Etiket arşivi: ms

Hayatının kontrolünü eline al!

MS hastası olduğumu öğrendiğimde doktorların bana söyledikleri en önemli şey : “Artık bundan sonra insan gibi yaşayacaksın” olmuştu. Çünkü hastalığımı tetikleyen şey büyük ihtimalle sabah 07:00 ile 23:00 arasında tek öğün yemek, 20 kupa kahve içerek haftanın 7 günü çalışmamdı. İşte bu noktada her ne kadar geç kalmış olsamda “hayatımın kontrolünü elime almalıyım” diye bir karar verdim.

Ne yaptım;

1- Bekarlığımda iyi para kazanmama rağmen evimi sadece otel olarak kullanıyordum. Hemen yeni ve daha büyük bir ev bularak tüm mobilyalarımı attım. Yakın bir arkadaşım (Şebnem) sayesinde Çağlayandan masa-sehpa siparişi, Unkapanında minderler – perde, Sultanahmet’ten kilim, çeşitli mağazalardan mutfak malzemesi, Modoko’dan yeni mobilyalar-yatak ve aklıma gelmeyen herşeyi beraberce yeniledik.

2- Günde 3 öğün yemek yemeye başladım ve işten akşamları saat 19:00’da çıkmaya.

3- Kahveyi azalttım ama bırakamadım, demleme oldukça çayı tercih ettim. Hatta bir süre oldukça fazla bitki çayı içmeye başladım.

4- Aşık oldum, evlendim, kızım oldu.

5- Yunuslarla yüzdüm(bunu mutlaka bir yazı ile anlatacağım) ki kendimi hiç bu kadar iyi ve farklı hissetmemiştim, geldik bugüne.

Geçen ay doktoruma gittiğimde artık haftada üç gün yaptığım iğneyi kesebileceğimi öğrendim. Yani hastalığımın seyrini kötüden iyiye çevirmiş durumdayım(Maşallah diyebilirsiniz)

Gelelim beylik laflara. İnsanın hayatının kontrolünü eline alması için hasta olmayı beklememesinde fayda var;

1. Kendinize iyi bakın. Sağlığınızdan daha önemli bir şey yok. Yemek yiyin, uyuyn, spor yapın.

2. Geçmişin hesabını yapmayın. Bırakın hatıralarda ve fotoğraflarda kalsın. Yaptığınız ve yapacağınız iyi şeylere konsantre olun.

3. Önyargılarınız yerine ispatlara inanın. Başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışarak, kendi kendinize sürekli tekrarladığınız korkularınızla, dedikodularla(gıyabında sosyal eleştiri) huzurunuzu kaçırmayın. Gerçekten bu tip şeylerle vakit kaybetmek ciddi bir israftır, lükstür.

4. Kesin konuşmayın. Hiç gelmiyorsun, hep bunu yapıyorsun gibi söylemler düşünce tarzınızın göstergeleridir ve durumu olduğundan daha abartılı gösterir. Abartmayın, ne kendinize ne başkalarına abartı yaşatmayın.

5. Negatif düşüncelerinizden kurtulun. Bardağın dolu tarafına bakın. İnsan vücudu en mükemmel ilaçtan daha iyileştirici güce sahip. Ama pozitif olursanız oluyor. Negatif olursanız aynı şekilde tahrip ediyor.

6. Düşünce tarzınızı değiştirin. Yani her şeyi kararında yaşayın. Özellikle MS normalin üstünde vücudun zorlanmasıyla tetikleniyor. Ne çok uyuyun nede çok az, ne çok koşun nede hiç hareketsiz kalın. Kararında yaşayın.

7. Sevin ve sizi sevmelerine izin verin. Bazen birilerine sarılmak, birkaç söz duymak çok önemli olabilir. Arkadaşlarınızı, ailenizi, eşinizi, dostlarınızı ihmal etmeyin. Onlara ayrılacak zamandan tasarruf etmeyin.

8. Sosyalleşin – sinema, tiyatro, yürüyüş turları vb. yeni insanlarla tanışacağınız, kafanızı dağıtacağınız şeyler yapın. Çevrenizi sağlıklı, pozitif ve mutlu insanlarla doldurmaya çalışın.

9. İyilik yapın – Sosyal kuruluşlar olabilir veya kendi komşunuz olabilir, insanlara yardım edin. Bilginizi paylaşın. Maddi ve manevi destek olun. Dünyaya aktaracağınız pozitif enerji sizin ondan alacağınız pozitif enerjinin kaynağı olacaktır.

10. Değişik şeyler yapın – Daha önce yapmadığınız şeyleri yapın, görmediğiniz yerlere gidin. Değişiklik iyidir.

Yaşamınızı ve sağlığınızın kıymetini bilin. Eminim benim gibi birçok kişiden bunu duymuşsunuzdur ama ben yinede tekrar ediyorum.

Paylaşın:

Başarmak için nasıl motive olabiliriz?

Bazen öyle şeylerle karşılaşırsınız ki ne yapacağınızı bilmenize rağmen yapma isteğini/enerjisini bulamazsınız. Örneğin bir işe başlarken onun sonunu getirebilecek enerjiyi kendinizde bulamazsınız. Eğer bir problemi uzun bir süre gideremezseniz genel olarak kendinize olan güveninizde zararlı etkiler bırakmaya başlar. İşte bu noktada motivasyon probleminin olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz.

Bunun bir çözümüde kondisyondur ve iki formu vardır diyebiliriz; düşünsel kondisyon ve davranış kondisyonu. Düşünsel kondisyon ne düşündüğünüzün kontrolüdür. Aslında bu temel olarak eğer doğru düşünürseniz doğru aksiyonu alırsınız ve istediğiniz sonuçlara ulaşırsınız. Nasıl yapılır? Pozitif şeyler hakkında konuşmak yada okumak, pozitif sonuçları hayal etmek, gününüzü anlatmak için negatif kelimeler yerine pozitif kelimeler kullanmak. (Ör. Çok kötü bir gün geçirdim yerine çok değişik bir gün geçirdim diyebilmek) ve mümkünse meditasyon yapmak.

Bazen problemi yaratanın aslında negatif düşünceler/varsayımlar olduğu durumlarda çok işe yarayacaktır.

Davranışsal kondisyon ise başarının davranışsal modelidir. Yani düşüncelerinize bağlı kalmadan eğer doğru şeyi yaparsanız doğru sonuçlar alırsınız. Ör sabah erken kalkabilmek için saati kurmak, iy ibirşeyler yapığınızda kendinizi ödüllendirmek.

Ben aslında her ikisinide kullanıyorum. Eskiden sadece çok iyimser biri olmamakla birlikte düşünsel kondisyonu kullandığımı söyleyebilirim. MS hastası olduğumu öğrenmem ile birlikte her iki şekilde de motivasyonumu yüksek tutmayı başardım. Düşünsel kondisyonda en büyük problem eğer doğru hareketi çabuk alamazsanız düşüncelerinizin tam tersine dönmesidir. Örneğin sigarayı bırakabilmek için sigara içmeyen biri olduğunuzu düşünür, buna inanır fakat sigarayı içerseniz kendinize olan güveniniz azalır. Doğru düşünce yanlış hareket tüm amaçtan saptırmış olur. Öncelikle gerçekten sigara içmeyen biri olduğunuza inanmalı ve sigara içmeyen bir igibi davranmaya çalışmalısınız. Davranışsal kondisyon ise davranışınızı değiştirmenize bağlıdır.Yani zırt pırt para harcıyorsanız bunu kesersiniz ve doğal olarak tasarruf etmiş olursunuz. Ne düşünürseniz düşünün sonuç olumlu olmuştur.

Temel olarak motiasyonu hareket izler. Hareketle beraber motivasyonunuzda artar. Böylelikle iyi bir çevrime girmiş olursunuz.

Davranışsal kondisyonda en önemli şey kontrol ve yerine koymadır. İstediğiniz sonuçları almanızı sağlayacak aksiyonları iyice düşünün. Eğer davranışlarınız istediğiniz sonuçları almaya yönelik olarak otomatik olarak değişirse zaten zincirleme bir başarı gelecektir. Eğer hedeflerinize ulaşamıyor, istediğiniz sonucu alamıyorsanız davranışınızı değiştirin. Sadece kendinize yeterince zaman ayırın ve önem verin, gerisi gelir.

Güzel bir kahvaltı ve müze ziyareti planladınız ancak havalar çok sıcak olduğu için gitmeyi riskli ve zahmetli buluyorsunuz. O zaman evinizde güzel bir duş ve DVD seyrederek aynı keyfi yakalamayı düşünebilirsiniz.

Davranışlarınız moral ve motivasyonunuzda önemli belirleyicilerdir. Pozitif düşünce pozitif enerjilerin önünü açar ve sizin istediğiniz sonuçlara erişiminizi kolaylaştırır.

Paylaşın: