Etiket arşivi: mesaj

Müzikal zekanız ne kadar iyi?

Biri size “şııııııııı” (ingilizlerin yazdığı gibide yazalım “shhhhh”) dediğinde o tarafa dönüp bakmaz mısınız? Yani bu tipte bir sesi “bana bak, buraya bak” olarak algılarız ve o an için dikatimiz dağılır. Bu yüzden belkide hayatımıza giren tüm gürültüleri ve sesleri ayarlamaya, konsantre olabileceğimiz sessiz anları yaratmaya çalışırız. Ama acaba tüm sesleri doğru olarak anlayabilir musunuz?

Diğer seslerde bize çeşitli ipuçları verir; sifon sesini duyduğunuzda birinin tuvaletten çıkacağını, ambulans sireni duyduğunuzda birinin hasta olduğunu, komşunuzdaki müzik sesi çok yüksekse parti verdiğini düşünebilirsiniz. Sesi duyduğumuz anda beynimiz gerisini getirir ve artık o bilgi öylece kalır.

İşte herkesin duyduğu ses ile ilgili yürüttüğü fikir ve belkide tüm beyinsel işlevlere müzikal zeka diyebiliriz. Aslında müzikal zeka sadece şarkı gibi müzik parçalarıyla sınırlı olmayıp çeşitli seslerin tonlar, kalite, uzunluk, hacim ve kaynağını farketme ve anlama olarak yorumlanabilir.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Infomania

Her 5-10 dakikada bir epostanızı kontrol edip, kontrol edemediğinizde suçluluk duygusuna kapılıyorsanız ciddi bir problemle karşı karşıyasınız demektir. İşte “infomania” dediğimiz elektronik araya girmeler yüzünden konsantre olamama problemine çok yakınsınız ve belkide yakalandınız demektir.

Buradaki eposta örneğime blogunuza yorum geldi mesajlarını, messenger’dan gelen mesajları, x sitesinde yeni haber var gibi uyarıları, cep telefonunuzuda ekleyebilirsiniz. Tüm bunlar gün içinde bir şeylere konsantre olanıza sürekli engel olacak şekilde akarlar.

Yapılan bir araştırma Amerika’da bu tipte araya girmelerin 588 milyar dolarlık bir zarara ve çalışanların zamanının %28’ine mal olduğunu ortaya koymuş .

Tabi ki dünya bu konunun farkında olunca hem çözüm alternatiflerini değerlendirmeye başlamışlar. (Benim Türkiye’de en üzüldüğüm, kızdığım konu budur. Problem farkedildiğinde ya birileri eleştirir ya da yas tutmaya ağıt yakmaya başlarlar. Çözüm bulmaya odaklı pozitif bakış açısı çok nadirdir.)

Ne yapmışlar derseniz;

Eposta programlarına müdahale etmişler ve özellikle patrondan ya da belirli kişilerden gelen mesajları özel bir uyarı ile iletmişler. Böylece gelen mesajın önemli olduğu anlaşılabiliyormuş.

Programların uykuya geçmeleri(sneeze) ve tekrar açılma sürelerini ayarlamışlar. Böylece her halukarda programın açılması beklendiği için başka işlere bakılabiliyormuş.

Eposta kadar el cihazları(palm) ve cep telefonları da ciddi bir problem yaratıyor. Özellikle ajandalardaki toplantı vb. ye ilişkin uyarılar sürekli araya girmekte. Bu yüzden infomania sadece bilgisayar değil bir çok aracın yol açtığı bir problem.

Bir de bu probleme sebep olan taraf var. Yani yerli yersiz aslında karşısındakinin ihtiyacı olmayan mesajı gönderenler. Biz bunlara spam’ci diyoruz. Gün içinde bir sürü yerli yersiz mesaj tarak ciddi bir vakit kaybına yol açıyorlar ve infomania’ya sebep oluyorlar. Onlar için sadece ve masum bir paylaşım olan bu tip mesajlar başkaları için ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu yüzden sizlerden ricam “Herkese Yolla” “Reply to all” seçerken ya da mesajı “Yönlendirirken” “Forward” ederken lütfen bir daha düşünün. Bu tip gereksiz mesajlar yüzünden önemli mesajlara ayrılan vaktin ve bu mesajlara yönelik işlerin aksadığını düşünün.

Herkes kendisine mesaj gönderenleri gönderdikleri mesajın içeriği, sıklığı vb. konularda bir değerlendirmeye tabi tutar. Boş mesaj gönderen biri damgası yemek ister misiniz?

Bir de gönderilen mesajların kişinin uygun saatlerine denk gelmesini sağlamak inceliğini göstermek lazım. Gece 03:00’te gönderilen bir bayram tebrik sms mesajı ile panik içinde uyanmak ister miydiniz?

Ne yapabiliriz;

  • Mesajlarınızı, blogunuzu düzenli olarak kontrol edin. Örneğin her 2 saatte bir gibi.
  • Olabildiğince Gelen Kutunuzu(Inbox) boş tutun. Bu sizin moralinizi yüksek tutacaktır.
  • Bir mesajı okumadan, incelemeden ve iyice düşünmeden başkalarına göndermeyin.
  • Kısa ve net mesajlar yazarak karşıdakinin zamanını kullanmasında yardımcı olun.
Paylaşın:

Taşın Hikayesi

???????????????????????????????????????Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.

Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu :

Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu ?

”Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. “Lütfen, amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı.”

Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. “Abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.”

Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu:

“Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır.

Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı.

Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi.

Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı:

Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.

Yaratıcı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır.

Seçim senin.

Paylaşın:

Şirketlerde doğru bilginin önemi

Eğer bir şirkette yönetici iseniz gerçeği sadece gerçeği bilmek istersiniz. Eğer size bilgi getirenleri öldürürseniz size gelen mesajları engellemiş olursunuz. Bu yüzden, şirketinizdekileri tehlike altında olmadıklarını düşünerek mesaj getirmeleri konusunda cesaretlendirmeniz gerekir.

Bilgi getirenleri engellemek iyi yada kötü bilmek istediğiniz öğrenmek istediğiniz konularda istemediğiniz sıkıntılar yaşamanıza sebep olur.

Bilge, Doğan’ın kariyerini Pelin’in nasıl mahvettiğini izliyordu. Doğan en erken geminin söz verdiğinden 6 ay daha geç geleceğini İcra Kuruluna söylemişti bile. Bu sadece Doğan’ın suçu değildi bu yüzden sadece onun cezalandırılmaması gerekiyordu. Pelin’in yaptığına da şaşırmamışlardı işin doğrusu. Bilge ve Doğan, sabah poğaçalarını yerken olasılıkları konuşuyorlardı.

Birinin kariyerini diğerinin nasıl yok ettiğini hiç seyrettiğiniz oldu mu? Bilge’nin tepkisi çok doğaldı. Doğan’ı düşeceği tuzak onusunda uyarmak istiyordu. Eğer kötü haber getiren elçileri öldüren biri ile çalışıyorsanız her zaman iyi haber götürmelisiniz.

Eğer elçileri öldüren sizseniz bundan sonra size gelecek mesajların doğruluğundan nasıl emin olacaksınız? Sizce tam olarak gerçeği yansıtacaklar mı? Ya da bilgiler tam olacak mı? Sadece iyi tarafları size aktarılmayacak mı?

Size hala dürüstçe haber getirmeye devam edenler gözlerinin önünde kötü haber getirenlerin cezalandırıldığını gördükçe sizce ne yapacaklar? Siz onların sağlıklı düşündüğünü düşünebilir misiniz? Onların raporlarına güvenebilir misiniz? Elçilerde bir tür paranoya başlar. Kendi kendilerine yarattıkları bu gerilim ortamında bir hayal dünyası oluşur. Her şey elçinin öldürülmemesi için kurgulanmaya başlar. Birde özellikle insanların kariyerleri ağızlarından çıkacak şeylere bağlı olursa doğru söz azalacak, talebe göre söz artacaktır.

Birde elçi tarafından bakalım. Ne zaman kötü haberi vermek lazım diye. Kötü haber nedenleri(mazeretleri değil) ve olası çözüm önerileri ile aktarılır ve hatta çözüm için ilk adımların atılmış olduğu gösterilirse daha uygun olacaktır. Sadece kötü haberi iletip çözüm konusunda ya da nedenleri konusunda hiçbir gayret göstermemiş olmak kötü bir elçi olunduğu anlamına gelir.

Gerçeğe erişiminizi engellemeyecek şekilde organize olmanız ve etrafınızda öyle bir hava yaratmanız çok önemlidir. Kötü haberlerde alınacak aksiyonlar önemlidir, suçluyu bulup cezalandırmak ile zaman kaybetmek yerine pozitif ve yapıcı çözümler üzerine gitmek anlamlıdır.

“Gerçek” değerini bilen için en kıymetli kavramdır. Gerçekler sizin önünüzü net görmenizi sağlar. Elçileri öldürmek mesajın yer altına inmesinden başka bir şeye yaramaz yani mesajı işinize yaramaz hale getirmiş olursunuz.

Paylaşın:

Video ile bayramlaşma: Tokbox

Tokbox, online video ile arama servisi ile hem siz hem de çocuklarınız çeşitli özel günler(yılbaşı vb.) için hazırlanmış şablonları kullanıp web kamerası  ile sevdiklerinize görüntülü ve sesli mesaj hazırlayıp gönderebilirsiniz.

böylece bayramlarda, yılbaşı ve özel günlerde kaydettiğiniz görüntü ve sesiniz ile sevdiklerinize ulaşabilirsiniz.

Paylaşın:

Anlayana e-posta etiği!

Email-EtiquetteHer gün onlarca e-posta alıyorum. Bazı mesajları görünce çok sinirleniyorum. Özellikle insanların iyi niyetlerini kullanarak onları istismar eden ve bundan keyif duyanların gönderdiği mesajlar hakkında arkadaşlarımı hep uyarmaya çalışıyorum.

Şimdi eposta etiği ile ilgili dikkat edilmesi gereken birkaç noktanın altını çizmek istiyorum:

1. Eğer birden fazla kişiye eposta gönderecekseniz, göndereceğiniz kişilerin eposta adreslerini Bcc: bölümüne yazın. Böylelikle bir kişinin eposta adresini diğer kişinin görmemesini sağlar, kişisel bilgisini korumuş olursunuz. Hiç kimse eposta adresini yabancıların görmesini ve hatta bu yabancılarında kendisine mesaj göndermesini istemez.

2. Mesajınızın konu (subject) alanında mesajın içeriği ile ilgili açıklayıcı kısa ve net bir bilgi olmalıdır. Böylelikle mesajı gönderdiğiniz kişi mesajı açmadan içindekini anlayabilir. Konu alanına mesaj YAZILMAZ.

3. Herkesin sizin gibi iyi bir internet bağlantısı olduğunu düşünmeyin. (Çoğunlukla şirket çalışanlarının yaptığı bir hatadır bu) Eğer büyük dosyalar gönderirseniz gönderdiğiniz kişinin bu dosyayı bilgisayarına indirmesi çok vaktini alabilir. Mümkünse dosyanın linkini gönderin.

4. Eğer 2’den fazla dosya göndermeyi planlıyorsanız tek bir dosyada toplayıp sıkıştırma programları ile sıkıştırın (zipleyin) (www.winzip.com)

5. Sarhoşken ya da moraliniz çok bozuk iken mesaj yazmayın. İçinde bulunduğunuz durum mesajınıza yansıyıp gönderdiğiniz kişileri rahatsız edebilir.

6. “Okundu” mesajı talep etmeyin. İnsanların sizin gönderdiğiniz mesajları neden geç okuduğu konusunda karamsar varsayımlar yapmayın.

7. Şahsınıza gönderilmiş mesajları mutlaka mesajın orijinali altta kalmak kaydı ile yanıtlayın. Mesajı gönderen yanıt vermenizden memnun olacaktır.

8. Mesajınızı kısa ve vurgulamak istediğiniz noktaya odaklayın. Zaman en kıymetli hazinedir, hem sizin için hemde diğerleri için.

9. Yazdığınızı okumadan ASLA göndermeyin. Yazıdaki hatalar ya da devrik cümleler ciddiyetsizliği gösterir.

10. Eğer bir eposta grubuna dahilseniz mesajlarınızda telefon bilginizin bulunmamasına dikkat edin. Ya da size gönderilmiş bir mesajı başkalarına yönlendirecekseniz mesajı gönderenin kişisel bilgilerini mutlaka silin.

Her ne kadar azalmış olsada uyarmadan edemeyeceğim. Mesajı gönderenin dikkatli olması lazım. Bazen bir kan arama mesajı ama 1 yıl öncesine ait, bunu arkadaşlarına yönlendirirsen para kazanacaksın diyen e-posta adresi hırsızları, 10 kişiye gönderirsen dileğin gerçekleşecek diyenler ve daha bir sürü yalan mesajlar.

Paylaşın: