Kategori arşivi: Çatışma
Proje Yönetimi ve Karar Verme Araçları (Decision Making Tools)
Karar Verme Araçları, şirketlerin karar verme sürecini organize eden, bu süreçteki rol ve sorumlulukları netleştiren ve kararların sahiplenilmesini sağlayan araçlardır. Kimin girdi sağlayacağını, kimin takip edeceğini, kimin yapacağını belirlerler.
Karar verme sürecinin net ve basit olması daha iyi sonuç ve etkin bir yönetim sağlar.
Karar verme sürecinde 5 adet rolden bahsedebiliriz;
- Öneren : Gerekli ön bilgiyi toplayıp karar verilmesi gereken konuyu ortaya çıkaran ve önerendir.
- Destekleyen: Kararı destekleyen ya da ertelenmesi konusunda öneri getirendir.
- Gerçekleştiren: Alınan kararın gerektirdiği işleri yapandır.
- Girdi Sağlayan: Öneren’e karar konusunda girdi sağlayandır.
- Karar Veren: Son noktayı koyan, şirketin aksiyona geçmesi için gerekli onayı verendir.
Proje, Program, Portföy Yöneticileri veya Proje Ofisi Müşteri Karar Verme sürecinde aşağıdaki maddelere dikkat etmelidirler;
- Portföy, Program veya Proje ile ilgili kararları tek bir kişinin vermesi ve şirket içi yetkisinin o kararı almaya yeterli olması gerekir.
- Portföy, Program ve Projelerde karar gerektiren öneriyi tek kişi hazırlamalı, gerekli girdileri sağlamalı ve süreci takip etmelidir.
- Rol ve sorumluluklara ilişkin istisnalar (yasal kararlar durumunda vb.) tanımlanmalıdır.
- Doğru kararın verilebilmesi için gerekli doğru girdi, yeterli bilgi, deneyim ve uzmanlıktaki kişiler tarafından sağlanmalıdır.
- Kararı gerçekleştirecekler sürece erken dahil edilmeli, hem planlama hem de olası problemlerin yaşanması önlenmeye çalışılmalıdır.
- Karar kayıtları tüm süreç boyunca tutulmalıdır.
Nerede kullanılır;
- Portföy, Program ve Proje Seçimi, Onayı,
- Portföy, Program ve Proje Sponsor, Yönetici ve Ekip Seçimlerinde,
- Portföy, Program ve Proje’nin ilerleyişini güvenceye almak için gerekli merkez ve saha gibi farklı paydaşlar arasındaki etkileşimlerde,
- Karar verme konusunda kararsızlığın veya geç karar alınmasının süresel ve bütçesel olumsuzluk yarattığı tüm süreçlerde,
- Kararların kalitesinin artırılmak istendiği noktalarda,
- Daha hızlı olunması gereken süreçlerde,
- Kritik kararların (bütçe artırımı, ek personel alımı vb.) daha sağlıklı alınmasını sağlamak için,
- Karar kalitesini artırarak çalışan motivasyonunu yükseltmek için,
- Olası çatışmaları azaltmak için,
- Dinamik ortamrda hızın yanısıra esnekliğin kazanılması için,
- Departmanlar arası ortak bir dil oluşturmak için kullanılır.
Proje Yönetimi ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (Customer Relationship Management)
Müşteri İlişkileri Yönetimi – Customer Relationship Management (CRM)’i basitçe tanımlamak gerekirse müşterileri anlamak, beklentileri hızlı ve zamanında yanıtlama süreci diyebiliriz.
CRM teknolojileri müşterilere yönelik büyük verileri saklama ve yönetme olanağı sunarak firmaların gerekli stratejileri üretmelerini sağlarlar.
Toplanan veriler CRM odaklı bir yaklaşımla incelendiğinde müşteri ile yaşanan süreçlerdeki problemler tespit edilebilir, müşterinin tekrar gelmesini sağlayıcı taktikler geliştirilebilir.
CRM verileri müşterilerin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yeni bakış açısı sağlarken, hedef müşteri grupları için özelleştirilmiş ürünler ortaya çıkarılmasını sağlarlar.
Proje, Program, Portföy Yöneticileri veya Proje Ofisi Müşteri İlişkileri Yönetimi yapmak istiyorlarsa;
- Proje sürecinde, proje müşterilerisi ile yaşanan stratejik sıkıntı noktalarını tanımlamalıdırlar. Müşteri onayını geciktirici ya da memnuniyetini sağlamayan büyük etkisi olan sıkıntılara odaklanılmalıdır.
- Hangi CRM verilerinin bu sıkıntıları giderebileceğini belirlemeli, bu verileri elde etmenin maliyetini göz önündetutmalıdırlar.
- Uygun teknoloji platform seçilmeli, toplanan verilerin nasıl değerlendirileceği ve kullanılacağı konudusunda eğitimler vermelidirler.
- Elde edilen veriler doğrultusunda sağlanan gelişimlerin faydalarını sayısal olarak yönetime aktarmalıdırlar.
- CRM çalışmalarına katılım teşvik edilmeli, ödüllendirme yapılmalıdır. Müşteri odaklı yaklaşımın kurum için benimsenmesi için aktiviteler planlanmalıdır.
- CRM süreci izlenmeli ve ölçümlenmelidir. Müşteri görüşleri alınmalı ve proje, program sonunda ilgili paydaşlarla paylaşılmalıdır.
Nerede Kullanılır?
- Proje onay süreçlerindeki problemleri gidermek,
- Proje tahminlerini gerçekçi yapabilmek,
- Proje gereksinimlerini netleştirmek ve kapsamı tanımlamak,
- Proje ekibi ile müşteri iletişimini güçlendirmek,
- Sonraki projelerde aynı hataların yapılmasını engellemek,
- Portföy, Program ve Proje süreçlerini geliştirmek,
- Metodolojinin etkinliğini değerlendirmek,
- Tedarik sürecini iyileştirmek,
- Proje ve Ekip performansını geliştirmek,
- Riskleri öngörebilmek,
- Müşteri geri dönüşünü sağlamak için kullanılır.
Hayatımı Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı – Gökrem Tekir – Savaş Şakar çıktı. Bilgi almak ve İMZALI kitap siparişi vermek için tıklayınız.
Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapçılarda yoktur.
Dinlemeyi Bilmek
Dinleme;
C => Concern-Dikkat
T => Appropriate Timing-Zamanlama
I => Involvement-Katılım
V => Vocal Tones-Ses Tonu(%38)
E => Eye Contact-Göz Teması
L => Look –Vücut dilini incele
I => Interest-İlgilen
S => Summarize-Özetle
T => Territory-Alanı yönetmek
E => Emphaty
N => Nod-Anladığını göster
Yalancıyı yakalamak
Herkes kendinden sorumludur ve diğerlerinin ne kadar etik davranıp davranmayacağını kontrol edemezsiniz. Birisi siz kandırmaya ya da yanıltmaya çalıştığında onu uyarır mısınız? İşte şimdi size kandırmaya çalışanların neler yaptığından bahsedeceğim.
Aslında bu tip kötü davranışlar yalan söyleme davranışı ile bağlantılıdır. Ses tonu, vücut dili, göz hareketleri vb. belirli ipuçları verir. Bazıları bu konuda o kadar uzmanlaşmışlardır ki yalan makinesi olmadan anlamanız mümkün değildir. Ama burada size söyleyeceklerim belki biraz olsun işinize yarar.
Birinci olarak çok dikkatli bir şekilde karşınızdakini izlemeniz, kurduğu cümleleri çok iyi dinlemeniz gerekmektedir. Söylediği ya da söylemediği, nasıl söylediği ya da söylemediği önemlidir.
Bakalım neler yapıyorlarmış;
Önyargılar, ihtiyaçlar ve istekler
Hepimizin önyargıları, inançları ve istekleri vardır. Bunları bilen biri bunları kullanarak vermek istediği mesajı sizin ikna olacağınız şekilde verebilir. Eğer tam anlamıyla sizin istek ve inançlarınızla örtüşen şeyler içeren mesaj alıyorsanız şüphelenebilirsiniz.
Karmaşıklaştırma
Bazı durumlarda karşınızdaki özel ve teknik terimler kullanarak konuyu karmaşıklaştırabilir ve çok önemliymiş ya da önemsizmiş gibi göstererek asıl noktadan uzaklaşmanızı sağlayabilir. Örneğin saat 11:00’de Ahmet’in hala gelmediğini söyleyerek sizi kışkırtabilir ama ya Ahmet 11:01’de gelmişse…
Tutarlı belirsizlik
Anı şeyi hep farklı şekillerde söyleyerek yalanın gizlenmesidir. Siz aynı konuda sürekli farklı bir şey duyduğunuz için farklı bir şeyler olduğunu düşünebilirsiniz.
Gözünüzün yemediği problemlerle baş etmek
Bazı problemlerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsanız korkmanız kaçınılmazdır. Bu sebeple bu tip problemlerle sizi yüz yüze getirecek şeylerden kaçarsınız. O halde gerçekten korkutucu problemlerle nasıl uğraşılmalı?
Birilerine bir şey söylemeye hiç çekindiğiniz olur mu? Problemlere karşı tahammülsüz ve ters yaklaştıkları için sizin sessiz kalmanıza ve hatta yalan söylemenize sebep olanlar var mı çevrenizde? Hatta bir şeyler sorduğunuzda sizi bilgisiz ve yetersiz olarak değerlendirecekleri korkusuyla bir şeyler sormaya çekindiğiniz kimseler var mı?
Bu tip insanların yarattığı sonuçlar bellidir: sessizlik yada kişinin kendi kafasına göre davranması. Çünkü bazen işi yapmanın stresi onunla ilgili şeyleri dile getirme stresinden daha azdır. Sonuçlarına katlanmak bile daha az üzücü olabilir.
Zor bir problemle karşılaştığınızda bunun nedenlerini sorgulamak ve problemi ilgili kişiye iletebilmeniz problemin çözümü için en gerekli şeydir. Bunun içinde tüm olumsuzluklara rağmen beyninizi kullanarak bir çözüm bulabilmeniz gerekir.
Öncelikle size karşı olan olumsuz tavırların “beyninizi kapattığını” ve sizi strese soktuklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden öncelikle bu duruma gelip gelmediğiniz konusundaki belirli sinyalleri anlayabiliyor olmanız gerekir ;
-
Birdenbire terliyor yada üşüyorsanız
-
Elinizin içi birden çok sıcaklaşıyor yada soğuyorsa
-
Kaslarınızda gerginlik hissediyorsanız
-
Kalp atışlarınızı hızlanıyorsa
-
Çok sık acıkıyor yada mideniz bulanıyorsa
-
Erken kalkıp, geceleri uykusuzlık çekiyor, gün içinde kestirme ihtiyacı duyuyorsanız
-
Yeterki beni dinleyen olsun diye herkesle konuşmaya çalışıyorsanız
-
Yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsanız sıkıntılar başlamış demektir.
Öncelikle yapmanız gerekenler;
-
Kendinize güvenli ve rahat bir yer bulun
-
Derin nefes alıp verin
-
İstediğiniz zaman durabileceğinizi kendinize söyleyin
-
Zor olacak olası konuşmayı hayal edin ve neyi nasıl söyleyebileceğinizi düşünün
-
Her defasında sizin karşınızdakinin tavrına göre vereceğiniz cevapların geliştiğini göreceksiniz. Bu yüzden gerekiyorsa bu konuşmayı öncebir iş arkadaşınızla yapın.
Konuşmayarak ya da sormayarak bir yere varamayacaksınız. Sadece nasıl konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekir ya da oradan uzaklaşmanız.
Karşınızdakini tavrı sizi gerçekten olumsuz etkiliyorsa vesiz elinizden gelen her şeyi yaparak iletişim kanalını sağlıklı bir hale getiremiyorsanız “neden hala orada olduğunuzu” düşünmeye başlamalısınız. Eğer mazoşist değilseniz ve azda olsa özgüveniniz varsa kendinize daha doğru bir yol çizmek için bir an önce kolları sıvamanız gerekir.
Öfke sizi kontrol etmemeli
Çok mu negatifsiniz? Herhangi bir şey aksi gittiğinde birden parlıyor, kızıp, bağırıp çağırıyor musunuz? Yaşadığınız aksiliklerde “Hep benim mi başıma geliyor? Hiç adil değil?” diye düşündüğünüz oluyor mu? Aksilikler üst üste geldiğinde kendiniz çok şanssız hissettiğiniz oluyor mu? “Artık burama kadar doluyum” deyip ilk aksilikte kaşınızdakine patladığınız oluyor mu?
Hepimiz zaman zaman bu tip durumları yaşıyoruzdur diye düşünüyorum. Özellikle iş dünyasına ilk girildiğinde deneyimsiz arkadaşlar bazı durumları felaket gibi algılar ve dünyanın sonunun geldiğini düşünürler. Bunun sebebi iş dünyasının dinamiklerini henüz yeterince tecrübe etmemiş olmalarıdır. Eğer siz yaşadığınız bu olumsuz durumlara ters ve tepkili yanıt verdiğinizde bir süre sonra yöneticilerinizde sizden bir şey istemeye çekinirler. Bu her ne kadar iyi bir şey gibi gözükse de aslında yükselebilmeniz ya da geleceğiniz açısından aynı zamanda kötü not aldığınızın göstergesidir.
Negatiflik çoğu zaman köşeye sıkışmışlığın doğal sonucudur. Hele birde pesimist(kötümser) iseniz enerjinizin çoğunu mutsuzluğunuz için harcamaya çalışırken bulursunuz kendinizi. Çevreleri tarafından bu tip insanlar çok sevilmezler çünkü hayata kara bir gözlükle baktıkları için insanların ihtiyaçları olan pozitifliklerini emerler. Üstelik negatifliğin getireceği kötü davranışlar bulaşıcı hastalık gibi yayılırlar ve bununla mücadele giderek zorlaşır. Hatta bir çok kişi kendi negatifliğini başkalarına geçirip rahat bir nefes alırken kurban olan kişi karanlığı ile başbaşa kalır.
Sizi demotive edebilecek durumlarda motive kalabilmeniz için gereken kontrol elinizin altındadır. Söylemek istediğim sizi çok üzecek bir şey olduğunda gülücükler atarak gezmeniz değil elbette fakat öfkeyi yad a üzüntüyü barış içinde karşılamak önemli.
Bazı durumlar insan doğamız gereği bizi sinirlendirirler. Bu tip bir durumda hemen öfkelenip tepkinizi gösterebilirsiniz. Ancak böyle bir durumda olası sonuçları iyi değerlendirmediğiniz için olumsuz geri dönüşler yaşayabilirsiniz. Öte yandan çok sinirlenmediğinizi farkedip hani içinden 10’a kadar sayderler ya işte o şekilde kendinize biraz zaman ayırıp “Bu öfke ile şimdi ne yapmalıyım?” diye biraz düşünürseniz inanın sonuçları çok farklı olacaktır.
Öncelikle kızgınlığınız tasvip etmediğiniz bir şeyi gösteriyordur ve sizin buna tepki vermeniz sonucu değiştirmeyecektir. Kontrolünüzü kaybetmeden, sonucu değiştirmeye yönelik ya da aynı hatanın tekrarlanmasını önleyici bir şeyler yapmak önemlidir. Bazen tatlı ve nazik bir cümle en ağır küfürden daha etkili(ağır) olabiliyor.
Eğer kontrolünüzü kaybettiğinizi hissederseniz, yanında bulunduğunuz kişilerden müsade alarak kısa bir ara verebilirsiniz. Kendinizi o durumdan uzaklaştırdığınızda farklı ve daha iyi düşünebilirsiniz. Bazen sizin kontrolü kaybetmeniz için karşınızdaki sizi zorlar. İşte bu durumda kazanmanın sadece öfkelenmek ya da kızmak olmadığını biliyor olmanız önemlidir. Unutmamalısınız ki haklı bile olsanız yanlış çıkışınız ve tavrınız akıllarda kalacaktır. Sizi en kısa sürede sakinleştirecek olan şeyi düşünmeli ya da yapmalısınız.
Bazen kızgınlığımızı fiziksel olarak göstermek isteriz. Öyle bir durumda işinizden ya da evden çıkın sizi kimsenin görmeyeceği ve duyamayacağı bir yerde avazınız çıktığı kadar bağırın. (Ben arabada giderken müziği çok açıp bazen yapıyorum ve çok işe yarıyor)
Karar verme ve Karşı Saldırı
Bir çok işimizde yeterince bilgi sahibi olmasakta karar vermek zorunda kalırız. Kafamızın içinde iyi-kötü olasılıkları düşünür bir tercih yaparız. Şimdi bu tip durumlarda verilecek kararların mantıklı ve doğru olması için kullanılan bir teknikten bahsedeceğim. Aslında teknik “mantıksız düşünmeyi öneren” bir yöntem. Gerçi böyle söyleyince biraz korkutucu olmasına rağmen işe yaradığıda bir gerçek.
Nalan, Galip’in sözünü kesti “Bunun gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Bütçemiz olsa bile 30 adamı alacak vaktimiz yok ki.”
Galip savunmaya geçti. “Ben zaten böyle bir şey önermiyorum. Benim söylediğim eğer bu tamamlanma tarihlerine uyacaksak 30 kişiye daha ihtiyacımız olacağıdır. ”
Burada Galip defansa geçme oyununu oynayarak hem durumu orijinal noktasına çekti, hemde Nalan’ın çarpıtarak başlatmaya çalıştığı çatışmayı engelledi. İşte teknik bu. Bu teknik ile karşınızdakinin pozisyonunu onu yanlış çıkaracak bir hale getirebilirsiniz. Bunu yaparken ortaya konması gereken istenmeyen sonuçlardır. Birisinin yaptığını yanlış olduğunu söylemektense yapıldığında ortaya çıkabilecek olası olumsuz durumları söylemek onunda sizin doğrultunuzda düşünmesini sağlayabilecektir.
Aslında bu tipte davranışları hepimiz zaman zaman yapmaktayız ama bir teknik olarak yada kasıtlı olarak değil tabiki. Bilinmesi gereken insanlar ne zaman bu yola başvururlar ve siz buna hazırlıklı mısınız?
Hayal kırıklığı
Bir tartışma esnasında bir çok sebepten hayal kırıklığı oluşabilir karşı taraf bu yöntemi tercih edebilir.
Eğer birisi sizin işinizi tanımlıyor ya da yerinizde gözü varsa
Birisi sizin iş tanımınızı yapıyor ise bu noktada altını çizeceği, vurgulayacağı, özellikle söylemesi ya da söylememesi gereken şeylerde davranacağı seçicilik çok önemlidir. Belki karşı tarafın hiç sevmeyeceği ya da hoşlanmayacağı bir kelime ile sizi zor duruma düşürebilir. Kendi iş tanımınızı kendiniz yapmaya çalışın.
Kesinlikle söylemedim
Eğer bir konuya açıklık getirmek ya da daha önce söylediğiniz bir şeyi inkar etmek istiyorsanız size karşı bu tekniğin kullanıldığı zamandan iyisi yoktur. Eğer söylediğiniz bir şey yüzünden köşeye sıkıştırılmaya çalışıyorsanız, karşı tarafın argümanının dayanak noktasını başka yöne çevirmelisiniz.
Çatışmanın Odağı Olmak

Çatışmalar, profesyonel ya da kişisel olabilir. Bazı ekiplerde çatışma, tek bir kişi üzerinde yoğunlaşır.
Jale kapının çalındığını duydu. “Girin” dedi. Gelen Tahsin’di ve neşesiz duruyordu. Eğer göründüğü gibi hissediyorsa bu Tahsin’in aynı şekilde 2 günde 2. ziyareti olacaktı. Tahsin’e döndü ve “Lütfen” diyerek sandalyeye oturmasını rica etti.
Tahsin oturdu. “Başka bir yere atanmak istediğimi bildirmek için geldim.”
Jale her zaman öncelikle iyimser olmayı tercih ederdi. Metro projesi, Jale ve ekibinin 2. projesiydi ve daha önceki Tramvay projesi çok başarılı tamamlanmıştı. Jale çok sonradan fark ettiği üzere Reyhan ve Tahsin Tramvay projesinde birbirleri ile çatışmışlardı. Metro projesi bu sebeple bir krize doğru gidiyordu.
Jale, Reyhan’ı elinde tutmak istiyordu çünkü işin teknoloji tarafından o sorumluydu ama bu diğerlerini kaybedebileceği anlamına gelmiyordu.
Jale, Tramvay projesinde Reyhan’la görüşmeden elinden bazı işlerini alıp nefret ettiği bazı işleri ona yüklemişti. Jale, aynı sorumlulukları Metro projesine de taşıyınca aylardır kızgın olan Reyhan çok alıngan, kızgın ve sinirli tepki verir duruma gelmişti.
Jale, yaşanan problemlerin üzerine tek tek gitmektense giderek dolan ve taşmak üzere olan bir problemin yaratıcısı durumuna dönüşmüştü. Reyhan çatışmaya odaklansa ya da Reyhan ile ilgili kısım çözülse bile bu problemin küçük bir parçası idi.
Çatışmalara odaklanmak gerekli bir görev olabilir ve herhangi biri yapabilir.
Reyhan tanımlı hasta idi ve sistemdeki dengesizlik sonucunda kızgınlık semptomları göstermekteydi. Ekip problemi Reyhan’da görmekteydi ama problemi yaratan ve sürdürende kendileriydi.
Grup içi çatışmaların bazı ortak noktaları vardır. Olayın merkezinde görülenler (tanımlı hasta) aslında ikincil olarak işe dahildirler. İkinci derecedeymiş ya da yardımcı gibi görünenler ise asıl sorumlu olup sorunu büyüten ve sürdürenlerdir.
Reyhan yeniden atanmış ve bu hem kendisine ve ekibe hem de Metro projesine pahalıya mal olmuştu. Tahsin ve Tarkan birlikte ve yakın bir şekilde çalışmaya devam etmişler, aralarındaki çekişmeyi bir süreliğine durdurmuşlardı. Ama Metro projesi gecikmişti.
Eğer sistemin parçası iseniz gerçekten ne olduğunu anlatamayabilirsiniz. Doğru kişinin dışarıdan izlemesi en iyisi olacaktır. Bunu ne kadar erken yaparsanız o kadar erken rahat edersiniz.
Çapraz Ateşte Kalmak

Diyelim ki bir şirketi, ekibi ya da departmanı yönetiyorsunuz. Sizinle çalışan 2 kişi birbirleri ile çatışma içindeler. Gelen raporlar birbirlerini suçlar nitelikte. Ne yaparsınız? Onlarla dövüşür müsünüz? Onları durdurur musunuz? Her ikisine de ateş açar mısınız?
Mehmet, Elvan’dan gelen mektubu aldığında biraz yüzü asılmıştı. Zarfta “Gizlidir” ibaresi vardı. “Yine mi?“ dedi içinden. “Selim ile Elvan arasında sürüp giden çatışmaya ilişkin bir not daha” diye düşündü. Okuması gerektiğini ama ciddi zaman kaybı olacağını düşünüyordu. Derken telefon çaldı ve kimin aradığına bakmadan telefonu kaldırdı “Merhaba, ben Mehmet”
Arayan Selim’di. “Gördünüz mü? Bu gerçekten çok fazla oldu. İnanamıyorum…”
Mehmet, Selim’i durdurdu. “Biliyorum, tekrar etme. Ne e-posta ne de yazı göndermenizi istemiyorum. Şimdi çık ve güzel bir yürüyüş yap. Yarın her ikinizle beraber bir toplantı yapacağım ve bu çocukça çekişmeyi geride bırakacağız.” dedi.
Mehmet, iki yöneticisi olan Elvan ile Selim arasında kalmıştı. Şu aşamada Mehmet 2 tane doğru şey yapmıştı: Barış yapılmasına ilişkin niyetini göstermiş, Selim’in karşı ateş açmasını engellemişti.
Şimdi hem elemanlarını kaybetmemeli hem de işlerin yürümesini sağlamalıydı. Ne yapılabilirdi;
Harekete geçin
Çatışmanın devam etmesine müsaade etmeyin. Siz harekete geçmezseniz çatışmayı teşvik etmiş olursunuz. Çatışmayı neyin ortadan kaldırabileceğine odaklanın.
Ateşkes ilan edin
Öylelikle durumu daha karmaşık hale getirmekten kurtulursunuz.
Kendi rolününüzü değerlendirin
Eğer iki kişi kişisel bir çatışma içindeyse ve siz bu çatışmanın parçası olarak kendinizi görmüyorsanız, parçası değilsinizdir. Ama tek çözüm noktasıysanız kaçarınız yok demektir.
Kolaylaştırıcıları devreye alın
Bazen danışmanlık firmaları ya da diğer departmanlar tarafsız göz olarak bazı olayları ele alıp, çözüm getirebilirler. Kendiniz denemeyin. Bunu bir diş hekiminin diğer diş hekimine gidişi olarak düşünün.
İlk toplantıyı açıklayıcı yapın
İlk toplantıda çözüme gitmeyi hedeflemeyin. Önce ne olup bittiğini iyice masaya yatırılmasına gayret edin. Büyük olasılıkla her iki çalışan da kendi haklı bakış açılarını dile getireceklerdir. Bakış açılarını objektif bir şekilde değerlendirmeye çalışın.
İki kişinin çatışması diğerlerine örnek olabilir. Yaşanan çatışmanın sebep ve çözümünün şirket içerisinde emsal kabul edileceği anlamına gelebilir. Bu yüzden çözümlerin kalıcı ve doğru olması çok önemlidir.








