Kategori arşivi: İletişim Yönetimi

Projelerde Karar Alma Dereceleri

The Art of Effective Decision Making, The Risk Taking Dilemma and its  Impact on Business Results

Karar alma, farklı katılım derecelerine göre sınıflandırılabilir;

A-1 Tipi: Bu karar türünde kişi kararı tamamen kendisi verir. En büyük avantajı çok fazla zaman almamasıdır. Ancak kararı veren kişi büyük bir karizmaya sahip olmadığı ve insanlar onun muhakemesinin kendi muhakemesinden üstün olduğuna inanmadığı sürece böyle bir kararın kabul edilebilirliği çok düşük olacaktır. Otokratik bir karardır.

A-2 Tipi: Bu karar türünde karar veren kişi bilgi ister. Kararı uygulayacak olanlardan bilgi toplar. Bilgi sağlamak, kişilerin karara katkıda bulundukları hissini yaratır. Bu karar uygulandığında biraz daha destek alacaktır.

C-1 Tipi: Bu tür karar vermede karar verici, ilgili çeşitli kişilere bireysel olarak danışır. Onların fikirlerini dinler, tavsiyelerde bulunur ve kendi kararını verir. Bunun kabul edilebilirlik açısından daha büyük bir değeri vardır çünkü insanlar karar verilmeden önce kendilerine danışıldığını düşünürler.

C-2 Tipi: Bu türde karar verici, ilgili tüm kişilerle birlikte istişarede bulunur ve kararın çeşitli yönlerini tartışır. Bu tür karar vermenin avantajı, karar vericinin yalnızca bir kişi değil, kararın kendi fikirlerinden çıktığını düşünen bir grup olmasıdır. C-2 tipi karar veren kişi, tüm fikirlere ve artık karar alma becerisine sahip olduğunu hissediyorsa, kararların tamamen gelişmesini beklemek zorunda değildir. Nihai kararı karar verici verir.

G-2 Tipi: Bu türde karar verici ve ilgili tüm kişiler bir araya gelerek tartışır ve fikir birliğine dayalı bir karara varırlar. İlgili tüm insanların hedefleri ve değerleri eşleşmiyorsa zor bir süreçtir. Eğer bir fikir birliği yoksa, karar verici G-2 tipine mi yoksa C-2 tipine mi devam edeceğine karar vermek zorundadır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yöneticileri İçin Dinleme Düzeyleri

Are you using the most effective listening skills at work? | Duarte

Üç dinleme düzeyi vardır: Dahili dinleme, odaklanmış dinleme ve bütünsel dinleme.

Seviye I – Dahili dinleme

Diğer kişi konuşurken öncelikle kendi iç sesimize, düşüncelerimize, duygularımıza ve fikirlerimize odaklandığımız zamandır. Proje ekip üyesi konuşurken, iç diyaloğumuz bundan sonra ne söyleyeceğimizi bulmaya çalışırız ya da bugün hala yapmamız gereken şeyleri düşünürüz. Konuşan kişiye tam olarak dikkat etmeyiz. Bu seviyede dinleme ile birine etkili bir şekilde koçluk yapmak veya liderlik etmek zordur.

Seviye II – Odaklanmış dinleme

Diğer kişiye odaklandığımız, sözlerine ve ifadelerine dikkat ettiğimiz zamandır. Ne söylemek istediğimizi düşünmeyiz ve tüm dikkatimizi ona veririz. Odaklanmış dinleme, dahili dinlemenin bir adım ilerisidir.

Seviye III – Bütünsel dinleme

Sadece kulaklarımızla değil aynı zamanda bedenimizle de dinlediğimiz seviyedir. Sezgilerimizi kullanır, onun ruh halini ve söyledikleriyle vücut dilinde herhangi bir tutarsızlık olup olmadığını tespit ederiz. Bu dinleme düzeyi mümkün olan en yüksek düzeydir. İnanılmaz derecede güçlüdür çünkü karşımızdakileri tüm duyularımızla dinlediğimizde tamamen anlaşıldıklarını hissederler. Bu seviyede dinlemek için diğer kişiyle etkileşime geçmeden önce zihnimizi bilinçli olarak boşaltmamız gerekir.

Birçok kişi çalışırken kendi iç diyaloglarına odaklandıkları için Proje Yöneticisi olarak III. seviyede dinlemeyi öğrenmek biraz zaman alabilir.

Bütünsel dinleme pratiği yapmak için insanları konuşurken gözlemlemeye başlayabiliriz. Kelimelerin ötesini duymaya çalışmak, insanların beden dilini, duygularını ve gerçekte ne söylemeye çalıştıklarını fark etmekle ilgilidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekibi Açısından Duygusal Zekanın Önemi

The Power of Emotional Intelligence in the Workplace

Proje Yöneticisi vaktinin %90’ını iletişimle geçirir. Bu iletişimin büyük bir kısmı proje ekibinin değişikliklerin ve stresin duygusal ve sosyal yönleriyle başa çıkmasına yardımcı olmakla ilgilidir. Ayrıca Duygusal Zeka, kişinin kendi duygularına hakim olması ile ilgilidir. Proje yöneticisinin işini yapma ve belirli bir zihinsel sağlık düzeyini koruma becerisini etkileyebilecek üç önemli faktörden bahsedilebilir;

Stres Azaltma – Proje çalışmaları streslidir ve stres yönetimi ilişkilerin doğasına bağlı olarak projeden projeye değişir. Örneğin tedarikçinin proje çalışanlarına herhangi bir stres yönetimi yapılmasına gerek olmayabilir.  Şirketler, ücret vermek dışında çalışanlarına proje yönetimi sürecinde psikolojik koruma sağlamalıdırlar. Örneğin izinler, tam zamanlı çalışanların yoğun çalışma dönemlerinden sonra toparlanmalarına olanak tanır. Dinlenmeme önemli bir stres kaynağıdır.

Kimlik Yenileme – Proje ekipleri için tek stres kaynağı bitkinlik değildir. Mesleki bağlamda kim olduklarına dair bir anlam ararlar. Bir işten diğerine geçerken anlamı kaybedebilirler. Daha da kötüsü, projelerin geçici doğası çoğu zaman bireyleri, her yeni projede kimliklerini yeni ekiple tutarlı bir şekilde yeniden inşa etmeye zorlayabilir. Kimliğini sürekli olarak yeniden yapılandırmanın sonuçları sıkıntılı olabilir. Özellikle sözleşmeli çalışanlar sıklıkla yabancı muamelesi görürler. Sonuç olarak, pek çok proje profesyoneli kendilerini uyum sağlamak için tekrarlanan bir çaba içerinde bulurlar. Bu çabalar başarısız olursa, meslektaşlarına, şirketlerine ve nihayetinde kendilerine karşı olumsuz eğilimler geliştirme olasılıkları da o kadar artar.

Ayrılma – Bir çalışanın benlik duygusu bozuldukça, karar verme yetenekleri tehlikeye girebilir. İstihdam güvencesizliği mesleki deneyimlerindeki en büyük stres etkeni olarak tanımlanabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde DESC Yöntemi

Examples of Using Conflict Management Skills in Project Management - CMA Consulting

“DESC” yöntemi, Sharon Anthony Bower tarafından geliştirilmiş ve 1976 yılında Kendini İddia Etmek kitabında yayınlanmıştır.

“DESC” yöntemi, etkili iletişim ve çatışma çözümü için bir çerçeve sunar. Bu yöntem, bireylerin duygularını ve düşüncelerini açık ve yapıcı bir şekilde ifade etmelerine yardımcı olmak için dört adımdan oluşur:

  • Describe (Tanımla): Durumu tarafsız ve yargısız bir şekilde açıklayın.
  • Express (İfade Et): Bu durum hakkındaki duygularınızı veya düşüncelerinizi dürüstçe ifade edin.
  • Specify (Belirt): Ne tür bir değişiklik istediğinizi açıkça belirtin.
  • Consequences (Sonuçlar): İstenen değişikliğin gerçekleşmemesi durumunda olabilecek sonuçları veya değişikliğin gerçekleşmesi halinde elde edilecek olumlu sonuçları dile getirin.

Bu yöntem, kişisel ve profesyonel ilişkilerde sağlıklı iletişimi teşvik etmek ve ortak anlayışı kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmıştır. Eleştiri veya geri bildirim sunarken, karşı tarafı suçlamadan ve savunmacı bir tutuma yol açmadan konuşmanın yapılmasını sağlar.

Örnek:

D. Toplantıda sık sık sözümü kestiniz.

I. Bu durum diğer katılımcılara net ve tam bir açıklama yapmamı zorlaştırdı.

S. Eğer sizin için de uygunsa bir dahaki sefere yorumlarınızı bana iletir misiniz?

C. Bu, toplantının daha kısa olmasını ve daha etkili olmasını sağlayacaktır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Anlaşmalarını Müzakere Etmek

Construction Contract Agreements In Kenya - Guidelines Plus PDF Samples  :Integrum

Projelerde anlaşmaların müzakere edilmesi (sözleşmeler, siparişler vb.) proje üzerinde olumlu veya olumsuz etkileri olabileceği için Proje Yöneticisi için yönetilmesi gereken temel bir husustur.

Yapılan müzakerenin amacı bir tarafın diğerine yakınlaşmasıdır.

Anlaşmalar her iki taraf için de net bir şekilde müzakere edildiğinde ve taraflar zorlayıcı durumlarda üstün gelmeye çalışmadan işbirliği yapabilirler ve proje çok büyük fayda sağlar. Anlaşmalar risklerin devrine dayalı olduğunda, projeler yanlış adımlarla başlamaması ve uygulama boyunca öngörülebillir sorunların yaşanmamasına uğraşılmalıdır.

Proje yöneticisi, hem projenin ilk aşamalarında hem de muhtemelen yapılması gerektiğinde, kendi organizasyonunun, yönetmesi istenen projenin ve müzakere sırasında kendisinin çıkarına yönelik davranır.

Proje ile ilgili değişiklikler, kuruluş, tedarikçiler, müşteriler ve proje ekibi arasında maksimum karşılıklı anlayış hedefiyle müzakere etmelidir. Netliğin olmayışı projenin tamamı üzerinde zararlı etkilere sahiptir.

Proje Yöneticisinin özellikle finansal olmayan konularla (müşteri memnuniyeti ve müşteriyi elde tutma hususlarını içerebilecek hedefler, işin sürdürülebilirliği, kuruluşun itibarı, tedarikçilerle işbirliği (ortaklık), proje ekibinin memnuniyeti ve taahhüdü vb.) ilgili olarak her zaman denge araması gerekir.

Müşteri ve tedarikçilere ya da ilgili diğer taraflara karşı da güven ortamının sağlanabilmesi için, sözleşmelerin kapsam açısından iyi analiz edilmesi ve “gri alanlar” bırakılmaması için azami çaba gösterilmesi gerekmektedir.

Geleneksel projelerde bu konunun ele alınması daha kolay, çevik projelerde ise daha fazla çaba gerektirir. Çünkü nihai ürünün gereksinimlerindeki belirsizliğin anlaşmalarda dikkatli bir şekilde ele alınması gerekir. Riskler konusunda, çözümün belirsizliği yüksek ise, sözleşmede “her şey dahildir”, “tedarikçi gerekli olan her türlü faaliyetin sorumluluğunu üstlenir…” vb. genel formüllerin kullanılması çok yaygındır. Bu yaklaşım taraflardan birinin sınırsız risk üstlendiğini temsil eden ve yalnızca tartışmalara, anlaşmazlıklara ve bunun sonucunda gecikmelere ve genel olarak projenin performansında düşüşe yol açarlar.

Uyulması ve yönetilmesi kolay anlaşmalara sahip olmak için, teslimatlar için gereken kalite düzeyinin ve bunun nasıl ölçüleceğinin tanımlanması çok faydalıdır. Belirsizliğin yüksek olduğu bazı durumlarda, müşteri ve tedarikçi proje ekibi içerisinde teknik anlaşmazlıkları çözmekle görevli konu uzmanlarını belirlemek yararlı olabilir.

Proje Yöneticisinin şahsen pazarlık yapmadığı, satın alma tarafından yapılan anlaşmalarda hedeflerin içerilip içerilmediğini kontrol etmesi gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Olumsuz Geribildirim

The Power and Importance of Negative Feedback for Employees [Infographic]

Olumsuz geri bildirim, doğru kullanılırsa, proje ekip üyeleri ve paydaşlar arasında yaygınlaşırsa, projenin ve kurumun başarısı için çok güçlü bir araçtır.

Olumsuz geri bildirim vermenin kolay olduğu bir ekibin, projeyi en iyi şekilde yönetme şansı çok daha yüksektir çünkü bir sorun olduğunda kolaylıkla ve anında tartışılabilir, ortak bir çözüm aranabilir.

Sorunlar hakkında konuşmaktan korkan bir ekip, büyük zorluklarla karşılaşacaktır çünkü sorunlar ele alınmaz ve çözümlenmeden bırakılırsa, er ya da geç olumsuz etkileri ortaya çıkacaktır. Sorunlar ufukta göründükleri anda ele alınırlarsa, çok az bir çabayla  önlenebilecekken kartopu etkisi yaratırlar.

Burada, yanlışlanabilirlik teorisiyle ilgili olarak Karl Popper’dan bir alıntı yapmaktan doğru olur: Modern bilimsel kültürün gücü, çürütülmeye maruz kalma olasılığında, ifadelerin yanlışlığını kanıtlama girişiminde yatmaktadır. Bir teori formüle edildikten sonra, başka bir bilim insanı onu yanlışlayana, yani onun yanlış olduğunu kanıtlayana kadar geçerlidir.

Bir teorinin çürütülemezliği (çoğunlukla inanıldığı gibi) bir erdem değil, bir kusurdur. Bir teorinin her gerçek kontrolü, onu tahrif etme veya çürütme girişimidir. Kontrol edilebilirlik yanlışlanabilirlikle örtüşür. (K. Popper, 1934)

Bilim dünyasında “hakem değerlendirmesi” uygulaması oldukça yaygındır. Bilimsel bir makalenin bir dergide veya bilimsel bir konferansta yayınlanmak üzere kabul edilebilmesi için, makalenin en az iki “meslektaş” tarafından gözden geçirilmesi ve eleştirilmesi gerekir. Bu meslektaşlar zayıf olduğunu düşündükleri tüm yönleri eleştirmeyi taahhüt edenlerdir. Dikkatli ve saygılı bir şekilde yaparlarsa büyük fayda sağlarlar.

Proje Yöneticileri, yönettileri projelerde günlük olarak, proje planlarının veya projeyi kontrol altında tuttuklarını düşündükleri araçların saygılı ve yapıcı bir şekilde zayıf yönlerini (ki her zaman vardır) ele almak zorundadırlar.

Çok fazla olumlu geri bildirim aldığınızda size yanlış giden veya düzeltilebilecek en az bir şeyi söylemelerini isteyin. Pek çok insan “huzurlu bir yaşam” için sadece yolunda gideni söyleme, yolunda gitmeyenleri dile getirmekten kaçınmayı tercih eder. Bu tutum projeye ve kuruluşa zarar verir. Sorunları tespit etmek ve çözümleri uygulamak çok zorlaşır.

Proje Yöneticisi, insanların olumsuz geribildirim verme konusunda kendilerini rahat hissedecekleri bir ortamı teşvik etmelidir. Sürekli olarak “yıkıcı” bir biçimde olumsuz geri bildirimde bulunan kişilerin de sansürlenmesi gerekir. Proje Yöneticisi, insanların kişisel olarak saldırıya uğramadan sorunlar hakkında konuşabilecekleri bir ortam yaratmalıdır.

Olumsuz geri bildirim sağlamanın en iyi yolu, takdir ettiğimiz ve değerli gördüğümüz konularda olumlu geri bildirimle başlamaktır. Olumlu geri bildirimden sonra, olumsuzluklara yönelmek gerekir. Böylece olumsuz geri bildirimin kişinin tüm işlerinde olmadığını ve bazı kısımlarında olduğunu gösterebiliriz. Eğer muhatabınızın genel olarak hatalı olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi sorgulamanız gerekebilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Biyoritim ve Toplantılar

Your emotional biorhythm: How your sun signs affect your Emotional  Intelligence - The Economic Times

Aynı toplantının farklı bir zamanlarda yapılması önemli ölçüde farklı sonuçlara yol açabilir. Bu fenomen biyoritimle bağlantılıdır, dolayısıyla fiziksel ve entelektüel performansımız günün farklı saatlerinde farklıdır;

8:00–9:00 – Çalışma saatlerinin başında insanlar hâlâ bilişsel süreçlerini “başlatır” durumdadırlar, bu nedenle bu saate yakın yapılan toplantılarda parlak fikirler beklemeyin.

9:30–11:30 – Proje ekibinin ilgisi ve yaratıcılığı en üst düzeydedir ve görüşmek için ideal bir zamandır.

11:30–12:30 – Katılımcılar acıkmaya başlar, dikkat dağınıktır.

12:30–13:30 – Açlık artmıştır, öğle tatilinde toplantı yapılması önerilmez.

13:30–14:00 – “Göz kapağı düşüklüğü”: Öğle yemeğinden sonra uyku hali görülmesi yaygındır, beklenebilecek katkı sınırlıdır.

15:00–17:00 – Ekip yine zirvededir, yapıcı toplantılar için ideal zamandır.

17:00–18:00 – Katılımcılar saatlerine bakmaya başlarlar. Genellikle kaçınılması gereken bir zaman dilimidir (özel bir aciliyet olmadığı sürece) Bazı katılımcıların kişisel planları olabilir. Geç kalmaktan endişe duyabilirler. 

Toplantı yönetme ustalığı her zaman – istisnasız – proje yöneticisinin turnusol testidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Toplantı İpuçları

Managing meetings | LearnEnglish

Toplantı olarak doğup, biter bitmez ölen toplantılar yapıyoruz.

Bir toplantı organize ederken, toplantının amacı akılda tutulmalı, hangi girdilere ihtiyaç duyulduğu, sürecin nasıl gerçekleşeceği ve beklenen çıktının ne olacağı net olmalıdır.

Her toplantı katılımcıların zamanını aldığı için, toplantının getireceği maliyetin faydayı aşmamasına odaklanılmalıdır.

Proje yöneticisi toplantı çağrısı yaptığında, kesinlikle gerekli olan kişilerin çağrıldığından ve herkesin kendisinden ne tür bir katkı istendiği konusunda net olduğundan emin olmalıdır.

Toplantılara hazırlıklı gitmek zorunludur.  Sizden ne tür bir katkı beklendiğinin net olmadığı bir toplantıya çağrıldıysanız, toplantıyı düzenleyen kişiden toplantı gerçekleşmeden önce açıklama yapmasını isteyin.

Toplantı daveti makul bir süre önceden gönderilmelidir. Her toplantının mutlaka bir başlangıç ve bitiş saati olmalıdır ve bu zamanlamaya saygı gösterilmelidir.

Bazı katılımcıların “başka konuya saptığı” ve tartışmayı önemli olduğunu düşündüğü kendi gündemine sürükleyerek diğer katılımcıların zamanını boşa harcadığı toplantılar görmek istemiyoruz. Toplantıyı tüm katılımcılar için gündeme bağlı tutma sorumluluğu, toplantıyı düzenleyen ve yöneten kişiye aittir .

Her önemli noktayı, toplantının sonunda varılan sonuçları ve alınan kararları özetleyin.

Toplantıyı düzenleyen kişinin, toplantıyı yönetirken herkese ne yapmaları gerektiğini ve ne zaman yapmaları gerektiğini açıkça söylemesi ve bunu kaydetmesi önemlidir.

Soruları yanıtlamak için yer bırakılmalıdır.

Toplantının tam olarak planlandığı gibi yapılacağı konusunda güven verin.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

E-postanın Yanlış Kullanımı

Email Là Gì? Hướng Dẫn Cách Đăng Ký Email Theo Tên Miền Riêng Đơn Giản |  Nguyễn Kim Blog

E-postanın kötüye kullanılması birçok kuruluşta zayıf iletişimin ana nedenidir. Bir e-postanın genel olarak acil bir nitelik taşımayan ve alıcının inandığı öncelik ile eşleyebileceği bir iletişim yöntemi olmalıdır.

İletişimi e-postayla göndermek ve alıcının bir saat içinde yanıt vermemesi durumunda sinirlenmek iletişimin zayıf olduğunun göstergesidir. Eğer “Acil” bir durum varsa başka kanallar tercih edilmelidir (en azından e-postayı göndermeden önce durumu açıklamak için).

Her e-posta gönderdiğinizde alıcıyı telefonla aramak kötü bir yaklaşımdır ve yalnızca nadiren ve çok acil durumlarda yapılmalıdır.

Hepimizin posta kutusuna, bize gönderilmesi gerekmeyen, gereksiz yere cc:’ye eklendiğimiz ve/veya örneğin yazışan iki kişi arasında doğrudan telefon görüşmesi yapılarak önlenebilecek çok sayıda gereksiz mesaj geliyor. Bir e-posta yazarken, hem gönderilen hem de cc:’de minimum kişi sayısını seçmek önemlidir.

Mesajı yazdığınız kişinin yöneticisini her zaman cc:’ye koymak doğru değildir.

Yalnızca mesajla gerçekten ilgilenen kişilerin mesaja dahil edilmesi gerekir. Prensip olarak alıcı sayısını 5-7 arasında tutmayı tercih edin.

Gönderdiğiniz tüm mesajlara okundu onayı talebini ayarlamayın. Bunu yapan, kimseye güvenmeyen bir kişi olarak kötü bir imaj verir.

Tüm mesajlarınıza “önemli” ve/veya ”Acil” yazmayın.

E-posta üzerinden sohbet etmeyin ve tartışmayın.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Adil Olmak

That's not fair!” When individual deals challenge the fairness in teams -  HRZone

Projelerde adil olmak, tarafsız ve objektif olarak karar vermek demektir. Davranışlarımız birbiriyle çelişen kişisel çıkarlardan, önyargılardan ve adam kayırmacılıktan uzak olmalıdır. [PMI Etik Kuralları, sf. 4].

Proje Yöneticisi ve Ekip üyeleri açısından anlamı şudur;

  • Aldığımız kararlarda şeffaf davranırız ve bunları ekibimize ve paydaşlarımıza açıkça bildiririz.
  • Bilgiye tam erişim sağlıyoruz ve bu bilgiye sahip olan herkese bilgiyi kolaylaştırıyoruz.
  • Tarafsızlığımız ve objektifliğimiz üzerinde sürekli düşünürüz.
  • Cinsiyete, ırka, yaşa, dine, engelliliğe, uyruğa veya cinsel tercihe göre karar vermeyiz.
  • Kayırmacılık, kayırmacılık ve yolsuzluk gibi kişisel düşüncelere dayalı kararlar almayız.
  • Eşit niteliklere sahip adaylara eşit fırsat sunuyoruz.
  • Kendimizi potansiyel bir çıkar çatışmasının bile olduğu bir durumda bulduğumuzda, bunu derhal paydaşlara iletiyoruz ve mümkünse bir sınırlama stratejisi üzerinde anlaşmaya varılana ve uygulanana kadar karar alma sürecine katılmaktan kaçınıyoruz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler