Etiket arşivi: arkadaş

Şanslı Olmak Mı? Şanssızlığı Yaratmak Mı?

dice1Şansın doğuştan olduğuna, gizemli kozmik güçlerin insanları etkileyerek “şanslı” yaptığına inanmıyorum.

Benim “şans” tanımım insanların kendi hayatlarında yarattıkları olumlu şeylerin bütünüdür. Yani şansınızı kendiniz yaratırsınız. Şanslı olmak derken kumar, bahis gibi oyunlardan değil hayatta şanslı olmayı kast ediyorum.

Yanlış bulduğum bazı düşünce tarzlarını sizlere açıklamak istiyorum;

Ben zaten hep şanssızım, ben çok iyiyim ama şanslılar kazanıyor, onların kazançları ve ünvanları şans kaynaklı, şansız olduğum için olmuyor, bardağın yarısı hep boş vb.

Kendi hayatınızda şansı nasıl yakalarsınız;

Öncelikle olumlu düşünmeniz gerekiyor. Kötü şeylerin olacağını düşünerek onları çağırırsınız. Aksine iyi şeylerin olacağını düşünmelisiniz. Burada tercih tamamen sizin. Ya negatif ya da pozitif olarak olaylara yaklaşmak ve beklentiler koymak. Örneğin İstanbul trafiğinde ya sinirlenip sağa sola sataşıp kavga edip moralinizi bozabilirsiniz ya da aklınıza güzel bir şeyi getirerek trafik karmaşından çıkana kadar beyninizi olumlu bir şey ile oyalarsınız. Tercih sizin. Trafikte kaybedeceğiniz zamanı önceden öngörebiliyorsanız yabancı dil cd’leri alıp dilinizi geliştirebilir, müzik dinleyebilirsiniz.

Eğer olumlu beklentiler içerisinde olursanız karşınıza çıkacak iyi fırsatları görebilirsiniz. “Neden hep olumlu düşünmeme rağmen başıma kötü şeyler geliyor?” diyebilirsiniz. Bence sabredin, olumlu bakmak konusunda ısrarcı olun.

Örneğin, yerde 10 kuruş bulursanız 10 kuruş daha fazla paranız olduğu için sevinin. 10 kuruş nedir ki diye küçümsemeyin. En son nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama “Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil neye ihtiyacınız olduğunu düşünün, ne kadar şanslı olduğunu göreceksiniz.” diyordu ve haklıydı.

Yolunuzun üzerindeki bütün trafik ışıkları yeşil yanıyor ve trafik akıyor olacak. Sizi evde gülümseyerek karşılayan aileniz ile birlikte yemek yemenin keyfine varıp beraberce en sevdiğiniz tv dizisini seyredeceksiniz. Sizden zengini var mı?

Bu söylediklerim sizde Polyanna’cılık oynadığımı düşündürtebilir. Fakat iyinin ve iyiliğin iyi sonuçlar doğuracağına gerçekten inanıyorum.

Bir diğer konu ise günlük rutininizi yıkmanız. Muhtemelen her gün aynı şeyleri yaparak gününüzü tamamlıyorsunuz. Aynı şeyleri yapmak aynı sonuçları doğurur. Günlük rutin hayatınızda bir şeyleri değiştirin, karıştırın, ekleyin ya da çıkartın.

Şansı etkileyen önemli konulardan birisi “çevrenizin olması”dır. Dünyadaki en kıymetli kaynak insandır. Eğer tanıdıklarınız ve çevreniz ne kadar çok olursa o kadar çok fırsata ve bilgiye erişebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Çalışanların çok büyük bir kısmı bir diğerinin referansı ile çalışmaktadır. Bir çok insan arkadaşlarının tanıştırdığı insanlarla evlenmiştir. Bir çok insan arkadaşlarının önerdiği kitabı ya da sinemayı tercih eder. İhtiyacınız olduğunda çevreniz kadar destek bulursunuz.

Paylaşın:

Eşek olmayın

esek

Çiftçinin biri bir gün 2 eşek almış. Birinin adı A diğerinin adı B olsun. Eşek A kendini çok enerjik hissediyor ve diğerinden daha iyi buluyormuş. Sürekli çiftçinin dikkatini çekmeye çalışıyor, hem daha fazla yük almaya çalışıyormuş hem de onun önünde hızlı yürümeye.

Eşek B ise normal bir eşekmiş. Kendisine verilen işi yapıyor, normal hızda yürüyormuş.

Bir süre sonra çiftçi Eşek B’yi zorlamaya başlamış. Eşek B’nin Eşek A gibi olmasını, onun gibi çalışmasını istiyormuş. Fakat Eşek B, Eşek A gibi hızlı yürümüyor, hatta kendisine verilen cezalara katlanıyormuş. Akşamları da Eşek A’ya sızlanıyormuş: “Bak Eşek kardeş, burada sadece ikimiz varız ve birbirimizle rekabet ediyoruz. Normal hızda normal ağırlıkta ikimizde yükleri taşısak olmaz mı?” diyormuş.

O böyle söyledikçe Eşek A daha da hırslanıyor, kendini daha enerjik hissediyor ve taşıdığı yükü ve hızını artırıyormuş.

Oldukça mutlu olan çiftçi, Eşek B’ye şöyle bir bakmış, kan beynine sıçramış ve başlamış tekmelemeye. Ertesi gün bunu gören Eşek A hırslanıp daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Eşek B öyle dayak yemiş ki o gün çalışmadan yatmış. Ertesi gün tekrar dayak yiyince gene çalışmamış ve çiftçi bu eşek işe yaramaz diyerek eşeği satmış.

Eşek B bu kadar gözden düşünce Eşek A kendini o kadar iyi hissetmeye başlamış ki daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Üstelik Eşek B’nin yüklerini taşıyarak. Fakat bir süre sonra kapasitesinin üzerinde bir işi yapmaya başlayan her eşek gibi ağrılar, sızılar ve sakatlıklar başlamış. Fakat çiftçide yarattığı beklenti sebebiyle çiftçi ondan hep çok ve hızlı iş yapmasını bekliyormuş. Eşek A elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmasına rağmen yapamıyormuş artık. Sonuçta iş Eşek A’nın yapamayacağı noktaya kadar gelmiş, çiftçi bu eşeğide 3 kuruşa satmış ve yeni eşekler peşine düşmüş.

Bu hikaye bitmez, devam eder….

Kıssadan Hisse ise sevimli görünmek ya da prim kazanmak için haddinden fazla iş yüküne atlarsanız eninde sonunda elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Ekip çalışmasında, herkesin eşit olduğunu ve üzerine düşeni yaparak başarıya ulaşılabileceğini unutursanız siz kaybedersiniz.

Ayrıca iş arkadaşınızın başarısızlığı sizi asla sevindirmemeli.

Sizin A ya da B olmanız farketmez, Patron için eşek eşektir. Eşek olmayın.

Çok çalışmak değil akıllı ve zamanı iyi kullanarak çalışmak önemlidir.

Başarı bir varış noktası değil bir yolculuktur.

Paylaşın: