Etiket arşivi: ürün

Marka 2008 – Konferans Notları – 2. Bölüm

Tarih                        : 27-28 Kasım 2008

Yer                           : Çırağan Palace-İSTANBUL

Hazırlayan                 : Belgin USANMAZ

Marka 2008

Konferans Notları

II.GÜN           : 28.11.2008

Konuşmacı           : Sarah McCARTNEY

Marka Strateji Uzmanı, Yazar

Little Max Kurucu, Yönetici

Sunum Notları     :”Markanın şeytani ikizi: Sahtecilik”

Markalar, sahte markalar ve müşteriler arasındaki karmaşık ilişkiyi The Fake Factor adlı kitabında ele alan Marka Strateji Uzmanı McCartney,  Tüketici, markaya kalitesi nedeniyle hayran olmuşken, kalitesiz olduğunu bildiği sahte markayı neden satın alıyor? Tüketicinin markaya sahip olma tutkusuyla neredeyse bir madde bağımlısı gibi davrandığı bu durumda kötü yola sapmasına ve bu sahtekarlığa alet olmasına sebep olana duygular neler? Sorularını sorarak interaktif sunumuna başladı.

Bu gün dünyada en fazla taklit ürünlerin olduğu ülkenin”Çin” olduğundan bahseden konuşmacı, ilaçlar, güneş gözlüğü gibi ürünlerin taklitlerinin tehlike saçtığını dile getirerek , bu ürünleri alanlar sayesinde taklitçiliğin arkasının kesilmediğine yönelik dünya markalarından örnekler sundu. (Louis Vuitton-Swatch).

İnsanları taklit alıma yönlendiren özellikler arasında; “Ucuz olması-o ürünü kullananların parçası olma isteğinin”  ilk sıralarda yer aldığını söyleyen McCartney,  insanların üretim fazlası, orjinal ürün denilmesinden etkilendiğini ve böylece alıma geçtiğini, artık büyük markaların bile kendi ürünlerinin taklidinden gelir elde edecek seviyede bu duruma göz yumduğunu  gösteren Avrupa’dan örnekler verdi. Bu durumun anlaşılır bir şey olmadığını savunan konuşmacı, hatta suç bile olduğunu dile getirerek  bu konudaki düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı.

Taklit ürünlerin piyasa varlığını sürdürmemesi için ;

Güvenilir-itibarlı mağazalarda satılması,

Marka yöneticilerinin dikkatli olması, tedarik zincirini kontrol etmesi,

Satıcıların bu işi cazip bir şekilde sunmaması,

Gerektiğini sözlerine ekleyen konuşmacı, “ Bu taklit ürünleri üreteni aslında ele geçirmek lazım, satanı değil “ diyerek, kanunların bu konuda (fikri mülkiyet-organize suç) yeterli olmadığını ve kontrol mekanizmasının iyi işlemediğini sözlerine ekledi.

İnsanların orijinal bir ürüne sahip olamadığı durumlarda devreye giren taklit ürünleri tercih ederken Why buy them? Why not buy them? Why make them? Gibi baş soruları kendisine sorarak bu piyasanın büyümesine destek olmaması bir vatandaşık görevidir diyerek sunumunu tamamladı.

Konuşmacı           : Erem DEMİRCAN

Türk Telekom-Pazarlama ve İletişim Başkanı

Sunum Notları     :”Türk Telekom”

Okumaya devam et

Paylaşın:

Atatürk, Mark Rothko ve Google

Bazen yaptığımız planlar, ürünler ve süreçler kullanışsız, hantal yada karmaşık olurlar. Bir şeyler ya eksik yada fazladır. Ve biz ancak içimize sindiğinde bir şeyleri iyi yaptığımıza inanırız.

Peki neden bir çok şeyi karmaşıklaştırıyoruz yada zorlaştırıyoruz?

Hande bir sonraki slayta geçince Rüçhan daldığı hayallerden sıyrıldı, küçük bir esneme ile toplantıya geri döndü. Stratejilerini gözden geçiriyorlardı. Strateji dokümanı titizlikle hazırlanmış, çok iyi araştırılmış, olabildiğince karmaşık ve anlaşılmazdı. Rüçhan, emin olmadığı halde neden bu maddeleri onayladığını geçirdi içinden. “Ne farkeder” dedi. “Nasılsa 3 ay sonra anlaşılmaz strateji dokümanının yeni versiyonunu gözden geçireceğiz.”

Proje toplantılarında buna benzer şeyler yaşanıyordu. Yöneticiler yerine mühendisler, strateji planı yerine proje planı, yine aynı karmaşa ve anlaşmazlık ve 3 ay sonra tekrar üzerinden geçilecek olan gerçekleştirilemez bir proje planı.

Bazen yaptığımız planlar, ürünler ve süreçler onları yapanlar tarafından bile anlaşılmayacak karmaşıklıkta olabiliyor. Gereksiz karmaşıklık birçok şirketin içine sinmiştir. Hatta bu alışkanlık kişisel programlara ve işlere kadar yansır. Gönderdiğimiz epostalar karşımızdakinin okumayacağı kadar uzun, anlamayacağı kadar karmaşık ve zor olabilir.

Efektif planlar, kullanışlı ürünler ve uygulanabilir süreçler basit ve zariftir. Ancak bazen kaliteyi kompleks olma ile, tam olmayı da detaycılıkla karıştırırız.

Benim basit ve şıklıkla ilgili olarak nitelendirdiğim birkaç örnek var:

Atatürk’ün Gençliğe Hitabı – Sadece bir sayfa ile bu kadar çok anlaşılır mesajın verilmesi gerçekten muazzam

Mark Rothko’nun resimleri güzellik ve basitlik paradigmalarını anlatır.

Google– sitenin tasarımına göz atın ve şirketinizin web sitesi ile karşılaştırın. Dünyanın en çok ziyaret edilen sitesindeki tasarımın basitliği ve şıklığını düşünün.

Bazıları az bir şeyle çok şey başarırken bizler neden işlerimizi, hayatımızı karmaşıklaştırıyoruz?

Karmaşa alışkanlığımız

Bazıları Ürün Geliştirme veya Stratejik Planlama departlarında çalışırlar. Özellikle bu birimlerde çalışanlar problem çözmeyi severler ve problemler yeterince zor değilse keyif almazlar.

Yanlış problemi çözme

Müşterilerimiz mutsuz olduğunda HEMEN ya ürünlerimize yeni özellikler ekleriz yada yeni ürünler çıkartırız. Halbuki müşteri hizmetleri servisinde küçük bir düzeltme bu problemleri giderebilecektir belkide. Gerçek problemi çözmemiz lazım.

Liderlik Eksiği

Bazen sadece üst yönetciler kızmasınlar yada kızgınlıkları geçsin diye bir şeyler yaparız. Ve hatta yaşanan problem çoğu zaman onların suçları olmakla beraber onların liderlik zaaflarını karmaşık işlerle örtbas etmeye çalışırız.

Basitlik, şıklık ve etkinlik sizinle başlar. Çevrenizdeki basit ve şık şeylere artık daha fazla dikkat edin ve sizde doğru dalgayı yakalayın.

Paylaşın: