Etiket arşivi: pozitif

Sizden çok iyi bir şarj chazı olabilir

employee-motivationEskiden çalıştığım bir şirkette çok yoğun bir hafta yaşamıştık. Şirket kuralları gereği her gün saat sabah 10:00 ve öğleden sonra saat 14:00’te Türk kahvesi servisi olur aralarda çay gelirdi. Çaycımız Ali ile her gün bu çay ve kahve seferi esnasında selamlaşır, hal hatır sorardık. Bir gün Ali’nin kahveyi masama “kafama vurur” gibi bırakıp gitmesi üzerine yanımda çalışan arkadaşıma “Ne oluyor?” diye sordum. O da “Farkında değil misin? Neredeyse bir haftadır yoğun çalışmaktan iki laf etmedin, oda sana küstü muhtemelen” dedi. Hemen gidip Ali’nin gönlünü aldım ama bu bana iyi bir ders oldu.

Ali’nin duymak istediği tek şey “Merhaba” ya  da “Nasılsın?” kelimesi idi. İhtiyacı olan, onu motive eden buydu. Biz onunla böyle bir samimet kurduğumuzda o her kahveyi bıraktığında diğerini bırakmaya istek ve sevgi ile gidiyordu. Çünkü her merhaba yada nasılsın sözü yaptığı işin takdiri, onun orada olduğunun kabulü idi.

İnsan insana, insan gibi kurulan iletişimin ne kadar önemli olduğunu anlamıştım. Karşınızdakinin gözlerinin içine bakarak ve tüm samimiyetinizle nasıl olduğunu sormak o kadar güçlü bir motivasyon aracıydı ki şaşırmıştım. Aslında beni şaşırtan ya da sevindiren şey küçücük bir şeyle nasıl pozitif bir etki yaratabildiğim idi. Birisi için daha olumlu bir fark yaratabilmek, işte önemli olan buydu ve bunu yapmak için gereken tek şey sadece bir kelime idi.

Hayatım boyunca iki şey ile motive oldum. Öncelikle başarılı olmayı kendime motivasyon aracı olarak kullandım. Bir şeyleri başarıyor olmak bana her zaman yetti. Öte taraftan ise başkalarında yaratabildiğim pozitif etki ile motive oldum ve hala oluyorum. Beni görünce gülümseyen insanları görmek çok güzel.

Babamın söylediği “Her zaman iyi ol oğlum” sözünü daha iyi anlıyorum şimdi. Ne istediğime değil ne verebileceğime odaklanıyorum. Burada yazı yazmamın sebeplerinden en önemlisi bu zaten. Biliyorum ki burada yazacağım birkaç kelime ile insanlar motive olabilir, gülümseyebilir ve belkide onları üzen bir konuda tekrar denemeye karar verebilirler. Buradan başlayan pozitif dalga berberinde yine pozitif etki yaratır.

Sizden çok iyi bir şarj cihazı olabileceğini bilin. Sadece iki dudağınızın arasından çıkacak birkaç kelime ile karşınızdakini enerji ile doldurabilirsiniz.

Ya çevrenizin enerjisini tüketirsiniz ve karanlık olur yada enerjinizle herkesi doldurur etrafı aydınlatırsınız. Hayat sizin, seçim sizin…

Paylaşın:

Özgüveni geliştirme yolları – 2

how-to-increase-self-esteem-300x200Lafla peynir gemisi yürür mü? Benim cevabım “evet” çünkü her zaman insanların bir şeyleri “isterlerse” başaracaklarını düşünürüm. Burada yazılanların, onu okuyan birine belki çok farklı bir esin kaynağı olacağını düşünüyorum. Okunan bir şey beyne girdi mi nerede nasıl ortaya çıkacağı ve neyle nasıl bağlantı kuracağı çoğu zaman kestirilemez. Aslında hiç bir şeyi unutmayız sadece o bilgiye erişecek doğru bağlantıları kuramayız. O bilgi oradadır. (Siz istemediğiniz bir şeyi unutabiliyor musunuz ?)

Bu yüzden özgüven konusundaki yazıma devam ediyorum;

12. Güçlü taraflarınızı tekrar keşfedin.

Bazen gerek görünüşünüz, konuşmanız, sağlığınız yada dahakişiselbirkonuda güçlü taraflaınızı farkedersiniz. Çok iyi fıkra anlatabilmek, hızlı refleksleri olmak, konsantre olabilmek vb. Asla kendinizi küçümsemeyin ve hafife almayın.

13. Düşünce tarzınızı değiştirin.

Bazen gerçek problem özgüveniniz değildir. Aksine değiştirmediğiniz bakış açınızıdır. Farklı açılardan olaylara yaklaşabilmeyi becerebilmeniz gerekir.

14. İhtiyaçlarınızı irdeleyin.

Bazılarımız “övülmeye yada teşekküre” ihtiyaç duyar. Bir şeyleri başarabilmiş olmayı başkalarından duymak isteriz. Bazen sırtımızın sıvazlanması bie paha biçilmezdir. Bunlar olmuyorsa gardımızı düşürmemeliyiz önemli olan budur.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Özgüveni Geliştirme Yolları – 1

self-esteemÖzgüven, kendinizle ilgili ne düşündüğünüzdür, kendinizden ne kadar emin olduğunuzdur. Özgüveniniz sizin resminizdir ve o resme bakmak çok güzeldir. Fakat insanın doğası gereği bazen kendimizi kral gibi hissederken bazen çok zayıf ve çaresiz hissederiz. Ve nasıl hissediyorsak arkasıda öyle gelir.

Özgüven gelişimi ile ilgili anne ve babalara düşen zor görevi daha önceki bir yazımda* belirtmiştim. Sonuç olarak bir parmak şıklatmayla özgüven gelişmiyor, bir süreç gerektiriyor. Önemli olan bu sürece hazır olup olmadığınız? Eğer hazırsanız;

1. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakın.

Bizler çoğu zaman değerimizi diğerlerine bakıp aşağıda yada yukarıda belirleriz. Her zaman sizden iyive kötüler olacak. Önemli olan daha iyi olmak yada onun yaptığını yapamamak değil. O halde kıyaslamayı bırakın.

2. Kendinizi kötülemeyin.

Bazıları hemen hemen her şeyde kendilerini kötülerler. “Be nher zaman geç kalırım” yada “Hiç tam olarak yapamadım” vb. Kendinizi değerlendirin ama kötülemeyin.

3. Bağışlayın ve unutun.

Geçmişteki acılarınızı, yaralarınızı düşünerek zaman harcamayın. Üzücü şeylerle kafanızı doldurmak yerine daha anlamlı şeyler düşünün. Hep daha iyisini yapmaya çalışan bizler hata yapmaya mecburuz. Ve bunu olağan algılayıp kendimizi affetmeyi bilmeliyiz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Hayatının kontrolünü eline al!

MS hastası olduğumu öğrendiğimde doktorların bana söyledikleri en önemli şey : “Artık bundan sonra insan gibi yaşayacaksın” olmuştu. Çünkü hastalığımı tetikleyen şey büyük ihtimalle sabah 07:00 ile 23:00 arasında tek öğün yemek, 20 kupa kahve içerek haftanın 7 günü çalışmamdı. İşte bu noktada her ne kadar geç kalmış olsamda “hayatımın kontrolünü elime almalıyım” diye bir karar verdim.

Ne yaptım;

1- Bekarlığımda iyi para kazanmama rağmen evimi sadece otel olarak kullanıyordum. Hemen yeni ve daha büyük bir ev bularak tüm mobilyalarımı attım. Yakın bir arkadaşım (Şebnem) sayesinde Çağlayandan masa-sehpa siparişi, Unkapanında minderler – perde, Sultanahmet’ten kilim, çeşitli mağazalardan mutfak malzemesi, Modoko’dan yeni mobilyalar-yatak ve aklıma gelmeyen herşeyi beraberce yeniledik.

2- Günde 3 öğün yemek yemeye başladım ve işten akşamları saat 19:00’da çıkmaya.

3- Kahveyi azalttım ama bırakamadım, demleme oldukça çayı tercih ettim. Hatta bir süre oldukça fazla bitki çayı içmeye başladım.

4- Aşık oldum, evlendim, kızım oldu.

5- Yunuslarla yüzdüm(bunu mutlaka bir yazı ile anlatacağım) ki kendimi hiç bu kadar iyi ve farklı hissetmemiştim, geldik bugüne.

Geçen ay doktoruma gittiğimde artık haftada üç gün yaptığım iğneyi kesebileceğimi öğrendim. Yani hastalığımın seyrini kötüden iyiye çevirmiş durumdayım(Maşallah diyebilirsiniz)

Gelelim beylik laflara. İnsanın hayatının kontrolünü eline alması için hasta olmayı beklememesinde fayda var;

1. Kendinize iyi bakın. Sağlığınızdan daha önemli bir şey yok. Yemek yiyin, uyuyn, spor yapın.

2. Geçmişin hesabını yapmayın. Bırakın hatıralarda ve fotoğraflarda kalsın. Yaptığınız ve yapacağınız iyi şeylere konsantre olun.

3. Önyargılarınız yerine ispatlara inanın. Başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışarak, kendi kendinize sürekli tekrarladığınız korkularınızla, dedikodularla(gıyabında sosyal eleştiri) huzurunuzu kaçırmayın. Gerçekten bu tip şeylerle vakit kaybetmek ciddi bir israftır, lükstür.

4. Kesin konuşmayın. Hiç gelmiyorsun, hep bunu yapıyorsun gibi söylemler düşünce tarzınızın göstergeleridir ve durumu olduğundan daha abartılı gösterir. Abartmayın, ne kendinize ne başkalarına abartı yaşatmayın.

5. Negatif düşüncelerinizden kurtulun. Bardağın dolu tarafına bakın. İnsan vücudu en mükemmel ilaçtan daha iyileştirici güce sahip. Ama pozitif olursanız oluyor. Negatif olursanız aynı şekilde tahrip ediyor.

6. Düşünce tarzınızı değiştirin. Yani her şeyi kararında yaşayın. Özellikle MS normalin üstünde vücudun zorlanmasıyla tetikleniyor. Ne çok uyuyun nede çok az, ne çok koşun nede hiç hareketsiz kalın. Kararında yaşayın.

7. Sevin ve sizi sevmelerine izin verin. Bazen birilerine sarılmak, birkaç söz duymak çok önemli olabilir. Arkadaşlarınızı, ailenizi, eşinizi, dostlarınızı ihmal etmeyin. Onlara ayrılacak zamandan tasarruf etmeyin.

8. Sosyalleşin – sinema, tiyatro, yürüyüş turları vb. yeni insanlarla tanışacağınız, kafanızı dağıtacağınız şeyler yapın. Çevrenizi sağlıklı, pozitif ve mutlu insanlarla doldurmaya çalışın.

9. İyilik yapın – Sosyal kuruluşlar olabilir veya kendi komşunuz olabilir, insanlara yardım edin. Bilginizi paylaşın. Maddi ve manevi destek olun. Dünyaya aktaracağınız pozitif enerji sizin ondan alacağınız pozitif enerjinin kaynağı olacaktır.

10. Değişik şeyler yapın – Daha önce yapmadığınız şeyleri yapın, görmediğiniz yerlere gidin. Değişiklik iyidir.

Yaşamınızı ve sağlığınızın kıymetini bilin. Eminim benim gibi birçok kişiden bunu duymuşsunuzdur ama ben yinede tekrar ediyorum.

Paylaşın:

Dertleri dışarıda bırakmak

Eski  çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk  gününü zorlukla  tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden  olmuş, elektrikli testeresi  iflas etmiş ve şimdi de eski püskü arabası çalışmayı reddetmişti.

Onu evine götürürken  yanımda adeta bir taş gibi  oturuyordu. Evine ulaştığımızda beni,  ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve  doğru yürürken küçük bir ağacın  önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına  her iki eliyle  dokundu.

Kapı açıldığında; adam  şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü  tebessümle kaplandı, iki küçük  çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük  verdi. Daha sonra beni arabaya  yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından  geçerken merakım daha da arttı ve  ona eve giderken gördüğüm olayı sordum.

“O,  benim dert ağacım,” dedi.  “Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çııyor, ama  şundan eminim ki o sorunlar  evime, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için  bu sorunları her akşam eve  girerken o ağaca asıyorum.

Sabahları tekrar onları  oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor  musunuz? Ertesi sabah onları  almaya gittiğimde, astığım kadar çok  olmadıklarını görüyorum.

Email’den alıntıdır, kaynağını bilmiyorum

Paylaşın:

İş ararken pozitif kalmak

Kriz başladıktan sonra büyüklü küçüklü birçok firma gerçek ya da kriz fırsatçılığı ile bir çok çalışanını işten çıkardı, çıkartmak zorunda kaldı. Fakat işin bir diğer kötü tarafı ise yeni mezun ya da iş arayanlar için bu dönem iş bulmayı normalden daha da zorlaştırdı. Kriz neredeyse 1 yıldan fazladır sürmekte ve en az 1 yıl kadar daha etkilerini sürdürecek gibi duruyor.  Bu durumda iş aramak hem zor hem de bulunamadıkça moral bozuyor. İşte bu dönemde özellikle moralinizi yüksek tutmak ve pozitif kalmak zorundasınız.

İş ararken pozitif kalmak işin en önemli tarafıdır. Çünkü böylelikle iş bulmak için yapmanız gerekenleri(özgeçmiş yazmak, iş görüşmelerine hazırlanmak vb.) daha doğru gerçekleştirebilirsiniz.

Pozitif olmak o konuda heyecanlı ve motive olmak demektir. Bu aynı zamanda sizin inanç sisteminizle de ilgilidir. Öncelikle kendinize inanmanız ve kendiniz için doğru olanı yapma konusunda asla pes etmemelisiniz. Eğer kendinize ve iş bulacağınıza inanmıyorsanız bulamazsınız.

Ne yapmanız lazım:

1. Daha fazla yere özgeçmişinizi gönderin. Gazete ilanlarına bakarak sadece sizinle ilgili pozisyonlara bakıp özgeçmiş göndermeyin. Çalışmak istediğiniz firmalara iyi bir kapak yazısı(mümkünse İngilizce) ile özgeçmişinizi gönderin. Daha fazla yer daha fazla iş görüşmesi ve dolayısıyle daha fazla iş imkanı demektir.

2. Başkalarına destek olun. Her ne kadar kendinize iş bakıyorsanız da karşılaştığınız fakat size uygun olmayan fırsatları çevrenizdekilerle paylaşın. Başkalarına yardım etmek sizin pozitif tarafınızı güçlendirecektir.

3. Başkalarının tecrübelerini dinleyin. İş arama süreci “yalnız” bir süreçtir. Tanıdıklarınızın nasıl iş bulduklarını, rahatlamak ya da pozitif kalmak için neler yaptıklarını dinleyin. Hangi işlerde neler yapıldığını, beklide sizin için alternatif olabilecek diğer işleri inceleyin. Sizi mutlu edecek başka işlerde olabileceğini unutmayın.

4. Ne iş olsa yaparım doğru değil.
Her ne kadar paraya ihtiyacınız olsa da olabildiğince erken doğru şekilde iş aramaya başlarsanız, firmaların sizi seçtikleri gibi sizinde firmaları seçme şansınız olacaktır. Yanlış iş arama ya da başka sebeplerle çok vakit kaybetmişseniz birden tüm sınırlarınızı ortanda kaldırıp “ne olursa yaparım” noktasına gelmemeye, başkalarının da gelmemesi için doğru uyarıları yapmaya çalışın.

5. Gülümseyin. Sevdiğiniz müzikleri, aile fotoğraflarını, filmleri izleyin. Sevdiğiniz şeyleri yaparak önce kendinizi gülümsetin. Gülümsemenin psikoloji olumlu etkisini iş ararkende hissedeceksiniz.

6. Pozitif insanlarla birlikte olun. Pozitif ya da negatif enerji bulaşıcıdır. Bu yüzden pozitif insanlarla bir arada olmak sizi de pozitif yapacaktır.

7. İş bulmak istediğiniz alandaki iyilerle konuşun.
Eğer iş aradığınız alanda uzman ya da ünlü birilerini bulabilirseniz onlar size o konuda nasıl iş bulunabileceği konusunda yardımcı olabilirler. En azından sizin ayaklarınızın yere basmasını ve doğru yönlenmenizi sağlarlar. Doğru ve erişebilir hedefler koymanıza yardımcı olurlar.

8. Kendinizi güncel tutun. İş atamak durmak anlamına gelmez. Siz yine kendi konunuzla ilgili makaleleri, kitapları okumaya devam edin ve kendinizi güncel ve taze tutun.

9. Kabul edilmemenizin sebebi kişisel değildir.
Bir işe kabul edilmemeniz yeterince iyi olmamanız değildir. Sadece o firmanın isteklerine uygun olmamanız anlamına gelmektedir. Siz, sunduğunuz özellikleri bekleyen ve ihtiyaç duyan bir firmada işe gireceksiniz unutmayın.

Dikkat etmeniz gerekenler;

1-    Asla ve asla özgeçmişinizde yanlış bilgi vermeyin
2-    Dış görünüşünüze özen gösterin. Bu sizin işe ve kendinize verdiğiniz önem verdiğinizi gösterir.

Paylaşın:

Sağlıklı insanlar neden başarılıdır ?

Bir çoğumuz sağlıklı olmanın iyi bir yaşamı beraberinde getireceğine inanırız. Böyle düşündüğümüzde sağlığımızı birinci plana alır ve ona göre davranmaya başlarız.

Çünkü;

1. Egzersiz tansiyonunuzu düzenler.

Tansiyonun birinci ilacı egzersiz yapmaktır. Vücudunuzun stresten etkilenmesini engelleyen endorfini yükseltir. Patronunuzun yada müşterilerinizin tavırlarını kontrol edemezsiniz ama kendinizinkini edebilirsiniz. Egzersiz ile birlikte rahatlar ve fevri reaksiyonlarınızdan kurtulursunuz.

2. Yakacak enerjiniz var.

Eğer iyi bir fiziksel kondisyona sahipseniz gününüz iyi geçer.

3. Ağır hastalıklara karşı korunma

Eğer şimdi kendinize iyi bakarsanız bir sonraki sağlık sigortası ödemesinde büyük tutarlarla karşılaşmazsınız. Örneğin beslenmenize dikkat ederseniz kronik hastalıklardan korunabilir, geri kalan hayatınızı daha konforlu yaşayabilirsiniz.

4. Hayata pozitif bakmaktan hoşlanmak

Hayata pozitif bakanların kalp krizi geçirme riskleri negatif bakanlara yani kötümserlere göre %50 daha azdır.

5. Yaşamak için yiyin – yemek için yaşamayın

Günü 1 yada 2 büyük öğün yerine birden fazla küçük öğün ile geçirin. Beslenmenize dikkat eder vücudunuzu dinlerseniz yemekten aldığınız keyif kadar yaşamaktanda keyif alabilirsiniz.

6. İçki ihtiyaç değildir.

Vücut fonksiyonlarınızın sağlıklı çalışması için alkole ihtiyacınız yoktur.

7. Su hayati fonksiyonlarınızın benzinidir.

Günde en az 8 bardak su içmelisiniz.

8. İşiniz sadece hayatınızın bir parçasıdır.

İş dışında bir hayatınız olduğunu unutmayın. İnsanlar, ailenizle ilişkileriniz sizin en büyük zenginliğinizdir.

9. Stres yok.

Mümkün olduğunca daha az stresli işler ile uğraşmaya çalışın.

10. Siz bir modelsiniz.

Babaysanız çocuklarınıza, yöneticiyseniz çalışanlarınıza modelsiniz demektir. Siz sağlıklı yaşamı tercih ederseniz onlar da edeceklerdir.

Paylaşın:

Negatif ve depresiflere yardımcı olmamız lazım!

Bazı tanıdıklarımı gördüğümde yada onlarla sohbet ettiğimde üzerime bir karanlığın çöktüğünü içimin daraldığını düşünürüm. Özellikle son dönemde işin çıkarılan, ayrılan ya da işleri bozulan herkesin ciddi bir karamsarlığa düştüğünü görüyorum.

Yaptıkları şu? Sürekli hayattan, ailelerinden, arkadaşlarından, işlerinden veya o an kendilerine gelen bir emailden şikayet etmek. Zaten 1-2 derken daha fazlasını dinleyemiyorum.

Bu arkadaşlarımla sohbetlerimde her ne kadar konuyu değiştirmeye çalışsamda onlar her konuda olumsuzluklarını devam ettirebilmekte, ilgilenmediğimde ise bu tavrıma bozulup bunu problem haline getirebilmekteler.

Benden bekledikleri ise onlar gibi düşünüp onları tasvip etmem. Bu yüzden pozitif enerjimi yiyip bitirmek için bir “enerji vampiri” gibi bana saldırıyorlar gibi geliyor bana. Kendi hapishanelerine sizi de almayı başarı sayan bir bilinçaltı ile mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Hatta siz direndikçe daha da üstünüze geliyorlar.

Ne yapacaksınız? Öncelikle onların enerji vampiri olduklarını unutmayın. Onlar yaşadıkları hayattan ve diğer şeylerden sürekli ve ısrarla şikayet edip mızırdanan insanlar. Kendi içlerindeki korku blokları pozitif enerjilerini engellediği için başkalarının enerjilerine muhtaçtırlar. Onlarla biraz vakit geçirdiğinizde kendinizi yorgun, üzgün, sıkıntılı hissedersiniz. Pozitif insanlarsa enerji almak yerine veren insanlardır.

Negatif insanlara nasıl yardım edeceğiz?

Eğer boğulmakta olan birini gördüğünüzde hemen yanına giderseniz sizide boğar unutmayın. Dikkatli yaklaşmalı hem onu hemde kendinizi emniyetle sudan çıkarmalısınız. Belki önce bir ip atıp çekmeyi yada can simidi atmayı deneyebilirsiniz. Yada varsa kayıkla oraya gitmeli hiç biri yoksa dikkatli bir şekilde ona yaklaşmalı ve sizi batırmaya çalışacağını düşünerek yaklaşmalısınız. Negatif insanları kurtarmak aynı böyle bir şeydir, gerisini siz getirin.

İletişim Kurun

Negatif insanlar hem kendilerine hemde çevrelerine zarar verirler. Bu yüzden öncelikle bir strateji belirlemeniz gerekiyor. Onu bir yemeğe götürün ve güzel anılarınızı konuşturun. Sizi negatif tarafa çekmeye çalıştıkça siz pozitif şeylerde kalın.

Eğer pozitifliğinizi yitirdiğinizi hissediyorsanız dikkatinizi başka yere çekecek bir şey yapın, eşinizden masaj isteyin, alışveriş yapın, ıslık çalın, derin nefes alın vb. Eğer dikkatinizi sıkıntınızdan başka bir yere çevirirseniz rahatladığınızı hissedeceksiniz.

Şaşırtın

Eğer doğrudan ona yardım edecekmiş gibi yanaşırsanız sizi red edecektir. Şimdi onu şaşırtarak yaklaşmanız lazım. Onun sevdiği bir üçüncü kişiyi araya sokabilirsiniz, ona yardımcı olacağını düşündüğünüz bir kitabı hediye edebilirsiniz, belkide yazılı bir şeyleri elden verirsiniz. Yada onun iPod’una sesli bir mesaj bırakabilirsiniz.

Siz elinizden geldiğince cankurtaran simidini ona doğru fırlatacaksınız. Ama eğer tutunmamakta direniyorsa yapılacak çok fazla şey kalmamış demektir.

Güvenli Yaklaşmak

Birkaç pozitif insanı bir araya getirerek pozitif enerjiyi yüksek tutabilirsiniz. Bu enerji ile negatif kişiye yardımcı olabilirsiniz. Çünkü böylelikle pozitif enerjinizi negatif kişi bitiremez. Ancak negatif kişinin çevresinde kendisi gibi olanlar olma ihtimaline karşı bu konudada temkinli olmakta fayda vardır.

Hepimiz birer kayıkta yaşıyoruz ve mutlaka kurtarabileceğimiz birileri var. Ne kadar karanlık olursa olsun mutlaka umut vardır. Bazen kayıklar doluyor ama yinede başka bir kayıkta yer bulmak her zaman mümkün.

Kendiniz Gidin

Eğer doğrudan yardım edecekseniz cankurtaran eğitiminiz olup olmadığından emin olun. Eğer dikkatli olmazsanız sizide boğabilirler.

Onlar için iyi şeyler dileyin

Eğer o kişi için hiçbir şey yapamıyorsanız onun için iyi şeyler dilemeyi unutmayın. Belki yeterince iyi odaklanırsak iyi düşüncelerimizi yardım göndermede kullanabiliriz.

Sizin yardımınızı istemeyen bir kişiye yardım edemezsiniz. İyileşmek istemeyen hastayı doktor iyileştiremez. Ama eğer size çok yakın insanlarsa negatif olan bie kaç şekilde onlara yardım etmenin yolunu arayacaksınız.

Paylaşın: