorum, ben öğrenip size döneyim” demeyecek şekilde işinize hakim olmanız gerekiyor. Her konuda uzman olamayacağınızı unutmayın, kendi konunuzda açıklayıcı ve bilgi verici olmalısınız.

Çevik olmak – İyi liderler edindikleri bilgiyi hızlıca analiz edip karar alırlar.

Dakik olmak – Geç kalmak zamanınızı iyi yönetemediğinizi gösterir. Olabiliyorsa işleri “erken” bitirmeye çalışın. Bitirdiğiniz işleri erken bitti diye bekletmeyin

İmaj önemlidir – İlk görüşte bırakılan imaj çok önemlidir. Düzgün ve temiz giyinmek, duruma ve yere göre giyinmek, bakımlı görünmek önemlidir. İşiniz her ne olursa olsun kendinize bakmanız gerekir.

Kalıplarınızdan çıkın – Farklı insanlarla görüşmeler yapın. Kendi biriminiz, işyeriniz dışındaki insanlarla rahat iletişime geçebilmeniz önemlidir.

İşi öğrenin – Şirketinizin ana işini öğrenin. İşini yapabilmek için şirketinizin nelere ihtiyaç duyduğunu öğrenin. Varsa raporlar ve istatistiklerle şirketin durumunu inceleyin. Böylelikle müşteri gibi empati yapabilirsiniz.

Empati – Diğer insanların bakış açılarından olayları değerlendirebilmeniz önemlidir.

Ağlak olmayın – Olağanüstü durumları olağan algılayarak doğru aksiyonları alabilmeniz, kontrolü elinizde tutmanız gerekir. Bir kriz anında “ağlamak, ağıt yakmak” şirketi kurtarmaz.

Kritik Düşünce – Hem ormanı hemde ağaçları görebilmeniz gerekiyor. Herhangi bir talep geldiğinde ya da durumla karşılaştığınızda bunun ortaya çıkarabileceği sonuçları ve etkilerini analiz edebilmeniz gerekiyor.

Kendiniz olun – Gerçek olmayan, sahte olanları diğerleri hemen farkeder. Alçakgönüllülük bir kalitedir, ukalalık ise hiç istenmeyen bir şey. Kendiniz olun yeter.

Sonraki aşamaya geçmek – Yaptığınız işin bir sonraki aşamasını yine siz sahiplenin. Birilerinin size bir sonraki aşamayı söylemesini beklemeyin. Gerekeni yapın.

İyi davranmak – Her seviyedeki çalışana iyi davranın. Kiminle ne zaman nerede ne için karşılaşacağınız belli olmaz. Size davranılmasını beklediğiniz şekilde diğer insanlara davranın.

Dünya küçüktür unutmayın – Kelimeler çok hızlı seyahat ederler, insanların hafızaları güçlüdür, iyi şeyler ödüllendirilir ancak kötülük ya da aşağılamalar asla unutulmaz. Sakın düşman edinmeyin ve köprüleri yakmayın. O insanların tekrar hayatınıza nerede gireceğini bilemezsiniz.

İçten olun – İyi niyetiniz ve içtenliğiniz sizi güvenilir kılar.

Nedenini sormaktan korkmayın – Sadece “X’i daha iyi yapabilmek için daha iyi anlamak istiyorum, hem neden X’i yaptığımızı hemde daha iyi anlamam için gerekli bilgileri bana verebilir misiniz?” sorusu yeterli olur.

Eminim sizlerin başka önerileride olacaktır, paylaşırsanız sevinirim.

Paylaşın:

Çatışmanın odağı olmayın

Bazı ekiplerde çatışmanın tek bir kişi üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Çatışmalar organizasyonel mi yoksa kişisel mi yoksa her ikiside mi olduğu konusunda kendini gösterir ama çoğunlukla gerçek problem bu değildir.

Jale kapının çalındığını duydu. “Girin” dedi. Gelen Tahsin’di ve neşesiz duruyordu. Eğer göründüğü gibi hissediyorsa bu Tahsin’in aynı şekilde 2 günde 2. ziyareti olacaktı. Tahsin’e döndü ve “Lütfen” diyerek sandalyeye oturmasını rica etti.

Tahsin oturdu. “Yaptım” dedi “Başka bir yere atanmamı istediğimi bildirmek için geldim..”

Jale her zaman öncelikle iyimser olmayı tercih ederdi. Metro projesi, ekibinin 2. projesiydi ve daha önceki Tramvay projesi çok başarılı tamamlanmıştı. Jale çok sonradan farkettiği üzere Reyhan ve Tahsin Tramvay projesinde birbirleri ile çatışmışlardı. Metro projesi bu sebeple bir krize doğru gidiyordu.

Jale herşeyi denedi. Reyhan’ın kendisi ile ve Reyhan ile çalışmakta problem yaşayan herkes ile yalnız çalışmayı denedi. Sonuç olarak durumu insan kaynaklarına havale etti. Hiçbirşey işe yaramadı. Jale, Reyhan’ı tutmak istiyordu çünkü işin teknoloji tarafından o sorumluydu ama bu diğerlerinin kaybedebileceği anlamına gelmiyordu.

Jale’nin tüm çabaları hep aynı sonuçlanıyordu çünkü problem Reyhan değildi. Jale’nin tam olarak anlamını kavrayamadığı sebeplerle Reyhan’ın başka ekibe transferi sadece doldurulmamış sorunlu bir rol yaratacaktı.

Tramvay projesinin başlarında Tahsin ve Tarkan kavga ediyorlardı. Jale bu problemi çözmek için Reyhan’a sormadan elinden bazı işlerini alıp nefret ettiği bazı işleride ona yüklemiş, Tahsin’e de Reyhan’ın istediği bazı işleri vermişti. Jale aynı sorumlulukları Metro projesine de taşıyınca aylardır kızgın olan Reyhan çok alıngan, kızgın ve sinirli tepki verir duruma gelmişti.

Reyhan sakinleşmişti ama bugüne kadar sıkıntısını Jale’ye hiç belli etmemişti. Tahsin ve Tarkan birbirlerini suçlamaya devam etmekte, Jale ise bu konudaki problemlerin üzerine tek tek gitmektense giderek dolan ve taşmak üzere olan bir problemin yaratıcısı durumuna düşmüştü. Reyhan çatışmaya odaklansa yada Reyhan ile ilgili kısım çözülse bile bu problemin küçük bir parçası idi.

Çatışmalara odaklanmak gerekli bir görev olabilir ve herhangi biri yapabilir.

Reyhan tanımlı hasta idi ve sistemdeki dengesizlik sonucunda kızgınlık semptomları göstermekteydi. Ekip problemi Reyhan’da görmekteydi ama problemi yaratan ve sürdürende kendileriydi.

Grup içi çatışmaların bazı ortak noktaları vardır. Olayın merkezinde görülenler (tanımlı hasta) aslında ikincil olarak işe dahildirler. İkinci derecedeymiş yada yardımcı gibi görünenler ise asıl sorumlu olup sorunu büyüten ve sürdürenlerdir.

Reyhan yeniden atanmış ve buda hem kendisine, hem ekibe hemde Metro projesine pahalıya mal olmuştu. Tahsin ve Tarkan birlikte ve yakın bir şekilde çalışmaya devam etmişler, aralarındaki çekişmeyi bir süreliğine durdurmuşlardı. Ama Metro projesi gecikmişti.

Eğer sistemin parçası iseniz gerçekten ne olduğunu anlatamayabilirsiniz. Doğru kişinin dışarıdan izlemesi en iyisi olacaktır. Bunu ne kadar erken yaparsanız o kadar erken rahat edersiniz.

Paylaşın:

Çalışanlarınızı nasıl motive edersiniz? – 2

Motivatör olmak hiçte sanıldığı kadar kolay bir şey değildir demiştik, devam edelim.

13. Herkes her işi yapamaz. Bir yöneticinin görevi “doğru işe doğru kişiyi” atayabilmesidir. Eğer kiş istediği veya yapabildiği işi yapıyorsa motive olacaktır.

14. Hep beraber sosyal aktiviteler yapın. Birlikte yemek yemek, geziye gitmek grup içi iletişimi ve güveni artıracaktır.

15. Onların yaratıcılıklarını göstermelerine olanak tanıyın. Onların yaratıcı fikirlerini ve önerilerini alıp uygun olanları uygulayarak projeden aldıkları hazzı artırabilirsiniz.

16. İnsanlara işlerini iyi yaptıran nedir? Herkesin bir beklentisi vardır. Başarıi para, kariyer, fark edilmek vb. Eğer ekibin projeyi ya da işi sahiplenmesi sağlanır, başarıyla tamamlamak konusunda bir beklenti oluşturulabilirse çok iyi iş çıkaracaklardır.

17. Önlerine keyifli bir şeyler koymanız gerekir. Bazen ekibi keyifli bir masa oyununda bir araya getirebilirsiniz. Diğer proje ekipleriyle maç yapmak, kendi içlerinde bir parti düzenlemelerini istemek gibi.

18. Cesaretlendirme hem ekip hem de bireysel bazda düşünülmelidir. Eğer birisi iyi bir şey yaparsa takdir ya da teşekkürden imtina etmemelisiniz. İyi bir fikri fark ettiğinize ilişkin bir eposta, başarılı bir surumu takdir eden bir mesaj çok işe yarayacaktır.

19. Eğer ekibinizin fikirlerini istiyorsanız çekinme ya da utanmalarının önüne geçmelisiniz. Size gelip konuşmak konusunda rahat olmalılar. Her fikri dikkatlice dinleyin ve kesinlikle tekrar fikir üretmelerini engelleyici şekilde geri çevirmeyin. Yapıcı bir şekilde olumlu ve olumsuz yanları ile fikre karşı görüşünüzü belirtmelisiniz.

20. Herhangi bir tartışma ya da anlaşmazlık durumunda eğer bir konuda açıklık getirilmesi gerekiyorsa size rahatlıkla ve hemen ulaşabilmelerini telkin etmelisiniz. Yanlış anlaşılmaların getireceği tekrar yapmalar ve kayıplar çok büyük olabilir. Çatışma ya da anlaşmazlıkların ekip ya da birey motivasyonunu olumsuz etkilemeden çözümlenmeleri önemlidir.

21. Ekibinize motivatörleri katın. Bazıları çoğu zaman aktif, pozitif ve diğerlerini olumlu etkileyecek davranışlar sergilerler. Bu tip kişilerin ekip genelinde çok faydasını görürsünüz.

22. Beyin fırtınası oturumları sonunda yakalan iyi fikirler ekip üyelerinin önemli kabul edildiklerini gösteren önemli bir olgudur. Önemli kabul edilmenin getireceği sorumluluk ve kendi kapasite ve becerilerini en iyi şekilde kullanacaklardır.

23. Projenizi daha küçük parçalar haline getirerek başarılabilir hedefler koymanız ekip için alan yaratmanıza onların bu konuda motivasyonunu artırmanıza yarayacaktır.

24. Organizasyonel hedeflerin yakalanması karlılığı getirecektir. Bu da yine organizasyonekl politikalarla çalışanlara yönelik maddi destekler anlamına gelebilecektir.

25. Herkesin motivasyon noktası farklıdır. Bu yüzden doğru kişiye doğru motivasyon stratejisini elden bırakmamak gerekiyor.

Paylaşın:

Çalışanlarınızı nasıl motive edersiniz? – 1

Projelerde ya da çalıştığınız birimlerde birlikte çalıştığınız kişileri ast ya da üst olarak ayırmaksızın motive etmek durumunda kalırsınız. Motive olmuş bir ekibin başaramayacağı şey yoktur ama motive etmek, motivatör olmak hiçte sanıldığı kadar kolay bir şey değildir.

1. Önce kendinizle başlamanız gerekir. Eğer siz motive değilseniz başkalarını motive edemezsiniz. Diğerleri için bir rol modeli, olacaksanız öncelikle enerjinizi ve istekliliğinizi göstermeniz gerekir. Ekibiniz sizin enerjinize ve istekliliğinize katılmak isteyecektir.

2. Projeye ilişkin bilgilerinizi paylaşmaktan çekinmeyin ve onlarda projeyi sahiplenme duygusunu yaratmaya çalışın. Eğer kendi projeleri olduğuna inanırlarsa gerek limitleri gerekse nerede durup durmayacakları konularını daha iyi irdeleyebilirler.

3. Projede bir problem yaşandığında bunu en iyi çözebilecek olan ekibin birlikteliğidir. Bu yüzden onlarla problemleri paylaşmalı, görüşlerini almalı ve çıkış yolunu beraberce bulmaya çalışmalısınız. Eğer ekibin bir parçası olduklarına inanırlarsa destekleride o kadar artacaktır.

4. Her ne kadar disiplin önemli olsa da iş ortamını olabildiğince informal tutmakta fayda vardır. Çalışanlar genellikle patronun nefesini arkalarında hissetmediklerinde, sürekli birisi bitiş tarihi konusunda bastırmadığında daha rahat çalışırlar. Eğer ekiplere hedef verilir ve hedefler isahiplenmeleri sağlanırsa kendileri doğru çözümü bulacaklardır.

5. Projeler aşamalara bölünürler ve bir proje yöneticisi ekibini motive etmek için kilometretaşlarını(milestones) kullanır. Bu kilometretaşlarına vaktinde ya da öncesinde erişimlerde ödüllendi,rme ya da kutlamalar yapılabilir.

6. Mutlaka işini yapana teşekkür etmek gerekir. İşini beklenilenden kaliteli, erken vb. yapan ise takdir edilmelidir. Teşekkür ederken “ben” yerine “biz” kullanılması daha doğru olacaktır.

7. Kimseye suç atmayın veya suçlamayın. Suçun başkasının üzerine atıldığı ortamlarda güvensizlik baş gösterir. Projenin başarısı konusunda ekip başarısı ya da başarısızlığı olacağını vurgulayın.

8. Geri beslemeleriniz pozitif olmalı. Herkes hata yapabilir. Sizin yapılan hatalrın düzeltilmesi ve tekrarlanmamsı için gerekli yapıcı uyarıları getirmeniz önemlidir. Ekip bir bütün olduğunda her türlü zorluğun üzerinden gelebilir.

9. Ekibinizdekilerle tek tek yemeğe çıkın ve onları dinleyin. Yemekler kişiler arası ilişkileri geliştirdiği gibi hem karşınızdakinin fikirlerini öğrenmenize hem de karşınızdakinin size değer vermesini sağlayacaktır.

10. Onlar konuşurken mutlaka dinleyin. Sık sık projeye ilişkin görüşlerini alın. Projenin gidişatı ya da bitimine ilişkin öngörülerini sorgulayın.

11. Ekibinizden birisi size bir problem ile gelmişse çözümü için elinizden geleni yapın. Böylece saygı kazanırsınız.

12. Her zaman ekibinizi destekleyin. Güven verin ve sizin güveninizi alabilecekleri şeyleri yapmalarına olanak tanıyın. Eğer ekip desteklendiğini bilirse daha verimli olacaktır.

Paylaşın:

Proje Yönetiminde başarı için 10 değişmez kural

1.    Ne yaptığınızı bilin!
2.    Neden yaptığınızı bilin!
3.    İhtiyatlı, dürüst ve hazırlıklı olun!
4.    Güçlü taraflarınıza oynayın!
5.    Hareket alanınızı bilin!
6.    Nasıl iletişim kurabileceğinizi bilin!
7.    Nasıl başaracağınızı bilin!
8.    Nasıl başarısız olacağınızı bilin!
9.    Projenin ne zaman biteceğini bilin!
10.  Nasıl öğreneceğinizi bilin!

Paylaşın:

Sanal İletişimler

VirtualCommunication_WhiteLinesEğer günde birçok kez epostanızı kontrol ediyorsanız, zaman zaman messenger’ınızdan yazışıyorsanız, haber ya da blog sitelerindeki yazıları okuyor, alışveriş sitelerinde fiyat inceliyor ya da alışveriş yapıyorsanız, kendi sitenizi güncelliyor, oyunlar oynuyor ve daha birçok aklıma gelmeyen internet fırsatını değerlendiriyorsanız sanal dünyanın bir parçası haline gelmişsiniz demektir.

Nasıl gerçek dünyada eş, dost ve akrabalarımızla iletişimimizi korumak ve geliştirmek için uymamız gereken kurallar var ise internette de var. Bu dünyanın parçası olacaksanız bu kurallara uymanız gerekmektedir;

Düzenli kontroller
Görüştüğünüz kişilerle düzenli bir iletişiminiz olmalıdır. Birazda samimiyetinize göre adres defterinizdeki bu kişilere günde bir, haftada birkaç kez mesaj atabilirsiniz. Şimdi adres defterinizi gözden geçirin ve uzun süredir görüşmediğiniz birkaç kişiye mesaj yazın.

Randevulaşın
Yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutamaz. Mümkünse yüz yüze ama olmuyorsa Messenger gibi araçlar kullanarak sesli görüşme yapabilirsiniz. Yüz yüze görüşmeyeli ve sesini duymayalı çok olan arkadaşlarınız varsa internetin bu avantajını kaçırmayın.

Randevularınızı atlamayın
Internet sayesinde gece ya da gündüz istediğiniz bir vakitte dünyanın herhangi bir yeri ile görüşme yapabilirsiniz. Bu görüşmelerinizi unutmamak için mutlaka Google Calendar gibi bir takvim kullanın. Görüşmelerinizi mutlaka takviminize kaydedin ve unutmayın. İnsanlara değer verdiğinizi sadece denk geldiğinde konuşarak değil konuşmak için özel zaman ayırarak gösterebilirsiniz.

Huylarını bilin
Bazen gönderdiğiniz mesaja karşı tarafın hemen yanıt vermesin i beklersiniz ama olmaz. Herkesin farklı öncelikleri olabilir. Yazdığınız mesajlara ne zaman yanıt beklediğinizi belirtirseniz ya da karşı tarafın huyunu bilerek davranırsanız rahat edersiniz.

Otomatik yanıtlar
Eğer yerinizde olmayacaksanız ya da bir süreliğine şehir dışına çıkacaksanız mutlaka epostanıza otomatik mesaj kaydı bırakın. Messenger kullanıyorsanız o an yanıt veremeyeceğinizi gösterir durumunuzu belirtin.

Hakkınızı iyi kullanın
Herkese günde 10-100 arasında mesaj geldiği için gönderdiğiniz mesajların karşı tarafın vakit ayırmasına değer nitelikte olmasına gayret edin. Aklınıza her geleni, çok sık bir şekilde mesaj göndermeyin, yazışmaya çalışmayın.

Kimlikleri gizleme
Birden fazla kişiye mesaj gönderdiğinizde mesajı alanın herkese yanıt dönmesi ve ciddi bir mesaj kirliliği yaratma olasılığı vardır. Bu yüzden Bcc kullanabilirsiniz. Sırf bilgileri olsun diye ilgili ilgisiz herkesi bir mesaj eklemek doğru bir şey değildir.

Konu ve kişi belli olsun
Eğer mesaj gönderdiğiniz epostanız bir rumuz ise mesaja adınızı mutlaka yazınız. Kimliği belirsiz olduğu düşünülen mesajlar hem rahatsızlık verirler hem de çoğunlukla hemen silinirler.

Yazdığınızı okuyun
Açık ve net konuşmak kadar açık ve net yazmakta bir maharettir, karşıya olan saygınızı gösterir. Yazdıklarınızı göndermende önce okumak ve olabildiğince yalın ve sade hale getirmek mesajın başarısını artıracaktır.

Giriş – Gelişme – Sonuç
Mesajlarınıza merhaba diye başlamanız ve hoşkal diye bitirmeniz saygı gereğidir.

Paylaşın: