Yazar arşivleri: savassakar

Evden yapılan işler – 1

Bakalım evden neler yapılıyormuş;

1- Muhasebe – Serbest muhasebeciler anlaştıkları firmaların defterlerini ve ilgili kayıtlarını evden tutabiliyorlar.

2- Macera turizmi – Eğer doğayı seviyorsanız ve güzel parkurlar biliyorsanız çeşitli grupları bu tip gezilere götürebilirsiniz.

3- Reklam danışmanlığı – firmaların internet üzerinden vermek istedikleri Google Adwords vb. reklamları evinizden organize edebilirsiniz.

4- Web kontrolörü – Türkiye’de resim bir iş olarak yapılıyor ama bence umut vaad eden bir iş. Evinizden belirli konuda interneti takip ediyorsunuz. Bu bazen bir konu olabiliyor bazen bir markanın izinsiz kullanımını yakalamak vb. şeyler olabiliyor.

5- Bayi sistemi satışlar – Örneğin web sitenizden satıştan prim veren web sitelerinin mallarını satabilirsiniz. Ör gittigidiyor reklamını yayınlayan sitelere klik başına belli bir ücret ödüyor. Bu konuda bilgi için tıklayınız.

6- Egzersiz hocalığı – Eğer yaşadığınız yerde sabah yürüyüşleri vb. spor aktiviteleri yapılıyor ve siz aerobik ya da benzeri egzersizler konusunda bilgili iseniz küçük bir gruba spor yaptırabilirsiniz.

7- Oyun grubu kurma – Belirli sayıda çocuk ile evinizde birkaç saatliğine oyun grubu oluşturabilirsiniz.

8- Hayvan psikologu – Türkiye’de olmamakla birlikte benim National Geographic’te belgeselini seyrettiğim bir iş. Hayvan sahipleri içine kapanan, çok öfkeli vb. hayvanlarının tedavisi için size danışıyorlar. Sanırım Türkiye’de bu işi veterinerler yapıyor.

9- Atık toplama – Bizde çöpleri gezip toplayanlarca ya da büyük sitelerde kapıcıların yönettiği bir iştir. Eğer çevrenizi organize eder ve özellikle kağıt, plastik atıklarını belirli bir düzende toplayarak satabilirsiniz.

10- 2. el kitap alım satımı – Kitaba karşı bir ilginiz ve tabiî ki bilginizde var ise eski kitapları alıp satabilirsiniz. Uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu tekrar belirtmek istiyorum.

11- Bal – Eğer arıcılık ve bal konusunu araştırırsanız, müsait olan bir yerde kovan kurup bal üretebilirsiniz.

12- Dekoratif eşya onarımı – Evlerde kırılan lamba, çerçeve vb. aksesuarların tamiratını yapabilirsiniz.

13- Mimarlar evde çizim yapabilirler.

14- Sanat danışmanlığı uzman olunan konuda eğer kişisel pazarlama iyi yapılırsa dünya çapında ilgi görebilecek bir konu.

15- Bazı sitelerde dizilerde oyunculuk, filmlerde figüranlık vb. başvuru yapabilirsiniz. Oyunculuk ajansları için buraya tıklayınız

16- Menajerlik – Bazı ünlü oyuncu ve sanatçıların menajerliğini yapabilirsiniz.

17- Astroloji – Bu konuda kişilerin yıldız haritalarını çıkarmak ve burçları ile ilgili bilgi verme hizmeti

18- Satıcılık – Gazetelerde bir çok ilanına rastlayacağınız ve satış üzerinden prim aşlarak yapacağınız bir çok pazarlama işi bulabilirsiniz.

19- Bebek el izi ve ayak izini alçıya çıkararak ailelere satabilirsiniz.

20- İnce balondan oyuncak hayvanlar yapılabilir.

21- Balonların üzerine çeşitli resim ve mesajlar yazarak satmak

22- Turnuva düzenleme – Bu konuda hukuki bir uygulama var mı bilmiyorum ama bir müsabaka düzenleyip katılımcılardan bir bedel toplayıp, bu bedelin büyük bir kısmını kazananlara dağıtacağınız bir organizasyon yapabilirsiniz.

23- Makyöz – Evlere giderek makyaj yapabilirsiniz.

24- Güzellik Danışmanı

25- Eviniz müsait ise bir odasını öğrencilere ya da turistlere kiralayabilirsiniz.

26- Bisiklet Tamiri, özellikle çocukların bisiklete çok bindikleri yerde tutabilecek bir meslek

27- Bilardo eğitmenliği

28- Doğum günü kutlama hizmeti – Çocuklar için doğum günü organizasyonu yapma – süsleme, palyaço, oyunlar ve etkinlikler düzenleme

29- Arşiv – Eviniz müsait ise bir bölümünü şirketlerin dokümantasyon arşivi için kullandırtabilirsiniz.

30- Yaşlılara destek – Yaşlıların günlük bakım ve ihtiyaçlarını karşılama hizmeti

31- Körlere destek hizmeti – Bir yere gitmede yardım, kitap okuma vb.

32- İş danışmanlığı – Uzman olduğunuz kon uda firmalara destek vermek

33- İş planı uzmanlığı – firmalara iş planı hazırlamada destek verme

Dışarıya iş yaptıranların dikkat etmesi gerekenler

 

Firmalar bir çok konu işi ya da projeyi kendileri yapmaktansa dışarıya yaptırma yolunu seçiyorlar ya da bazı durumlarda mecbur kalıyorlar. Doğal olarak ta bu işlerin zamanında gerçekleşmesi ile kaygılar oluşabiliyor, düzenli ve düzgün bir şekilde bilgi akışı ile ilerleyişi kontrol etmeye çalışıyorlar. Eğer çalıştığınız firma profesyonel ve proje yönetimine uygun davranıyorsa çoğunlukla problem yaşamıyorsunuz.

Fakat genele baktığımızda birçok firmanın vaad ettiği süreleri tutturamadığını, istenileni istenilen şekilde yapamadığını görürüz. Zaten böyle bir beklentiniz var ise olabildiğince erken fark etmeye ve önlemler geliştirmeye çalışırsınız. Bu tip durumlarda yani bir projeyi ya da bir projenin bir parçasını bile bir firmaya yaptırıyorsanız ilk yapmanız gereken bu firmanın olması gerekeni yapıp yapmadığını “zamanında” ve “doğru” bir şekilde takip edebileceğiniz bir yöntemde anlaşmanızdır.

Çoğu kez iş yaptırdığınız firma biz size düzenli bilgi veririz gibisinden yaklaşabilir fakat siz ne tip bir bilgiye ihtiyacınız olduğunu tama anlamıyla düşünmediğiniz için bu önerilene tabi olursunuz. Diğer bir problem ise bu tipteki bir ilişkide taraflarda yer alan kişilerin sorumluluklarını yeterince bilmemeleridir.

Kurum içi projelerde proje yöneticisi tanımlamayı yapar, planı oluşturur, görevleri verir ve takip eder ve işin yapılma sorumluluğunu üstlenir. Ama dışarıya iş yaptırıldığında kontrol edemeyeceğiniz faktörler işin içine girebilir ve işte bu noktada problem başlar. En basitinden işi yöneten artık diğer firmadır. Ve sizin beklentilerinizin karşılanma sorumluluğu başka proje yöneticisine geçmiştir.
Bu noktada sormanız gereken bazı sorular olacaktır:

  • Bu firma proje yönetimine ilişkin herhangi bir eğitim ya da sertifikasyon sürecinden geçmiş midir? Proje yönetmeyi profesyonel anlamda biliyorlar mı?
  • Teslimatlar, bitiş tarihleri, ödeme planı, başarı kriteri vb. tüm ilgili konularda yazılı bir sözleşme yapılmış mıdır?
  • Proje zaman planı firma tarafından hazırlanmış ve taraflarca kabul edilmiş midir?
  • Firma projeyi zamanında ve istenilen şekilde tamamlamak için bir proje planı hazırlamış mıdır?
  • Projenin doğru bir şekilde ilerleyişini garantilemek için nasıl bir kontrol mekanizması geliştirmiştir?
  • Firma sizde ve kendi tarafında ayrılması gereken kaynaklar konusunda net mi? Belirsizlik var mı?
  • Projenin ilerleyişini gözden geçirmek ve kontrol etmek amacıyla ilgili kilometre taşları oluşturulmuş mudur?

Diyelim ki bu soruların müspet yanıtlarını aldınız ve proje başladı. Şimdi proje süresince sürekli sormanız gereken sorularınız olacak. Düzenli toplantılar ya da raporlamaların dışında sormanız gereken sorular ise şunlardır,

  • Geldiğimiz noktada planımızda yer alan teslimatlar tamamlanmış mıdır? Hayırsa Neden?
  • Geldiğimiz noktada planlamadığımız yada öngörmediğimiz bir şeyler ortaya çıkmış mıdır? Nelerdir? Neden?
  • Firma işini iyi yapıyorsa biz kendi üstümüze düşeni yapıyor muyuz? Ödeme vb.
  • Firma size bulunduğu noktayı ve bulunması gerektiği noktayı sebepleri ile izah edebiliyor mu?
  • Bizim istediklerimizle gerçekleşenler örtüşüyor mu?
  • Proje yönetim planında yer alan kapsam, risk vb. maddeler gerçekçi miymiş?
  • Yapılan bir şey ya da sizin isteğinizle oluşan büyük bir değişiklik var mı? Etkileri nelerdir?
 

Evden para kazanmak için neler yapabilirsiniz?

Daha önce yazdığım Evde Para Kazanmak adlı yazım oldukça ilgi çekti. Sanırım kriz haberleri arttıkça, işten çıkarmalar başlayınca kişisel tedirginlikler ve alternatif para kazanma konusunda arayışlar artıyor. Madem öyle size birkaç tane evden çalışmaya yönelik öneri daha getireyim;

  1. Eğitmenlik. Çeşitli el becerisi(hat sanatı) yada teknik kurslara(flash tasarım) gidip bireysel olarak çalışabilirsiniz.
  2. 2. El Satıcılığı. Evinizdeki ya da çevrenizdekilerin kullanmadıkları fakat satılabilir olan eşyalarını toplayıp gittigidiyor.com yada hemalhemsat.com gibi sitelerde komisyon karşılığında satabilirsiniz.
  3. Evde ders verme. İlkokul çocuklarına 1-2-3-4. sınıf matematik ve Türkçe dersi gibi dersler konusunda yardımcı olabilirsiniz.
  4. Koçluk. Eğer geçmiş iş deneyimleriniz bir değer yaratabilecek düzeyde ise uzman olduğunuz konuda koçluk yapabilirsiniz.
  5. Danışmanlık. Uzman olduğunuz konuda danışmanlık verebilirsiniz. Benim elektronik ticaret ve proje yönetimi konularında yaptığım gibi.
  6. Ahçı. Kendi sokağınızda yada çevrenizde oturan öğrenci ve bekarlara yemek yapabilirsiniz.
  7. Editörlük. Bazı web sitelerine başvurarak yazı hazırlama ve içerik gönderme teklif edebilirsiniz.
  8. Çeviri. Yabancı diliniz var ise evden çeviri yapabilirsiniz.
  9. Fotoğrafçı. Evinizde küçük bir stüdyo hazırlayarak eticaret siteleri için ürün fotoğrafı çekebilirsiniz. Hatta stüdyonuzu yanınızda bile taşıyabilirsiniz. Bu konuda ürün fotoğrafı çekmek konulu yazımı mutlaka okumalısınız. Ayrıca herhangi bir konudada fotoğraf çekmek için etkinliklere gidebilirsiniz.
  10. Tamirci. Eğer elektronik bilginiz varsa bozuk radyo, fırın vb. tesisat bilginiz varsa su tesisatı gibi konularda çevrenize destek hizmeti satabilirsiniz.
  11. Kışlık yemek hazırlama. Ev mantısı, turşu, sebze kurutma vb. “ev işi-el işi” şeyler yaparak para kazanabilirsiniz. Bebekli aileler için yoğurt yapmak da sayılabilir.
  12. Çocuk Bakımı. Çocuk bakabilirsiniz.
  13. Hayvan Bakımı. Tatile gidenlerin kedi, köpek, balık vb. hayvanlarını evinizde misafir edebilirsiniz.
  14. Sekreter. Henüz Türkiye’de oturmadı ama birkaç küçük işletmenin sekreter asistanlığını evden yapabilirsiniz.
  15. Temizlikçi. Evlere temizliğe gitmek zaten bildiğimiz bir yöntem.
  16. Organizatör. Birilerinin yada şirketlerin yapacakları etkinlikleri planlama ve uygulamalarında yardımcı olmak, gerekli ayarlamaları yapmak.
  17. Düzenli mesaj(newsletter) hizmeti. Birçok firmadan düzenli olarak aldığınız emailler gibi sizde başka firmalar için aylık emailler hazırlayabilirsiniz.
  18. Kişisel alışveriş. Eğer özel bir ilgi alanınız var ise o okonuda kişilerin alışverişini siz yapabilirsiniz. Örneğin kitap konusunda uzman biri başkasına güzel bir kütüphane oluşturması için gereken kitapları alabilir.
  19. Tashih. Bazı yayınevleri bir kitabın baskısı öncesinde ilk baskısını birilerine okutarak, imla ve yazım yanlışlarını düzelttiriyorlar.
  20. Takı Tasarımı. Hem kitap hem de kurs olarak çok sık görmeye başladığım bu konu oldukça keyifli. Biraz uğraşırsanız çok güzel takılar yapıp internetten satabilirsiniz.
  21. Taşıma. İşe gidecek birkaç yetişkin yada okula gidecek birkaç öğrenci ayarlayıp aracınızla sabah götürüp akşam geri getirmeniz mümkün.
  22. Proje Hazırlama. Tübitak ve AB projeleri ile ilgili olarak uyulması gereken standart ve usulleri konusunda kendinizi yetiştirirseniz ilgili dosyaların hazırlanması konusunda firmalara destek verebilirsiniz.
  23. Araştırma. Özellikle yabancı diliniz var ise yurt dışındaki üniversitelerle yazışıp onların Türkiye’den ihtiyaç duyabilecekleri araştırmaları (Osmanlı arşivleri vb.) onlar adına yapabilirsiniz.
  24. Sanat eğitimi. Çocukların yetenek ve becerilerini geliştirici eğitimler vermek.
  25. Mum yapma. Mum yapmak parafin, boya, kalıp vb. bazı malzemelerle oldukça kolay yapılabilecke bir şey. Estetik yanınızı kullanarak çok özel mumlar yaparak satabilirsiniz.
  26. Örgü. Kazak, hırka, atkı vb. el işi yaparak meraklısına satabilirsiniz.
  27. Bahçe işleri. Sokağınızdaki apartmanların çimlerini ve çiçeklendirmesi ile uğraşmak, ağaçların ve çalılıkların budanması gibi işler ile para kazanılabilir.
  28. Masaj. Masaj yaparak para kazanabilirsiniz.
  29. Web sitesi hazırlama. Kanunen zorunlu olacak olan web sitelerini firmalar için evde hazırlayabilirsiniz.
  30. Kişiye özel hizmet. Gömleğe isim yazmak, özel tasarımlı pasta yapmak, tişörte resim yapmak, fotoğraflardan video yapmak vb. çeşitli kişiye özel hizmetler satılabilir.

Tüm bunların dışında Para Kazandıracak Cin Fikirler (1234) yazı diziminde ilginizi çekeceğini düşünüyorum.

 

Bir Proje Yöneticisi Olarak; Mustafa Kemal ATATÜRK

Yazan: Gökrem Tekir

14 yaşıma girdiğim sene babam bana büyük önder ATATÜRK’ün kaleminden ortaya çıkan Nutuk adlı eserin yeni dile çevrilmiş halini hediye etmişti. O yaşlarımda bu eseri okurken genel amacım; Okul sıralarında öğrendiğim Kurtuluş Mücadelesinin hangi aşamalardan geçtiğini ve ne zorluklarla gerçekleştiğini birinci elden öğrenmekti. Bu kitaptan edindiğim bilgileri tarih derslerinde detaylı olarak anlatmaktan çok büyük zevk ve gurur duyardım.

Aradan yıllar sonra bugün Nutuk’u tekrar ele alıp, başka bir amaçla incelemeye karar verdim. Bu seferki amacım ise Kurtuluş Savaşı sürecini bir Proje olarak irdelemek ve bu projenin yöneticiliğini üstlenen M. Kemal ATATÜRK’ün hangi proje yöneticiliğini vasıflarını bilfiil uyguladığını görmekti.

Pek çok proje yönetimi kitabında “Proje Yöneticisinin Rolü ve Sorumlukları” başlığı altında şu ifadeleri görmüşsünüzdür;

  • Mevcut durumun analizi
  • Hedeflerin belirlenmesi
  • Organizasyonel yapının oluşturulması
  • Ekibin motivasyonunu sağlamak
  • Projenin planlanması ve kontrolü
  • Doğru işe doğru kişiyi atama – Delegasyon
  • Risklerin öngörülmesi ve önleyici yöntemler belirleme
  • Finansal planlamanın yapılması ve gerekli onayların alınması
  • Proje ekibindeki çatışma problemlerinin giderilmesi
  • Gelişmeleri raporlama
  • Problemlere çözüm oluşturma

Bu ifadeler daha da arttırılabilir.

Bu yazı dizisinde amacım; Atatürk’ün yukarıda saydığım rol ve sorumlulukların hangilerini, nasıl yerine getirdiğini Nutuk’taki ifadelerini inceleyerek, ortaya çıkarmaktır. Bir diğer amacım ise, proje yönetimi ile ilgili yoğun teorik bilgiye sahip olan bir proje üyesine tarihi bir uygulama sunmak olacaktır.
Okumaya devam et

Akvaryum’da Çalışmak

Gelişen teknoloji ile birlikte “dünya küçülüyor” klişesini sık sık duyarsınız. Evet dünya küçülüyor ama sizin çalıştığınız işyeri ile birlikte. Eeee ne fark eder derseniz aşağıdaki yazıma göz atın;

Farklı kültürler, farklı saatler, farklı diller gibi birçok unsuru teknoloji ile bertaraf edip işlerimizi yürütüyor, projelerimizi gerçekleştiriyoruz. Sadece bir tek şey ile uğraşma şansımız kalmadığı için aynı anda birçok işi başarıyla yapıyoruz.

Globalleşme dünyayı küçük bir köye çevirdi. Bu küçülme paralelinde nasıl organize olacağımız, riskleri nasıl yöneteceğimiz, bilgiye olan ihtiyacımız ve benzeri bir çok konuda değişiklikler yaşıyoruz. Yani bizleri okyanuslardan, denizlerden, köylerden alıp akvaryuma koydular. Şimdi akvaryumda yaşamayı öğreniyoruz.

Tüm dünya iş eğilimlerinde bazı temel prensipleri kabul etmiş durumda;

  • Globalleşme– Globalleşme, aynı anda bir noktada buluşmak ve ayrı yerlere dağılmak. Firmalar ürün ve servislerini dünyanın her yerinde aynı anda yerel ihtiyaçlara göre çeşitlendiriyor ve dağıtıyorlar.
  • Farklılaşma– Globalleşme ile birlikte firmalarda çalışanlarda farklılaşmaya başladılar. Farklı kültürden, farklı denetim ve geçmişe sahip, farklı yaşlarda insanlar aynı anda çalışıyorlar. Birbirinden bu denli farklı insanların iletişim becerileri ve ihtiyaçlarını doğru algılayıp tansiyonu belirli bir seviyede tutarak birbirleri ile iletişimde bulunmalarını sağlamak gerekiyor.
  • Esneklik– Eski iş kurallarını sık sık yenileriyle değiştirmek gerekiyor. Esnek çalışma saatleri, kısa prosedürler, proje yönetimi gibi önce çalışanların değişmek istemedikleri için direnç gösterdikleri ama yavaş yavaş alıştıkları yöntemlere geçişler yaşıyorsunuz. Rekabette ayakta kalmak için altyapıya az özen göstererek yeni ürünlerle piyasaya çıkıyor ve müşterilerinde hızla adapte olmasını bekliyorsunuz.
  • Yatay olma– Güçlünün değil hızlının kazandığı bir dünyaya dönüştük. Bilgi ve iletişimin ne hızlı gerçekleşmesi gereken günleri yaşıyoruz. Bunu sağlamak için başkalarını yönetmeye alışmış ve piramidin üzerinde oturan yöneticileri oradan düzlüğe indiriyoruz. Kişisel isteklerle kurumların istekleri arasında yaşanan gerilimleri izliyoruz.
  • Sempatik kanallar– Kişilerarası iyi ilişkiler(sempatik kanallar) hem firmanın esnekliğini artırır hem de sabit maliyetleri düşürürler.

Tüm bunları söyledikten sonra gelelim akvaryumumuza;

  • Akvaryum canlıdır: Akvaryumlar statik değillerdir. Yosunlar, balıklar ve mikro organizmaların yetiştikleri, ısısı ve suyunun özellikleri sürekli değişen, yaşayan bir ortamdır. Biz akvaryumun ısısını değiştirmek ya da içerisine yeni balıklar atmak gibi eylemlerle içerisine etkide bulunabiliriz.
  • Deneysel ortam yaratır: Farklı tipte balıkları bir arada deneyebiliriz. Farklı ısı düzeylerinde ya da farklı gıdalarla besleyerek nasıl tepkiler verdiklerini test edebiliriz.
  • Yönlendirme – Çeşitli ekipmanlarla (ayna vb.) balıkları yönlendirebilir, yeni doğanların hayatta kalma şanslarını artırabiliriz.
  • Büyük balığın küçük balığı yuttuğunu burada da görebiliriz.
  • Bencillik: Yem atıldığında nasıl hepsinin kendini düşündüğünü izleyebiliriz. Ancak bir şekilde hepsinin haberi olduğunu düşünürsek iletişiminde çok iyi olduğu söylenebilir.
  • Güvenlik: Her bir balığın kendine güvenli bir alan seçtiğini izleyebiliriz. Ayrıca ısısı yada oksijeni iyi olan yerleri hepsinin tercih edeceğini görebiliriz.

Bazen hepimiz çalıştığımız kurumlara sıkışıp kaldığımızı düşünüp büyük okyanuslarda yüzmek varken neden bu akvaryuma düştüm diye üzülebilirsiniz. Ama inanın dünya artık bir akvaryum ve hepimiz bu akvaryumda var olmayı, yaşamayı ve hayatta kalmayı öğrenmek zorundayız.

 

PMP® Formülleri – 2

 

1. PERT (P + 4M + O )/ 6 Pessimistic, Most Likely, Optimistic
2. Standard Deviation (P – O) / 6
3. Variance [(P – O)/6 ]squared
4. Float or Slack LS-ES and LF-EF
5. Cost Variance EV – AC
6. Schedule Variance EV – PV
7. Cost Perf. Index EV / AC
8. Sched. Perf. Index EV / PV
9. Est. At Completion (EAC) BAC / CPI,

AC + ETC — Initial Estimates are flawed

AC + BAC – EV — Future variance are Atypical

AC + (BAC – EV) / CPI — Future Variance would be typical

10. Est. To Complete

Percentage complete

EAC – AC

EV/ BAC

11. Var. At Completion BAC – EAC
12. To Complete Performance Index TCPI Values for the TCPI index of less then 1.0 is good because it indicates the efficiency to complete is less than planned. How efficient must the project team be to complete the remaining work with the remaining money?

( BAC – EV ) / ( BAC – AC )

13. Net Present Value Bigger is better (NPV)
14. Present Value PV FV / (1 + r)
15. Internal Rate of Return Bigger is better (IRR)
16. Benefit Cost Ratio Bigger is better ((BCR or Benefit / Cost) revenue or payback VS. cost)

Or PV or Revenue / PV of Cost

17. Payback Period Less is better

Net Investment / Avg. Annual cash flow.

18. BCWS PV
19. BCWP EV
20. ACWP AC
21. Order of Magnitude Estimate -25% – +75% (-50 to +100% PMBOK®)
22. Budget Estimate -10% – +25%
23. Definitive Estimate -5% – +10%
24. Comm. Channels N(N -1)/2
25. Expected Monetary Value Probability * Impact
26. Point of Total Assumption (PTA) ((Ceiling Price – Target Price)/buyer’s Share Ratio) + Target Cost
Sigma σ
  • 1σ = 68.27%
  • 2σ = 95.45%
  • 3σ = 99.73%
Return on Sales ( ROS ) Net Income Before Taxes (NEBT) / Total Sales OR

Net Income After Taxes ( NEAT ) / Total Sales

Return on Assets( ROA ) NEBT / Total Assets OR

NEAT / Total Assets

Return on Investment ( ROI ) NEBT / Total Investment OR

NEAT / Total Investment

Working Capital Current Assets – Current Liabilities
Discounted Cash Flow Cash Flow X Discount Factor
Contract related formulas  Savings = Target Cost – Actual Cost

Bonus  =  Savings x Percentage

Contract Cost =  Bonus + Fees

Total Cost = Actual Cost + Contract Cost

PMP® Sınavı için Formüller

Q U A L I T Y
————-

CoQ = ( ( Review Efforts + Test Efforts + Training Efforts + Rework Efforts + Efforts of Prevention) / Total Efforts) x 100 %

PERT = O + 4ML + P
————–
6

MEAN -> Average

MODE -> The “most found” number

RANGE -> Largest – Smallest Measure.

MEDIUM -> No in the middle or avg. of 2 middle Nos

STD. DEV. OF TASK = P – O
____________
6

TASK VAR. = (P – O) 2 = Std. Dev ^ 2
____________
6
_____________
CP STD. DEV. = √ σ² + σ² + σ²

SIGMA 1 = 68.26
2 = 95.46
3 = 99.73
6 = 99.99

Channels of Communication
————————-

COMM = (N2 – N) / 2 = (N x (N – 1)) / 2

P R O J E C T S E L E C T I O N
——————————

PV = F V .
——-
(1+r)ⁿ

FV = PV x (1+r)

NPV = S ( PV + PV + PV + PV )
—- —- —- —-
(1+r)ⁿ (1+r)ⁿ (1+r)ⁿ (1+r)ⁿ

Cash Flow = Cash Inflow – Cash Outflow

Discounted Cash Flow = CF x Discount Factor

ARR = S Cash Flow / No. of Years

ROI = (ARR / Investment) * 100 %

BCR = Benefits / Cost

Exp. Value = Probability % x Consequence $

Class of Estimates
——————-

Definitive +5%

Capital Cost +10-15%

Appropriation +15-25%

Feasibility +25-35%

Order of Magnitude > +35%

Contract Incentives
——————–

Savings = Target Cost – Actual Cost

Bonus = Savings x Percentage

Contract Cost = Bonus + Fees

Total Cost = Actual Cost + Contract Cost

E A R N E D  V A L U E  A N A L Y S I S
——————————
—————
PV (Present Value) = BCWS (Budgeted Cost of Work Schedule)

EV (Earned Value) = BCWP (Budgeted Cost of Work Performed)

AC (Actual Cost) = ACWP (Actual Cost of Work Performed)

CV = EV – AC

CPI = EV / AC (efficiency)

SV = EV – PV

SPI = EV / PV

ETC = BAC – EV or (BAC – EV) / CPI

EAC = AC + ETC

EAC = BAC / CPI

VAC = BAC – EAC

% COMPLETE = EV / BAC x 100

% SPENT = AC / BAC x 100

CV% = CV / EV x 100

SV% = SV / PV x 100

Peşin Hüküm Vermeyin!

Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.

Örneğin trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.

Prof.Covey in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş.

Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş.Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mi? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu ? Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.

Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.

Covey bu örnekleri ; “aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler” diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein’in bir sözünü anımsatıyor :

Karsılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, “sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?

Çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradigma değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatimizi, basarimizi, mutluluğumuz belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Basımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…….”

Stephan Covey

Aptal Puma Sendromu

Pumayı bilirsiniz. Hani vahşi kedilerin uzak atalarından. Yaklaşık iki metre uzunluğundaki benekli yırtıcı.

Birçok özelliği ile ünlüdür bu ormanların harika kedisi. Ama en çok ta hızlı ve kıvrak koşusu ile tanınır. Avının peşine düştüğü andan itibaren giderek hızlanan ve vücudunun tüm eklem ve kaslarını ortaya koyan hareketlerini seyretmek bir zevktir. Bu ölüm koşusu bazen pumanın , bazen ise hayatı için koşan kurbanın zaferi ile sonuçlanır.

Peki bir puma avının peşinden ne kadar koşar? İşte ormanların vahşi avcısını uygarlıkların kurucusu insan’a örnek yapacak olanda pumanın bu özelliğidir. Puma avının peşinden sürdürdüğü “ölüm koşusunu” her zaman avının cüssesine göre ayarlar. Yani bir ceylan ele geçirmek için koştuğu süre ile, bir tavşanın peşinden geçirdiği süre asla aynı değildir. Çünkü puma akıllı bir hayvandır ve koşarken harcadığı enerji miktarı, avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda puma koşmaktan vazgeçer. Yenilgiyi kabul edip başka av arar. Bu nedenle ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar.

İşte “aptal puma sendromu” bunun tersini yapan insanların ruh halini ifade etmek için, yani bir tavşanın peşinden yıllarca koşan , sonra da yakaladığı avı bir öğünde bitiren akılsızlar için kullanılır. Başarının sırrı pumalıktan, yani harcanan emek, ulaşılan sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi saptamaktan geçiyor