Etiket arşivi: yaratıcılık

Yaratıcı Direnç

Yaratıcı direnç, yaratıcılığımıza kendimizin getirdiği sınırlamalar ya da limitleri ortadan kaldırma gücümüzdür. Aslında en zor zamanlar kendi kendimizi çürüttüğümüz, kendi fikirlerimizi sabote ettiğimiz durumlardır. Bir yandan insan olmanın doğasıdır bu yaptığımız.

Özellikle üzerinde çok hassas olduğumuz, titizlendiğimiz şeylerde daha çok yaparız bunu. Sürekli bir şeyleri değiştiririz, memnun olmayız, daha iyisinin dilimizin ucunda olduğunu düşünür ama bir türlü ortaya çıkaramayız.

Gerçekten bizim için çok önemli bir projeyi ya da işi yapacağımız zaman “Sen bunu yapamazsın” “Yeterince iyi değilsin, ” “Yeteneğin yok” gibi cümleleri kendi içimizde sarfederiz. Ama moralinizi bozmayın çünkü her zaman hepimizin içinde yaratıcı direnç var ve onunla yaratıcılığımızı daha iyi bir şekilde kullanmaya devam edebiliriz.

Yapmanız gereken içinizdeki yaratıcı direnci görmezden gelmemek. Kendinizle barışmalı, kendi kendinizi bastırmamalı ve bu karamsarlığınızla yüz yüze mücadele etmelisiniz.

Belki deli derler ama yine kendi kendinizle şöyle bir konuşma yapabilirsiniz;

“Sevgili negatif tarafım, senin hayatımdaki öneminin ve amacının farkındayım ama lütfen sende beni anla. Senin yapmaya çalıştığın benim olası en kötü tarafları farkına varmam, hata yapmamam, başarısızlıktan korunmam ve zarar görmemem.

Fakat benim varolma amacıma uygun olarak bana anlamlı gelen şeyleri yaşamam vizyonuma doğru ilerlemem için gerekli. Bana ne söylersen söyle kendim olmalıyım, düşüncelerimin hayallerimin peşinden gitmeliyim. Fakat maalesef sen beni yolumdan alıkoyuyorsun.”

Hadi bakalım kolay gelsin.

Paylaşın:

Ne kadar yaratıcısınız?

Problem çözmek, ihtiyacı gidermek veya istenileni yapmak için hepimiz yaratıcılığımızı kullanırız. Çevrenizdede her zaman yaratıcı insanlar görebilirsiniz. Yaratıcılık konusunda o kadar çok araştırma var ki kimi doğuştan, kimi mecburiyetten kimi ise istenerek geliştirilen bir şey olduğunu savunuyor.

Birde yaratıcı insanlar için ortak özellikler belirlemişler. Bakın bakalım sizde kaç tanesi var;

Hassas – problemlerin farkındalığını sağlaması, başkalarını anlamayı kolaylaştırması açısından önemli.

Para ile motive olmama – para temel ihtiyaç asıl önemli olan yeni bir şeyler ortaya çıkarmak yada bir şeyleri başarmak

Kendi kaderlerini çizerler – bir amaçları ve hedefleri olduğuu bilip bunu gerçekleştirmek için tüm becerilerini seferber ederler.

Uyumludurlar – İnsanlarla uyum içinde olmazsanız yaratıcı olamazsınız.

Belirsizliklere toleransları vardır – Yaratıcı insanlar aynı anda birden fazla alternatifi değerlendirir, kendileri kadar diğerlerininde görüşlerine önem verirler. Belirsizlik onlar için alternatifleri bulmak ve görmek için bir fırsatır.

Araştırmacıdırlar – Hem hislerine güvenirler hemde araştırırlar.

Dünyayı farklı algılarlar – Onların bir çok konuda duyuları farklı çalışır. Farklı görür, duyar, hissederler. Farklı açılardan dünyaya bakmak beyinlerini sonsuz olasılıklara açmalarını sağlar.

Olasılıkları görürler – Yaratıcı olmadığını düşünneler mevcut sınırlar ve imkanlar dahilinde davranmayı tercih ederler. Yaratıcılar her türlü olasılığı değerlendirir, limitleri zorlarlar.

Soru sorarlar – Soru sormak doğalarından gelir çünkü meraklıdırlar.

Sentezlerler – Büyük resmi görürler.

Fantaziye yatkındırlar – Yaratıcı insanların kendi hayal dünyaları vardır. Bazen o dünyaya dalar giderler.

Esnektirler – Fikirlerle uğraşan yaratıcı insanlar esnektirler. Olaylara farklı açılardan bakıp farklı yanıtlar bulmaya çalışırlar.

Rahattırlar – En kolay ve hızlı çözüme doğru giderler ve bu konuda kendilerini kasmazlar.

Hayal güçleri yüksektir – Deneyimlemek yada oynayabilmek için hayal güçlerini kullanırlar.

Sezgileri güçlüdür – Cevapları görebilirler, problemleri oldukça hızlı farkedebilirler.

Orijinaldirler – Orijinallik onlar için itici güçtür.

Beceriklidirler – Alışılmadığı yaparlar, çözülememiş problemleri çözerler, daha önce düşünülmemişi düşünürler.

Enerjiktirler – Her fırsat, problem ve yeni fikir yaratıcı insanlar için heyecanlanma unsurudur. Bu tip durumlarda enerjileri maksimum olur.

Mizah anlayışları vardır – yaratıcılık ve mizah paralel unsurlardır. Yaratıcı olmayanların iyi espiri yapamayacağı söylenir.

Kendilerini gerçekleştirmişlerdir – Bulundukları yerde kendi varlıklarını kabul ettirmiş insanlardır.

İç disiplinleri vardır – Bazen çok dağınık ve dalgın görünmelerine rağmen kendi iç disiplinlerine sahiptirler. Kendi dağınıklıklarında aradıklarını anında bulabilirler. Yaratıcı olmayanların düzenli ve disiplinli yaklaşımlarınada direnç gösterirler.

Kendilerini yetiştirirler – Kendi yetenek ve becerilerinin farkında olarak benim “altın bilezik” dediğim farklı sanat ve becerileri edinirler. Yemek yapan biriyle sohbet ederken bir yandanda nasıl yaptığını izler ve öğrenirler.

Özel ilgi alanları vardır – Eski araba koleksiyonu yapmak, aikido yapmak yada eski kitap koleksiyonculuğu vb enteresan hobileri olur. Enerjilerinin bir kısmını bu hobilerinde iyi olmak için harcarlar.

Kalıplardan uzaktırlar – Mevcut kurallar ve normlardan farklı düşünürler. Buyüzdende çoğu zaman bulundukları ortamda acaip, değişik, garip yada sıradışı diye tanımlanabilirler.

Meraklıdırlar – Alice Harikalar Diyarında kitabındaki çocuk gibi tavşanın adından mağaraya dalarlar. (Matrix filmini seyrettiyseniz Neo’un bilgisayarında “tavşanı takip et” mesajı çıkmıştı)

Açık fikirlidirler – Her türlü olasılık ve yanıta karşı açıktırlar.

Bağımsızdırlar – Bağımsızlık onların yaratıcı fikirlerini açığa çıkarır.

Eleştiricidirler – Herşeye açıktırlar ve her şeyi deneyebilirler fakat bir o kadarda yaptıkları her şeyi daha iyiye erişmek için eleştirirler.

Mevcudu kabullenmezler – Olanı kabullenirsen yaratıcılığa gerek kalmaz.

Kendilerinden emindirler – Hata yapsalarda güvenlerini kaybetmezler. Edison gibi düşünüp yaşanan hataların başarının anahtarı olduğunu düşünürler.

Risk alırlar – Çözüme giden yola risk almaktan çekinmezler.

İnatçıdırlar – Charles Goodyear (mevcut tekerlek teknolojisini bulan) ve Chester Carlson (fotokopiyi bulan, Xerox’ın kurucusu) en iyi örneklerdir. Buldukları şeyler için 30 yıl uğraşmışlardır.

Bu maddelerin hangileri size uyuyor?

Sizi rahatsız eden yada eksik gelen maddeler var mı?

Yaratıcılığı sadece işte değil evde, okulda, sokakta ve her yerde düşünmemiz gerekiyor.

Yukarıda yer alan maddelerden yapamadıklarınız var ise nedenini sorgulayın. Görüşlerinizi benimle lütfen paylaşın.

Paylaşın:

Süper fikir tuzağı

 

Bir toplantıda ortaya attığınız süper fikrin toplantı sonunda uygulayıcısı durumuna düşersiniz. Fikirlerinizi daha fazla iş yükü almadan nasıl paylaşabilirsiniz?

Yaratıcılığı bastırmak, verimlilikte mümkün olmamaktadır. Geçen ayki personel toplantısında görmüştüm onu. Biz açık konular üzerinde dururken Tahsin birden bir fikir öne sürmüştü. Patron’da “süper bir fikir! Neden bu konuda çalışmayı başlatıp gelecek ay rapor vermiyorsun?” dedi.

Tahsin o gün şunu öğrendi: Özellikle toplantılarda sakın iyi fikirlerinden bahsetme.

Biz bu ”hata”yı hep yapıyoruz. Bir öneri getirdiğinizde daha ben yapamam diyemeden o işi yapmak konusunda atanmış olarak buluyoruz kendimizi. Siz işi yapmayı değil iyi olduğunu düşündüğünüz bir şeyi öneriyorsunuz aslında. Ama önerdiğinizle baş başa kalıyorsunuz.

Bu tuzak farklı şekillerde de karşınıza çıkabilir. Varsayalım yapmanız gereken işten önce yapılması gereken bir iş var. Sizin işinizi yapabilmeniz için o işi de sahiplenmeniz ve yapmanız gerekecektir. Eğer bir şey söylemezseniz bir süre sonra işinizin neden geciktiğini izah etmek zorunda kalacak ve “madem öyle neden farkedip üzerine gitmedin” sözlerini duyacaksınız.

Problem fikri öne sürmekte değildir- bu patronun ya da takım liderinin iyimser davranışıdır aslında. Fikirler projelerin tohumlarıdır. Gelecekteki tüm çözümlerin ve yeniliklerin kaynağıdırlar. Hangi yönetici fikir üretene o işi yapma sorumluluğunu yüklüyorsa ona “tohum yiyici” denilebilir. Eğer fikir üretenlerin kendilerini iyi hissetmelerini engelleyen bir ortam yaratılırsa bu kimsenin fikir vermeyeceği yönünde bir sonuca gidecektir. Bu yüzden yöneticiler, ileride daha büyük problemler yaşamamak için fikirlerin nasıl uygulamaya geçirileceğine ilişkin bir yöntem belirlemelidirler.

Eğer patronunuz yada yöneticiniz tohum yiyici ise ne yapacaksınız?

Tahsin’i başına gelenden nasıl koruyabilirsiniz?

En basit yol önereyim: Fikrinizi net ve açık olarak yazacağınız bir önsöz ile bu fikrin sadece bir öneri olduğunu ve uygulayıcısı olmadığınızı yazabilirsiniz. Örneğin, Tahsin şunu diyebilirdi “Yapmak isteyenler için bir fikrim var. Çok fazla yoğun olduğum için ben üstlenebilecek durumda değilim ancak fikrimi tüm detayları ile aktarabilirim.” ” Bu Tahsin’in ekiple bir anlaşmayı başlattığını ve ekibinde Tahsin’in çok yoğun olduğunu anlamasını sağlayacaktır.

Bunu yazarken hadi yapsana dediğinizi duyar gibi oluyorum ama maalesef şu anda o kadar yoğunumki size bırakmak zorundayım.

 
Paylaşın: