Etiket arşivi: Durum

Anlık karar verme ve yanılma

Bazen işlerin gidişatını veya yaşanan anlık şeyleri dikkate alıp gerçekten öyle olup olmadığını araştırmadan bazı kararlar verdiğimiz olur. Bazen doğru olur bu kararlarımız bazende yanlış.

Yanlış olduğunda bu kararımızın sonucundan çalışma arkadaşlarımız olumsuz etkilenirler. Bu yüzden “dikkatli karar vermek” kavramı geliştirmemiz ve üzerinde durmamız gereken bir konudur.

Telefon çaldı ve Can açtı. Gece güvenlik görevlisi dürümlerin geldiğini söyledi. “Şimdi iniyorum” dedi Can. Asansöre doğru giderken ayaklarını masasının üzerine uzatmış, ekran koruyucusunu seyreden Kerem’i gördü.

“Dürümler gelmiş, sıra sende” dedi.

“Tamam,” dedi Kerem ve yerinden kalktı. Can sandalyesine oturdu ve tekrar gündüz yaşadıkları teknik hatanın sebeplerini düşünmeye başladı. Ne zaman o yeni programı kullansalar sistem çöküyordu. Eski programa döndüklerinde sıkıntı kalmıyordu.

Kerem dürümleri getirdi ve yemeye başladılar. Can şöyle düşünüdü: “Ya yeni programdan kaynaklanan bir problem değilse?”

3 haftadır gece gündüz çalışıyorlardı ve Can problemin çözümü için kritik olan soruyu “dürümünü” yerken sormuştu. Problem dürümün içindeydi ve Can ısırdığında ortaya çıkmıştı.

“Ne?” dedi Kerem

“Demek istediğim, problem sistemin kendisinde olabilir ve eski modüller bu hatayı görmemizi engelliyor olabilirler. Çünkü eski sistem kendi içinde düzgün çalışırken yeni programda hata veriyor”

Kerem ağzındaki lokma ile boğuşurken şöyle dedi: ”Yani haftalardır boşuna mı uğraşıyoruz?”

Can gerçekten haklıydı. Sistem yıllardır problemsiz çalıştığı için herkes, sistemin aynı zamanda doğru çalıştığındanda emindi. Yeni program daha iyiydi ama programın geri kalanıyla uyuşmamıştı. Can, çok farklı bir öngörü ile çok farklı bir yöne ilerlemiş, çözümü başka şekilde aramışlardı.

Dikkatli karar verme, kanıt ve kurallara dayanarak çıkarımlar yapmaktır. Özellikle stres altındayken dikkatli karar vermek zorlaşır çünkü karar vermek için gereken enerjiyi stres tüketir.

Dikkatli karar verme hatalarına birkaç örnek vermek gerekirse;

Dilemek

Eğer spesifik bir beklentimiz var ise, ve gelen bilgi bu çıktıyı elde edebileceğimiz yönünde ise, bu çıktının gerçekleşeceği beklentisine gireriz.

İstatistikleri/Raporları Yanlış Yorumlamak

Eğer tuhaf bir şekilde istediğimiz sayılar karşımıza çıkasa bunları olumlu bir gelişme gibi değerlendirmek. Raslantısal olumlu bilgileri doğal ve doğru sonuçlar olarak görmek ve göstermek

Acele yargılamak

Eğer elinizde somut bir kanıt olmamasına rağmen birisini sırf öyle olduğuna inandığınız için suçlu ilan ederseniz yanılırsınız. Biz görüşümüzün doğruluğuna elimizde kanıt olmasada inanabiliriz bazen.

Belki sizinde probleminiz dürümün, pizzanın, hamburgerin içinde. Kim bilir?

Paylaşın:

Olağanüstü durumları doğal algılayabilmek

Her yiğidin bir ekmek yiyişi, her başarılı kişinin / ekibin bir çalışma şekli vardır. Ama bir şeyler kötüye gittiğinde kişinin morali, ekibin ahengi ve insanlararası ilişkiler bozulabilir.

İşte bu durumu yaşamak olağanüstü durumları doğal algılayabilme yani acil durumlarla baş edebilme becerisini gerektirir. Her ne kadar bir şirkete yardımcı olacak bilgileri aşağıya yazacak olsam da bireysel anlamda da hemen hemen aynı şeyleri ailemiz için uygulayabileceğimizi de göstermeye çalışacağım.

Olağanüstü durumlar sebebi her ne olursa olsun (ani bir değişiklik, yeni bir şey keşfetmek, bütçenin azalması, kilit personelin işten ayrılması yada bir tehdit oluşması vb.) acil harekete geçilmesini gerektirirler. Ev sahibinin oğlunun Almanya’dan dönüyor olması, çalıştığınız şirketin kapatılması, arabanız ile kaza yapıp araçsız kalmış olmak vb. örnekleri de verebiliriz.

Aslında hemen hemen herkes normal zamanlarında acil durumlarda ne yapacağını düşünür, tasarlar. Fakat gerçekten bir acil durum oluştuğunda stres, korku ve gerilim olaya normal ve planlandığı gibi yaklaşılmasına engel olabilir. Depresif davranışlar, kişiselleştirilmiş çatışmalar çıkar ve hatta insanlar birbirlerini kırabilirler. Ve en önemlisi bu tip durumların “kalıcı” yaralar açmasıdır.

Bir de zaten acil durumlara karşı hazırlıksız olanlar vardır ki bu tip durumlarda oluşacak çatışmaları geçici çözümlerle (borç bulmak vb.) ve belki şirkette personeli kaydırarak çözmek mümkün olur.

Acil durumlarda ne yapacağınıza ilişkin benim önerilerim aşağıda;

Acil durumu duyurun – Herkese / ailenize acil durumu duyurun ve normal prosedürlerin askıya alındığını acil durum prosedürlerinin geçerli olduğunu bildirin. Böylece uzun vadede acil bir durumu görmezlikten gelme yada umursamama eşleştirisinden kurtulmuş olursunuz. Aynı şekilde acil durum geçince de eski hale dönüşü duyurun.

Uygun karar verme süreci geliştirin – Oybirliği her ne kadar doğru bir yöntem olsada zaman alır. Acil durumlarda karar verecek merkezde tek kişi iyi bir çözüm olacaktır.

Kısa vadeli düşünün – Acil durumlarda uzun vadeli düşünmek anlamlı olmayabilir. Acil durum geçene kadar kısa vadeye odaklanın.

Eğitim ve simulasyon – Ekibinizi ve ailenizi eğitin. (Özellikle deprem ile ilgili konularda veya siz yokken bir sağlık problemi yaşanırsa nereyi arayıp neler yapmaları gerektiğini) Acil durum simulasyonları kişileri bu tip durumlara hazırlarlar.

Daha derin delege edin – Olası sürtüşmeleri azaltmak için geçici bir süre ile daha alt seviyelere delegasyondan çekinmeyin. Acil durumlarda yetki eşiklerine ulaşmaya çalışmak ve onay sayısını azaltmak en iyisidir.

Mali kontrolleri gevşetin – Eğer 100 bin YTL kaybedecekseniz 2 bin YTL’yi gözden çıkarabilmeniz lazım. Ekstra mesai ödemeleri yada araç gereç alımlarında geniş davranın. Belki evde de belirli bir miktar para bulundurmak iyi olabilir. (Yastık altı yatırımdan bahsetmiyorum tabiki)

Erkek adam ağlamaz – Acil durum planlarınızı zamanında yapın. İş işten geçmeden gerekli önlemleri alın. Örneğin ambulans, itfaiye numaralarını kaydedin, kan grubunuzu bilin, deprem çantası hazırlayın vb.)

Acil durum sonrasında size destek veren herkese unutamayacaları bir teşekkür etmeyi unutmayın. Gelecek hafta evde, araçta ve işyerinde acil durumlar için bulundurulması gerekenleri yazacağım. Biz emniyetimizi alalım en doğrusu bu.

Paylaşın: