Patronu Yönetme Sanatı

Kariyer başarınız adına işinizi iyi yapıyor olmanız resmin sadece yarısıdır. Yükselmeler, terfiler ve diğer prim vb. ödüller sizin patronunuzu nasıl yönettiğinize bağlıdır. Eğer iyi yönetemiyorsanız istediğiniz şeylere ulaşmanız oldukça zordur. İyi iş çıkardığınız gibi patronunuzun yaptığınız işi doğru yaptığınızdan haberdar olması ve sizinle ilgili kişisel bir takım bilgileri hatırlıyor olması önemlidir.

Birinci iş patronunuz ne yaptığınızdan haberdar olmalı, sorduğu her soruya sizden doğru yanıt alabilmelidir. Her patronun gizli korkusu dolandırılmak, kandırılmak veya problem olduğunu kimsenin farketmemesidir. Bu yüzden zaman zaman çeşitli personel ile bir araya gelir rasgele sorular sorar, onlarla ve işleri ile ilgileniyormuş gibi yaparlar. Fakat bu ayaküstü sözlü sınavlar bile patronun gözünde güvenilirliğinizi belirleyebilir. Bu yüzden kendi işinizle ilgili her türlü soruya her an hazırlıklı olmak zorundasınız.

Patron ne bekler?

Güvenilirlik

Size verilen işleri en iyi şekilde yapın. Söylediğinizi yapın, yaptığınızı anlatabilin. Size güvenilmesini istiyorsanız bunu yapmalısınız.

Profesyonalizm

Kendi işine konsantre, ciddi ve profesyonel olan çalışanları patronlar sever.

Dürüstlük

Her ne kadar patronun dediği olsada, son kararı o versede kendi işinizde dürüst olmalısınız. Çünkü sizin görevinizi öncelikli olarak işinizi doğru yapmaktır.

Özen göstermek

Patronlar özellikle ilgilendikleri raporları doğrudan ister ve incelerler. Bu yüzden patronların istekleri yada beklentileri birinci öncelikli olarak ele alınmalı ve özen gösterilerek yapılmalıdır.

Bilgi

Patronlar kendi işinde uzmanları severler. Her konuda iyi olamazsınız ama patronunuzun değer verdiği biralandaki uzmanlığınız çok işinize yarar.

Patronlar unutkan olurlar ve sizin yapmanız gereken ikinci önemli şey ne kadar değerli olduğunuzu ona göstermektir. Acaba gerçekten sizin ne yaptığınızı biliyor mu? Yoksa siz bildiğini mi varsayıyorsunuz? Eğer sizin gerçekten ne yaptığınız biliniyorsa önceliği olmayan işlerle vakit kaybetmezsiniz aksi takdirde ne size ne de kuruma yeterince fayda sağlamayan önceliksiz işlerle boğuşur durursunuz.

Yaptığınız işin önemini ve firmaya katkısını patronunuza bir cümle ile anlatabiliyor olmanız lazım. Ör. Ekibimle birlikte tüm araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile yurtdışı ilişkileri yürütüyoruz” gibi.

Yağcılık yapmadan kendinizi gösterebiliyor olmanız gerek. Yapmacık olmaktan kaçının, hem herkes tarafındna kolaca anlaşılır hemde hiç işe yaramaz. Söylediğiniz her sözden sorumlusunuz ve mutla “değer katıcı” bir şeyler söylüyor olmanız gerekir. Boş laf, laf salatası, gevezelik iyi değil kötü intiba bırakır.

Patronun dinlediği insanlara yaklaşmakta bir yoldur. Mutlakapatronunuzun şirket içinde dikkate aldığı, fikirlerine önem verdiği kendisine yakın insanlar vardır. Kendinizi onlara göstermeniz yada anlatmanız, dolaylıda olsa patrona ulaşmanızı sağlayabilir. Fakat aynı kişilerin iyi yada kötü her anlamda patronu etkileyebileceklerini unutmayın.

Ayrıca kendinizi diğer birim ve departmanlara da anlatmanızda fayda var.

Patronunuzun hangi aşamalardan geçerek bulunduğu noktaya geldiğini öğrenirseniz onun beklentilerini tahmin edebilirsiniz. İnsanlar kendi deneyimleri ve geçmişlerini esas alarak beklentilerini biçimlendirirler. Bu yüzden patronunuzun geçmişi ve bu suretle edindiği tecrübe size ve diğer çalışanlarına koyduğu beklentileri tarif edecektir.

Türkiye’deki popüler yöntemlerden biriside patronla beraber sosyalleşmektir. Patronun üye olduğu spor salonuna üye olmak ve onunla iş dışı ortamda samimi sohbetlere girmek, onunla aynı statüyü yada kaliteyi yaşamak, yaşıyor gibi yapmak. Biraz maliyetli olan bu yöntem maalesef prim yapabilmektedir.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

12 + 17 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.