Etiket arşivi: yalan

Hayatımız yalan!

Yaşamınızda geldiğiniz bu noktada insanların size doğruyu söylediğini düşünüyor musunuz? İş adamları, büyük yöneticiler, gurular size başarılı olmanın yolunu dürüstçe söylemezler. Aslında sizin başarılı olup olmayacağınız umurlarında değildir. Yapılan reklamdır, bir sonraki danışmanlığa ya da yeni çıkan kitaba dikkat çekmektir aslolan.

Geçen gün bir yazıma “siz gerçekten bu dedikleriniz yapıyor musunuz?” diye bir yorum geldi. “Elimden geldiğince” diye yanıtladım. Fakat bazı şeyleri yazmak için gerçekten o konuyu çok iyi bilmenize, uygulamanıza gerek yok. Gerçekten neyi iyi bildiğimizi sorguladığımızda ne kadar şey çıkabilirki ortaya. Çok fazla değil muhtemelen. Altı üstü ya yaşadıklarımızı ya da bunlardan öğrendiklerimizi aktarıyoruz. Bazen gündem ile ilgili görüşlerimiz yazıyoruz bazende başka iyi bilenlerin bildiklerini aktarıyoruz yazılarımızda.

İş dünyası konusunda yazdığı kitabı çok satan adamın iş hayatını çok iyi bilmesini beklemeyin. Sadece aynı kitabın çok fazla kopyasının satıldığını düşünün. En çok seyredilen dizileri, TV programlarını düşünün. Kalite açısından mükemmel olduklarını söyleyebilir misiniz? Sadece seyredeni çok diye bakmak lazım.

Ben yıllardır proje yönetimi eğitimi veriyorum, danışmanlığı yapıyorum ama yöneticisi olduğum bir çok projede hem hatalar yaptım hemde başarısız olduğum oldu. Sadece aynı hatayı iki kere yapmamaya çalıştım. Ama yeni hatalar hiç eksik olmadı.

Dünyanın en iyi doktoru tüm hastalarını kurtarabiliyor mu? Çağrı Merkezleri konusunda uzman birinin erişememe ihtimali yok mu? Dünyanın en iyi şoförü kaza yapmıyor mu?

Yanıbaşınızda gerçekleşen bir olayı ertesi gün gazetede okurken şaşırdığınız oldu mu? Benim oldu. Gerçekler her zaman ilgi çekici olmuyor ama birileri sizin ilginizi çekecek şeyi biliyorlar. Bazen abartı, bazen yorum, size göre aslolan değişiyor.

Astığı astık, kestiği kestik bir yöneticinin, liderin evinde kılıbık olmadığı ne malumdur? Etilerde oturan ve jeep’i olan adamın hiç param yok demesi ne kadar doğrudur? Hiç para kazanmıyoruz diyen esnaf ya da piyasada para yok klişesi kimi doğru kılar ki?

Satış pazarlama guruları kendi kitaplarının satışını binlerce arttıracak stratejiye sahipler midir? Öyle olsaydı tüm en çok satılan kitaplar listesinde onların kitapları olurdu. Ben kendi söküğünü dikemeyen terziden bahsetmiyorum, bunlar gerçekler.

Adını vermeyeceğim bir yazar, tüm kitapları sevgi, aşk ve mutluluk ile doluyken yalnız başına intihar etmişti.

İlişki uzmanları yalnız olabiliyor, komedyenler suratsız, finasçılar tüm paralarını kaybedebiliyorlar. Hayat işte bu.

Aslına bakarsanız kabul edilmesi gereken tek şey “uzman” olunmadığı. Bilmediğimiz konularda ahkam kesmeye devam ediyoruz ve edeceğizde. Ama inanıyorum ki artık insanlar “gerçeğe” açlar.

Hem bizim yalanlarla karnımız doydu hemde başkalarını doyurduk. Artık yeni bir şeyler bulmamız lazım. İnsanların gerçekleri duyma ve söyleme isteklerini artıracak bir şeyler. Gerçeği kıymetlendirecek bir şeyler. Gerçeği değerli kılacak bir şeyler.

Paylaşın:

İşyerinde söyleyemediklerimiz

Herkes işyerine astına, üstüne, beraber çalıştıklarına, toplantı esnasında misafire ya da müşteriye kızabilir. İşte bu tip durumlarda aklımıza ve oradan ağzımıza bir şeyler gelir söyleyemeyiz. Bazıları sonuçlarına katlanarak söyler o konumuzun dışında ayrı bir yazı konusu.

Kolay kolay söyleyemeyeceğimiz sözler;

  • Ne demek istediğini anladım ve saçmasapan olduğunu düşünüyorum.
  • Yeterince yeteneğim var ve vizyona sahibim. Böyle şeylerle vaktimi harcama.
  • “Yapmayacağım” yada “Yapmıyorum”
  • Gerçekten Türkçe konuşuyor gibisin ama anlamıyorum seni.
  • Kendini rezil etmek için özel bir çaba harcıyorsun.
  • Sizinle toplantı yapmak istemiyorum, hiç iş çıkmıyor, sadece zaman kaybı.
  • Sana güvenmiyorum.
  • Sen olmasan çok daha rahat olacağım ve işimi rahat yapacağım.
  • Seni anlamamamaları seni büyük yapmaz.
  • Senin bizden fazla biliyor olman seni adam yapmaz.
  • Neden senin dediklerin hiç aklımda kalmıyor?
  • Ben önyargılarıma güvenirim ve seninle ilgili kötü mesajlar alıyorum.
  • Gerçekte problemin ne?
  • Seninle benim gerçeklerimiz sadece tesadüfen eşleşiyorlar.
  • Seni seviyorum. Bana genç ve aptal olduğum günleri hatırlatıyorsun.
  • Neden bütün aptallar beni buluyor?
  • Teşekkürler. Sadece size ait olan bu bakış açısı ufkumuzu genişletti.
  • Hayır ve kesinlikle hayır.
  • Hayır, ben güçlerimi ve yeteneklerimi sadece iyilik için kullanırım.
  • Biri bir şey mi dedi?
  • Git kendin yap
  • Bunu bile beceremiyorsan eve nasıl gidebiliyorsun
  • Yalan söylüyorsun.
  • Abartma yahu.
  • Sen gerçekten aptalsın.

Bazen içimize dert olur bu sözler bazen bir yolunu bulur söyler rahatlarız. Doğrusu nedir derseniz, bilmem. Neyi, kime, ne zaman ve nasıl söylediğiniz çok önemli. Birde klişe olarak ne söylerseniz söyleyin karşınızdakinin anlayabildiği kadarı önemli olacağı için kantarın topuzu sizde.

Paylaşın:

Kadınlar ve erkekler birbirinden neden şikayet eder?

Luciano de Crescenzo’nun dediği ve bazen unuttuğumuz bir söz var: “Hepimiz tek kanatlı melekleriz; yalnızca birbirimize sarılarak uçabiliriz” Kadın yada erkek, bizler birbirimize göstereceğimiz hoşgörümüz ve sevgimiz kadar büyüğüz.

Bakalım birbirimizden nasıl şikayet ediyoruz…

Kadınların erkeklerden şikayetleri

1. Yeterince anlamıyorlar.
2. Duygularımıza ve ihtiyaçlarınıza karşı yeterince hassas değiller.
3. Sevgilerini yeterince göstermiyorlar.
4. Önce kendi tatminlerini düşünürler
5. Yeterince iletişim kurmazlar. Duygu ve düşüncelerini yeterince ifade etmezler.
6. Eşlerine yeterince ilgi göstermezler.
7. Çocukları ile evlerinde yeterince vakit geçirmezler.
8. Evin temizlik ve düzenine yardım etmezler.
9. İşlerini ailelerinin önüne geçirebilirler.
10. Eşlerinin yada ailelerinin durumunu gözetmeksizin iş ya da hayatları ile ilgili kararları alabilirler.

Erkeklerin Kadınlardan şikayetleri

1. Kadınlar sürekli sızlanır, eleştirir, rahat vermezler.
2. Bizi kontrol etmeye çalışırlar.
3. Nadiren mutludurlar.
4. Seks’i şantaj ya da cezalandırma aracı olarak kullanırlar.
5. Mantıklı değil duygusal düşünürler.
6. Duyguları sabit değildir, muayyen dönemlerinde, menapoz ve hamilelik gibi özel dönemlerinde sürekli değişir.
7. Dedikodu yaparlar. (Sanki erkekler daha çok yapıyor gibi geliyor bana)
8. Yeterince evleri ile ilgilenmezler.

Sizin bu maddelere ekleyeceğiniz yada fazla bulduğunuz noktalar var mı?

Paylaşın:

Gerçeği söylemekten korktuğunuzda ne yapacaksınız?

Bazen bir şeyleri söylerken isteyerek ya da istemeyerek bazı detayları ya söylemeyiz ya da başka şekilde söyleriz.

Biz, bize söylenenlerin doğruluğunu bilmek isteriz, karşımızdakilerde onlara söylenenlerin doğruluğunu bilmek isterler. Yalan söylemek bazen kolaydır ve “yalancıların hafızaları çok güçlüdür” klişesine ek olarak Mark Twain’in çok güzel bir sözü var “Gerçeği söylersen hiç bir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın” diye.

Şimdi ya aşağıdaki yazıyı yazıcıdan çıkarıp masanıza koyun ya da sadece şöyle bir göz atın. Gerçeği söylemekten korktuğunuzda bunları düşünün;

– Gerçeği söylemek daha az yaratıcılık gerektirir.
– Gerçeği söylemek kan basıncınızı normal bir seviyede tutarak doktor maliyetlerinizi düşürür.
– Gerçeği söylemek bu konuda gelecekte söyleyeceğiniz şeylerle tutarlı kalmanızı gerektirmez.
– Gerçeği söylerseniz muhtemelen kimse sizi suçlamayacaktır.
– Gerçeği söylerseniz geçmişte kime ne söylediğinizi hatırlamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylediğiniz için çoğu zaman kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.
– Gerçeği söylediğinizde işe yarayıp yaramadığını kontrol etmeniz gerekmez.
– Gerçeği söylerseniz yakalandığınızda ne söyleyeceğinizi planlamanız gerekmez.
– Gerçeği söyleyecekseniz süslü ve karmaşık cümlelere, kelimelere ihtiyacınız olmaz.
– Basit gerçek diğer her şeyden kısadır.
– Gerçeği söylemenin çok zor olduğu durumlarda pratik yapın.
– Eğer siz gerçeği söylerseniz (kesin olmamakla beraber) diğerleride gerçeği söylerler.
– Gerçeği söylerseniz burnunuz uzamaz.
– Gerçeğin dedikodusunu yapmak zordur. (En iyiside budur)
– Gerçeği söylüyorsanız mimiklerinizi ayarlamanıza gerek kalmaz.
– Gerçeği söylerseniz sebeplerini açıklamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylerseniz o konuda hala yapılabilecek bir şeyler varsa yapılır.
– Gerçeği söylerseniz daha rahat uyursunuz.
– Doğrucu olduğunuz bilinirse yalan istekleri azalır.
– Eğer genellikle gerçeği söyleyen biriyseniz insanların inandığı-güvendiği biri olabilirsiniz.

Paylaşın:

Sakın bu yalanları söylemeyin!

Yöneticilik yaptığım son 10 yılda önüme getirilen projeleri ya da girişimcileri değerlendirmem gereken onlarca toplantıya katıldım. Girişimcilerin hazırladıkları sunumları izledim, onları dinledim.

Her ne kadar her girişimci kendine özgün doneler getirmeye çalışsada maalesef hemen hemen hepsi AYNIYDI. Yeni bir proje hazırlayıp bunu satmayı/pazarlamayı düşünenler bu yazımı mutlaka okusunlar. Böyle bir süreçte arkadaşı olanlar da onlara yönlendirsinler.

Eğer burada bahsedeceğim yalanlar deşifre olursa en azından daha yaratıcı malzemeler toplanacaktır sanıyorum! Yani amacım yaratıcılığı tetiklemek:)

1- “Bizim projeksiyonlarımız çok sade, gösterişsiz.” Bir girişimcinin projeksiyonu asla sade ve gösterişsiz olamaz. Ben hiçbir yatırımcının en düşük projeksiyonunu tutturup para kazandığını görmedim. Şöyle düşünmeniz lazım “çok düşük projeksiyon hiç ilgi çekmez, çok yüksek projeksiyon hayal gördüğümü düşündürür.” Ben anlatılan her projenin söylenen bitiş süresine en az bir o kadar süre daha ekleyip maliyetinide 2 katı olarak düşünürdüm.

2- “(Büyük Araştırma Firması)nın dediğine göre Pazar 2010 yılında 50 milyar dolar olacak.” Her girişimci mutlaka birkaç sayfa Pazar durumunu anlatan slayt hazırlar ve bu gelecek yıllarda milyonlarca dolarlık büyümeleri gösterir. Özellikle yatırımcılar bu tip sayılara asla güvenmezler. Çünkü her gün aynı konuda farklı sayılar duyarlar. Büyük danışman firmaların pazar kestirimlerini sunuma alarak etkilemeye çalışmayın.

3- “(Büyük bir firma) ile gelecek hafta büyük bir anlaşma imzalayacağız.” %99 böyle bir anlaşma olmayacaktır. Zaten haftalardır bekliyordur yada o firma ile yapılan bir görüşmede pozitif bir tepki alınmıştır. Halbuki siz bu konuda ne olduğunu sorduğunuzda ya o firmanın genel müdürü ayrılmıştır ya firma batmıştır. Eğer illaki bu kartı oynayacaksanız anlaşmayı imzalayana kadar sabredin.

4- “Kilit personel bize katılmak için yatırım yapılmasını bekliyor.” Hiçbir yatırımcı bu kilit personelin büyük bir holding patronu vb. olduğunu düşünmeyecektir. Yılda 100.000 usd kazanan bir profesyonelin bu kazancını yeni bir şirkete geçerek bırakacağını düşünüyorsanız yanılırsınız. Bunu kimse yemez. Eğer bu kilit kişiler hazırsa toplantı sonrasında hemen görüşmek isteyen yatırımcı ile karşılaşabilirsiniz.

5- “Bizim yaptığımızı bizden başka yapan yok.” Çok aptalca bir yalan. İki olasılık var: eğer başkası yoksa pazar yok demektir yada girişimcinin en azından google’da arama yapsa göreceği bir rakibi mutlaka vardır. Bir pazarda tek olmak veya pazar hakkında bilgi sahibi olmamak yatırımı tehlikeye atar. Eğer çok iyi bir fikriniz varsa en az 5 firma daha yapıyordur, fikriniz mükemmel ise en az 15 firma.

6- “Bizim yaptığımızı başkası yapamaz.” Bu yukarıda bahsettiğimden daha da kötüsü “kendini beğenmişliktir.” Ortalama olarak 90 gün içerisinde bir proje kopyalanır ve yayılır. Dünya büyük ve sizin kadar akıllı bir sürü insan var. Kendini bir konuda monopol olarak gören bir girişimci ciddi bir komedyendir. Ben bir konuda biz tekiz diyen bir firmadan bir gün sonra aynı işi yapan bir başka firma ile görüşme yapmıştım.

7- “Sizin dışınızda bizimle görüşmeyi bekleyen başka yatırımcılar var.” İyi haber: Bu yatırımcı vazgeçilmez değil. Kötü haber: Sizde vazgeçilmez değilsiniz. Çok sevdiğim bir söz: Asla makineli tüfekle rus ruleti oynama. Eğer birden fazla alıcı varsa alıcılar tedirgin olurlar çünkü fiyatın yükseleceğini düşünürler unutmayın. Durduk yerde kıtlık hissi yaratmayın.

8- “Diğer firma korkulmayacak kadar kötü.” Kendi uçağı ve yatı olan büyük girişimci ile genç ve parasız girişimci kendini kıyaslamamalı. Büyük firmalarla rekabet zor iştir. Bunu yatırımcılar ya annemin dediği gibi “yalancı kabadayılık” yada “cahil cesareti” olarak kabul ederler.

9- “Bizim kendini ispatlamış bir yönetim ekibimiz var.” Yatırımcı için kendini ispatlamış demek yatırımcısına milyon dolarlar kazandırmış olan demektir. Böyle diyen bir girişimci ya para istemeyecektir yada bu iddiasına sahip çıkmayacaktır. En iyi strateji ya ortalama sektör tecrübesi olduğunu söylemek yada başarmak için elinden geleni yapacağını söylemektir.

10- “Patentlerimiz bizi korur.” Sadece yapığınız işin patentini almış olduğunuzu söylemeniz yeterlidir. Eğer çok tekrar ederseniz sizin kendiniz korumak için birçok patent aldığınız düşünülebilir. Patent yeterince güçlü bir koruyucu değildir.

11- “Pazarın %1’ini alsak bize yeter.” Burada pazar 50 milyar dolar %1 alsak 500 milyon usd demek oluyor bu. Bir kere hiçbir yatırımcı sadece %1’i hedefleyen birine yatırım yapmaz.

Paylaşın:

Yalancıyı Yakalama Yöntemleri

How to Know when Someone's Lying

Image by ATENCION: via Flickr

Birilerinin size yalan söyleyip söylemediğini yüzündeki bazı işaretlerden anlayabilirsiniz. Benim burada anlatmaya çalışacağım şeyler Amerika’daki jüri seçimlerinde ve polis soruşturmalarında da kullanılıyor. Bu yüzden bazı yüz ve vücut hareketlerini farkedebilmeniz yalanı doğrudan ayırmanıza yardımcı olabilir.

Nasıl yapacağız?

1. Kişinin gülümsemesini inceleyin. Zorla yapılan gülümsemeler sadece ağız ile yapılır. Rahatmış gibi görünmesine rağmen gerilimi yada gerçek anlamda mutlu olmadığını anlayabilirsiniz. Zoraki gülümsemelerin çoğunda dişler gözükmez, gerçek gülümsemelerin çoğunda ise azda olsa görülür. Gerçek gülümseme ağız ile değil yüz ile yapılır. Gözler kısılır, dişler görülür, gamzeler ortaya çıkar. Çok az insan gerçek ve sahte gülümsemesini senkronize edebilir.

2. El, kol ve bacaklarını inceleyin. Yalan esnasındaki gerilim sebebi ile hareketsiz, katı veya suni hareket içinde olabilirler. Eller kavuşuk, eller ile kafa taranıyor, kulak ve burun ile oynanıyordur. gibi yapılmaktadır. El açık bir şekilde göğüs yada kalbe doğru hareket etmiyordur.

3. Terliyor mu? Yalan söyleyenler, yalanlarından daha fazla ter atarlar.

4. Gerekli, gereksiz çok fazla şey söylüyorlar mı? Eğer söylüyorlarsa çaresizlik içerisinde sizi kendilerin inandırmaya çalışıyorlardır.

5. Gözbebeklerinin hareketlerine bakın. Yalan söyleyenler doğrudan göz kontğaına geçmek istemezler. Çok sık göz kırpmaya başlayabilirler(heyecan). Sağ elini kullanan birine bir soru sorduğunuzda göz bebeği sağa kayarsa bir şeyi hatırlamaya çalışıyordur, sola kayarsa yaratıcılığını kullanacak, uyduracak demektir. Sol elini kullananlar için tersi geçerlidir.

6. Duygusal olarak inceleyin. Duygular geriden gelirler, normalden uzun süre kalırlar ve birden dururlar. Bu yüzden bazen söylediği ile kişinin heyecanı birbirini tutmayabilir.

7. Sorularınıza tepkisini yakından izleyin. Yalancılar kendilerini rahatsız hissettikleri için ya vücutlarını başka yöne çevirmeye veya kaçmaya çalışırlar yada sizinle aralarına bir obje koymak isterler. Suçsuz insanlar saldırıya, suçlu insanlar anında savunmaya geçerler.

8. Kullandıkları kelimeleri kasıtlı kullanıp kullanmadıklarını düşünün. Bazı söylemler ipuçları verirler:

  • Sizin kelimelerinizi tekrarlayarak yanıt vermek
  • Hiçbir şeyi küçültmezler
  • Doğrudan evaplardan kaçınırlar, yuvarlak ve genel cevaplar verirler
  • Çok fazla konuşarak ikna etmeye çalışırlar
  • Monoton bir tonda konuşurlar
  • Kötü cümleler kurarlar
  • Konuyu amacından sapturak çin espiri ve alaya kaçabilirler

9. Konuşmaya başlamadan önce kısa bir sessizlik anı yaratı. Kişinin ne kadar rahatsız olup olmadığını inceleyin.

10. Konuyu birden değiştirin. Suçsuz insan konunun değiştirilmesinden rahatsız olup geri dönmek isteyecek yalancı ise kurtulduğunu düşünecektir.

Son Söz

Yukarıda yazdıklarım sadece yalanı anlama konusunda hem benim geçmişimde aldığım eğitimlerden, iş hayatımdaki tecrübeleden, askerlikten ve hemde okuduklarımdan yaptığım bir derlemedir. Bu tip uygulamalar %100 sonuç vermezler. Burada yazılanları esas alarak kesin ve kati sonuçlara varmamanızı rica ediyorum.

Paylaşın: