Etiket arşivi: yaşam

Önce kendi yaşantınız olmalı

Yaşadığımız yer, çevremiz yani kültürümüzü tanımlayan her şey hayatımızı birebir etkiliyor. Ve en çok üzüldüğüm şeylerden birisi kültürümüzün pozitif olmayı, kendimizi iyi hissetmemiz için bir şeyler yapmamızı yeterince önermemesi. Hergün çocuklar okullardan, yetişkinler medyadan, alışveriş merkezlerinden, kredi kartı satan bankalardan hayatımızı yönlendirmeye çalışan binlerce mesaj ile bombalanıyoruz. Sürekli birileri bir şeyleri yap ya da yapma demekte.

Tüm bunlara sevecenlikle başkaldırıp yapılabilecek şeyler var;

Kendi adınıza başarıyı tanımlayın – Sizin için başarılı olmak ne demek? Başkalarının başarı tanımlarını boşverin. Başkalarının mutlu olduğu şeyleri kendinize reçete etmeyin. Zengin olmak vb. klişeleride boşverin. Fiziksel güzellik kadar kültürel güzelliğinde olduğunu düşünün. Bence başarı NASIL yaşadığınız NELERE sahip olduğunuz ve NEYE benzendiğinden ibaret. Başkalarına karşı merhamet, sevecenlik ve yardımseverliğinizden ibaret. Size çok pembe gelebilir ama en zenginler bile bir parça beze sarılarak gittiler unutmayın. Dengeli ve huzurlu bir hayatı yaşayabiliyor olma başarısını satın almak kolay değil ki? Kendimizi başkalarının ilgi odağına oturtmaya çalışmaktansa başkalarına yardım edenlerin odağına koymanın yollarını hiç arıyor muyuz? Anlamlı, bir amaca hizmet eden ve geleceğe kalacak bir şeyler yapıyor muyuz? Eğer bunları yapıyorsanız benim kitabımda BAŞARILISINIZ.

2) Birgün öleceğinizi bilin. Bizim kültürümüz “hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et” derken “çalış” kelimesini iş yapmak olarak algılar. Aslında bu “her konuda gayret göster” anlamına gelir, sürekli para kazanmak için elinden geleni ardına koyma değil. Küresel ısınmayı, depremi göz ardı ederek sanki hiç biri gerçekleşmeyecekmiş gibi vurdum duymaz olmamak lazım. Bu ülkede 10-15 yıl sonra çok ciddi su sıkıntısı olacak yani çocuklarımızın üniversiteye başlayacağı dönemde. Önemsiz olan bir çok şeye gösterilen ilginin sadece onda biri bile birçok şeyi değiştirecek gücün sizde olduğunu gösterir. Bir an önce öleceğinizi kabul ederek hayatınızı daha anlamlı ir hale getirmeye başlayın.

3) Geçmişi bırakın geleceğe bakın – Geçmişi kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek gerek. Sürekli hesabını tuttuğunuz bir geçmiş geleceğe yolculuğunuzda size ayak bağı olur. Eğer geçmişinize baktığınızda hayatınızla ilgili olumsuz şeyler görüyorsanız artık gelecekte yapmanız gereken iyi şeylerin farkındasınız demektir.

4) Düşünün – Birilerini söyledikleri ile, yapın ve yapmayınlarla ilerlemektense düşünün. Okuyun, tartışın, yazın. Hayat hikayenizi çocuğunuz için yazın. Sizin hayatınızı değiştiren olayları, kişileri yazın. Yaptığınız ve yapmak istediklerinizi düşünün. Nasıl yapacağınızı düşünün. Diğer insanları ve yaşamlarını düşünün. Sizin o hayatlar için neler yapabileceklerinizi düşünün.

5) Kendi kültürünüzü yaratın – Sevdiğiniz insanlarla beraber bir arada mutlu bir hayat yaşamnın yollarını keşfe çıkın. Kopyalanmış hayatların defoları ve kusurlarıyla kendi hayatlarınızı kirletmeyin. Yaşadığınız hayatı anlamlı kılacak kendi yaşamınızı kurun!

Resim : Yaşam Çiçeği – http://en.wikipedia.org/wiki/Flower_of_Life

Paylaşın:

Beyni yaşlanmaktan korumak

10’lu yaşlarımda anneme satranç öğretmeye çalışmıştım. O zeki kadının basit bir piyon hareketi dahil bir çok şeyi aklında tutamamasını ve bu yüzden oyunu beğenmemesini hiç anlamamıştım. Ama şimdi anlıyorum ki, o zaman bendeki taze beyin annemdeki yorgun beyni haksız yere eleştiriyordu. Şimdi anlamanın da ötesinde beyni çalışır ve taze tutmak ile ilgili bir çok şey okuyor ve inceliyorum.

Daha önceki Beyninizi güçlendirin ve çalıştırın yazılarımda da bu ilgimi gösterdiği sanıyorum. Tüm bunların yanısıra beyin sağlığımız içinde yapmamız gerekenler var;

Beynimize faydalı gıdalar tüketmek. Genellikle balıklarda daha çok bulunan Omega-3, protein, antioksidanlar, meyvalar, sebzeler ve özellikle vitamin B. Kabul edilebilir oranlarda karbonhidrat.

Beyniniz aktif tutun – Birşeyler öğrenmek, birşeyşerle uğraşmak, bilmece, bulmaca(Sudoku) gibi şeyler beyninizi canlı tutarlar.

Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz kan dolaşımınızı artırır, koordinasyonunuzu geliştirir, kalp krizi vb. risklere karşı direncinizi artırır.

Sosyal olun. Arkadaşlarınızla, ailenizle vakit geçirin, özellikle İstanbul’da yaşıyorsanız haftasonları 2 günlüğüne bir yerlere kaçın.

Yeterince uyuyun. Az uyku beyne zarar verir.

Stresi yönetin. Yoga, meditasyon yapın, arkadaşlarla vakit geçirin, nefes almayı öğrenin.

Beyninizi koruyun. Eğer arazi işi yapıyorsanız baretsiz dolaşmayın. Kışın beresiz, yazın şapkasızke çıkmayın.

Diğer sağlık durumunuzu gözden geçirin. Vücudunuzdaki diğer olumsuzluklar beyin sağlığınızı etkileyebilir. Yılda bir kez check-up yaptırın.

Kötü alışkanlıkları bırakın. Sigara, alkol vb.

Paylaşın:

Oburluğu beyninde olanlar!

Bir çoğumuzun problemi “düşündüğünden fazla yemesi” veya “sağlıksız şeylere olan tutkularımız”. En son okuduğum bir makale “oburluğu beyninde olan” bu tip(benim gibi) insanlar için birkaç öneri getirmiş;

  • Yüksek kalorili yiyecekleri bir tabağa koyun ve mutfakta bırakın.
  • Normal yiyeceğiniz miktarın %15-20’si oranında daha az yemeye çalışın.
  • Küçük tabaklarda yiyin ve ikinci tabağı almayın.
  • Yemeden tuz atmayın, hatta hiç atmayın.
  • Tavuk kemikleri yada balık kılçıklarını masadan hemen kaldırmayın. Gözünüzün önünde ne kadar çok yediğinizin kanıtı durursa o kadar az yersiniz.
  • Yediğiniz şeylerin kalorisini öğrenin. Böylece her yemekte ne kadar kalori aldığınızı hesaplayabilir ve belki kendinizi frenleyebilirsiniz.
  • Masada en yavaş yiyenin hızında yemek yiyin. En son yemeğe siz başlayın ve her lokmanızı çiğneyin.
  • Küçük porsiyonlarda yiyin.
  • Masada ne kadar çok yemek ve çeşit varsa o kadar çok yersiniz. Çeşidi azaltın.
  • Elinizi masadan uzak tutun.
  • Sizin için faydalı olmayacağını bildiğiniz yiyeceklerle vedalaşın ve onları geri buzdolabına gönderin.
  • İnce ve uzun bardak ile içeceklerinizi için. Rakı bardağı gibi.
  • Sohbet ve yeme aynı anda olmasın. Yemeğinizi yiyin, biraz durum sohbetinizi edin. Bir şeylerle uğraşırken yemek yerseniz ne kadar yediğinizi farketmezsiniz.
Paylaşın:

Hayat Oyunu

Kurallar yaşamınızı daha iyi kılmak içindir.

1. Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır.

2. Dersler öğreneceksiniz. “Yeryüzünde Yaşam” isimli tam zamanlı gayrıresmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer Evrensel Öğretmen’dir..

3. Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir. “Başarı” kadar “yenilgiler” de bu sürecin bir parçasıdır.

4. Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Bu ders, ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır, ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz..

5. Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar. Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. İçsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı, evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.

6. Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız.. Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası, hiç bir şeyin bir çoğundan daha iyidir.

7. “Bura” dan daha iyi bir “orası” yoktur. “Orası” dediğiniz yer “burası” olduğu zaman gene bura”ya kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir “orası” olacaktır.

8. Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün   değildir.

9. Yaşamınız size bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız . Yaşamınıza sahip çıkın, yoksa başkası sahip çıkacaktır.

10. Daima ne isterseniz onu alırsınız. Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri, deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler — dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır.

11. Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır. Ahlaki yaklaşımların faydası olmaz. Yargılamalar ise yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini   yapın.

12. Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; bizler ise olgunlaştıkça “Ruhun Yasaları”nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan,
okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak, dinlemek ve güvenmektir.

13. Doğduğunuzda bunların hepsini unutacaksınız. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz.

Cherie Carter-Scott’un “Hayat Bir Oyunsa, İşte Kuralları” adlı kitabından alınmıştır.

Paylaşın:

Sağlıklı insanlar neden başarılıdır ?

Bir çoğumuz sağlıklı olmanın iyi bir yaşamı beraberinde getireceğine inanırız. Böyle düşündüğümüzde sağlığımızı birinci plana alır ve ona göre davranmaya başlarız.

Çünkü;

1. Egzersiz tansiyonunuzu düzenler.

Tansiyonun birinci ilacı egzersiz yapmaktır. Vücudunuzun stresten etkilenmesini engelleyen endorfini yükseltir. Patronunuzun yada müşterilerinizin tavırlarını kontrol edemezsiniz ama kendinizinkini edebilirsiniz. Egzersiz ile birlikte rahatlar ve fevri reaksiyonlarınızdan kurtulursunuz.

2. Yakacak enerjiniz var.

Eğer iyi bir fiziksel kondisyona sahipseniz gününüz iyi geçer.

3. Ağır hastalıklara karşı korunma

Eğer şimdi kendinize iyi bakarsanız bir sonraki sağlık sigortası ödemesinde büyük tutarlarla karşılaşmazsınız. Örneğin beslenmenize dikkat ederseniz kronik hastalıklardan korunabilir, geri kalan hayatınızı daha konforlu yaşayabilirsiniz.

4. Hayata pozitif bakmaktan hoşlanmak

Hayata pozitif bakanların kalp krizi geçirme riskleri negatif bakanlara yani kötümserlere göre %50 daha azdır.

5. Yaşamak için yiyin – yemek için yaşamayın

Günü 1 yada 2 büyük öğün yerine birden fazla küçük öğün ile geçirin. Beslenmenize dikkat eder vücudunuzu dinlerseniz yemekten aldığınız keyif kadar yaşamaktanda keyif alabilirsiniz.

6. İçki ihtiyaç değildir.

Vücut fonksiyonlarınızın sağlıklı çalışması için alkole ihtiyacınız yoktur.

7. Su hayati fonksiyonlarınızın benzinidir.

Günde en az 8 bardak su içmelisiniz.

8. İşiniz sadece hayatınızın bir parçasıdır.

İş dışında bir hayatınız olduğunu unutmayın. İnsanlar, ailenizle ilişkileriniz sizin en büyük zenginliğinizdir.

9. Stres yok.

Mümkün olduğunca daha az stresli işler ile uğraşmaya çalışın.

10. Siz bir modelsiniz.

Babaysanız çocuklarınıza, yöneticiyseniz çalışanlarınıza modelsiniz demektir. Siz sağlıklı yaşamı tercih ederseniz onlar da edeceklerdir.

Paylaşın:

Kendi sinirinle baş etmek

Her ne kadar bizi neyin sinirlendirdiğini bilecek kadar zeki olsak da yine de sinirlenmekten kendimizi alıkoyamayız.

Selçuğun 6 saatlik çağrı merkezindeki mesaisinin en sonunda huysuz Metin Bey aradı. Oldukça küfürbaz bir kişiydi. Bu seferki problem yeni yedekleme sistemi idi. Selçuk herkesle baş edebilirken Metin Bey problem yaşadığında onu neler yapması gerektiği konusunda yönlendirmekte zorlanıyordu çünkü Metin Bey asla denileni yapmıyordu. Metin Bey’in tarzı herkesten farklı olarak, çağrı merkezindeki kişiyi aşağılarken, rasgele bir yerlere tıklayarak mucizevi bir şekilde problemin çözülmesini beklemek şeklindeydi. En sonunda Selçuk koptu “tüm dünyada barış olduğunda lütfen tekrar arayın” diyerek telefonu kapattı. Ve o anda bunun bir yanlış olduğunu anladı.

Kendinizi sinirlenmekten koruyacak taktikler geliştirmeniz çok önemli. Hem bugün hemde gelecekte kazanmanız için şart. Geliştirilecek yetenekler ve stratejiler herhangi bir problemin bizi çılgına çevirmeden önce uzak durmamızı sağlarlar. Kendi sinirinizle baş etmenin 4 adımı şunlardır:

Sinirinizi farketmeyi öğrenmek

Sinirin oluşmasını ne kadar erken farkederseniz o kadar çabuk araya girebilirsiniz. Sinirinize ilişkin en erken duygular kendinizi yakalayıp kontrol edebileceğiniz en uygun noktalardır. Bu noktalar göğsünüzün gerildiği, dişlerinizi yada yumruklarınızı sıktığınız, katılaştığınız, sığ nefes almaya başladığınız anlardır. Sizde sinirin hangi özellikler ile ortaya çıktığını bilmeniz engelleme içinde ciddi fırsatlar yaratacağı anlamına gelecektir.

Sinirinizi kabullenin

Sinir insan olmanın bir sonucudur. Tekrar sinirlenmemenin tek garantisi ölümdür ve hiçbirimiz bu konuda daha iddalı olamayız. Sinirlenmenin “kötü” olduğuna inanırsak sinirlenmemize karşı duyduğumuz utanç ve suçlulukla kendimize hakim olma konusunu çok zorlaştırmış oluruz. Sinirlenirken ve sinirlendikten sonra sinirli olduğunuzu kabullenmek bu konudaki en önemli adımlardan biridir.

Sinirliyken sinirli olmanın sorumluluğunu alın

Kendi duygularınızın sahibisiniz. Sizi sinirlendiren sistemlerinize sadece sizin erişiminiz var. Bu süreci tamamlamanız gerekiyor. Birisinin sizin istemediğiniz bir şey yaptığı doğru ve siz yapılabilecke bir çok şey içerisinden sinirlenmeyi seçtiniz. Bunu tercih ettiniz ve farkında olmanız gerekir.

Sinirlendiğinizi farkettiğinizde derin ve yavaş nefes alıp verin

Nefes alma sizi kontrol noktanıza çevirir ve daha yaratıcı davranmanızı sağlar. Nedef alma düşünmek için ihtiyacınız olan oksijenin beyninize gitmesini sağlar ve sinirlenmek dışındaki alternatifleride görmenize yardımcı olur.

Sinirlenmek bisikleten düşmeye benzer. Ne kadar iyi olduğunuz farketmez, mutlaka düşersiniz. Burada önemli olan doğru düşmeyi bilip düşsenizde yaralanmamak yada düşmenin kaçınılmaz olduğunu bilerek tekrar binmektir.

Paylaşın:

Daha yaratıcı bir yaşam için 37 öneri

Herkes hayatını daha güzelleştirmek ister ve bu konuda yaratıcı bir şeyler yapar, yapmaya çalışır. Ama yaratıcılık eğer siz onun peşinden gitmezseniz size uğramayabilir.  Yaratıcılığını geliştirmek için size 37 önerim var;

1. Sabah kalktığınızda nefesinizi yeterince açacak kadar egzersiz yapın. Egzersiz yaparken sadece egzersize odaklanın. Daha sonra duşa girip rahatlayın. Bazı problemlerinize çözüm bulduğunuzu ve yaratıcı fikirlerin akın ettiğini göreceksiniz.

2. Eğer egzersiz yapmıyorsanız meditasyon ile başlayın güne. 15 dakika sakin bir şekilde oturun, kafanızı boşaltmaya çalışın. Süre bittikten sonra elinize bir kağıt kalem alın ve aklınıza gelen yaratıcı fikirleri yazmaya çalışın.

3. Eğer uyandığınızda rüyanızı hatırlıyorsanız yazın. Anlamaya yada analiz etmeye çalışmadan sadece yazın. Rüyalar sıcağı sıcağına hatırlanır.

4. Cebinizde, masanızda, çatanızda, yatağınızın yanında bir küçük not defteri ve kalem tutun. Aklınıza gelenleri hemen not alın. Daha sonra bir kutu ayarlayın ve bu notları onun içine atın. Teknolojiyi sevenler benim gibi ses kayıt cihazıda taşıyabilirler.

5. Ne zaman bir probleminiz olsa kutuya gidip yazdığınız fikirlere öz atın. Aslında yaptığınız çözüm bulmak değil o an için beyninizi problemden uzaklaştırmaktır. Siz kartlara bakarken beyniniz farklı çözümler için vakit kazanır.

6. Kartlarıda konularına göre ayırabilirsiniz. Rüyalar, fikirler, yapılması gerekenler vb. Bu sizin fikirlerinizi düzenleme ve sıralamanıza yardımcı olabilir.

7. Mutlaka ofisinizde bir yazı tahtası olsun. Aklınıza gelen fikirleri buraya yazın. Çoğu zaman bazı fikirler diğer fikirleri doğururlar.

8. Günlük tutun. Her yıl düzenli olarak yenileyin.

9. Eğer günlük tutmuyorsanız başlayın. Yazmayı sevmiyorsanız bilgisayarı kullanın. Günlük özel bilgilerinizi içerir, blog tutarsanız herkesle paylaşabilirsiniz.

10. Eğer günlük yazmak istemiyorsanız dergilerden keseceğiniz resimleri ve yazıları yapıştırarakta yapabilirsiniz. Böylece sadece görsel bir günlüğünüz olur. Hayatınızın fotoromanı gibi. Ve hata kocaman bir defter ile daha keyifli hale getirebilirsiniz.

11. Eğer sürekli profesyonel dergi ve siteleri okuyorsanız şimdi tamamen alakasız bir şeyleri okuyun. Beyninize mola verdirmek yaratıcılığınızı artıracaktır.

12. Eğer sadece gizemli ve romantik romanlar okuyorsanız sizde farklı bir konu bulun.

13. Ayda bir kendinize özel bir vakit ayırın. Sizi ruhen rahatlatacak bir şey yapın. Alışveriş, doğada yürüyüş, müze ziyareti, bilmediğin yerlere seyahat her ne olursa..

14. Arkadaşlarınıza, eşinize ve çocuklarınıza onlarla ilgili sevdiğiniz 6 özelliği söyleyin.

15. Çocukluğunuzda sevdiğiniz oyuncakların listesini yapın. Hala oynamayı sevdiğiniz hangisi? Neden hala çekici geliyor size?

16. Filmi çekilmiş bir kitabı okuyup daha sonra filmi seyredin. Hangisi daha iyi idi? Daha iyi olması için ne gerekirdi? Tercihiniz hangisi? Açıklayın.

17. Resimli çocuk kitaplarını karıştırın ve beyninizin hareketsiz bölümlerini canlandırın.

18. Hobiniz olsun. En azından deneyin. Hem işinize yarayabilir hemde sizi rahatlatabilir.

19. Sizinde herkes kadar zaman hakkınız var. Eve iş götürmeyin kitap okuyun.

20. Eğer çocuklarınız vasa onlara yüksek sesle kitap okuyun.

21. İşinizden vaktinde çıkın ve diğer zamanı size çekici gelen şeyler için harcayın.

22. Evde 6 tane eşya seçin ve bizim kültürümüzü hiç bilmeyen uzaydan gelmiş birine bunları nasıl açıklayacağınızın oyununu oynayın.

23. Tbir hafta televizyonu kapatın. Bağlılığınızı ölçün. TV’siz zamanı nasıl geçireceğinizi bulun.

24. Sizden farklı fikirlere sahip online gruplara girin. Sadece onların bakış açılarını inceleyin, müdahale etmeyin. Bu sizin kendi düşünceleriniz yada onların düşünelerin değiştirmeniz için değil aksine farklı açıları görebilmeniz içindir.

25. Diğer dinler hakkında bilgi toplayın. Birçok farklılığın temelinde dimnler yatar. Onlar ıanlamak farklı bakış açılarını anlamak için çok faydalıdır.

26. İki omlet yapın. Birini istediğiniz gibi diğerini kötü. Bu size neyi öğretir düşünün. Bu yazımın altına yorumunuzu yazarsanız sevinirim.
27. Çevrenizdeki şeylerin nasıl ve neden olduklarını inceleyin? Mikrodalgada neden cam kap ısınmıyor, tv’nin sesini açınca daha çok elektrik harcar mı? vb.

28. 3 kişi düşünün. Sizin hatalarınız hakkında ne düşüneceklerini yazmaya çalışın. Hatalara ilişkin şu egzersizleri yapın;

– Başka birinin hatasını çizmeye çalışın ve komik olanı bulun.

– Hata yapmakla ilgili bir şarkı uydurun

Burada önemli olan bizim hatalarımızdan nefret edip onları düşünmekten kaçınmamız. Bazı hatalarımız halbuki bizim için ciddi fırsatlar doğurabiliyor.

29. Birisi bir şey anlattığında sizinde başınızdan geçen benzer bir şeyi anlatmayın. Sadece ne hissettiğini, bir daha olsa ne yapacağını vb .sorular sorun. Yada hayatta beklenmedik durumlarda ne yapacaklarını sorun? Gece anahtarını kaybettin ve evde kimse yok. Ne yaparsın?

30. “Bilmiyorum” demek erdemine sajipseniz, mutlaka “öğrenme” gayretinede sahip olun.

31. Defalarca seyrettiğiniz 5 film nedir? Size çekici gelen tarafı nedir? Hayatınızın o filme benzer tarafları nedir?

32. Sizi çok kızdıracak bir akmayı hayal edin. Sunum yapacağınız bir konferansa gecikmek vb. Bu aksaklığı 10 farklı açıdan değerlendiren bir yazı yazın.

33. Mezarlıkta yürüyüş yapın. Mezar taşlarını okuyun. Hangi taş o kişinin neden vefat ettiğini size merak ettirdi? Bu taştaki mesajı yazın ve başkalarına okutun. Onlarda merak ederlerse düşünce tarzınız ortak demektir.

34. wabi sabi’y iinceleyin (http://en.wikipedia.org/wiki/Wabi-sabi) Mükemmeliyetçi olmak için ne kadar zaman harcadığınızı hesaplayın. Avantajlarını ve size maliyetini çıkarın.

35. Bugün size yapılan bir espiri yada şakayı yazın.

36. Dünyanın en kötü patronu ile çalıştığınızı düşünün. Daha kötü ne olabilir diye düşünün deneyimin size ne kazandırdığını düşünün. Patronunuzun karakteri sizin karakterinize ne kadar yansıyor?

37. Bir çizgi çizin. Yanına bir kare çizin. Onun yanına bir daire çizin. Hangisi yanlış? Bir çok problemin birden fazla yanıtı vardır. Tek doğru yanıt gerçekçi değildir.

Paylaşın:

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

My dog can fly

Image by J. Star via Flickr

Öyle sabah uyanir uyanmaz yataktan firlama.
Yarim saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandim diye sevin…
Pencerini aç, yagmur da olsa, firtina da olsa nefes al derin derin.
Yüzüne su çarpma, adamakilli yika yüzünü serin serin.
Geceden hazir olsun, yarin ne giyecegin.
Ona harcayacagin vakitte bir dilim ekmek kizart.
Çek kizarmis ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltinin keyfine…
Ayakkabilarin boyali olsun, kokun mis.
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.
Çik evinden neseyle, karsina ilk çikana gülümse, aydinlik bir gün dile.
Sonra kos git isine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden
yarim ne kadar isin varsa hepsini tamamla, Ohhh söyle bir hafifle…
Bir güzel kahve ismarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de.
Hiç isin olmasada ögle üzeri disari çik.
Yagmur varsa islan, günes varsa isin, hatta üsü hava soguksa…
Yürü, yürürken saga sola bak, öylesine degil, görerek bak.
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen oksa, çocuk görürsen yanagindan makas al….
Sonra, söyle bir düsün. Kimler sana yol açti, sen çok dar da iken?…
Kimler seni ferahlatti, hani kapini kimsenin çalmadigi günlerde kimler kapini tiklatti?..
Ne kadar uzun zamandir aramadin onlari degil mi?…
Hadi hemen ugrayabilirsen ugra, arayabilirsen ara!…
Hatirlarini sor, öyle laf olsun diye degil, kucaklar gibi sor!…
Bu sadece onlarin degil, senin de yüregini isitacak, yüzünde güller açtiracak..
Günün güzeldi degil mi? Aksamin da güzel olsun…
Yemegin ne olursa olsun, masanda illaki kumas örtü olsun…
Saklama tabaklari, bardaklari misafire. Sizden ala misafir mi var bu dünyada?..
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele degil, vazife yapar gibi hiç degil.
Söyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik biraktiklarini tamamlar gibi.

Tadina var aksaminin…
Gece evinde, dostlarin olsun.
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun…
Arkadasim, hayat bu. Daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki saglik olsun!

Can Yücel

Paylaşın: