Etiket arşivi: para

Saygınlık Üzerine Önermeler

Küçüklüğümüzden beri büyüklerimize, komşularımıza, öğretmenlerimize vb. saygı duyma konusunda eğitildik ama tam öğrenemedik. Çünkü bize saygın olmak için ne yapmamız gerektiği öğretilmedi veya bizim keşfetmemiz beklendi.

Hayat bana parmak şıklatmayla saygı elde edilemediği tatlı ve acı yollardan öğretti. Saygın veya saygıdeğer olmak için gayret etmek gerekiyor. Saygınlığı elde etmek zor iken bir anda kaybedebiliyorsunuz.

Aşağıdaki soruları kendime sormaya çalıştım;

  • Ben yokken çalışanlarım daha huzurlu ve mutlu çalışıp daha iyi iş çıkarıyorlar mı?
  • Çalışanlarım benim yerime başkasıyla çalışmayı tercih ederler mi?
  • Ben söylemeden işlerini yapıyorlar mı?
  • Benim hakkımızda bir şey sorulduğunda güzel şeyler söylüyorlar mı?
  • Bana yöneticileri mi yoksa insan olduğum için mi saygı duyuyorlar?

Bu soruların çoğuna “evet” diyebiliyorum çünkü yapabildiğim kadarı ile aşağıdakileri yapmaya çalıştım;

  1. Ettiğini buluyor insan. En alttan en üste saygılı olmaya çalışmamız lazım.
  2. Çalışanların önce insan olduğunu unutmamamız gerekiyor.
  3. Çalışanlarımızı tanımaya çalışmalıyız.
  4. Çalışanlarımızı potansiyellerini ortaya çıkarmaya çalışmalıyız.
  5. Ast veya üst fark etmeksizin motive etmeye çalışmalı, b irini motive etmenin diğerlerini motive etmeye yetmediğini anlamamız lazım.
  6. Adaletli olmalıyız.
  7. Çalışanların işlerini daha iyi yapabilmeleri için desteklemeliyiz.
  8. Doğru işe doğru kişiye vermeliyiz.
  9. Sorumluluk veriyorsak yetki de vermeli ama kontrol etmeyi ihmal etmemeliyiz.
  10. Çalışanlarımıza güvenmeli ve güvendiğimizi göstermeliyiz.
  11. Hak ettikleri ücreti almaları için uğraşmalıyız.
  12. Yüksek performans gösterenleri ödüllendirmeliyiz.
  13. Herkesin içinde tebrik etmeli, yalnızken eleştirmeliyiz.
  14. Hatalarını açık yüreklilikle dinlemeli ama tekrar etmemesi, kalıcı çözümler üretmeleri için cesaretlendirmeliyiz.
  15. Kişiliklerine ve değerlerine saygı göstermeli, ayrımcılık yapmamalıyız.
  16. Çalışanlarımızla empati kurmalı ama bizimle empati kurmaya cesaretlendirmeliyiz.
  17. Çalışanlarımıza bir bütünün parçaları olduğumuzu sık sık hatırlatmalı ve önemli olduklarını hissettirmeliyiz.
  18. İş dışında da konuşacak ve paylaşacak bir şeyler bulmalıyız.
  19. Yapıcı eleştiriler yapmalıyız.
  20. Bizden beklentilerini dinlemeli, önemsediğimizi göstermeli ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıyız.
  21. Bazen alışkanlıklarımız ayağımıza takılabilir ama at gözlüğümüzü çıkarıp, esnek olmaya çalışmalıyız.
  22. Yağcılığı kabul etmemeli, dürüstlükleri ödüllendirmeliyiz.
  23. Her fırsatta fikirlerini sormalı, dinlemeli, karşı olsak bile daha iyi bir hale nasıl getirilebileceğinin peşine düşmemiz lazım.
  24. İnandıkları konularda desteklemeli, şans tanımalı, alan yaratmaya çalışmalıyız.
  25. Ne kendi kusurlarımızı ne de geçmişte yaşanan sıkıntıları saklamamalıyız.
  26. İlgilenmeliyiz.
  27. Şikayet ve mazeret üretmek yerine ellerinden geleni yapmaları konusunda cesaretlendirmeliyiz.
  28. Yapılan işi olumsuz etkilemediği sürece herkesin kendine has iş yapma tarzına ses çıkarmamamlıyız.
  29. Ne iyi ne de kötü haberleri saklamamalı, yüz yüze vermeliyiz.
  30. Hiç bir çalışanımıza diğerlerinden farklı davranmamalıyız.
  31. Keyfi taleplerde bulunmamamlıyız.
  32. Haberdar edilmesi gereken herkesi zamanında haberdar etmeliyiz.
  33. Samimi yaklaşmalı ama asla laubali olmamalıyız.
  34. Her ortamda “Biz” demeye çalışmalıyız.
  35. İstisnalar dışında yeterlilik ve kapasitelerini aşırı yüklememeye çalışmalıyız.
  36. İstisnalar dışında kişisel zamanlarına (tatil ve mesai sonrası) saygısızlık etmemeye, iş vermemeye çalışmalıyız.
  37. İşi işte bırakmaya hem kendimizi hem de çalışanlarımızı cesaretlendirmeliyiz.
  38. Son dakika iş vermekten kaçınmalıyız.
  39. Çalıştığımız ortamlara uygun temiz, düzgün ve şık giymeliyiz.
  40. Kendi konularımızda iyi olmak için okumayı ve öğrenmeyi hiç bırakmamalıyız.
  41. Zamanımızı yönetebilmeyi öğrenmeliyiz.
  42. Etik olmanın bir erdem olduğunu ve her türlü ticari işlemde etik olunması gerekliliğini benimsemeliyiz. İmam-cemaat ilişkisini aklımızdan çıkarmamamız lazım.
  43. Reaktif değil proaktif olmaya çalıştım.
  44. Hatalarımı kabullendim ve gerektiğinde açık yüreklilikle paylaşmaya çalıştım.
  45. Kabalaşmamak ve karşımdakileri kırmamak için elimden geleni yaptım.
  46. Kibrimi kontrol etmeye ve kimseyi aşağılamamaya çalıştım.
  47. “Çalışırmış” gibi yapmadım.
  48. Ağırbaşlı ve alçakgönüllü olmalıyız.
  49. Olumsuz davranışlara ve şiddete şirket içinde izin vermemeliyiz.
  50. Söylediğimiz şeyleri yapmalıyız “Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma” sözü burada şirketlerde geçerli değildir.
  51. Herkesten bir şeyler öğrenmeye çalışmalıyız.
  52. Başaramadığımızda tekrar tekrar denemeliyiz.
  53. Kafamızın dikine gitmemeli, farklı görüş ve önerileri dikkate almalıyız.
  54. Erişilebilir olmalı, açık kapı politikası uygulamalıyız.
  55. Affetmeyi ve unutmayı öğrenmeliyiz. Çalışanlarımıza asla ve asla kin tutmamalıyız.
  56. Herkesin yararına kararlar almaya çalışmalıyız
  57. İşleri izlediğimizi göstermeli ve çalışanlarımıza her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz.
Paylaşın:

Kariyeriniz Sorularınızda Saklıdır!

İş hayatına girme aşamasında ya da çalışırken sorularımız hiç bitmiyor. Kendi sorularımı ve yaptıklarımı yazmaya çalıştım.

Soru 1: Kendimi 10 yıl sonra nerede görmek istiyorum?

Herhangi bir işi tercih ederken veya değiştirmeyi düşünüyorsanız düşününmeniz gereken en stratejik sorulardan birisidir. 1988 yılında “Toplam Kalite” kavramı ile karşılaşmış, Türkiye’de Şişecam’da ilk uygulamaların başladığını öğrenmiştim. Milli Prodüktivite Merkezi ve DİE’ye (şimdiki adı Türkiye İstatistik Kurumu-TÜİK) gidip dokümanlar ve kitaplar almıştım. Geleceğin işi olacağını düşünüyordum ve faydasını gördüm. Internet 1997 yılında hayatıma ilk girdiği günden beri sarıldığım ve bırakamadığım bir şey olmuştur.

Bundan 10 yıl sonra kendinizi görmek istediğiniz yer ile ilgili basamakları öngörüp kendinizi geliştirmeniz gerekiyor.

Soru 2: Geçiş koşulları nelerdir?

Bir sonraki işe ya da pozisyona geçiş sizin uzun vadeli hedefiniz için bir basamak mıdır yoksa sadece koşullarınızı daha iyiye taşıyacak uzun vadeli planınızın dışında farklı bir basamak mıdır?

Bir yola girmek ve orada ısrarlı olmak önemlidir. Size çok cazip gelecek ücretler ve pozisyonlarla teklifler gelebilir, karşınıza fırsatlar çıkabilir. Alternatif bir yola girmek en baştan başlamanıza yol açabilir. Bu yüzden dikkatli olmanız gerekir. Ben Toplam Kalite Yönetiminden İş Süreçleri Yönetimine ve sonrasında Proje Yönetimi Danışmanlığına kadar taşıdım kendimi. İnternet ile ilgili onlarca proje gerçekleştirip bu konuda Türkiye’deki dinazorlardan biri oldum.

Soru 3: Neden orada çalışmak istiyorum?

Bilgi, deneyim, para, pozisyon gibi klasik cevaplar verilebilir bu soruya. Aslında bir yerde çalışmaya devam etmek ya da başka bir yere geçmek söz konusuysa tüm cevapların pozitif olması beklenir. Arkadaşlarla ilişkiler, yemek, ulaşım vb. Neden o işyerinde çalıştığınızı açıklayabiliyor ve bundan memnunsanız problem yok demektir. Çünkü o zaman hayatınıza “keşke”leri katmamışsınız demektir.

Bir şeyler öğreniyor olmak ve yeni şeyler yapmak (rutinden uzak) çalışma hayatında benim için çok önemli oldu. Sosyal biri olduğum için girdiğim her işyerinde herkesle rahatlıkla iletişim kurabildiğim ve yemek, ulaşım gibi konuları aşılamayacak problemler olarak görmediğim için öğrenmek, yeni şeylerle uğraşmak en önemli hedeflerim oldu. Şu anda hala proje yönetimi, risk yönetimi, internet projeleri ve son dönemde özellikle proje yönetim metodolojileri danışmanlığı konusunda çalışmalarımı sürdürmekteyim.

Para için çalışmak çok göreceli bir kavram. Parayı araç değil amaç olarak görmeniz sizi sevimsiz yollara itebilir.

Bilmediğiniz bir şey söylemediğimin farkındayım. Mevcut çalıştığınız yeri ya da gitmeyi düşündüğünüz yeri iyi değerlendirin. Önemli olan sizin iç huzurunuzla, en verimli şekilde çalışmanız, kurumunuza ve kendinize maksimum faydayı sağlamanızdır.

Paylaşın:

Teşekkür Etmeyi Bilmek

Markette para üstü aldığınızda, binanın dışını süpüren görevliyi gördüğünüzde ve daha bir çok yerde teşekkür etmek aklınıza geliyor mu? Herkes teşekkürü duymaktan memnun olur çünkü yapılanı onaylamak ve hatta memnun olunduğunu göstermektir. Askeriyede bir söz vardır “Selam vermekten sarf-ı nazar edilmez” diye, teşekkür etmekten çekinmeyin.

Birilerine yardım ettiğinizde, işinizi iyi yapıp müşterinize iyi hizmet ettiğinizde teşekkür duymadığınız olmuştur ve hatta çoğunlukla duymuyor olabilirsiniz. Nasıl hissettiğinizi düşünün. Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız, teşekkür etmeye başlayın ki teşekkürler gelmeye başlasın.

Teşekkür etmek, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Yaptığımız bir çok şeyi ne para için ne de zafer kazanmak için yapıyoruz. Ama birilerinden teşekkür alarak en azından yaptıklarımızın doğruluğundan ve varlığımızın ürettiği değerden emin oluyor, kendimize güvenimizi yeniliyoruz.

Teşekkür ederken bazı şeylere dikkat etmek gerekiyor;

  • Teşekkür ettiğinizde neden ve niçin memnun olduğunuzu belirtmenizde fayda var. Ör. Benim hazırlamam gereken raporu hazırlayarak bana en az 1 saat kazandırdın.
  • En azından eposta ya da sms ile teşekkürünüzü iletin.
  • Mümkünse el yazınızla teşekkür notunuzu iletin. Bu sizin gerçekten minnettarlığınızı ve vakit harcayarak teşekkürünüzün ne kadar samimi olduğunuzu gösterecektir.
  • Sadece teşekkür etmek için beklenmedik telefonlar açabilirsiniz. Teşekkür ettiğiniz kişinin ismini mutlaka kullanın. Diğerlerinin yanında ismini söyleyerek teşekkür ettiğiniz kişiyi onurlandırmış olursunuz.
  • Bazen çalışanlarınıza teşekkür sertifikası verebilirsiniz. Teşekkürü alanın saklayacağı önemli bir belge vermiş olursunuz.
  • Çiçek, küçük bir hediye, sürpriz bir not bile teşekkür için çok etkilidir.
  • Geç kalmadan teşekkür edin. 

Şimdi aklınıza gelen, teşekkür etmeyi unuttuğunuz ya da teşekkür etsem iyi olur dediğiniz biri varsa durmayın hemen gidin ve teşekkür edin.

Paylaşın:

Ne Kadar Yaratıcısınız?

Yaratıcılık sadece işte değil evde, okulda, sokakta ve her yerde düşünülmesi gereken bir konu. Problem çözmek, ihtiyacı gidermek veya istenileni yapmak için hepimiz yaratıcılığımızı kullanmamız gerekiyor. Yaratıcılık konusunda o kadar çok araştırma var ki kimi doğuştan, kimi mecburiyetten kimi ise ihtiyaçtan kaynaklanan bir şey olduğunu savunuyor.

Yaratıcı insanlar için ortak özellikler belirlemişler. Derlemeye çalıştığımda uzun bir liste çıktı;

  • Hassas – Problemlerin farkındalar.
  • Para ile motive olmama – Parayı temel ihtiyaç görüp asıl önemli olanın yeni bir şeyler ortaya koymak ya da bir şeyleri başarmak olduğunu düşünüyorlar.
  • Kendi kaderlerini çizerler – Bir amaçları ve hedefleri olduğunu düşünüp bunu gerçekleştirmek için tüm becerilerini seferber ediyorlar.
  • Uyumludurlar – İnsanlarla, ihtiyaç ve beklentileri ile uyumludurlar. 
  • Belirsizliklere toleransları vardır – Yaratıcı insanlar aynı anda birden fazla alternatifi değerlendirir, diğerlerinin görüşlerine önem verirler. Belirsizlik onlar için alternatifleri bulmak ve görmek için bir fırsattır.
  • Araştırmacıdırlar – Hem hislerine güvenirler hem de araştırırlar.
  • Dünyayı farklı algılarlar – Onların bir çok konuda duyuları farklı çalışır. Farklı görür, duyar, hissederler. Farklı açılardan dünyaya bakmak beyinlerini sonsuz olasılıklara açmalarını sağlar.
  • Olasılıkları görürler – Yaratıcı olmadığını düşünenler mevcut sınırlar ve imkanlar dahilinde davranmayı tercih ederler. Yaratıcılar her türlü olasılığı değerlendirir, limitleri zorlarlar.
  • Soru sorarlar – Soru sormak doğalarından gelir çünkü meraklıdırlar.
  • Sentezlerler – Gerekli ve gereksizi ayırabilir, büyük resmi görmeye çalışırlar. 
  • Fantaziye yatkındırlar – Yaratıcı insanların kendi hayal dünyaları vardır. Hayal ile gerçek arasındaki bağlantıyı keşfetmeye çalışırlar.
  • Esnektirler – Fikirlerle uğraşan yaratıcı insanlar esnektirler. Olaylara farklı açılardan bakıp farklı yanıtlar bulmaya çalışırlar.
  • Rahattırlar – En kolay ve hızlı çözüme doğru giderler, kendilerini kasmazlar.
  • Hayal güçleri yüksektir – Deneyimlemek ya da geliştirebilmek için hayal güçlerini kullanırlar.
  • Sezgileri güçlüdür – Cevapları görebilirler, problemleri oldukça hızlı fark edebilirler.
  • Orijinaldirler – Orijinallik onlar için itici güçtür.
  • Beceriklidirler – Alışılmadığı yaparlar, çözülememiş problemleri çözerler, daha önce düşünülmemişi düşünürler.
  • Enerjiktirler – Her fırsat, problem ve yeni fikir yaratıcı insanlar için heyecanlanma unsurudur. Bu tip durumlarda enerjileri maksimum olur.
  • Mizah anlayışları vardır – Yaratıcılık ve mizah paralel unsurlardır. Yaratıcı olmayanların iyi espiri yapamayacağı söyleniyor.
  • Kendilerini gerçekleştirmişlerdir – Bulundukları ortamlarda kendi varlıklarını kabul ettirmiş insanlardır.
  • İç disiplinleri vardır – Bazen çok dağınık ve dalgın görünmelerine rağmen kendi iç disiplinlerine sahiptirler. Kendi dağınıklıklarında aradıklarını anında bulabilirler. Yaratıcı olmayanların düzenli ve disiplinli yaklaşımlarına direnç gösterirler.
  • Kendilerini yetiştirirler – Kendi yetenek ve becerilerinin farkında olarak benim “altın bilezik” dediğim farklı sanat ve becerileri edinirler. Yemek yapan biriyle sohbet ederken bir yandan nasıl yaptığını izler ve öğrenirler.
  • Özel ilgi alanları vardır – Eski araba koleksiyonu yapmak, aikido yapmak ya da eski kitap koleksiyonculuğu vb enteresan hobileri olur. Enerjilerinin bir kısmını bu hobilerinde iyi olmak için harcarlar.
  • Kalıplardan uzaktırlar – Mevcut kurallar ve normlardan farklı düşünürler. Bu yüzden çoğu zaman bulundukları ortamda değişik ya da sıra dışı diye tanımlanabilirler.
  • Meraklıdırlar – Alice Harikalar Diyarında kitabındaki Alice gibi tavşanın adından mağaraya dalarlar. 
  • Açık fikirlidirler – Her türlü olasılık ve yanıta karşı açıktırlar.
  • Bağımsızdırlar – Bağımsızlık onların yaratıcı fikirlerini açığa çıkarır.
  • Eleştiricidirler – Her şeye açıktırlar ve her şeyi deneyebilirler, yaptıkları her şeyi daha iyiye erişmek için eleştirirler.
  • Mevcudu kabullenmezler – Olanı kabullenirsen yaratıcılığa gerek kalmaz.
  • Kendilerinden emindirler – Hata yapmak güvenlerini kaybettirmez. Edison gibi düşünüp yaşanan hataların başarının anahtarı olduğunu düşünürler.
  • Risk alırlar – Çözüme giden yolda risk almaktan çekinmezler.
  • İnatçıdırlar – Charles Goodyear (mevcut tekerlek teknolojisini bulan) ve Chester Carlson (fotokopiyi bulan, Xerox’ın kurucusu) en iyi örneklerdir. İnandıkları konularda 30 yıl uğraşmışlardır.

Paylaşın:

Serbest çalışmak – Freelancing – 1

Evden çalışmak, kendi işini yapmak gibi serbest çalışmakta (freelance) bir çok kişinin hayalini kurduğu kavramlardan birisi. Son 2,5 yıldır sadece danışmanlık ve eğitim ile uğraştığım için hem kendime daha çok zaman ayırabiliyorum, hem stresim çok azaldı, hem de kızımla vakit geçirebiliyorum. Aslında serbest çalışmak benim konumda(proje yönetimi, eticaret ve internet) olduğu kadar sanatçılar, zanaatçılar, yazılımcılar, mali müşavirler, hukukçular gibi geniş bir meslek yelpazesinde kendine yer bulabilen bir kavram.

Eğer siz de serbest çalışmaya karar verdiyseniz şu sözlerime kulak verin;

Neden serbest çalışmayı tercih ettiğinizi iyi düşünün. Amacınız nedir;

Belkide aslında sadece spesifik bir şeyler yapmak istiyorsunuz, ya da spesifik bir kişi yada firma ile ?

Belkide daha az çalışarak daha fazla kazanmak istiyorsunuz?

Amacınız her ne olursa olsun ileride düş kırıklığına uğramamak için kendinizle barışık ve ne istediğinizden emin olmanızda fayda var.

Şimdi her ay minimum yani sabit ödemeleriniz için ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu hesaplayın. Bu sizin için kazanmanız gereken minimum tutarıda gösterecektir.

Eğer gerçekten serbest mesleğe geçmeyi planlıyorsanız şimdiden para biriktirmeye başlamanızda fayda var. En az birkaç ay boyunca sizi idare edecek bir para bir köşenizde durmalı.

Mümkünse yapmak istediğiniz işi yapanları bulun ve tecrübelerini dinleyin. Ne tip becerilere yada yetkinliklere sahip olunması gerektiğini bilirseniz önceden kendinizi hazırlama şansınız olur.

Hemen macera için işten ayrılmayın, planınızı iyice yapın, hem etik olarak mevcut işinizde elinizdeki işleri tamamlayın hemde doğru zamanda doğru yerde olmaya gayret edin.

Artık kendi pazarlamacınız olacaksınız. Siz satmazsanız sizin işinizi kimse satmayacak. Bu yüzden sunum tekniklerini incelemenizde fayda var. Eğer işten ayrılmış ve çalışmaya başlamışsanız tüm tanıdıklarınıza yapmayı planladığınız iş hakkında bilgi vermeli bu konudaki yönlendirmeleri memnuniyetle değerlendirebileceğinizi iletmelisiniz. Eğer doğrudan iletişime geçip bu bilgiyi vermezseniz duymadım diyenleri eleştiremezsiniz unutmayın.

Tüm işler için bir web sitenizin olması önemli. Bir web sitesi iki şeye yarar;

1- Yaptığınız işi anlatır, örnekler verir ve hatta resim, videolar koyarak görülmelerini sağlarsınız. Ayrıca iletişim bilgilerinizi koyarsınız.

2- Güncel bilgilerinizi, programınızı, deneyimlerinizi paylaştığınız bir blog gibi kullanmak.Böylece ziyaretçiler sizin ne ile uğraştığınızı güncel olarak takip edebilirler.

Tanıdıklarınızla yemek, çay-kahve içmek için buluşmalı ve birebir görüşmelisiniz. Sizinle ilgili toplantı, birlik ve derneklere mutlaka uğramalısınız. Sizinle ilgili yayınlar var ise mutlaka takip etmelisiniz. Dergilere yazı, konferanslarda konuşmacı olmak yada derneklerde gönüllü işler üstlenmek sizi bilinir kılacaktır.

Eğer müşterilerinizi ağırlayacaksanız bir ofise ihtiyacınız olacaktır, ev-ofis karışımı karlı olabilir. Yada iyi bir semtte küçük bir ofis yeterli olacaktır. Belki birileri ile ortak ofiste kullanabilirsiniz. Şık ve keyifli bir ofis çok para harcamak anlamına gelmez, birkaç dekorasyon dergisinden edineceğiniz küçük fikirler ile tasarım yapabilirsiniz. Çay-kahveyi huzurlu bir müzik eşliğinde şık bardaklarla ikram etmeyi unutmayın.

Çalışma saatlerinizi kendiniz belirleyebilirsiniz ama bir düzeniniz olmasında fayda var. Sadece haftasonu tatilleriniz ve ailenize ayıracağınız vakitleri işe ayırmayın.

Paylaşın:

Neden ilk önce Yıldız Oyuncular kaçar?

Businessman with binoculars spying on competitors.

Sanki saatin akrebinin tekrar aynı yere gelmesi gibi her yıl şirket içindeki “yıldız oyuncular” artık gitme vakti geldiğini düşünürler.

Çalıştığım oldukça büyük bir firmada hem pazarlama tarafı hem de teknik taraf neredeyse aynı zamanlarda bu psikolojiye girerlerdi. Aslında yapılan araştırmalar çok hoş olmasada bir şirketin genel kazancını toplam çalışanın %20’sinin kazandırdığını göstermekteydi. Diğer %80 yine çok önemli olmakla beraber daha çok destekleyici ve tamamlayıcı çalışanlardan oluşur. %20’lik grup genellikle “yıldız oyunculardan” oluşur, bu çalışanların yerine adam bulmakta zordur, yaptıkları işi yapmakta.

Üstelik şirketlerde yukarıda bahsettiğim hareketlenme genellikle bu %20’ye girenler arasında olur. Neden yer değiştiriyorlar derseniz birkaç sebep söylenebilir;

  • Para
  • Yapacak bir şeyinin kalmaması, heyecanının azalması
  • İşin çok heyecanlı ve riskli olması
  • Firmanın kötüye gidişi

Biraz bu nedenleri açıklamaya çalışayım ama bu maddelere daha onlarcasını ekleyebilirsiniz. Sadece ben kendi tecrübelerime dayanarak 4 madde ile sınırlıyorum yazımı.

Para

İyi adamlar daha fazla para kazanabileceklerinin de farkındadırlar. Özellikle enflasyonist bir ülkede para en önemli belirleyicilerden biridir. Bu yüzden aynı şirkette kalıp enflasyon oranında bir artış yerine ünvan, fayda ve ücret artışını yakalamayı isterler. Ayrıca şirketler arasında ücret standartı gibi bir uygulama olmadığından özellikle uluslararası firmalarda yöneticilik yüksek ücret anlamına gelmektedir.

Şirketler bir hata yaparlar, ödeyebilecekleri minimum maaş bütçesi üzerinden ve yapacakları zam(enflasyon oranı) üzerinden plan yaparlar. Aslında ödeme potansiyellerine ilişkin bir fonu her zaman yedekte tutmakta fayda vardır. Çünkü sektördeki ücret artışı enflasyon yada ekonominin genel gisişinden bağımsız daha yüksek olabilir.

“Yıldız oyuncular” değerlerini bildikleri için tatmin olmazlarsa başka yere kayarlar.

Yapacak bir şeyinin kalmaması, heyecanının azalması

Monotonluk insanı tüketir. Sürekli ve uzun süre aynı işi yapan biri bir süre sonra sıkılıp başka şeyler peşine düşecektir. Aslında uzun süre ve sürekli yapmaktan dolayı işi ile ilgili “yıldız oyuncu” olmuştur. Ama o öyle düşünmemektedir.

Bu tipteki çalışanlar tünelin sonundaki ışığın üzerine gelen trenini ışığı olduğunu düşünmeye başlarlar giderek.

Eğer yöneticiler özellikle bu tipteki çalışanlarının hedeflerini, nasıl motive olduklarını ve huylarını ve özellikle ne düşündüklerini bilmiyorlarsa onları kaybetme eşiğindedirler. Bunun yolu; konuşmak, arkadaş gibi yaklaşmaktır. Ona farklı sorumluluklar vererek hayatını renklendirmek ve belki hedeflere yönlendirmek iyi bir çözüm olabilir.

İşin çok heyecanlı ve riskli olması

Burada bahsettiğim insanlar tembel olmayan insanlar. Üstelik bürokrasiden, işbirliğinin olmamasından, dedikodudan, belirsiz hedeflerden vb. sıkılmış insanlardır. Bu insanlara sadece “yap” diyerek iş bitirtmek zordur, gerekli malzemeyi, yetki ve sorumluluğu vereceksiniz. Hadi bunları vermediniz çalışan bir savaşır, iki savaşır, üç? Uçar gider çünkü onun hayatını çok riskli bir hale getirmişsiniz demektir.

Çalışanlar çoğu zaman sıkıntılarını dile getirmezler. Biriktirirler ve bir noktada patlarlar. Ama akıllıca açık kapı politikası izler ve birazda onlara yakın durursanız “tek taşla iki kuş vurma” şansınızı artırırsınız. Ayrıca kendilerine ilişkin çözüm önerilerini yine onlara sorabilirsiniz. İnsanları kaybetmek gerçekten çok kolay ama kazanmak zordur unutmayın.

Firmanın kötüye gidişi

Eğer firmanın üst yönetimi firmanın hedeflerine ulaşmasını sağlayamıyor, firmanın zarar etmesine sebep oluyorlarsa problem var demektir. Her ne kadar herkes enflasyonist ortamda para ile motive olur diye düşünsekte kazın ayağı her zaman öyle olmuyor. Çalıştığım bir danışmanlık firması çağırdığı konuşmacıları, biraz konuları çok az değiştirdiği için popülaritesini giderek kaybediyordu. Danışmanlık ve eğitim işinde de sizin günü yakalamanız geliştirmeniz ve şirketin sektör liderleri içerisindeki yerini korumasını sağlamanız gerekir.

Ben sadece 3-4 örnek verebildim, sizlerinde “yıldız oyuncuların” kaçmasına ilişkin görüşleriniz varsa buraya yorum olarak gelsin, hoş gelsin, sefa gelsin.

Paylaşın:

Para kazandıracak cin fikirler – 2

Önerilere devam….

Bir Günlük Yaşam – Beceri Kursları

Özellikle uzman olduğumuz konularda profesyonel olarak para kazanırız. Yani elektronik mühendisi bir şirketin projalerinde, arge’sinde çalışır. Şimdi aynı elektrik mühendisinin bir günlük pratik ev elektroniği kursu verdiğini düşünün. İnsanlar evlerindeki elektrik ile ilgili yapabilecekleri temel bilgileri öğrenseler.

Uzmanlığın dışında hayatı kolaylaştıracak kurslar da önemli. Mesela eski sevgiliyi 24 saatte unutturma kursu, bebek bakımı, araba bakımı vb.

Hasta gruplarına sosyal faaliyetler

Birçok kronik hastalık mevcut. Genellikle ilaç firmaları kendi ilaçlarının reklamı adına hitap ettikleri gruplara yönelik organizasyonlar yapabiliyorlar. (Bende zamanında Multiple Sclerosis hastaları için yapılan Ata Demirer gösterisine gitmiştim.)

Her hasta grubunun hastalık özelliklerine göre özel organizasyonlar düzenlenmesi önemli bir olaydır. Bu konuyu geliştirersek araba sevenler yada pul kolleksiyoncuları için çeşitli organizasyonlar yapılması güzel olacaktır. Ne yapılabilir derseniz o insanları gündeme en çok oturmuş dizinin setine götürmekten tutun, pikniğe ve onlara seramik yapmayı öğretmeye kadar giden geniş bir yelpaze mevcut.

Arabalara yazı yazma, dövme yapma

Aslında amatörce ve çıkartma şeklindevar olan bir iş. Ama sizin yapmanız gereken gerçekten iyi bir resim yeteneğiniz varsa arabalara istenilen resmi yapmak. Sizin yaptığınız şey sadece o arabada ve tek olacak.

Telif Hakkı Olmayan Şeyleri Çoğaltma

Telif hakkı olmayan klasik eserleri yeniden bastırıp satabilirsiniz. Yada gutenberg.org’da yer alan bazı kişisel gelişim kitaplarını güncelleştirerek yeni birer kitap haline getirebilirsiniz. (Çiçek bakımı, yemek yapmada püf noktaları vb.) Bu tipte kitapların telif hakkı olmamasının sebebi çok eski olmalarıdır ama bazı konular zaten hiç değişmiyorlar.

Özellikle internette telif hakkı gerektirmeyen eski radyo ve TV programları, filmler bedava olarak bulunabiliyor.

Casus Yazılım Dedektifi

Çevrenizdekilere yani komşu ve mahallenizdekilere çok ucuz fiyata casus yazılım arama ve bulma hizmeti verebilirsiniz. Onların bilgisayarına casus yazılım bulma, reklam önleyici ve firewall kurabilirsiniz. Bunun için kullanabileceğiniz yazılımları biraz araştırma yaparak bulabilirsiniz.

Otopark Kartı

Bir kart çıkartarak otoparklarla anlaşabilir, bu kart için toplam park saati üzerinden otopark çevresindeki işyerlerine bir bedel ile satabilirsiniz.

Aynı kartı bir işyerinin, gelen misafirlerine kullandırması içinde alması sağlanabilir.

Paylaşın:

Para kazandıracak cin fikirler – 1

Eminim bir çoğunuzun aklından daha fazla yada alternatif para kazanma yolları geçiyordur. Aslında gerçekten bir şeye odaklanan ve gerçekten isteyen için bir çok yol mevcut. Umarım aşağıdaki önerilerim işinize yarar. Benim açımdan işinize yaraması, uygulamanız yada size en azından başka konuda ilham vermesi olacaktır.

Öneri 1 – Kendi Gazetenizi çıkarın

Gazete çıkarmak normal bir gazete çıkarma prensibi ile yanıdır. Basit olarak; gazete tanesi çok ucuza basılan ancak içine yüksek bedellerle reklamlar alınarak kara geçilen bir model. Her ne kadar Türkiye’de tek bir gazete dışında oturmamışsa da “abonelik” satışı da gazete için önemli bir unsur.Son dönemde çeşitli merkezlerde ABD’de olduğu gibi dağıtılan bedava gazetelerin incelediğimde hiçte fena olmadıklarını ve bu gazeteleri alanlar için güzel içerik taşıdığını farkettim.

Önerim şu: Oturduğunuz mahalle, tatil sitesi, kasaba vb. için bir yerel gazete çıkarmak. Eğer bulunduğunuz yerdeki tüm oturanlara ulaşabilecek(evlerin kapısının altından atmak, cami çıkışlarında dağıtmak, market vb. yerlerden bedava alınmasını sağlamak vb.) bir gazete çıkarırsanız yine yerel esnaf tarafından o bölgedeki herkese ulaşabileceğiniz için reklam alabilirsiniz. Gazetenin formatı sadece okunabilecek şekilde düzgün olmaldır, piyasadaki gazeteler gibi büyük değil.

Yada spesifik bir gazete olacak: hayvan sahipleri için, çiçek severler için, sudoku oynayanlar için vb.

Unutmayın: Siz günlük haberin okunduğu büyük gazeteler ile rekabet etmeyeceksiniz.

Öneri 2 – Kaza Kılavuzları

Bu öneri aslında biraz avukatlara yönelik. Bir kitapçık düşünün içinde kaza durumunda ne yapılacağı, ilk yardım, kaza oluşmaması için alınacak önlemler, hastahane ve acil servis numaraları, bu tip durumlarda sigortadan nasıl yararlanılabileceği ve hukuki olarak yapılabilecekler yer alacak.

Aslında ihtiyaç olduğunda nasıl avukata gidileceğini anlatan ve herkesin elinin altında olması gerekenbir kitapçık olacak. Bedava olarak dağıtılacak ve kitapçığa bir sponsor bulanarak kar elde edilecek.

Ayrıca kolay anlaşılır hukuki kılavuzlar insanların yasal yolladan haklarını nasıl arayabilecekleri vb. konularda aydınlatıcı küçük el kitapçıklarıda düşünülebilir.

Öneri 3 – Enteresan Kart Programları Üretmek

Örneğin hayvanseverler diye bir kart programı başlatıp bu karta sahip olanların bu konuda bir çok yerde indirim, taksit vb. alması sağlanabilir. İndirim veren yerden bu konuda tanıtımını yapmak için ve programın devamı için destek alınabilir ve gelir modeli yaratılır.

Aslında bu tip uygulamalar taraftar kartı ve kredi kartı birleşimi olarak uygulandı ama benim burada kastettiğim çok daha niş ve küçük, spesifik ilgi gruplarına yönelik uygulamalar.

Öneri 4 – Takip Servisi

Şimdi diyelim ki bir kuaföre gittiniz saçınızı yaptırdınız yada ayakkabı mağazasına gidip beğendiğiniz bir ayakkabı aldınız. Aradan bir süre geçikten sonra bu mağaza sizin tekrar geri gelmeniz için bir şey yaptı mı? İşte takip servisi bir mağaza yada işletmenin gelen müşterilerinin daha sonra aranması, onlara yeniliklerin haber verilmesi vb. takip işini yürütür. İnanın bu işe ikna ettiğiniz mağazaların işinin de ikiye katlandığını görebilirsiniz.

Öneri 5 – 2. El Satışı

Bu öneriyi çok sık dile getiriyorum ama pes etmeyeceğim:) Çevrenizdeki kullanılmış eşyaları(bilgisayar, cep telefonu vb.) satın alıp açık artırma sitelerinden satabilirsiniz. (Ör. Gittigidiyor.com, hemalhemsat.com, nevaria.com vb.)

Öneri 6 – Merhaba Servisi

Diyelim ki mahallenize sokağınıza ya da yaşadığınız siteye yeni biri taşındı. Siz çevredeki lokanta, market, kuru temizlemeci vb. tüm esnaftan alacağınız küçük bir bedel kaşılığı bu yeni taşınan kişiye “hoşgeldin” ziyareti yapıp o bölgede neyi nereden alması ve yapması gerektiğini anlatabilirsiniz. Bu hizmeti özellikle elektrik, su ve gaz idaresinin nerede olduğu dahil olmak üzere yapılması benim çok hoşuma giderdi doğrusu. Ayrıca site yönetimleri de bu tipte kılavuzları esnafı sponsor ederek hazırlatıp yeni taşınanlara verebilirler.(Böyle site dergileri mevcut)

Öneri 7 – Bedava Tebrik Kartları

Aslında bununla ilgili İstanbul’da çeşitli örnekler mevcut ama ben başka bir şey önereceğim. Örneğin bir okuldaki resim yarışmasının birincilerini tebrik kartına basıp okul yararına okul içerisinde satmayı okul yönetimi düşünebilir. Bir işletme kendi ürün ve dükkanı ile ilgili görsellerden tebrik kartı yaptırıp dağıtmak isteyebilir. Bir çocuk annesine ve babasına kendi resmi olan bir tebrik kartı göndermek isteyebilir. Aslında ihtiyacınız olan küçük bir dükkan, bir yazıcı.

Öneri 8 – Günlük Çocuk/Yaşlı Bakımı

Sizin kendi çevrenizde rahatlıkla yapabileceğiniz bir hizmet. Gece bir yere giden ebeveynlerin çocuklarına birkaç saatliğine göz kulak olmak. Buada çocuk, yaşlılar ve hatta hayvanlar bile söz konusu olabilir. Böyle bir şey yaparsanız daha önce baktığınız kişileri referans olarak vermeyi unutmayın.

Sizin de böyle önerileriniz varsa neden paylaşmıyorsunuz?

Paylaşın:

Evden para kazanmak için neler yapabilirsiniz – 5

Bu kadar çok evden yapılabilecek iş çıkacağını bende tahmin etmiyordum ama sonuna geldim.

1- Güvenlik uzmanlığı
2- Okul fotoğrafçılığı
3- Kendini savunma sanatı eğitmenliği
4- Kişisel gelişim eğitmenliği
5- Terzilik yada giyecek onarımı yapmak
6- Yabancıları şehirde gezdirme
7- Yabancılara tercümanlık
8- Şarkı söylemek
9- Müzik enstrumanı çalmak
10- Kar küremek – kışın
11- Yazılım eğitimi – basitWord vb. olabilir yada php örneğin öğreteni çok az bir konudur
12- Şarkı sözü yazmak
13- Tarot falı bakmak
14- Telefonla satış – Bazı çağrı merkezleri bu konuda her zaman eleman arıyor oluyorlar.
15- Cam Temizleme – Ev ve büro
16- Alet – Edevat kiralama Servisi – Türkiye’de bir firmanın örneğin geceleri kullanmadığı bazı araçları başka fi,rmalara kiralaması gibi bir alternatif iş yaratılabilir.
17- Tişört, kravat vb. tasarım yapmak
18- Yazıcılık – Uzın ödev ve projeleri usulüne göre yazma hizmeti
19- Kullanılmış CV ve DVD’lerin kiralanması yada değişimine aracılık etmek
20- Bağımsız denetmenlik ve/veya kontrolörlük
21- Video çoğaltma, kasetleri cd’ye çekme hizmeti
22- Yurtdışından bir hosting firmasının Türkiye’de temsilciliğini alarak hosting satma
23- Internetten pazarlama danışmanlığı ve desteği vermek
24- Düğün videocusu
25- Ses kasedini yazıya dökme
26- Filmlere altyazı hazırlama
27- Basın duyurus hazırlama, metin editörlüğü
28- Tekne temizliği
29- Bodrum temizliği
30- Depo temizliği

 
Paylaşın:

Evden yapılan işler – 4

 

Evden para kazanma konusunda yapılabileceklerin yer aldığı yazının 4. bölümüde tamamlandı.

1- Ütü yapmak
2- Dini bilginiz var ise mevlüt, yasin okumak
3- Çim biçmek
4- Doğumgünlerinde çocuklara sihirbazlık yapmak, kukla oynatmak
5- Çeşitli konularda güncel email ve adres listeleri tutmak ve bunları satmak (doktorlar, eczaneler, insan kaynakları departmanları vb.)
6- DJ’lik yapmak
7- Müzik dersi vermek (piyano çalmak, nota öğretmek vb.)
8- Bakıcı ve temizlikçi bulma hizmeti verme
9- Doğada bisiklet ve yürüyüş gezileri düzenlemek
10- Mesai sonrası ofis temizliği
11- Ofislerin bitki ve çiçek bakımı
12- Ofis destek hizmetleri – bilgisayar, telefon vb.
13- Kuryelik
14- Evcil hayvanlar için gıda ve bakım malzemesi tedariği
15- Evcil hayvan eş bulma ve çiftleştirme hizmeti
16- Evcil hayvan fotoğrafı çekme hizmeti
17- Fotoğraflardan video yapma hizmeti verme
18- Piyano akordu yapmak
19- Resim çerçeveletme
20- Havuz temizliği
21- Anketörlük
22- Portre çizimi
23- Sokak müzisyenliği
24- Mobilya vb. için montaj servisi vermek
25- Çevrenizdeki uygun emlakların satım ve kiralanması
26- Koleksiyoncular için malzeme toplama
27- Özgeçmiş yazma hizmeti
28- Risk yönetimi danışmanlığı
29- Ev veya oda arkadaşı bulma hizmeti verme

 
Paylaşın: