Etiket arşivi: sağlık

Eğer size saygıları yoksa

imageSizi sürekli eleştiren ve yaptığınız her şeyde negatif ve küçümseyen bir tavrı olan patronunuz var diyelim. Sadece “patron” olduğu için saygı duyulmalı mıdır? Eğer patronun sizden daha iyi olduğunu veya böyle bir tavrı hak ettiğinizi düşünüyorsanız tabiki saygı göstereceksiniz ama bu başka bir problemin varlığını gösterir. Yani sağlıklı olmayan bir durum olduğunu.

Her halukarda doğru dürüst muameleyi hak etmek için işinizi en iyi şekilde yapmanız gerekir. Eğer yaptığımız işin objektif olarak iyi olduğunu düşünüyorsak – ki bazen kendimizi kandırdığımız olabilir, ve buna rağmen gereksiz şekilde eleştiriliyorsak, buna izin veriyoruz demektir. Ama işimizi gerçekten iyi yapamıyorsak daha iyisini yapabilmek ve bu suretle saygıyı hak edebilmek için yollar aramamız gerekir.

Hakaret ya da aşağılayıcı sözlere maruz kaldığınızda;

Mücadele edebilirsiniz

Bu durumda patronunuza yapıcı eleştirilerini dinleyebileceğinizi fakat kötü muamele istemediğinizi söyleyebilirsiniz. Eğer buna rağmen size kötü davranmaya devam edecekse onun parasını kendi zamanınızı israf etmeye gerek yoktur. Hem ruhsal hem de fiziksel sağlığınız açısından alternatifleri düşünmeye başlayacaksınız.

Bu tipteki ezici haraketler genellikle astın üstüne tepki vermediği, şikayet etmediği durumlarda devam eder. Büyük olasılıkla bu saldırgan tavrı durdurma konusunda ciddi olunursa tavır değişebilecektir. Burada halk deyimiyle “patrona posta koymaktan” bahsetmiyorum. Sadece rahatsızlığınızı dile getirmekten bahsediyorum.

Bazen büyük kurumlarda işi resmi şikayete taşımakta mümkündür fakat bu durumda başkalarının düşmanlığını kazanma, misilleme ya da durumun daha kötüleşmesine yol açabilirsiniz. Bu zor bir karardır,  dikkatli olmak gerekir. Çünkü geri tepebilir.

Kabullenmek

Bu durumda patronunuza saygı duyulmayı hak etmeyen biri olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Zaten siz böyle düşünüyorsanız başkasının size saygı duyması da doğru olmayacaktır. Eğer kendinize olan saygınızı yitirmişseniz zor bir durumdasınız demektir. Çünkü muhtemelen başka iş bulamayacak şekilde niteliklerinizin yetersiz olduğunu, yaşınızın geçtiğini vb. şekilde düşünüyorsunuzdur. Sizin özgüveninizi yenilemeye ve cesarete ihtiyacınız var demektir.

Ayrılmak

Eğer bir şeylerin düzelmeyeceğini düşünüyorsanız işten ayrılmak son çare olarak karşınıza çıkar. Benim inancım mutlu ve verimli olabileceğiniz başka bir yerde çalışacağınıza hakaret ve aşağılanma ile bir yerde çalışmanızın doğru olmadığı yönünde. Bu şekilde sağlıksız bir ortamda sizden iş çıkmasıda beklenemez, işte çıkmaz zaten.

Paylaşın:

Beynini kullan – 5

Fazla kilolarında beyne olumsuz zararları olduğunu biliyor muydunuz? He ne kadar yazıma sağlık dışı konularla devam etmeyi istesemde asıl önemli olan tarafın bilinçli olarak sağlıklı yaşamayı istemek ve bunu başarmak olacağını düşünerek daha fazla bilgi vermenin yerinde olacağı kararına vardım.

59. Spor yaparken hareketler yada setler arasındaki molalarınızı 20 saniye yerine 60 saniye yaparsanız %14 daha fazla kalori yakarsınız.

60. Evde oturup TV seyrederken ellerinizi açıp kapayarak, yada derin nefes alıp bırakarak egzersiz yapabilirsiniz. Traş olurken ayak bileklerinizde yükselip alçalarak ayak bileklerinizi güçlendirebilirsiniz. Bilgisayar kullanırken ayaklarınızı dizlerinizden kaldırıp indirebilirsiniz. Egzersizi her yerde yapabilirsiniz. Oturduğunuz yerde yapacağınız hareketler beyninize daha fazla kan pompalanmasını sağlar.

61. Su için ama bunu çay ve kahve ile yapmayın. Her gün sabah kalktığınızda, saat 10:00’da akşam saat 16:00, 18:00, 20:00 ve yatmadan önce 2 bardak su için. Daha fazla içebiliyorsanız ne ala.

62. İşyerinde oturduğunuz yerde her saat başı esneme hareketleri yapın.

63. Öğün atlamayın. Beninizi düzene alıştırırsanız çok rahat edersiniz ama düzeni bozarsanız beyninizde ona göre davranır. Yani düzenli yerseniz kalorileri yakma emri verirken düzenli yemediğinizde olası aç kalma durumlarına karşı stok yapar yani yağ…

64. Kilo verme konusunda gerçekçi hedefler koyup uzun vadeli planlar yapıp uygulamalısınız.

65. Uyandıktan bir saat sonra kahvaltı yapın.

66. Korkularınızla barışın. Beyninizde sürekli tekrar eden korkularınız olduğundan daha fazla sizde olumsuzluk yaratabilir. Korkularınızla yüzleşin, kabullenin ve onlarla barışık yaşayın. Yada üstüne gidip yada başka yollarla ortadan kaldırın.

67. Sabah kalvaltıdan önce içine limon sıkılmış sıcak su için.

68. İyi bir uyku için yapılması gerekenleri yapın.

69. Masanız, odanız ve çevrenize sizi motive edecek resimler yerleştirin. Beyin iyi resimlerle tetiklenerek pozitif düşünmeye daha kolay başlar. Hatta yarış kazanan bir atletin resmi yada bir yaralıyı kurtaran itfaiyeci resmi beyniniz farklı etkileyecektir.

70. Karanlıkta görmeye çalışmak beyin için iyi bir egzersizdir. Bazı şeyleri ellerinizle tanımaya çalışın. Hatta gerçekten karanlık bir odada yürümeye çalışmak, objeleri tanımaya çalışmak iyi bir beyin egzersizidir.

71. Bir görüşe göre yatmadan önce 45 dakika yumuşak müzik dinlemek beyni uykuya hazırlamak için birebirmiş.

72. Sigarayı bırakın. Ciğerleriniz kadar beyninizede zararı çok yüksek.

73. Emniyet kemerini mutlaka takın. Kaza anında en son vurmak isteyeceğiniz yer kafanız olmalı.

74. Kafanızı daha entellektüel işler için kullanın güneşin altında kızaracak bir şey olarak değil. Güneşten mutlaka ve mutlaka kafanızı koruyun. Ben MS’li olduğum için bana 2 kat yasak bir kural bu.

75. Alkol sonrası sabah kalktığınızda başınızın ağrıyor olması yatmadan önce yeterince su içmemenizden kaynaklanır. Hiç canınız istemese bile ağzınızı gerekiyorsa musluğa dayayıp yinede su için ve öyle yatın.

Paylaşın:

Kişisel Değerlerimiz

degerDoğumumuz ve ölümümüz arasındaki bir zaman dilimine sıkışmış durumdayız. Kendimize karşı bu zamanı en iyi ve doğru şekilde değerlendirmek zorundayız. Bu ise kişisel değerlerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi ile mümkün çünkü ancak böylece hayatı istediğimiz gibi yaşayabiliriz.

Kişisel değerlerimizi berlirlemek ve önceliklendirmek tabiki 1-2 dakikalık bir iş değil aksine üzerine belki genç yaşlarda konsantre olunması ve sürekli güncellenmesi gereken bir liste.

Soru şu: Benim hayatımda gerçekten önemli olan şeyler nelerdir?

Diyelim ki aşağıdaki gibi listeniz oluşmuş olsun:

Aşk
Sağlık
Zenginlik
Huzur
Neşe
Başarı
Öğrenmek
Barış
Heyecan
Güvenlik

Size önerim ilk defasında 10-15 adedi geçmemeye çalışmanız. Marjinal beklentilerinize bu listede şimdilik yer vermeyin.

Önceliklendirin – İşte işin en zor yanı bu. Hangisi diğerinden daha önemli sizce. Pes etmeyin, aynıdır demeyin ve bir sıraya sokmaya çalışın.

Bir yöntem biri olmadan diğerinin olmaması yöntemidir. Ör. Huzur olmadan aşk olmaz vb. Bu durumda huzur aşk’ın üstüne çıkacaktır. Bu liste size özel olacağı için dürüst ve samimi olun. Yani zenginliği en üste koyabilirsenizde. Yada kararsız kalırsanız, örneğin öğrenmek ve barış arasında diyelim, eğer fırsatınız olsa kitap mı okumak istersiniz yoksa meditasyon mu gibi bir soru ile seçmeye çalışabilirsiniz.

Bakalım liste ne olmuş;

Sağlık
Huzur
Güvenlik
Öğrenmek
Barış
Zenginlik
Neşe
Başarı
Aşk
Heyecan

Şimdi bu listeye bakarak o kişi hakkında yorum yapabilirsiniz değil mi? Eğer birinin kişisel değerlerini bilirseniz hem ona göre davranabilirsiniz hemde onun hareketlerini rahatlıkla yorumlayabilirsiniz.

Birde şuna bakın:

Başarı
Zenginlik
Heyecan
Öğrenmek
Sağlık
Neşe
Huzur
Güvenlik
Aşk
Barış

Tanıdık geliyor mu? Zengin ve hırslı bir iş adamının değerleri olabilir mi?

Herkesin değerleri farklıdır. İşine, hayatına ve gündeme göre bu değerlerde sürekli değişebilir. Bu yüzden içinde bulunulan duruma ve gelecek beklentilerindeki değişikliklere göre herkes listesini güncel tutmalıdır. Bu liste sabit değildir. Çünkü sürekli aynı değerlerle yaşanmaz. Klişe bir laf geliyor aklıma eski komünistlerin şimdi kapitalist olması gibi. Belki öz değişmiyor olabilir ama faaliyetler değişecektir mutlaka. Bununda ötesinde siz her zaman sizin için doğru olana yönelmek zorundasınız çünkü kendinizden ve geleceğinizden siz sorumlusunuz.

Diyelimki bu listenizdekile hiç ulaşamıyorsunuz. Birçok şey ters gidiyor. Ne olacak? İşte o zaman değerlerinizi değiştireceksiniz. Sizin için gerçekleşebilecek değerler haline getireceksiniz. Benim örneğimdeki sağlık bu kapsamda değiştirilebilecek bir şey değil ama çok zengin olmak varsa bunu belki biraz yumuşatabilirsiniz.

Yaptığınız listeyer göre hareket etmeye ve sonuçlarını incelemeye başlayın, bakalım neler değişecek.

Şimdi bu değerler konusunda tecrübeniz artınca aşağıdaki gibi bir listeyi çıkarmaya başlayacaksınız;

Kilomu 50 kg’a çekmek
Güneye taşınmak
Danışman olmak
Kitap yazmak
Güney Amerika’yı gezmek
Köpekbalığı dalışı yapmak
Bir filmde oynamak
Ay’a gitmek vb.

İşte bu noktada bu spesifik hedeflerinize doğru koşmaya başlayacaksınız. Yine yukarıdaki gibi arada bir bu listeyi gözden geçirip yapılabilir hale getireceksiniz.

Paylaşın:

Neden akıllı firmalar aptalca şeyler yaparlar?

Şirketler kar ve/veya gelir elde etmek amaçlı organizasyonlardır. Ve akıllı olmak zorundadırlar. Fakat, gördüğüm veya bana denk gelen aptallıklarda hep bu soruyu sorarım. Aslında cevabı biliyorum, firmaları akıllı yapan akıllı insanlardır ve aptalca şeyleri yapanlarda akıllı insanlardır.

Akıllı insanlar genellikle aynı hatayı iki kere yapmazlar ama bu ilk hatalarını yada aptallıklarını her an yapabilirler anlamına gelir. Birde akıllıca yapılan aptallıklar var ki biraz onlardan bahsedeceğim;

Ortak Karar

Bazen, bir şey yapılacağı zaman bir çok kişinin ortak kararına ihtiyaç duyulur çünkü sorumluluk dağıtılmak istenir. Bir problemin çözümüne çok fazla kişiyi karıştırmak daha çok veri, farklı bakış açıları, birden fazla çözüm, bu çözümlere ilişlkin daha fazla eleştiri ve daha çok el-kol anlamına gelir.

Birden fazla tarafı her konuda bir araya getirmek ve ortak bir karar çıkartmak karar almayı zorlaştırabilir. Herhangi bir şeyi az insana kanıtlamak çok insana kanıtlamaktan daha kolaydır. Hatta bu tip durumlarda soru soran, karşı çıkanlarda istenmeyen kişi ilan edilebilirler.

Kanılar

Eğer birde şirket içinde belirli konularda yerleşmiş inançlar, kanılar var ise karar alma süreci dahada zorlaşır. Alınacak kararlar bu kanılara göre belirlenirken birçok kusur görmezden gelinir.

Kanıların kötü olacağını söylemek doğru olmaz ama başarı için belirleyici öneme sahip oldukları kesindir. Önemli olan kanıların gözler ve beyinler açık olarak irdelenmesi, yanlış yöne sapılmaması ve kuruntulara yol açmamasıdır.

Patronlar

Patron şirket için doğru olduğunu şahsen düşündüğü yada sadece sevdiği için bir şeyleri başlatıyorsa işte bu nokta tehlikeli bir noktadır. Çünkü patronla ters düşmek kariyer riskidir, dediğini yapmak şirket için doğru değilse yapanı aptal yapacak olan şeydir. Ve kimse bile bile aptallık yapmak istemez.

Patronlarımızın haklarını yemeyelim, onlar akıllıdır. Onlar bir anda bir şey görüyorlar, bir ışık, hemen kafalarında mevcut işleri ve öncelikler reorganize ediyorlar ve başlattıkları şeyi akıllı bir platforma oturtuyorlar

Uzmanlar

Akıllı insanlar diğer akıllı insanlara hayranlık duyarlar. Örneğin coğrafya konusunda bilginiz yoksa o konuda bir danışman tutarsınız ve o size dünyanın düz olduğunu söyleyebilir.

Uzmanlar kendi alanlar ıdışındaki konularda da hazırlıklıdırlar. Örneğin bir pazarlama probleminbiz olduğunu söyleseniz size farklılaşın diye bir öneriyi anında getirebilirim. Bir işe yarar mı, bilmem J

İyi haberler

Bir firma her an rakiplerinin, müşterilerini, devletin, denetçilerin saldırısına maruz kalabilir. Bu tip durumları hasır altı edip sürekli iyi haberleri duyurmak ve yayınlamak iyi olmayacaktır. Hatta bazı yöneticilere astları kötü haberleri asla duyurmayarak onunla uğraşmak istemezler. Yöneticide “bana problem getirmeyin çözüm getirin” havasında olabilir. Kötü haberlerde, problemlerde iş hayatının birer parçasıdırlar.

Saçmasapanlıklar

Çok çeşitli örnekler verilebilir. Şirket vizyon vce misyonunda ne kadar insana değer verdiğini yazan firmaların kaçı sağlık sigortası yaptırıyor acaba? Şirketlerde karlar düştüğünde bunun sorumlusu olan yönetici ve pazarlamacılar yerine neden şirketin zararında hiç payı olmayan tornavida tutan işçiler toplu olarak işten çıkartılıyor? Dürüst ve çok akıllı dediğiniz insanlar için devletine en çok vergiyi vermek midir erdem yoksa ilgili açıkları bularak şirketinin karını maksimize etmek midir?

Bütçeler

Yönetim bütçe hazırlamanızı ister ve gelen bütçeleri belirli bir yüzdede keser. Bütçeyi hazırlayanlarda bu kesintiyi tahmin ederek bütçeyi şişirerek hazırlamışlardır. Kimin kimi kandırdığı belli olmayan aptalca bir döngüdür bu yaşanan. Bazı yerlerde zxaten bütçerler formalite için hazırlanır, ne yıl içinde uyulur nede bundan kimse rahatsız olur.

Açgözlülük

Eğer bir firma “sırf kazanmak” için oynuyorsa ne kurallara, ne kanunlara nede etik kurallara tam anlamıyla uymayacaktır.

Kibir

Sizi tanıştırayım, açgözlülüğün ikiz kardeşi kibirle. Eğer bir şirket Tanrı’nın lütfu olduğunu düşünüyorsa orada kibir var demektir. Üstelik bu tip firmalar kendilerini dünyevi şeylerin (yasalar, kurallar vb.) üstünde görerek davranırlar.

Paylaşın: