Etiket arşivi: iletişim

Şirket Muhtarları

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Çalışanlar birbirlerini merak ederler. Yeni işe giren veya terfi eden biri ile ilgili “Nereliymiş? Kimin nesi acaba? Kaç yaşında? vb.” sorularımız olur. Şirket muhtarları, çalışanlarla ilgili her türlü bilgiyi toplamaya ve paylaşmaya meraklı olanlardır.

Şirket muhtarları, kendilerinin ve diğer meraklıların sorularını yanıtlayabilmek için çalışanlarla veya onları tanıyanlarla iletişime geçerek tüm soruların yanıtlarını toplamaya çalışırlar.

  • Her ortamda bilgi toplamaya çalışır, en kişisel konulara kadar inerler.
  • Şirket muhtarları, kurdukları mükemmel istihbarat ağı ile topladıkları bilgilerle çıkarım ve yorum yapmaya başlarlar. Çalışanlar, diğer çalışanlar tarafından farkında olmadan performans değerlendirmesinden geçirilirler.  Sempati veya antipati duyulması, doğru ya da yanlış anlaşılmalar normalidir.
  • Şirket muhtarları iletişim gücü yüksek, sıcak kanlı insanlardır. Diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanmadıkları gibi karşılarındakilerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak her şeyi anlattırırlar. Aslında çoğu gevezedir ve kendileri ile ilgili şeyleri paylaşmaktan çekinmezler. Karşılıklı gizlilik anlaşmasını doğal olarak oluştururlar.
  • Şirket muhtarları, kim kaytarıyor, gönül ilişkileri, hırsızlık-suistimal vb. her şeyden haberdardırlar.
  • Dinlemeyi bilirler çünkü tepkisel olurlarsa bilgi akışının duracağını bilirler.
  • Bilmiyor gibi yapıyorlarsa daha iyi anlamak içindir.

Benim önerim kişisel hayatınızı veya iş ile ilgili detayları paylaşma konusunda hassas davranmanız olacaktır.

Size aktarılan diğer çalışanlarla ilgili bilgiler üzerinden önyargılı davranmamalısınız.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Bir İşyerinde Kimler Yükselebilir?

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Torpili olan, patronun sevdiği, dalavereci vb. insanların şirketlerde yüksel(ebil)diğini söyleyebilirsiniz ama profesyonel anlamda yükselmek için nelere dikkat edilmesi gerektiğini bilmek gerekiyor. “Her şeyim tamam, neden yükselemiyorum?” diyenlere belki bir mesaj olacak bu yazı.

Bakalım neler gerekiyormuş;

  • Yazılı İletişim – “Okumayanlar iyi yazamazlar”, kitap okumak güzel yazı yazmanın anahtarıdır düşüncemi eğitimlerime katılanlarla tartışırım. Eğer bir yazı, e-posta vb. yazacaksanız öncesinde iyice düşünüp tasarlamalı, gramer hatalarına yer vermemeli (bazen çok hızlı yazmaktan benim en sık yaptığım hatadır, -de ve -da’ları unutmayalım:) ve mutlaka yazdıktan sonra okuyup, kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmek gerekiyor.
  • Sözlü İletişim – Tek kişiye veya 100 kişiye konuştuğunuzda aynı netlikte ve açıklıkta olmanız gerekir. Sakın “ıııııı” lamayın. Spesifik jargonları özellikle işinize ait olanları kullanmamaya gayret edin. Internet teknolojisinden uzak birine “100 MB çıkış gücümüz var” derseniz yüzünüze şaşkın şaşkın bakacaktır. Anlaşılır olmak iletişimin en önemli unsurudur. 6 ay Amerika’da kalıp Türkçesini unutanlar (hatta Amerikan şirketinde çalıştığı için Türk gibi davranmayı unutanlar) gibi güzel Türkçemizi zedelemeyelim.  Aynanın karşısında konuşup, nasıl göründüğünüze bakmanızı öneririm.
  • Kendi kendine başlayan olmak – Size verilen işleri erken ve en iyi şekilde bitirmeye çalışmalısınız. Verilen işi sadece size söylendiği kadarıyla yapıp, fark etmenize rağmen söylenmemiş tarafları dışarıda bırakırsanız, iyi niyetinizden şüphe duyulabilir. İşlerin doğurduğu işleri fark ettiğinizde sahiplenip, yapmalısınız. Yöneticiler “durumdan görev çıkaran” çalışanları severler.
  • Kaliteli iş yapmak – Örneğin, hemşire iğne yapacağı zaman ona nasıl yapması gerektiğini söyleyemezsiniz. Aynı hemşire sizin canınızı yakabilir, hiç hissettirmeden yapabilir. Sadece iğne yapmak değil nasıl yapıldığı da önemlidir. İşinizi kaliteli ve doğru yapmanız gerekir.
  • İyi Dinleyici Olmak – Her zaman kulaklarınız açık olsun. Karşınızdakileri dinlemeniz önemlidir, dinler gibi yapmak değil. Dinlediğiniz şeyleri değerlendirin, anlamadığınızı sorun. İyi dinleyip dinlemediğinizi anlamanın yolu ve anladığınızı geri ifade etmeye çalışmaktır. Askeriyedeki emir tekrarı gibi.
  • Dedikodu yapmayın – Türkiye’de çok zor biliyorum ama dedikodu yapan “çok konuşan” damgası yer. “Ketumluk” çoğu zaman en iyisidir. Dinleyin ama bunları başkalarına anlatmayın.
  • Nasıl davranacağını bilmek – Toplantılarda, işyerinde, müşteri ve patronla görüşmelerinizdeki tavrınız çok önemlidir. Kime nasıl davranacağınızı iyi bilmeniz gerekir.
  • Sözünü Tutmak – Mutlaka ve mutlaka verdiğiniz sözleri tutun. Tutamadığınızda mutlaka nedenini açıklayın. Tutamayacağınız sözleri asla vermeyin ve yapamayacağınız işlerin üzerine “ben yaparım” diye atlamayın.
  • Dürüst olmak – İnsanlara dürüst yaklaştığınızda size güvenirler. Size karşı “bu içten pazarlıklı, bunun kafasında başka şeyler var” düşüncesi olursa bir yere varamazsınız. Güvenilirliğiniz en büyük sermayenizdir ve güvensizlik yaratırsanız bu beyaz kağıda düşen mürekkep gibi asla silinmez.
  • İşbirliği yapmak – Çalışma arkadaşlarınızla işbirliği yapın. Çalışılması kolay biri tercih edilen biri demektir.
  • Bilginizi artırın – Bilmediğiniz konularda konuşmayın, atıp tutmayın. Kendi sorumluluk alanınızla ilgili olarak kurum içi dinamiklere ve işinize hakim olmanız gerekiyor. Her konuda uzman olamayacağınızı unutmayın, kendi konunuzda açıklayıcı ve bilgi verici olmalısınız.
  • Çevik olmak – İyi liderler edindikleri bilgiyi hızlıca analiz eder, karar alır ve harekete geçerler.
  • Dakik olmak – Geç kalmak, zamanınızı iyi yönetemediğinizi gösterir. İşlerinizi “erken” bitirmeye çalışın. Bitirdiğiniz işleri, erken bitti diye bekletmeyin. Erken bitirirsem daha erken isterler önyargısıyla, çalışmayın.
  • İmaj önemlidir – İlk görüşte bırakılan imaj çok önemlidir. Düzgün ve temiz, duruma ve yere göre giyinmek, bakımlı görünmek önemlidir. İşiniz her ne olursa olsun kendinize bakmanız gerekir.
  • Kalıplarınızdan çıkın – Farklı insanlarla görüşmeler yapın, bakış açılarını dinleyin. Herkesle rahat iletişime geçebilmeniz önemlidir.
  • İşi öğrenin – Şirketinizin vizyonunu, misyonunu, hedeflerini ve stratejilerini, şirketinizin nelere ihtiyaç duyduğunu öğrenin. Raporlar ve istatistiklerle sektörün, şirketin durumunu inceleyin. Böylelikle müşteri gibi empati kurabilirsiniz.
  • Empati – Her hareket ve söyleminizi etkilenen herkesin bakış açıları ile değerlendirmeye çalışın.
  • Ağlak olmayın – Olağanüstü durumları olağan algılayarak doğru aksiyonları alabilmeniz, kontrolü elinizde tutmanız gerekir. Bir kriz anında “ağlamak, ağıt yakmak” ne sizi ne de şirketi kurtarmaz.
  • Kritik Düşünce – Hem ormanı hem de ağaçları görebilmeniz gerekiyor. Herhangi bir talep geldiğinde ya da durumla karşılaştığınızda ortaya çıkarabileceği sonuçları ve etkilerini analiz edebilmeniz gerekir.
  • Kendiniz olun – Gerçek olmayan, sahte olanları diğerleri hemen fark eder. Alçakgönüllülük bir meziyettir, ukalalık ise hiç istenmeyen bir şey. Kendiniz olun yeter.
  • Sonraki aşamaya geçmek – Yaptığınız işin sonraki aşamasını yine siz sahiplenin. Birilerinin söylemesini, beklemeyin. Gerekeni yapın.
  • İyi davranmak – Herkese iyi davranın. Kiminle, ne zaman, nerede, ne için karşılaşacağınız belli olmaz. Size davranılmasını beklediğiniz şekilde diğer insanlara davranın.
  • Dünya küçüktür unutmayın – Kelimeler çok hızlı seyahat ederler, insanların hafızaları güçlüdür, iyi şeyler ödüllendirilir ancak kötülük ya da aşağılamalar asla unutulmaz. Sakın düşman edinmeyin ve köprüleri yakmayın. O insanların tekrar hayatınıza nerede gireceğini bilemezsiniz.
  • İçten olun – İyi niyetiniz ve içtenliğiniz sizi güvenilir kılar.
  • Nedenini sormaktan korkmayın – Sadece “Bu işi daha iyi yapabilmek için daha iyi anlamak istiyorum, yaptığımı daha iyi anlamam için gerekli bilgileri bana verebilir misiniz?” sorusu yeterli olur.

Eminim sizlerin başka önerileri olacaktır, paylaşırsanız sevinirim.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

İmalı suçlamalarla baş etme

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Bazıları dillerini akıllıca kullanarak bizim bam telimize basarlar. İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Başka ne yapılabilir?

Canan toplantıda içinde kopan fırtınayı sezdirmedi. Toplantının sonunda Tarkan’a “Dikkatli ol” dedi

“İstersen ofisime gidelim.” dedi Tarkan
Kısa bir yürüyüşten sonra Tarkan’ın ofisine geldiler, kapıyı kapatıp oturdular.
“Aslında problem Agro’nun başarısız olacağına dair bir etki yaratmış olman” dedi Tarkan.
“Eğer Belgin’i değiştirmeseydik o zaman…”
Tarkan durdurdu.

“Dinle. Fazlası var. Ben de aynı fikirdeyim ama benim sıkıntım bu konuda senin nasıl ilerleyeceğin. Seni 3 konuda izledim; Birincisi, hata yapacağımız varsayımı ile devam edemeyiz. İkincisi, yaptığımız görüşmeler her iki taraf içinde geri besleme sağlayabilecek şekilde olmalı ve son olarak tüm fikirler dinlenmeli. Üçüncüsü, eğer bir fikir gerçekten kötü ya da kullanışsız ise bu fikri veren kişiye yansıtılmamalı. Bu işi istemeden zorla destek verenlerden veya farklı konulara yapışanlardan kopararak başaracağız.”

Canan sessizce oturuyordu.

Tarkan’ın 3 koşul ile Canan’a dolaylı olarak atağa geçmesi enteresan bir durumdu. Eğer kabul ederse suçunu itiraf etmiş olacaktı. Eğer karşı koyarsa bu sefer de savunmaya geçmiş olacak imalı suçlamayı güçlendirmiş olacaktı. 3 tane imalı suçlama vardı;

Hata
Canan projenin başarısız olacağına inanıyordu

Geri Besleme
Canan tek yönlü iletişimde dayatıyordu.

İsteyerek vermemek
Canan ve Tarkan farklı düşüncelere sahiptiler fakat istemeyerek verme, yapışma, saldırı veya yansıtma yoktu. Tarkan bu konularda Canan’ı suçlamıştı. Bu suçlama, mesajın kendisindeki yalanları da koruyordu. 

Canan uymamayı tercih etti. Bir sonraki gün, bu konu üzerinde düşündükten sonra
Tarkan’a: “Agro’nun başarısız olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bu konuda seni ikna etmek için ne söylemem gerektiğini bilmiyorum ama başarısız olacağına kesinlikle inanmıyorum. Komiteye tüm desteğimi vereceğim. İletişimde yaşadığımız problem ise muhtemelen benim işin başından beri olmamam.

“Herşeye rağmen seni duyuyorum ve bahsettiğin 3 gerekliliğin ekipteki herkes için bir gereklilik olduğunun farkındayım. Yeni olan şeyleri bulmaya her zaman açığım ve eminim gelecekte bizim için birçok fırsat var ve zaman geçtikçe neler olduğunu göreceğiz. ”

Canan, komiteye tam zamanlı katılmasından çok olmamasının maliyetinin yüksek olacağının altını çizdi. 

İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Savunmaya geçmek yerine beklenmedik bir yanıt vererek pozisyonunuzu güçlendirin ve kendinizi daha rahat hissedeceğiniz bir pozisyona geçin. Buradan manzara daha iyi olacaktır.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Etkili Proje Yönetimi İçin Liderlik Yetenek ve Becerileri – 2

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

EProje Yöneticisi İletişim Becerileri

Sözlü ve yazılı iletişim becerileri, proje ekibi ve organizasyon düşünüldüğünde “bilginin” yukarı, aşağı ve yatay akışı için çok önemlidir. Proje yöneticileri tarafından belirsiz, net olmayan ve sessiz iletişim, projeler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Proje Yöneticilerinin iletişim becerilerini değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Vizyon (proje hedefleri, planları ve öncelikleri vb.) açıkça anlaşılmış mıdır?
  • Rol ve sorumluluklar (karar alma mekanizmaları, problem çözümü, değişiklik yönetimi vb.) herkes tarafından açıkça anlaşılmış mıdır?
  • Proje ile ilgili güncellemeler güncel, doğru ve eksiksiz midir? İlgili paydaşlarla paylaşılmış mıdır?
  • Paydaşlar, projenin başarısı için nerede bulunduklarının farkındalar mıdır?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, proje yöneticisi iletişim becerilerinin iyi olduğunu göstermektedir.

Proje Yöneticisi Bütünlüğü

Bütünlük, yaşamın her alanında, özellikle de liderlik rollerinde önemlidir. Eylemler, sözlerden daha güçlüdür, adiliyet ve samimiyeti göstermelidirler. Proje yöneticileri her zaman “sahnededirler”. Eylemler ve sözler belirgin olmasa da sürekli incelenirler. Bu noktada Proje yöneticileri büyük sorumluluk üstlenirler. Dürüst ve özverili olmaları etraflarındakilere ilham verir ve ekiplerini başarılı bir şekilde yönlendirmeleri için ihtiyaç duydukları saygıyı göstermelerini sağlar. Proje yöneticisi bütünlüğünü değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Proje ekibi üyeleri ve yöneticiler proje yöneticisine güveniyor mu?
  • Proje yöneticisi örnek teşkil ediyor mu?
  • Proje yöneticisinin kararları anlamlı mı? Nesnel, rasyonel ve tarafsız mı?
  • Sorunlar ve bunlara bağlı çatışmalar durumunda Proje Yöneticisi adil, nesnel ve kendi lehine olmayan kararları kabul ediyor mu?
  • Ekip üyeleri proje yöneticisine sadıklar mı?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, bütünlüğüne sahip bir proje yöneticisinin işaretleridir.

Yarın: Proje Yöneticisi Coşkusu, “Yapabilirim” Tutumu ve Empati

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Çatışmanın Odağı Olmak

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Çatışmalar, profesyonel ya da  kişisel olabilir. Bazı ekiplerde çatışma, tek bir kişi üzerinde yoğunlaşır. 

Jale kapının çalındığını duydu. “Girin” dedi. Gelen Tahsin’di ve neşesiz duruyordu. Eğer göründüğü gibi hissediyorsa bu Tahsin’in aynı şekilde 2 günde 2. ziyareti olacaktı. Tahsin’e döndü ve “Lütfen” diyerek sandalyeye oturmasını rica etti.

Tahsin oturdu. “Başka bir yere atanmak istediğimi bildirmek için geldim.”

Jale her zaman öncelikle iyimser olmayı tercih ederdi. Metro projesi, Jale ve ekibinin 2. projesiydi ve daha önceki Tramvay projesi çok başarılı tamamlanmıştı. Jale çok sonradan fark ettiği üzere Reyhan ve Tahsin Tramvay projesinde birbirleri ile çatışmışlardı. Metro projesi bu sebeple bir krize doğru gidiyordu.

Jale, Reyhan’ı elinde tutmak istiyordu çünkü işin teknoloji tarafından o sorumluydu ama bu diğerlerini kaybedebileceği anlamına gelmiyordu.

Jale, Tramvay projesinde Reyhan’la görüşmeden elinden bazı işlerini alıp nefret ettiği bazı işleri ona yüklemişti. Jale, aynı sorumlulukları Metro projesine de taşıyınca aylardır kızgın olan Reyhan çok alıngan, kızgın ve sinirli tepki verir duruma gelmişti.

Jale, yaşanan problemlerin üzerine tek tek gitmektense giderek dolan ve taşmak üzere olan bir problemin yaratıcısı durumuna dönüşmüştü. Reyhan çatışmaya odaklansa ya da Reyhan ile ilgili kısım çözülse bile bu problemin küçük bir parçası idi.

Çatışmalara odaklanmak gerekli bir görev olabilir ve herhangi biri yapabilir.

Reyhan tanımlı hasta idi ve sistemdeki dengesizlik sonucunda kızgınlık semptomları göstermekteydi. Ekip problemi Reyhan’da görmekteydi ama problemi yaratan ve sürdürende kendileriydi.

Grup içi çatışmaların bazı ortak noktaları vardır. Olayın merkezinde görülenler (tanımlı hasta) aslında ikincil olarak işe dahildirler. İkinci derecedeymiş yada yardımcı gibi görünenler ise asıl sorumlu olup sorunu büyüten ve sürdürenlerdir.

Reyhan yeniden atanmış ve buda hem kendisine, hem ekibe hemde Metro projesine pahalıya mal olmuştu. Tahsin ve Tarkan birlikte ve yakın bir şekilde çalışmaya devam etmişler, aralarındaki çekişmeyi bir süreliğine durdurmuşlardı. Ama Metro projesi gecikmişti.

Eğer sistemin parçası iseniz gerçekten ne olduğunu anlatamayabilirsiniz. Doğru kişinin dışarıdan izlemesi en iyisi olacaktır. Bunu ne kadar erken yaparsanız o kadar erken rahat edersiniz.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetiminde başarı için 10 değişmez kural

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

1.    Ne yaptığınızı bilin!
2.    Neden yaptığınızı bilin!
3.    İhtiyatlı, dürüst ve hazırlıklı olun!
4.    Güçlü taraflarınıza oynayın!
5.    Hareket alanınızı bilin!
6.    Nasıl iletişim kurabileceğinizi bilin!
7.    Nasıl başaracağınızı bilin!
8.    Nasıl başarısız olacağınızı bilin!
9.    Projenin ne zaman biteceğini bilin!
10.  Nasıl öğreneceğinizi bilin!

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Sanal İletişimler

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

VirtualCommunication_WhiteLinesEğer günde birçok kez epostanızı kontrol ediyorsanız, zaman zaman messenger’ınızdan yazışıyorsanız, haber ya da blog sitelerindeki yazıları okuyor, alışveriş sitelerinde fiyat inceliyor ya da alışveriş yapıyorsanız, kendi sitenizi güncelliyor, oyunlar oynuyor ve daha birçok aklıma gelmeyen internet fırsatını değerlendiriyorsanız sanal dünyanın bir parçası haline gelmişsiniz demektir.

Nasıl gerçek dünyada eş, dost ve akrabalarımızla iletişimimizi korumak ve geliştirmek için uymamız gereken kurallar var ise internette de var. Bu dünyanın parçası olacaksanız bu kurallara uymanız gerekmektedir;

Düzenli kontroller
Görüştüğünüz kişilerle düzenli bir iletişiminiz olmalıdır. Birazda samimiyetinize göre adres defterinizdeki bu kişilere günde bir, haftada birkaç kez mesaj atabilirsiniz. Şimdi adres defterinizi gözden geçirin ve uzun süredir görüşmediğiniz birkaç kişiye mesaj yazın.

Randevulaşın
Yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutamaz. Mümkünse yüz yüze ama olmuyorsa Messenger gibi araçlar kullanarak sesli görüşme yapabilirsiniz. Yüz yüze görüşmeyeli ve sesini duymayalı çok olan arkadaşlarınız varsa internetin bu avantajını kaçırmayın.

Randevularınızı atlamayın
Internet sayesinde gece ya da gündüz istediğiniz bir vakitte dünyanın herhangi bir yeri ile görüşme yapabilirsiniz. Bu görüşmelerinizi unutmamak için mutlaka Google Calendar gibi bir takvim kullanın. Görüşmelerinizi mutlaka takviminize kaydedin ve unutmayın. İnsanlara değer verdiğinizi sadece denk geldiğinde konuşarak değil konuşmak için özel zaman ayırarak gösterebilirsiniz.

Huylarını bilin
Bazen gönderdiğiniz mesaja karşı tarafın hemen yanıt vermesin i beklersiniz ama olmaz. Herkesin farklı öncelikleri olabilir. Yazdığınız mesajlara ne zaman yanıt beklediğinizi belirtirseniz ya da karşı tarafın huyunu bilerek davranırsanız rahat edersiniz.

Otomatik yanıtlar
Eğer yerinizde olmayacaksanız ya da bir süreliğine şehir dışına çıkacaksanız mutlaka epostanıza otomatik mesaj kaydı bırakın. Messenger kullanıyorsanız o an yanıt veremeyeceğinizi gösterir durumunuzu belirtin.

Hakkınızı iyi kullanın
Herkese günde 10-100 arasında mesaj geldiği için gönderdiğiniz mesajların karşı tarafın vakit ayırmasına değer nitelikte olmasına gayret edin. Aklınıza her geleni, çok sık bir şekilde mesaj göndermeyin, yazışmaya çalışmayın.

Kimlikleri gizleme
Birden fazla kişiye mesaj gönderdiğinizde mesajı alanın herkese yanıt dönmesi ve ciddi bir mesaj kirliliği yaratma olasılığı vardır. Bu yüzden Bcc kullanabilirsiniz. Sırf bilgileri olsun diye ilgili ilgisiz herkesi bir mesaj eklemek doğru bir şey değildir.

Konu ve kişi belli olsun
Eğer mesaj gönderdiğiniz epostanız bir rumuz ise mesaja adınızı mutlaka yazınız. Kimliği belirsiz olduğu düşünülen mesajlar hem rahatsızlık verirler hem de çoğunlukla hemen silinirler.

Yazdığınızı okuyun
Açık ve net konuşmak kadar açık ve net yazmakta bir maharettir, karşıya olan saygınızı gösterir. Yazdıklarınızı göndermende önce okumak ve olabildiğince yalın ve sade hale getirmek mesajın başarısını artıracaktır.

Giriş – Gelişme – Sonuç
Mesajlarınıza merhaba diye başlamanız ve hoşkal diye bitirmeniz saygı gereğidir.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız