Kategori arşivi: Agile-Çevik

Disiplinli Çevik – 4

Agilität bei Banken – gewollt, aber noch nicht gekonnt | BankingHub

İlke: Akışı Optimize Edin

Ekiplerin uyumlu olmasını, uyumlu kalmasını ve zamanla uyumlarını iyileştirmelerine rağmen daha iyi olmalarını nasıl sağlarız?

İş akışlarımızı optimize ederek;

  1. Sürdürülebilir bir hızda sürekli teslim yaparak
  2. Bütünü optimize edin – Disiplinli çevik yaklaşımda uzmanlar “kurum bilinciyle” çalışırlar yani ekiplerinin organizasyonları içindeki birçok ekipten biri olduğunun farkındadırlar ve organizasyon için en iyi olanı yapacak şekilde çalışırlar. Yalın bir yaklaşımla bütünü optimize etmek için genel süreci düzene sokmaya çalışırlar. Bu sayede müşteriye değer sağlamak için sürecin başından sonuna kadar toplam süreyi ele alırlar.
  3. İş akışını gösterin – Sorunsuz bir teslimat akışı oluşturmak ve devam eden çalışmayı minimumda tutmak için işi görselleştirmek gerekir. Bu sayede, ekipler aynen Kanban’da söylendiği gibi darboğazları hızlı bir şekilde belirleyebilir ve ortadan kaldırabilirler.
  4. Atıkları ortadan kaldırın – Çevik Manifestolar yapılmayan iş miktarını maksimize etme sanatı olarak tanımlanır.
  5. Sürekli geliştirin – Süreç hedefleri koyarak ekibinizin çalışma ortamını, sürecinizi ve takım altyapınızı zaman içinde iyileştirmeye yönelik stratejileri belirleyin.
  6. Öğrenmek için denemek – Eric Ries’in Yalın Girişim’de bilimsel yöntemlere ilişkin temel kavramların iş dünyasına uygulanması için deneysel zihniyetin yerleşmesini söylüyordu.
  7. Önemli olanı ölçün – Önce başarıyı tanımlamak daha sonra ölçümlemek için gerekli ölçümleri yapmak gerekir. Başarı tanımı herkesi için ortak olmalıdır.
  8. Uzun vadeli ve istikrarlı takımları tercih etmek – Çevik yaklaşım, geçiciden uzun ömürlü ekiplere geçişi vurgular.

İlke: Kurumsal Farkındalık

İnsanlar kurumsal farkındalığa sahip olduklarında, yaptıkları şeyin yalnızca ekiplerinin optimal olmayan hedeflerine değil, kuruluşun hedeflerine de olumlu katkıda bulunmasını sağlamak için kuruluşlarının genel ihtiyaçlarını dikkate almaya motive olurlar.

Kurumsal farkındalık, insanların davranışlarını olumlu yönde değiştirir;

  1. Kurum içi profesyonellerle yakın çalışma olasılıkları yükselir.
  2. Diğer kişilerle işbirliği yaparak, mevcut varlıklardan yararlanma ve bunları geliştirme olasılığı yükselir.
  3. Rehberliği kabullenme, gerektiğinde uyarlama yaparak genel tutarlılığı ve kaliteyi artırmayı sağlar.
  4. Öğrendiklerini diğerleri ile paylaşma olasılıkları yükselir.
  5. Diğerlerinden karşılık beklemeden şeffaf bir şekilde çalışmaya istekli olurlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Disiplinli Çevik – 3

İlke: Sonuç ve Başarı Odaklılık

Scrum ve Extreme Programlama (XP) gibi yöntemleri kuralcı buluyorum. Scrum’da her sabah tüm ekip üyelerinin katılması gereken maksimum 15 dk.lık günlük toplantılar, her yinelemenin sonunda retrospektif toplantıları, ekipteki kişi sayısı mak. 9 olur vb. ezbere bir şekilde uygulanıyor. Extreme Programlama, eşli çalışma, Teste Dayalı Geliştirme vb. öneriyorlar. Bu yöntemlerin kötü olması değil neden yapıldığını bilmeden katı bir şekilde uygulanması amacından uzaklaştırıyor.

Çevikliğin sağlanabilmesi için Ürün Sahibi’nin ekiple birlikte çalışması çok doğru bir yaklaşım. Ancak çevik ekiplerin bölünmemesi, kendilerini %100 projeye adayabilmeleri için birden fazla iş ile uğraşmamaları gerekir. Gerçek dünyada çok nadir olacak bir durum. Bu tür ideal koşullar nadiren mevcuttur. Gerçek olan, dağınık ve kalabalık ekipler, dış kaynak kullanımı, çoklu disiplin koordinasyonu ve bir çok paydaşın yarı zamanlı kullanılabilirliğidir. Aslında optimal olmayan durumlarla uğraşmak zorundayız.

Disiplinli Çevik, optimal olmayan koşulları kabullenip “çevik olamayız” demek yerine “olabileceğimiz kadar etkili olalım” yaklaşımıdır.

“En iyi uygulamaları” kesin çözüm gibi görmek yerine, belirli ve gerekli tavizler verilerek faydaları en üst düzeye çıkarmak için stratejiler sağlar. Bu nedenle, sonuç ve başarı odaklıdır. İçinde bulunduğumuz durumlarda geçerli olmayabilecek katı kuralları savunmak yerine, daha iyi seçimler yapılmasını teşvik eder.

İlke: Bağlam Uyarlama Gerektirir

Her insan kendi becerileri, çalışma tarzı tercihleri, kariyer hedefleri ve öğrenme stilleri ile benzersizdir. Her takım hem benzersiz insanlardan oluştuğu hem de aynı zamanda benzersiz durumlarla karşı karşıya olduğu için benzersizdir. İnsanların, ekiplerin ve kuruluşların hepsinin benzersiz olması, süreç ve organizasyon yapısının duruma göre uyarlanmasını zorunlu kılar. Başka bir deyişle, bağlam önemlidir.

Her proje ekibi yaşam döngüsü ve uygulama/strateji seçiminizi etkileyen bağlamlara (ekip sayısı, ekip kültürü, ekibin coğrafik dağılımı, teknik karmaşıklık vb.) odaklanmalıdır.

Örneğin iç ve dış kaynaklarla aynı şekilde çalışamazsınız. Daha aza yeteneklilerle çalışmak riskli olabilir. Büyük ekiplerde koordinasyon daha zordur.

İlke: Doğru Seçim ve Uyarlama

Birden fazla ekibin yaşadığı ortak problemleri yönetmek, bir ekibin yaşadığı kötü bir durumu diğer ekiplerin yaşamamasını sağlamak gibi süreçlerin yönetilmesi gerekir. Yönetilmediği takdirde kuruma maliyet yaratır.

Kuralcı yaklaşımın, “herkese uyan tek beden” ısrarının çalışmadığını biliyoruz. Cynefin Çerçevesi*, karmaşık bir alanda “bilinmeyen bilinmeyenlerle” uğraştığınızı ve doğru yanıtların olmadığını, yalnızca belirli bir bağlamda çalışan stratejiler olabileceğini gösterir.

*A Leader’s Framework for Decision Making. David J. Snowden and Mary E. Boone, Harvard Business Review, November 2007, https://hbr.org/2007/11/a-leaders-framework-for-decision-making

Farklı bağlamlar farklı stratejiler gerektirir  yani ekiplerin kendi süreçlerine sahip olmaları ve karşılaştıkları durum göz önüne alındığında pratikte kendileri için neyin işe yaradığını keşfetmeyi denemeleri gerekir.

Seçim odaklı stratejiler orta yolu buldurmaya çalışırlar. Diğer tarafa, size işleri yapmanın tek yolunu söyleyen Scrum, Extreme Programlama (XP) ve SAFe gibi kuralcı yöntemler vardır. Kuralcı stratejiler bazı durumlarda oldukça iyi çalışabilirler. Ancak duruma uygun uyarlanmayan kuralcı yöntemler yarardan çok zarar verirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Disiplinli Çevik – 2

What have you achieved with discipline? - Quora

Disiplinli olmak ne demektir? Disiplinli olmak, sizin için iyi olduğunu bildiğiniz, genellikle sıkı çalışma ve azim gerektiren şeyleri yapmaktır.

  • Müşterileri düzenli olarak memnun etmek disiplin gerektirir. Takımların harika olması için disiplin gerekir.
  • Çalışanlarının güvenli bir ortama sahip olmasını sağlamak için disiplin gerekir.
  • Çalışma şeklini bağlama göre uyarlamak ve duruma göre geliştirmek disiplin gerektirir.
  • Daha büyük bir organizasyonun parçası olduğunuzu, sadece sizin için uygun olanı değil, kurum için en iyisini yapmanız gerektiğini anlamak disiplin gerektirir.
  • Genel iş akışınızı geliştirmek ve optimize etmek disiplin gerektirir.
  • Nasıl çalıştığınız ve kendinizi organize etmekle ilgili birçok seçeneğiniz olduğunu anlamak disiplin gerektirir.

Disiplinli Çevikliğin İlkeleri

Disiplinli Çevik (DA) yaklaşımının arkasında yedi temel ilke yatar;

İlke1: Müşterileri Memnun Etmek

Ürünlerimiz ve hizmetlerimiz sadece onların ihtiyaç ve beklentilerini karşılamakla kalmayıp, onları aştığında da müşterilerimizi memnun ederiz.

Başarılı kuruluşlar, müşterilerini memnun eden ürünler ve hizmetler sunarlar. Sistem tasarımı, müşteriyi göz önünde bulundurarak inşa etmemizi, onlarla yakından çalışmamızı, küçük artışlar halinde inşa etmemizi ve daha sonra onları gerçekten neyin memnun edeceğini daha iyi anlamamız için geri bildirim almamızı söylerler. Disiplinli Çevik yaklaşımda değişimi benimsemek, proje ilerledikçe paydaşlarımızın gerçekten ne istediklerini öğreneceklerini ve fikirlerini değiştirebileceklerini biliriz.

Jeff Gothelf ve Josh Seiden, Sense & Respond’da “Bir ürünü daha kolay kullanılabilir hale getirebilirseniz, müşterinin bir görevi tamamlaması için gereken süreyi kısaltabilirseniz veya doğru bilgiyi tam olarak o anda sağlayabilirseniz kazanırsınız.” diyorlar.*

*( Sense & Respond: How Successful Organizations Listen to Customers and Create New Products Continuously. Jeff Gothelf and Josh Seiden, 2017, Harvard Business Review Press.

İlke 2: Harika Olmak

Harika bir organizasyon için çalışırken harika şeyler yapan harika bir ekibin parçası olmayı kim istemez? Hepimiz istiyoruz.

Joshua Kerievsky, modern çevik ekiplerin insanları harika kıldığı kavramını popüler hale getirdi.(https://modernagile.org/)

Mary ve Tom Poppendieck**, ilgili ve düşünen insanlardan sürdürülebilir avantajın elde edildiğini açıklıyor.

**The Lean Mindset: Ask the Right Questions. Mary and Tom Poppendieck, 2013, Addison Wesley Professional)

Virgin Group’tan Richard Branson, “Çalışanlarınıza dikkat edin, onlar da işinize baksınlar.” diyor.

İlk olarak, birey olarak harika olmak için her şeyden önce, iş arkadaşlarınızın saygısını ve güvenini kazanacak şekilde hareket etmeniz gerekir. Güvenilir olun, dürüst olun, açık olun ve onlara saygılı davranın.

İkincisi, başkalarıyla “isteyerek” işbirliği yapın. İstendiğinde bilgi paylaşın. Gerektiğinde yardım.

Üçüncüsü, aktif bir öğrenci olun. Her zaman deneme ve öğrenme fırsatlarını kollayarak konunuzda ustalaşmaya, uzmanlaşmaya çalışın. Uzmanlığınızın ötesine geçmeye çalışın. T-yetenekli*** olmayı önemseyin. (https://en.wikipedia.org/wiki/T-shaped_skills)

***(Generalizing Specialists: Improving Your IT Career Skills. http://agilemodeling.com/essays/generalizingSpecialists.htm

Dördüncüsü, takımınızı asla yarı yolda bırakmamaya çalışmaktır. Bazen olabilir, iyi takımlar durumu anlar ve affedebilir.

Beşincisi, Simon Powers, zor durumlara karşı duygusal tepkilerinizi geliştirmeye ve durumu yönetmeye istekli olmanız gerektiği söylüyor. İnovasyon vb. konular çeşitlilik gerektirir ve doğası gereği farklı görüşler farklı duygusal tepkilere neden olabilir. Hepimiz işyerimizi psikolojik olarak güvenli hale getirmek için çalışmalıyız.

Yüksek performanslı ekipler, hedeflerine ulaşmak için gereken ortam ve destek verilen motive olmuş bireyler tarafından kurulur. Google’da 2015 yılında yapılan bir araştırma****, başarılı ekiplerin Ekip Üyeleri için psikolojik güvenlik sağladığını, Ekip Üyelerinin birbirlerine güvenebildiklerini, roller ve sorumluluklar konusunda bir yapı ve netlik olduğunu ve insanların kendileri için hem anlamlı hem de etkili işler yaptığını ortaya çıkardı.

Five Keys to a Successful Google Team. Julia Rozovsky. https://rework.withgoogle.com/blog/five-keys-to-a-successful-google-team/

Harika ekipler paydaşlarıyla çok iyi bir çalışma ilişkisi kurarlar ve yaptıkları şeyin paydaşların gerçekten ihtiyaç duyduğu şey olduğundan emin olmak için onlarla işbirliği yaparlar. Harika ekipler bir bütündür, çapraz işlevlidirler, başarılı olmak için gereken becerilere, kaynaklara ve yetkiye sahiptirler.

Harika ekipler projenin başında kaliteyi inşa etmeyi seçerler. Yalın yaklaşım, sürecin ilk etapta kusurların oluşmasına izin vermemesi gerektiğini ancak bu mümkün olmadığında gerekli çalışmaların yapılmasını, doğrulanmasını, sorunlara kalıcı çözümler üretilmesini önerir. Çevik Manifesto, teknik mükemmelliğe ve iyi tasarıma verilen sürekli dikkatin çevikliği geliştirdiğinin altını çiziyor.

Üst yönetimler, proje ekiplerinin işlerini yapmaları için gereken yetki ve kaynakları sağlayarak, güven kültürünü ve ortamını oluşturarak harika ekiplerde çalışan harika bireyler ortaya çıkarabilirler. İnsanlara işlerini yapmak için özerklik sağlanması, zanaatlarında ustalaşma fırsatlarına sahip olmaları ve anlamlı bir amaca hizmet etmeleri motive eder.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Disiplinli Çevik – 1

PMI Launches New Basics of Disciplined Agile Toolkit Course for Agile  Practitioners - Express Computer

Projelerde bağlam önemlidir. Proje ekipleri, içinde bulundukları ortamın bağlamına bağlı olarak farklı şekilde çalışırlar. Her insan ve ekip benzersizdir. Beş kişilik bir ekip, yirmi kişilik bir ekipten veya elli kişilik bir ekipten farklı çalışacaktır. Her ekip diğer ekiplerden farklı çalışır çünkü her ekipte kendi benzersiz becerileri, tercihleri ve geçmişleri olan farklı insanlar yer alır.

Seçmek ve seçebilmek önemlidir. Proje ekipleri etkili olabilmek için karşılaştıkları durumu ele alacak uygulamaları ve stratejileri seçebilmelidir. Bunun anlamı, mevcut seçeneklerin ne olduğunu, her birini tercih etmenin neye mal olacağını ve her birini ne zaman uygulayıp uygulamayacaklarını bilmeleri gerekir.

Kurumlarda iş yapış tarzının veya çalışma şeklinin diğer ekiplerle işbirliği yapılabilmesi, paydaş memnuniyeti sağlanması adına optimize edilmesi gerekir.

Her proje ekibi başarılı olmak ister. Proje ekibinin başarılı olmak için kendi yöntemlerini seçmesi, deneme-yanılma yoluyla sürekli kendini geliştirmesi gerekir.

“İsmen çevik” ekipler “sahte çeviklik” stratejileri ile başaramazlar. Çevik gibi görünen ama katı kurallara ve ritüellere dayanan eskinin yeni versiyonu yöntemler başarı getirmezler.

Çoğu çocuk çeviktir. Saygılıdırlar, açık fikirlidirler, işbirlikçidirler, öğrenmeye heveslidirler ve her zaman deney yaparlar. Farkında olmadan çevik bir zihniyeti benimsediklerini görebilirsiniz. Fakat deneyimlerinin eksik olması profesyonel anlamda beklenti koymamızı engeller. Doğal bir şekilde işbirliği yapan ve çözüm geliştirme becerilerine sahip, ancak yeterince deneyimli olmasa da, kendi seviyelerindeki projeleri başarabilirler.

Gerçek amacın çevik olmak olması(-mış gibi değil), istenen organizasyonel sonuçlara etkin bir şekilde ulaşmak olması gerekir. Yanlış bir ürün geliştiriyorsanız, mükerrer iş yapıyorsanız, şirkete değer yaratmayan bir konuda çalışıyorsanız çevik olmanın bir anlamı yoktur.

Bir çok proje(Yazılım geliştirme vb.) gerçekleştirmesi ve teslimi karmaşık projelerdir. İyi bir ekip kurmanız, paydaşlarınızla iyi iletişim kurmanız  ve ihtiyaçlarını karşılayan bir çözüm üretebilmeniz gerekir. Bu yolda ihtiyaçları nasıl keşfedeceğinizi, bir çözüm tasarlamayı ve bu çözümü geliştirmeyi, doğrulamayı ve yaygınlaştırmayı bilmeniz gerekir.

Kendi hatalarından ders çıkaranlar akıllı, başkalarının hatalarından ders çıkaranlar zekidir diye bir klişeye inanırım. Benzersiz ya da deneyimlerimizde yer almayan sorunlarla karşılaştığımızda sıfırdan başlamayı tercih edebiliyoruz. Halbuki kurum içinde bir deneyim ve bilgi havuzu olması bizi çevikleştirecek konuların başında gelir. Üretkenliği ve kaliteyi artırmak için kanıtlanmış bilgi ve deneyimler saklanmalı ve erişim sağlanmalıdır. Sıfırdan başlamak yerine kuruma ve duruma özel kendi araç setlerimizi yaratabiliriz. Diğer proje ekiplerinden öğrenmeye odaklanmalıyız.

Diğer bir konu ise “daha hızlı başarısız olmanın daha erken öğrenip başarılı olmayı sağladığıdır. Mevcut seçeneklere ilişkin körlükler(kolektif öz farkındalık eksikliği) kural setlerine uymaya çalışan ekiplerin en büyük sıkıntısıdır. Her proje ekip üyesinin, mevcut süreçleri iyileştirmek ve özelleştirmek için fikirler öne sürmesi gerekir.

Yöntemlere ilişkin iddialar (Scrum ile 2 kat hızlı iş çıkar vb.) çok tutarlı değil. 155 kuruluşu, 1.500 şelale ve 1.500 çevik ekibi kapsayan yakın tarihli bir araştırma, çoğunlukla Scrum’ı takip eden çevik ekiplerin fiili üretkenlik artışlarının yüzde 7 ila 12’ye yakın olduğunu buldu. Kuruluşların çoğunluğunun SAFe’i benimsediği ölçekte, iyileşme yüzde 3 ila 5’e düşüyor.(Quantitative Analysis of Agile Methods Study (2017): Twelve Major Findings. Donald J. Reifer, https://www.infoq.com/articles/reifer-agile-study-2017/

Bu yazı serisinde Retrospektifler, W. Edward Deming’in Plan Do Study Act (PDSA) iyileştirme döngüsü, John Boyd’un OODA (OODA (Observe Orient Decide Act) döngüsü, Kaizen, Hedef Soru Ölçütleri, OKR’ler, Yalın Dönüşüm, Minimum Uygulanabilir Değişiklik ve Ürün kavramı, Süreçleri Uyarlama, Görselleştirme ve Şeffaflık, Kolaylaştırma gibi konular yer alacak.

Neyin işe yarayıp yaramadığını deneyerek öğrenmek zorundayız. Uzmanlıkları olmayanlar karşılaştıkları sorunları ele almada bocalarlar. Öncelikle kendi yöntemlerine başvururlar ama yöntemlerine körü körüne bağlı oldukları için çözüm üretemezler.

Nasıl çalışacağımız belirlemek için yapacağımız çalışmalarda etkili kolaylaştırma işe yarar sonuçlar üretir;

  • Kısa oturumlar
  • Açık bir gündem (beklentilerin net olduğu)
  • Tüm proje ekibi katılımı
  • Deneyimli bir kolaylaştırıcı
  • Uygun çalışma alanı

Böyle bir çalışmada;

  • Proje Ekip Üyelerinin rol ve sorumlulukları
  • Proje ekibini nasıl organize etmeyi/yapılandırmayı düşündüğümüzü
  • Hangi yaşam döngüsünü takip edeceğimizi
  • Hangi uygulamaları/stratejileri izleyeceğimizi
  • Bitmenin tanımını
  • Hangi araçları kullanacağızı masaya yatırmalıyız.

Amacınız doğru yönde ilerlemek, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını öğrenmek olmalıdır. Böylece ekibinizin kendi çalışma şeklini tanımlayabilirsiniz. Bu çalışma sonunda Ekip Çalışma Kuralları (Team Charter) ortaya konulabilir.

Özetlemek gerekirse

  • Disiplinli Çevik Teslim (DÇT) ekipleri çalışma yöntemlerini kendileri seçer.
  • Hem “çevik olmanız” hem de “çevik olmayı” bilmeniz gerekir.
  • Projelerde çözümler (teslimler) karmaşıktır, nasıl yapılacağına dair kolay bir cevap yoktur.
  • Disiplinli Çevik (DÇ), proje ekibinin çözüm sunmak ve kendi tercihlerini belirlemesi için şüpheci yaklaşımı tercih eder.
  • Diğer çalışanların veya ekiplerin benzer zorluklarla karşılaştığını ve üstesinden geldiğini bilmek ve onların deneyimlerinden ders çıkarmak önemlidir.
  • Yöntemlere mahkum olmamak, sürekli iyileştirmeyi benimsemek önemlidir.
  • Gerçek amaç, çevik olmak/hızlı olmak değil, istenen organizasyonel sonuçlara etkin bir şekilde ulaşmaktır.
  • Daha iyi kararlar daha iyi sonuçlara yol açar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Öğrenme Çevikliği Neden Önemlidir?

Liderlik, yeni düşünme yöntemlerine açık olma ve sürekli olarak yeni beceriler öğrenme yeteneği gerektirir. Başarılı insanların deneyimlerinden ders çıkartma özelliği olduğunu biliyoruz. Liderler alışkanlıklarından vazgeçmedikleri ve farklı durumlara farklı yaklaşmadıklarında kaybetmeye başlıyorlar. Tam aksi davrananlar ise başarıyorlar.

Başarılı liderlerin öğrenme çevikliğine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kariyerleri boyunca öğrenme isteklerini ve yeteneklerini göstermeye çalışırlar.

Geçmişte, bir bireyin gelecekteki başarı potansiyelini yalnızca geçmiş performansına ve kanıtlanmış yeteneklerine dayanarak tahmin etmeye çalışırdık. Yapılan araştırmalar örgüt düzeyinde farklı davranışların gerekli olduğunu ve bir aşamada etkili olan davranışların bir sonraki aşamada başarıya yol açmadığını göstermektedir.

Şirketlerdeki değişim oranı hiç olmadığı kadar yüksektir ve liderlerin sürekli uyum sağlamaları gerekir. Uzun vadeli potansiyel fırsatlar masaya yatırılırken, çalışanların mevcut beceri setleri, gelecekteki zorluklara cevap verebilecek yeni bilgi, beceri ve davranışları öğrenme yeteneklerini geliştirmek ikincil öneme sahiptir.

Önemli olan, eskimiş alışanlıklardan, becerilerden, bakış açılarından ve artık ilgisi olmayan fikirlerden vazgeçebilecek çalışanları bulmak ve geliştirmeliyiz.

Çeviklik ile ilgili adımlar atılmasına rağmen amatörcedir ve daha başlangıç aşamasındayız. Öncelikle kavramsal anlayışımızı geliştirmeye devam etmemiz, öğrenme hızının ne olduğu ve nasıl ölçülebileceği konularına eğilmeliyiz.

Bu yaklaşım, şirket içinde doğru ve  yüksek potansiyeli olan çalışanları daha iyi değerlendirmemize, seçmemize ve geliştirmemize yardımcı olacaktır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Çevik Olacağım Demekle Olmuyor

Birçok şirket, günümüzün rekabetçi pazarının gerektirdiği hızda çalışabilmek için, çevik yöntemlere hızlı bir şekilde geçiş yapmaya çalışıyor. Daha çevik bir işletmeye başarılı bir şekilde dönüşebilmek için, şirketlerin nerede ve nasıl çevik olacağı konusunda bilinçli seçimler yapmaları gerekiyor. Çevik prensiplerin ve zihniyetlerin nerede benimseneceğine, stratejik ve örgütsel zorlukları dinamik olarak ele almak için çevik problem çözme metodolojilerini nerede kullanacaklarına ve kendi kendini yöneten takımlar da dahil olmak üzere çevik modelin, resmi olarak nereye yerleştirileceğine karar vermek zorundadırlar.

Ya hep ya hiç mantığı doğru değil. Çevik yöntemlere geçmek şirketin her noktasında bu değişim ve dönüşümün yaşanmasını gerektirmeyebilir. Şirketin bazı süreçlerinde geleneksel yapılar ve süreçler daha düşük maliyet, daha başarılı sonuçlar sunuyor olabilir.

Şirketi bir bütün olarak düşünmeniz gerekir. Şirkette, çevik ve geleneksel yaklaşımların birbirleriyle nasıl etkin bir şekilde faaliyet göstereceğini belirlemeniz gerekir.

Çevikleşmeye geçiş yönetimden başlamak zorundadır. Yönetim ne yapabilir;

Kurumsal önceliklerin bir iş listesi olarak ele alınması – Önceliklerinizi bir liste şeklinde düzenleyin. Yeni konular çıktıkça öncelik listenize ekleyin. Her bir işi tamamlanana kadar sırayla ele alın. Hepsi çok acil, hepsi birinci öncelikli yaklaşımından uzaklaşın.

525 çalışanı olan Systematic yazılım şirketi, 2005 yılında çevik metodolojileri uygulamaya başladı. Metodolojiyi tüm yazılım geliştirme ekiplerine yaydıktan bir süre sonra şirketin CEO’su ve kurucusu Michael Holm, orta kademe yöneticilerin ilerlemeyi engellediğinden endişelenmeye başladı. 2010 yılında, Holm dokuz üyeli yönetici grubunu çevik bir takım olarak yönetmeye karar verdi. Grubu her pazartesi bir saat ya da iki kez toplamaya başladı, ancak karar vermenin çok yavaş olduğunu gördü. Yöneticilerin, bir gün önce ne yaptıklarını, o gün ve sonrasında ne yapacaklarını ve yardıma ihtiyaçları olup olmadığını tartışmak için her sabah 20 dakika süren ayaküstü toplantılar yapmaya başladı.

Bu yaklaşımı benimsemek isteyen yöneticiler, daha az şeye odaklanmalı ve zaman temelli bir planlama sürecinden, konu temelli planlamaya geçmelidirler. Steve Jobs’ın en güçlü yanlarından biri, şirketin en kritik önceliklerine odaklanmaktı. Bütün önerileri toplar, önce 100, sonra 10 adede göre yapılması gereken önceliklere göre listelerdi. En sonunda 3 öncelik belirlenirdi.

Stratejiler öncelikleri, öncelikler stratejileri etkilerler. Konuya odaklanıldığında kaynakların tahsisi kolaylaşır. Sabit takvime dayalı çalışmalarda rakipler ya da değişen çevre koşullarına uyum sağlamak kolay olmayabilir. Planlamayı bir kas haline getirmek ve sürekli planlama sürecine geçmek, kaynakların sürekli değişen önceliklere ve daha az önemli olan işlere efor harcamalarının önünü keser.

Çevik yaklaşımların dinamik doğası, yöneticilerin işleri hizalama ve kurumsal düzeyde görünürlük sağlama gibi yeni yöntemler geliştirmelerini gerektirir. Örneğin, şirket genelinde ölçütleri birbirine bağlayan ve bireysel ekip ölçütlerini toplu şirket düzeyinde ölçütlere bağlayacak gösterge tablolarının hazırlanması vb.

En önemli önceliklerinizi ele almak için hiyerarşinin dışında çalışan küçük, yetenek bakımından zengin ekipler oluşturun. Bu ekiplere, Agile yöntemlerini ve süreçlerini kullanma  yetkisinin verilmesi, enerjilerini tüketen ve yavaş hareket eden geleneksel süreçler ve karar hiyerarşileri dışında çalışma izni verin.

Airbnb, Spotify, Google, Amazon ve Microsoft gibi birçok lider şirket, yeniliği ve ürün geliştirmeyi yönetmenin bir yolu olarak çevik yöntemleri benimsediler. Hiyerarşi olmadan kendini yöneten takımlar oluşturdular. Yöneticiden en alt çalışana kadar tüm meseleleri, daha az resmi ve bürokratik bir ortamda hızlı ve işlevsel olarak yapmayı hedeflediler. Bunun anlamı, hiç kimse özel toplantılara çağırılmayacak, problemleri departmanlarla boğuşarak çözmeyecekler ve olur olmaz problemler yönetime aktarılmayacaktı.

Yapılacak işleri zaman çizelgesine aktarın, test et-ve-öğren yaklaşımını benimseyin. Daha küçük zaman dilimlerinde (1 – 4 hafta) karar hızını ve kurumsal metabolizmayı da hızlandırır. Zaman bağlı kalmaktansa sürekli planlama sürecine geçmek adaptasyonu kolaylaştırır. Test et – ve – öğren yaklaşımı daha iyi çözümler bulmayı, zayıf çözümleri terk etmeyi kolaylaştırır. Gerçek zamanlı testler, proje ekibi için erken yapıcı geri bildirim oluşturur ve çözümlerin geliştirilmesini hızlandırır.

Amazon’da, yönetim ekibinin kritik kararlara odaklanmasına yardımcı olmak için toplantı başlangıcında, gündemi okumaları için zaman verilir. Jeff Bezos, kararın doğru ve hızlı olması, karar öncesi harcanan efora bağlıdır, diye söylüyor. Karar ile ilgili tüm sorulara yanıt verilemediğinde yanlış kararların alınacağını belirtiyor. Liderlik tarzlarında, komuta ve kontrolden güvene dayalı modellere geçiş yapılmasının gerektiğini belirtiyor. Liderler, doğru cevapları vermesi için takımlarına güvenmeyi öğrenmek zorundadırlar.

Şirketlerde davranışsal değişiklikler, uyumlu bir çaba olmadan gerçekleşemez. Yeni liderlik tekniklerinin öğrenilmesi, açık fikirli ve yetenekli yöneticilerin yetiştirilmesi gerekiyor. Yönetici ekibinizi ve kendinizi gözden geçirin. Çeviklik, sonuç alma ve karar hızı, en üstten başlayarak aşağıya iner. Çevik bir şekilde liderlik eden ve yüksek hızda, doğru kararları alan üst düzey yöneticiler, bu davranışların organizasyonda daha düşük seviyeler tarafından taklit edileceğini göreceklerdir. Bunu yapmamak sadece kaybettirir.

Doğru amaca ve yönteme yönelik çevik yaklaşıma sahip liderler yetiştirmek, işgücü zamanı, yeterlilik, yetenek ve enerji gibi konularda en yüksek değeri elde elde etmeyi sağlayabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Çevik Sürüm Planlama (Agile Release Planning)

Çevik Sürüm Planlama, ürün geliştirilmesi ile ilgili vizyon ve yol haritası doğrultusunda sürümlerin (genellikle 3-6 aylık olarak) üst seviye zaman zaman çizelgesi özetidir.

Çevik Sürüm Planlama, ürüne ilişkin hedeflerin gerçekleştirilmesi, bağlılıkların  ve engellerin giderilmesi için ürün sahibinin ve ekibin ne kadar çalışmaya ve süreye ihtiyacı olduğunu belirlemek için gerekli döngü (iteration) ve geliştirme süreç (sprint) adetlerini içerir.

Eğer sürümler müşteri için bir değer üretiyorsa, zaman boyutunda hangi döngüde neyin başarılacağı (üretileceği) görülebileceği için proje zaman çizelgesinin anlaşılması kolaylaşmaktadır.

Agile (Çevik) Proje Yönetimi ile ilgili bilinmesi gereken 12 terimi açıklayan bu yazıya göz atmalısınız: https://tr.linkedin.com/pulse/bilmeniz-gereken-12-agile-proje-y%C3%B6netim-terimi-sinan-erdin%C3%A7

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi Yaşam Döngüleri

Projeleri bir seyahat gibi düşünün. Farklı yöntemlerle gidebilirsiniz. Yürüyerek, koşarak, arabayla, otobüsle, trenle, uçakla vb. Hangi yöntemi seçerseniz seçin hedefinize ulaşabilirsiniz. Ama önemli olan mevcut kısıtlar altında en kısa, ucuz, konforlu yöntemi seçmenizdir.

Proje Yönetiminde projeyi başarıya ulaştırmak için doğru yaşam döngüsüne karar vermeniz gerekir. 

Proje Yaşam Döngüsünü basitçe şöyle açıklayabiliriz;

  • Kapsamı Belirleme
  • Planlama
  • Yürütme (Hayata Geçirme)
  • İzleme & Kontrol
  • Kapama

Yaklaşımları Doğrusal, Kırılımlı,  Döngülü, Uyarlamalı ve Extreme diye 5’e ayırabiliriz.

Proje doğası gereği hedefinin netliği veya belirsizliği doğrultusunda soldan sağa doğru gidildiğini söyleyebiliriz.

Proje Yöneticileri uzunca bir süre kare kutuları yuvarlak deliklere sokmaya çalıştılar. “İlla böyle olmalı” mantığı ile bir yere varılamayacağı zamanla anlaşıldı. Proje Yönetimini hem teknik hem de bir sanat olarak ele almanın önemi anlaşıldı.

Geleneksel Proje Yönetimi Yaklaşımları

Eğer geçmişte benzer projeler yapılmış ve projenin başında beklenen sonuç net ise daha güzeli var mı? Müşterinin ne istediği iyi anlaşılıyor, sürprizler az, değişiklik beklentisi az.

Geleneksel Proje Yönetimi Yaklaşımlarının değişime toleransı azdır. Zaman ve bütçe kısıtları içinde hedefe ulaşılmak istenir.

Değişiklik durumunda talep analiz edilir, plana etkilerine bakılır ve güncellemeler yapılır. Değişiklik hem projeyi hem de değişiklik üzerinde çalışan proje ekibinin taahhütlerini etkiler.

Geçmiş deneyimler, yaşanan problemleri ve çözümlerini yeni projeye taşıyorsa belirsizlik ve sürprizlerle az karşılaşılacak demektir.

Benzer projelerde yer almış ekipler deneyimlidir, daha kaliteli ve hatasız iş çıkarabilirler.

Sonu belirli projeler plan odaklı ilerlerler. Başarı plana uyum ile ölçümlenir.

Doğrusal Proje Yönetimi Yaşam Döngüsü Yaklaşımı

Yaşam döngüsü bileşenlerinde (Kapsam, Planlama, Yürütme, İzleme&Kontrol, Kapama) geri dönüş yoktur. Herhangi bir süreçten geri dönmeme zayıflık olarak görülebilir. Geri dönüşün olmaması gelişim fırsatlarını kaçırmak anlamına gelir. En başa dönmek ise yapılan tüm işin değişmesi anlamına gelebilir. Aynı şekilde müşteriden gelecek kapsam değişiklikleri de süreci baştan almaya sebep olacaktır.

Doğrusal model değişime toleransı az modeldir.

Kırılımlı Proje Yönetimi Yaşam Döngüsü Yaklaşımı

Doğrusal ve Kırılımlı Yaklaşımlar arasındaki tek fark teslimatlar Kırılımlı yapılarda zaman çizelgesinde belirtilen noktalarda gerçekleştirilirler. Çözüme parça parça, kırılımlar halinde ulaşılır. Son kırılım gerçekleştirildiğinde proje tamamlanır.

Kırılımlı yakalaşım pazarın tetiklediği bir yaklaşımdır. Pazara hızlı girmek ve zamanla özellikleri artırmak vb. 

Doğrusal Yaklaşımlar değişimi istemez ve olası değişimlere karşı zaman rezervleri koyarlar. Kırılımlı yaklaşım değişimi destekler. İlk kırılımın ortaya çıkması sonrasında müşterinin de farkındalığının artması sonucu değişiklikler projenin geri kalanı için adapte edilir.

Doğrusal modellerde tam çözüme giderken aktiviteler belirli bir sıra ile gerçekleştirilmek zorundadırlar. Bu durum gelecekte ek taleplerin olması durumunda başa dönülmesini gerektirebilir.  

Kırılımlı yaklaşım beklenmedik değişikliklere kapısını açan bir yaklaşımdır.

Çevik Proje Yönetimi Yaklaşımları

Geleneksel Yaklaşımlarda gereksinimlerin netleştirilmesi ve bu doğrultuda detaylı planların yapılması gerekir.  Bir projenin yapılması gerekiyor fakat ne yapılacağı net olarak bilinmiyorsa Geleneksel Yaklaşımı tercih edemezsiniz. Bu tip bir duruma düşen proje yöneticileri tornavida yerine çekiç kullananlar gibidirler. Projeyi gerçekleştirmek için ellerindekilerle yola çıkarlar. Yönetimler bu tip değişken kapsamdan çekinirler. Kaynaklar sonucu bilinmeyen bir projeye çekilirken projenin sonucunda elde edilecek fayda kestirilememektedir.

Bu tip durumlarda şirketler avantajlarını kaybetmemek için plan-odaklı yaklaşımdan değişiklik-odaklı yaklaşımlara (çevik) yönelirler. Geleneksel  yaklaşımla yönetilen projeler değişiklikten olumsuz etkilenir, plan güncelleme ve buna bağlı efor-zaman kayıplarını yaşamak istemezler. Çevik Yaklaşımlar değişiklik olmadan başarıya ulaşamazlar. Zamanında ve anında planlama ilkesine dayanırlar. Yalın prensiplerle kaynak israfının önüne geçerler.

Çevik Yaklaşımların başarısı proje ekibinin ve müşterinin açık, dürüst ve anlamlı işbirliğine bağlıdır. Müşterinin çevik yaklaşımları ve geliştirme ortamını, proje ekibinin müşterinin işini ve nasıl iletişim kuracağını öğrenmesi gerekir. Proje Yöneticisi her iki tarafı bir araya getiren bir ortam yaratmaktan sorumludur. Sorumluluğu paylaştırır, projeye liderlik eder.

Proje ekibi çok kalabalık ise daha küçük projelere ve ekiplere bölmek daha faydalı olabilir. Daha küçük ekipler ve projeler sınırlı kapsamlarıyla üzerlerine düşeni başarmalıdırlar.  Geçici bir proje ofisi ile tüm bu projelerin koordinasyonu sağlanabilir.

Çevik Yaklaşımların iki tipte incelenebilir. Döngülü ve Uyarlamalı Yaklaşımlar.

Proje ile ilgili bazı özellikler eksik ya da net tanımlı değilse Döngülü, beklenen sonuç net değil ve buna bağlı özellikler eksik ya da iyi tanımlanmamışsa Uyarlamalı yaklaşım tercih edilmelidir.

Döngülü Proje Yönetimi Yaklaşımı

Projeden beklenen sonuca ilişkin fonksiyonlar, gereksinimler bilinmiyor veya tanımlı değilse tercih edilir. Her döngü sonunda bir prototip ya da çalışan bir çözüm çıktığını düşünebilirsiniz. Böylelikle müşteriye çalışan bir çözüm üzerinde düşünmesi ve varsa ek taleplerini alırsınız. Müşteri tamam diyene kadar süren bir süreçtir.

Döngülü yaklaşımlar öğrenmek ve keşfetmek için fırsat yaratırlar. Her döngüde daha iyi bir sonuç ortaya çıkar.

Uyarlamalı Proje Yönetimi Yaklaşımı

Projenin sonucuna ilişkin net bir bilgi yoksa tercih edilir. Döngülü Yaklaşıma benzerdir. Döngülü yaklaşımda bir zaman çerçevesi esas alınarak çözüm üretilmeye çalışılırken Uyarlamalı Yaklaşımda her bir çevrim doğrultusunda hedefe ulaşılmaya çalışılır.

Extreme Proje Yönetimi Yaklaşımı

Çözüm ve hedef net olmadığı durumlarda tercih edilir. Ar-Ge, yeni ürün geliştirme, süreç iyileştirme projeleri örnek olarak verilebilir. Yüksek risk, değişiklik ve hız içeren projeleri kapsar. Hata oranları yüksektir.

Bu tip projeler bir takım varsayımlarla ve beklentilerle başlayıp, çok farklı noktalara gidebilir. Tekrarlana süreçlerle müşterinin fikri değişebildiği gibi proje ekibinin yönüde değişir. Ara çözümler başarılı olarak Kabul edilirken, iptal edilebilirler. Sabit bir bütçe ya da zaman hedefinden bahsetmek zordur. Müşteri ve proje ekibi “en kısa süre, uygun maliyete” ye odaklanırlar.

Extreme Yaklaşımı

Hedefler net değildir, keşfedildikçe netleşir. Her fazda müşteri ve proje ekibi geleceğe dair bir şeyler öğrenirler. Çevik Yöntemlerde kapsam baştan belirlenirken Extreme Yaklaşımda her fazda yeniden gözden geçirilir.

Extreme Yaklaşımda Çevik Yaklaşımlar gibi döngülüdür. 1-4 hafta gibi kısa sürelerle sonuç, hedef netleştirilmeye çalışılır. Kabul edilebilir bir çözüm bulunabilir, hiç uğraşmadan reddedilebilir. Müşteri “Ben görene kadar bir şey söyleyemiyorum” dediğinde, hedefin çok belirsiz olması Çevik Yöntemlerden ayrıldığı noktadır.

Extreme Yaklaşım daha fazla müşteri katılımı bekler. Hatta müşterinin liderlik etmesi gerekebilir.

Extreme Yaklaşımlarda her faz diğer fazın gerçekleştirilmesi ve kapsamı için belirleyici olabilir.

Yararlanılan Kaynak: Effective Project Management: Traditional, Agile, Extreme, Seventh Edition, Robert K. Wysocki, PHD

Proje Yönetimi ve Ortak Uygulama Geliştirme (Joint Applicaton Development (JAD))

Ortak Uygulama Geliştirme (OUG) (Joint Application Development (JAD)) bilgi teknolojileri projelerinde tasarım sürecini hızlandırmak için kullanılır. Geliştiriler ve kullanıcılar (müşteri) bir araya gelerek ortak bir çözüm oluşturmaya çalışırlar. OUG öncesi gereksinimler paydaşlarla birebir görüşmelerle alınmaya çalışılır.   

OUG, ekip odaklı bir yaklaşımdır. Oybirliğine dayalı problem çözümü modelidir. Paydaşların katılımını tam ve kaliteli olursa geleneksel yöntemlerden çok daha hızlı gereksinimler netleştirilebilir. OUG, teknolojik ve iş gereksinimlerini birleştiren bir tekniktir.

OUG, ilk kez IBM’den Chuck Morris tarafından 1977’de coğrafik dağıtım sistemlerine ilişkin gereksinimlerin belirlenmesi için kullanıldı. 1984’te IBM OUG tekniğini resmileştirdi. OUG, tanımlama, analiz ve tasarım konularına odaklandı, geliştirme ile ilgili kısımlar tekniğin dışında tutuldu.

Ortak Uygulama Geliştirme hangi projelerde uygulanabilir;

  • Yeni sistem geliştirme
  • Mevcut sistemi iyileştirme
  • Sistemi dönüştürme
  • Yeni sistem alımı

Proje Karakteristikleri

  • Birden fazla fonksiyonel departman içeren,
  • Şirketin gelecekteki başarısı için kritik bir rol oynuyorsa,
  • İstekli kullanıcılar varsa,
  • Şirket için ilk defa yapılıyorsa,
  • Geçmişte benzer projelerde problem yaşanmışsa tercih edilmelidir.

Ortak Uygulama Ekibi

  • Sponsor – Yönetimden, karar verme yetkisi olan
  • Kolaylaştırıcı (Facilitator) – Toplantıları ve atölye çalışmalarını yöneten
  • Bilgi Teknolojileri Sorumlusu – Bilgi Teknolojilerini temsil edecek yeterlilikte
  • Yazman – Tüm görüşmeleri kayıt altına alan
  • Gözlemci – Tüm çalışmaları izleyen

Ortak Uygulama Yaşam Döngüsü

Planlama/Tanımlama

  • Sponsorun Belirlenmesi
  • İhtiyacın tanımlanması
  • Tanımlama için gerekli ekibini belirlenmesi
  • Toplantının kapsamının belirlenmesi

Hazırlık

  • Zaman Çizelgesi tasarlama toplantıları
  • Tasarım ile ilgili paydaşların oryantasyon ya da eğitimlerinin gerçekleştirilmesi
  • Gerekli malzeme, oda, yazılım vb. ayarlanması
  • Tasarım toplantısı gündeminin hazırlanması
  • Başlatma Toplantısının Yapılması

Tasarım Toplantıları

  • Kapsam, hedef, ve tanım belgelerinin gözden geçirilmesi
  • Veri, süreç ve system gerekliliklerinin tanımlanması
  • Sistem arayüzlerinin tanımlanması
  • Prototip geliştirilmesi
  • Kararların, durumların, varsayımların ve terimlerin yazılı hale getirilmesi
  • Çözülmesi gereken durumlara sorumlu atanması

Tamamlama

  • Tasarım belgelerini tamamlanması
  • Tasarım belgelerinin onaylanması
  • Sponsora sunum yapılması
  • Prototipin gösterilmesi
  • Sponsor onayının alınması
  • OUG Sürecinin değerlendirilmesi

Faydaları

  • Tasarımı hızlandırır
  • Müşteri ile birlikte ekip çalışması sağlar
  • Müşteri bakış açısıyla tasarım geliştirilmesini sağlar
  • Geliştirme ve bakım maliyetlerini düşürür.

OUG’nin başarılı olması aşağıdaki faktörlere bağlıdır;

  • Tüm karar vericiler gerektiğinde destek verirse,
  • Kolaylaştıcı grubu hedeflere odaklarsa,
  • Farklı bakış açıları hızla çözümlenirse,
  • Hataların çoğu analiz ve Tasarım aşamasında tespit edilirse,
  • Sistem tasarımı kullanıcı beklentilerini karşılarsa,
  • Problemler hıla çözülürse
  • Varsayımlar yazılı hale getirilir ve iyi anlaşılırsa
  • Süreç hızı düşürmeyip artırırsa.

Uyarılar

  • Kolaylaştırıcı gerekli tüm eğitimleri almış olmalıdır.
  • Müşteri temsilcisi (Kullanıcı) gereki eğitimi almış olmalıdır.
  • OUG ile ilgili tüm rollere ilgili kişiler atanmadan başlamayın.
  • Toplantıları şirket dışında yapın.
  • Toplantıları herkes katıldığında yapın.
  • Tüm varsayımları ve durumları yazılı hale getirin.
  • Tüm çözülmesi gereken durumlara bir sorumlu atayın.

Kritik Başarı Faktörleri

  • Yönetim desteği ve katılımı
  • Eğitimli ve deneyimli kolaylaştırıcı
  • Toplantılara doğru kişilerin katılımını sağlama
  • Tüm katılımcıların eşit kabul edilmesi
  • Hazırlık aşamasına gereken önemin verilmesi
  • İyi bir günden ve gündeme sadık kalma
  • Toplantılarda uygun araç ve teknikleri kullanma
  • Teknik terim kullanımını en az düzeyde tutma
  • Son belgeleri kaliteli tamamlama

Kaynak: Dave Rottman https://www.umsl.edu/~sauterv/analysis/488_f01_papers/rottman.htm

Projelerde Uygunluk Filtreleri

Çevik Uygunluk Filtreleri, çevik bir yaklaşımın kuruluşunuza ve projenize uygun olup olmayacağını değerlendirmeye yardımcı olan araçlardır.

  1. Gartner Bi-Modal BT

Gartner, çevikliği benimsemeyi düşünen ancak bunun tüm portföy için doğru yaklaşım olup olmadığından emin olmayan kuruluşlar için ikili bir model sunuyor: Öngörülebilir (Mod1) ve keşife dayalı(Mod2).

g1

En iyi yaklaşımı belirlemek için (Mod 1 – plan odaklı veya Mod 2 – çevik), algılanan yönetişim derecesi, değişiklik olasılığı ve çözüm türü olmak üzere üç özellik değerlendirilir. Dokümantasyon gerektiren ve düşük değişim oranlarına sahip yüksek yönetişim projeleri için Gartner modeli plan odaklı Mod 1’i önerir. Öte yandan, daha az yönetişim ve daha fazla değişiklik içeren yenilikçi ürünler geliştiren projeler, Mod 2 yaklaşımından faydalanacaktır.

Projeniz basit, görsel ve küçük bir ekip tarafından yönetiliyorsa, çevik bir yaklaşım büyük olasılıkla çok uygundur. Bununla birlikte, büyük ekipler tarafından üstlenilen karmaşık sistemler, gerçek gereksinimleri teyit ederek ve anlayıştaki boşlukları ortaya çıkararak, risklerin erken keşfedilmesine yönelik yinelemeli yaklaşımdan yararlanabilir.

  1. DSDM Uygunluk Filtresi

Temel fikir, çevik geliştirmeyi destekleyen proje özelliklerine uygunluğu kontrol etmektir:

1.Çalışmaya başlamadan önce çevik felsefenin kabulü – Kısa döngüler, kullanıcı katılımı, yinelemeli geliştirme vb.

2.Geliştirme ekibindeki kullanıcıların ve geliştiricilerin karar verme yetkileri – Kendi yerel kararlarını vermelerine izin verilen yetkilendirilmiş ekiplerin kabulü ve desteklenmesi.

3.Üst düzey kullanıcı yönetiminin önemli son kullanıcı katılımı sağlama taahhüdü – Projeye katılmak için kullanıcı kaynaklarının mevcudiyeti.

4.Artırımlı teslimat – Bunun mümkün ve arzu edilir olduğuna dair anlaşma. Ara adımların nasıl gözden geçirileceği ve bunlardan kimin sorumlu olacağı konusunda anlaşmalıyız.

5.Geliştiricilerin son kullanıcılara kolay erişimi – Geliştirme ekibinin geri bildirim almak için son kullanıcılara erişme kolaylığının bir ölçüsü.

6.Takımın istikrarı – Belgeleme gerektirmekten ziyade sözlü bilgi paylaşımını desteklemek için istikrarlı bir çekirdek temel tutmak.

7.Geliştirme ekibinin becerileri – Geliştirme ekibi, ürünü veya hizmeti geliştirmek için gerekli tüm becerilere sahip mi?

8.Geliştirme ekibinin boyutu – Yüz yüze iletişimden yararlanmak ve iletişim ve dokümantasyon maliyetlerini en aza indirmek için küçük ekipler.

9.Destekleyici bir ticari ilişki – sözleşme müzakereleri yerine güven ve işbirliği.

10.Geliştirme teknolojisi – artımlı teslimatı, hızlı prototip oluşturmayı ve yeniden düzenlemeyi destekler.

Bu nitelikler, çevik bir yaklaşımın kullanılabilirliğini göstermeye yardımcı olur. Olumsuz cevaplar çevikliği dışlamaz, ancak yönetilmesi gereken potansiyel risk alanlarını vurgular. Örneğin, “kullanıcı uygunluğu”na “Hayır” cevabı, o alanda bir riskimiz olduğu anlamına gelebilir, bu yüzden bunu proje başlangıç aşamasında çözmemiz gerekir. Bununla birlikte, soruların çoğuna verilen “hayır” yanıtları kırmızı bayraktır. Bu kadar çok kırmızı bayrakla başarabilir miyiz?

  1. Alistair Cockburn’ün Kritiklik ve Takım Boyutu Faktörleri

Alistair Cockburn’ün Crystal yöntem ailesi, proje uyumuna ve uygunluğuna dayanmaktadır. Cockburn, Sistem Kritikliği ve Kişi Sayısı (Takım Büyüklüğü) özelliklerini kullanarak yöntemlerini aşağıda gösterildiği gibi ayırmıştır.

X ekseninde, solda 1-4 kişilik çok küçük ekiplerle başlayan ve sağda 500’den fazla kişiden oluşan büyük projelere ilerleyen Ekip Büyüklüğü (Team Size) var. Y ekseninde, sistemdeki sorunların potansiyel sonucunu gösteren Kritiklik var. Bir kelime işlemci çökerse, zaman kaybederiz  veya bir faturalandırma sistemi çökerse, para kaybedilebilir vb.

Ekip Boyutu ve Kritiklik, bir projenin çevik uygunluğunu değerlendirmek için iyi faktörlerdir. Çevik bir yöntem, büyük ekiplerde ve hatta hayati önem taşıyan sistemlerde iyi çalışabilirken, uygulanması çok daha fazla beceri ve çaba gerektirir. Çeviğin, küçük, hayati öneme sahip olmayan uygulamalarda kullanımı çok daha kolaydır.

  1. Boehm ve Turner – Radar Şeması

Barry Boehm ve Richard Turner, Balancing Agility and Disipline: A Guide for the Perplexed adlı kitaplarında, projeyi çevik bir yaklaşım veya geleneksel, plan odaklı bir yaklaşım açısından değerlendirmek için görsel bir araç tanımlar.

Boehm ve Turner’ın radar şeması, bir projeyi beş öznitelik kullanarak değerlendirir. Değerlendirmenin puanları bir radar (örümcek) diyagramında çizilir. Merkeze doğru puanlar çevik bir yaklaşım için uyumu gösterirken, dış kenara doğru puanlar daha geleneksel bir yaklaşım için uyumu gösterir. Kriterler şunlardır:

Personel –Seviye 1 başlangıç seviyesinden Seviye 3 uzmana kadar. Çevik projelerin düşük oranda yeni başlayan geliştiricilerle ve yüksek oranda orta ve uzman düzeyinde uygulayıcılarla sorunsuz gitme olasılığı daha yüksektir. Bu, yeni başlayanların (Seviye 1) ve deneyimli geliştiricilerin yüksek bir yüzdesinin (Seviye 2 ve 3) olduğu grafiğin çevik merkezine doğru karışık eksen puanı ile yansıtılır. Ekibinizin yeni başlayanların yüzdesi daha yüksekse, daha geleneksel bir yaklaşım (özelliklere göre kodlama) daha başarılı olabilir.

Dinamizm – Bu, değişim olasılığını tanımlayan süslü bir terimdir. Proje ne kadar dinamik değişiyor? Proje sırasında gereksinimlerin yüzde kaçı değişebilir? Gereksinimlerin yüzde ellisinin değişmesi muhtemelse, çevik bölgedeki grafiğin merkezine doğru çizeriz. Gereksinimlerin yalnızca yüzde birinin değişmesi muhtemel ise, o zaman geleneksel bölgede dışarıya yakınız demektir. Bu, çevik bir yaklaşım kullanamazsınız anlamına gelmez, ancak bu özellik için en azından işi planlamak ve o planla çalışmak daha başarılı olabilir.

Kültür – Organizasyonun iş yapma tarzı nedir? Değişimi barındırabilen, hatta besleyebilen mi, yoksa düzen ve geleneğe dayalı mı? Örneğin, çok geleneksel bir ortamda çevikliğin kabul edilmesi zor olabilir. Ortaya çıkan gereksinimler, yetkilendirilmiş ekipler ve hizmetkar liderlik gibi fikirler, katı bir organizasyon kültürüne ve değerlerine aykırı olabilir.

Ekip Boyutu – Çevik yöntemlerin tanıtılması, yürütülmesi ve yönetilmesi küçük ekiplerle daha kolaydır. Bu, büyük çevik ekiplerin çalışamayacağı anlamına gelmez, ancak başarmak çok daha zordur. Ondan az kişiden oluşan ekipler, yüz yüze iletişim kurabildikleri, yazılı olmayan bilgileri konuşmalarla destekleyebildikleri ve basit, görünür izleme sistemlerini kolaylaştırabildikleri için çevik yaklaşımlar çok uygundur. Ekip boyutları büyüdükçe, bu çevik ilkeleri desteklemek ek teknikler gerektirir. Yapılabilir, ancak daha fazla çalışma ve beceri gerektirir. Buna karşılık, geleneksel projelerin hiyerarşik yapıları, komitelerin, belgelerin ve matrislerin doğal olarak çoğalmasıyla yukarı doğru ölçeklendirildi.

Kritiklik (Sistem arızası, kayıpla sonuçlanır…) – Bu, bir sistem arızasının sonucunun yaratacağı kayıp dikkate alınır.

  1. Dave Cohen’in Çevik Faktörleri

Lindvall Cohen ve Costa, bazı faktörler belirlediler;

  1. Kurumun kültürü müzakereyi desteklemelidir
  2. İnsanlara güvenilmeli
  3. Daha az ama daha yetkin insan
  4. Kuruluşlar, geliştiricilerin verdiği kararlarla yaşamalıdır
  5. Organizasyonlar, ekip üyeleri arasında hızlı iletişimi kolaylaştıran bir ortama sahip olmalıdır.

İş genellikle gelişmeyi yönlendirdiği için dört numara tuhaf görünebilir. Bununla birlikte, Cohen, Lindvall ve Costa, bir kuruluşun, iş işlevselliği yerine tasarım konusunda yetkilendirilmiş kararlar alması için güvenilebilecek yetkin geliştiricilere ihtiyacı olduğunu savunur.

Organizasyonel faktörleri analiz etmek, bir organizasyondaki etkinin veya direncin çoğunu ortaya çıkarır.

Bir projeye tek başına bakıldığında, çeviklik için harika olduğuna inanılabilir, ancak projenin ve organizasyonun tüm yönlerini analiz etmek veya yapbozun önemli bir parçasını kaçırma riskini almak önemlidir.

  1. Organizasyonel Uygunluk Filtresi

DSDM Konsorsiyumu, Kurumsal Uygunluk Filtresi anketi yayınlamıştır. Anket, aşağıdaki kategorilere ayrılmış 46 sorudan oluşmaktadır:

1.Kullanıcılar – Doğru kullanıcılara sahip miyiz? Ne hakkında konuştuklarını biliyorlar mı? Karar verebilirler mi?

2.Kullanıcı Yönetimi – Yinelemeli geliştirmeyi anlıyorlar mı? Kendilerini hazırlayacaklar mı? Grup adına karar vermeleri için onlara güvenip onları yetkilendirecekler mi?

3.Organizasyon – BT ile ilişki nasıldır? Çevik sözleşmeleri kabul edebilirler mi?

4.Kültür – Açık bir kültür var mı? İnsanlar yeni yaklaşımları denemeye hazır mı? Kademeli teslimat kabul edilecek mi?

5.BT Personeli – Çevik hakkında yeterli bilgiye sahipler mi? Kullanıcılarla etkili bir şekilde konuşabiliyorlar mı? Kullanıcı topluluğuyla ilişkileri nasıl?

6.BT Yönetimi – Çevik yöntemleri anlıyorlar mı? Proje yönetimi standartlarını değiştirmeye istekliler mi?

7.Yönetim Organizasyonu – Prosedür odaklı mı? Paydaşlar katılım için uygun olacak mı? İşletmenin artımlı teslimat için iştahı var mı?

8.Teknikler – Big Design Up Front (BDUF) geçmişi var mı? Teknik ortamı desteklemek için oluşturma ve test araçları mevcut mu?

Yukarıdaki radar diyagramı, Organizasyonel Uygunluk Filtresi Anketinden alınan örnek sonuçları göstermektedir. Grafik, riski gösterir, bu nedenle yüksek bir puan, o alanda yüksek bir riski temsil eder. Örneğimizde “Kullanıcı Yönetimi” ve “Kültür” yüksek riskli alanlardır.

Proje Uygunluk Filtresi gibi, olumsuz puanlar veya yüksek riskler otomatik olarak çevik bir yaklaşım kullanamayacağınız anlamına gelmez. Bunun yerine proaktif olarak çalışılacak ve azaltılacak risk alanlarını tanımlar.