Yazar arşivleri: savassakar

Notlarımdan – 3

Toplantı zamanlarınızı sabitleyin ve çalışanlara esneklik sağlayın. Örneğin 11:00 – 15:00 saatleri dışında toplantı yapılmasın.

—-

Proje Yönetimi golf oynamaya benzer. Sonuca varmak için kilometre taşlarınız deliklerdir. Her delik için vurşunuzu özenle yapmalı bir çok faktörü(rüzgar, eğim, sopa tipi vb.) dikkate almanız gerekir. Konsantrasyon ve kondisyon önemlidir.

Proje Yönetimi bilardoya  benzer. Bir hareket yaptığınızda sonraki hareketleri düşünerek yapmanız gerekir. Yanlış bir hareket sizi zora sokar ve rakibe avantaj yaratır.

—-

Sizin daha hızlı olmanız önemlidir. Rakipler email kullanıyorsa siz Twitter, Facebook ve iPhone uygulamaları kullanacaksınız.

Rakipler uzun mesajlar ile vakit kaybederken isz kısa mesajlarla zaman kazanın

Rakipleriniz yaptıkları işin “değerine” bakmıyor siz bakın ve değecek şeyleri yapın

Rakiplerinizin kendileri ile ilgili verdikleri yanlış bilgileri ifşa edin.

—-

Facebook sayfanız işe alınmamanıza ya da kovulmanıza sebep olabilir.

—-

Birlikte çalıştığınız outsource firmaları zamanında ve olabildiğince tam bilgilendirmek size zaman kazandırır.

Outsource firmaların sadece iş sonuçlarını değerlendirmeyin, değerlendirmenizi açıklayın. Bu değerlendirmelerinizi taze iken yapın.

Söyledikleriniz ve yaptıklarınız karın doyurmalı

Her zaman belli varsayımlarla bir işe başlarız ve çoğu zaman bunu ne yazılı hale getiririz ne de üzerinde ciddi bir şekilde düşünürüz. Bu yüzden iş belli bir noktaya geldiğinde yaşadığımız olumsuzlukların baskını daha fazla hissederiz. İşe başladıktan sonra belirli dönemlerde varsayımlarınızı gözden geçirmeniz gerekir ve mümkünse yazılı olmasında fayda vardır.

Bir işe başladığınızda belirli bir süre ve bütçe ile bitirmeyi planlamış olabilirsiniz. Ama yapılması gereken ilerleyen dönemlerde kalan işin ne kadar sürede ve bütçe ile bitirilebileceğinini sürekli hesabının yapılmasıdır. Bu yüzden “plan bir kez yapılır sonra her gün yapılır” diyoruz.

İşin başında işe ilgi duyan(yönetici, çalışan vb.) ya da vakit ayırabilenlerin zamanla durumları değişebilir, bu konuda farkındalığınızı korumalısınız.

—–

Özellikle Türkiye’de yaşıyorsanız her zaman bir krize ya da sıkıntılı döneme hazırlıklı olmanız gerekir. Kendinizi geliştirmek yeni bir şe geçmek için, kenarda 3-5 kuruş işssiz dönemler için vb.

İnsanlar sevdikleri işlerde çok iyi olabiliyorlar.

Size uygun ve size yarar sağlayacak ilişkileri geliştirmekte ve büyütmekte fayda var. Kötü durumlarda ortadan kaybolacak dostlarla vaktini harcamayın.

Yaptığınız iş ya da siz sabun köpüğü olarak görülüyorsanız işler kötüye gittiğinde hiç kimse kurtarmaya ya da yardım etmeye çalışmaz çünkü durum ümitsiz olarak algılanır.

Deneyimsizlerin iş bulması için kişisel özelliklerini öne çıkarmaları gerekir. “Ben işe gireyim, siz bana öğretin, sonra yaprım” doğru bir yaklaşım değil. Örneğin “telefonla arama yapıp, gerekli şeyleri söyleyebilirim” diyebilirsiniz ama “telefonla arayıp satış yapabilirim” derseniz tecrübeniz sorgulanacaktır. Karşı tarafa nasıl fayda sağlayabileceğinizi çok iyi ifade edebilmeniz gerekir.

Eğer kendinize güveniyorsanız bir süreliğine parasız çalışabileceğinizi, sizi deneyebileceklerini açıklıkla söyleyebilmelisiniz.

İnovatif yapılanmış bir firmada;

Okumaya devam et

Notlarımdan – 2 – İngilizce

Effective leaders only negotiate with those who are willing to negotiate.

Great leaders are patient — and they never cave quickly. Many never cave, period.

Sometimes, bullies need to be taught a lesson. When you’re trying to lead — but others shout you down — the time for softball is over. In situations of coercion, your power as a leader is never more necessary.

Speak softly, but carry a big stick — you know the score.

One of Obama’s greatest failures as a leader is the homogeneity in perspectives and attitudes of those closest to him.

Bark without biting. – A leader who can’t enforce his power has no power at all.

Great leaders ignite burning platforms — and never let them sputter.

Okumaya devam et

Notlarımdan – 1

Okurken aldığım notları ve aklıma gelince yazdığım ufak tefek şeyleride sitede paylaşmaya karar verdim. Bu ilk ;

Mevcut iş yükünüz ve sorumluluklarınız giderek artacak. Sizin yapmanız gereken iş yaşamınızın her anında daha efektif çalışma yöntemleri bulmak ve geliştirmek olmalıdır. Bunu yapmanın ilk yolu mevcut davranış tipinizi ve zamanınızı alan konuları belirlemek ve çözümler üretmektir.

Örneğin vaktinizin %20’si toplantılar, %15’i email okumak ve yazmak, %5 sunumlar ve raporlar hazırlamak, %30 problem çözmek, %30 rutin işler vb. İse önce bu yüzdeleri bulmalı ve zamanı nasıl kazanacağınızı bulmaya çalışmalısınız.

Sonra hayatınızı zorlaştıran, zaman kaybettiren kişi ve departmanları belirleyip onlarla olan iletişiminizi artırmalısınız. İnsanları değiştiremiyor olabilirsiniz ama iyi bir iletişim her şeyin başlangıcıdır. Yaşadığınız problemleri dile getirirken çözümler üretmeye, win-win öneriler getirmeye çalışın.

Bazen en iyi adamınızı kovmanız gerekir. Durumunuzu iyi analiz edin. İşinizin geldiği nokta “işi çok iyi bilen” adam yerine “politik ilişkileri güçlü birine” ihtiyacınız olduğunu gösterebilir. En iyi adamlar geçmiş alışkanlıkları ile başardıklarına körü körüne  inandıklarında değişime direnç gösterebilirler. İyiler sadakatleri oranında beklentiler içine girerler ve bu olmayınca iyi taraftan kötü tarafa geçerek ciddi risk olabilirler. İyi adamlar yeni kuşağı yönetmeyi beceremiyor olabilirler.

—–

Gutenberg matbaayi bulmasaydı, Mısırlılar papirüsü keşfetmeseydi ne olurdu? Neyi nasıl hatırlayacaktık?

Internet ve cep telefonu olmadan yaşanamayacağı ya da sanki onlarsız bir dünya hiç olmamış gibi aptal bir düşünceye nasıl sahip olunabilir?

—–

Aldırılan onlarca eğitim ve binlerce dolara rağmen hala “kötü yönetici” çok fazla ve işin kötüsü kendilerini “iyi” sanıyorlar çünkü çoğu başarıyı sadece hedef tutturmakta görüyor. Yöneticilerin ya kendileri ya da çalıştıkları şirket tarafından periyodik “değerlemesi” yaptırılmalıdır, aynı kan ya da idrar testi gibi.

Ne ekibinize çok yapışacaksınız ne de çok uzak duracaksınız.

Hiç bir iş sağlığınızdan ya da ailenizden daha önemli değildir. Hırslarınızı yönetmediğinizde ve mutluluğu tamamen iş dünyasında aradığınızda sonuç büyük ihtimalle iyi olmayacak, keşke’lerle dolu bir sürü cümleye sahip olacaksınız.

İyi ya da kötü her yönetici ve çalışandan bir şey öğrenirsiniz ya da inşallah öğreniyorsunuzdur.

—-

Her şirkette “departmanlar ligi” olsa. Aylık hedeflerine ve gerçekleşmelere göre sıralamaları olsa, fikstürleri olsa…

Zaman kullanımına dair düşünceler

Bir gün 1440 dakikadır ve ciddi bir zamandır. İyi kullanırsanız daha fazla vakte ihtiyacınız yoktur. Önemli olan ne kadar zamanınız olduğu değil nasıl iyi planlayıp kullandığınızdır.

Zaman kullanımını istekleriniz ve öncelikleriniz belirler. Acil ve önemli olanlarıbelirleyebilmek bilinci ve refleksinizi geliştirmeniz gerekiyor.

Yoğunluk, “hatta çok yoğunum” sözü bir mazeret değildir. Çok fazla işiniz ya da çok fazla sorumluluğunuz varsa önce bunları yönetmenin en etkili ve efektif yollarını arayın. İş yapma ve düşünme tarzınızı gözden geçirin.

Çok fazla işiniz olup yoğun olmaktan şikayet ederken işsiz olup çok fazla atıl zamanınız olduğunu düşünün. Çalışkan insanlar her zaman yoğundurlar, özel hayatlarında bile. Bunu yönetmenin bir yolunu bulun.

Hedefli yaşayın. Belirli bir zamanda ve bütçede bişi gerçekleştirmek kısıtı hem önceliklendirmelerinizde hemde yaratıcılığınızda gelişim sağlar. Ne hayat öylesinedir nede sizin öylesine yaşamaya şansınız vardır.

İyi bir yönetici

Hedeflerine ulaşmak için iyi çalışanlara ihtiyacı olduğunu bilen ve onları geliştirmeyi planlayan kişidir. Bunun için yapması gereken eğitim, koçluk ve fırsatlar sunmaktır.

Yaşadıkları problemlerde “en hızlı şekilde” yardımcı olandır. Küçük problemler büyüyebilir, büyükler kronikleşebilir. Hem moral, motivasyon hemde işin başarısı buna bağlıdır.

Zayıf elemanları geliştirmek(kurtarmak) için elinden geleni yapandır. Fakat attığın taş vurduğun kuşa değmeyecekse(iyi düşünmek lazım), zayıf halkayı zincirden çıkarmanın doğru olacağını bilen kişidir.

Bilir ki kendi başarısını sadece çalışanların başarısında görebilir. Çalışan, yöneticisinin başarısını yansıtan ayna gibidir. Bu yüzden kendi yapmayacağı hiç bir şeyi çalışanlarından istemez, teşekkür etmekten sarf-ı nazar etmez, takdiri boşa harcamaz. Bencil değildir.

Nereden geldiğini unutmayandır. Diğerlerinin aynı yoldan geçmesinin “illaki” şart olmadığını bilendir. Fakat hedefe ulaşmanın kolay olmadığını, olmayacağını ve kişilerin istediklerinde(motive olduklarında) her hedefe ulaşabileceklerine inanandır.

İyi bir yönetici olduğunuzu düşünüyorsanız ya da birileri öyle diyorsa buna ancak “çalışanlarınızın gözünde gördüğünüzde” inanın.

Proje Yöneticisinin Sorumlulukları ve Hakları

kim

Sorumlulukları:

  • Ekip üyelerinin projenin hedef ve vizyonunu anlamasını sağlamak, proje sonucunun kuruma ve kendilerine faydasını göstermek.
  • Ekip üyelerinin yaptıkları işlerle ilgili gerçekleşme verilerini, problemleri ve fark ettikleri riskleri nasıl ve ne şekilde ileteceklerini belirlemek.
  • Ekibin, yapılanlar ile birlikte kapsam, zaman ve bütçe açısından hedeflere doğru nasıl ilerlendiğini anlamalarını sağlamak.
  • Özellikle plalama aktivitelerine tüm ilgili tarafları dahil etmek.
  • Yönetimin ekip üzerindeki gereksiz baskısını hafifletmek ya da ortadan kaldırmak
  • Ekip üyelerine ilişkin performans değerlendirmelerini onların yöneticileri ile düzenli bir şekilde paylaşmak
  • Ekibi değişiklikler ve projenin son durumu hakkında güncel tutmak
  • Ekibin ve kendi rolünün sürekli gözde ngeçirmesini yaparak projeninm kapsamında olan ve olmayanları net bir şekilde göstermek

Hakları:

  • Ekip üyeleri kendilerinden istenen işler yapma konusunda zamansal ya da beceri anlamında uygunluklarını proje yöneticisi ile zamanında ve doğru bir şekilde paylaşmak zorundadırlar.
  • Proje ekip üyeleri gerçekleştirdikleri işlere ilişkin zaman, bütçe ve içerik ile ilgili bilgileri zamanında ve doğru bir şekilde iletmek zorundadırlar.
  • Proje ekip üyelerinin herhangi bir şüphe veya çekinceleri olduğunda proje yöneticisi ile paylaşmaları ve sorunun çözümü için destek vermeleri gerekir.
  • Proje kip üyeleri kendi fonksiyonel yöneticilerine de doğru bilgi vermek zorundadırlar.
  • Bir proje ekip üyesi aynı projedeki diğer ekip üyesi ile çatışma yaşarsa öncelikle kendi aralarında çözmeye çalışmalı, gerektiğinde Proje Yöneticisinin hakemliğine ya da kararına başvurulmalıdır.

Proje Yönetiminde Sorumluluk, aldığımız veya alamadığımız kararların, gerçekleştirdiğimiz eylemlerin ve bunların sonuçlarının sorumluluğunu almak demektir;

  • Verdiğimiz taahhütlere saygı duyarız ve bunların yerine getirilmesini sağlarız. Sorunlarla karşılaştığımızda bunları derhal paydaşlarımızla paylaşırız.
  • Hatamızı kabul eder ve gerekli önlemleri derhal alırız. Başkalarından kaynaklanan hataları fark ettiğimizde konuyu derhal ilgililerle ve/veya yetkili kurumlarla paylaşırız.
  • Yalnızca eğitimimiz ve deneyimimizle tutarlı olan görevleri kabul ederiz.
  • Bize emanet edilen özel veya hassas bilgileri koruruz.
  • Kararları yalnızca kuruluşumuzun değil aynı zamanda toplumun ve çevrenin çıkarına olacak şekilde alırız.

Yapay Zeka İstemleri

Proje yöneticisinin temel sorumlulukları ve ekip ile ilişkili hak taleplerini daha net tanımlamak istiyorum. Bana proje yöneticisinin sorumluluklarını ve haklarını içeren kapsamlı bir açıklama hazırlar mısın? Her bir sorumluluğun neden önemli olduğunu ve ekip içerisinde hangi davranış/uygulamalarla destekleneceğini de belirtir misin?


Bir proje yöneticisi olarak ekip üyeleriyle bilgi akışını ve beklenti uyumunu geliştirmek istiyorum. Bana proje yöneticisinin ekipten beklediği bilgi paylaşımı, risk bildirim süreçleri ve çatışma çözüm mekanizmaları için pratik adımlar ve şablon ifadeler sağlar mısın? Bu adımları yazıda verilen “haklar” perspektifiyle birlikte açıklar mısın?


Projemde karşılaştığım performans takip ve iletişim problemlerini çözmek istiyorum. Bana proje yöneticisinin sorumlulukları kapsamında performans değerlendirmesi, ekip motivasyonu ve bilgi paylaşım süreçlerini standartlaştıracak bir uygulama modeli hazırlar mısın? Her aşamada kullanılabilecek örnek metinler de sunar mısın?


Proje yöneticisinin haklarının ekip davranışları üzerindeki etkisini raporlamak istiyorum. Bana ekip üyelerinin proje yöneticisine karşı sorumluluk ve bilgi iletim yükümlülüklerini tanımlayan bir politika metni hazırlar mısın? Bu metin proje içindeki roller arası uyumu güçlendirecek şekilde yazılsın.


Proje yöneticisi becerilerimi geliştirmek için bir rehber hazırlamak istiyorum. Bana sorumluluklar ve haklar başlıklarını içeren kısa bir eğitim modülü taslağı sağlar mısın? Her bir sorumluluk ve hak için uygulama örnekleri ve kontrol noktaları ekle.


Proje yönetimi standardına uygun şekilde rol tanımlamak istiyorum. Bana sorumluluklar ve haklar çerçevesinde proje yöneticisinin rol tanımını, görev dağılımını ve karar alma yetkilerini içeren profesyonel bir tanım metni hazırlar mısın?

Projelerde sosyal ağlar gibidir

social-media-and-project-managementProje ekip üyelerinin sosal ağlara üye olmak gibi çalışacakları projenin bir parçası olmaya istekli olmaları gerekir.

Proje ekip üyelerinin kendilerini özel hissetmeleri ve bir fark yaratacaklarına inanmaları gerekir

Proje Ekip üyelerinin birbirleriye deneyimlerini paylaşmaları, sohbet etmeleri, sorular sormaları, son gelişmeleri paylaşmaları vb. proje başarısı için gereklidir.

Projelerde başarılan işlerin yazı, ses  veya video ile paylaşılması “başarının hissedilmesini” sağlamaktadır.

 

 

İyi bir proje yöneticisi

Önce anlaşılmaya değil karşısındakileri anlamaya odaklanmalıdır.

Vereceği mücadelenin deyip değmeyeceğini mutlaka düşünmelidir. Her durumda iyi ve kötü senaryoyu düşünmelidir.

Önce kendisi pozitif olmalıdır. Balığın nereden kokmaya başladığını ve imam-cemaat ilişkisini unutmamalıdır 🙂

Su gibi olmalıdır, her zor durumda akacak bir yol bulabileceğini düşünmelidir.

Zor durumlarda ağlayan, sızlayan, mazeret üreten değil cesaretle işin üzerine giden ve “hızlıca” çözüme ulaştıran olmalıdır.

Çürük elma

Kötü proje ekibi elemanı “çürük elma” gibidir. Çürük tarafları kime ve neye değerse onu çürütmeye, kötüleştirmeye başlarlar.

Bu yüzden seçerken dikkatli olunmalıdır.

Yapılacak ilk iş çürümenin nedenlerine odaklanmak, çürüme daha küçükse o noktada durdurabilmektir.

Ama iş işten geçmişse çürüyenler ekipten ayırılmalıdır çünkü sağlam elmalarda çürümeyi ve çürükleri istemezler.

Proje Yöneticisi lambayı ovalar

Hepimizin bildiği Aladdin’in lambası masalında, lambadan çıkan cin “dile benden ne dilersen dile” der fakat dilek sayısını 3 ile sınırlandırır. Eğer 3 şey isteme hakkınız olsaydı, Proje yöneticisi olarak ne isterdiniz?

Eğer okyanusu arabanızla baştan başa geçecek bir köprü isterseniz bunu yapmanın size bir fayda sağlamayacağını söyleyebilir. Ama müşterilerinizin isteklerini tam ve eksiksiz olarak iletebilme becerilerinin gelişmesini isterseniz işte o zaman belkide ilk defa bir dileği karşılayamayacağını fark edecektir.

Proje yöneticisi 3 şeyi ister ve bu 3 şeye odaklanırsa hayatı çok kolaylaşacaktır;

1- İletişim,

2- İstekler,

3- Sonuçlar.

Kesinlikle söylenebilecek olan tek şey iletişim ya da istekler tam olarak ele alınmadan başarılı sonuçların ortaya çıkamayacağıdır. Eğer tüm paydaşlarla ilgili iletişimi kuramamışsanız proje üzerindeki kontrolünüz zayıf olacak demektir. Unutulmaması gereken özellikle matris organizasyonlarda sizinle o projede birlikte çalışanlarla daha önce çalışmadığınız için(büyük ihtimalle) nasıl iş çıkaracaklarını bilmemeniz ve bu yüzden kontrole daha sık sarılacağınız gerçeğidir.

Projelerde işi isteyen taraf çoğunlukla ne istediğini bilmediği gibi, isteklerini sonuçlarını da çok fazla düşünmezler. Okumaya devam et