Kategori arşivi: Metodoloji

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 38 – Proje Performans Alanları – GELİŞTİRME YAKLAŞIMI VE YAŞAM DÖNGÜSÜ – 4

Why Project Life Cycle Management is important ?

YAŞAM DÖNGÜSÜ VE FAZ TANIMLARI

Proje yaşam döngüsündeki fazların türü ve sayısı,  teslim temposu ve geliştirme yaklaşımı olmak üzere birçok değişkene bağlıdır. Aşama örnekleri aşağıdaki gibidir:

  • Fizibilite
  • Tasarım
  • Geliştirme 
  • Test
  • Yaygınlaştırma 
  • Kapanış

Proje fazlarında, bir sonraki faza geçmeden önce istenen sonuçların veya faz çıkış kriterlerinin elde edilip edilmediğini kontrol etmek için faz sonu incelemesi (faz kapısı) yapılır. Fazların tamamlanması teslimatların tamamlanması, sözleşme yükümlülüklerinin ve performans hedeflerinin karşılanması vb. kabul kriterlerine bağlı olabilir.

Aşağıdaki şekil bir fazın bitip diğerinin başladığı yaşam döngüsünü göstermektedir. Bu tür öngörücü yaşam döngülerinde, her faz yalnızca bir kez gerçekleştirilir ve belirli bir iş türüne odaklanılır. Ek kapsam, gereksinim değişikliği veya pazar değişikliği vb. durumlar  fazların tekrarlanmasına neden olur.

Aşağıdaki şekil, artırımlı(kırılımlı) yaşam döngüsünü göstermektedir. Her gerçekleştirilen faz birönceki fazın sonucuna eklenerek, teslim edilen değeri artıracaktır. 

Aşağıdaki şekilde, uyarlamalı yaşam döngüsü yer almaktadır. Her yinelemenin (çevrim veya sprint) sonunda, müşteri tamamlanmış ve işlevsel teslimatı gözden geçirir. İncelemede, kilit paydaşlar geri bildirim sağlar ve proje ekibi, bir sonraki yinelemede yapılacak işleri iş listesinden seçer ve önceliklendirir. 

Bu yaklaşım, Teslimat Temposunda açıklandığı gibi sürekli teslimat durumlarında kullanılmak üzere değiştirilebilir.

Çevik vb. uyarlamalı metodolojiler, yaşam döngüsü veya faz kullanmayan akış tabanlı çizelgeleme kullanırlar. Amaç, kaynak kapasitesini, kullanılan malzemeleri vb. dikkate alarak zaman ve kaynak israfını en aza indirmek, süreçlerin verimliliğini ve teslimat akışını optimize etmektir. Bu uygulamaları ve yöntemleri kullanan projeler genellikle yalın ve anında çizelgeleme yaklaşımlarında kullanılan Kanban çizelgeleme sistemini benimserler.

Kanban Nedir? - Gemba Akademi

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 37 – Proje Performans Alanları – GELİŞTİRME YAKLAŞIMI VE YAŞAM DÖNGÜSÜ – 3

GELİŞTİRME YAKLAŞIMINI SEÇMEYE YÖNELİK HUSUSLAR

Geliştirme yaklaşımını ürün, hizmet veya sonuç, proje ve organizasyon açısından ele almak gerekir. 

1- Ürün, Hizmet veya Sonuç

Ürün, hizmet veya sonucun doğasıyla ilişkili geliştirme yaklaşımını seçmede dikkate alınması gereken bazı değişkenleri aşağıdadır;

  • Yenilik derecesi – Kapsam ve gereksinimlerin iyi anlaşıldığı, proje ekibinin daha önce birlikte çalıştığı ve önceden planlamaya izin veren teslimatlar, öngörücü yaklaşıma çok uygundur. Yüksek derecede inovasyona gerektiren veya proje ekibinin deneyime sahip olmadığı teslimatlar, uyarlanabilir yaklaşıma daha uygundur.
  • Gereksinimlerin netliği – Gereksinimler iyi bilindiğinde ve tanımlanması kolay olduğunda, öngörücü yaklaşım işe yarayacaktır. Gereksinimler belirsiz, değişken veya karmaşık olduğunda ve proje boyunca gelişmesi bekleniyorsa, uyarlamalı yaklaşım daha uygun olabilir.
  • Kapsamın kararlılığı – Teslimat kapsamı sabitse ve değişmesi muhtemel değilse, öngörücü yaklaşım yararlıdır. Kapsamın birden fazla değişikliğe uğraması bekleniyorsa, uyarlamalı yaklaşım faydalı olabilir.
  • Değişim kolaylığı – Teslimatın doğası değişiklikleri yönetmeyi ve kapsama dahil etmeyi zorlaştırıyorsa, öngörücü yaklaşım en iyisidir. Değişime kolayca uyum sağlayabilen teslimatlar için uyarlamalı yaklaşım kullanılabilir.
  • Teslim seçenekleri – Teslimatların yapısı ve parçalar halinde teslim edilip edilemeyeceği geliştirme yaklaşımını etkiler. Parçalar halinde geliştirilebilen ve/veya teslim edilebilen ürünler, hizmetler veya sonuçlar artırımlı, yinelemeli veya uyarlanabilir yaklaşımlarla hayata geçirilebilir. Bazı projeler, öngörücü yaklaşımla planlanırken, yürütme sürecinde artırımlı olarak geliştirilip teslim edilebilecek bazı parçalar olabilir.
  • Risk – Yüksek risk taşıyan ürünler konusunda tehditleri azaltmak için ön planlama ve titiz süreçler gerekir. Bu yüzden geliştirme yaklaşımı belirlenmeden önce analiz edilmelidir. Bu sayede fırsatlardan yararlanma, öğrenmeye dayalı tasarım ve geliştirme yapılabilir, yapılacak uyarlamalar ile tehditler en alt seviyeye çekilerek, riskler azaltabilir.
  • Güvenlik gereksinimleri – Yüksek güvenlik gereksinimleri olan ürünlerde, tüm güvenlik gereksinimlerinin tanımlanmasını, planlanmasını, gerçekleştirilmesini, entegre edilmesini ve test edilmesini sağlamak için ön planlamaya ihtiyaç duyulur ve öngörücü yaklaşım kullanılır.
  • Yasalar – Önemli düzeyde yasal mevzuatın önemli olduğu ortamlarda, gerekli süreç, dokümantasyon vb. ihtiyaçlar sebebiyle öngörücü yaklaşım kullanılır.

2- Proje

Geliştirme yaklaşımını etkileyen proje değişkenleri, paydaşlar, zaman çizelgesi kısıtları ve finansman uygunluğu etrafında toplanmıştır.

  • Paydaşlar – Uyarlanabilir yöntemler kullanan projeler, süreç boyunca sürekli paydaş katılımı gerektirir. Ürün sahibi vb. paydaşlar, gereksinimlerin belirlenmesinde, kapsamın oluşturulmasında ve önceliklendirilmesinde önemli bir rol oynarlar.
  • Zaman çizelgesi kısıtları – Erken teslim ihtiyacı varsa, ürün, parça parça yinelemeli veya uyarlanabilir bir yaklaşım ile teslim edilebilir. 
  • Finansman uygunluğu – Finansmanın belirsiz olduğu projelerde, uyarlanabilir veya yinelemeli yaklaşımdan yararlı olabilir. Asgari düzeyde kullanılabilir bir ürün, ayrıntılı bir üründen daha az yatırımla piyasaya sürülebilir. Bu yaklaşım, minimum yatırımla pazarı yakalamaya izin verir. Ürün veya hizmete verilen dönelik pazarın vereceği yanıtına dayalı olarak daha fazla yatırım yapılabilir.

3- Organizasyon

Yapı, kültür, yetenek, proje ekibi boyutu ve konum gibi organizasyonel değişkenler geliştirme yaklaşımını etkilerler.

  • Organizasyon yapısı –  Hiyerarşik katmanı çok olan, katı bir raporlama yapısı ve bürokrasisi olan organizasyonlar sıklıkla öngörücü yaklaşım kullanırlar. Uyarlamalı yaklaşım kullanan organizasyonlar, yatay organizasyon yapısına sahip olma eğilimindedir ve kendi kendini organize eden proje ekipleriyle çalışırlar.
  • Kültür – İşlerin planlandığı ve ilerlemenin planlara (temel çizgilere) göre ölçüldüğü yönetim ve yönlendirme kültürüne sahip organizasyonlara öngörücü yaklaşım daha uygundur. Uyarlamalı yaklaşımlar, proje ekibinin kendi kendini yönetmesini vurgulayan organizasyon yapısına daha uygundur.
  • Organizasyonel yetenek – Öngörücü yaklaşımlarından uyarlamalı yaklaşımlara ve ardından çevik yöntemlere geçiş, organizasyonun artık çevik olacağını söylemekten daha fazlasıdır. Çeviklik için organizasyon genelinde, yönetici seviyesinden başlayarak (yukarıdan aşağıya) iş yapma zihniyetinin değiştirilmesi gerekir. Uyarlamalı yöntemlerin başarılı bir şekilde uygulanması için organizasyon politikaları, çalışma biçimleri, raporlama yapısı ve yaklaşımların tümünün uyumlu hale getirilmesi gerekir.
  • Proje ekibinin büyüklüğü ve yeri – Uyarlamalı yaklaşımlar, özellikle çevik yöntemler, genellikle 7 ± 2 kişilik proje ekipleriyle daha iyi çalışırlar. Uyarlamalı yaklaşımlar, aynı fiziksel alanda bulunan proje ekiplerini tercih ederler. Büyük proje ekipleri, öngörücü yaklaşım kullanarak daha iyisini yapabilirler. Geniş ve dağınık proje ekipleriyle çalışmak için uyarlamalı yaklaşımları geliştirmeye ve olgunlaştırmaya çalışan yaklaşımlar vardır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 36 – Proje Performans Alanları – GELİŞTİRME YAKLAŞIMI VE YAŞAM DÖNGÜSÜ – 2

GELİŞTİRME YAKLAŞIMLARI

Geliştirme yaklaşımı, proje yaşam döngüsü boyunca ürünü, hizmeti veya sonucu ortaya çıkarmak ve geliştirmek için kullanılan yaklaşımdır. Farklı sektörlerde, farklı geliştirme yaklaşımları vardır. Yaygın olarak öngörücü, hibrit ve uyarlamalı yaklaşımlar olarak adlandırılırlar. Aşağıda görülebileceği gibi öngörücü (geleneksel-traditional)al) ve çevik (agile) yaklaşımların bir arada kullanımı hibrit (hybrid) yaklaşımı doğurur.

  • Öngörücü (Geleneksel) yaklaşım – Proje ve ürün ile ilgili gereksinimler, projenin başlangıcında tanımlanabiliyor ve analiz edilebiliyorsa öngörücü yaklaşım yararlıdır. Buna şelale (waterfall) yaklaşımı da denilebilir. Bu yaklaşım, önemli bir yatırım söz konusu olduğunda, sık gözden geçirme, değişiklik kontrolü ve geliştirme açısından yeniden planlama yüksek düzeyde risk içeriyorsa tercih edilir. Kapsam, zaman, maliyet, kaynak ihtiyaçları ve riskler proje yaşam döngüsünün ilk aşamalarında iyice tanımlanır ve nispeten istikrarlıdır. Bu geliştirme yaklaşımı, proje ekibinin projenin başında belirsizliği azaltmasına ve planlamanın çoğunu önceden (erken) yapmasına olanak tanır. Proje çalışmasının çoğu, projenin başlangıcına yakın geliştirilen planları takip eder.
  • Hibrit yaklaşım – Hibrit yaklaşım, öngörücü ve uyarlanabilir yaklaşımların ortak kullanıldığı anlamına gelir. Bu yaklaşım, gereksinimlerle ilgili belirsizlik veya risk olduğunda faydalıdır. Hibrit, teslimatların birleştirilebildiği veya farklı proje ekipleri tarafından geliştirilen farklı teslimatların olduğu durumlarda kullanışlıdır. Hibrit yaklaşım, öngörücü yaklaşımdan daha uyarlanabilir, ancak uyarlanabilir yaklaşımdan daha az uyarlanabilirdir. Hibrit yaklaşımlar genellikle yinelemeli veya artırımlı geliştirme yaklaşımı kullanırlar.
    • Yinelemeli yaklaşım, gereksinimleri netleştirmek ve çeşitli seçenekleri araştırmak için yararlıdır. Yinelemeli yaklaşım, her defasında değerlendirilebilecek düzeyde yeterli sonuç üretebilir. Bir dizi yineleme ile teslimat üretmek için artırımlı yaklaşım kullanılır. Her yineleme, önceden belirlenmiş bir zaman çerçevesi (zaman kutusu) içinde istenen sonuca işlevsellik ekler. Teslimat, son yinelemeden sonra tamamlanmış olarak kabul edilir.
    • Aşağıda Artırımlı (incremental) ve Yinelemeli (Iterative) yaklaşım görülebilir. Artırımlı (incremental) yaklaşımda her defasında sonuç bir kademe yükseltilir. Yinelemeli (Iterative) yaklaşomda ise her yünelemede sonuç iyileştirilir.

Gereksinimlerin net olmadığı bir ürün geliştirme projesinde uyarlanabilir yaklaşım kullanmak, hibrit yaklaşıma örnek olabilir. Bununla birlikte, ürünün lojistiği, öngörücü yaklaşım kullanılarak yapılabilir. Bir projedeki bir teslimatın uyarlanabilir ve diğerinin öngörücü yaklaşım kullanılarak geliştirilmesi örnek olarak verilebilir. 

  • Uyarlanabilir yaklaşım. Uyarlanabilir yaklaşımlar, gereksinimler yüksek düzeyde belirsizliğe ve değişkenliğe sahipse ve proje boyunca değişmesi muhtemelse faydalıdır. Projenin başlangıcında net bir vizyon belirlenir ve bilinen ilk gereksinimler kullanıcı geri bildirimlerine, ortama veya gelişmelere göre rafine edilerek, detaylandırılır, geliştirilir ve yaygınlaştırılır.

Uyarlanabilir yaklaşımlar, yinelemeli ve artımlı yaklaşımları kullanır. Uyarlanabilir yaklaşımlarda, yinelemeler daha kısa olup ürünün, paydaş geri bildirimlerine dayalı olarak geliştirilme olasılığı daha yüksektir.

Çevik yaklaşımları uyarlanabilir olarak kabul edebiliriz. Her yinelemenin (1-2 hafta) sonunda başarılı bir sonuç üretilir ve sunulur. Proje ekibi, her yineleme için planlama yapar. Proje ekibi, önceliklendirilmiş bir iş listesine (product backlog) dayalı olarak gerçekleştirilecek kapsamı belirler, ilgili işler tahmin edilir ve yineleme boyunca proje ekibi işbirliği içinde çalışılır.

Proje Yaşam Döngüleri üzerine aşağıdaki yazımı da mutlaka okumalısınız;

https://www.savassakar.com/proje-yonetimi-yasam-donguleri/

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 35 – Proje Performans Alanları – GELİŞTİRME YAKLAŞIMI VE YAŞAM DÖNGÜSÜ – 1


GELİŞ
TİRME YAKLAŞIMI VE YAŞAM DÖNGÜSÜ PERFORMANS ALANI

Geliştirme Yaklaşımı ve Yaşam Döngüsü Performans Alanı, projenin geliştirme yaklaşımını ve temposunu, yaşam döngüsü aşamalarıyla ilişkili aktiviteleri ele alır.

Bu performans alanının etkin bir şekilde yürütülmesi, aşağıdaki sonuçları doğurur;

  • Proje teslimatlarıyla tutarlı geliştirme yaklaşımı.
  • İşin teslimini ve paydaş değerini projenin başından sonuna kadar birbirine bağlayan proje yaşam döngüsü.
  • Proje teslimatlarını üretmek için gereken teslim temposunu ve geliştirme yaklaşımını kolaylaştıran aşamalardan oluşan proje yaşam döngüsü.

Tek bir yaklaşım ile projelerin gerçekleştirilemeyeceği gerçeği üzerinden bu performans alanı, proje sonuçlarını optimize etmek için gereken geliştirme yaklaşımının, teslim temposunun ve proje yaşam döngüsünün belirlenmesini gerektirir.

Aşağıdaki tanımlar Geliştirme Yaklaşımı ve Yaşam Döngüsü Performans Alanı ile ilgilidir:

  • TeslimatSüreci, aşamayı veya projeyi tamamlamak için üretilmesi gereken herhangi bir benzersiz ve doğrulanabilir ürün, sonuç veya hizmettir.
  • Geliştirme Yaklaşımı – Tahmine dayalı, yinelemeli, artırımlı, uyarlanabilir veya hibrit yöntem gibi proje yaşam döngüsü boyunca ürünü, hizmeti veya sonucu oluşturmak ve geliştirmek için tercih edilen yöntemdir.
  • Tempo – Proje boyunca yürütülen ve gerçekleştirilen aktivitelerin ritmidir.
  • Proje Aşaması – Bir veya daha fazla teslimatın tamamlanmasıyla sonuçlanan, mantıksal olarak ilişkili proje etkinlikleri bütünüdür.
  • Proje Yaşam Döngüsü – Bir projenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen aşamalar dizisidir.

GELİŞTİRME, TEMPO VE YAŞAM DÖNGÜSÜ İLİŞKİSİ

Proje teslimat(lar)ının türü, nasıl geliştirme yaklaşımı benimsenmesi gerektiğini belirler. Teslimat(lar)ın türü ve geliştirme yaklaşımı, proje teslimatlarının sayısını ve işleri gerçekleştirme temposunu etkiler. Teslimat yaklaşımı ve istenen teslim temposu, proje yaşam döngüsünü ve aşamalarını belirler.

TESLİMAT TEMPOSU

Teslimat temposu, proje teslimatlarının gerçekleştirilmesine ilişkin zamanlamasını ve sıklığını ifade eder. Projelerin tek bir teslimatı, birden fazla teslimatı veya periyodik teslimatları olabilir.

  • Tek teslimat – Tek teslimat, proje sonunda istenen sonucun teslim edilmesidir. Örneğin, bir sürecinin yeniden yapılandırılmasında proje bitene kadar bir sonuç çıkmayabilir.
  • Çoklu teslimatlar – Bazı projelerin birden fazla teslimatı vardır. Proje, farklı zamanlarda teslim edilen birden fazla bileşene sahip olabilir. Yeni bir ürün geliştirme projesinde, prototip, pilot üretim, son ürün vb. birden fazla teslimat olabilir. Bu örnekte, teslimatlar sıralıdır. Bazı projelerde, ayrı ayrı geliştirilen teslimatlar olabilir. Tüm teslimatlar, proje tamamlanmış kabul edilmeden önce tamamlanır.
  • Periyodik teslimatlar – Periyodik teslimatlar, çoklu teslimatlar gibidir ancak iki haftalık ve aylık gibi sabit teslim planlaması vardır. Yeni bir yazılım uygulamasının her iki haftada bir teslimatları olabilir ve periyodik olarak pazara sunulabilir.
  • Sürekli teslimat –  Sürekli teslimat, müşterilere özellik artışlarını anında sunmaktır. Genellikle dijital ürünler için kullanılır. Ürün yönetimi açısından, ürün yaşam döngüsü boyunca sürekli fayda ve değer sağlamaya odaklanılır. Projelerdeki gibi geliştirme odaklılık, programlardaki gibi birçok geliştirme döngüsüne sahip olabilir. Bu yaklaşım, istikrarlı ve sürekli proje ekipleriyle daha iyi sonuçlar üretir. Proje ekipleri tek bir ürüne odaklandıkları için ürün, paydaşlar ve pazar hakkında öğrendiklerini projelerinde uygulayabilirler. Ekibin pazar eğilimlerine yanıt vermesini ve değer sunumuna odaklanmasını sağlar. 

Proje Yönetimi Yaşam Döngüleri

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 23 – Proje Yönetim İlkeleri – 12

11 – UYARLANABİLİRLİK VE DAYANIKLILIĞI KABUL ETMEK

Organizasyonun ve proje ekibinin, projenin değişime uyum sağlaması, olumsuzluklardan kurtulması ve çalışmalarını ilerletmesi için benimsedikleri yaklaşımlarına uyarlanabilirlik ve dayanıklılık kazandırması gerekir.

Temel Prensipler

  • Uyum, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.
  • Esneklik, etkileri absorbe etme, gerileme veya başarısızlıktan hızla kurtulma yeteneğidir.
  • Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanma, uyarlanabilirliği kolaylaştırır.

Projeler, çeşitli aşamalarda zorluklarla veya engellerle karşılaşır. Proje ekibinin yaklaşımında uyarlanabilirliği ve esnekliği bir arada ele alması, ortaya çıkan etkileri yönetmesine ve ekip gelişimine yardımcı olur.

Uyarlanabilirlik, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.

Dayanıklılık, birbirini tamamlayan iki özellikten oluşur: etkileri yönetme, aksilik veya başarısızlıktan sonra hızla toparlanma yeteneğidir.

Hem uyarlanabilirlik hem de esneklik, projeler üzerinde çalışan herkes için yararlı özelliklerdir.

Projeler başlangıçta planlandığı gibi ilerlemezler. Projeler, tüm iç ve dış faktörlerden (gereksinimler, sorunlar, paydaşlar vb.) etkilenirler.

Projede bazı konularda başarısız olunabilir veya beklentileri karşılamayabilir ve bu durum proje ekibinin yeniden bir araya gelip düşünmesini ve planlamasını gerektirebilir. Örneğin bir projede, projenin yürütülmesi sırasında mevzuat değişikliği, planları değiştirebilir. Bu tip durumlarda proje ekibinin projeyi ilerletmek için durumu ele alması gerekir. Projelerin erken aşamalarda yapılan plan ve taahhütlere bağlı kalma düşüncesi, yeni veya öngörülemeyen faktörlerin ortaya çıkmasından sonra, istenilen değeri üretme potansiyelini sınırlayabilir.

Kapsam kayması (müşterinin isteği dışında iş yapma) gibi sorunlardan kaçınmak için uyarlamanın, uygun değişiklik kontrol süreci gibi bütünsel bir bakış açısıyla yapılması gerekir.

Proje ortamında, uyarlanabilirliği ve esnekliği destekleyen yetenekler aşağıdadır:

  • Uyumu hızlandırmak için kısa geri bildirim döngüleri (Kısa döngülerle değer üretimi, Çevik Yaklaşım)
  • Sürekli öğrenme ve iyileştirme bakış açısı
  • Geniş becerilere sahip proje ekipleri ve gerekli her beceri alanında kapsamlı bilgiye sahip bireyler (Uzman ekipler)
  • İyileştirme fırsatları için projenin düzenli olarak denetlenmesi ve uyarlanması (Sürekli gözden geçirme ve iyileştirme)
  • Çeşitli deneyimleri yakalamak için proje ekiplerinde çeşitliliğe gidilmesi (farklı kültür, departman ve deneyime sahip çalışanlar)
  • İç ve dış paydaşları bir araya getiren açık ve şeffaf planlama (Açık ve net iletişim, görünülürlüğü sağlama)
  • Fikirleri test etmek ve yeni yaklaşımları denemek için yapılacak küçük ölçekli prototipler ve deneyler (Erken hata yapma)
  • Yeni düşünme ve çalışma biçimlerinden yararlanma yeteneği (Başka fikirlere açık olmak)
  • İşin hızı ile gereksinimlerin kararlılığını dengeleyen süreç tasarımı (Duruma uygun ve gerektiği kadar)
  • Açık kurumsal görüşmeler (İletişim)
  • Aynı veya benzer geçmiş çabalardan öğrenme ve anlama (Alınan Dersler)
  • Birden çok olası senaryoyu tahmin etme ve birden çok olasılığa hazırlanma yeteneği ve istekliliği (Varsayım Senaryo analizi, Eğer Olursa Analizi)
  • Karar vermeyi son ana kadar ertelemek (Kanban Yaklaşımı)
  • Yönetim desteği
  • Hız ve dengeyi dengeleyen açık uçlu tasarım (Hız ve çıktıları dengeleyecek bir tempo tutturmak)

Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanmak ve öngörmeye çalışmak, başlangıçta planlanandan daha iyi sonuç elde edilebilecek çözümleri mümkün kılabilir. Örneğin, proje ekibi, orijinal tanımlanmış teslimattan daha güçlü sonuçlar sağlayacak alternatif bir çözüm bulabilir.

Alternatiflerin araştırılması  iş gerekçesinin tamamlanması ile projenin kapanması arasında herhangi bir zamanda yeni bir çözüm ortaya çıkarabilir.

Proje sırasında adaptasyon fırsatları ortaya çıkabilir. Proje ekibi, fırsatı değerlendirebilmek için proje sponsoruna, ürün sahibine veya müşteriye fırsatı (durumu) aktarmalıdır. Eğer yapılmış bir sözleşmenin var ise türüne bağlı olarak, uyarlamadan kaynaklanan bazı değişiklikler için müşterinin onayına ihtiyaç duyulabilir.

Projelerde beklenmeyen değişiklikler ve koşullar fırsatlar yaratabilir. Proje ekipleri, değer teslimini optimize etmek için problem çözmenin yanı sıra değişikliklere ve planlanmamış olaylardan fırsatları yakalama konusunda projeye bütünsel yaklaşmalıdır. Planlanmamış bir olayda, proje ekipleri kazanılabilecek potansiyel olumlu sonuçları (fırsatları) araştırmalıdır. Örneğin, bir değişikliği geciktirmek piyasada bu özelliği sunan ilk ürün olma avantajı sağlayabilir.

Projede uyumu ve dayanıklılığı sağlamak, iç ve dış faktörler değiştiğinde proje ekiplerinin istenen sonuca odaklanmasını sağlar ve aksiliklerin olumsuz sonuçlarından etkilenmemeleri sağlar. Yukarıda sıralanmış özellikler, proje ekiplerinin hatalardan veya aksiliklerden hızla kurtulabilmeleri ve değer sağlamaya yönelik ilerleme kaydetmeye devam edebilmeleri için öğrenmelerine ve iyileştirmelerine yardımcı olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 19 – Proje Yönetim İlkeleri – 8

 

7 – BAĞLAMA GÖRE UYARLAMA

Tek bir yöntem ve metodoloji ile projeler başarılamaz. Projelerde değeri en üst düzeye çıkaracak, maliyeti yönetecek ve hızı artırarak istenen sonuca ulaştıracak “yeteri kadar” süreci kullanmak gerekiyor. Tüm süreçleri ve teknikleri projenin bağlamına, hedeflerine, paydaşlarına, yönetişime ve çevreye dayalı olarak uyarlamak ve doğru geliştirme yaklaşımını tasarlamak gerekir.

Temel prensipler;

  • Her proje benzersizdir.
  • Proje başarısı, istenen sonuçları üretmek için en uygun yöntemleri belirlemek için projenin bağlamına uyum sağlamaya dayanır.
  • Yaklaşımı uyarlamak yinelemelidir. Proje ilerledikçe gözden geçirmek gerekir. Bu nedenle sürekli bir süreçtir.

Hedeflere, paydaşlara ve çevrenin karmaşıklığına uyum sağlamak, proje başarısı için çok önemlidir. Uyarlama, mevcut ortam ve eldeki iş için elimizdekileri daha uygun hale getirmek, yaklaşımı, yönetişimi ve süreçleri duruma uygun olarak uyarlamaktır.

Proje ekipleri, projenin yaşam döngüsünde sürekli olumlu sonuçlar üretme esnekliğini sağlayacak uygun çerçeveyi uyarlarlar. İş ortamı, ekip büyüklüğü, belirsizlik derecesi ve projenin karmaşıklığı, proje sistemlerinin nasıl uyarlanacağını etkilerler. Proje sistemleri, birbiriyle ilişkili karmaşıklıklar dikkate alınarak bütünsel bir bakış açısıyla uyarlanmalıdır. Uyarlama, “yeteri kadar” süreçler, yöntemler, şablonlar kullanarak değeri en üst düzeye çıkarmayı, kısıtları yönetmeyi ve performansı iyileştirmeyi amaçlar.

Proje ekipleri, Proje Yönetimi Ofisi (PYO) ile yönetişimi göz önünde bulundurarak, proje bazında başarılı sonuçların üretilmesi için gereken teslimat yaklaşımı ve gerekli kaynaklar konusunda görüşmeleri ve karar vermelidirler. Kullanılacak süreçlerin seçimi, geliştirme yaklaşımı, yöntemler ve proje sonuçlarını sunmak için gereken eserleri (teslimatları) gözden geçirmeyi ve belirlemeyi gerektirir.

Alınan kararlar, yerleşik metodolojiyi kabul etmenin üstü kapalı bir eylemi olmamalıdır. Aksine, projenin ve proje ortamının benzersiz özelliklerine uyacak şekilde belirli öğelerin seçilmesi ve karıştırılması ile ilgili bir eylem olmalıdır. Her proje bağlamına göre bir dereceye kadar uyarlamaya uygundur.

Geçmiş proje teslimatları benzer olsa bile, projeler genellikle benzersizdir. Bunun nedeni, proje içeriğinin organizasyonun, müşterilerin, departmanların ve çevrenin dinamik oması ve  farklılık göstermesidir. Bu değişiklikler ve devam eden öğrenme süreci, proje ekiplerinin başarı arayışında farklı yöntemler veya yaklaşımlar kullanmasına veya geliştirmesine neden olurlar. Proje ekibi, istenen sonuçları üretmenin en uygun yöntemlerini belirleyebilmek için her proje için benzersiz koşulları incelemelidir.

Mevcut metodoloji veya ortak çalışma şekli, projenin uyarlanma şeklinde etkili olabilir. Metodoloji, kullanılan uygulamalar, teknikler, prosedürler ve kurallar sistemidir. Proje ekiplerinin organizasyonun metodolojisini dikkate almalıdırlar. Projenin nasıl yürütüleceği konusunda rehberlik sağlayan süreçler, yönetişim, yöntemler ve şablonlar sistemini iyi bilmelidirler. Bu yaklaşım, organizasyon içindeki projelerde tutarlılık sağlamakla beraber  metodolojinin her projeye uyacak şekilde gerekli konularda uyarlanması gerekir. Organizasyonel politikaların ve prosedürlerin, proje ekibinin bazen uyarlayamayacağı yetkilendirilmiş sınırları belirlediği unutulmamalıdır.

Proje ekipleri, proje yönetimi süreçlerinin zamanını ve maliyetini hesaba katarak uyarlama yapabilirler. Uyarlanmamış süreçlerin, maliyeti artırma, süreyi uzatma ve istenen değere ulaşılamaması gibi sonuçları olabilir. Proje Yönetimi yaklaşımını, uygun süreçler, yöntemler ve eserlerle birlikte uyarlamak, süreçlerle ilgili maliyetler ve proje sonuçlarının değeri hakkında doğru kararlar almasına yardımcı olur.

Proje Yönetimi yaklaşımının nasıl uyarlanacağına karar verildikten sonra alınan kararların ilişkili paydaşlarla paylaşılması gerekir. Her proje ekip üyesi, paydaşlarla ve rolleriyle ilgili olarak seçilen yöntem ve süreçlerin farkında olmalıdır.

Proje yaklaşımını, projenin ve çevresinin benzersiz özelliklerine göre uyarlamak, daha yüksek proje performansına ve başarı olasılığının artmasına sebep olur. Projeye özel yaklaşım, organizasyonlara aşağıdakiler gibi doğrudan ve dolaylı faydalar sağlayabilir;

  • Yaklaşımın tanımlanmasında yer aldıkları için proje ekibi üyelerinin bağlılığı,
  • Eylemler veya kaynaklar açısından israfın azaltılması,
  • Müşterinin ve diğer paydaşların ihtiyaçları, projenin uyarlanmasında önemli bir etki faktörü olduğundan, müşteri odaklılık
  • Proje ekipleri proje süreçlerinin öneminin bilincinde olacağından proje kaynaklarının daha verimli kullanımı.

Uyarlama, projelerde aşağıdaki olumlu sonuçlara yol açabilir:

  • Artan yenilik, verimlilik ve üretkenlik
  • Alınan dersler, böylece belirli yaklaşımından elde edilen iyileştirmeler paylaşılabilir ve bir sonraki çalışmaya veya gelecekteki projelere uygulanabilir
  • Yeni uygulamalar, yöntemler ve eserler ile organizasyonun metodolojisinin iyileştirilmesi
  • Deneme yoluyla iyileştirilmiş sonuçların, süreçlerin veya yöntemlerin keşfi
  • Kullanılan yöntem ve uygulamaların çok disiplinli proje ekipleri içinde etkin entegrasyonu
  • Uzun vadede kurum için artan uyarlanabilirlik.

Proje Yönetimi yaklaşımını uyarlamak, doğası gereği yinelemelidir ve bu nedenle proje yaşam döngüsü boyunca sürekli bir süreçtir. Proje ekipleri, etkinliklerini değerlendirmek ve organizasyona değer katmak için proje ilerledikçe yöntemlerin ve özel süreçlerin kendileri için nasıl çalıştığına dair tüm paydaşlardan geri bildirim toplarlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 1

Uzun bir yazı serisi olacak. Her gün PMBOK7 üzerinden giderek Proje Yönetimine ilişkin standartın nelere vurgu yaptığını açıklamaya çalışacağım.

PMBOK6’dan PMBOK7’ye geçişte yapılan değişikliklerin kısa bir özeti aşağıdadır;

  1. İlkelere dayalı bir standarta geçilmiştir. Bunun anlamı standartın takip edilecek bir standart olmadığının altının çizilmesidir. Önemli olan prensiplere uymaktır. Prensipler doğrultusunda ilgili tüm diğer kaynaklar referans alınmalıdır. Bu kılavuza bakarak proje yönetimi yapmak değil ilkere karşılık gelen doğru yöntem ve metodolojileri bulmak önemlidir.
  2. Teslimatlardan daha çok sonuçlara odaklanılmıştır. Projeler sadece teslimatlar üretmezler. Söz konusu teslimatlar kuruluşa ve paydaşlarına değer ve/veya fayda sağlayan sonuçlar sağlar. “Yapmaya” değil “başarmaya odaklanmak önemlidir. Projenin neden kabul edildiği, neden yapıldığı ve ne değer üreteceği önemlidir. Zamanında ve bütçesinde biten bir proje istenilen değeri üretemez ise başarılı değildir.
  3. Kapsam, zaman, maliyet vb. bilgi alanları bakış açısından performans gösterilmesi gereken alanlar tanımına geçilmiştir. Performans alanı, proje sonuçlarının etkili bir şekilde sunulması için kritik olan ilgili aktiviteler grubudur. Tüm performans alanlarını gelecekteki yazılarımda açıklayacağım.
    1. Paydaş Performans Alanı
    2. Takım Performans Alanı
    3. Geliştirme Yaklaşımı ve Yaşam Döngüsü Performans Alanı
    4. Planlama Performans Alanı
    5. Proje Çalışmaları Performans Alanı
    6. Teslim Performans Alanı
    7. Ölçümleme Performans Alanı
    8. Belirsizlik Performans Alanı

Performans alanları, istenen proje sonuçlarını elde etmek için uyum içinde çalışan etkileşimli, birbiriyle ilişkili ve birbirine bağlı yönetim yeteneklerinden oluşan proje yönetim sistemini temsil eder. Performans alanları birbirleri ile etkileşime girdikçe değişim ortaya çıkar. Proje ekipleri, değişiklikleri, yalnızca değişikliğin meydana geldiği belirli performans alanında değil, tüm sistemi göz önünde bulundurarak sürekli olarak gözden geçirir, tartışır, uyarlar ve yanıt verirler. Değer Teslimi Sistem konsepti ile uyumlu olarak proje ekipleri, süreçlere bağlı teslimatları değil performans alanlarına yönelik sonuç odaklı ölçümlerle performansı değerlendirirler.

4. Proje yönetimi yaklaşımının her projenin benzersiz özelliklerine ve bağlamına göre uyarlanması konusunda risk başlığı Belirsizlik başlığı ile geliştirilmiştir. Böyle hem projenin belirsizliği hem de proje içi belirsizlikler risk kapsamında değerlendirilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

 

Proje Yönetimi Başarı Ölçütleri – 3

Döngü Süresi – İki tür döngü süresi ele alınır: proje ve geliştirme yaşam döngüsü. Proje yaşam döngüsü, bir projenin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir. Geliştirme Yaşam Döngüsü, projede yürütme sürecinin başlangıcından bitimine kadar olan süreçtir.

Döngü süresi, proje yaşam döngüsünü tamamlamak için gereken süredir.

Döngü süresi ölçütleri standart performansa dayalı olarak belirlenir. Yani, benzer projelerin döngü süreleri, standart proje yaşam döngüsü süresini belirleyebilmek için kıyaslanabilir.

Döngü sürelerinin ölçümü, aynı zamanda, proje yaşam döngüsünde tamamlamak için yürütülen herhangi bir sürecin ölçümlenmesi için kullanılabilir.

Döngü süreleri ne kadar kısaysa, yatırımın dönüşü o kadar hızlıdır. Tüm döngü sürelerinin kısa olması şirketin tamamlayabileceği proje sayısının fazla olduğunu gösterir.

Gereksinim Performansı – Gereksinimlerin karşılanması, proje yönetimi için önemli başarı ölçütlerinden biridir. Bu ölçütü ölçmek için çözümün gereksinimi tamamen karşıladığını belirleyebilecek önlemler geliştirmeniz gerekir.

Gereksinim performans endeksi, proje sonuçlarının gereksinimlerin karşılanma derecesini ölçebilir.

Ölçülebilen gereksinim türleri, işlevsel gereklilikler (ürünün yapması gereken bir şey veya yapması gereken bir eylem), işlevsel olmayan gereklilikleri (ürünün kullanılabilirliği, performansı vb.) içerir.

Uyum kriterleri, genellikle gereksinimlerin netleştirilmesi sonrası elde edilir.

Gereksinimler yakından incelenerek ve gereksinim sahibinin ne istediğini ifade edip etmediğini belirleyerek uygun ölçütleri belirleyebilirsiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Performans Ölçümlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Proje performans ölçümlerinin, proje süreci, sonucu ve proje sonrası operasyon bir bütün olarak ele alınarak yapılması gerekir.

Objektiflik – Sadece süreç ya da sunuca odaklanmak objektiflik getirmez. Önemli olan farklı bakış açılarına sahip tüm paydaşların memnuniyetini yakalamaktır. Örneğin yönetim sonuca odaklanırken, proje ekibi kendilerinin projeden ne öğrendiklerine, kendilerine ne kattığına bakarlar. Tedarikçiler bekledikleri faydayı sağlamaya odaklanırlar.

Proje performans kriterinin paydaş bazında farklılık göstereceği unutulmamalıdır. Sadece süreç veya sonuç odaklı olmamak, bir bütün haline düşünmek önemlidir.  Her paydaşın performans hedefleri dikkate alınmalıdır.


Süreci Bütün Olarak Ele Almak – Projeler dinamik süreçlere sahiptirler ve bir çok faktörden etkilenebilirler. Her paydaşın zaman, maliyet, kalite anlayışı farklılık gösterebilir. Departman veya bireysel hedeflere odaklanmak projeye zarar verebilir. Tüm paydaşların projenin ortak hedeflerine odaklanması ve aralarında ortak bir anlayış geliştirmeleri gerekir. Proje başında tüm sürecin bir bütün olarak ele alınarak performans kriterlerinin belirlenmesi ve uzlaşma sağlanması çok önemlidir.

Değerlendirme Endeksi – Projelerde insanlar etkileşimdedir ve ortamdan doğrudan veya dolaylı etkilenirler. Gerek proje sürecinde gerekse proje sonrasında bir çok departman projeden olumlu veya olumsuz etkilenir. Bilinen bilinmeyen, kontrol edilebilen veya edilemeyen faktörler performansı doğrudan etkilerler. Bu noktada aşağıdaki konularda Performans Değerlendirme Endeksi oluşturulmalıdır;

  1. Fayda Endeksi – Süreçteki ve sonuçtaki faydalar belirlenmelidir. Çıktılar ölçülebilir, kontrol edilebilir ve onaylanabilir hale getirilmelidir.
  2. Verimlilik Endeksi – Paydaşların katkıları oranında değerlendirilmesi gerekir. Paydaşın proje bütçesini kullanma ve yarattığı fayda ıranı vb. parametreler kullanılabilir.
  3. Gecikme-Aşma Endeksi – Süresel gecikmelerin, bütçe aşımlarının proje sonrası etkisi değerlendirilmelidir.
  4. Risk Endeksi – Problemleri erken fark etme, çözüm üretme vb. konulardaki performans izlenmelidir.

Proje Başladıktan Sonra Yönetimin Talepleri Artarsa

Yönetim kaynaklı değişikliklerin yönetilmesi için hedef ve kapsam belirleme sürecine özen gösterilmesi, değişikliklerin etkilerinin doğru sunulması gerekir. 

Nelere dikkat edilmelidir;

  • Değişiklikleri engellenmek değil uyum sağlamak ve olumsuz etkilerin azaltılması ana hedeftir.
  • Unutulmaması gereken “üstlere hükmetmeye çalışmamaktır.” Yönetimin taleplerini projeye en az zarar verecek şekilde hayata geçirmek gerekir. Yönetimi değişiklik talep ettiği için “suçlamak ya da gecikmelere “mazeret” olarak sunmak doğru bir yaklaşım değildir.
  • Geçmiş projelerde yaşanan değişiklik kaynaklı problemleri ve etkilerini açıklayın. Kontrolsüz değişikliklerin yarattığı olumsuzlukları gösterin. Değişikliklerin belirli bir süreç ile yönetilmesinin önemini açıklayın.
  • Değişikliklerin gerçekçi maliyetini hesaplayabilecek altyapı oluşturun. Örneğin MS Project’te hazırlanmış bir proje planına değişiklikleri getirdiği aktiviteleri ekleyerek zaman ve maliyet etkileri çıkarılabilir.
  • Yönetim faydası olmayacağını düşündüğü değişiklikleri talep etmez. Değişikliklere şüphe ile yaklaşın. Değişikliği daha fazla fayda getirecek bir fırsata dönüştürmenin yollarını araştırın.
  • Değişikliklere anında tepki göstermeyin. Yazılı hale getirin, etkilerini değerlendirin ve onaya sunun.
  • Değişikliklerin yasal kurallar veya sözleşme ile çakışma olasılığını değerlendirin. Müşteri onayının gerekip gerekmediğini belirleyin.
  • Değişikliklerin getireceği fazla mesai, motivasyon kaybı veya diğer önemli etkileri sayısallaştırmaya çalışın.
  • Değişik taleplerini ilgili tüm paydaşlarla paylaşarak görüşlerini alın.
  • Olumlu yaklaşın. Örneğin “Bu değişikliği yapabiliriz ama şunları da değiştirmemiz gerekecek…”
  • Değişikliğin uygulanması ile ilgili alternatifleri sunun ve onay alın. Örneğin hemen yapalım ama süre uzar, daha sonra yapalım, yapalım ama şunu şöyle bunu böyle, bir kısmını şimdi yapalım diğer kısmını sonra vb.
  • Yönetimin Proje Yöneticisini değişikliğe zorlayacak duruma gelmemesi gerekir. Değişiklik talebinin kabul edilmesi ve profesyonelce yönetilmesi gerekir.
  • Değişikliklerin etkisi proje durum raporlarında gösterilmeli, projenin geri kalanı ile ilgili gözden geçirmeler yapılmalıdır.
  • Dönemsel olarak projelerden alınan dersler, yapılması ve yapılmaması gerekenler olarak gelecekteki projeler için yönetim ile paylaşılmalıdır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler