Etiket arşivi: sağlık

Eğer size saygıları yoksa

imageSizi sürekli eleştiren ve yaptığınız her şeyde negatif ve küçümseyen bir tavrı olan patronunuz var diyelim. Sadece “patron” olduğu için saygı duyulmalı mıdır? Eğer patronun sizden daha iyi olduğunu veya böyle bir tavrı hak ettiğinizi düşünüyorsanız tabiki saygı göstereceksiniz ama bu başka bir problemin varlığını gösterir. Yani sağlıklı olmayan bir durum olduğunu.

Her halukarda doğru dürüst muameleyi hak etmek için işinizi en iyi şekilde yapmanız gerekir. Eğer yaptığımız işin objektif olarak iyi olduğunu düşünüyorsak – ki bazen kendimizi kandırdığımız olabilir, ve buna rağmen gereksiz şekilde eleştiriliyorsak, buna izin veriyoruz demektir. Ama işimizi gerçekten iyi yapamıyorsak daha iyisini yapabilmek ve bu suretle saygıyı hak edebilmek için yollar aramamız gerekir.

Hakaret ya da aşağılayıcı sözlere maruz kaldığınızda;

Mücadele edebilirsiniz

Bu durumda patronunuza yapıcı eleştirilerini dinleyebileceğinizi fakat kötü muamele istemediğinizi söyleyebilirsiniz. Eğer buna rağmen size kötü davranmaya devam edecekse onun parasını kendi zamanınızı israf etmeye gerek yoktur. Hem ruhsal hem de fiziksel sağlığınız açısından alternatifleri düşünmeye başlayacaksınız.

Bu tipteki ezici haraketler genellikle astın üstüne tepki vermediği, şikayet etmediği durumlarda devam eder. Büyük olasılıkla bu saldırgan tavrı durdurma konusunda ciddi olunursa tavır değişebilecektir. Burada halk deyimiyle “patrona posta koymaktan” bahsetmiyorum. Sadece rahatsızlığınızı dile getirmekten bahsediyorum.

Bazen büyük kurumlarda işi resmi şikayete taşımakta mümkündür fakat bu durumda başkalarının düşmanlığını kazanma, misilleme ya da durumun daha kötüleşmesine yol açabilirsiniz. Bu zor bir karardır,  dikkatli olmak gerekir. Çünkü geri tepebilir.

Kabullenmek

Bu durumda patronunuza saygı duyulmayı hak etmeyen biri olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Zaten siz böyle düşünüyorsanız başkasının size saygı duyması da doğru olmayacaktır. Eğer kendinize olan saygınızı yitirmişseniz zor bir durumdasınız demektir. Çünkü muhtemelen başka iş bulamayacak şekilde niteliklerinizin yetersiz olduğunu, yaşınızın geçtiğini vb. şekilde düşünüyorsunuzdur. Sizin özgüveninizi yenilemeye ve cesarete ihtiyacınız var demektir.

Ayrılmak

Eğer bir şeylerin düzelmeyeceğini düşünüyorsanız işten ayrılmak son çare olarak karşınıza çıkar. Benim inancım mutlu ve verimli olabileceğiniz başka bir yerde çalışacağınıza hakaret ve aşağılanma ile bir yerde çalışmanızın doğru olmadığı yönünde. Bu şekilde sağlıksız bir ortamda sizden iş çıkmasıda beklenemez, işte çıkmaz zaten.

Paylaşın:

Beynini kullan – 5

Fazla kilolarında beyne olumsuz zararları olduğunu biliyor muydunuz? He ne kadar yazıma sağlık dışı konularla devam etmeyi istesemde asıl önemli olan tarafın bilinçli olarak sağlıklı yaşamayı istemek ve bunu başarmak olacağını düşünerek daha fazla bilgi vermenin yerinde olacağı kararına vardım.

59. Spor yaparken hareketler yada setler arasındaki molalarınızı 20 saniye yerine 60 saniye yaparsanız %14 daha fazla kalori yakarsınız.

60. Evde oturup TV seyrederken ellerinizi açıp kapayarak, yada derin nefes alıp bırakarak egzersiz yapabilirsiniz. Traş olurken ayak bileklerinizde yükselip alçalarak ayak bileklerinizi güçlendirebilirsiniz. Bilgisayar kullanırken ayaklarınızı dizlerinizden kaldırıp indirebilirsiniz. Egzersizi her yerde yapabilirsiniz. Oturduğunuz yerde yapacağınız hareketler beyninize daha fazla kan pompalanmasını sağlar.

61. Su için ama bunu çay ve kahve ile yapmayın. Her gün sabah kalktığınızda, saat 10:00’da akşam saat 16:00, 18:00, 20:00 ve yatmadan önce 2 bardak su için. Daha fazla içebiliyorsanız ne ala.

62. İşyerinde oturduğunuz yerde her saat başı esneme hareketleri yapın.

63. Öğün atlamayın. Beninizi düzene alıştırırsanız çok rahat edersiniz ama düzeni bozarsanız beyninizde ona göre davranır. Yani düzenli yerseniz kalorileri yakma emri verirken düzenli yemediğinizde olası aç kalma durumlarına karşı stok yapar yani yağ…

64. Kilo verme konusunda gerçekçi hedefler koyup uzun vadeli planlar yapıp uygulamalısınız.

65. Uyandıktan bir saat sonra kahvaltı yapın.

66. Korkularınızla barışın. Beyninizde sürekli tekrar eden korkularınız olduğundan daha fazla sizde olumsuzluk yaratabilir. Korkularınızla yüzleşin, kabullenin ve onlarla barışık yaşayın. Yada üstüne gidip yada başka yollarla ortadan kaldırın.

67. Sabah kalvaltıdan önce içine limon sıkılmış sıcak su için.

68. İyi bir uyku için yapılması gerekenleri yapın.

69. Masanız, odanız ve çevrenize sizi motive edecek resimler yerleştirin. Beyin iyi resimlerle tetiklenerek pozitif düşünmeye daha kolay başlar. Hatta yarış kazanan bir atletin resmi yada bir yaralıyı kurtaran itfaiyeci resmi beyniniz farklı etkileyecektir.

70. Karanlıkta görmeye çalışmak beyin için iyi bir egzersizdir. Bazı şeyleri ellerinizle tanımaya çalışın. Hatta gerçekten karanlık bir odada yürümeye çalışmak, objeleri tanımaya çalışmak iyi bir beyin egzersizidir.

71. Bir görüşe göre yatmadan önce 45 dakika yumuşak müzik dinlemek beyni uykuya hazırlamak için birebirmiş.

72. Sigarayı bırakın. Ciğerleriniz kadar beyninizede zararı çok yüksek.

73. Emniyet kemerini mutlaka takın. Kaza anında en son vurmak isteyeceğiniz yer kafanız olmalı.

74. Kafanızı daha entellektüel işler için kullanın güneşin altında kızaracak bir şey olarak değil. Güneşten mutlaka ve mutlaka kafanızı koruyun. Ben MS’li olduğum için bana 2 kat yasak bir kural bu.

75. Alkol sonrası sabah kalktığınızda başınızın ağrıyor olması yatmadan önce yeterince su içmemenizden kaynaklanır. Hiç canınız istemese bile ağzınızı gerekiyorsa musluğa dayayıp yinede su için ve öyle yatın.

Paylaşın:

Hayatının kontrolünü eline al!

MS hastası olduğumu öğrendiğimde doktorların bana söyledikleri en önemli şey : “Artık bundan sonra insan gibi yaşayacaksın” olmuştu. Çünkü hastalığımı tetikleyen şey büyük ihtimalle sabah 07:00 ile 23:00 arasında tek öğün yemek, 20 kupa kahve içerek haftanın 7 günü çalışmamdı. İşte bu noktada her ne kadar geç kalmış olsamda “hayatımın kontrolünü elime almalıyım” diye bir karar verdim.

Ne yaptım;

1- Bekarlığımda iyi para kazanmama rağmen evimi sadece otel olarak kullanıyordum. Hemen yeni ve daha büyük bir ev bularak tüm mobilyalarımı attım. Yakın bir arkadaşım (Şebnem) sayesinde Çağlayandan masa-sehpa siparişi, Unkapanında minderler – perde, Sultanahmet’ten kilim, çeşitli mağazalardan mutfak malzemesi, Modoko’dan yeni mobilyalar-yatak ve aklıma gelmeyen herşeyi beraberce yeniledik.

2- Günde 3 öğün yemek yemeye başladım ve işten akşamları saat 19:00’da çıkmaya.

3- Kahveyi azalttım ama bırakamadım, demleme oldukça çayı tercih ettim. Hatta bir süre oldukça fazla bitki çayı içmeye başladım.

4- Aşık oldum, evlendim, kızım oldu.

5- Yunuslarla yüzdüm(bunu mutlaka bir yazı ile anlatacağım) ki kendimi hiç bu kadar iyi ve farklı hissetmemiştim, geldik bugüne.

Geçen ay doktoruma gittiğimde artık haftada üç gün yaptığım iğneyi kesebileceğimi öğrendim. Yani hastalığımın seyrini kötüden iyiye çevirmiş durumdayım(Maşallah diyebilirsiniz)

Gelelim beylik laflara. İnsanın hayatının kontrolünü eline alması için hasta olmayı beklememesinde fayda var;

1. Kendinize iyi bakın. Sağlığınızdan daha önemli bir şey yok. Yemek yiyin, uyuyn, spor yapın.

2. Geçmişin hesabını yapmayın. Bırakın hatıralarda ve fotoğraflarda kalsın. Yaptığınız ve yapacağınız iyi şeylere konsantre olun.

3. Önyargılarınız yerine ispatlara inanın. Başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışarak, kendi kendinize sürekli tekrarladığınız korkularınızla, dedikodularla(gıyabında sosyal eleştiri) huzurunuzu kaçırmayın. Gerçekten bu tip şeylerle vakit kaybetmek ciddi bir israftır, lükstür.

4. Kesin konuşmayın. Hiç gelmiyorsun, hep bunu yapıyorsun gibi söylemler düşünce tarzınızın göstergeleridir ve durumu olduğundan daha abartılı gösterir. Abartmayın, ne kendinize ne başkalarına abartı yaşatmayın.

5. Negatif düşüncelerinizden kurtulun. Bardağın dolu tarafına bakın. İnsan vücudu en mükemmel ilaçtan daha iyileştirici güce sahip. Ama pozitif olursanız oluyor. Negatif olursanız aynı şekilde tahrip ediyor.

6. Düşünce tarzınızı değiştirin. Yani her şeyi kararında yaşayın. Özellikle MS normalin üstünde vücudun zorlanmasıyla tetikleniyor. Ne çok uyuyun nede çok az, ne çok koşun nede hiç hareketsiz kalın. Kararında yaşayın.

7. Sevin ve sizi sevmelerine izin verin. Bazen birilerine sarılmak, birkaç söz duymak çok önemli olabilir. Arkadaşlarınızı, ailenizi, eşinizi, dostlarınızı ihmal etmeyin. Onlara ayrılacak zamandan tasarruf etmeyin.

8. Sosyalleşin – sinema, tiyatro, yürüyüş turları vb. yeni insanlarla tanışacağınız, kafanızı dağıtacağınız şeyler yapın. Çevrenizi sağlıklı, pozitif ve mutlu insanlarla doldurmaya çalışın.

9. İyilik yapın – Sosyal kuruluşlar olabilir veya kendi komşunuz olabilir, insanlara yardım edin. Bilginizi paylaşın. Maddi ve manevi destek olun. Dünyaya aktaracağınız pozitif enerji sizin ondan alacağınız pozitif enerjinin kaynağı olacaktır.

10. Değişik şeyler yapın – Daha önce yapmadığınız şeyleri yapın, görmediğiniz yerlere gidin. Değişiklik iyidir.

Yaşamınızı ve sağlığınızın kıymetini bilin. Eminim benim gibi birçok kişiden bunu duymuşsunuzdur ama ben yinede tekrar ediyorum.

Paylaşın:

Kişisel Değerlerimiz

degerDoğumumuz ve ölümümüz arasındaki bir zaman dilimine sıkışmış durumdayız. Kendimize karşı bu zamanı en iyi ve doğru şekilde değerlendirmek zorundayız. Bu ise kişisel değerlerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi ile mümkün çünkü ancak böylece hayatı istediğimiz gibi yaşayabiliriz.

Kişisel değerlerimizi berlirlemek ve önceliklendirmek tabiki 1-2 dakikalık bir iş değil aksine üzerine belki genç yaşlarda konsantre olunması ve sürekli güncellenmesi gereken bir liste.

Soru şu: Benim hayatımda gerçekten önemli olan şeyler nelerdir?

Diyelim ki aşağıdaki gibi listeniz oluşmuş olsun:

Aşk
Sağlık
Zenginlik
Huzur
Neşe
Başarı
Öğrenmek
Barış
Heyecan
Güvenlik

Size önerim ilk defasında 10-15 adedi geçmemeye çalışmanız. Marjinal beklentilerinize bu listede şimdilik yer vermeyin.

Önceliklendirin – İşte işin en zor yanı bu. Hangisi diğerinden daha önemli sizce. Pes etmeyin, aynıdır demeyin ve bir sıraya sokmaya çalışın.

Bir yöntem biri olmadan diğerinin olmaması yöntemidir. Ör. Huzur olmadan aşk olmaz vb. Bu durumda huzur aşk’ın üstüne çıkacaktır. Bu liste size özel olacağı için dürüst ve samimi olun. Yani zenginliği en üste koyabilirsenizde. Yada kararsız kalırsanız, örneğin öğrenmek ve barış arasında diyelim, eğer fırsatınız olsa kitap mı okumak istersiniz yoksa meditasyon mu gibi bir soru ile seçmeye çalışabilirsiniz.

Bakalım liste ne olmuş;

Sağlık
Huzur
Güvenlik
Öğrenmek
Barış
Zenginlik
Neşe
Başarı
Aşk
Heyecan

Şimdi bu listeye bakarak o kişi hakkında yorum yapabilirsiniz değil mi? Eğer birinin kişisel değerlerini bilirseniz hem ona göre davranabilirsiniz hemde onun hareketlerini rahatlıkla yorumlayabilirsiniz.

Birde şuna bakın:

Başarı
Zenginlik
Heyecan
Öğrenmek
Sağlık
Neşe
Huzur
Güvenlik
Aşk
Barış

Tanıdık geliyor mu? Zengin ve hırslı bir iş adamının değerleri olabilir mi?

Herkesin değerleri farklıdır. İşine, hayatına ve gündeme göre bu değerlerde sürekli değişebilir. Bu yüzden içinde bulunulan duruma ve gelecek beklentilerindeki değişikliklere göre herkes listesini güncel tutmalıdır. Bu liste sabit değildir. Çünkü sürekli aynı değerlerle yaşanmaz. Klişe bir laf geliyor aklıma eski komünistlerin şimdi kapitalist olması gibi. Belki öz değişmiyor olabilir ama faaliyetler değişecektir mutlaka. Bununda ötesinde siz her zaman sizin için doğru olana yönelmek zorundasınız çünkü kendinizden ve geleceğinizden siz sorumlusunuz.

Diyelimki bu listenizdekile hiç ulaşamıyorsunuz. Birçok şey ters gidiyor. Ne olacak? İşte o zaman değerlerinizi değiştireceksiniz. Sizin için gerçekleşebilecek değerler haline getireceksiniz. Benim örneğimdeki sağlık bu kapsamda değiştirilebilecek bir şey değil ama çok zengin olmak varsa bunu belki biraz yumuşatabilirsiniz.

Yaptığınız listeyer göre hareket etmeye ve sonuçlarını incelemeye başlayın, bakalım neler değişecek.

Şimdi bu değerler konusunda tecrübeniz artınca aşağıdaki gibi bir listeyi çıkarmaya başlayacaksınız;

Kilomu 50 kg’a çekmek
Güneye taşınmak
Danışman olmak
Kitap yazmak
Güney Amerika’yı gezmek
Köpekbalığı dalışı yapmak
Bir filmde oynamak
Ay’a gitmek vb.

İşte bu noktada bu spesifik hedeflerinize doğru koşmaya başlayacaksınız. Yine yukarıdaki gibi arada bir bu listeyi gözden geçirip yapılabilir hale getireceksiniz.

Paylaşın:

Beyni yaşlanmaktan korumak

10’lu yaşlarımda anneme satranç öğretmeye çalışmıştım. O zeki kadının basit bir piyon hareketi dahil bir çok şeyi aklında tutamamasını ve bu yüzden oyunu beğenmemesini hiç anlamamıştım. Ama şimdi anlıyorum ki, o zaman bendeki taze beyin annemdeki yorgun beyni haksız yere eleştiriyordu. Şimdi anlamanın da ötesinde beyni çalışır ve taze tutmak ile ilgili bir çok şey okuyor ve inceliyorum.

Daha önceki Beyninizi güçlendirin ve çalıştırın yazılarımda da bu ilgimi gösterdiği sanıyorum. Tüm bunların yanısıra beyin sağlığımız içinde yapmamız gerekenler var;

Beynimize faydalı gıdalar tüketmek. Genellikle balıklarda daha çok bulunan Omega-3, protein, antioksidanlar, meyvalar, sebzeler ve özellikle vitamin B. Kabul edilebilir oranlarda karbonhidrat.

Beyniniz aktif tutun – Birşeyler öğrenmek, birşeyşerle uğraşmak, bilmece, bulmaca(Sudoku) gibi şeyler beyninizi canlı tutarlar.

Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz kan dolaşımınızı artırır, koordinasyonunuzu geliştirir, kalp krizi vb. risklere karşı direncinizi artırır.

Sosyal olun. Arkadaşlarınızla, ailenizle vakit geçirin, özellikle İstanbul’da yaşıyorsanız haftasonları 2 günlüğüne bir yerlere kaçın.

Yeterince uyuyun. Az uyku beyne zarar verir.

Stresi yönetin. Yoga, meditasyon yapın, arkadaşlarla vakit geçirin, nefes almayı öğrenin.

Beyninizi koruyun. Eğer arazi işi yapıyorsanız baretsiz dolaşmayın. Kışın beresiz, yazın şapkasızke çıkmayın.

Diğer sağlık durumunuzu gözden geçirin. Vücudunuzdaki diğer olumsuzluklar beyin sağlığınızı etkileyebilir. Yılda bir kez check-up yaptırın.

Kötü alışkanlıkları bırakın. Sigara, alkol vb.

Paylaşın:

Oburluğu beyninde olanlar!

Bir çoğumuzun problemi “düşündüğünden fazla yemesi” veya “sağlıksız şeylere olan tutkularımız”. En son okuduğum bir makale “oburluğu beyninde olan” bu tip(benim gibi) insanlar için birkaç öneri getirmiş;

  • Yüksek kalorili yiyecekleri bir tabağa koyun ve mutfakta bırakın.
  • Normal yiyeceğiniz miktarın %15-20’si oranında daha az yemeye çalışın.
  • Küçük tabaklarda yiyin ve ikinci tabağı almayın.
  • Yemeden tuz atmayın, hatta hiç atmayın.
  • Tavuk kemikleri yada balık kılçıklarını masadan hemen kaldırmayın. Gözünüzün önünde ne kadar çok yediğinizin kanıtı durursa o kadar az yersiniz.
  • Yediğiniz şeylerin kalorisini öğrenin. Böylece her yemekte ne kadar kalori aldığınızı hesaplayabilir ve belki kendinizi frenleyebilirsiniz.
  • Masada en yavaş yiyenin hızında yemek yiyin. En son yemeğe siz başlayın ve her lokmanızı çiğneyin.
  • Küçük porsiyonlarda yiyin.
  • Masada ne kadar çok yemek ve çeşit varsa o kadar çok yersiniz. Çeşidi azaltın.
  • Elinizi masadan uzak tutun.
  • Sizin için faydalı olmayacağını bildiğiniz yiyeceklerle vedalaşın ve onları geri buzdolabına gönderin.
  • İnce ve uzun bardak ile içeceklerinizi için. Rakı bardağı gibi.
  • Sohbet ve yeme aynı anda olmasın. Yemeğinizi yiyin, biraz durum sohbetinizi edin. Bir şeylerle uğraşırken yemek yerseniz ne kadar yediğinizi farketmezsiniz.
Paylaşın:

Herkese uygun bir egzersiz programı

Artık kilolarım aldı başını gidiyor. Bu konuda iyi ve kendini ispatlamış programları biraz araştırdım ve aşağıdaki gibi bir programa bir an önce başlamaya karar verdim.

Adımlar

Haftada 3 gün 20-30 dakika ayırmanız gerekecek. Bu üç günün arka arkaya değilde gün aşırı olmasında fayda var.

Önce kendinize iyi bir koşu ayakkabısı alın. Her spor ayakkabısı ile koşmak doğru olmaz. Bileğinizi incitebilirsiniz. Mağazalarda özellikle koşmak istediğinizi belirtirseniz size yardımcı olunacaktır.

Koşmadan önce mutlaka esneme hareketleri yapmalısınız. Yukarıdan aşağıya tüm kas gruplarını en az 15 saniye esnetmekte fayda vardır. Örneğin kafayı , omuzları, kolları, bilekleri(el ve ayak) çevirme vb.

Tam başlamadan önce şöyle bir dik durup kollarınızı yan tarafta serbestçe bırakın. Elleriniz rahat olmalı. Mümkün olduğunca vücudunuzda kasılı bir yer kalmamasına gayret edin.

Nefes alma konusunda burundan derin nefes alırken ağızdan yavaş yavaş vermekte fayda vardır. Ağızdan nefes vermek daha fazla karbondioksidi ve harareti daha az efor ile atmaya yarar.

Haftada 3 gün 2 ay sürecek aşağıdaki programı sizinle paylaşmak istiyorum;

Hafta 1:
5 dakika ısınma yürüyüşü. 60 saniye koşma 90 saniye yürüme ile toplam 20 dakika

Hafta 2:
5 dakika ısınma yürüyüşü. 90 saniye koşma, 2 dakika yürüme ile toplam 20 dakika

Hafta 3:
5 dakika ısınma yürüyüşü. Aşağıdaki uygulama 2 tekrar:
200 mt. Yada 90 saniye koşu
200 mt. Yada 90 saniye yürüme
400 mt. Yada 3 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme

Hafta 4:

5 dakika ısınma yürüyüşü ve:

400 mt. Yada 3 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
800 mt. Yada 5 dakika koşu
400 mt. Yada 2 – 2, 5 dakika yürüme
400 mt. Yada 3 dakika koşu
200 mt. Yada 90 saniye yürüme
800 mt. Yada 5 dakika koşu

Hafta 5:
Çalışma 1: 5 dakika ısınma yürüyüşü ve:
800 mt. Yada 5 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
800 mt. Yada 5 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
800 mt. Yada 5 dakika koşu
Çalışma 2: 5 dakika ısınma yürüyüşü ve:
1200 mt. Yada 8 dakika koşu
800 mt. Yada 5 dakika yürüme
1200 mt. Yada 8 dakika koşu
Çalışma 3: 5 dakika ısınma yürüyüşü, 3 km yada 20 dakika koşu, yürüme yok

Hafta 6:
Çalışma 1: 5 dakika ısınma yürüyüşü ve;
800 mt. Yada 5 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
1200 mt. Yada 8 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
800 mt. Yada 5 dakika koşu
Çalışma 2: 5 dakika ısınma yürüyüşü ve;
1500 mt. Yada 10 dakika koşu
400 mt. Yada 3 dakika yürüme
1500 mt. Yada 10 dakika koşu
Çalışma 3: 5 dakika ısınma yürüyüşü, 4 km yada 25 dakika koşu, yürüme yok

Hafta 7: 5 dakika ısınma yürüyüşü, 4 km yada 25 dakika koşu

Hafta 8: 5 dakika ısınma yürüyüşü, 4, 5 km yada 30 dakika koşu

Hafta 9: 5 dakika ısınma yürüyüşü, 5 km yada 35 dakika koşu

Öneriler

  • 2 ay çok uzun bir zaman değil, sabredin ve plana uymaya çalışın.
  • Yavaş başlamayı kafanıza takmayın. Siz yarışa hazırlanmıyorsunuz sağlıklı olmaya çalışıyorsunuz.
  • Koşarken rahatlıkla konuşabildiğiniz sürece kendinizi çok yormadığınızı ve doğru br noktada olduğunuzu anlayabilirsiniz. Konuşmada zorluk çekiyorsanız kendinizi fazla zorluyorsunuz demektir.
  • Mesafe yada süre olarak mutlaka ölçümleme yapın.
  • Grup halinde aktiviteler motivasyonu artırır. Ancak grup aktivitelerinde kimsenin kimseyle yarışmaması kendini zorlamaması önemlidir.
  • Esnemezseniz daha sonra kas ağrılarınız olabilir.
  • Bu tip egzersizleri eğer bir sağlık probleminiz vasa mutlaka doktorunuza danışarak yapmalısınız.
  • Yeterli miktarda sıvıyı koşma öncesi, sonrası ve sırasında almalısınız.
Paylaşın:

Gözlerinize iyi bakın!

Fiziksel kondisyonunuzu korumak için yürüme, koşma ve jimnastik yapıyorsunuz. Peki gözlerinizi formda tutmak için ne yapıyorsunuz?

Gözler içinde yapılmasında fayda olan egzersizler var. Bunlar;

Rahat bir sandalyeye oturun. Ellerinizi biribirine sürterek ısıtın. Avuç içlerinizle gözlerinizi kapatın. (Sakın göz bebeklerinize bastırmayın.) Burnunuzu kapatmamaya özen gösterin, çünkü nefes alabilmeniz lazım. Hiç ışık gelmediğinden emin olun. Parmaklarınız bitişik, avuç içleriniz gözlerinizde ve burnunuzu kapatmadan iki taraftan burnunuzun yanlarına eliniz değecek şekilde durun.

Şimdi bir karanlığın içindesiniz. Karanlığa odaklanın. Derin nefes alırken mutlu bir olayı yada uzaklardaki bir yeri hayal edin. 3 dakika bunu tekrarlayın ve elleriniz çekin.

Gözlerinizi 3-5 saniye süre ile açıp kapatın. Bunu 7-8 kez yapın.

Parmaklarınızla göz kapaklarınız üzerinde hafifçe 1-2 dakika masaj yapın. (Çok dikkat edin bastırıp gözünüze zarar vermeyin.)

3 parmağınızla tam kaşlarınızın üzerine 1-3 saniye baskı yapıp bırakın. Bunu 5 kez tekrarlayın.

Şimdi rahat oturup tam karşınıza bakarak önce gözlerinizi saat yönünde sonrada tersi yönde çevirin.

Pencereye göz hizanıza küçük bir kağıt parçası yapıştırın. Bu kağıt parçasına bakarak arkada daha uzak bir yerdeki bir şeye 15 saniye odaklanın. Daha sonra tekrar kağıt parçasına odaklanın.

Elinize bir kalem alın, dik tutarak ve kolunuzu açın. Kalemi yavaşça burnunuza doğru getirirken gözlerinizle takip edin. Bunu 10 kere deneyin.

Bir duvarın karşısında durarak sanki kaleminiz gözlerinizmiş gibi düşünere kduvara gözlerinizle hayali bir yazı yazın. Kolay olmayacak ama enteresan bir deneyim olacak sizin için. (Büyük harfler çizmek daha kolay oluyor.)

Büyük bir saatin önünde durduğunuzu hayal edin. Saatin tam ortasına bakın. Şimdi kafanızı hiç hareket ettirmeden saat bilgisinin olduğu bir çentiğe bakın (Örneğin 1’e) Sonra tekrar merkeze bakın. Her defasında bir numaraya birde merkeze bakacaksınız ama kafanız hareket etmeyecek. 12 kez tekrar edin. Bu işlemi gözleriniz kapalıykende yapabilirsiniz.

Uzaktaki bir objeye odaklanın. 10 saniye sonra yakındaki bir şeye odaklanın. 5 kez bir uzak birde yakındaki objeye odaklanarak egzersizinizi devam ettirin.

Önemli olan bu tip egzersizlerde uzun süreli yapmak değil düzenli olarak yapmaktır. Her saat 30-60 saniyelik göz hareketi gayet iyi bir egzersiz olacaktır. Örneğin benim gibi tüm gün bilgisayar karşısında iseniz tüm gün gözlerinize sadece küçük daireler çizdiriyorsunuz demektir. Akşamları da doğal olarak gözleriniz ağrıyor olmalı.

Uyarı:

Doktorunuz gözlerinizle ilgili özel tavsiyeler vermiş ise lütfen yukarıdaki egzersizleri yapmayın. İyi bir şey yapalım derken daha kötüsüne yol açmayalım. En doğrusu doktorlarımızın önerdikleridir.

Yukarıdaki egzersizleri yaparken iş arkadaşlarınıza garip görünebilirsiniz.

Görsel becerileriniz egzersizler ile artmaz. Ancak gözümüzde organlarımızın çoğu gibi çalıştıkça gelişir.

Hiç bir şekilde gözlerinize bastırmayın.

Paylaşın:

Neden akıllı firmalar aptalca şeyler yaparlar?

Şirketler kar ve/veya gelir elde etmek amaçlı organizasyonlardır. Ve akıllı olmak zorundadırlar. Fakat, gördüğüm veya bana denk gelen aptallıklarda hep bu soruyu sorarım. Aslında cevabı biliyorum, firmaları akıllı yapan akıllı insanlardır ve aptalca şeyleri yapanlarda akıllı insanlardır.

Akıllı insanlar genellikle aynı hatayı iki kere yapmazlar ama bu ilk hatalarını yada aptallıklarını her an yapabilirler anlamına gelir. Birde akıllıca yapılan aptallıklar var ki biraz onlardan bahsedeceğim;

Ortak Karar

Bazen, bir şey yapılacağı zaman bir çok kişinin ortak kararına ihtiyaç duyulur çünkü sorumluluk dağıtılmak istenir. Bir problemin çözümüne çok fazla kişiyi karıştırmak daha çok veri, farklı bakış açıları, birden fazla çözüm, bu çözümlere ilişlkin daha fazla eleştiri ve daha çok el-kol anlamına gelir.

Birden fazla tarafı her konuda bir araya getirmek ve ortak bir karar çıkartmak karar almayı zorlaştırabilir. Herhangi bir şeyi az insana kanıtlamak çok insana kanıtlamaktan daha kolaydır. Hatta bu tip durumlarda soru soran, karşı çıkanlarda istenmeyen kişi ilan edilebilirler.

Kanılar

Eğer birde şirket içinde belirli konularda yerleşmiş inançlar, kanılar var ise karar alma süreci dahada zorlaşır. Alınacak kararlar bu kanılara göre belirlenirken birçok kusur görmezden gelinir.

Kanıların kötü olacağını söylemek doğru olmaz ama başarı için belirleyici öneme sahip oldukları kesindir. Önemli olan kanıların gözler ve beyinler açık olarak irdelenmesi, yanlış yöne sapılmaması ve kuruntulara yol açmamasıdır.

Patronlar

Patron şirket için doğru olduğunu şahsen düşündüğü yada sadece sevdiği için bir şeyleri başlatıyorsa işte bu nokta tehlikeli bir noktadır. Çünkü patronla ters düşmek kariyer riskidir, dediğini yapmak şirket için doğru değilse yapanı aptal yapacak olan şeydir. Ve kimse bile bile aptallık yapmak istemez.

Patronlarımızın haklarını yemeyelim, onlar akıllıdır. Onlar bir anda bir şey görüyorlar, bir ışık, hemen kafalarında mevcut işleri ve öncelikler reorganize ediyorlar ve başlattıkları şeyi akıllı bir platforma oturtuyorlar

Uzmanlar

Akıllı insanlar diğer akıllı insanlara hayranlık duyarlar. Örneğin coğrafya konusunda bilginiz yoksa o konuda bir danışman tutarsınız ve o size dünyanın düz olduğunu söyleyebilir.

Uzmanlar kendi alanlar ıdışındaki konularda da hazırlıklıdırlar. Örneğin bir pazarlama probleminbiz olduğunu söyleseniz size farklılaşın diye bir öneriyi anında getirebilirim. Bir işe yarar mı, bilmem J

İyi haberler

Bir firma her an rakiplerinin, müşterilerini, devletin, denetçilerin saldırısına maruz kalabilir. Bu tip durumları hasır altı edip sürekli iyi haberleri duyurmak ve yayınlamak iyi olmayacaktır. Hatta bazı yöneticilere astları kötü haberleri asla duyurmayarak onunla uğraşmak istemezler. Yöneticide “bana problem getirmeyin çözüm getirin” havasında olabilir. Kötü haberlerde, problemlerde iş hayatının birer parçasıdırlar.

Saçmasapanlıklar

Çok çeşitli örnekler verilebilir. Şirket vizyon vce misyonunda ne kadar insana değer verdiğini yazan firmaların kaçı sağlık sigortası yaptırıyor acaba? Şirketlerde karlar düştüğünde bunun sorumlusu olan yönetici ve pazarlamacılar yerine neden şirketin zararında hiç payı olmayan tornavida tutan işçiler toplu olarak işten çıkartılıyor? Dürüst ve çok akıllı dediğiniz insanlar için devletine en çok vergiyi vermek midir erdem yoksa ilgili açıkları bularak şirketinin karını maksimize etmek midir?

Bütçeler

Yönetim bütçe hazırlamanızı ister ve gelen bütçeleri belirli bir yüzdede keser. Bütçeyi hazırlayanlarda bu kesintiyi tahmin ederek bütçeyi şişirerek hazırlamışlardır. Kimin kimi kandırdığı belli olmayan aptalca bir döngüdür bu yaşanan. Bazı yerlerde zxaten bütçerler formalite için hazırlanır, ne yıl içinde uyulur nede bundan kimse rahatsız olur.

Açgözlülük

Eğer bir firma “sırf kazanmak” için oynuyorsa ne kurallara, ne kanunlara nede etik kurallara tam anlamıyla uymayacaktır.

Kibir

Sizi tanıştırayım, açgözlülüğün ikiz kardeşi kibirle. Eğer bir şirket Tanrı’nın lütfu olduğunu düşünüyorsa orada kibir var demektir. Üstelik bu tip firmalar kendilerini dünyevi şeylerin (yasalar, kurallar vb.) üstünde görerek davranırlar.

Paylaşın:

Kanser olmayi beklemeyin, tedbir alın

– Dunyada bilinçli kisiler tarafindan uygulanan hipnozun kanser agrilarini azalttigi kabul edilmistir.
– Bir yerde namaz da Hristiyanlarin, Musevilerin ibadeti de yoga da meditasyondur. Yani dogrudan dogruya yaratana odaklanarak iyi seyler dilemek, guzel dusunmek…
– Kemoterapi ve ilac tedavisi olan hastalarda onerilmeyen akupunktur, ehil kisiler tarafindan uygulaninca bulanti ve kusmayi engelleyebiliyor, kronik aglari yuzde 36ya kadar azaltabiliyor, kemoterapi sonrasi el ve ayak uyusuklugunu gideriyor.
– Cin yakin dovus sanatlarindan olan taichi egzersizleri kan ve enerji sirkulasyonunu olumlu etkilediginden hastaliklara karsi direncin artmasina yardimci oluyor, kemik kaybini geciktiriyor.
– Masaj bilincli kisiler tarafindan yapilirsa hastayi rahatlatiyor.
– Acili arabesk degil, huzur veren muzikler, Mozart, Haydn, Schubert, Beethoven, Brahms dinleyin. Kaos olusturan gurultulu muzikler dinletilen farelerin kanser oldugu goruldu. Dans edin.
– Son 10 senede yapilan arastirmalar, ailesinden birini, yakinini kaybedenlerde kanserin daha hizli ciktigini gosterdi. Stresin kanser uzerindeki olumsuz etkisi ispat edildi. Mutlu olun, devamli gulmeye calisin. 3-4 bin yil once Mezopotamyada caresiz hastaliga yakalanan insanlar masklarin onunden gecirilir ve guldurmeye calisilirmis. Eskiler “bir kahkaha bir kilogram pirzolaya bedel” der. Insan neseli ve mutlu oldugu zaman vucudu potansiyel zararli maddelere karsi koruyan immun sistemi gucleniyor. Gunde 5-6 kez icten kahkaha atin.
– Sevgi-inanc tedavisi onemli. Ister Musluman, ister Hristiyan, ister Musevi ol, seni yaratana inan. Seni yaratana inandiginda ve guvendiginde, sana destek olacagina inan. Guveneceginiz bir doktor secin. Aile sevgisi de cok onemli. Hastayi, ailesi, arkadaslari, komsulari, dostlari hayata baglar.
– Spor yapin. Her 8 kadindan birinin meme kanserine yakalanma riski var. Bu nedenle her gun yarim saat  yuruyun, aletsiz jimnastik yapin ya da yuzun. Vucudunuzdaki yagi yakmaya bakin ayni zamanda spor yapinca insan stresten uzak kalir.”
– D-limoen: Limon ve mandalina kabugunda olan D-limoen kanser tumorunu eritiyor ve cogalmasini durduruyor. Limon ve mandalina kabuklarini atmayin. Sirkeli su ile iyice yikadiktan sonra yiyin.
– Nar: Meme kanserinde nar suyu cok faydali. Kabugunda ve cekirdeginde de buyuk sifa var. Meyve ve sebzeleri mevsiminde tuketin. Meyveleri posasiyla yiyin.
– Mantar: Cesitli terapotik ozellikleri oldugu bilinen en azindan 270 mantar turu mevcuttur. Japonya, Cin ve Kore’de yurutulen cok sayida bilimsel calisma mantarlarin sagliga yararli yeni uygulamalarini ortaya koymustur. Draje halinde satilan bu mantar haplarini eczanelerden bulabilirsiniz. Ayrica kultur mantarlarindan beyaz olanlari degil, esmer olanlari yiyin. Cunku mantarlar kanserojen madde ile beyazlatiliyor.
– Kansere karsi etkili olan ellagic asit, butun kirmizilarda bulunan bir antioksidandir. Ahududu, cilek, bogurtleni mevsiminde bol bol yiyin. Yapraklarindan cay yapin. Bunlar kemik iligini harekete gecirir, immun sistemini guclendirir, tumorlerin erimesine neden olur.
– En ucuz antioksidan olan biberiye tuketin. Cok arsiz bir bitkidir, saksida bile yetisir. Her turlu tumorde etkili olan biberiyeyi aktardan almak yerine balkonunuzda yetistirin. Yasini salatalariniza atin, kurusunun da cayini yapin. Karahindiba, kuzu kulagi, tere, okse otu da tuketin.
– En cok havucta bulunan A vitamini cilt, lenfoma, bobrek, kolon, meme kanserinde cok faydali.
– Uzun omrun sirri domates, erkeklerde prostat, kadinlarda meme kanserinde cok faydalidir. Ama mevsimlik domates… Iyi ev hanimlari, 1 Temmuz ile Eylul sonu arasinda uretilen domatesi kisin kullanmak
icin salca yapar. Ev salcasi ve ketcapi kullanin.
– E vitamini icin selenyum acisindan zengin ananas, yogurt, enginar, brokoli, karnabahar, kirmizi ve beyaz lahana, semizotu cok tuketin. Bunlar memedeki odemi alir.
– Hucre bolunmesini yavaslattigi icin yesil cay icin. Koyu cay, mide kanseri riski olusturur. Cayi, acik ve sekersiz olarak tuketin. Gunde 2 kupa, 8-10 dakika demlenen yesil cay icin. Her gun papatya ve
zencefil cayi icin.
– Guclu bir antioksidan olan indol-3-karbinol, en cok brokoli, karnabahar, kirmizi ve beyaz lahana, semizotu ve turuncgillerde bulunuyor. Bunlar, meme kanserini onleyen en onemli gidalar. Dunyadaki en ucuz ve sifali bitki olan lahanayi haftada bir kez yiyin. Lahana, bagirsak ve karacigerdeki zehirleri bloke ediyor, tumorlerin bilincsizce cogalmasini durduruyor.
– Soya keten tohumu ile birlikte fibrokistlerde, meme kanserinde ve prostat kanserinde cok faydali. Yemeklerde kullanacaginiz yari zeytinyagi, yari soya yagi sizi meme kanserinden belli olcude koruyacaktir. Soya ayrica kemik yogunlugunu da artiriyor. Menopoz doneminde de sIkintiyi gideren bir ozelligi vardir.
– Antikansorejen olan meyan koku ulseri kapatir ve agiz yaralarina iyi gelir. Tansiyon ve diyabeti olmayanlar 2 ay meyan koku icsin, 3 ay ara versin.
– Yogurt, probiyotik yogurt kullanilarak evde yapilmali. Gunde 300 gram yogurt tuketmek meme, kolon, mide, yumurtalik, endometriyoz kanserinde koruyucu.”
– Aci biber, Arnavut biberi mide kanserinden koruyor. Cok sifali. Immun sistemini guclendiriyor. Ancak Gaziantep, Sanliurfa gibi yerlerde damda yetistirilmis, kurutulmus biberler aflatoksin denen bir madde ihtiva eder ki karaciger kanseri yapar. Siz biberinizi saksida yetistirin, sonra blender ile cekin ve yemeginizin uzerine atin.
– BagisIklik sistemini guclendiren beta glukan arpa, maya, nisasta, mantar, esmer pirinc ve ekmekte bulunuyor. Ozellikle meme kanserine karsi koruyucu ozelligi var.
– D vitamini kanseri onler, belli dozda tuketilmeli.
– At kestanesi. Ozellikle hemoroid tedaivisinde iyi. 4-5 tane at kestanesini alin, icine biraz da krem koyarak blendarda ezin, hemoroid tedevisinde kullanin. Ayrica varis, hemoroid ve meme kanserine bagli odem olusan kollarda kullanilir.
– Karadut hormon atilmayan tek agac. mevsiminde bol bol tuketin.
– Kanserden koruyucu etkisi olan melatonin salgisi acisindan mutlaka karanlikta uyuyun. Kanser hucresi aydinlikta cogalir, karanligi sevmez. Saat 22.30-23.00 gibi yatin. IsIksiz ve rahat bir uyku, gunesin dogusuyla kalkmak saglikli yasam tarziniz olsun. Gece vardiyasinda calisanlarda ve aydinlikta uyuyanlarda meme kanserine yakalanma riski 5 kat artiyor.”
– Cikolata, kola ve kahveden sakinin. Salam, sosis, sucuk, hazir meyve suyu, mayonez, ketcap, konserve tuketmeyin. Yamuk yumuk elma alin.
– Hayvanlara buyume hormonu verilince sut ve eti artiyor. Bunlar insana da geciyor. Akciger kanseri hastalarinda asiri sut tuketenlerde omur daha da kisaliyor. Kirmizi ette kuzu eti tercih edin, genellikle
kuzular zehirlenmemistir. Kirmizi et yerine beyaz et tercih edin.
Kumes hayvanlarindan koyde yetisenleri yemeye calisin. Marketlerden aldiginiz kumes hayvanlarinin derisini yemeyin.
– Beyaz un, seker ve tuzu hayatinizdan cikarin.
– Daima bebe sampuani, defne sabunu ve saf sabun kullanin.. Oda spreyi, ter onleyici koltuk alti kremi, deodorant kullanmayin. Organik denilen sac boyalari bile kanserojendir, kullanmayin, kina yakin.
– Kucuk balik tercih edin, dip baligi yemeyin. Balik yaslandikca kanserojen etkisi artar. Haftada en fazla bir kilo balik tuketin. En ucuz baligi tuketin.
– Fast-foodtan uzak durun. Haftada 3 kezden fazla fast-food yiyenlerde kanser riski daha fazla.
– Alkolu kisitli kullanin. Sigara icmeyin.
– Stresten uzak durun, pozitif olun.
– Kanserden korunmak bebeklikte baslar. Cocugunuza gulmeye alistirin, onu mutlu edecek seyler yapin. 12 yasindan once cep telefonu kullanmasina izin vermeyin. Cep telefonunu kendinizden uzakta sarj edin. Cocuk odasinda sarj etmeyin. 30-45 saniyeden fazla konusmayin. Uzun yolculukta kapatin.
– Televizyonu 5 metre uzaktan izleyin.
– Sprey seklindeki bocek ilaci kullanmayin.
– Badana yapilan eve 15-20 gun girmeyin. Mobilya cilasi kanserojendir. Eski mobilyalariniza sahip cikin.
– Sentetik halidan uzak durun..
– Cocuklarinizin plastik cim bahcelerinde oynamasina izin vermeyin.
– Cocuk bahcelerini ilaclamayin.
– Mutfakta plastik, bakir, aluminyum kullanmayin.
– BulasIk makinenizin parlatici gozune sirke koyun. Makineden cikardiklarinizi sirkeli sudan gecirin. Ne kadar durulansa da uzerinde deterjan kalir.
– Camasir makinesinde zeytinyagli sabun kullanin.

Kaynak: email ile gelmiştir.

Paylaşın: