Projelerden Öğrenmek

İster istemez, deneyimlerimizden çıkardığımız dersleri uygulamaya çalışırız.

Geçmiş projelerde yapılan hataların veya yakalanan fırsatların gelecekteki projelerde yapılmaması ya da yapılması yönünde bir çok metodoloji ve yöntem Alınan derslerin önemine vurgu yapar.

Ders çıkarmanın sürekli olması gerekir. Sadece proje sonlarında bir kaç cümle ile raporun tamamlanması için yapılmamalıdır. Projenin her adımında, alınan derslerin fark edilmesi, tanımlanması, analiz edilmesi, yazılı hale getirilmesi ve ilgili paydaşlarla paylaşılması gerekir. Nefes almak, yemek yemek, uyumak kadar doğal bir davranışa dönüşmesi gerekir.

Projelerdeki yüksek tempolu çalışma vb. bir çok sebep Proje Yöneticisinin ders çıkarmayı ikinci plana atmasına sebep olur. “Elimdeki işi yapmaya gücüm ve zamanım anca yetiyor ders çıkarmakla uğraşamam” diyebilir. Zaten bir proje bitmeden diğeri başlamıştır, geçmişte olduğu gibi durumlara “olduğunda” adapte olma kabiliyetimiz ve pratik zekamıza güveniriz. “Bu şirket böyle”, “Ne yapsam olmuyor” gibi bizi koruyucu bahanelerimiz zaten hazırdır. Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz “bilinçli tembeliz” kolayı seçip, zordan kaçarız, buna “akıl” adını verdiğimiz çok olur.

Bir projeyi “tamamlamaktan” çok “başarmanın” önemli olduğunu Proje Yöneticilerinin iyi kavraması gerekir. Proje Yöneticisinin rolü başarmaktır ve deneyimleri en büyük yardımcısıdır. Şirketin yapısı, projenin büyüklüğü, paydaşların çokluğu vb. bir çok konuda mazeretler bulmak ve diğerlerini suçlamak gibi “moda” yöntemleri tercih etmemesi gerekir.

Projelerden ders çıkarmak proje yöneticisinin asli görevi olmalıdır. İsteğe bağlı olmamalı, bilinçli olarak projesinde ele alması gereken bir konu olmalıdır. Proje öncesinden başlayarak proje bittikten sonra dahi devam edecek bir süreç olarak ele alınmalıdır.

Resmi bir süreç olarak ele almadan önce kişisel olarak başlanabilir. Küçük notlar tutmak şeklinde yaşanılanlar kayıt altına alınabilir. Unutulmaması gereken yaşanan bir olayın veya üretilen bir çözüm hangi şartlar altında ortaya çıktığı veya çözüldüğünün çok önemli olduğudur. Çıkarılan dersler “fotokopi” gibi gelecekte aynen uygulanamayabilirler. Alınan norlar “Unutmamam Gerekenler” “Dikkat etmem gerekenler” “Yapmam Gerekenler” “Yapmamam Gerekenler” vb. kişisel bazda olabilir.

Çıkardığımız dersler kişisel düzeyde olabilir. Kendi kişisel alanımız konusunda daha fazla kontrole sahibizdir. Bu yüzden kurumsal veya proje ekibindeki herkese uygun olup olmadığı dikkatlice ele alınmalıdır.  

“İnsan çalışmak için tasarlanmamıştır” sözünü çok severim. Her hangi bir durumda en az eforla işin üstesinden gelmeye çalışırız. Çoğu zaman az ve eksik bilgi ile kararlar almak durumda kalırız. İşimize gelene yönelmeye, gelmeyenden uzaklaşmaya çalışmamız normaldir.

Düşünebilmemiz ve aklımızın olması öğrenebildiğimiz anlamına gelmez. Mevcut deneyimlerimize rağmen gelecekte aynı hataları tekrarlayabiliriz. Yaşadığımız kötü şeyler sonucunda ileride aynısını tekrar yapmamaya kendimize söz verebiliriz. Yine de tekrarlayan hatalarla karşılaşmaktan kurtulamayız.

Proje Yöneticisi her hangi bir şeyi nasıl öğrenebildiğine odaklanmalıdır. En iyi öğrenmenin okuyarak, dinleyerek veya gözlemleyerek değil yaparak olduğu unutulmamalıdır.

Önce deneyimlerinizi fark ederek başlamalısınız. Deneyimlerimiz, öğrenmemizi garantilemez. Neyi deneyimlediğinizi, neyin iyi ya da kötü olarak tanımlanabileceğini düşünmelisiniz. Deneyimlerinizin doğru noktalarına odaklanmadan bir ders çıkartamayabilirsiniz.

Deneyimizin sonrasında gelecekteki farklı durumlarda neyi nasıl farklı yapacağınızı kararlaştırmaya çalışın.

Çoğu zaman sondan başlıyoruz. Bir projeden ders çıkarmayı değil fark etme, analiz etme, anlama, öğrenme kapasitenizi nasıl geliştireceğinize odaklanmalısınız. Böylelikle geçmişte öğrendikleriniz geleceğinize ışık tutabilir.

Yukarıda bahsettiğim konuların anlaşılması kolay uygulanması zor konular olduğunun farkındayım. Ne var ki iyi şeylerin maliyetine katlanılması gerekir. Öğrenme kapasitenizi geliştirmeye ve ders çıkarmaya harcayacağınız efor ve ayıracağınız süre size gelecekte çok daha iyi koşullar yaratacaktır.

“Proje Seyir Defteriniz” olsun, yaşanan bir durum sonrasında veya aklınıza bir şey geldiğinde küçük notlar tutun. Hedefiniz sürekli gelişim için yapılabilecekler ve yapılmaması gerekenleri belirlemek olsun.

Çıkardığınız dersleri az ve öz bir şekilde proje paydaşlarıyla paylaşın. Organizasyonel anlamda önemli olan çıkarımlarınızı ilgili departmanlarla paylaşarak ve yönetim onayıyla politika ve prosedürlere girmesi için çaba sarf edin.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + 6 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.