Etiket arşivi: öğrenmek

Kişisel Değerlerimiz

degerDoğumumuz ve ölümümüz arasındaki bir zaman dilimine sıkışmış durumdayız. Kendimize karşı bu zamanı en iyi ve doğru şekilde değerlendirmek zorundayız. Bu ise kişisel değerlerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi ile mümkün çünkü ancak böylece hayatı istediğimiz gibi yaşayabiliriz.

Kişisel değerlerimizi berlirlemek ve önceliklendirmek tabiki 1-2 dakikalık bir iş değil aksine üzerine belki genç yaşlarda konsantre olunması ve sürekli güncellenmesi gereken bir liste.

Soru şu: Benim hayatımda gerçekten önemli olan şeyler nelerdir?

Diyelim ki aşağıdaki gibi listeniz oluşmuş olsun:

Aşk
Sağlık
Zenginlik
Huzur
Neşe
Başarı
Öğrenmek
Barış
Heyecan
Güvenlik

Size önerim ilk defasında 10-15 adedi geçmemeye çalışmanız. Marjinal beklentilerinize bu listede şimdilik yer vermeyin.

Önceliklendirin – İşte işin en zor yanı bu. Hangisi diğerinden daha önemli sizce. Pes etmeyin, aynıdır demeyin ve bir sıraya sokmaya çalışın.

Bir yöntem biri olmadan diğerinin olmaması yöntemidir. Ör. Huzur olmadan aşk olmaz vb. Bu durumda huzur aşk’ın üstüne çıkacaktır. Bu liste size özel olacağı için dürüst ve samimi olun. Yani zenginliği en üste koyabilirsenizde. Yada kararsız kalırsanız, örneğin öğrenmek ve barış arasında diyelim, eğer fırsatınız olsa kitap mı okumak istersiniz yoksa meditasyon mu gibi bir soru ile seçmeye çalışabilirsiniz.

Bakalım liste ne olmuş;

Sağlık
Huzur
Güvenlik
Öğrenmek
Barış
Zenginlik
Neşe
Başarı
Aşk
Heyecan

Şimdi bu listeye bakarak o kişi hakkında yorum yapabilirsiniz değil mi? Eğer birinin kişisel değerlerini bilirseniz hem ona göre davranabilirsiniz hemde onun hareketlerini rahatlıkla yorumlayabilirsiniz.

Birde şuna bakın:

Başarı
Zenginlik
Heyecan
Öğrenmek
Sağlık
Neşe
Huzur
Güvenlik
Aşk
Barış

Tanıdık geliyor mu? Zengin ve hırslı bir iş adamının değerleri olabilir mi?

Herkesin değerleri farklıdır. İşine, hayatına ve gündeme göre bu değerlerde sürekli değişebilir. Bu yüzden içinde bulunulan duruma ve gelecek beklentilerindeki değişikliklere göre herkes listesini güncel tutmalıdır. Bu liste sabit değildir. Çünkü sürekli aynı değerlerle yaşanmaz. Klişe bir laf geliyor aklıma eski komünistlerin şimdi kapitalist olması gibi. Belki öz değişmiyor olabilir ama faaliyetler değişecektir mutlaka. Bununda ötesinde siz her zaman sizin için doğru olana yönelmek zorundasınız çünkü kendinizden ve geleceğinizden siz sorumlusunuz.

Diyelimki bu listenizdekile hiç ulaşamıyorsunuz. Birçok şey ters gidiyor. Ne olacak? İşte o zaman değerlerinizi değiştireceksiniz. Sizin için gerçekleşebilecek değerler haline getireceksiniz. Benim örneğimdeki sağlık bu kapsamda değiştirilebilecek bir şey değil ama çok zengin olmak varsa bunu belki biraz yumuşatabilirsiniz.

Yaptığınız listeyer göre hareket etmeye ve sonuçlarını incelemeye başlayın, bakalım neler değişecek.

Şimdi bu değerler konusunda tecrübeniz artınca aşağıdaki gibi bir listeyi çıkarmaya başlayacaksınız;

Kilomu 50 kg’a çekmek
Güneye taşınmak
Danışman olmak
Kitap yazmak
Güney Amerika’yı gezmek
Köpekbalığı dalışı yapmak
Bir filmde oynamak
Ay’a gitmek vb.

İşte bu noktada bu spesifik hedeflerinize doğru koşmaya başlayacaksınız. Yine yukarıdaki gibi arada bir bu listeyi gözden geçirip yapılabilir hale getireceksiniz.

Paylaşın:

Önemli olan çocuklarımıza çalışmayı öğretmek!

Çocuklarınız belki her sınavdan en yüksek notu almayabilirler ama doğru ve başarılı çalışma alışkanlığını kazanırlarsa hem şu anda okudukları okulda hemde yaşam okulunda geçer not alabilirler.

Okuduğum bazı kaynaklar aşağıdaki önerileri getiriyorlar;

Öncelikle çocuklarımıza o ana kadar bildiklerini dışarıda bırakabilmeyi öğretmeliyiz. Zaten bilinen şeylerin üzerinden geçmek cidd bir zaman kaybıdır. Bu yüzden bir sınav öncesinde yapacağınız bir ön test ile bildikleri şeyleri ortaya çıkartabilir bilmediklerine konsantre olmalarını sağlayabilirsiniz. Zaten en başından itibaren böyle disiplinli bir çalışma başlatılırsa çocuğun her defasında sadece küçük bir bölüme odaklanarak çalışması yeterli olacaktır.

Sınavını kendisine hazırlatın. Bir A4 kağıdı ikiye katlayın. Daha sonra sol tarafına çocuğunuzdan sorular yazmasını isteyin ve sağ tarafa cevaplarını yazmasını. Böyle hazırlanılan bir sınavda çocuk hangi alanlarda eksik olduğunu farkedebilir, nasıl ve ne şekilde soru çıkarsa yanıtlayabileceğini test edebilir.

Renkli kartonlar kullanarak kitaplarında neyin nerede olduğunu işaretleyerek ilgili bölümlere daha hızlı erişimini kendisi ayarlayabilir. Öte yandan post-it’ler kullanarak gerek bazı kelime tanımlarını gerekse unutmaması gereken şeyleri duvarına yapıştırarak sürekli göz önünde tutabilir.

Düz yazı metinleri hatırlamak zor olabilir. Bu yüzden örneğin tarih dersi için bir savaşı hatırlaması gerekiyorsa bir kağıda 4 kolon çizilir ve her kolon başlığına ilgili başlık yazılır. Ör. Savaşın adı, tarihi, kimler arasında olduğu ve sonuç. Çocuk bu kolonları sırasıyla düzgün doldurabilir. Aynı zamanda kolona önce tüm savaş isimlerini yazarak hafızasını canlandırabilir. Burada amaç ezberi teşvik değil aksine tek bir sayfaya 10- 15 adet bilgiyi yerleştirmek ve tek sayfadan erişilebilmesini sağlamaktır.

Çocuğun çok çalışmaktansa çalışmayı öğrenmesi hedeflenmelidir. Çalışmayı öğrenmiş bir kişiye sadece açılacak kapıları sunmanız yeterli olacaktır. Bu yüzden eğitmenlerimizin verdikleri ödevlerin yapılıp yapılmaması kadar nasıl yapıldığı konusuna da vakit ayırmaları gerekiyor.

Üstelik bu konuda benim yukarıda amatörce verdiğim örneklerin eminim çok daha profesyonel ve işe yarar modellerine sahip olan eğitimci arkadaşlarım bu bilgileri bizlerlede paylaşırlar.

Paylaşın:

Proje Yönetiminde başarı için 10 değişmez kural

1.    Ne yaptığınızı bilin!
2.    Neden yaptığınızı bilin!
3.    İhtiyatlı, dürüst ve hazırlıklı olun!
4.    Güçlü taraflarınıza oynayın!
5.    Hareket alanınızı bilin!
6.    Nasıl iletişim kurabileceğinizi bilin!
7.    Nasıl başaracağınızı bilin!
8.    Nasıl başarısız olacağınızı bilin!
9.    Projenin ne zaman biteceğini bilin!
10.  Nasıl öğreneceğinizi bilin!

Paylaşın:

Koçluk ve Saç Traşı

Bir okuyucum daha yeni mezun olduğunu, benim yazılarımı beğendiğini ve özetle “daha ne yapayım?” diyebileceğim bir geçmişe nasıl sahip olduğumu sormuş. Yanıtlamaya çalışayım.

Ben hayatboyu öğrenmeye aşık biri oldum ve çok okumayı, çalışmayı tercih ettim. Okumak birçok konuda teknik olarak çok işime yaradı. Ama duygusal anlamda doğal olarak sınırlı kaldı. Bunun dışındaki becerilerimi birlikte çalıştığım insanları izleyerek ve onların profesyonel taraflarını analiz ederek geliştirdiğimi söyleyebilirim. Çevremdeki herkesi “profesyonel koçum” olarak düşündüm.

Eğer bana mesaj gönderen kişi bu yazımı okuyorsa ya da siz okuyorsanız demekki öğrenmeyi seviyorsunuz. Ve inanıyorumki yaptığınız işi en iyi şekilde yapmaya çalışan, yapmak istediğinizi en kısa sürede gerçekleştirmek gücüne sahipsiniz. Okumak hayatınız boyunca sizin öğrenmenizde en önemli rolü oynayacak lütfen bunu unutmayın.

Eminim kafanızda bazı soru işaretleri oluştu. Okuyorsunuz ve okuduklarınız her şey için ya 10 yol öneriyor ya da 8 adımda bu iş şöyle yapılır diyor. Ben de çoğu zaman bu şekilde yazıyorum.

Bunlardan bazılarını beğeniyor hemen gerçekleştirmeye başlıyorsunuz, bazılarını yarıda bırakıyorsunuz bazılarını ise belki yıllarca yapmaya çalışıyorsunuz.

Okumak her ne kadar size çok yardımcı olsada okumanın işinizi görmediği noktada yapacağınız şey profesyonel koçluğa başvurmaktır. Profesyonel koçluk dediğimizde ayda yada haftada belirli sürelerle uzman kişi ile yüzyüze yada telefonla yarım saatliğine bir araya gelinmesini ve destek alınmasını kastediyorum.

Koçluk alırken dikkat etmeniz gereken birkaç şey var;

İşi sizin başaracağınızı unutmayın
Koçluk almak saç kestirmeye benzemez. Saç kestirmeye gittiğinizde işi berber yapar ama koçluk aldığınızda hem siz parayı ödersiniz hemde işi yaparsınız. Çünkü koç sizi yönlendirir, sorular sorar, öneriler yapar, destek verir, cesaretlendirir ve gerekiyorsa ödevler verir. Ama işi siz yaparsınız koç değil.

Neyi başarmak istediğinizin farkında olun
Nereye gitmek istediğinizi biliyorsanız herşey çok daha kolay olacaktır. Bu sayede başarılabilir hedefleri kendinize koyabilir adım adım istediğinize yaklaşabilirsiniz.

Sonuç olarak “kimya” size koçluk ilişkisini açıklayabilir. Her tepkimenin illaki bir başka kimyasal ile olması gerekmediğini görebilirsiniz. Başka bir kimyasal olmadanda zamanla bir tepkime oluşabilir. Siz içinizde gereken gücü bulabilirsiniz. Ama bazen kendinize ne kadar yeterli olduğunuzu bile birinin size söylemesi gerekebilir.

Paylaşın: