Neden Projelerimizde Başarısız Oluyoruz?

Firmalar “başarısızlık” hikayelerini anlatmasalar da projelerinde gecikmeler ya da bütçe aşımları yaşıyorlar. Genellikle “mazeret” üretmekte ya da “günah keçisi” bulmakta ustayız. İşin gerçeğine bakmak çoğu zaman işimize gelmez. Halbuki sebepler ortada;

  • Şirketler, proje portföy yönetimi yapmadıkları için ne doğru (en karlı, faydalı vb.) projeleri seçebiliyorlar ne de projenin sonuçlarının stratejik hedefleri ne kadar destekleyip desteklemediğini takip edebiliyorlar.
  • Kapasite ve yeterlilik planlaması yapılmıyor, “fazla mesaiye nasılsa para ödemiyoruz” ya da “emir-demir ile her şeyi yaparlar” diye düşünülerek projelere ve işlere içgüdülere güvenilerek birileri atanıyor.
  • Projenin kuruma ne kadar değer katacağı ya da faydası gerçekçi olarak hesaplanmıyor. Çoğu zaman güçlü yöneticinin hisleri ile hareket ediliyor.
  • Proje Yönetimi ile ilgili araç ve yazılımlar kullanılmıyor, bakkal defterine devam ediliyor. Kullananlar ise kafasına göre takılıyor, ortak bir format, dil yok.
  • Projelere göre değil departmanlara göre eleman alımı yapılıyor. İnsan Kaynakları projelerde yer alacak çalışanların  yeterlilik ve yetkinlikleri konusunda bilgili olmayabiliyor. Ayrıca bir departman için uygun olan bir insan kaynağının projelerde başarılı olacağının bir garantisi yok.
  • Proje Yönetimi eğitimi almamış insanlardan projelerde başarı bekleniyor. Okuma yazma bilmeyenden kitap okumasını, kitap yazmasını istemek gibi. Eğitim alanların hemen büyük başarılara imza atması bekleniyor. Proje Yönetiminde  uzmanlaşma ve başarı için uzun vadeli bakış açısı şarttır.
  • Kurumların bir çok konuda standart, politika ve prosedürleri varken proje yönetimine ilişkin yok, herkes bildiğini okuyor. Bildiğini okumak, kolay işleri önce yapmak, işleri son dakikaya bırakmak vb. hepimizin bildiği yanlışları getiriyor.
  • Geçmişteki ufak tefek işlerdeki başarılar emsal alınarak daha büyük işlere girişiliyor.
  • Kurumda hesap verebilirlik olmadığında hata yapmaktan korkuluyor, hatalar gizleniyor veya örtbas ediliyor, planlanan-gerçekleşen analizleri gerçeği değil her şeyin planlandığı gibi gittiği imajını yaratmak için manipüle ediliyor.
  • Proje başarı kriterleri belli olmadığı için kanaat, kanıtların önüne geçiyor. Bu durum yukarıyla iletişimi iyi olanın hep başarılı olduğu algısını yaratıyor.
  • Eski projelerden ders çıkarılmadığı gibi tekrarlayan hatalar olağan karşılanıyor, işi doğru yapmaktansa hatayı düzeltmek tercih ediliyor. Hatayı çözeni kahraman ilan eden ancak riskleri öngörüp hatayı engelleyeni önemsememek gibi yaklaşımlar sergileniyor.

Sonuç olarak: Herkesin her şeyi bildiğini iddia ettiği bir ortamda Proje Yönetimi de nasibini alıyor.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine + 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.