Etiket arşivi: sorumluluk

İşten Ayrılma Adabı

Yeni bir iş, kendi işimizi kurma, işten çıkartılma veya kafa dinlemek için işimizden ayrılıyor olabiliriz. Her konuda olduğu gibi işten ayrılmanın da bir adabı var;

  • Ayrılma talebinizi yaptıktan sonra hemen gitmemiz istenebilir. Kişisel eşyalarımız ve dosyalarımız ile ilgili önlemlerimizi almalıyız.
  • Bizim yerinize gelecek olan kişinin bulunmasına ve bulunduktan sonra eğitimine yardımcı olmamız gerekiyor. Gittikten sonra yardım ederim gibisinden asla tutamayacağımız sözler vermemeliyiz.
  • Ayrılacak olmanın rahatlığı ile daha sonra pişmanlık duyacağımız açıklamalarda bulunmamalı, olumsuz düşüncelerimizi dile getirmemeli, diğer çalışanları negatif etkilememeliyiz. Çalışırken söyleyemediklerimizi işten ayrılıyoruz diye söylemek bize yakışmaz.
  • Birlikte çalıştığımız kişilere zamanında ve doyurucu bir açıklama yapmalıyız.
  • Köprüleri yakmamalıyız. Hayatın kimi kimle ne zaman karşılaştıracağı belli olmaz. Ast ve üstlerimizle iyi ayrılmaya gayret etmeliyiz.
  • Ayrılmadan önce yapmamız istenilen ya da bizden beklenilen bir şey olup olmadığını astlarımızla ve üstlerimizle konuşmalıyız.
  • Ayrılma zamanı yaklaştığı için işleri savsaklamamalıyız. Son dakikaya kadar verimli bir çalışan olarak kalmalıyız.
  • Şirketten alacağımızın kalmaması için elimizden geleni yapmalıyız.
  • İş değiştiriyorsak diğer şirketle işi kesinleştirmeden istifa etmemeliyiz.
  • Sosyal ilişkilerimizi güçlü tutmamız çok önemlidir. Ayrılmadan önce işyerindeki arkadaş ve yöneticilerimizin iletişim bilgileri almak ve düzenli olarak iletişime geçmemiz gerekir.
  • Ayrıldığımız için suçluluk duymamalıyız. Kendi kariyerimiz için daha iyi bir adım atıyor olmamız önemlidir.
  • Daha iyi bir işe geçiyorum diye böbürlenmemeliyiz.
  • İşlerimizi en iyi şekilde devredebilmek için uğraşmalıyız.
  • İşten ayrılmamıza fazla reaksiyon gösterenleri sakinleştirmeli, durumu açıklamalıyız.
  • İstifa mektubumuzu yazmalı ve üstlerimize onaylatmalıyız.
  • Birlikte çalışmaktan memnun olduğumuz insanlara teşekkür etmeyi unutmamalıyız.
  • Kızgınlı ve öfkenin yarardan çok zarar getireceğini unutmayarak sözlerimizde, tutum ve davranışlarımızda profesyonelliği elden bırakmamalıyız.
Paylaşın:

Körü körüne kendini işe adamak

“Bir işi körü körüne yapmak” demek yapılan işin tüm başarı ve başarısızlığına ilişkin sorumluluğu almak demektir. Bu tip durumlarda yardım istemektense size ait olmayan sorumlulukların sınırlarını zorluyor olabilirsiniz.

Mehmet giderek kızmaya başlıyordu. Her bölüm şefinden rapor gelmeden toplu birim raporunu hazırlayamıyordu. Selçuk raporunu her zaman geç gönderiyordu. Bu durum her defasında Mehmet’in raporunu geciktiriyordu. Mehmet bu durumla nasıl baş edebilecekti?

Kısa bir süre önce Mehmet ve Selçuk çok yakın arkadaştılar. Önceleri nazikçe istemesine rağmen sonrada “baskıcı cc” ile talebini Selçuk’un yöneticisinin göreceği şekilde göndermeye başladı. Bu arada müşterileri olan firma, Mehmet’in göndereceği birim raporlarının gönderilmemesi durumunda sözleşmeyi iptal edebileceğini açıkladı.

Bu noktada Mehmet, sözleşmeye ilişkin sorumluluğu kendi üzerinde hissettiği için Selçuk ile olan arkadaşlığını feda etti ve araları bozuldu. Mehmet bu işi yapmayı kafasına koymuştu.

Bu tip durumlarda sorumluluğu kendi üzerimizde o kadar fazla hissederiz ki grup başarısını ya da başarısızlığın aslında bir çok şeyin bileşiminde oluşabileceğini göz ardı ederiz. Hele bu tip durumlarda yardım istemektense sınırları zorladığımızda işler daha da kötüye gider.

Şirketin başarısı için bazen bazı kredilerin verilmesi veya bazı şeylerin görmezden gelinmesi gerekebilir. Herkesin sorumlulukları olacaktır ve şirketler çalışanlarının hangi rolde olması fark etmeksizin birilerini yaptıkları şeyler sonucunda suçlayabilirler. Hiç kimsede tam sorumluluk olamaz ya da kimse tamamen sorumlu tutulamaz.

Bir çoğumuz başarının sadece bize bağlı olduğunu düşünürüz. Bunu düşünmemizin bazı sebepleri vardır;

  • Benim sorumlu olduğumu söyledim.
  • Kimse söylemiyor ama benden istenen bu.
  • Ben bilmiyorsam, kim bilecek? Eğer kimse yapmazsa batarız.
  • Bu yapılmazda şirket batar.

Eğer bir işi tam anlamıyla yaptığınızı düşünüyorsanız aşağıdaki olasılıklarıda gözden geçirin;

  • Yaptığınız iş çok kötü tasarlanmış — çok fazla sorumluluk gerektiriyor.
  • Sorumlu olduğunuz inanıyorsanız bunu sadece kendinizin inandığı bir şey olması ihtimali var mı?
  • Eğer siz yapmazsanız mutlaka birisi yapacaktır.
  • Bir ihtimal şirket zarar görebilir.

Bir işi yukarıda bahsettiğim şekli ile tam anlamıyla yapmaya kalktığınızda kariyerinizi, ailenizi ve sağlınızı riske atmış olursunuz;

  • Sağlınız riske girer. Stres, uyku bozuklukları, kalp çarpıntısı, depresyon ve daha kısa bir ömür gibi olasılıkları yaşayacaksınız.
  • İşinizin kalitesi düşecek, duygusal problemler yaşayacaksınız.
  • Çalışanlarla ilişkileriniz zedelenecek.
  • Arkadaşlarınızla, ailenizle ve eşinizle ilişkileriniz zedelenecek.

Bir işi yapmak ile körü körüne sadece iş için doğrusunu, gerekeni yapmak ne kadar doğrudur, kıyaslayın.

Bedelini, getirisini, götürüsünü hesaplayın ve istediğinizi seçin.

Hayat sizin!

Paylaşın: