Sadece maaş vermek yetmez!

Birçok yönetici sadece verdiği maaşın alacağı hizmet ve destek için yeterli olacağı yanılgısına düşer. “Nasılsa para veriyorum her istediğim olur” düşüncesi yaşanan hayal kırıklıklarıyla kızgınlığa dönüşür. İşten çıkarmalar, istifalar birbirini takip etmeye başlar.

Öncelikle insanın sosyal bir varlık olduğu unutulmamalıdır. İnsan dediğin konuşmak, dinlemek, dinlenmek, dertleşmek vb. şeylere ihtiyaç duyar. Kişilere ödenen ücretler onların maddi ihtiyaçlarını karşıladığı gibi doğal olarak motivasyonlarınıda doğrudan etkiler.

Özellikle son dönemde çevremde bu tipte hatalar yapan çok fazla insan görmeye başladım. Kendileriyle yaptığım sohbetlerde birzda tavsiye niteliğinde şunları söylüyorum;

Öncelikle çalışanınızı tanımaya vakit ayırmalısınız. Türkiyede özellikle kişilerin nereli oldukları, hangi takımı tuttukları vb. konular çok önemlidir. Eğer bir yönetici iseniz tüm çalışanlarınızı tanımalı ve (hatta çalıştığım bir holding’te büyük patronumuz herkesi ismi ile tanırdı) onlarla zaman zaman sohbetler etmeli, aralarına karışmalısınız.

Sonra işin ikinci kısmına geçersiniz. Tanıdığınız ve iletişim kurduğunuz çalışanlarınızda yaratacağınız imajınız konusuna. Onların gözünde adil, dürüst, sevecen, samimi, cana yakın, içten vb. iyi sıfatları taşıyabiliyorsanız ne mutlu. Bu iyi sıfatları karıştırmamak gerekir. Bazı iyi denilen özellikle suistimale açıktırlar ki buna örnek olarak saf olmayı ya da çok bağışlayıcı olmayı söyleyebiliriz. Yarattığınız imaj ile vezirolabileceğiniz gibi rezilde olabileceğinizi  unutmayın.

Onların gözünde yaratığınız olumlu imajı ülke ve sektörel koşulları destekleyen bir ücret politikası ile desteklediğinizde şirket içi desteği ve sadakati en üst düzeyde yakalayabileceğinizi söyleyebilirim.

“Ne söylediğiniz değil ne anlaşıldığı önemlidir” klişesini burada tekrar hatırlatmak istiyorum. Sizin tavrınız niyetiniz iyi olsa bile yanlış anlaşılmanıza yol açabilir. Ayrıca çalışanlar üzerinde “bak ben her şeyi izliyorum” “herşeyin farkındayım” düşüncesi ile stres yaratırken onların kapasiteleri üzerinde iş vermeniz bir yere kadar verim getirebilir, dozu kaçarsa geri tepen silaha dönüşebilir.

Eğer yukarıda bahsettiğim gibi kovmalar ya da istifalar çoğaldıysa yapılması gereken ilk şey problemin kaynağını bulmaktır. Eski çalışanlar yeni gelenleri yanlış yönlendiriyor olabilirler, yönetcinin olumsuz tavrı sabırları taşırıyor olabilir, şirket sadece kar etmeye odaklanıp iç değerlerini unutmuş olabilir vb. daha bir çok neden sayılabilir.

Çok sevdiğim bir söz ile bu yazıyı bitirmek istiyorum; “Karşılaştığınız problemleri onları yaratan düşünce tarzınızla çözemezsiniz.”

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nineteen − five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.