Etiket arşivi: rol

Herkes rolünü iyi oynayacak

Hepimizin bir çok rolü var. Kendimden örnek vermem gerekirse öncelikle insanım, Türkiye vatandaşıyım, kocayım, babayım, yetişkinim, eğitimciyim, kiracıyım, evsahibiyim, şoförüm, arkadaşım, dostum, bir mağazaya girdiğimde müşteriyim, blog yazarıyım, seçmenim vb. aklıma gelenler.

Eğer her rolümüze sahip çıkar, olması gerekenleri ve doğruları düşünür, rolümüzü en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırsak hayat daha iyi olmaz mı? Bir doktor hastasını iyileştirebilmek için elinden gelen tüm gayreti gösterip pratik ve teorik olarak kendini geliştirir, hastasına en hızlı teşhisi ve dolayısıyla tedaviyi uygulayabilmek için gerekli bilgilere en hızlı şekilde ulaşmaya çalışırsa daha önceki bir yazımda belirttiğim acil durum bilgilerimizi “kendimiz” boynumuzda taşımaktansa bunu yapmamız bizden talep edilir, bizler bir süre sonra bundan sıkılır, bu tip bilgilerin elektronik ortamda ve doktorların anında erişebilecekleri bir şekilde düzenlenmesinin yapılmasını isteriz. Kısacası o bilgilere ulaşmayı, daha iyi ve doğru müdahale için doktorlar istemeli, hasta takmayı düşünmemeli görüşündeyim.

Aslında demek istediğim her meslek grubu kendi mesleğini daha iyi icra edebilmek için hizmet verdiği insanlara yardımcı olmak zorundadır. Diyelimki kendinize bir ev yaptıracaksınız. Bir inşaat firmasına gittiniz, kapısı, penceresi, şu kadar odası olsun, şurada dursunlar vb. aklınıza gelenleri söylersiniz. Söylemedikleriniz ya iş esnasında size soru olarak gelir ya da emri vaki olarak yapılır ve karşınıza çıkar. Aynı inşaat şirketine gittiğinizde size hemen hemen her konuda sizin karar vermeniz gereken şeyleri soru olarak sorsalar fena mı olur? Hangi yönde kaç pencere istiyorsunuz? Çift cam mı olsun? PVC mi ahşap mı olsun? Pencelere kolları plastik mi olsun metal mi olsun? Pencereler kaç yöne açılsın? Çocuk kilidi olsun mu? Bu sorular hem sizin ihtiyaçlarınızı netleştirir hemde inşaat firmasının işini doğru yapmasını sağlar.

Aslına bakarsanız tüm rollerimizi oynamaya çalışıyoruz ama gerçekten hepsinde gereken özeni gösteriyor muyuz bu konuda şüphelerim var. Gösterdiğiniz özeni ispatlayabiliyor, içiniz rahat uyuyabiliyorsanız ne mutlu size.

Ama bugün bir vatandaş olarak, bir hasta olarak ve diğer aklınıza gelecek bir çok konuda gerçekten haklarımızı ya da yapmamız gerekenleri düşünüyor muyuz? Biliyor muyuz?

İşimize gelen konularda titizlenirken diğer konuları geçiştiriyor muyuz?

Ben Eskişehirliyim derken, orada doğmamız dışında oraya bir faydamız oluyor mu? Ya da gurur duyduğumuz Afyon’lu bir dünya şampiyonu için acaba Afyon bir şey yapmış mıdır yoksa sadece aile bağları orayı gösteriyor diye başarıya ortak mı oluyordur?

Ben inşaat mühendisiyim, kiracıyım, müteahhitim, belediye çalışanıyım derken her hangi bir deprem haberi sizi etkileyebiliyor mu?

Yaptığınız işin olumlu sonuçlarını ölçmek için ne kadar gayret sarfediyorsunuz? Ya da ölçebiliyor musunuz? Örneğin bir öğretmenin öğrencilerinin üniversite sınavını kazanması mı yoksa faydalı şeyler üretmeleri mi eğitimin başarısını gösterir?

Biz gerçekten her rolümüzün hakkını verebilirsek bir çok şeyi değiştirebiliriz. Çünkü roller bize o konuda sorumlulukta yüklerler ve sorumluluklar devredilemez. Siz aldığınız rolün sorumluluğunu taşıyabilmeli, en iyisini yapabilmek için elinizden gelen tüm gayreti gösterebilmelisiniz.

Paylaşın:

Çapraz ateşte kalmak

Diyelimki bir şirketi, birimi yada departmanı yönetiyorsunuz. Sizinle çalışan 2 kişi birbirleri ile çatışma içindeler ve bu yüzden onlardan gelen raporlar birbirlerini suçlar nitelikte. Ne yaparsınız? Onlarla döğüşür müsünüz? Onları durdurur musunuz? Her ikisine de ateş açar mısınız?

Mehmet, Elvan’dan gelen mektubu aldığında biraz yüzü asılmıştı. Zarfta “Gizlidir” ibaresi vardı. “Yine mi?“ dedi içinden. “Selim ile Elvan arasında sürüp giden çatışmaya ilişkin bir not daha” diye düşündü. Okuması gerektiğini ama bununda ciddi bir zaman kaybı olacağını düşünüyordu. Derken telefon çaldı ve kimin aradığına bakmadan telefonu kaldırdı “Merhaba, ben Mehmet”

Arayan Selim’di. “Gördünüz mü? Bu gerçekten çok fazla oldu. İnanamıyorum…”

Mehmet, Selim’i durdurdu. “Biliyorum, tekrar etme. Ne eposta ne de yazı göndermenizi istiyorum. Şimdi çık ve güzel bir yürüyüş yap. Yarın her ikinizle beraber bir toplantı yapacağım ve bu çocukça çekişmeyi geride bırakacağız.” dedi.

Mehmet, iki yöneticisi olan Elvan ile Selim arasında kalmıştı. Şu aşamada Mehmet 2 tane doğru şey yapmıştı: Bir tanesi barış yapılmasına ilişkin niyetini göstermiş, ikincisi Selim’in karşı ateş açmasını engellemişti.

Şimdi hem elemanlarını kaybetmemeli hemde işlerin yürümesini sağlamalıydı. Ne yapılabilirdi;

Harekete geçin

Savaşın devam etmesine müsaade etmeyin. Siz harekete geçmezseniz savaşı teşvik etmiş olursunuz. Çatışmayı neyin ortadan ladırabileceğine odaklanın. (Birini başka bir işe atamak çatışmayı muhtemelen gidermez.)

Ateşkes ilan edin

Öylelikle durumu daha kompleks hale getirmekten kurtulursunuz.

Kendi rolününüzü değerlendirin

Eğer iki kişi kişisel bir çatışma içindeyse ve siz bu çatışmanın bir parçası olarak krndinizi görmüyorsanız, parçası değilsinizdir. Ama tek çözüm noktasıysanız kaçarınız yok demektir.

Kolaylaştırıcıları devreye alın

Bazen danışmanlık firmaları yada diğer departmanlar tarafsız bir göz olarak bazı olayları ele alıp çözüm getirebilirler. Kendiniz denemeyin. Bunu bir diş hekiminin diğer diş hekimine gidişi olarak düşünün.

İlk toplantıyı açıklayıcı yapın

İlk toplantıda çözüme gitmeyi hedelemeyin. Önce ne olup bittiğini iyice masayayatıromasına gayret edin. Büyük olasılıkla her iki çalışnada kendi haklı bakış açılarını dile getireceklerdir. Bu bakış açılarını objektif bir şekilde değerlendirmeye çalışın.

İki kişinin çatışması diğerlerine örnek olabilir. Bu çatışma sebebi ile çözümünün şirket içersinde emsal kabul edileceği anlamına gelebilir. Bu yüzden çözümlerin kalıcı ve doğru olarak bulunması çok önemlidir.

Paylaşın: