Kategori arşivi: Proje Yönetimi

Proje Yönetimi ile ilgili yazılar

Projelerde Etik İkilemler

Projelerde yaşanabilecek etik ikilemler genellikle karmaşık durumlar ve çelişkili değerler arasında seçim yapmayı gerektirir. İşte bazı yaygın örnekler:

  1. Kaynakların Kısıtlı Dağılımı: Projede sınırlı kaynaklarla (zaman, para, insan gücü) en iyi nasıl başa çıkılacağına karar vermek gerektiğinde, hangi projenin öncelikli olduğunu veya hangi projenin feda edileceğini belirlemek zor olabilir.
  2. Gizlilik ve Şeffaflık: Müşteri veya iş ortağından elde edilen hassas bilgileri koruma gereği ile projenin ilerleyişini paydaşlarla şeffaf bir şekilde paylaşma ihtiyacı arasındaki denge.
  3. Kalite Kontrolü ve Bütçe Baskısı: Projede kalite standartlarını koruma arzusu ile bütçe kısıtlamaları veya zaman baskısı arasındaki çatışma. Kalitenin düşürülmesi, uzun vadede daha fazla maliyet ve itibar kaybına yol açabilir.
  4. Çıkar Çatışmaları: Projenin çıkarına olan bir durumun proje ekibi veya bir departmanın aleyhine olması durumu. 
  5. Çalışanlara Karşı Adalet: Proje ekibindeki bazılarının çok bazılarının daha az çalışması, kolay ya da zor iş dağılımını ayarlama
  6. Yasal ve Etik Standartlar Arasındaki Çatışma: Yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi ile etik standartları koruma arasında kalan durumlar. Örneğin, bir projede yasal olarak izin verilmiş ancak etik olarak sorunlu olan bir malzeme kullanımı.
  7. Çevresel Etkilere Karşı Sorumluluk: Proje sırasında çevreye zarar verme potansiyeline sahip faaliyetlerde bulunmamak için maliyetleri yükseltmek ya da çevreye zarar vermek
  8. İşçi Güvenliği ile Maliyet Yönetimi: İşçi güvenliğini artırmak için gerekli ek yatırımların proje bütçesine olan etkisi.
  9. Tedarik Zinciri Etikliği: Düşük maliyetle malzeme sağlamak amacıyla etik olmayan tedarikçilerle çalışma.
  10. Entelektüel Mülkiyet Hakları: Proje sırasında başka bir şirketin fikri mülkiyetini kullanma veya benzeri bir ürün geliştirme ile ilgili ikilemler
  11. Kültürel Hassasiyetler: Proje ekip üyelerinin farklı kültürel norm ve değerlerine saygılı kalarak projenin verimliliğini koruma arasındaki denge.
  12. Yalanlar ve Yanıltıcı Bilgiler: Proje bilgilerini doğru veyan lış vermenin olası sonuçları konusundaki kararsızlık.
  13. Zaman Baskısı Altında Kaliteyi Koruma: Sıkı teslim tarihleri nedeniyle kaliteden ödün verme baskısı.
  14. Bilgi paylaşımı: Hangi bilginin, kiminle, ne zaman ve ne şekilde paylaşılacağı 
  15. Yönetim ve Müşteri Talepleri: Proje finansmanını sağlayan sponsorun veya müşterinin birbiriyle çelişen veya etik olmayan talepleri karşısında duruş göstermek.
  16. Üst Yönetim Baskısı: Üst yönetimin projeye yaptığı baskının etik standartlarla çatışması.

Bu tür ikilemler, projelerin yürütülmesinde sıkça karşılaşılan zorluklardır ve proje yöneticilerinin etik prensiplere dayalı sağlam karar verme yeteneklerini gerektirir. Etik karar verme süreçleri genellikle duruma özgü değerlendirmeler ve dikkatli düşünmeyi gerektirir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Yaşanan Etik Sorunlar

Projelerde yaşanabilecek etik problemler geniş bir yelpazeye sahip olabilir ve bu problemler projenin doğası, sektörü ve içinde bulunduğu kültürel çevre gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir. İşte projelerde karşılaşılabilecek bazı yaygın etik problemler:

  1. Çıkar Çatışması: Fonksiyonel Yöneticiler, Proje yöneticileri veya takım üyeleri, kişisel çıkarlarını projenin çıkarlarının önüne koyabilirler.
  2. Gizlilik ve Veri Koruma: Proje içerisinde elde edilen veya kullanılan hassas bilgilerin yanlış ellere geçmesi veya kötüye kullanılması.
  3. Şeffaflık ve Raporlama: Projelerdeki ilerlemelerin ve finansal durumların doğru bir şekilde raporlanmaması, yanıltıcı bilgiler verilmesi veya önemli bilgilerin saklanması.
  4. Kalite Standartlarına Uymama: Proje çıktılarının kabul edilen standartlar veya yasalar çerçevesinde tamamlanmaması. 
  5. Ekip Üyelerine Karşı Adil Olmama: Proje yöneticisinin ekip üyeleri arasında ayrımcılık yapması veya bazılarını kayırması.
  6. Kaynakların Yanlış Kullanımı: Proje için ayrılan kaynakların kişisel çıkarlar için kullanılması veya israf edilmesi.
  7. İş Güvenliği ve Çalışma Koşulları: Proje ortamında güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanmaması
  8. Çevresel Etkiler: Projelerin çevresel etkilerinin göz ardı edilmesi veya bu etkilerin hafife alınması
  9. Fikri Mülkiyet Hakları: Başkalarına ait fikri mülkiyetin izinsiz kullanımı veya projenin fikri mülkiyet haklarının korunmasındaki ihmaller.
  10. Yanıltıcı Tanıtım: Projeye dair gerçeği yansıtmayan veya yanıltıcı bilgilerin kullanılması.
  11. Haksız Rekabet: Rakip şirketlere karşı etik olmayan stratejiler kullanma, rekabet kurallarına aykırı davranışlar.
  12. Sözleşmelere ve Anlaşmalara Uymama: Sözleşme koşullarına uymama
  13. Sözleşme Yönetimi ve Adil İhale: Proje için ihale sürecinin adil bir şekilde yönetilmemesi, belirli tedarikçilere haksız avantaj sağlanması veya rüşvet gibi uygunsuz finansal anlaşmalar.
  14. Eşit Fırsat ve Çeşitlilik: Proje atamalarında, cinsiyet, ırk, din vb. faktörlere dayalı ayrımcılık yapılması.
  15. Raporlamada Doğruluk: Proje sonuçlarının manipüle edilmesi veya gerçeği yansıtmayan verilerle raporlama yapılması
  16. Müşteri ve Paydaş İlişkileri: Müşteri veya paydaşların yanıltılması, yanlış bilgi verilmesi veya ihtiyaç ve beklentilerinin göz ardı edilmesi.
  17. Profesyonel Davranış Standartlarına Uymama: Mesleki davranış kurallarına ve endüstri standartlarına aykırı hareket etme, yetersiz deneyim veya bilgiyle kritik görevler üstlenmek.
  18. Bilgi Güvenliği İhlalleri: Proje sırasında duyarlı bilgilerin korunmaması veya bu bilgilere yetkisiz erişim sağlanması
  19. Proje Sonuçlarının Şişirilmesi: Projenin başarısını abartmak veya projenin etkilerini olumlu yönde yanıltıcı bir şekilde göstermek. 
  20. Üçüncü Parti Yönetimi: Üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarla etik olmayan anlaşmalar yapmak veya bu tür kuruluşlarla çalışırken şeffaf olmamak.
  21. Zaman ve Kaynak Yönetimi: Projeye ayrılan zaman ve kaynakların etik olmayan şekilde kullanılması, projeye ayrılan zamanın kişisel işler için kullanılması.
  22. İç Denetim ve Gözetim Eksikliği: Projede yeterli iç denetim ve gözetim mekanizmalarının olmaması, üstünkörü yapılması, hataların örtbas edilmesi
  23. Yasa ve Yönetmeliklere Uymama: Projede, ilgili yasa ve yönetmeliklere kasıtlı olarak uyum sağlamama
  24. Çalışan Haklarına Saygısızlık: Çalışanların haklarının ihlal edilmesi, aşırı çalışma saatleri, uygunsuz çalışma koşulları veya mobbing vb. davranışlar.
  25. Bilgi Manipülasyonu: Projeye dair karar verme süreçlerinde kullanılan bilgilerin manipüle edilmesi veya önemli verilerin gizlenmesi.
  26. Sağlık ve Güvenlik İhlalleri: Projelerde, çalışanların sağlık ve güvenliğini koruyucu önlemlerin yeterince alınmaması. 
  27. Yanıltıcı Sözleşme Koşulları: Anlaşma veya sözleşme koşullarının, taraflardan birini veya birkaçını yanıltıcı veya haksız yere dezavantajlı duruma düşürecek şekilde tasarlanması.
  28. Tedarik Zinciri Sorunları: Tedarik zincirindeki şirketlerin sosyal veya çevresel standartlara uymaması
  29. Etki Değerlendirme Eksiklikleri: Proje sonuçlarının sosyal veya çevresel etkilerinin doğru bir şekilde değerlendirilmemesi, projenin neden olabileceği olumsuz etkilerin göz ardı edilmesi
  30. Rekabet Yasalarına Uymama: Rekabet yasalarının ihlal edilmesi, manipülasyon veya rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar yapılması.
  31. Projede Karar Alma Süreçlerine Dış Müdahale: Projede karar verme sürecine dışarıdan müdahalelere izin verilmesi, politik veya finansal baskılar altında kararların değiştirilmesi.
  32. Projede Sosyal Sorumluluk Eksikliği: Projelerin sosyal sorumluluk normlarına uygun olarak yürütülmemesi, toplumun ihtiyaç ve haklarının göz ardı edilmesi.
  33. Telif Haklarına Uymama: Proje kapsamında kullanılan materyallerin telif haklarına uygun olmaması, izinsiz içerik kullanımı.
  34. Dürüstlük Eksikliği: Projelerde dürüst olmayan davranışlar, proje sonuçları veya performans hakkında yanıltıcı bilgiler vermek.
  35. Yetki Aşımı: Proje yöneticilerinin veya ekip üyelerinin yetkilerini aşarak, yetkili olmadıkları konularda kararlar almaları veya eylemlerde bulunmaları.
  36. Kaynakların Adaletsiz Dağılımı: Projeye tahsis edilen kaynakların, bütçe ve zamanın adil olmayan bir şekilde dağıtılması.
  37. Dokümantasyon Eksiklikleri: Proje dokümantasyonunun eksik, yanlış veya yanıltıcı şekilde tutulması
  38. Hak Sahiplerinin Görmezden Gelinmesi: Projelerde hak sahiplerinin çıkarlarının dikkate alınmaması veya ihmal edilmesi.
  39. Zararlı Ürün veya Hizmetler: Bilinçli olarak topluma zarar verebilecek ürün veya hizmetlerin üretilmesi veya sunulması.
  40. Kayıt Dışı Çalıştırma: Projelerde resmi olmayan, kayıt dışı iş gücü kullanımı.
  41. Emek Sömürüsü: Çalışanların aşırı veya düşük ücretlerle çalıştırılması 
  42. Önyargılı Teknoloji Kullanımı: Teknoloji çözümlerinin, belirli grupları dışlayacak veya zarar verecek şekilde tasarlanması veya kullanılması.
  43. Yasal Olmayan Faaliyetler: Projelerde yasa dışı veya düzenleyici kurallara aykırı faaliyetlerde bulunulması.
  44. Kültürel ve Toplumsal Hassasiyetlerin İhlali: Farklı kültür ve toplulukların değerlerine ve hassasiyetlerine saygı göstermeme.
  45. Baskı ve İntimidasyon: Projelerde çalışanlara veya paydaşlara baskı yapılması veya onları korkutma taktikleri kullanılması.
  46. Güç ve politika: Paydaşların, proje yöneticisini projedeki hoşlanmadıkları veya tercih etmedikleri yetenekli ekip üyelerini görevden almaya zorlaması

Bu tür etik sorunlar, projenin başarısını tehlikeye atabileceği gibi, şirketin itibarına ve hukuki durumuna da zarar verebilir. Proje yöneticileri ve takımlarının, etik kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmaları ve olası etik sorunları önlemek için proaktif davranmaları önemlidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Sponsoru ve Sponsorluk Tipleri

Role of a Project Sponsor — 5 Key Characteristics | LSA Global

Proje Sponsoru birincil risk alan kişi/grup olup projenin sahibidir. Sponsor, projeden beklenen tüm faydaların gerçekleştirilmesini sağlamakla görevlidir. Sponsor, proje yürütme komitesine başkanlık eder, risklerin uygun şekilde yönetilmesini, projenin karşılaştığı engellerin ele alınmasını sağlar ve Proje Yöneticisinin kendisine karşı sorumlu olduğu kişidir.

Dört sponsor tipi sayılabilir;

  • Etkili sponsor: Etkili sponsor ne yapacağını bilir ve bunu yapacak yürütme gücüne ve kaynaklara sahiptir;
  • Etkisiz sponsor: Etkin olmayan sponsorun eğitiminde boşluklar olabilir ve/veya organizasyonda düşük bir seviyede olabilir;
  • Eksik sponsorluk: Eksik sponsor ya başka sorumluluklar nedeniyle projeye vakit ayıramayan ya da atanmayan
  • İsteksiz sponsor: İsteksiz sponsor tüm şartları karşılayabilir ancak sorumluluğu kabul etmek istemeyendir.

Etkili sponsor

Etkili proje sponsorunun değerini, projenin organizasyona sağladığı değer ve proje sponsorunun oynadığı rol belirler.

Etkili sponsorları bulmak zordur. Proje yöneticisi ve proje ekibi tarafından takdir edilen biri yada grup olmalıdır. Etkin sponsor, organizasyonda uygun kıdeme sahip olmalı, proje yöneticisiyle yakın işbirliği içinde çalışmalı, ona rehberlik edebilmeli, proje yönetiminin temellerini bilmeli, proje için destek ve kaynaklar konusunda gücü olmalı ve gerçeklere dayalı kararlar verebilmelidir. Projelerin büyüklüğüne ve karmaşıklığına bağlı olarak etkin proje sponsoru birden fazla projeye sponsor olabilir. Çoğu kuruluşta proje sponsorunun zaman kısıtlamalarına yol açabilecek başka sorumlulukları vardır. Etkin sponsor, zamanını doğru yönetebilecek ve gerektiğinde yardım alabilecek kişi ya da gruptur.

Etkili sponsorun proje yönetim ekibi tarafından karşılanması gereken bazı temel gereksinimleri vardır. Proje sürecine dahil olduklarını hissetmeye, sürekli olarak zamanında bilgi akışına ihtiyaç duyarlar, Proje Yöneticisine güvenmek isterler.

Etkisiz sponsor

Etkisiz sponsor, projenin zaman ve maliyet aşımları şeklinde başarısız olmasını ve kuruluşun stratejik hedeflerini karşılayamama olasılığını büyük ölçüde arttırır. Aşağıda sıralanan çeşitli nedenlerden dolayı etkisiz olabilirler:

  • Proje sponsorunun projedeki “gerçek” rolüne ilişkin belirsizlik
  • Proje sponsorluğu konusunda yetersiz eğitim veya deneyim
  • Sponsor karar verme konusunda isteksiz/yetersiz olabilir
  • Sponsor organizasyonda etkili olamayacak kadar düşük bir seviyededir
  • Diğer yönetim yükümlülükleriyle çok meşgul ve proje ekibine vakit ayıramıyor olabilir
  • Sponsorun sorumluluklarından kaçınmak için daha az önemli konulara kasıtlı olarak zaman harcaması
  • Odak noktasını projeden uzaklaştıran kişisel meselelerle meşgul olması
  • Sponsorun, sponsor rolünü üstlenmek konusunda isteksiz olması

Bu nedenlerden bazılarının üstesinden gelinebilir. Örneğin sponsorluğun “neden” ve “nasılı” konusunda yeterince eğitim almamış ve öğrenmeye istekli biri eğitilebilir. Eğitim, kurs veya diğer deneyimli sponsorların iş başında eğitimi ilegerçekleştirilebilir. Deneyimli proje yöneticileri, “deneyimsiz” sponsora yardımcı olabilirler.

Karar verme konusunda isteksiz olan sponsorlar yönetim hiyerarşisinde de düşük seviyede olabilir. Proje Yöneticisi, kapsam yönetimi planı ile deneyimsiz sponsorun motivasyonunu ayrıntılı olarak ele alarak sorunu çözmeye çalışabilir. Bu istenen sonuçları vermezse veya sponsor etki yaratamayacak kadar düşük seviyedeyse, Proje Yöneticisi endişeyi ve proje üzerindeki olası olumsuz sonuçları tartışmak için kuruluşun yönetim ekibinin güvenilir bir üyesine başvurmak zorunda kalabilir.

Projeyle ilgili konularla ilgilenmek için yeterli zamanı olmayan sponsorlar, sponsor ve proje yöneticisi arasındaki görüşmelerle ele alınabilir. Sebep sponsorun kendi konfor bölgesinde kalmak istemesi değilse, proje yöneticisi sponsorun sorumluluklarından bazılarını geçici olarak üstlenmeyi teklif edebilir, sponsor sorumlulukların bazılarını başka. Yöneticilere devredebilir.

Eksik sponsorluk

Eksik sponsorlukta, projenin ihtiyaç duyduğu sponsor sorumlulukları yerine getirilmez (bazen başlangıçtan itibaren veya projenin daha sonraki bir noktasında), çünkü bu pozisyona hiç kimse atanmamıştır. Aşağıdaki nedenlerden herhangi biri nedeniyle sponsorluk fonksiyonunda “eksiklik” olabilir:

  • Projeye henüz sponsor atanmaması
  • Mevcut sponsorun başka bir göreve atanması veya terfisi
  • Etkin olmayan veya isteksiz bir sponsorun görevden alınması
  • Üst yönetim sponsor atamayı gerekli görmemesi
  • Tıbbi veya ailevi acil durumlar
  • Sponsora başka projeler ve/veya sorumluluklar yüklenmiş olması.

“Eksik” sponsorluğun boşluğunu doldurmanın yolları vardır, ancak proje yönetim ekibine ek bir yük getirir. Proje yönetimi ekibi proje sponsoru olarak hareket edebilirler.

Sponsor pozisyonunun uzun bir süre boş kalması beklendiğinde sponsor sorumlulukları farklı yöneticiler arasında paylaştırılabilir. Alternatif olarak, proje ekibindeki yöneticilerin her biri belirli bir süre için, proje sponsoru vekili pozisyonuna geçebilir.

İsteksiz sponsor

İsteksiz sponsor, adından da anlaşılacağı gibi, bu sorumluluk pozisyonunda olmak istemeyen kişi ya da gruptur. Bu sponsorlar ilerlemeyi engelleyebilecek şekilde pervasızca davranabilirler veya pasif-agresif olarak, projebaşarısı için tehlike yaratabilirler. İsteksiz proje sponsorunun olması, etkisiz sponsordan veya eksik sponsorluktan daha kötüdür. Sponsorlar aşağıdaki nedenlerden herhangi biri nedeniyle “isteksiz” olarak adlandırılabilir:

  • Projenin kariyerleri için kötü olduğunu düşünmek
  • Proje süresince bağlı kalmak istememek
  • Projenin mevcut sorumluluklarını azaltacağını düşünmek
  • Projenin yapılmasını tercih etmemeleri
  • Projenin başarısız olacağına dair kehanetlerini gerçekleştirmek istemeleri.

İsteksiz sponsorlar proje başarısı üzerinde çok olumsuz etkilere sahip olabilir ve proje yönetimi ekiplerinin moralini bozabilirler. Proje ekibi üyeleriböylei bir ortamda çalışmak yerine projeden ayrılmak isteyebilirler.

İsteksiz bir sponsorla çalışırken aşağıdaki yaklaşımlar dikkate alınabilir;

  • Profesyonel kalın: İsteksiz sponsora şikayetlerde bulunmayın. Çözüm arayın veya önerin.
  • Bilgilendirin: Proje yürütme komitesi toplantıları sırasında hem zaman israfını önlemek hem de zor kararları hızlı aldırmak için toplantı öncesinde görüşün.
  • Yazılı çalışın: Tüm belgelerin zamanında ve eksiksiz hazırlandığından emin olun;
  • Destekçi bulun: Organizasyonda projeyi destekleyen yöneticilerden projenin değerini vurgulamalarını isteyin. İsteksiz sponsorlar, kurum çapındaki destek karşısında yıkıcı davranışlarını sürdürmekte zorlanacaklardır.
  • Gayri resmi yaklaşım: İsteksiz sponsorun saygı duyduğu kıdemli bir yönetici ile proje durumunu görüşmesini isteyin. Görüşme olumlu geçerse isteksiz sponsorlar yıkıcı davranışlarını değiştirebilirler.

Kurumsal stratejiyi uygulamaya yönelik adımlar atılırken ilk önce proje sponsoru atanmalıdır. Yeni bir projeye başlamadan önce sponsor ve proje yöneticisi, ilgili beklentileri belirlemek, netleştirmek ve uyumlu hale getirmek için bir araya gelmelidirler. Sponsorun proje başlatma aşamasında aktif olarak yer alması, arka planı ve riskleri anlaması çok önemlidir.

Kuruluşlar yöneticilerini proje sponsoru olarak gelecekteki roller için eğitmelidirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Papyon Risk Değerlendirme Metodolojisi

Papyon Risk Değerlendirmesi(PRD), projelerde istenmeyen durumları çerçeveleyen birden fazla senaryo açısından risklerin değerlendirilmesine olanak tanıyan, genel risklerin bütünsel bir resmini sunan bir metodolojidir. Özellikle, ortaya çıkma olasılığı veya projeye etkisi yüksek riskler için uygundur.

Proje Risk Yönetimi basitçe risklerin tanımlanması, analiz edilmesi, riske yanıt planlarının oluşturulması ve uygulanması, risklerin izlenmesini içerir. Temel amaç olası problemleri erken fark etmek, olasılığını ve olumsuz etkisini en aza indirmektir.

Bazı organizasyonlarda, risk tanımlama yeterince önemsenmez, risk analizi mevcut değildir ve risk değerlendirme adımı, risk matrisinde bir sayı elde etmek amacıyla yapılır. Riskin değerlendirilmesine bu kadar gelişigüzel bir yaklaşım, ya değerlendirmenin çok düşük (ya da aslında çok yüksek) olması ya da risk tanımının/analizinin eksikliğinin, riskleri ortadan kaldıracak eylemleri tasarlamayı zorlaştırır.

Unutulmaması gereken: Her şey yapılsa dahi gizli riske maruz kalınabilir.

Papyon Risk Değerlendirme Metodolojisi hata ağacı analizinin ve kök neden analizinin bir kombinasyonu gibidir. Risk değerlendirmesinin papyona benzer görsel bir temsilini sağlar. Bu metodoloji, 1988’de 167 kişinin ölümüyle sonuçlanan Piper Alpha olayından sonra (özellikle petrol ve gaz endüstrisinde) ilgi kazanmıştır.

Papyon Risk Değerlendirme Metodolojisi, risk değerlendirmesine tutarlı bir yaklaşım sağlamak için açıkça tanımlanabilen farklı unsurlardan oluşur;

Tehlike

Kontrol altında tutulması gereken durumu açıklar. Her papyon diyagramı yalnızca bir riske odaklanır.

İstenmeyen olay

Tehlikenin kontrolünün kaybolduğu noktayı açıklar ve henüz kötü bir şey olmadığını ancak bunun olabileceğini belirtir. Her papyon diyagramı tek bir istenmeyen olay etrafında merkezlenir.

Nedenler

Her neden, belirli bir olayı temsil eder. İstenmeyen olayın artık gerçekleşebileceği anlamına gelir, ancak istenmeyen olay yalnızca bazı varsayımlarımızın tutmaması durumunda meydana gelecektir. Tek bir istenmeyen olayın birden fazla (birçok) nedeni olabilir.

Sonuçlar

Her bir sebep, istenmeyen olayın meydana gelmesi sonucunda meydana gelebilecek (olumsuz) şeyi temsil eder. Sonuç etkisini belirlemeye çalışmaz, yalnızca istenmeyen olayın bir son duruma ulaşmak için mantıksal ilerleyişini tanımlar.

Engeller

Engeller ya istenmeyen olayı önleme (papyon diyagramının sol tarafında) ya da bu durumdan kurtulma (sağ tarafta) işlevi görür. Engeller pasif veya aktif olabilir.

Bozulma mekanizmaları

Zamanla bariyerlerin etkinliğini etkileyebilecek ve dolayısıyla bozulmasına neden olabilecek sorunlardır.

Faydaları

Risk değerlendirmesi ve analizi için papyon metodolojisi kullanmanın birçok faydası vardır;

  • Birbirine bağlı risk senaryolarının daha karmaşık bir şekilde geliştirilmesi ve bunların olasılıkları ve sonuçları yoluyla, incelenmekte olan durumun tanımını netleştirir. Papyon, olasılık etki matris ile karşılaştırıldığında daha zengin bir risk anlayışı sunar.
  • Olasılığı ve sonucu etkileyen faktörlerin görsel temsilini verir. Tüm paydaşların risk değerlendirmesini hızlı bir şekilde yorumlayıp, anlamasını sağlar.
  • İstenmeyen olayı önlemek veya olaya tepki vermek için ilgili sistem üzerinde etkili olabilecek kontrollerin (veya engellerin) tanımlanmasını sağlar. Bu, hangi nedenlere karşı hangi engellerin uygulanabileceğini ve dolayısıyla hangi nedenlerin risk yanıtlarına daha fazla odaklanılması gerekebileceğini belirlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Papyon metodolojisinin başarısıi çin dört kritik faktöre dikkat edilmelidir;

  • Değerlendirilecek risklerin önceliklendirilmesi – Tüm riskler kontrol edilemez. Papyon risk değerlendirmeleri, proje üzerinde önemli etkileri olabilecek yüksek riskli senaryo setlerine odaklanmalıdır.
  • Risk değerlendirmelerinin operasyonlar ve bakımla ilişkilendirilmesi – Riskler sadece projeyi değil etkiledikleri diğer alanlarla birlikte ele alınmalıdır.
  • Kontroller – Analiz edilen risklerin sürekli kontrol edilmesi gerekir.
  • Yönetişim – Risk yönetim sisteminin etkili kalmasını sağlamanın en iyi ve tartışmasız tek) yolu, üst yönetimin desteğini almak ve risk incelemesini organizasyonun yönetişiminin bir parçası haline getirmektir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Etik Karar Verme

How to make ethical decisions in your profession?

Projelerde birçok karar veriyoruz. Verdiğimiz veya alınan kararların etik açıdan değerlendirilmesi gerekir. Etik karar verme ile ilgili literatürde geçen bazı tanımlamalar aşağıdadır; 

Teleolojik etik: Bu görüşe göre, etik bir karar verme kararı, bu karardan doğabilecek sonuçlara dayanmaktadır. Bu gibi durumlarda göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta, bir kararın fayda ve maliyet karşılaştırmasının, kararın kötüden çok iyi sonuç verip vermediğini belirlemesidir. Proje açısından bakıldığında bu, projenin sağlayacağı değeri artırmaya yönelik kararlar alınmasıdır. Bu görüşteki sorun şudur: Neyin iyi ve kötü olduğuna kim karar veriyor? Aynı zamanda, her zaman ahlaki açıdan uygun olmayabilecek araçları meşrulaştırma olasılığı vardır.

Deontolojik etik: Etik kararların adil, dürüst ve doğru olması gerektiğini, şartlara veya bağlama göre verilmemesi gerektiğini savunan görüştür. Buradaki kararlar, herkesin uyması gereken insan davranışlara ilişkin beklentiler tarafından yönetilir. Kararların adalete dayalı olarak verilmesi beklenir ve normalde yapılması gereken doğru şey olduğuna inanılır. Deontolojik görüş tutarlılık sağlasa da esnek değildir.

Erdem etiği: Erdem etiği, kararların amaçlara değil, araçlara (teleolojik etiğin aksine) ve belirli kurallara uymak yerine (deontolojik etiğin aksine) bireyin karakterine dayandırılması gerektiğini savunur.

Özen Etiği: Karar vericilerin duygularının ve şefkatinin karar vermede önemli olduğu düşünülen yeni bir düşüncedir. Kararların yalnızca kuralların rasyonel ve mantıksal uygulanmasına dayanılarak alınmasına karşıdır. Genelin yerine belirli başkalarının ihtiyaçlarının dikkate alınmasını savunur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Kapsam Kontrolünde Eğilim Analizi Kullanımı

How to Make a Scope Management Plan - ProjectManager

Proje kapsam kontrolü, projenin kapsamının ve kapsam değişikliklerinin kontrol edilmesini içeren süreçtir. Bu süreç, projenin hedeflerine ulaşmak için doğru kapsamda olunduğundan emin olmayı amaçlar. Eğilim analizi, proje kapsam kontrolü sürecinde önemli bir araçtır ve projenin ilerleyişini ve potansiyel sorunları belirlemede yardımcı olabilir.

Eğilim analizi, zaman içinde bir veya daha fazla değişkenin değerindeki değişimi izlemeyi içerir. Bu değişkenler, tamamlanan görevlerin sayısı, gerçekleşen maliyet, kullanılan kaynak miktarı veya teslimatların sayısı vb. olabilir. Eğilim analizi, çeşitli amaçlar için kullanılabilir:

  • Projenin planlanan hedefe ulaşıp ulaşmadığını değerlendirmek: Eğilim analizi, projenin planlanan ilerlemeden sapıp sapmadığını göstererek projenin planlanan hedefe ulaşıp ulaşmadığını değerlendirmenize yardımcı olabilir.
  • Potansiyel sorunları belirlemek: Eğilim analizi, projenin ilerleyişindeki eğilimlerdeki değişiklikleri belirleyerek potansiyel sorunları erken aşamada belirlemenize yardımcı olabilir.
  • Gerekli ayarlamaları yapmak: Eğilim analizi, projenin ilerleyişine dayanarak gerekli ayarlamaları yapmanıza yardımcı olabilir.

Eğilim analizi, proje kapsam kontrolü sürecinde farklı aşamalarda kullanılabilir:

  • Planlama: Eğilim analizi, geçmiş projelerden veri kullanarak projenin kapsamı ve zaman çizelgesi için gerçekçi tahminler oluşturmanıza yardımcı olabilir.
  • Yürütme: Eğilim analizi, projenin ilerleyişini izlemenize ve planlanan ilerlemeden sapmalar varsa gerekli ayarlamaları yapmanıza yardımcı olabilir.
  • Kontrol: Eğilim analizi, projenin kapsamının kontrol altında olduğundan ve planlanan hedefe ulaşma yolunda olduğundan emin olmanıza yardımcı olabilir.

Eğilim analizi, görselleştirme araçları kullanılarak daha kolay anlaşılabilir hale getirilebilir. Örneğin, bir çizelge veya grafik, zaman içinde bir değişkenin değerindeki değişimi göstermek için kullanılabilir. Aşağıda, proje kapsam kontrolü sürecinde eğilim analizinin nasıl kullanılabileceğine dair bir örnek görsel yer almaktadır:

Örnek Görsel:

line graph showing the trend of completed tasks over time resmi
 

Bu görselde:

  • X ekseni: Zamanı temsil eder.
  • Y ekseni: Tamamlanan görevlerin sayısını temsil eder.
  • Mavi çizgi: Planlanan ilerlemeyi gösterir.
  • Kırmızı çizgi: Gerçek ilerlemeyi gösterir.

Görselde görülebileceği gibi:

  • Kırmızı çizgi, mavi çizginin altında kalmaya başlamıştır. Bu, projenin planlanan ilerlemeden sapmaya başladığını gösterir.
  • Eğer bu eğilim devam ederse, proje planlanan hedefe ulaşamayabilir.
  • Proje ekibinin, projenin planlanan hedefe ulaşmasını sağlamak için gerekli ayarlamaları yapması gerekir.

Eğilim analizi, proje kapsam kontrolü sürecinde doğru şekilde kullanıldığında, projenin ilerleyişini ve potansiyel sorunları belirlemenize ve gerekli ayarlamaları yapmanıza yardımcı olabilir.

Eğilim analizi hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki kaynaklara bakabilirsiniz:

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

Projelerde Durumsal Farkındalık

Situational Awareness & Threat Response Training | ALICE Training

Projelerde başarı, tüm paydaşların projenin durumunu net bir şekilde anlayabilmelerine ve değişen koşullara proaktif bir şekilde uyum sağlayabilmelerine bağlıdır. Bu, durumsal farkındalık olarak bilinen bir yetkinlik gerektirir. 

Nedir?

Durumsal farkındalık, bir projenin her anında nelerin olup bittiğini ve bu gelişmelerin proje hedeflerini nasıl etkileyebileceğini anlama yeteneğidir. Bu, projenin ilerlemesini, riskleri, fırsatları ve paydaşların ihtiyaçlarını izlemeyi içerir.

Neden Önemlidir?

Durumsal farkındalık, projelerde başarının anahtarıdır. Bunun birkaç nedeni vardır:

  • Erken uyarı sağlar: Durumsal farkındalık, potansiyel sorunları erken aşamada belirlemenize ve bunlara proaktif bir şekilde müdahale etmenize olanak tanır.
  • Daha iyi karar vermeyi teşvik eder: Projenin durumuyla ilgili doğru bilgilere sahip olmak, daha iyi kararlar vermenize ve projenin hedeflerine ulaşma şansınızı artırmanıza yardımcı olur.
  • Paydaşları uyumlu tutar: Projenin ilerlemesi ve potansiyel riskler hakkında paydaşları bilgilendirir, bu da onların projede aktif rol almalarını ve proaktif bir şekilde desteklemelerini sağlar.
  • Daha esnek projeler oluşturur: Durumsal farkındalık, değişen koşullara hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlamanıza olanak tanır, bu da projenin hedeflerine ulaşma şansınızı artırır.

Durumsal Farkındalık Nasıl Yapılır?

Durumsal farkındalık geliştirmek için yapabileceğiniz birkaç şey var:

  • Düzenli olarak iletişim kurun: Proje ekibinizle, paydaşlarınızla ve diğer ilgili kişilerle düzenli olarak iletişim kurun. Bu, projenin ilerlemesi, riskler ve fırsatlar hakkında bilgi edinmenizi sağlayacaktır.
  • Etkili İletişim: Ekip üyeleri ve paydaşlar arasında açık ve sürekli iletişim, gerçek zamanlı bilgi akışını sağlar ve projenin mevcut durumuna dair anlayışı artırır.
  • Riskleri belirleyin ve değerlendirin: Projenin risklerini belirleyin ve bunların olasılıklarını ve etkilerini değerlendirin. Bu, riskleri azaltmak veya ortadan kaldırmak için planlar yapmanıza olanak tanır.
  • Fırsatları arayın: Projenin gidişatını iyileştirmek için fırsatları arayın. Bu, yeni teknolojileri kullanmak, süreçleri optimize etmek veya yeni pazarlara girmek gibi fırsatları içerebilir.
  • Geribildirim alın: Proje ekibinizden, paydaşlarınızdan ve diğer ilgili kişilerden geri bildirim alın. Bu, projenin gidişatı hakkında farklı bakış açıları edinmenizi ve eksiklikleri belirlemenize yardımcı olacaktır.
  • Sürekli İzleme ve Değerlendirme: Projelerin sürekli olarak izlenmesi, durumsal farkındalığın temel taşıdır. Bu, proje yönetim araçları ve teknikleri kullanılarak yapılabilir.
  • Eğitim ve Geliştirme: Ekip üyelerinin durumsal farkındalık becerilerini geliştirmek için sürekli eğitim ve profesyonel gelişim programları uygulanmalıdır.
  • Teknoloji ve Araçların Kullanımı: Modern proje yönetim yazılımları ve analitik araçlar, projenin tüm yönleri üzerinde derinlemesine görüş sağlar.

Durumsal farkındalık, projelerin başarılı bir şekilde yönetilmesi için vazgeçilmezdir. Proje yöneticileri ve ekipler, bu beceriyi geliştirerek, projelerin daha düzgün ilerlemesini sağlayabilir ve olası engelleri minimuma indirebilir. Bu, genel proje performansını artırır ve başarılı sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunur.

Video Kaynakları

  • Situational Awareness for Project Managers: Bu videoda, proje yöneticileri için durumsal farkındalığın önemi ve nasıl geliştirilebileceği anlatılmaktadır. (https://www.youtube.com/watch?v=YnwcQ_rwzZc)
  • Developing Situational Awareness in Project Management: Bu videoda, proje yönetiminde durumsal farkındalık geliştirmek için 5 ipucu sunulmaktadır. (https://m.youtube.com/watch?v=ihJCfuZfoT8)
  • Situational Awareness and Effective Communication in Project Management: Bu videoda, durumsal farkındalık ve etkili iletişimin proje yönetimindeki önemi anlatılmaktadır. (https://m.youtube.com/watch?v=KHEh8_r4LcI)

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Çatışma Çözümleme Süreci

How Do You Handle Conflict in Project Management? | Wrike

Proje yönetiminin kritik bir parçası olan çatışma çözümlemede, farklı görüşler, amaçlar veya değerler nedeniyle takım üyeleri, paydaşlar veya hatta kendimizde çatışmalar ortaya çıkabilir.

Çatışmaları çözümleme süreci aşağıdaki gibidir; 

  1. Sakin ve Nesnel Kalın: Çatışmalar sırasında duygular yüksek olabilir. Sakin, dengeli ve nesnel kalın, yapıcı bir konuşmayı kolaylaştırın.
  2. Etkin Dinleme: Tüm tarafların endişelerini, ihtiyaçlarını ve çıkarlarını dinleyin. Bu, çatışmanın kökenini belirlemeye ve güven oluşturmanıza yardımcı olur.
  3. Empati ve Anlama: Diğer insanların ayakkabılarını giyin ve onların bakış açısını anlamaya çalışın. Duygularını kabul edin ve empati kurun.
  4. Etkili İletişim: Açık, dürüst ve saygılı iletişim kurulmasını teşvik edin. Beklentilerin, rollerin ve sorumlulukların netleştirilmesi, yanlış anlamaları önler.
  5. İlgi Alanlarına Değil, Pozisyonlarına Odaklanın: Bireysel pozisyonlar yerine, altta yatan çıkarları, ihtiyaçları ve endişeleri keşfetmeye çalışın.
  6. Ortak Zemin Arayın: Anlaşma alanlarını bulun ve karşılıklı yararlı çözümler arayın.
  7. İşbirliğiyle Problemleri Çözümleme: Çözümlerin potansiyelini belirlemek ve avantajlarını değerlendirmek için birlikte çalışın.
  8. Güç Dengesizliklerine Saygıyla Yaklaşın: Takım içinde veya paydaşlarla olan güç dengesizliklerini fark edin. Bunları adil ve saygılı bir şekilde çözümlendirin.
  9. Çözüm Odaklı Yaklaşım: Çatışmanın çözülmesi yerine, sorunun çözümüne odaklanın.
  10. Uygulayın ve Takip Edin: Çatışma çözümlendikten sonra, anlaşmaların uygulanıp uygulanmadığını ve ilerlemeyi takip edin.
  11. Çatışma Çözümleme Sürecini Oluşturun: Çatışma çözümleme sürecini geliştirin, böylece tutarlılık ve adalet sağlanabilir.
  12. Örnek Olun: Proje lideri olarak, dinleme, uyum sağlama ve uzlaşma konularına ilginizi gösterin, böylece takım için olumlu bir örnek oluşturun.

Unutmayın, çatışma çözümleme bir kez yapılan bir olay değildir, sürekli bir süreçtir. Proje ortamında olumlu ve üretken bir ortam oluşturmak için sabırlı, empatik ve etkili iletişim gerekir. 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Farklı Kültürlerin Müzakerelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Negotiation behavior in different cultures | LIGS University

Farklı kültürlerden oluşan bir proje ekibinin müzakerelerde başarılı olabilmesi için dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Bu tür bir çeşitlilik, farklı perspektifler ve yenilikçi çözümler sunabilir, ancak aynı zamanda anlaşmazlıkların ve yanlış anlamaların da kaynağı olabilir. İşte başarılı müzakereler için yapılması ve yapılmaması gerekenler:

Yapılması Gerekenler:

  1. Kültürel Farkındalığı Artırın: Ekibin her üyesinin, diğer kültürlerin iş yapış şekilleri, iletişim tarzları ve sosyal protokoller hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Kültürel farkındalık eğitimleri bu süreci destekleyebilir.
  2. Açık İletişim Kurun: Tüm ekip üyelerinin açık ve net bir şekilde iletişim kurmalarını teşvik edin. Sözlü ve yazılı iletişimde basit ve anlaşılır bir dil kullanılması, yanlış anlamaları minimize eder.
  3. Empati Gösterin: Kültürel farklılıkları anlamaya çalışmak ve diğer kişinin bakış açısını göz önünde bulundurmak, müzakerelerde güven oluşturur ve daha iyi sonuçlar elde etmenize yardımcı olur.
  4. Ortak Zemin Bulun: Farklı kültürel arka planlardan gelen insanlarla çalışırken, ortak hedeflere ve değerlere odaklanın. Bu ortak noktalar, müzakereler sırasında rehberlik edebilir ve çatışma potansiyelini azaltabilir.
  5. Esnek Olun: Müzakereler sırasında esnek olmak ve alternatif çözümler sunmak, farklı ihtiyaçlar ve beklentileri karşılamada etkili olabilir.
  6. Zaman Ayırın: Kültürel farklılıklar nedeniyle, anlaşmaya varılması bazen daha uzun sürebilir. Sabırlı olun ve sürecin herkes için rahat olmasını sağlamak için gerektiğinde ekstra zaman ayırın.

Yapılmaması Gerekenler:

  1. Kültürel Stereotiplere Başvurmayın: Bireyleri kültürel stereotiplere göre değerlendirmekten kaçının. Her birey kendi benzersiz deneyimleriyle hareket eder.
  2. Kişisel Çıkarları Ön Plana Koymayın: Grup içi çıkar çatışmalarını önlemek için bireysel hedefler yerine ekibin genel hedeflerine odaklanın.
  3. Kaba veya Agresif Davranmayın: Kültürel olarak kabul edilebilir olmayan agresif müzakere taktiklerinden kaçının. Bu, bazı kültürlerde iş ilişkilerini zarar verebilir ve güveni azaltabilir.
  4. Önemli Detayları Göz Ardı Etmeyin: Kültürel farklılıkların önemli detayları ihmal edilmemelidir. Örneğin, toplantı saatlerinin, belli kültürel veya dini pratiklerle çakışmamasına dikkat edilmelidir.
  5. Yargılayıcı Olmayın: Kültürel farklılıklardan kaynaklanan davranışları hemen yargılamayın. Önce anlamaya çalışın.

Bu öneriler, farklı kültürlerden gelen ekip üyeleriyle müzakerelerde daha etkili olmanıza ve daha uyumlu bir çalışma ortamı yaratmanıza yardımcı olabilir. Her adımda kültürel çeşitliliği bir zenginlik olarak görmek ve bu çeşitliliği verimli bir işbirliğine dönüştürmek önemlidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Kişilik Modellerine Göre Çatışma Çözümleme Yaklaşımları

Conflict Management - Managing Different Personality Types - The Yellow Spot

Projelerde çatışmaların farklı kişilik tiplerine göre ele alınması gerekir. 

1. Partner-Ally-Friend Modeli

  • Modelin Tanımı ve Temelleri: Bu model, farklı organizasyonlar arasında ortak hedefler doğrultusunda işbirliğini ve çatışmaların çözümünü hedefler. Misyon ve tutum farklılıklarını köprülemeye odaklanır.
  • Modelin Uygulanması: Örneğin, bir ürün geliştirme projesinde farklı şirketler arası işbirliği gerektiğinde bu model devreye girer. Misyon ve vizyon farklılıklarını anlamak ve ortak bir yol haritası çizmek için stratejik toplantılar düzenlenir.
  • Modelin Etkililiği: İki farklı şirketin başarılı bir şekilde işbirliği yaparak bir projeyi tamamlaması, modelin başarısını gösterir. Farklılıkların üstesinden gelinmesi ve etkili bir sinerji yaratılması önemlidir.
  • Karşılaştırmalı Analiz: Diğer kurumsal ortaklık modelleriyle karşılaştırıldığında, bu modelin esnek ve uyarlanabilir yapısı dikkat çeker.
  • Sonuç ve Öneriler: Etkili uygulama için, şirketler arası iletişim kanallarının güçlendirilmesi ve düzenli geri bildirim toplantıları yapılması önerilir.

2. Myers Briggs Type Indicator (MBTI)

  • Modelin Tanımı ve Temelleri: MBTI, bireylerin düşünce, iletişim ve karar verme tarzlarını sınıflandıran bir kişilik değerlendirme aracıdır.
  • Modelin Uygulanması: Bir proje ekibinde, üyelerin MBTI türlerine göre görevlerin ve rollerin atanması, çatışmaları minimize etmeye yardımcı olabilir. Her üyenin güçlü yönleri ve zayıflıkları daha iyi anlaşılır.
  • Modelin Etkililiği: MBTI kullanılarak yapılan rollerin daha etkin bir şekilde atanması, proje başarı oranını artırabilir ve iç çatışmaları azaltabilir.
  • Karşılaştırmalı Analiz: Diğer kişilik testlerine kıyasla MBTI, derinlemesine bir kişilik analizi sunar ancak kültürel çeşitlilik açısından bazı sınırlılıklara sahiptir.
  • Sonuç ve Öneriler: MBTI uygularken, test sonuçlarının insanların yeteneklerini sınırlamak yerine, anlamak ve geliştirmek için kullanılması gerekir.

3. Inclusion-Control-Openness (ICO)

  • Modelin Tanımı ve Temelleri: ICO modeli, grup içi etkileşimlerde üç temel boyut olan dahil olma, kontrol ve açıklığı ele alır.
  • Modelin Uygulanması: Ekip üyeleri arasında rol dağılımının açıkça tanımlandığı ve herkesin katkıda bulunmasının teşvik edildiği çalışma grupları oluşturulabilir.
  • Modelin Etkililiği: Takım üyeleri arasındaki açık iletişim ve kontrolün adil dağılımı, projelerde daha yüksek motivasyon ve başarı sağlar.
  • Karşılaştırmalı Analiz: Diğer takım dinamik modelleriyle kıyaslandığında, ICO daha kapsamlı bir takım yönetimi yaklaşımı sunar.
  • Sonuç ve Öneriler: Takım içi etkileşimleri iyileştirmek için düzenli takım toplantıları ve açık iletişim kanalları kurulması önerilir.

4. Gestalt Yaklaşımı

  • Modelin Tanımı ve Temelleri: Gestalt terapisi, bireyin farkındalığını ve şu anki deneyimlerini ön planda tutar.
  • Modelin Uygulanması: Çalışanların kişisel farkındalıklarını artırmak ve davranış kalıplarını tanımalarını sağlamak için kullanılır.
  • Modelin Etkililiği: Çalışanlar arası ilişkilerde ve bireysel performansta gözlemlenen iyileşmeler, Gestalt yaklaşımının başarısını gösterir.
  • Karşılaştırmalı Analiz: Diğer bireysel odaklı terapilerle karşılaştırıldığında, Gestalt daha holistik bir bakış açısı sunar.
  • Sonuç ve Öneriler: Bireysel farkındalık atölyeleri ve düzenli refleksiyon seansları, bu yaklaşımın etkinliğini artırabilir.

5. Carl Jung’un Analitik Psikoloji Yaklaşımı

  • Modelin Tanımı ve Temelleri: Jung’un analitik psikolojisi, bireyin bilinçaltı ile etkileşimini ve kişisel gelişimini merkeze alır.
  • Modelin Uygulanması: Bireysel danışmanlık seanslarında Jung’un arketip teorileri kullanılarak, çalışanların içsel çatışmalarını çözümlemelerine yardımcı olunur.
  • Modelin Etkililiği: Çalışanların kişisel gelişimlerinde ve kariyer yollarında sağladığı ilerlemeler, bu yaklaşımın başarısını kanıtlar.
  • Karşılaştırmalı Analiz: Freud’un psikanalizine kıyasla, Jung daha fazla bireysel özgünlüğe ve manevi gelişime odaklanır.
  • Sonuç ve Öneriler: Kişisel gelişim için düzenli psikolojik danışmanlık ve sürekli eğitim programları önerilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler