Kategori arşivi: Proje Yönetimi

Proje Yönetimi ile ilgili yazılar

Proje Yönetiminde Eleştirel Düşünme

Critical Thinking | UNH Professional Development & Training

Eleştirel düşünme (ED), duyduklarınıza şüpheci yaklaşmak, özellikle yanlış veya hileli bir iddiayı doğru anlamak için gerekçeli bir argüman oluşturabilmek ve anlayabilmek anlamına gelir.

ED, gerçekleri anladığınız şekliyle doğrulamayı, kanıtlarla ilgili bilgiyi ortaya çıkarmayı, duyduklarınızın kaynağını doğrulamayı, alternatif açıklamalar üretmeyi ve inandıklarınızı test etmeyi içerir.

ED, kendinizi gerçekler konusunda eğitmenizi ve başkaları tarafından ortaya atılanları hemen kabul etmemenizi gerektirir.

Eleştirel düşünmede;

  • Tüm argümanlardaki gerçekleri test etmeniz,
  • Yeni bilgi kaynaklarının güvenilirliğini dikkatli bir şekilde değerlendirmeniz ve
  • Sunulan kanıtların alternatif açıklamalarını incelemeniz gerekir.

Eleştirel düşünceye sahip biri kendi tutum ve inançlarının farkında olmalı ve objektif bakış açısının tutum ve inançlarından etkilenmediğinden emin olmalıdır.

Proje Yöneticilerinin yeni bakış açılarına açık olması gerekir. ED, önceki fikrinizi bir kenara bırakmanızı ve yeni bilgilerin inancınızı destekleyip desteklemediğine bakmaksızın, doğru olduğunu gösteren yeni bir duruma inanmanızı gerektirir.

Herkesin çeşitli inançları içeren bir inanç sistemi vardır. Yeni bilgiler aldıkça inançlar değebilir. Eleştirel düşünme, Proje Yöneticisinin aktif olarak kendi inanç yapılarını incelemeye ve doğruluğu sağlamak için varsayımlarını test etmeye çağırır.

ED becerilerini geliştirmek için yaşanan sorunun önemli yönlerine odaklanmak ve ortaya çıkan herhangi bir bilgiyle ne yapmanız gerektiğini belirlemeniz gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Analitik Becerilerin Önemi

Analytical skills: What are they and how to add them to your resumé - SEEK

Analitik beceriler, karmaşık fikirler ve çözümler geliştirmek için belirli durumları gözlemlememizi, araştırmamızı ve yorumlamamızı sağlayan yeteneklerdir. Analitik düşünme proje yönetimi, müşteri ihtiyaçları vb. hemen hemen her durumda kullanılabilir.

Analitik düşünce, nedensel ilişkileri hızlı bir şekilde tanımlama yeteneğidir. Sorun çözme sürecinde neler olduğunu ve yeni fikirlerin durumla nasıl ilişkili olduğunu anlamak anlamına gelir. Bu beceriyi geliştirmek, organizasyonel ve proje hedeflerine ulaşmanıza ve kişisel kariyer hedeflerinizi desteklemenize yardımcı olur.

Verilerin anlamlı analizine dayalı kararlar almak ve güvenilir ve pragmatik düşünmeyi göstermek için günlük çalışmalarda analitik becerilerin kullanılması gerekir.

Proje başarısı için analitik beceriler genellikle bir sorunu parçalara ayırma, bağlantıları ve bağımlılıkları görme yeteneği olarak tanımlanır.

Analitik becerilere sahip Proje Yöneticisi, projeleri etkili bir şekilde planlayabilir, sonuçları doğru bir şekilde tahmin edebilir ve projeyi başarıya götürebilir.

Analitik beceriler yetenek yönetiminde de kullanılabilir. Beklentilerin proje ekibi üyeleriyle birlikte belirlenmesi, iyi bir planlama ve analiz gerektirir. Proje toplantılarını planlamak analitik beceriler gerektirir.

Proje yöneticilerinin insanlarla etkileşimde bulunurken tüm analitik becerilerini kullanmaları gerekir.

Analitik düşünme becerileri işyerinde kritik öneme sahiptir. Veri toplamak, karmaşık sorunları çözmek, rasyonel kararlar almak, verileri özetlemek ve projeleri yürütmek için gereklidir.

Analitik düşünme becerilerinizi tazelemek veya geliştirmek istiyorsanız;

  • Dikkatli olun
  • Kitap okuyun
  • İşlerin nasıl yürüdüğünü öğrenin
  • Soru sorun
  • Zeka oyunları oynayın
  • Problem çözün
  • Kararlarınızı alternatifli düşünün.

Her beceriyi geliştirmede olduğu gibi, bol miktarda pratik yapmanız gerekir. Günlük deneyimlerinizden ders alarak analitik becerilerinizi doğal hale gelene kadar uygulayın.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi ve Zeka

ZEKA. - ppt indir

Proje Yöneticileri, projeleri yürütme konusunda farklı yeteneklere sahiptirler. Bu farklılık, durumu ele alma biçimlerinde açıkça görülebilir. Proje Yöneticileri projenin karmaşıklığını anlama, çevrelerine uyum sağlama, deneyimlerden öğrenme ve engelleri aşma yetenekleri açısından farklılık gösterirler. Bu yüzden başarılı Proje Yöneticileri hem bilişsel hem de duygusal zekaya ihtiyaç duyarlar.

Bilişsel Zeka

Psikometrik yaklaşım, zekayı bir yetenekler toplamı olarak görür ve onu bilişsel yeteneğin tek ölçüsü olarak ifade eder. Bilgiyi işleme yaklaşımları, insanların entelektüel düşünme ve problem çözme için kullandıkları süreçleri tanımlar. Bu yaklaşım entelektüel davranışın altında yatan bilişsel işlevlerin incelenmesine odaklanır.

Sternberg, zekayı, kişinin kendi hedeflerine, kendi toplumuna ve kültürüne ait hedeflere ulaşmak için uyum sağlama, şekillendirme ve çevreyi seçme yeteneği olarak tanımlamaktadır. Sternberg zeka teorisini geliştirdi ve buna triarşik zeka teorisi adını verdi. Zekanın üç bölümden oluştuğunu savundu: Analitik, Yaratıcı ve Pratik zeka.

Analitik Zeka

Akademik problem çözme ve hesaplamayla ilgilidir. Sternberg, analitik zekanın analiz etme, değerlendirme, yargılama, karşılaştırma, karşıtlık oluşturma ve problem çözme becerisiyle ortaya çıktığını söylüyor.

Yaratıcı Zeka

Sorunlara ve durumlara çözümler tasarlamak veya hayal etmekle karakterize edilir. Bu alandaki yaratıcılık, beklenmedik sorunlara yeni çözümler bulmayı, sanat eserleri yaratmayı vb. içerir.

Pratik Zeka

Günlük yaşamınızda işe yarayan çözümler bulmak için kendi deneyimsel bilginizi uygulamaktır. Bu tür zeka, geleneksel IQ anlayışından farklıdır. Pratik zekası yüksek bireylerin, yaratıcı ve analitik zekaları yüksek olabilir veya olmayabilir.

Başarılı bir Proje Yöneticisi zekanın üç bileşenine ve ilgili becerilere sahip olmalıdır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yöneticileri İçin Dinleme Düzeyleri

Are you using the most effective listening skills at work? | Duarte

Üç dinleme düzeyi vardır: Dahili dinleme, odaklanmış dinleme ve bütünsel dinleme.

Seviye I – Dahili dinleme

Diğer kişi konuşurken öncelikle kendi iç sesimize, düşüncelerimize, duygularımıza ve fikirlerimize odaklandığımız zamandır. Proje ekip üyesi konuşurken, iç diyaloğumuz bundan sonra ne söyleyeceğimizi bulmaya çalışırız ya da bugün hala yapmamız gereken şeyleri düşünürüz. Konuşan kişiye tam olarak dikkat etmeyiz. Bu seviyede dinleme ile birine etkili bir şekilde koçluk yapmak veya liderlik etmek zordur.

Seviye II – Odaklanmış dinleme

Diğer kişiye odaklandığımız, sözlerine ve ifadelerine dikkat ettiğimiz zamandır. Ne söylemek istediğimizi düşünmeyiz ve tüm dikkatimizi ona veririz. Odaklanmış dinleme, dahili dinlemenin bir adım ilerisidir.

Seviye III – Bütünsel dinleme

Sadece kulaklarımızla değil aynı zamanda bedenimizle de dinlediğimiz seviyedir. Sezgilerimizi kullanır, onun ruh halini ve söyledikleriyle vücut dilinde herhangi bir tutarsızlık olup olmadığını tespit ederiz. Bu dinleme düzeyi mümkün olan en yüksek düzeydir. İnanılmaz derecede güçlüdür çünkü karşımızdakileri tüm duyularımızla dinlediğimizde tamamen anlaşıldıklarını hissederler. Bu seviyede dinlemek için diğer kişiyle etkileşime geçmeden önce zihnimizi bilinçli olarak boşaltmamız gerekir.

Birçok kişi çalışırken kendi iç diyaloglarına odaklandıkları için Proje Yöneticisi olarak III. seviyede dinlemeyi öğrenmek biraz zaman alabilir.

Bütünsel dinleme pratiği yapmak için insanları konuşurken gözlemlemeye başlayabiliriz. Kelimelerin ötesini duymaya çalışmak, insanların beden dilini, duygularını ve gerçekte ne söylemeye çalıştıklarını fark etmekle ilgilidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde GROW modeli

Bir Koç Olarak Yönetici: GROW Tekniği ve 7 Koçluk Sorusu

GROW modeli, koçluk görüşmelerini yapılandırmak için kullanılan bir çerçeve olarak Proje Yönetiminde kullanılabilir. GROW ingilizce kelimelerin baş harflerinden oluşmakla beraber Hedef, Gerçeklik, Seçenekler ve İleriye Doğru Yol anlamına gelir.

Hedef – Konuşma için bir hedef belirleyin

GROW modelinin ana fikri, sorunun, meselenin veya hedefin ne olduğunu belirleyerek konuşmaya başlamaktır. Dolayısıyla Proje Yöneticisi konuşmaya başlamadan önce konuyu çerçevelemeye çalışır. Aynı şeyden bahsettiklerinden emin değillerse, bir sorunun çözümü hakkında konuşmanın pek bir anlamı yoktur. Proje yöneticisi şunları sorabilir:

  • Aklından ne geçiyor?
  • Sorunu veya neyin yanlış olduğunu düşündüğünü bana açıklar mısın.
  • Neyi başarmak istiyorsun?
  • Çözüldüğünde durumu nasıl hayal ediyorsun?
  • Bunu nasıl daha spesifik hale getirebiliriz?
  • Bu hedefe ne zaman ulaşmayı/bu sorunu çözmeyi istiyorsun?
  • Bu hedefe ulaşmak senin/bizim için ne anlama gelecek?
  • Şu anda odaklanman gereken en önemli konu hangisi?
  • Bugün bu sorunun çözümünde nerede olduğunuzu söyleyebilir misin?

Gerçeklik – Karşınızdakinin kendi hikayesini anlatmasına izin verin

Proje Yöneticisi, hedef konusunda net ise durumun gerçekliğini keşfetmeye başlamalıdır. Ekip üyesinin hikayesini anlatmasına ve şu anda kendileri için neler olup bittiğini açıklamasına izin vermelidir. GROW modelinin bu kısmı proje yöneticisinin ekip üyesiyle empati kurmasına ve durumu nasıl yaşadıklarını anlamasına yardımcı olduğu için çok önemlidir. Birinin ilerlemesine yardım etmeye çalışırken yanlış varsayımlarda bulunulabilir. Açık ve keşfedici sorular sormak bundan kaçınmaya yardımcı olur. Konuşmanın çoğu bu ikinci adımda gerçekleşir.

  • Bana neler olduğunu anlat.
  • Şu anda neler oluyor?
  • Bir sorun olduğunu nasıl anladın?
  • Bunu daha ayrıntılı olarak anlatabilir misin?
  • Burada senin için asıl zorluk nedir?
  • Bununla uğraşırken dikkate alman gereken unsurlar nelerdir?
  • İşleri iyileştirmek için şu ana kadar ne yaptınız?
  • Zaten ne denedin?
  • Ne işe yaradı? Ne işe yaramadı?
  • Yolunuzda ne gibi engeller var?

Seçenekler – İlerlemek için beyin fırtınası seçenekleri

Proje Yöneticisi mevcut durumu yeterince derinlemesine anladığında üçüncü adım olan seçeneklere geçer. Sorunun nasıl yeniden ele alınabileceğinin araştırıldığı yer burasıdır. Ekip üyesiyle birlikte ileriye yönelik seçenekler üzerinde beyin fırtınası yaparlar ve ekip üyesinin sorunun üstesinden gelmek için neler yapabileceğine bakarlar. Ekip üyesine, engelleri nasıl aşabileceğini düşünmesi için yeterli zaman vermek gerekir. Takılıp kalırsa Proje Yöneticisi fikir verebilir ancak tüm seçenekleri sunmamak gerekir.

  • Bu sorunu çözmek için tüm fikirleri ve seçenekleri ele alacak beyin fırtınası yapalım.
  • Engeli aşmak için ne yapabilirsin?
  • Hedefe doğru hangi adımları atabilirsin?
  • Benzer durumlarda nelerin işe yaradığını gördün?
  • Tüm zamanını buna adayabilseydiniz ne yapardın?
  • Başka ne yapabilirsin?
  • Hangi seçenek en hızlı/en kolay/tercih edilir?
  • Her seçeneğin artıları ve eksileri nelerdir?

İleriye giden yol – Eylemleri belirleyin

GROW modelinin son kısmı bir eylem planı geliştirmektir. Ekip üyesini cesaretlendirmek, durumunun ve katkılarının sorumluluğunu almaya teşvik etmek gerekir. Modelin bu kısmı, ekip üyesinin ilerlemek için hangi spesifik eylem(ler)i ne zaman gerçekleştireceğini belirlemeye dayanır.

  • Bu sorunu çözmek için ne yapmaya hazırsın?
  • Sonraki adımların neler?
  • Bu tedbiri ne zaman alacaksın?
  • Bu seçenekleri tercih etmenin faydaları nelerdir?
  • Her eyleme ne zaman başlayıp tamamlayacaksın?
  • Bu eylemleri nereye kaydediyorsun?
  • Bunları gerçekleştirmekten seni ne alıkoyabilir?
  • Hangi ek desteğe ihtiyacın var? Sana kim yardım edebilir?
  • Başka neleri dikkate alman gerekiyor?
  • Bunu başardığında kendinizi nasıl ödüllendireceksin?

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde İşlevsiz Ekipler

What is Project Management? | ComputerCareers

Projede katılım ve psikolojik güvenlik mevcut olmadığında, projenin hedeflerini gerçekleştirmek ve başarı kriterlerini karşılamakta zorlanan işlevsiz ekiplerle karşılaşılabilir. Proje ekip üyeleri arasında iletişim ve güven eksiktir. Ortak hedefe yönelik çalışmakta zorlanırlar. Yanlış anlamalar ve çatışmalar ortaya çıkar ve bireyler yaptıkları işi kabul etmezler. Altta yatan gerginlik, hoşnutsuz ekip üyeleri ve sonuçlara yönelik dikkatsizlik ile açıklanabilir.

İşlevsiz proje ekibini tespit etmek için onu yöneten kişi gözlemlenebilir. Bazı projeler, yönlendirici ve denetleyici olan, ekibe yetki vermekte ve güvenmekte zorlanan bir proje yöneticisi tarafından yönetilir. Bu tür proje yöneticileri, doğru olanı yaptıklarını düşünürken takımın performansını olumsuz yönde etkilerler. Bu tip Proje Yöneticilerine “Engelleyenler” diyebiliriz. Engelleyenler insanlara işlerini nasıl yapmaları gerektiğini söyler ve bilgilerini test ederek doğru yapıp yapmadıklarını kontrol ederler. Engelleyenler kendilerini düşünce liderleri olarak görürler ancak bilgilerini nadiren paylaşırlar. Başkalarının bildiklerini öğrenmek yerine fikirlerini satma eğilimindedirler. İçgörü oluşturmak veya kolektif öğrenme sağlamak yerine tek bir noktaya değinmek için sorular sorarlar. Engelleyenler, sorumluluğu başkalarına devretmek yerine kontrolü elinde tutar ve başkalarına işlerini nasıl yapacaklarını anlatırlar.

Bu tip yönlendirici ve emredici liderlik tarzı, psikolojik güvenlik yerine korkuyu ve düşük performansı besler. Yaratıcılıktan ve özerk düşünceden yoksun, küçülmüş bir ekip yaratır. Engelleyenlerin çoğu, projeyi kararlı bir şekilde ileriye taşıyarak organizasyona ve ekibine iyilik yaptıklarını düşünürler ancak başkaları üzerinde yarattıkları kısıtlayıcı etkinin farkında değillerdir.

Aşırı yönlendirici ve küçültücü bir lider olmanın tam tersi Çoğaltandır. Çoğaltanlar, insanlara yüksek performans göstermeleri için koçluk ve mentorluk yaparak gelişmelerini sağlama becerisine sahip kişilerdir. Çoğaltanlar, ekip üyelerini mantıklı düşünme, konuşma ve hareket etme konusunda özgürleştirerek daha akıllı ve daha yetenekli olmalarına yardımcı olurlar. Çevrelerindeki insanların zekasını ve yeteneklerini güçlendirir, en iyi fikirlerin ortaya çıktığı bir ortam yaratırlar. Çoğaltanlar, düşünme yükünü başkalarına aktararak zorlukları aşmaya çalışırlar. Zor sorular sorar, ekibi boşlukları doldurmaya davet ederler.

Çoğaltanlar liderlik ederken koçluk yaklaşımından yararlanırlar. İnsanların gelişebileceği ve ekip üyelerinin esneyip büyüyebileceği bir ortam yaratırlar. İnsanlara ne yapmaları gerektiğini söylemek yerine onları kararlara dahil edip kendi cevaplarını bulmalarını sağlarlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Başarılı Ekiplerin Psikolojisi

Behind every successful project is a dedicated team - Iskraemeco Corpo

Psikolojik düzeyde bir proje ekibi ancak üyelerinin kendilerini güvende hissetmeleri ve tüm fikir ve yetenekleriyle katkıda bulunmaya teşvik edilmeleri durumunda başarılı olabilir. İnsanlar gelişip birbirlerine güvendikleri zaman, en iyi düşünceleri ortaya çıkar.

Performansın yüksek olduğu ekiplerde, ekipteki herkesin aktif olarak birbiriyle iletişim kurduğunu ve takım üyelerinin de yaklaşık olarak aynı miktarda konuşup katkıda bulunduğunu göstermektedir. Birkaç ekip üyesinin tartışmalara hakim olmasına izin verildiği veya Proje Yöneticisinin aşırı kontrolcü veya yargılayıcı olduğu projelerde, pek çok proje ekibi üyesi dikkate alınmama korkusuyla görüşlerini öne sürmemektedir. Bu tür açık ve eşit iletişim yalnızca proje ekip üyeleri kendilerini psikolojik olarak güvende hissettiklerinde gerçekleşir.

Yüksek performanslı ortamlarda Proje Yöneticisi, kolaylaştırıcı ve koç rolünü rahatlıkla üstlenebilir. Proje Ekibi görüşmelerini, herkesin kararlara katkıda bulunabileceği bir alan yaratacak şekilde yönetir. Psikolojik güvenlik mevcut olduğunda, ister parlak yeni bir fikir, ister önemli bir problem olsun, insanlar akıllarından geçenleri paylaşmaktan çekinmezler. Şüpheleri ve endişeleri hakkında konuşabilir ve farklı görüşlere sahip meslektaşlarıyla görüşlerini paylaşabilirler. Önemli olan, proje ekibinin çatışmalarıı çözebilmesi ve önemli şeyler hakkında filtresiz, tutkulu görüşmeler yapabilmesidir. İnsanların birbirlerine alan yarattığı bu tür ortamlar, yüksek performansın yapı taşlarından biri olan güven ve açıklığa dayanır.

Projeekip üyeleri kendilerini, Proje Yöneticisinin onları tam olarak dinleyediği, empati kurabildiği, doğru sorular ve teşvik edici sözlerle görüşmelere çekebildiği zaman güvende hissederler. Proje Yöneticisinin duygusal zekaya sahip olması bu konuda gerekli koçluğu ortaya çıkarmasına yardımcı olur.

Duygusal zeka, kendimizin ve diğer insanların duygularını tanıma ve yönetme yeteneğidir. Yüksek performansın ortaya çıkabilmesi için her proje ekibi üyesine alan yaratmak isteyen Proje yöneticisi için hayati öneme sahiptir.

Öte yandan Proje Yöneticisinin yüksek performansın gerçekleşmesi için ekip üyelerini de sorumlu tutması gerekir. Başarılı bir ekip, projenin hedeflerine ulaşma konusunda eşit derecede desteklenen ve zorlanan ekiptir. Bir koç olarak Proje Yöneticisi, ekibin işleri özerk bir şekilde yürütebilecek kadar becerikli olduğuna körü körüne güvenmez. Sadece desteklemekle kalmaz fikir ve çözümler üretme konusunda güçlendirir, meydan okur ve yapacaklarını söyledikleri şeyleri yerine getirme konusunda onları sorumlu tutar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Bilişim Teknolojileri Projelerindeki Zorlukları Yönetmek

 

Soyutluk ve belirsizlik

Bilişim Teknolojilerine yönelik sistemler geliştirilmeden önce görülemez, hissedilemez veya dokunulamaz. Yapılan analizler, çizimler vb. ile müşteri sistemin davranışını iyi bir şekilde anlayamaz. Prototipleme ile sistemin zaman sınırlı yinelemelerde sunulması ve geliştirilebilmesi sağlanmaya çalışılır. Yinelenen gelişme, paydaşlara gelecekteki sistem hakkında rahatlık ve güven sağlar, soyutluk ve belirsizlik en aza indirilebilir.

Kötü tanımlanmış amaç ve hedefler

Amaçlar ve hedefler projenin yol haritasını belirler. Projenin her aşaması için amaç ve hedeflerin açıkça tanımlanması, her aşamanın başlangıcında veya yinelenmelerde kritik öneme sahiptir. Amaç ve hedefler, Spesifik, Ölçülebilir, Ulaşılabilir, Uygun ve Zaman Sınırlı (SMART) olmalı ve yazılı hale getirilmelidir. Belirlenen amaç ve hedefler belgelendikten sonra periyodik olarak değerlendirilmeli ve eğer proje bu belirlenen amaç ve hedeflerden sapıyorsa, belirlenen amaç ve hedefler yeniden değerlendirilmeli, gerektiği şekilde revize edilmelidir.

Kısıtları yönetme

Tüm projelerin kısıtları vardır. Nitelikli kaynaklar, bütçe, zaman, mevcut teknoloji, faydalar, kalite veya performans vb. yalnızca projelerin başlangıcında değil, proje yaşam döngüsü boyunca tanımlanmalı, belgelenmeli ve proaktif bir şekilde yönetilmelidir. Kısıtlar projenin yaşam döngüsü boyunca zaman zaman değişebilir. Örneğin, kritik kaynaklardan biri işten ayrılabilir.

Gerçekçi olmayan bitiş tarihleri

Gerçekçi olmayan teslim tarihleri, ürünün kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir, proje ekibinin moralini ve dolayısıyla projenin geleceğine olumsuz yansır. Veriye dayalı kararlar alınmalı, kilit karar vericileri proje yaşam döngüsü boyunca sürece dahil edilmelidir.

Gereksinimlerin ve kapsamının eksikliği

Net gereksinimler ve kesin kapsam üzerinde önceden anlaşmaya varmak zor olsa da, en azından projenin neyi sunacağının anlaşılmasına ve kabul edilmesine önem verilmelidir. İş ve Kapsam Bildirimi, Destanlar, Özellikler/Hikayeler, İş Kırılım Yapıları (İKY) vb. şeklindeolabilir. Belirsiz ve esnek gereksinimler, projeler ve organizasyonlar için zararlı sonuçlara yol açabilir.

Sorumluluk ve sponsorluk eksikliği

Proje ekibi, her üyenin kendini sorumlu hissettiği, kendisine verilen rolü yerine getirmeye çalıştığı ve proje sponsorunun aktif olarak sürece dahil olduğu durumlarda iyi performans gösterir. Ekibin sorumluluklarının belirsizliği veya sponsorun bağlantısız olması tüm projeyi zora sokabilir. Proje ekibi ve paydaş sorumluluklarını değerlendirmek için Sorumluluk Atama Matrisi hazırlanabilir.

Ekip üyelerinin yetersiz becerileri

Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür ve proje ekipleri söz konusu olduğunda performans büyük ölçüde bireysel beceri düzeylerine bağlıdır.  Projenin başarıyla gerçekleştirilmesi için gereken ekiplerin ve beceri setlerinin değerlendirilmesi önemlidir. Boşluklar varsa, eğitim fırsatları aranmalıdır. Proje yöneticisi mümkünse başka bir projedeki nitelikli kaynakları müzakere etmeli veya takas etmelidir. Eğer yukarıda bahsedilen çözümlerden hiçbiri mümkün değilse, beceri boşluklarının ortaya çıkarılması ve olası risklerin veya proje sonuçları üzerindeki etkilerin belgelenmesi gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Büyük Programların Başarısını veya Başarısızlığını Etkileyen Faktörler

Defining Terms: Program Management and Project Management in Entertainment Destination Development – nFusion

Her program, program sponsorunun/sponsorlarının desteğine sahip olmalıdır. Program sponsorları, programın finansmanını kontrol eden ve program ile ilgili son sözü söyleyen kişilerdir. Genellikle büyük programların sponsorları organizasyonun İcra veya Yönetim Kurulu kademelerinden gelir.

Programın temel parametrelerini güçlü bir şekilde kavramak, karmaşıklıklarını ve bağımlılıklarını açıkça anlamak için planlamaya yeterli zaman ve kaynak harcanmalıdır.

Program yönetiminde iş/organizasyon alanı ve teknik becerilerin doğru kombinasyonu olmalıdır. Ayrıca, gerekli beceri ve deneyim derinliğine sahip olmaları zorunludur.

Programın odak alanlarında (örneğin, Finans, BT altyapısı vb. deneyim ve bilgiye sahip olan Program Yöneticileri, daha başarılıdırlar. Etki alanı bilgisi ve yeterli teknik bilgi özellikle çok tedarikçili programlarda paydaş yönetimi becerilerini zorunlu kılar. İş birliği yapma ve işbirliği yapma konusunda yönlendirme becerisi , değişim ve varyasyon yönetimi, işin kolayına kaçmadan maliyetleri azaltmaya yönelik yaklaşımlar önemlidir.

Program raporlama yapısı mümkün olduğu kadar basit olmalıdır.

Büyük programların birden fazla tedarikçiye sahip olması muhtemeldir. Bu nedenle, hem sözleşmeye dayalı olarak hem de uygulamada, programa yönelik tedarikçi sorumluluklarının önceliklerini belirlemek esastır. İletişim, risk ve sorun yönetimi ve anlaşmazlık çözümüne yönelik sorumlulukların ve protokollerin oluşturulması gerekir.

Programlarda, potansiyel çıkar çatışmalarının üstesinden gelinmelidir.

Programla ilgili tüm paydaşların tanımlanması, programa olan ilgilerinin, katılım düzeylerinin açıkça belirtilmesi gerekir. Paydaş Analizi, açık ve örtülü paydaşların belirlenmesine yardımcı olur.

Program yönetimi, farklı beklentileri olan (özellikle farklı ve birbiriyle çelişen önceliklere sahip) birçok paydaşın yönetilmesi konusunda dikkat gerektirir Erken teşhis bu sorunun ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir.

Program yönetimi ekibi, programın altındaki projeler için uygun yaklaşımları (gelenerksel, çevik veya hibrit) seçmelidir. Seçilen yaklaşım amaca uygun olmalıdır. Modern bir metodoloji, pratik olmadığında ve ilgili herkes tarafından takip edilmediği sürece istenen etkiye sahip olmayacaktır.

Doğru ve uygun proje planlama, görev yönetimi ve işbirliği araçlarının kullanılması programın başarısı için hayati öneme sahiptir. Tüm araçlar arasında kusursuz bir entegrasyon olmalıdır.

Program durumunun ve güncellemelerinin düzenli olarak izlenmesi, gerektiğinde düzeltici önlemlerin alınabileceği doğru yolda olduğundan emin olmak için çok önemlidir.

Yönetişim Kurulu/Yönlendirme Komitesinin, büyük programları yönetme deneyimine sahip, program raporlamasını özümseyebilecek ve programın gidişatını yönlendirme konusunda program liderliğine tavsiyelerde bulunabilecek yöneticilere sahip olması gerekir.

Yönetişim raporlaması şeffaf, açık ve özlü olmalı ve dikkat çekici noktaları Yönetişim Kurulunun dikkatine sunmalıdır.

Projenin her seviyesinde programın her yönünü ele alacak sağlam bir iletişim planı mevcut olmalıdır.

Sorumluluk Atama Matrisi, iç/dış proje ve program iletişimini herhangi bir belirsizlik olmaksızın yönetmek için mevcut olmalıdır.

Riskleri tespit etmek ve sorun haline gelmeden önce olumsuz etkiyi azaltmak için disiplin oluşturulmalıdır. Bazen, kendi projesini kurtarmak için başka bir projeye/proje yöneticisine karşı riskleri artırma yoluyla risk ve sorun süreciyle “oynama” eğilimi ortaya çıkabilir. Bu konuda dikkatli olmak, özellikle risklerin ve sorunların farklı tedarikçiler arasında para kazanma aracına dönüşebileceği unutulmayarak ihtiyatlı davranılmalıdır.

Program liderleri ve sponsorlar, iyimser tahminlerin (gerçekçi olmayan zaman çizelgeleri ve/veya yetersiz finansman) programı bir düşüşe sürükleyeceğini unutmamalıdır.

Programlarda bilgi toplamak için resmi ve gayri resmi tüm araçlar kullanılmalıdır.

Kapsam değişikliklerine karşı dikkatli olunmalıdır.

Program Yöneticisi, paydaşlarla etkileşim halinde olmalıdır. Burada “herkese uyan tek bir çözüm” yoktur. Her paydaşın ayrı ayrı yönetilmesi gerekir. Dikkat edilmesi ve mümkünse önlem alınması gereken işaretlerden biri, program sırasında paydaşların önceliklerinin değişmesidir.

Özellikle çok büyük ve karmaşık programlarda, başlangıçta ayrıntılı gereksinimlerin ortaya çıkarılması pratik değildir. Üst seviye ele alınmalı ve daha sonra her aşama için ayrıntılı planlama yapılmalıdır.

Gereksinimlerin ayrıntılı tanımının teklif/sözleşme aşamasında mümkün olmadığı durumlarda, gereksinimlerin ayrıntılı tanımının kapsam sınırını aşmadan yönetilebilmesi için kapsam sınırının açık bir şekilde tanımlanması gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekibi Açısından Duygusal Zekanın Önemi

The Power of Emotional Intelligence in the Workplace

Proje Yöneticisi vaktinin %90’ını iletişimle geçirir. Bu iletişimin büyük bir kısmı proje ekibinin değişikliklerin ve stresin duygusal ve sosyal yönleriyle başa çıkmasına yardımcı olmakla ilgilidir. Ayrıca Duygusal Zeka, kişinin kendi duygularına hakim olması ile ilgilidir. Proje yöneticisinin işini yapma ve belirli bir zihinsel sağlık düzeyini koruma becerisini etkileyebilecek üç önemli faktörden bahsedilebilir;

Stres Azaltma – Proje çalışmaları streslidir ve stres yönetimi ilişkilerin doğasına bağlı olarak projeden projeye değişir. Örneğin tedarikçinin proje çalışanlarına herhangi bir stres yönetimi yapılmasına gerek olmayabilir.  Şirketler, ücret vermek dışında çalışanlarına proje yönetimi sürecinde psikolojik koruma sağlamalıdırlar. Örneğin izinler, tam zamanlı çalışanların yoğun çalışma dönemlerinden sonra toparlanmalarına olanak tanır. Dinlenmeme önemli bir stres kaynağıdır.

Kimlik Yenileme – Proje ekipleri için tek stres kaynağı bitkinlik değildir. Mesleki bağlamda kim olduklarına dair bir anlam ararlar. Bir işten diğerine geçerken anlamı kaybedebilirler. Daha da kötüsü, projelerin geçici doğası çoğu zaman bireyleri, her yeni projede kimliklerini yeni ekiple tutarlı bir şekilde yeniden inşa etmeye zorlayabilir. Kimliğini sürekli olarak yeniden yapılandırmanın sonuçları sıkıntılı olabilir. Özellikle sözleşmeli çalışanlar sıklıkla yabancı muamelesi görürler. Sonuç olarak, pek çok proje profesyoneli kendilerini uyum sağlamak için tekrarlanan bir çaba içerinde bulurlar. Bu çabalar başarısız olursa, meslektaşlarına, şirketlerine ve nihayetinde kendilerine karşı olumsuz eğilimler geliştirme olasılıkları da o kadar artar.

Ayrılma – Bir çalışanın benlik duygusu bozuldukça, karar verme yetenekleri tehlikeye girebilir. İstihdam güvencesizliği mesleki deneyimlerindeki en büyük stres etkeni olarak tanımlanabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler