Etiket arşivi: geliştirme

Özgüveni Geliştirmek

Özgüven, kendimizle ilgili ne düşündüğümüz, kendimizden ne kadar emin olduğumuzdur. Özgüvenimiz bizim resminizdir. İnsanın doğası gereği bazen kendimizi kral gibi hissederken bazen de çok zayıf ve çaresiz hissederiz. Ve nasıl hissediyorsak arkası öyle gelir.

Parmak şıklatmayla özgüven gelişmiyor, bir süreç gerektiriyor. Önemli olan bu sürece hazır olup olmadığımız? Eğer hazırsak;

  1. Kendimizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakmamız gerekiyor.

Çoğu zaman değerimizi diğerlerine bakıp belirlemeye çalışırız. Her zaman bizden iyi ve kötüler olacak. Önemli olan daha iyi olmak ya da onun yaptığını yapamamak değil. O halde kıyaslamayı bırakın.

  1. Kendimizi kötülemeyelim.

Bazıları hemen hemen her konuda kendilerini kötülerler. “Ben her zaman geç kalırım” ya da “Hiç tam olarak yapamadım” vb. Kendimizi değerlendirelim ama kötülemeyelim.

  1. Bağışlayalım ve unutalım.

Geçmişteki acılarımızı, yaralarımızı düşünerek zaman harcamamalıyız. Üzücü şeylerle kafamızı doldurmak yerine daha anlamlı şeyler düşünmeliyiz. Hep daha iyisini yapmaya çalışan bizler hata yapmaya mecburuz. Ve bunu olağan algılayıp kendimizi affetmeyi bilmeliyiz.

  1. Pozitif ve destekleyici insanlarla birlikte olalım.

Kendimizi ve diğerlerini sevebilmek için ihtiyacımız olan enerji içimizde. Doğru insanlarla birlikte olmaya çalışalım. Pozitif enerji yayanları tercih edelim.

  1. Sevdiğimiz konularda katılım sağlayalım.

Sevmediğiniz bir şeyi yaparak mutlu olamayız. Halbuki sevdiğimiz işleri yaparak kendi özgüvenimizi artırabiliriz.

  1. Kendimize dürüst olalım.

Kendi hayatımızı yaşayalım, bizim için iyi olduğunu söyleyenlerin dediklerini değil. Kendi hayatımızın lideri olalım. Kendimiz olalım.

  1. Olumlu konuşalım.

Kelimeler insanları vezir ve rezilde edebilirler. Bu yüzden çok iyi seçmemiz gerekir. Birileriyle konuşurken olumlu kelimeleri seçmeye çalışalım.

  1. Geçmişteki hatalarımızla kendimizi suçlamayalım.

Hayatımızda çok az şeyi kontrol edebiliyoruz, bu yüzden hatalar yapıyoruz. Kendimizi suçlamayı abartırsak özgüvenimizi kaybedebiliriz.

  1. Kişisel başarılarımızı listeleyelim.

Yapamam dediğimiz halde yapıp başardığımız şeyler sayesinde kendimizle gurur duyarız. Bunları yazalım ve arada bir okuyalım. Gözlerimizi kapatıp tekrar o zafer anına dönelim.

  1. Pozitif özelliklerimizi yazalım.

Dürüst müyüz? Yardımsever miyiz? Yaratıcı mıyız? Bunları yazıp, arada bir okuyalım. İyi özelliklerimiz bize güç verecek, özgüvenimizi artıracaktır.

  1. Zayıflıklarımızın altındaki gizli güçlü yönlerimizi bulalım.

Sürekli zayıf taraflarımızı tekrarlayarak özgüvenimizi güçlendiremeyiz. Her negatif şeyde pozitif bir taraf bulabileceğimizi, sadece bakmak değil görmenin önemli olduğunu hatırlayalım.

  1. Güçlü taraflarımızı tekrar keşfedelim.

Görünüşümüz, konuşmamız, sağlığımız ya da daha kişisel bir konuda güçlü taraflarımızı fark edebiliriz. Çok iyi fıkra anlatabilmek, hızlı refleksleri olmak, konsantre olabilmek vb. Asla kendimizi küçümsememeli ve hafife almamalıyız.

  1. Düşünce tarzımızı değiştirelim.

Bazen gerçek problem özgüvenimiz değildir. Aksine değiştirmediğimiz bakış açımızdır. Farklı açılardan olaylara yaklaşabilmeyi becerebilmemiz gerekiyor.

  1. İhtiyaçlarımızı, beklentilerimizi netleştirelim.

Bazılarımız “övülmeye ya da teşekküre” ihtiyaç duyar. Bir şeyleri başarabilmiş olmayı başkalarından duymak isteriz. Bazen sırtımızın sıvazlanması bile paha biçilmezdir. Bunlar olmuyorsa, gardımızı düşürmemeliyiz önemli olan budur.

  1. Tüm iltifatları teşekkür ederek kabul edelim.

Asla reddetmeyelim ya da zaten hakkımdı gibi kibirli davranışlarda bulunmayalım. Özgüven alçakgönüllülükle beslenir. Sadece basit bir teşekkür yeterlidir.

  1. Daha fazla vermeye başlayalım.

Başkaları için göstereceğimiz gayret ya da yardımseverlik bizi çevremizde çoğaltır. Çoğalmamızın pozitif etkisi özgüvenimizi artırır. Başkalarına yardım etmek kendimizi daha değerli hissetmemizi sağlar.

  1. Kendi amigonuz olalım.

Bir taraftarı harekete geçiren ve takımları için tezahürat yapma ve destekleme konusunda uğraş veren amigoları düşünün. Ancak kendi kendimizin amigosu olarak özgüvenimizi geliştirebiliriz. Başka amigolar ya da “şak şak” çılar gerçek etkiyi yaratamazlar.

  1. Kolayca başarabileceğimiz işlerden başlayalım.

Küçük işleri başararak başlayalım. Böylece daha büyük ve karmaşık işleri başarmamız için gereken özgüvenimizi olgunlaştırabiliriz.

  1. Limitlerinizi bilelim.

Nerede kızıp, üzüleceğimizi, hangi noktada nelere nasıl tepki vereceğimizi biliyorsak özgüvenimizi zayıflatıcı ya da zarar verici şeylerden uzak kalabiliriz. Eğer limitlerimizi aşarsak “özgüven onarıcı” şeyler yapmamız gerekebilir.

  1. Spor yapalım.

Stres hormonlarını azaltıp mutluluk hormonlarını çoğaltalım. Fiziksel olarak kendimizi iyi hissetmemiz hayatımızın diğer taraflarına yansıyacaktır. Kendimizi daha zayıf, şekilli ve zinde hissetmek özgüvenimizi güçlendirir.

  1. Özgüveni yüksek insanları okumalıyız.

Büyük siyasi liderler, sanatçılar gibi özgüveni yüksek insanların hayat hikayelerini okuyalım. Hangi zor durumlardan nasıl iyi durumlara geldiklerini, başardıklarını inceleyelim.

  1. Harekete geçelim!

Dünya hareketi ödüllendiriyor! Kendimiz için bir şeyler yapmaya başlamalıyız. Artan özgüvenimiz ve çevremize vereceğimiz pozitif enerji, diğer pozitif enerjileri harekete geçirecektir.

İyi şeyler, iyi şeyleri tetikler. Her ne kadar sizi şiddet ve korku ile tek tip düşünmeye zorluyorlarsa bile prim vermeyin. Ne ağlak diziler ne de kan-revan haberler sizi etkilemesin.

Paylaşın:

Atatürk, Mark Rothko ve Google

Bazen yaptığımız planlar, ürünler ve süreçler kullanışsız, hantal yada karmaşık olurlar. Bir şeyler ya eksik yada fazladır. Ve biz ancak içimize sindiğinde bir şeyleri iyi yaptığımıza inanırız.

Peki neden bir çok şeyi karmaşıklaştırıyoruz yada zorlaştırıyoruz?

Hande bir sonraki slayta geçince Rüçhan daldığı hayallerden sıyrıldı, küçük bir esneme ile toplantıya geri döndü. Stratejilerini gözden geçiriyorlardı. Strateji dokümanı titizlikle hazırlanmış, çok iyi araştırılmış, olabildiğince karmaşık ve anlaşılmazdı. Rüçhan, emin olmadığı halde neden bu maddeleri onayladığını geçirdi içinden. “Ne farkeder” dedi. “Nasılsa 3 ay sonra anlaşılmaz strateji dokümanının yeni versiyonunu gözden geçireceğiz.”

Proje toplantılarında buna benzer şeyler yaşanıyordu. Yöneticiler yerine mühendisler, strateji planı yerine proje planı, yine aynı karmaşa ve anlaşmazlık ve 3 ay sonra tekrar üzerinden geçilecek olan gerçekleştirilemez bir proje planı.

Bazen yaptığımız planlar, ürünler ve süreçler onları yapanlar tarafından bile anlaşılmayacak karmaşıklıkta olabiliyor. Gereksiz karmaşıklık birçok şirketin içine sinmiştir. Hatta bu alışkanlık kişisel programlara ve işlere kadar yansır. Gönderdiğimiz epostalar karşımızdakinin okumayacağı kadar uzun, anlamayacağı kadar karmaşık ve zor olabilir.

Efektif planlar, kullanışlı ürünler ve uygulanabilir süreçler basit ve zariftir. Ancak bazen kaliteyi kompleks olma ile, tam olmayı da detaycılıkla karıştırırız.

Benim basit ve şıklıkla ilgili olarak nitelendirdiğim birkaç örnek var:

Atatürk’ün Gençliğe Hitabı – Sadece bir sayfa ile bu kadar çok anlaşılır mesajın verilmesi gerçekten muazzam

Mark Rothko’nun resimleri güzellik ve basitlik paradigmalarını anlatır.

Google– sitenin tasarımına göz atın ve şirketinizin web sitesi ile karşılaştırın. Dünyanın en çok ziyaret edilen sitesindeki tasarımın basitliği ve şıklığını düşünün.

Bazıları az bir şeyle çok şey başarırken bizler neden işlerimizi, hayatımızı karmaşıklaştırıyoruz?

Karmaşa alışkanlığımız

Bazıları Ürün Geliştirme veya Stratejik Planlama departlarında çalışırlar. Özellikle bu birimlerde çalışanlar problem çözmeyi severler ve problemler yeterince zor değilse keyif almazlar.

Yanlış problemi çözme

Müşterilerimiz mutsuz olduğunda HEMEN ya ürünlerimize yeni özellikler ekleriz yada yeni ürünler çıkartırız. Halbuki müşteri hizmetleri servisinde küçük bir düzeltme bu problemleri giderebilecektir belkide. Gerçek problemi çözmemiz lazım.

Liderlik Eksiği

Bazen sadece üst yönetciler kızmasınlar yada kızgınlıkları geçsin diye bir şeyler yaparız. Ve hatta yaşanan problem çoğu zaman onların suçları olmakla beraber onların liderlik zaaflarını karmaşık işlerle örtbas etmeye çalışırız.

Basitlik, şıklık ve etkinlik sizinle başlar. Çevrenizdeki basit ve şık şeylere artık daha fazla dikkat edin ve sizde doğru dalgayı yakalayın.

Paylaşın: