Etiket arşivi: korku

Başarmaktan Korkmak

Bazen önemli konularda (kendi işimizi kurmak, başka bir şehre taşınmak vb.) neler yapmamız gerektiğini araştırır, öğrenir ama bir türlü adım atamayız.

Başarma korkusu burada başlıyor. Aldığımız kararların sonucunda gerçekten başımıza neler geleceğini, nelerle uğraşmaya başlayacağımızı, hayatımızın nerede nasıl değişeceğini düşünmeye başlıyoruz. Hedefimize ulaştığımızda ne olacak? sorusu ve cevapları adım atmamızı engeleyebiliyor.

Beklenmedik şeylerle karşılaşacaksınız.  Mevcut tecrübenizle öngörebildiklerinizi iyi düşünmeniz gerekir. Başarmak istiyorsak bir şeyleri değiştirmemiz gerekir. Her değişimin artıları ve eksileri mutlaka vardır.

Çoğumuz başlangıçta normal olarak olumlu düşünerek yola çıkarız. Özellikle duygusal insanlar negatif durumlar karşılarına çıktığında moralleri bozulur. Her işin başında özellikle negatif şeyleri samimiyetle düşünüp tek tek ele alabilmemiz gerekiyor. İşte o zaman hedeflerimize moralimiz bozulmadan ulaşma şansımızı artırabiliriz.

Yıldız Savaşları gibi düşünün. Öncelikle hedefinizin aydınlık tarafına odaklanın ama karanlık tarafı da ihmal etmeyin. Çünkü her halukarda karanlık tarafla karşılaşmak zorunda kalacaksınız.

Başarı korkusu dediğim kavram bu. Bir şeyleri başarırken daha önceden yeterince vakit ayırmadığınız karanlık taraf ile karşılaşmaya başladığınızda moraliniz bozulmaya başlıyor. Başarı korkusu, bir şeyi başardıktan sonra ortaya çıkan istenmeyen etkilerdir.

Öngöremediğimiz şeylerden kaçamayız. Farkında olmamıza rağmen hasır altı ettiğimiz her şey, mutlaka karşımıza çıkar. Başkalarını suçlamak fayda etmez.

Dışarıdan herkese çok pozitif gibi görünmemize rağmen korkularımızı içimizde gizlice yaşatıp, büyütmektense ortaya çıkarmamız lazım.

Fizibilite veya iş planı gibi belgelerin asıl amacı “Başarırsak ne olacak?” sorusuna yanıt bulmak, karar vericilerin korkularını gidermektir. Kendi kararlarımızı ve hayatımızı bir girişim gibi görmemiz gerekir. Yapacağımız iş planı ve fizibiliteler hedeflerimizin anlamlı olup olmadığını bize gösterecektir. Bize daha çok değer katacak konulara yönelmemizi sağlarlar. Zamanınızı ve eforunuzu size en çok değer katacak ve fayda sağlayacak konularda kullanmalısınız. Artıları ve eksileriyle üzerine gideceğimiz hedefler, uğruna savaşmaya değenler olmalıdır.

Paylaşın:

Gerçeği Söylemekten Korkmak

Bazen bir şeyleri söylerken isteyerek ya da istemeyerek bazı detayları ya söylemeyiz ya da başka şekilde söyleriz.

Biz, bize söylenenlerin doğruluğunu bilmek isteriz, karşımızdakilerde onlara söylenenlerin doğruluğunu bilmek isterler. Yalan söylemek bazen kolaydır ve “yalancıların hafızaları çok güçlüdür” klişesine ek olarak Mark Twain’in çok güzel bir sözü var “Gerçeği söylersen hiç bir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın” diye.

Şimdi ya aşağıdaki yazıyı yazıcıdan çıkarıp masanıza koyun ya da sadece şöyle bir göz atın. Gerçeği söylemekten korktuğunuzda bunları düşünün;

– Gerçeği söylemek daha az yaratıcılık gerektirir.
– Gerçeği söylemek kan basıncınızı normal bir seviyede tutarak doktor maliyetlerinizi düşürür.
– Gerçeği söylemek bu konuda gelecekte söyleyeceğiniz şeylerle tutarlı kalmanızı gerektirmez.
– Gerçeği söylerseniz muhtemelen kimse sizi suçlamayacaktır.
– Gerçeği söylerseniz geçmişte kime ne söylediğinizi hatırlamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylediğiniz için çoğu zaman kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.
– Gerçeği söylediğinizde işe yarayıp yaramadığını kontrol etmeniz gerekmez.
– Gerçeği söylerseniz yakalandığınızda ne söyleyeceğinizi planlamanız gerekmez.
– Gerçeği söyleyecekseniz süslü ve karmaşık cümlelere, kelimelere ihtiyacınız olmaz.
– Basit gerçek diğer her şeyden kısadır.
– Gerçeği söylemenin çok zor olduğu durumlarda pratik yapın.
– Eğer siz gerçeği söylerseniz (kesin olmamakla beraber) diğerleride gerçeği söylerler.
– Gerçeği söylerseniz burnunuz uzamaz.
– Gerçeğin dedikodusunu yapmak zordur. (En iyiside budur)
– Gerçeği söylüyorsanız mimiklerinizi ayarlamanıza gerek kalmaz.
– Gerçeği söylerseniz sebeplerini açıklamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylerseniz o konuda hala yapılabilecek bir şeyler varsa yapılır.
– Gerçeği söylerseniz daha rahat uyursunuz.
– Doğrucu olduğunuz bilinirse yalan istekleri azalır.
– Eğer genellikle gerçeği söyleyen biriyseniz insanların inandığı-güvendiği biri olabilirsiniz.

Paylaşın:

Korkularla yüzleşmek – Yetişkinin okula dönüşü

Son dönemde verdiğim eğitimlere orta yaş üstü, eski yönetici kişiler katılmaya başladılar. Bu kişilerin neden eğitim aldıkları konusunu biraz eşelediğimde geçmiş tecrübenin kişide daha fazla bilgilenmek ve kendini yetiştirmek konusunda hiçbir zaman geç kalınmadığı düşüncesine sahip olmayı getirdiğini görüyorum. Bazıları geçmiş dönemdeki bilgilerini güncellemek, biz eskiden böyle yapıyorduk bakalım şimdi nasıl yapılıyor diye yaklaşıyorlar. Bende çok yeni olmadığım için hem onların geçmişlerinden ki benim acemilik dönemlerim oluyor, örnekler verebiliyorum hem de güncel teknikleri ve yöntemleri konuşuyoruz.

Bazılarında yeni kuşakla boğuşmanın verdiği yorgunluk ve her geçen gün zorlaşan mücadele ile nasıl baş edeceği korkusunu görüyorum. Eğitim esnasında gençlerde olduğu için hem onları dinliyorlar hem de kendi işlerinde gençlerin yüzlerine söyleyemedikleri şeyleri açık açık konuşuyorlar.

Aslında tecrübeleri ve bilgileri açısından bakıldığında emsalsiz hazineler ama maalesef bizim kültürümüz ya da yaşantı tarzımız başarılarımızı ya da başarısızlıklarımızı açık açık söylemeye, başkalarının bunlardan ders çıkarmasına yönelik organize bir bilgi üretmeye yönelik olmadığı için sıkıntı yaşıyoruz. Biz gündelik toplantılarımıza bile hazırlıksız gitmeye, toplantıda çalışmaya çok alışmış durumdayız.

Bu yüzden eğitimlerin esnasında bu yetişkinlerin tecrübelerini onların ağzından alabilmek ve diğer katılımcıların faydalanmasını sağlayabilmek için onlarca örnek doğaçlamaya ve örnek olaylar bulmaya çalışıyorum. Eğer ilgili konuyu tetikleyebilirseniz çoğunlukla tecrübe+ego işbirliği ile kelimeler ağızlardan dökülüveriyor.

Sizlere önerim şu olacak;

Şu andan itibaren yaşadığınız her şey sizin yaşam ve iş tecrübenizdir ve bunların birilerine faydasının dokunmasını istiyorsanız, bu bilgilerinizin bazı hataların yaşanmasına engel olacağını düşünüyorsanız ihmal etmeyin ve kısa notlar alın. Blog ya da wiki yapın demiyorum ama bir tane küçük deftere fark ettiklerinizi, aldığınız dersleri vb. birkaç kelime ile not almanızın uzun vadede ne kadar çok işe yarayacağını göreceksiniz.

Paylaşın: