Etiket arşivi: simulasyon

Gençlerimizi ve çalışanlarımızı katılımcı kültüre hazırlayalım

Gençler ve çalışanlar katılımcı bir kültürle donatıldıklarında ya da katılımcı olma konusunda desteklendiklerinde bir şeyler üretme ve paylaşma konusunda daha başarılı oluyorlar.

Hedef Alliance Holding‘de kurum “ortak aklını” harekete geçirmek ve bunu kurumun yararına projeler üretmek adına “öneri sistemi” adı altında bir çalışma yapmıştık. Gerçekten yaratıcı ve kurum adına ileriye dönük ve gelişimi hızlandırıcı bir çok fikir bu sayede yakalanmıştı. Şimdi bir çok kurum “inovasyon” başlığı altında beyin fırtınaları, eğitimler, çalışma grupları ve atölye çalışmaları yapıyor.

Pew Internet & American Life’ın araştırmasına göre gençlerin yarısı medya içeriği üretmekte, yine bu gençlerin internet kullanan üçte birininde bu içeriği paylaştığı saptanmış.

Katılımcı kültür, katılanların bir değer kattıklarına inandıkları ve diğerleriyle sosyal bir ilişkiye-iletişime geçtikleri bir forma dönüşüyor.

Katılımcı kültür dediğimizde;

Üyelikler — Çeşitli online gruplara üye olma. milliyet blog, çok oyunculu oyunlar, haber grupları, eposta grupları vb.

Anlatım — Bir şeyleri anlatmak için yeni yaratıcı formlar türetme. Bir hikayeyi resimlerle süsleme, kendi videosunu çekip yayınlama, hareketli animasyonlar hazırlama

Ortaklaşa Problem Çözme — Ekip olarak çalışma, problemini bir grup ile paylaşarak çözüm isteme, işbirliği yapma. Wikipedia vb.

Yayılma — Medyanın akışını değiştirme ve farklı yöntemlerle yayma. Podcasting yada blog yazma vb.

Eğitimcilerimiz ve eğitim politikamızı belirleyen kişilerin bu katılımcı kültürün yarattığı fırsatları kendi eğitim sistemimizin içinde değerlendirmeleri gerekiyor. Yüz yüze öğrenme yada bire-bir öğrenme, entelektüel sermayeden daha fazla yararlanma olanağı, kültürel anlatım çeşitliliğini yaymak, modern işyeri için gerekli becerilerin geliştirilmesini örnek olarak sayabiliriz.

Eğer gerçekten gençlerimizin başarılı olmasını istiyorsak popüler kültür ile onları buluşturmamız gerekiyor. Burada bazı sıkıntılar mevcut;

Katılım eksiği — Geleceğin dünyasına ilişkin fırsat, deneyim ve bilgiye erişimde herkesin eşit fırsatlara sahip olmaması

Şeffaflık Problemi — Medyanın dünyayı nasıl değiştirdiğine ilişkin gerçekçi bilgilere erişim

Etik olma — Profesyonel eğitimler ve sosyalizasyon gençleri medya yapıcı ve toplumda katılımcı haline getirirler. Bu noktada etik ilkelerin aktarılması çok önemlidir.

Eğitimcilerimiz, bir arada çalışarak, online topluluklara dahil olan veya olacak gençlerimizin içerik üreten ve katılan olarak tam katılımcı cesaretine gelmelerini, medyanın algıları nasıl şekillendirdiğini anlamalarını sağlamaları ve tüm bunları etik ilkelere sadık kalarak yapmaları konusunda ön ayak olmalıdırlar.

Katılımcı kültürü, bireysel kültürden ayıran bazı özellikler var. Gençlerimizin bu yeni becerileri edinmeleri için eğitimcilerimizin desteği çok önemli.

Artık sahip olunması gereken yeni beceriler şunlar;

Oyun — Problem çözmeyi bir oyun şeklinde öğretmek ve öğrenme

Performans — Doğaçlama ve keşif amaçlı olarak farklı kimliklere adapte olabilmek

Simulasyon — Gerçek dünya süreçlerini yorumlamak ve insşa etmek

Ayırmak — Kendisi için anlamlı medya içeriğini ayırmak ve hatta birleştirmek

Çoklu İş Yapma — Diğerlerinin ortamını izleyerek farklı detayları algılayabilme

Dağınık kavrama — Farklı araçları anlamlı ve anlayarak kullanma

Ortak Akıl — Bilgi havuzu oluşturmak ve aynı hedefe yönelik olarak karşılaştırmalar yapabilmek

Yargılama — Farklı bilgi kaynaklarının uygunluğunu ve geçerliliğini değerlendirebilme

Takip edebilme — bir hikaye serisini ya da bilgi akışını farklı ortamlarda izleyebilme

Bağ Kurma —Bilgiyi arama, bulma ve sentezlemede ilişkileri kullanma

Görüşme — Farklı grupların görüşlerini alma, bilgiyi alternatif perspektif ve normlar çerçevesinde değerlendirme.

Eğitimimizi çocuklarımızı ve gençlerimizi hayata hazırlamak için sürekli revize etmeli ve geliştirmeliyiz. Bugün neyi şikayet ediyor olursak olalım geleceğin tohumlarını bir an önce atmazsak yine aynı sıkıntıları gelecek kuşakların yaşamasına yol açacağız unutmayalım.

Bu yazıyı yazarken yararlandığım kaynak rapora(ingilizce) bedava olarak buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Paylaşın:

Firmalar krizde büyük hatalar yapmaktan nasıl korunabilirler?

Herhangi bir ürünü piyasaya sürmeden önce test ederiz, aldığımız yeni bir ürünü test ederiz ama yeni bir organizasyonel yapıya geçtiğimizde bunu test etmeyiz. Kriz kapıya dayandığı diye düşünerek aldığınız acil aksiyonların sonuçlarını değerlendirdiniz mi?

Eğer çalıştığınız kurumda kompleks bir organizasyonel değişiklik yapılıyorsa bazı sıkıntıların doğması kaçınılmazdır. Halbuki bazı yöntemler sizin yapacağınız değişikliğin olağan sonuçları hakkında size fikir verebilirler. En iyi uygulama simulasyondur.

Bir çok firma durgunluğu yaşamaya başladı tabir yerindeyse kasise denk geldiler. Yani hızlı giderlerken birden hız kesmeleri gerekti ve karlar düşmeye başlamıştı. Önce küçülmeyi deneyecekler ama sonrasında organizasyonla beraber ücretleri de düşürmeye çalışacaklar.

Bu arada havuç taahhüt etmeyi de unutmayacaklar. Eğer şirket hedeflerini yakalarsa prim dağıtacaklar, tüm çalışanların aynı zamanda pazarlamacı olarakta şirkete destek vermeleri gerektiği vurgulanacak.

Yıllık hedeflere ilişkin sonuçlar açıklanmadan önce şirket yönetimi emekliliği yaklaşmış olanları emekli olmaya çağıracak. Şirketten birileri ortaya çıkıp şu soruyu soracak: Bir sürü insanı emekliye ayırdığınız için hedefi tutturmamızı imkansız hale getirdiniz. Bu prim verilmeyecek anlamına mı geliyor?

Yöneticiler eğer bu soruya evet derlerse iyi çalışanlarını kaybedeceklerini bilirler. “Üzerinde çalışıyoruz, ben size bilgi vereceğim” tarzında zaman kazanmaya çalışacaklar. Çünkü hem kimseyi kaçırmamak hemde bir yandan dağıtılacak primi orantılı olarak nasıl azaltabileceklerini bulmaları gerekecek.

Şirketler kriz dönemlerinde ciddi hatalar yapabilirler. Ürünlerini test etmeden piyasaya sürmezken organizasyonel değişmeyi test etmemek akıllıca değildir. Bu yüzdende yapılan değişikliğin hatası bir çok açıdan pahalıya ödenir. Bu riski minimize etmenin yolu ise simule ederek olası hataları görmeye çalışmaktır.

Simulasyonlar — bazen “oyun” da denebilir — gerçekle paralel götürülmesi gereken uygulamalardır. Eğer uygulamanın olası hatalı sonuçlar ciddi bir maliyet yaratacaksa yapılması elzemdir. Bu yüzden özellikle askeriye tatbikat yapar, birçok ilaç önce laboratuvar, sonra hayvanlar ve en son insanlar üzerinde denenir.

Simulasyonların gerçekçi olmaları için iyi planlanmaları gerekir. Mümkünse bu simulasyonu iyi ve tecrübeli bir eğitimci yada danışmanla yapmakta fayda vardır. Simulasyonları süreç tasarımlarında, proje planlamada, test planlamada, reorganizasyonlarda, birleşmelerde, küçülmelerde ve şirket alımları gibi her konuda yapmak mümkündür. Simulasyonları daha küçük bir grup ile şirket ılında yapmakta güvenlik açısından yararlı olabilir.

Siz çalıştığınız şirkette nelerin simule edilmeden hayata geçirilmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Paylaşın: