Etiket arşivi:

Patron Problemleri İle Baş Etme

Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi, her patronunda kendine has bir tarzı var. Bana sorulan ve deneyimlediklerim ile ilgili bir kaç öneri;

Kronik mikro yönetici problemi

Eğer patronumuz bir şey yapmamızı istiyor ama tam ve açık olarak ne istediğini söylemiyor, işimizi yaptığımızda “olmamış” diyebiliyor. Yapmamız gereken her işimizi planlamak, sık ve düzenli raporlayarak doğru yolda olup olmadığımızı teyit etmektir.

Belirsiz öncelik problemi

Patronumuzun sürekli öncelikleri değişiyor, başlanan işler yarısında bırakılıyor, yapılan işlerin getirisine ya da faydasına bakılmaksızın sadece “patronumuz istediği” için yapılıyor olabilir. Yapmamız gereken, patrondan yapmamız gerekenler konusunda ne anladığımızı yazarak, teyit etmektir. Eğer bazı işleri yarıda kesmek zorunda kalacağımızı biliyor, ileride tekrar gün yüzüne çıkabileceğini düşünüyorsak ilgili tüm bilgi ve dokümanları saklamamızda fayda var.

Patlayan tahammülsüz patron problemi

Hatalara yaklaşım, kişilerin kalitesini ve zekasını gösterir. Patronumuz çok çabuk sinirleniyor olabilir. Sakin kalmalı, bize gerçekten ne söylemeye çalıştığını, gerçekte neye kızdığını anlamaya çalışmamız gerekiyor. Mümkünse kızgın anını sadece kafa sallayıp onaylamak, sakinleştiğinde gidip konuşmak gerekiyor.

Gerçekçi olmayan beklentiler problemi

Patron işi yapanların verdikleri süreleri sürekli öne çekmeye çalışıyor, onlara danışmadan çok kısa tamamlanma süreleri taahhüt ediyorsa güven problemi vardır. Patronumuzun karar verme dinamiklerini öğrenmeli, daha doğru tahmin yapma konusunda desteklemeliyiz.

Küçümseyen patron problemi

Patronumuz astlarına başkalarının yanında olumsuz geri beslemelerde bulunuyor, söylediklerini yalanlıyor ya da sürekli düzeltiyorsa güven problemi var demektir. Özel bir görüşmeyle herkesin içinde yaşanan bu durumun bizi ne kadar olumsuz etkilediğini, demotivasyon ve verim düşüklüğüne yol açtığı açıklamalıyız.

Kararsız patron problemi

Sürekli kararsız ve noktayı koyamayan patronlar belirsizlik ortamları yaratırlar.  Onların karar vermelerini kolaylaştırıcı rapor ve sayıları hazırlamalı, gerekli çalışmaları yapmalıyız. Onların kararlılığı bizim huzurunuzdur.

Fazla mesai isteyen patron problemi

Fazla mesai yapmayı performans olarak görmüş ve çalışanlarından da aynı şekilde davranmalarını bekleyen patronlarımız olabiliyor. Fazla mesai yapanları takdir edip, yapmayanları eleştirirler. Bu durumda ya mesaiyi uzatmak ya da sonuçlarına katlanmak gerekiyor.

Paylaşın:

İş Ararken Pozitif Olmak

Kriz dönemleri, yeni mezun ya da iş arayanlar için iş bulmanın normalden daha da zor olduğu dönemlerdir. Böyle zamanlarda iş aramak hem zor hem de moral bozucu olabilir. Moralinizi yüksek tutmak ve pozitif olmak zorundasınız.

İş ararken pozitif olmak, yapmanız gerekenleri (özgeçmiş yazmak, iş görüşmelerine hazırlanmak vb.) daha doğru gerçekleştirmenizi sağlar.

Pozitif olmak, heyecanlı ve motive olmak demektir. Kendinize inanmanız ve kendiniz için doğru olanı yapma konusunda asla pes etmemeniz gerekir. Kendinize ve iş bulacağınıza inanmıyorsanız bulamanız zordur.

Ne yapmanız lazım:

1. Daha fazla yere özgeçmişinizi gönderin. Gazete ilanlarına bakarak sadece sizinle ilgili pozisyonlara bakıp özgeçmiş göndermeyin. Çalışmak istediğiniz firmalara iyi bir kapak yazısı ile özgeçmişinizi gönderin. Daha fazla yer, daha fazla iş görüşmesi ve dolayısıyla daha fazla iş imkanı demektir.

2. Başkalarına destek olun. Her ne kadar kendinize iş bakıyorsanız da karşılaştığınız fakat size uygun olmayan fırsatları çevrenizdekilerle paylaşın. Başkalarına yardım etmek sizin pozitif tarafınızı güçlendirecektir.

3. Başkalarının tecrübelerini öğrenin. İş arama süreci “yalnız” bir süreçtir. Tanıdıklarınızın nasıl iş bulduklarını, rahatlamak ya da pozitif kalmak için neler yaptıklarını öğrenin. Hangi işlerde neler yapıldığını, sizin için alternatif olabilecek diğer işleri inceleyin. Sizi mutlu edecek başka işlerde olabileceğini unutmayın.

4. Ne iş olsa yaparım doğru değil.
Her ne kadar paraya ihtiyacınız olsa da olabildiğince erken ve doğru şekilde iş aramaya başlarsanız, firmaların gibi sizin de firmaları seçme şansınız olacaktır. Yanlış iş arama ya da başka sebeplerle çok vakit kaybetmişseniz birden tüm sınırlarınızı ortanda kaldırıp “ne olursa yaparım” noktasına gelmemeye, başkalarının da gelmemesi için doğru uyarıları yapmaya çalışın.

5. Gülümseyin. Sevdiğiniz müzikleri, aile fotoğraflarını, filmleri izleyin. Sevdiğiniz şeyleri yaparak önce kendinizi gülümsetin. Gülmenin psikolojik olumlu etkisini iş ararken hissedeceksiniz.

6. Pozitif insanlarla birlikte olun. Pozitif ya da negatif enerji bulaşıcıdır. Bu yüzden pozitif insanlarla bir arada olmak sizi de pozitif yapacaktır.

7. İş bulmak istediğiniz alandaki iyilerle konuşun.
Eğer iş aradığınız alanda uzman  birilerini bulabilirseniz onlar size o konuda nasıl iş bulunabileceği konusunda yardımcı olabilirler. En azından sizin ayaklarınızın yere basmasını ve doğru yaklaşmanızı sağlarlar. Doğru ve erişebilir hedefler koymanıza yardımcı olurlar.

8. Kendinizi güncel tutun. İş bulamamak, durmak anlamına gelmez. Siz yine kendi konunuzla ilgili makaleleri, kitapları okumaya devam edin ve kendinizi güncel ve taze tutun.

9. Kabul edilmemenizin sebebi kişisel değildir.
Bir işe kabul edilmemeniz sebebi  firmanın beklentilerine uygun olmamanız anlamına gelmektedir. Siz, sahip olduğunuz bilgi ve becerilere ihtiyaç duyan bir firmada işe gireceksiniz unutmayın.

Dikkat etmeniz gerekenler;

1-    Asla ve asla özgeçmişinizde yanlış bilgi vermeyin.
2-    Dış görünüşünüze özen gösterin. Bu sizin işe ve kendinize verdiğiniz önemi  gösterir.

Paylaşın:

İşi kabul etme kriterlerinizi belirleyin

Zaman zaman işsiz kalan bir çok kişiden gelen özgeçmişleri eleman arayanlarla paylaşmaya çalışıyorum. Bu arada küstah ya da zibidi diye tabir edebileceğimiz tarzda kişilere de denk geldim. Örneğin firma kendisini arıyor, “X liranın altında verecekseniz hiç konuşmayalım” diyor. Ya da daha 1-2 yıllık tecrübesi var ama iyi okullar bitirmiş, birkaç dil biliyor “stratejik kararların alınacağı önemli noktalarda yer alacaksa çalışacağını” söylüyor.

Tabiki bir iş teklifini eğer ihtiyaçlarınız karşılanıyorsa kabul edersiniz. Ancak ihtiyaçlarınızı çok iyi belirlemeniz gerekir ki bir iş görüşmesi sonucunda size önerilen işin ya da yapılan teklifin size uygun olup olmadığını anlayabilin. Kendinizi, haddinizi ve gelecek için doğru adımı atıyor olduğunuzu bilmek önemli.  Size tecrübe ile sabit bir kontrol listesi vereceğim. İş görüşmesine “mutlaka gidin” ve gitmeden önce bu soruları aklınıza kazıyın;

Bedel: Bir iş görüşmesi öncesinde minimum yaşama standartınız için size gerekli olan parayı hesaplamalısınız. Bu bedelin altına düşmemeniz gerekir. Yada mevcut işinizden %10-15 daha yüksek bir bedel beklentisi konulabilir.

Faydalar: Genel olarak size sunulacak faydalar, artılar nelerdir?

Sağlık Sigortası: Özel sağlık sigortası yapılıyor mu? Bu sağlık sigortasının kapsamı nedir? (Ör göz ve diş hariç olabilir)

Ailenize yönelik: Ailenize yönelik bir fayda sunuluyor mu? Çocuğunuza kreş ya da istediğinizde gidebileceğiniz bir sosyal tesis vb. 

Çalışma saatleri: Çalışma saatleri nelerdir ve esnek midir? Hangi durumlarda fazla mesai olur? Fazla mesai karşılığında ekstra bir şey ödeniyor mu? Hafta sonu çalışma ya da günlük 8 saatten fazla standart çalışma süresi var mıdır? Evden çalışılabilir mi?

Emeklilik: Özel emeklilik vb. konularda şirketin bir desteği var mı? Emeklilik için yaptığınız ödemeleri gelir verginizden düşecekler mi?

Tatiller ve İzinler: İzin politikası nedir? Hastalık, hamilelik ya da askerlik gibi durumlarda nasıl davranılıyor, izin süreleri nelerdir? Kullanılmayan izinler ne oluyor?

Prim yada Kar Paylaşımı: Herhangi bir prim ya da kar paylaşım programı var mı? Bu tip programlardan faydalanmanız için ne yapmanız, olmanız gerekiyor?

Ödüllendirme: Şirket herhangi bir koşulda ödüllendirme yapıyor mu?

Tayin-Taşınma: İşiniz tayin ve dolayısıyla taşınma gerektirdiğinde şirket buna destek veriyor mu? Böyle bir durumda gitmeme şansınız olacak mı?

Mazeret: Mazeret izni var mı?

Performans ve Ücret Değerleme: Performansınız ve ücretiniz ne zaman ve nasıl gözden geçirilecek? Kariyer, yükselme olasılıkları nelerdir?

Seyahat: Seyahat yapmanız gerektiğinde şirketinizin harcırah yada maliyet politikası nedir?

Paylaşın:

İmalı suçlamalarla baş etme

Bazıları dillerini akıllıca kullanarak bizim bam telimize basarlar. İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Başka ne yapılabilir?

Canan toplantıda içinde kopan fırtınayı sezdirmedi. Toplantının sonunda Tarkan’a “Dikkatli ol” dedi

“İstersen ofisime gidelim.” dedi Tarkan
Kısa bir yürüyüşten sonra Tarkan’ın ofisine geldiler, kapıyı kapatıp oturdular.
“Aslında problem Agro’nun başarısız olacağına dair bir etki yaratmış olman” dedi Tarkan.
“Eğer Belgin’i değiştirmeseydik o zaman…”
Tarkan durdurdu.

“Dinle. Fazlası var. Ben de aynı fikirdeyim ama benim sıkıntım bu konuda senin nasıl ilerleyeceğin. Seni 3 konuda izledim; Birincisi, hata yapacağımız varsayımı ile devam edemeyiz. İkincisi, yaptığımız görüşmeler her iki taraf içinde geri besleme sağlayabilecek şekilde olmalı ve son olarak tüm fikirler dinlenmeli. Üçüncüsü, eğer bir fikir gerçekten kötü ya da kullanışsız ise bu fikri veren kişiye yansıtılmamalı. Bu işi istemeden zorla destek verenlerden veya farklı konulara yapışanlardan kopararak başaracağız.”

Canan sessizce oturuyordu.

Tarkan’ın 3 koşul ile Canan’a dolaylı olarak atağa geçmesi enteresan bir durumdu. Eğer kabul ederse suçunu itiraf etmiş olacaktı. Eğer karşı koyarsa bu sefer de savunmaya geçmiş olacak imalı suçlamayı güçlendirmiş olacaktı. 3 tane imalı suçlama vardı;

Hata
Canan projenin başarısız olacağına inanıyordu

Geri Besleme
Canan tek yönlü iletişimde dayatıyordu.

İsteyerek vermemek
Canan ve Tarkan farklı düşüncelere sahiptiler fakat istemeyerek verme, yapışma, saldırı veya yansıtma yoktu. Tarkan bu konularda Canan’ı suçlamıştı. Bu suçlama, mesajın kendisindeki yalanları da koruyordu. 

Canan uymamayı tercih etti. Bir sonraki gün, bu konu üzerinde düşündükten sonra
Tarkan’a: “Agro’nun başarısız olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bu konuda seni ikna etmek için ne söylemem gerektiğini bilmiyorum ama başarısız olacağına kesinlikle inanmıyorum. Komiteye tüm desteğimi vereceğim. İletişimde yaşadığımız problem ise muhtemelen benim işin başından beri olmamam.

“Herşeye rağmen seni duyuyorum ve bahsettiğin 3 gerekliliğin ekipteki herkes için bir gereklilik olduğunun farkındayım. Yeni olan şeyleri bulmaya her zaman açığım ve eminim gelecekte bizim için birçok fırsat var ve zaman geçtikçe neler olduğunu göreceğiz. ”

Canan, komiteye tam zamanlı katılmasından çok olmamasının maliyetinin yüksek olacağının altını çizdi. 

İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Savunmaya geçmek yerine beklenmedik bir yanıt vererek pozisyonunuzu güçlendirin ve kendinizi daha rahat hissedeceğiniz bir pozisyona geçin. Buradan manzara daha iyi olacaktır.

Paylaşın:

İşi işte bırakabilmek

workaholic1Çok uzun bir süre sıkı bir işkolik olarak çalıştım ve hatta sağlığımı bu yüzden kaybettim.

Nasıl işkoliktim? Sabah 07:00’de işe gidip gece 23:00 gibi çıkan, hatta yolda ve evde bile çalışan bir insandım. Fırsat buldukça haftasonları iş yerine gider yapmam gereken işleri tamamlardım. Konuştuklarımın %90’ı işimle ilgili idi. Fakat sağlığımı kaybedince kendime geldim ve “işi işte bırakmayı” öğrendim.

Bu konuda bir makale okurken benim yaptığım şeylerle önerilenlerin çok örtüştüğünü görüünce sizlerle paylaşmak istedim.

Yolunuzu uzatın. Eğer işten çıktınız ve kafanızda hala bir şeyler var ise yolunuzudeğiştirip, vakit geçirip eve girene kadar onları unutmaya çalışmanız lazım. Evin kapısından girenekadar yapacağınızı yapın.

İşteki patronla evdeki patron aynı değildir. İşyerindeki pozisyonunuz yada size duyulan ihtiyaç ile evdekiler birbirinden farklıdır. Her iki tarafın ihtiyaçlarını ayrı ayrı düşünmeniz gerekir. Arıca evinizdeki insanlar sizin ücretle çalıştırdığınız insanlar değildir, bir hedefe ulaşmak ve size rapor vermek zorunda değilleridir. Bu yüzden iş yerindeki havanızı dışarıda bırakmanız gerekir.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Eşek olmayın

esek

Çiftçinin biri bir gün 2 eşek almış. Birinin adı A diğerinin adı B olsun. Eşek A kendini çok enerjik hissediyor ve diğerinden daha iyi buluyormuş. Sürekli çiftçinin dikkatini çekmeye çalışıyor, hem daha fazla yük almaya çalışıyormuş hem de onun önünde hızlı yürümeye.

Eşek B ise normal bir eşekmiş. Kendisine verilen işi yapıyor, normal hızda yürüyormuş.

Bir süre sonra çiftçi Eşek B’yi zorlamaya başlamış. Eşek B’nin Eşek A gibi olmasını, onun gibi çalışmasını istiyormuş. Fakat Eşek B, Eşek A gibi hızlı yürümüyor, hatta kendisine verilen cezalara katlanıyormuş. Akşamları da Eşek A’ya sızlanıyormuş: “Bak Eşek kardeş, burada sadece ikimiz varız ve birbirimizle rekabet ediyoruz. Normal hızda normal ağırlıkta ikimizde yükleri taşısak olmaz mı?” diyormuş.

O böyle söyledikçe Eşek A daha da hırslanıyor, kendini daha enerjik hissediyor ve taşıdığı yükü ve hızını artırıyormuş.

Oldukça mutlu olan çiftçi, Eşek B’ye şöyle bir bakmış, kan beynine sıçramış ve başlamış tekmelemeye. Ertesi gün bunu gören Eşek A hırslanıp daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Eşek B öyle dayak yemiş ki o gün çalışmadan yatmış. Ertesi gün tekrar dayak yiyince gene çalışmamış ve çiftçi bu eşek işe yaramaz diyerek eşeği satmış.

Eşek B bu kadar gözden düşünce Eşek A kendini o kadar iyi hissetmeye başlamış ki daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Üstelik Eşek B’nin yüklerini taşıyarak. Fakat bir süre sonra kapasitesinin üzerinde bir işi yapmaya başlayan her eşek gibi ağrılar, sızılar ve sakatlıklar başlamış. Fakat çiftçide yarattığı beklenti sebebiyle çiftçi ondan hep çok ve hızlı iş yapmasını bekliyormuş. Eşek A elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmasına rağmen yapamıyormuş artık. Sonuçta iş Eşek A’nın yapamayacağı noktaya kadar gelmiş, çiftçi bu eşeğide 3 kuruşa satmış ve yeni eşekler peşine düşmüş.

Bu hikaye bitmez, devam eder….

Kıssadan Hisse ise sevimli görünmek ya da prim kazanmak için haddinden fazla iş yüküne atlarsanız eninde sonunda elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Ekip çalışmasında, herkesin eşit olduğunu ve üzerine düşeni yaparak başarıya ulaşılabileceğini unutursanız siz kaybedersiniz.

Ayrıca iş arkadaşınızın başarısızlığı sizi asla sevindirmemeli.

Sizin A ya da B olmanız farketmez, Patron için eşek eşektir. Eşek olmayın.

Çok çalışmak değil akıllı ve zamanı iyi kullanarak çalışmak önemlidir.

Başarı bir varış noktası değil bir yolculuktur.

Paylaşın:

Kendi hula hoop’unuzla kalın

Bir çok işi üstlenip ben yaparım diye taahhüt ediyor musunuz? Siz herkesin ihtiyaç duyduğunda aradığı, her toplantıya çağrılan kişi misiniz? İşte hula hoop burada çok işe yarar.

Fatih karnında bir kasılma hissetti. Sumru aramış, yıllık rapor tamamlanmadan önce sıkıntıdaki 2 projenin problemlerini gidermede yardımını istemişti. Sumru’nun istediği “Ay sonuna kadar projelerin gözden geçirilmesi” idi. Fatih istemeyerek kabul etti ama her defasında evet dediği bu tip işler yüzünden fazla mesaiye kalıyor ve yoruluyordu.

Neden kendi ihtiyaçlarımızı göz ardı edip, başkalarının isteklerini yerine getirmek için gözü kapalı gideriz? Kendimizi aşan bir işe evet demeden önce nasıl farkına varabiliriz?

Bunu size bir metafor ile anlatmaya çalışacağım. Herkesin bir hula-hoop’u olduğunu varsayın.

Hepimiz hula-hoop’umuzu en iyi şekilde çevirmeye çalışıyoruz. Zaten çevirmesi çok kolay değil, bir de başkasınınkini çevirmeye çalıştığımızda problem başlar. Ne kadar iyi hulo-hoop çeviricisi olursanız olun bazen hulo-hoop bacaklarınızdan aşağıya kayar ve düşer.

Bazen yakınımızdaki birinin hulo-hoop’u düşerken yardım etmek isteriz ama maalesef böyle bir yardım yoktur. Kendi hulo-hoop’umuzu bozmadan başkasına yardım mümkün değildir.

Öncelikle nasıl yapması gerektiğini söyleyebilir, öneriler, uyarılar getirebilirsiniz ama o kişi için siz hulo-hoop çevirmeye kalkarsanız kendinizi sıkıntıya sokarsınız.

Deneyin. Bir arkadaşınızı ve iki hulo-hoop alın ve aynı anda çevirmeye çalışın. Çok zordur. Önemli olan herkesin kendi hulo-hoop’unda kalmasıdır.

Kendi hulo-hoop’unuzda kalmayı size hatırlatması için isterseniz bir hulo-hoop alıp ofisinize koyun. Ne zaman bir işe evet derseniz hulo-hoop’unuza bakıp tekrar düşünün. Eğer yapılabilecek bir iş ise problem yoktur ama değilse nasıl hayır diyebileceğinizi planlayın.

Paylaşın:

Yanlış insanlarla vakit kaybetmeyin!

 

İşinizi tanıdığınız herkese anlatmak, onları kendi tarafınıza çekmeye çalışır gibi bir havaya girmek gereksizdir. Sizin yaptığınız işe ihtiyacı olmayana satış yapmaya çalışmak en büyük vakit kaybıdır. Siz, sadece size ihtiyacı olana yönelin.

Yanlış insanlara satış yapmanın temelinde herkese satmaya çalışmak yatar. Her müşterinin alıcılık düzeyi değişkendir. Ne istediğini bilmeyen, anlamadığı halde o konuda sizden bir şey talep eden, üstelik o konuda bilgiçlik taslayan müşteriler uzun vadede olumlu sonuçlar getirmeyeceklerdir. Tahmin ettiğinizden fazla sorun çıkaracağını düşündüğünüz müşterilere hayır diyebilmeniz ve onları rakibe yönlendirebilmeniz lazım. Böylelikle başağrısından yapacağınız tasarrufu daha iyi müşterilere daha iyi hizmet sunmak için gereken fikirlere ayırabilirsiniz.

Bir de sizinle işbirliği yapmak isteyenler olacak. Sırf sizinle işbirliği yapmak istediği için birileriyle iş yapmak mümkün değildir. Genellikle bu tipteki işbirliği taleplerinin %50’si boşunan harcanan vakitlere dönüşür. Zamanınızın büyük bir kısmı “Acaba bir işbirliği fırsatımız olabilir mi?” toplantılarıyla geçecektir. Eğer bu tip toplantı ve görüşmeleri somut hedeflere odaklayamazsanız sonuç alamazsınız.

Ben bugünkü tecrübemle eskiye oranla bu tip taleplerin yüzde 10’unu kabul ediyorum. Öncelikle işin ciddiyetini ve odaklandığı noktayı yazılı bir halde istiyorum ki bir yandan da karşı tarafın ciddiyetini ölçebileyim.

Eğer anlamsız ve zayıf tekliflere hayır diyebilirseniz, çok iyi ve altın fırsatlara evet diyebilme şansınız olur.

 
Paylaşın:

Evden para kazanmak için neler yapabilirsiniz – 5

Bu kadar çok evden yapılabilecek iş çıkacağını bende tahmin etmiyordum ama sonuna geldim.

1- Güvenlik uzmanlığı
2- Okul fotoğrafçılığı
3- Kendini savunma sanatı eğitmenliği
4- Kişisel gelişim eğitmenliği
5- Terzilik yada giyecek onarımı yapmak
6- Yabancıları şehirde gezdirme
7- Yabancılara tercümanlık
8- Şarkı söylemek
9- Müzik enstrumanı çalmak
10- Kar küremek – kışın
11- Yazılım eğitimi – basitWord vb. olabilir yada php örneğin öğreteni çok az bir konudur
12- Şarkı sözü yazmak
13- Tarot falı bakmak
14- Telefonla satış – Bazı çağrı merkezleri bu konuda her zaman eleman arıyor oluyorlar.
15- Cam Temizleme – Ev ve büro
16- Alet – Edevat kiralama Servisi – Türkiye’de bir firmanın örneğin geceleri kullanmadığı bazı araçları başka fi,rmalara kiralaması gibi bir alternatif iş yaratılabilir.
17- Tişört, kravat vb. tasarım yapmak
18- Yazıcılık – Uzın ödev ve projeleri usulüne göre yazma hizmeti
19- Kullanılmış CV ve DVD’lerin kiralanması yada değişimine aracılık etmek
20- Bağımsız denetmenlik ve/veya kontrolörlük
21- Video çoğaltma, kasetleri cd’ye çekme hizmeti
22- Yurtdışından bir hosting firmasının Türkiye’de temsilciliğini alarak hosting satma
23- Internetten pazarlama danışmanlığı ve desteği vermek
24- Düğün videocusu
25- Ses kasedini yazıya dökme
26- Filmlere altyazı hazırlama
27- Basın duyurus hazırlama, metin editörlüğü
28- Tekne temizliği
29- Bodrum temizliği
30- Depo temizliği

 
Paylaşın:

Evden yapılan işler – 2

 

Hangi işler evden yapılıyormuş yazı dizimize devam edelim.

1- Eğer Hat sanatı vb. bir kursa katılmışsanız kaligrafi yapabilirsiniz. Bu sene Çeşme’de kızımın adını bir seramik üzerine yazdırmak için 20 dk . bekleyip 5 dk. için 20 YTL ödedim. Hesabı siz yapın.

2- Paketleme – Taşınmadan önce evdeki eşyaların paketlenmesi gibi bir hizmet verebilirsiniz.

3- Mum yapma – Parafin, ip ve çeşitli kalıplar kullanarak mum yapıp hediyeli eşya fuarlarında satmayı, yada hediyelik eşya satıcılarına satmayıp deneyebilirsiniz.

4- Marangozluk – Eğer ahşap konusunda bir beceriniz varsa mobilya tamiratı vb. konularda destek hizmeti verebilirsiniz.

5- Karikatür çizebiliyorsanız belki dergilerle yazışıp satma şansınız olabilir.

6- Evinizde hazırlayacağınız her türlü özgün gıdanın satışını düşünebilirsiniz. Reçel, turşu, peynir vb. sayılabilir.

7- Anne danışmanlığı veya doğum sonrasında anneye yardımcılık hizmeti

8- Çocuk elbisesi dikmek

9- Çocukları okula götürme, servis yapma

10- Bahçe, fabrika vb. temizliği yapma

11- Eğer resim beceriniz varsa bahçe duvarı bezeme, grafiti yapmak

12- Takı tasarımı ve uygulama

13- Dergilere yazı yazma

14- Bilgisayar uzmanı iseniz bilgisayar problemleri konusunda çevrenize destek verebilirsiniz.

15- Yazılımcı iseniz Elance.com yada rentacoder.com gibi sitelere üye olup tüm dünyadan gelen iş taleplerini hayata geçirebilirsiniz.

16- Şirketlerin verilerini yedekleme yada bilgi güvenliği konusunda destek verebilirsiniz.

17- Bilgisayar programlarını kullanma eğitimleri verebilirsiniz. Türkiye’de özellikle çocuklara okullarda verilen bilgisayar eğitimi çok yetersiz. Bu konu ile ilgili aileşler için en iyisi profesyonel birinden eğitim aldırmak olacaktır.

18- Ev güvenliği ile ilgili danışmanlık hizmetleri

19- Evlilik danışmanlığı

20- Yuvalara, kreşlere yemek yapmak

21- Öğrencilere ödev ve projelerinde destek vermek

22- Avon, Anway vb. markaların satışını yapmak

23- Terziliğiniz varsa özel kostüm yapma

24- Dans öğretmenliği

25- Türkiye’de yok ama sabahları ve akşamları köpek gezdirme

26- El yapımı bebek ve/veya kukla yapımı

27- Kuru temizleme için evden malzemeleri alma, temizletip geri bırakma

28- Arabayı yıkatmak için adresten alma ve geri bırakma

29- Yaşlılar için her türlü servis ve hizmet

30- Firmalar için email tasarlama ve gönderim

31- Firma çalışanlarını eğitme

32- Firmalara eleman bulma – Eğer eleman arayan firmalar için internette doğru kişileri bulup firma ile görüştürebilirseniz komisyonunuzu alabilirsiniz.

33- Sürpriz Düzenleme – Bence en hoş servis bu olurdu. “Game” adlı filmdeki gibi ama sadece hoş sürprizleri organize etmek

34- Her türlü ayak işi, evrak takibi gibi işler

35- Kayıp arama, bir nevi dedektiflikte olabilir

36- Internette bir dergi çıkartmak ve popülaritesi arttıkça reklam geliri elde etmek

 
Paylaşın: