Etiket arşivi: aile

Proje ekibiniz ailenizdir

Projeler hayatımızın parçasıdırlar. Aile içi düzenimiz ile projeler arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Ekip üyelerinizle bir aile gibi biraraya gelirken gösterdiğiniz hassasiyeti aile içi ilişkilerinizde de göstermeniz gerekir.

1. Ekibiniz/aileniz için ayağa kalkın. Eğer herkes gönülden işine sarılıyor, üstüne düşen görevini yerine getiriyorsa herşey yolunda demektir.

2. Sakın kimseye gözdağı vermeyin. Herhangi bir şey isorarsam aptal durumuna düşer miyim diye korkmauyın. Onların dilinden anlamıyor olabilirsiniz. İşçiler yada çocuklar vb.

3. Herkese yeteneği ve becerisine göre iş verin. Herkes yapabileceği ve yapacağı şeye göre donatılmalıdır. Eğer yeterli donanımları olmadan insanlardan bir şey isterseniz problem yaşayabilirsiniz.

4. Yaratıcı çözümler: Bir hikayeye göre ayakkabılarını doğru giyemeyen bir çocuğa çözüm olarak her ayakkabı üzerine yarım gülen yüz çizilmiş. Böylece çocuk gülen yüzü yapabilmek için ayakkabılarını doğru giymeye başlamış. Yaratıcılık bazen bu kadar kolay olabilir.

5. Eğer ekibinize kapasitelerinin üzerinde iş yükler ve normalinden daha kısa sürede tamamlamalarını isterseniz hatalı ve kalitesiz sonuçlar çıkabileceğini unutmayın.

6. Kurallarda anlaşmak: Proje ile ilgili gereklilikler belirlendikten sonra proje planı ve buna bağlı olarak görev atamaları gerçekleşir. Herkesin neyi ne şekilde yapacağı konusunda kararlar alınır. Bu kararlar çeşitli kurallar içeriyor olabilir be herkesin bu noktada bu kurallarda hem fikir olması önemlidir.

7. Güven yaratın: Ekip içerisinde mutlaka güven yaratmalısınız. Herkes sizin gözünüzde önemli olduğunu anlamalıdır.

8. İyileri elinizde tutun. En iyi elemanlarınız sizin onlara yatırım yaptığınızı ve onları yetiştirdiğinizi bilmelidir. Ve bu elemanlarınızı mümkün olduğunca ödüllendirmelisiniz.

9. Proje yöneticilerinin en zor görevlerinden birisi kilit çalışanlarını para dışında motive eden şeyleri bulmaktır. Özellikle ailelerde daha fazla ilgi ve alaka göstermeniz beklenir. Bu yüzden parasal olmayan ihtiyaçları çok iyi gözlemleyebilmeli ve karşılayabilmelisiniz.

10. Mutlaka teşekkür edin, destek vereceğiniz konusunda güven verin, iyi iş çıkaranlara minnettarlığınızı söyleyin.

11. Kilit oyuncuları ödüllendirin. Çalışanlar kendilerini takmayan ve takdir etmeyenlerle çalışmak istemezler.

12. Fırsatlar yaratın – Çalışanların biraz kendilerini zorlamalarını sağlayın. Bu sayede neyi ne kadar yapabilecekleri konusunda kapasitelerinide test etmiş olursunuz.

Paylaşın:

Yardım istemeyi bilmek

hot-to-ask-for-help-or-introductionsBugüne kadar yöneticilerinizden, astlarınızdan, arkadaşlarınızdan, ailenizden, sevgilinizden nasıl yardım istediğinizi düşündünüz mü? Her yardım istediğinizde istediğiniz gibi bir karşılık gördünüz mü? Görmediğiniz durumlarda sizce suçlu kimdi?

“Yani Emre’den yardım isteyelim diyorsun” dedi Ahmet.

“Evet” dedi Elvan “Daha önce benim için birkaç iş daha yapmıştı”

“İhtiyacımız olan desteği alacağımızdan nasıl emin olabilirim? Bizim ona işimizin düşmesini nasıl yorumlar?” dedi Ahmet.

“Kolay” dedi Elvan. “Önce sen ödevini iyi yapacaksın. Neler olduğunu ve neden olduğunu ona iyice anlatacaksın. Konu üzerindeki ilgisini kaybetmemesi için sürekli takip edecek, gerekiyorsa ilginç hale getirmeye çalışacaksın.”

“İyide bu dediğini nasıl yapacağım?” dedi Ahmet.

“Sadece ilk 10 dakika onun ne istediğini, neye ihtiyacı olacağını sorarak başla. Zaten sonrası gelecektir.” dedi Elvan

Elvan bir konuda yardım istemeye yönelik birkaç ipucunu Ahmet’e vermişti. Yardım istemeninde bir adabı, ahlakı ve etiği var. Yardım istediğimizde hem yardımı alabilmemiz hemde doğru yardımı almamız önemlidir. Bu sebeple yardım istemeden önce bazı konularda hazırlıklı olmamız gerekir;

Kendi yapabileceğiniz herşeyi önce kendiniz yapmaya çalışmalısınız. Sadece yapamadığınız ve tıkandığınız noktada yardım istemelisiniz.

Kimden yardım isteyebileceğinizi iyi değerlendirin. Yanlış kişiden yardım isteyip hem kendi vaktinizi hemde onun vaktini boşuna harcamayın.

Yardım isediğinizi kişinin vaktinin ve koşullarının uygun olup olmadığını mutlaka sorun.

Geç kalmadan yardım isteyin. Geciken yardımın faydasından çok zararı olabilir. Zamanında davranın.

Ne konuda yardım istediğinizi tek bir cümle ile açıklayabilmeniz gerekir. Amacınız net olmalı, probleminizin ne olduğunu tam olarak kavramış olmalısınız. Net olun, alternatiflerede açık olun.

Yardım alternatiflerinin tamamını düşünün. Farklı kişilerden farklı şekillerde yardım alabilecekseniz bunları iyice değerlendirin.

Alternatifleri araştırın. İnsanlar, hazırlıksız, ne istediğini bilmeyen ve dar görüşlü kişilere yardım etmekte isteksiz olurlar unutmayın.

Probleminize yardımı ilginç bir hale getirirseniz yardımcı olma konusunda istek yaratırsınız.

Size uzatılan yardım elini mutlaka tutun. Bir yardım talebini redderek yada göz ardı ederek gerçek problemlerin doğmasına yol açmayın.

Yardım eden yardım bulur. Kurumlarda ve ailelerde yer alan bireyler birbirlerine destek ve yardımcı olarak gelişimi, ilerleyi ve huzuru sağlarlar. Sizi elinizden geldiğince yardımcı olun çevrenizdekilere ve size uzatılan yardım tekliflerinide asla geri çevirmeyin.

Paylaşın:

İşkolik misiniz?

Eski bir işkolik ve işkolikliği yüzünden sağlığını kaybetmiş biri olarak bu yazıyı yazıyorum. Kariyer planlarınıza, geleceğe yönelik hedeflerinize ve rüyalarınıza erişmek için “işkolik” olmanıza gerek yok.

İş hayatında yukarı çıkan basamakları belirlediği düşünülen bazı hurafeler vardır: “ Geç saatlere kadar çalış, tatillerde çalış, işleri bitir, fark yarat. İşte en kısa yol budur ” diye.

Kontrolden çıkmak

Mustafa kariyer basamaklarını çıkmaktadır ama hayatının bazı önemli unsurlarınıda geride bırakmaktadır. Örneğin çok iyi bir basketçi olan Mustafa artık çalışmaktan vakit bulamadığını söylemektedir. Sadece haftada bir gün yine kendisi gibi iş hayatından bir kaç kişi ile birlikte küçük maçlar yapmaktadırlar.

Mustafa kariyerinde geldiği nokta konusunda aslında bir yandan da müteşekkirdir. Fakat maliyeti ne olmuştur? Duygusal, fiziksel ve kişisel hayatı da kariyerine paralel olarak gelişmiş midir?

İş ve özel hayatınızı dengeleyebilmeniz başarı için en kritik anahtardır. Ve eğer kariyer yapmak konusunda ısrarlıysanız özel hayatınızı iş hayatınızın mutlaka dışında tutmalısınız. Unutmayın her şey bir “ düzenleme yada planlamadan ” dan ibaret.

Şimdi mevcut durumunuza göz atalım;

Bazılarınız çok çalıştığının farkında bile olmayabilir. Bu yüzden herhangi bir riskte olup olmadığını düşünmez. Şöyle bir düşünün; yeni mezun olduğunuzda yada iş hayatınızın başında sosyal hayatınıza ilişkin zaten bir problem yoktu. Surf yapmak gibi yani okulda yakaladığınız sosyal bir dalga bir süre daha iş hayatında sizi taşımıştı.

Fakat zamanla kişisel hayat ile profesyonel hayat arasındaki denge profesyonel hayat tarafına doğru kaymaya başlar. Neden? Çünkü siz çok çalışıp iyi işler çıkarttıkça daha çok iş verilir. (Çok çalışana yük vuran çok olur)

Şimdi isterseniz işkolik olup olmadığınızı kontrol edelim. Aşağıdaki soruların ne kadarına evet diyorsanız o kadar işkoliksiniz demektir;

• İşiniz sizi aileniz yada başka şeylerden daha çok heyecanlandırıyor mu?

• Çalıştığınız saatler çalışmadığınız saatlerden çok mu?

• Eve, haftasonuna yada tatile iş götürüyor musunuz?

• Yaptığınız iş ile ilgili çok konuşur musunuz?

• Haftada 40 saattenfazla çalışıyor musunuz?

• Hobileriniz para kazanmak üzerine mi?

• Yaptığınız işin tüm sorumluluğunu üzerinize alıyor musunuz?

• Aileniz yada arkadaşlarınız geç kalmalarınız konusunda şikayetçi mi?

• Daha elinize iş varken yeni işleri alıyor musunuz?

• İşlerin tamamlanma sürelerini küçümseyip daha kısa süreler verip tamamlamak için kendinizi yırtıyor musunuz?

• Eğer sevilen bir iş yapılıyorsa uzun sürelerle çalışılabilir inancında mısınız?

• İş dışında öncelikleri olan diğer insanlara karşı tahammülsüz müsünüz?

• Eğer çok çalışmazsanız işinizi kaybedeceğinizi yada hata yapacağınızı düşünüyor musunuz?

• Geleceğe ilişkin sürekli kaygılarınız var mı?

• Her şeyi enerjik ve rekabetçi olarak mı yapıyorsunuz? Arkadaşlarınızla oynadığınız oyunlar dahil.

• Size az çalışmanızı söyleyenlerden rahatsız oluyor musunuz?

• Ailenizle yada arkadaşlarınızla biraz uzun süre geçirdiğinizde kavga ediyor musunuz?

• Araba sürerken, uyurken yada başkaları ile sohbet ederken yine iş düşünüyor musunuz?

• Yemek yerken çalışır yada okur musunuz?

• Paranın hayatınızdaki problemleri çözeceğine inanır mısınız?

Eğer bu sorulara “ evet ” diyorsanız korkmayın, yalnız değilsiniz. Bende yıllarca bu sorulara yüksek sesle EVET dediğim bir hayatı yaşadım.

Doğru çalışmak

Eğer kendinizi işkolik yada o yolda biri olarak görüyorsanız yapabileceğiniz çok basit şeyler var. Ailenize ve arkadaşlarınıza vakit ayırın, rahatlamak ve dinlenmek için organizasyonlar yapın(masaj, kaplıca vb.), sadece haftaiçi çalışın ve haftasonunu keyifli şeylerle değerlendirin, bulunduğunuz şehirden sadece haftasonları bile olsa kaçın (ama dizüstü bilgisayarınız ve cep telefonunuz olmadan mümkünse)

Yada:

• Hobi edinin. (Yeni bir dil(osmanlıca), seramik veya pasta kursu, takı tasarlama ve yapma, koleksiyon vb.)

• Düzenli uyuyun – Hergün aynı saatte yatıp aynı saate kalkın.

• Aileniz ile akşam yemeklerini yiyip, düzenli organizasyonlar yapın (piknik, mangalbaşına gitmek, sinema vb.)

• İş dışında da aktif olun. Düzenli ve sağlıklı yemek yiyip, mutlaka egzersiz yapın(sabahları yarım saat yürüyüş veya hafif koşu, yüzmek vb.)

Paylaşın:

Olağanüstü durumları doğal algılayabilmek

Her yiğidin bir ekmek yiyişi, her başarılı kişinin / ekibin bir çalışma şekli vardır. Ama bir şeyler kötüye gittiğinde kişinin morali, ekibin ahengi ve insanlararası ilişkiler bozulabilir.

İşte bu durumu yaşamak olağanüstü durumları doğal algılayabilme yani acil durumlarla baş edebilme becerisini gerektirir. Her ne kadar bir şirkete yardımcı olacak bilgileri aşağıya yazacak olsam da bireysel anlamda da hemen hemen aynı şeyleri ailemiz için uygulayabileceğimizi de göstermeye çalışacağım.

Olağanüstü durumlar sebebi her ne olursa olsun (ani bir değişiklik, yeni bir şey keşfetmek, bütçenin azalması, kilit personelin işten ayrılması yada bir tehdit oluşması vb.) acil harekete geçilmesini gerektirirler. Ev sahibinin oğlunun Almanya’dan dönüyor olması, çalıştığınız şirketin kapatılması, arabanız ile kaza yapıp araçsız kalmış olmak vb. örnekleri de verebiliriz.

Aslında hemen hemen herkes normal zamanlarında acil durumlarda ne yapacağını düşünür, tasarlar. Fakat gerçekten bir acil durum oluştuğunda stres, korku ve gerilim olaya normal ve planlandığı gibi yaklaşılmasına engel olabilir. Depresif davranışlar, kişiselleştirilmiş çatışmalar çıkar ve hatta insanlar birbirlerini kırabilirler. Ve en önemlisi bu tip durumların “kalıcı” yaralar açmasıdır.

Bir de zaten acil durumlara karşı hazırlıksız olanlar vardır ki bu tip durumlarda oluşacak çatışmaları geçici çözümlerle (borç bulmak vb.) ve belki şirkette personeli kaydırarak çözmek mümkün olur.

Acil durumlarda ne yapacağınıza ilişkin benim önerilerim aşağıda;

Acil durumu duyurun – Herkese / ailenize acil durumu duyurun ve normal prosedürlerin askıya alındığını acil durum prosedürlerinin geçerli olduğunu bildirin. Böylece uzun vadede acil bir durumu görmezlikten gelme yada umursamama eşleştirisinden kurtulmuş olursunuz. Aynı şekilde acil durum geçince de eski hale dönüşü duyurun.

Uygun karar verme süreci geliştirin – Oybirliği her ne kadar doğru bir yöntem olsada zaman alır. Acil durumlarda karar verecek merkezde tek kişi iyi bir çözüm olacaktır.

Kısa vadeli düşünün – Acil durumlarda uzun vadeli düşünmek anlamlı olmayabilir. Acil durum geçene kadar kısa vadeye odaklanın.

Eğitim ve simulasyon – Ekibinizi ve ailenizi eğitin. (Özellikle deprem ile ilgili konularda veya siz yokken bir sağlık problemi yaşanırsa nereyi arayıp neler yapmaları gerektiğini) Acil durum simulasyonları kişileri bu tip durumlara hazırlarlar.

Daha derin delege edin – Olası sürtüşmeleri azaltmak için geçici bir süre ile daha alt seviyelere delegasyondan çekinmeyin. Acil durumlarda yetki eşiklerine ulaşmaya çalışmak ve onay sayısını azaltmak en iyisidir.

Mali kontrolleri gevşetin – Eğer 100 bin YTL kaybedecekseniz 2 bin YTL’yi gözden çıkarabilmeniz lazım. Ekstra mesai ödemeleri yada araç gereç alımlarında geniş davranın. Belki evde de belirli bir miktar para bulundurmak iyi olabilir. (Yastık altı yatırımdan bahsetmiyorum tabiki)

Erkek adam ağlamaz – Acil durum planlarınızı zamanında yapın. İş işten geçmeden gerekli önlemleri alın. Örneğin ambulans, itfaiye numaralarını kaydedin, kan grubunuzu bilin, deprem çantası hazırlayın vb.)

Acil durum sonrasında size destek veren herkese unutamayacaları bir teşekkür etmeyi unutmayın. Gelecek hafta evde, araçta ve işyerinde acil durumlar için bulundurulması gerekenleri yazacağım. Biz emniyetimizi alalım en doğrusu bu.

Paylaşın: