Patronu Yönetmek

İşimizi iyi yapıyor olmanız kariyer resmimizin sadece yarısıdır. Yükselmeler, terfiler ve diğer prim vb. ödüller bizim patronumuzu nasıl yönettiğimize bağlıdır.

Yöneticimiz ne yaptığımızdan haberdar olmalı, sorduğu her soruya bizden doğru yanıt alabilmelidir. Her patronun gizli korkusu kandırılmak veya önemsediği konularda geç haberdar olmaktır.  Patron her ne kadar çok işin içine girmiyor olsa bile rasgele sorular sorabilir, çalışanlarla ve işleri ile ilgileniyormuş gibi yapabilirler. Bu ayaküstü ve zamansız sözlü sınavlar patronunuzun gözünde güvenilirliğimizi belirler. Bu yüzden kendi işimizle ilgili her türlü soruya her an hazırlıklı olmak zorundayız.

Anlaşılmaktan önce anlamaya odaklanmamız gerekiyor. Bu yüzden patronun beklentilerini anlamaya çalışmalıyız;

  • Güvenilirlik – Bize güvenilmesini istiyorsak verilen işleri en iyi şekilde yapmalı, yaptığımızı anlatabilmeliyiz.
  • Profesyonellik – Kendi işimize konsantre olmalı, ciddi ve profesyonel yaklaşmalıyız.
  • Dürüstlük – Her ne kadar patronun dediği son nokta olsa bile kendi işimizde dürüst olmalıyız.
  • Özen göstermek – Patronlar önem verdikleri konularda özenli olunmasını, hassasiyet gösterilmesini isterler.
  • Bilgi – Patronlar kendi konusunda bilgiye ve deneyime değer verenleri severler. Her konuda iyi olmamızı beklemezler ama çalıştığımız konuda gayretimizi görmek isterler.

Patronlar unutkan olurlar.  Yaptığımız işin ve rolümüzün önemini, firmaya katkısını bir cümle ile ifade edebilmemiz gerekir. Ör. Ekibimle birlikte tüm araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile yurtdışı ilişkileri yürütüyoruz” gibi.

Yaptığımız işlerin önemi ve önceliği kişisel değerlendirmelerimizle değil patronun öncelikleriyle hizalı olmalıdır. Bize göre önceliği olan ama patronumuza göre önceliği olmayan işlerle vakit kaybetmemeliyiz.

Yağcılık ve yalancılık yapmadan kendimizi gösterebiliyor olmamız gerekiyor. Yapmacık davranışlar herkes tarafından kolaca anlaşılacağı gibi hiç bir işe yaramazlar. Söylediğimiz her sözden sorumluyuz ve mutlaka “değer katıcı” sözler sarf etmemiz gerekiyor. Boş laflar, laf salatası, gevezelik iyi değil kötü intiba bırakır.

Patronun şirket içinde dikkate aldığı, fikirlerine önem verdiği kendisine yakın insanlar vardır. Kendimizi onlara göstermeniz ya da anlatmamız, dolaylı olsada patrona ulaşmamızı sağlayabilir. Aynı kişilerin iyi ya da kötü her anlamda patronu etkileyebileceklerini unutmamalıyız.

Ayrıca kendimizi diğer departmanlara anlatmamızda fayda var.

Patronumuzun geçmişini öğrenir, hangi aşamalardan geçerek bulunduğu noktaya geldiğini öğrenirsek onun beklentilerini tahmin edebiliriz. İnsanlar kendi deneyimleri ve geçmişlerini esas alarak beklentilerini biçimlendirirler.

Popüler yöntemlerden birisi patronla beraber sosyalleşmektir. Patronun üye olduğu spor salonuna üye olmak ve onunla iş dışı ortamda samimi sohbetlere girmek, onunla aynı statüyü ya da kaliteyi yaşamak, yaşıyor gibi yapmak. Biraz maliyetli olan bu yöntem maalesef prim yapabilmektedir.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.