Kategori arşivi: Proje Yönetimi

Proje Yönetimi ile ilgili yazılar

Proje Ekibine Liderlik Etmek

Project Leader vs Project Manager - Twproject: project management software,resource management, time tracking, planning, Gantt, kanban

Proje ekibine liderlik etmek Proje Yöneticisinin işidir.

Proje Yöneticisi bir projeye ve onu yürütecek bir ekiple görevlendirildiğinde atması gereken ilk adım, ortak bir vizyon oluşturmak ve üst düzey projenin amacının – misyonunun – ne olduğunu herkese açık hale getirmektir.

Pek çok kişi tarafından gereksiz olarak düşünüldüğü için gözden kaçırılan bu adımın gerçekte hem geleneksel hem de çevik bağlamda büyük bir değer taşıdığına ve özellikle projelerde yanlış başlangıçların önlenmesine yardımcı olduğuna sizi temin ederim.

Çoğu zaman, proje başlamadan önce, projeye nasıl yaklaşılacağını birkaç saat boyunca tartışmak yeterlidir. Önerim, ekip üyelerinin ayrıntılı sorumluluklarını, nasıl işbirliği yapacağınızı ve iletişim kuracağınızı, iletişim kurmak ve teslimatları yönetmek için kullanacağınız araçları, riskleri ve fırsatları ekiple birlikte masaya yatırmanızdır.

Proje ekibi temel kuralları sadece sağduyuya dayalı olursa tartışmaya değmeyen bir ciddiyetsizlik olarak görülebilir. Çoğu zaman davranış kuralları kurum kültürüne bağlı olarak diğer organizasyonlarınkinden farklıdır. Diğer kuruluşların (müşteriler, tedarikçiler, danışmanlar) işin içine girmesi ve uluslararasılık düzeyi arttıkça konu daha da önem kazanır.

Bizim için net olan konular, başka kültürlere mensup kişiler için öyle olmayabilir veya bazı sıradan davranışlar saldırganlık olarak değerlendirilip başkalarını rahatsız edebilir. Bazı kültürler toplantılara zamanında gelmenin gereksiz olduğunu düşünürken, birçok kültür için birkaç dakika erken gelmemek ciddi bir nezaketsizlik ve başkalarına karşı saygısızlıktır. Her kurumun kendine has bir kurum kültürü vardır ve bu da çalışanların diğer kurumdan farklı davranmasına neden olabilir.

Farklı organizasyon ve kültürlere sahip ekipler arasında işbirliğini kolaylaştırmak için Proje Yöneticisinin konuyu doğrudan veya dolaylı olarak ele alması gerekir.

Proje yöneticisi, iletişimin uygun ve etkili olmasını ve bazı ekip üyeleri ile paydaşlar arasındaki yanlış anlaşılmalar, darboğazlar, iletişim eksikliği nedeniyle boşa çaba harcatmamalıdır.

Projenin ilk aşamalarında bilgilerin kaybolmamasını sağlamak için toplantıların niceliği ve niteliği ile ilgili uygun bir proje ortamı oluşturması gerekir.

Proje yöneticisinin ekip içindeki iletişimin etkinliğini ölçecek bir yönteme sahip olması ve proje boyunca bu konuda kendisini sık sık sorgulaması faydalı olacaktır. Burada duygusal zeka önemli hale gelmektedir.

Proje ekibinin çeşitliliği çok önemlidir çünkü ekip üyelerinin hepsinin benzer eğitim ve kültüre sahip olması yenilik yapma yeteneğini sınırlar. Yüksek performanslı herhangi bir ekipte bakılması gereken çeşitlilik türleri aşağıdadır;

  • Kültür
  • Deneyim
  • Eğitim
  • Cinsiyet
  • Yaş

Görüş çeşitliliği, tüm ekip üyelerinin farklı görüşlere sahip olanlara karşı hoşgörülü ve saygılı olmasını gerektirir. Proje yöneticisi, iyi yönetildiği takdirde kritik hale gelebilecek, iyi yönetilmediğinde ise pek çok olumsuzluk ortaya çıkarabilecek bu durumun garantörü olmalıdır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Paydaşlarla İşbirliği Yapmak

Who Are the Stakeholders in a Construction Project?

Projelerin başlangıç sürecinde paydaş kayıtları tutulmaya başlanır. Proje başladıktan sonra paydaşlarla iletişime geçmek zorunda kalmak proje için zararlı sonuçlar doğurur. Paydaş Kayıtlarını, Paydaş Katılım Planı takip eder. Paydaş Katılım Planı hazırlanmayan projelerde bile Proje Yöneticileri paydaşlarla ilgili faaliyetlerini dikkatlicedüşünmelidir.

Her paydaş ismiyle tanımlanır ve bireysel olarak iletişime geçilir. Paydaşların (departmanlar, müşteri, tedarikçiler vb.), projede her biri farklı görevlere ve farklı iletişim ihtiyaçlarına sahip birden fazla kişiye sahip olabilirler.

Her paydaşın, projenin hangi aşamasında ne şekilde dahil olacağının ve onlardan beklentilerin (işleri yapma, onaylama, kontrol etme vb.) net olması gerekir.

Her zaman projenin erken aşamalarında paydaşların katılımı çalışmaları başlamalı, sonraya bırakılmamalıdır. Paydaş kayıtlarında ve katılım planında aşağıdakiler olabilir;

  • Departman veya Şirket Adı,
  • Projenin ondan beklentileri,
  • Proje sonuçları üzerindeki etki düzeyi,
  • Tercih ettiği iletişim türü,
  • Mevcut ve istenen katılım düzeyi.

Paydaş listesi tamamlandıktan sonra Proje Yöneticisi, her bir paydaşla projeye ilişkin beklentileri ve paydaşların beklentilerini görüşmelidir. Paydaş beklentilerini proje çıktılarına dahil ederek katılım sürecine (projeyi destekleyen maksimum sayıda paydaşın bulunması ve projeye güveninin yaratılması) başlamalıdır.

Paydaşlardan elde edilecek proje ekibi, proje başarısının sigortasıdır ve Proje Yöneticisi için bir yaşam iksiridir.

Bazen Proje Yöneticileri, paydaş katılımını projenin başlangıcında yalnızca bir kez yapma hatasına düşebilirler. Paydaş katılımının proje boyunca tekrarlanması gerekir. Paydaşların ilgileri ve öncelikleri zaman içinde değişebilir ve projeyi ikinci plana atabilirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekip Üyelerini ve Paydaşları Güçlendirmek

What is employee empowerment: Ideas and workplace autonomy survey questions to help you empower employees

Proje ekibinin her bir üyesine doğru özerkliğin verilmesi, birçok kuruluşta, özellikle de tek bir yönetici tarafından yönetilenlerde genellikle eksik kalan bir uygulamadır. Bu durum projelerde sinir bozucu dur-kalk’lara neden olur.

Belirli kararların alınmasının kendi sorumluluğunda olduğundan emin olanlar yapamadıklarında projeye yansıyan performansları önemli ölçüde kötüleşir. Bu durum hem proje ekibini hem de diğer paydaşları hayal kırıklığına uğratır.

Doğru olan, her bir proje ekip üyesinin özerkliğinin sınırlarının ne olduğunu, hangi kararların ortak karar olması gerektiği ve ekip olarak karar alırken hangi kurallara uyulması gerektiğinin açıklığa kavuşturulmasıdır.

Bu aynı zamanda eskalasyon (yönetime aktarma) sürecinin gerekli olduğu eşiklerin tanımlanmasının temelini oluşturur.

Projede yer alan herkes, hangi karar için “patron”a gitmenin gerekli olduğunu ve patrona kolayca erişilemediği ve başka önceliklere sahip olduğu durumlarda ne tip sorunlar yaşanabileceğini bilir.

Proje yöneticisi, ekip üyelerine ve ekibe doğru vre zamanında karar verme özerkliğini vermek ve bunu organizasyonun geri kalanından talep etmek için en başından itibaren çabalamalıdır.

Özerklik, ekip üyelerinin becerilerini ve deneyimini hesaba katarak belirlenmelidir. Çünkü ekibin genç veya deneyimsiz üyelerine verilen çok yüksek düzeydeki özerklik kaygı ve strese yol açabilirken, kıdemli bir kaynağa verilen çok düşük düzeydeki özerklik endişeye ve strese yol açabilir.

Özerklik, belirli görev veya faaliyetlerle bağlantılı olmalı ve belirsizliği önlemek için net eşikler içermelidir. Ayrıca İş Kırılım Yapısında hangi ekip üyesinin projenin hangi çıktısından veya sonucundan sorumlu olduğu açıkça belirtilmelidir.

Bu yaklaşım ekip üyelerini motive etmek ve sinerji yaratmak için yeterli olup suçlama yaklaşımını önler. Sonuçta her türlü durumda nihai sorumluluk Proje Yöneticisindedir.

İyi organize edildiği takdirde proje ekibinin güçlendirilmesi bireylerin ve ekibin kendi kendine organize olmasını kolaylaştırır.

Proje Yöneticisini projenin uzun vadeli perspektifine odaklanarak günlük mikro görevleri yönetmek zorunda kalmaktan kurtarır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekip Üyelerini ve Paydaşları İhtiyaç Duydukları Şekilde Eğitmek

PROJECT MANAGEMENT TRAINING - GENEVA INFORMATION TECHNOLOGY INSTITUTE

Eğitimi kim halletmeli” ya da “Projemde çalışan insanlar zaten eğitimli olmalı” gibi ifadeler benim tecrübelerime göre çok yaygın, bunları dile getiren Proje Yöneticilerinin dar görüşlülüğünü temsil ediyor.

Çoğu durumda Proje Yöneticisinin proje ekibi üyelerini seçme imkânı yoktur. Şirkette o anda mevcut olan kaynaklara ve “sahip olduklarınla çalışırsın” yaklaşımıyla göre atanırlar.

Bu yaklaşım maalesef yanlıştır: Eğer projenin “benzersiz” bir girişim olduğu doğruysa, Proje Yöneticisi de dahil olmak üzere ekibin tüm üyelerinin doldurması gereken boşluklar olacak ve bu nedenle eğitime ihtiyaç duyulacaktır.

Sonuç olarak, projenin başlangıcında ve ekibe biri katıldığında, eğitimin gerekli olup olmadığını ve hangi eğitimlerin gerekli olduğunu belirlemek Proje Yöneticisinin sorumluluğundadır.

Eğitim gereklidir çünkü “yaparak öğrenmenin” kotası vardır. Bazen yaparak öğrenmenin maliyeti eğitim alarak öğrenmenin maliyetini aşabilir.

Bunun için proje bütçesinde eğitime yer verilmesi, kurumdaki eğitim organizasyonlarından sorumlu birimin beklentilerle uyumlu eğitimleri organize etmesi gerekir.

Eğitim faaliyetlerinin zamanlamasına dikkat edilmelidir.

Eğitim ihtiyaçları teknik, kültürel ve davranışsal konularda olabilir ve özellikle uzun süreli projelerde projenin başlangıcında veya belirli aşamalarında yoğun olması gerekebilir. Örneğin, Türk şirketi ilk kez Japon bir müşteriyle çalışıyorsa tüm ekibin Japon kültürü ve Japonya’da iş yapma konulu bir seminere katılması gerekebilir. Eğer kurum içi süreç iyileştirme vb. proje ise, tüm katılımcıların en azından yalın yöntemler vb. temel bilgilere sahip olması gerekir. Belirsizliğin yüksek olduğu bir projede, geçmişte projeleri her zaman geleneksel olarak yöneten Proje Yöneticisinin çevik proje yönetimi teknikleri hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekecektir. Aynı projede teknik yöneticilerin çevik yaklaşımlar hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekecektir.

Eğitim bütçesi, eğitmenlere ödenecek fonları, seyahat masraflarını ve proje ekip üyelerinin eğitim için harcayacakları saatleri içermelidir.

Eğitim olmadığında yaşanabilecek sorunlar risk listesine girilmelidir.

Eğitime katılanlar için farkındalık ve kişisel bir sertifika verileceğini bilmek motive edicidir. Her durumda, yapılan eğitimlerin etkinliğini ölçmenin bir yolu belirlenmelidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Anlaşmalarını Müzakere Etmek

Construction Contract Agreements In Kenya - Guidelines Plus PDF Samples  :Integrum

Projelerde anlaşmaların müzakere edilmesi (sözleşmeler, siparişler vb.) proje üzerinde olumlu veya olumsuz etkileri olabileceği için Proje Yöneticisi için yönetilmesi gereken temel bir husustur.

Yapılan müzakerenin amacı bir tarafın diğerine yakınlaşmasıdır.

Anlaşmalar her iki taraf için de net bir şekilde müzakere edildiğinde ve taraflar zorlayıcı durumlarda üstün gelmeye çalışmadan işbirliği yapabilirler ve proje çok büyük fayda sağlar. Anlaşmalar risklerin devrine dayalı olduğunda, projeler yanlış adımlarla başlamaması ve uygulama boyunca öngörülebillir sorunların yaşanmamasına uğraşılmalıdır.

Proje yöneticisi, hem projenin ilk aşamalarında hem de muhtemelen yapılması gerektiğinde, kendi organizasyonunun, yönetmesi istenen projenin ve müzakere sırasında kendisinin çıkarına yönelik davranır.

Proje ile ilgili değişiklikler, kuruluş, tedarikçiler, müşteriler ve proje ekibi arasında maksimum karşılıklı anlayış hedefiyle müzakere etmelidir. Netliğin olmayışı projenin tamamı üzerinde zararlı etkilere sahiptir.

Proje Yöneticisinin özellikle finansal olmayan konularla (müşteri memnuniyeti ve müşteriyi elde tutma hususlarını içerebilecek hedefler, işin sürdürülebilirliği, kuruluşun itibarı, tedarikçilerle işbirliği (ortaklık), proje ekibinin memnuniyeti ve taahhüdü vb.) ilgili olarak her zaman denge araması gerekir.

Müşteri ve tedarikçilere ya da ilgili diğer taraflara karşı da güven ortamının sağlanabilmesi için, sözleşmelerin kapsam açısından iyi analiz edilmesi ve “gri alanlar” bırakılmaması için azami çaba gösterilmesi gerekmektedir.

Geleneksel projelerde bu konunun ele alınması daha kolay, çevik projelerde ise daha fazla çaba gerektirir. Çünkü nihai ürünün gereksinimlerindeki belirsizliğin anlaşmalarda dikkatli bir şekilde ele alınması gerekir. Riskler konusunda, çözümün belirsizliği yüksek ise, sözleşmede “her şey dahildir”, “tedarikçi gerekli olan her türlü faaliyetin sorumluluğunu üstlenir…” vb. genel formüllerin kullanılması çok yaygındır. Bu yaklaşım taraflardan birinin sınırsız risk üstlendiğini temsil eden ve yalnızca tartışmalara, anlaşmazlıklara ve bunun sonucunda gecikmelere ve genel olarak projenin performansında düşüşe yol açarlar.

Uyulması ve yönetilmesi kolay anlaşmalara sahip olmak için, teslimatlar için gereken kalite düzeyinin ve bunun nasıl ölçüleceğinin tanımlanması çok faydalıdır. Belirsizliğin yüksek olduğu bazı durumlarda, müşteri ve tedarikçi proje ekibi içerisinde teknik anlaşmazlıkları çözmekle görevli konu uzmanlarını belirlemek yararlı olabilir.

Proje Yöneticisinin şahsen pazarlık yapmadığı, satın alma tarafından yapılan anlaşmalarda hedeflerin içerilip içerilmediğini kontrol etmesi gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Kabarcık Grafikleri

Portfolio Reports - Portfolio Bubble Charts - ppmexecution.com

Kabarcık Grafikleri, karar vermeyi desteklemek için kullanılabilecek araçlardan biridir. Kabarcıkların/dairelerin çizildiği iki boyutlu bir grafiktir. Normal xy dağılım grafiğine çok benzer, ancak veriler noktalar yerine kabarcıklar veya daireler olarak çizilir. Balonun boyutuna ek olarak renk değişebilir ve kullanıcıya kolayca anlaşılabilen iki boyutlu bir grafikte dört boyuta kadar veri sağlar.

Projelerin veya ilgili faktörlerin arasında bir tür farkın görselleştirilmesi gerekiyorsa çok kullanışlıdır.

Aşağıda kullanım alanı örnekleri görülebilir;

Grafik tipi X Ekseni Y Ekseni
Risk ve Ödül Net Bugünkü Değer (NBD) Başarı Olasılığı
Yenilik Teknik yenilik Pazar yeniliği
Kolaylık ve Çekicilik Teknik fizibilite Pazarın çekiciliği (büyüme, yaşam döngüsü uzunluğu vb.)
Güçlü Yönler ve Çekicilik Rekabetçi konum Pazarın çekiciliği (büyüme, yaşam döngüsü uzunluğu vb.)
Maliyet ve Zamanlama Uygulama maliyeti Etki zamanı
Stratejik ve Fayda Stratejik odaklanma veya uyum İş amacı, NBD, çekicilik
Maliyet ve fayda Kümülatif Fayda Kümülatif geliştirme maliyetleri

Kabarcık Grafiği, yöneticilerin genel bir bakış elde etmelerine ve hızlı kararlar almalarına oldukça hızlı ve kolay bir şekilde yardımcı olmayı amaçlayan basit bir araçtır. 4 boyuta kadar veri içeren bir araç olduğundan, doğru ve kaliteli veri ile desteklenmesi gerekir.

Faydaları

  1. Kolaylık

Uygun veri mevcutsa, bu araç çok kolay bir şekilde uygulanabilir.

Tek bir sayfada fazla bilgi sunulabilir.

  1. Sezgiseldir ve eğitim gerektirmez

Çok basit olduğundan ihtiyaç duyulan eğitim miktarı sıfıra yakındır.

  1. Benzer faktörler arasında kolay karşılaştırılabilirlik

Karar vericiler hızlı ve doğru bir genel bakış elde edebilir, hızlı kararlar alabilirler.

Uzun niteliksel raporların okunması için harcanan süre önemli ölçüde azaltılabilir.

  1. Az bakım gerektirebilir

Yalnızca mevcut bilgileri görselleştirdiğinden, düzenli güncellenmelidir.

Dezavantajları

1.Verileri doğru şekilde ölçmek zordur

Grafiğe ilişkin verileri kullanmak için her şeyin sayısallaştırılması önemlidir. Örneğin her projenin riskinin 1 ile 100 arasında bir sayıyla hesaplanması gerektiği anlamına gelebilir ve bunu yapmak çok zor olabilir.

2.Doğru ve Kaliteli Veri

Yapılan tüm hatalar ve yanlış hesaplamalar, grafiğe yansıyacaktır. Bu, “sistemi” kırılgan hale getirir.

3.Farklı proje faktörleri arasında hiçbir karşılaştırılabilirlik olmaması

Farklı proje faktörlerini karşılaştırmak her zaman zordur.

4.Proje sinerjisini gösteremeyen statik model

Faktörler arasındaki bağımlılıklar, birbirlerini etkileyebilecekleri anlamına gelir. Örneğin bir faktörün yükselmesi diğerini de yükseltebilir. Grafik bu tür bağımlılıkları gösteremez.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Olumsuz Geribildirim

The Power and Importance of Negative Feedback for Employees [Infographic]

Olumsuz geri bildirim, doğru kullanılırsa, proje ekip üyeleri ve paydaşlar arasında yaygınlaşırsa, projenin ve kurumun başarısı için çok güçlü bir araçtır.

Olumsuz geri bildirim vermenin kolay olduğu bir ekibin, projeyi en iyi şekilde yönetme şansı çok daha yüksektir çünkü bir sorun olduğunda kolaylıkla ve anında tartışılabilir, ortak bir çözüm aranabilir.

Sorunlar hakkında konuşmaktan korkan bir ekip, büyük zorluklarla karşılaşacaktır çünkü sorunlar ele alınmaz ve çözümlenmeden bırakılırsa, er ya da geç olumsuz etkileri ortaya çıkacaktır. Sorunlar ufukta göründükleri anda ele alınırlarsa, çok az bir çabayla  önlenebilecekken kartopu etkisi yaratırlar.

Burada, yanlışlanabilirlik teorisiyle ilgili olarak Karl Popper’dan bir alıntı yapmaktan doğru olur: Modern bilimsel kültürün gücü, çürütülmeye maruz kalma olasılığında, ifadelerin yanlışlığını kanıtlama girişiminde yatmaktadır. Bir teori formüle edildikten sonra, başka bir bilim insanı onu yanlışlayana, yani onun yanlış olduğunu kanıtlayana kadar geçerlidir.

Bir teorinin çürütülemezliği (çoğunlukla inanıldığı gibi) bir erdem değil, bir kusurdur. Bir teorinin her gerçek kontrolü, onu tahrif etme veya çürütme girişimidir. Kontrol edilebilirlik yanlışlanabilirlikle örtüşür. (K. Popper, 1934)

Bilim dünyasında “hakem değerlendirmesi” uygulaması oldukça yaygındır. Bilimsel bir makalenin bir dergide veya bilimsel bir konferansta yayınlanmak üzere kabul edilebilmesi için, makalenin en az iki “meslektaş” tarafından gözden geçirilmesi ve eleştirilmesi gerekir. Bu meslektaşlar zayıf olduğunu düşündükleri tüm yönleri eleştirmeyi taahhüt edenlerdir. Dikkatli ve saygılı bir şekilde yaparlarsa büyük fayda sağlarlar.

Proje Yöneticileri, yönettileri projelerde günlük olarak, proje planlarının veya projeyi kontrol altında tuttuklarını düşündükleri araçların saygılı ve yapıcı bir şekilde zayıf yönlerini (ki her zaman vardır) ele almak zorundadırlar.

Çok fazla olumlu geri bildirim aldığınızda size yanlış giden veya düzeltilebilecek en az bir şeyi söylemelerini isteyin. Pek çok insan “huzurlu bir yaşam” için sadece yolunda gideni söyleme, yolunda gitmeyenleri dile getirmekten kaçınmayı tercih eder. Bu tutum projeye ve kuruluşa zarar verir. Sorunları tespit etmek ve çözümleri uygulamak çok zorlaşır.

Proje Yöneticisi, insanların olumsuz geribildirim verme konusunda kendilerini rahat hissedecekleri bir ortamı teşvik etmelidir. Sürekli olarak “yıkıcı” bir biçimde olumsuz geri bildirimde bulunan kişilerin de sansürlenmesi gerekir. Proje Yöneticisi, insanların kişisel olarak saldırıya uğramadan sorunlar hakkında konuşabilecekleri bir ortam yaratmalıdır.

Olumsuz geri bildirim sağlamanın en iyi yolu, takdir ettiğimiz ve değerli gördüğümüz konularda olumlu geri bildirimle başlamaktır. Olumlu geri bildirimden sonra, olumsuzluklara yönelmek gerekir. Böylece olumsuz geri bildirimin kişinin tüm işlerinde olmadığını ve bazı kısımlarında olduğunu gösterebiliriz. Eğer muhatabınızın genel olarak hatalı olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi sorgulamanız gerekebilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Biyoritim ve Toplantılar

Your emotional biorhythm: How your sun signs affect your Emotional  Intelligence - The Economic Times

Aynı toplantının farklı bir zamanlarda yapılması önemli ölçüde farklı sonuçlara yol açabilir. Bu fenomen biyoritimle bağlantılıdır, dolayısıyla fiziksel ve entelektüel performansımız günün farklı saatlerinde farklıdır;

8:00–9:00 – Çalışma saatlerinin başında insanlar hâlâ bilişsel süreçlerini “başlatır” durumdadırlar, bu nedenle bu saate yakın yapılan toplantılarda parlak fikirler beklemeyin.

9:30–11:30 – Proje ekibinin ilgisi ve yaratıcılığı en üst düzeydedir ve görüşmek için ideal bir zamandır.

11:30–12:30 – Katılımcılar acıkmaya başlar, dikkat dağınıktır.

12:30–13:30 – Açlık artmıştır, öğle tatilinde toplantı yapılması önerilmez.

13:30–14:00 – “Göz kapağı düşüklüğü”: Öğle yemeğinden sonra uyku hali görülmesi yaygındır, beklenebilecek katkı sınırlıdır.

15:00–17:00 – Ekip yine zirvededir, yapıcı toplantılar için ideal zamandır.

17:00–18:00 – Katılımcılar saatlerine bakmaya başlarlar. Genellikle kaçınılması gereken bir zaman dilimidir (özel bir aciliyet olmadığı sürece) Bazı katılımcıların kişisel planları olabilir. Geç kalmaktan endişe duyabilirler. 

Toplantı yönetme ustalığı her zaman – istisnasız – proje yöneticisinin turnusol testidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Toplantı İpuçları

Managing meetings | LearnEnglish

Toplantı olarak doğup, biter bitmez ölen toplantılar yapıyoruz.

Bir toplantı organize ederken, toplantının amacı akılda tutulmalı, hangi girdilere ihtiyaç duyulduğu, sürecin nasıl gerçekleşeceği ve beklenen çıktının ne olacağı net olmalıdır.

Her toplantı katılımcıların zamanını aldığı için, toplantının getireceği maliyetin faydayı aşmamasına odaklanılmalıdır.

Proje yöneticisi toplantı çağrısı yaptığında, kesinlikle gerekli olan kişilerin çağrıldığından ve herkesin kendisinden ne tür bir katkı istendiği konusunda net olduğundan emin olmalıdır.

Toplantılara hazırlıklı gitmek zorunludur.  Sizden ne tür bir katkı beklendiğinin net olmadığı bir toplantıya çağrıldıysanız, toplantıyı düzenleyen kişiden toplantı gerçekleşmeden önce açıklama yapmasını isteyin.

Toplantı daveti makul bir süre önceden gönderilmelidir. Her toplantının mutlaka bir başlangıç ve bitiş saati olmalıdır ve bu zamanlamaya saygı gösterilmelidir.

Bazı katılımcıların “başka konuya saptığı” ve tartışmayı önemli olduğunu düşündüğü kendi gündemine sürükleyerek diğer katılımcıların zamanını boşa harcadığı toplantılar görmek istemiyoruz. Toplantıyı tüm katılımcılar için gündeme bağlı tutma sorumluluğu, toplantıyı düzenleyen ve yöneten kişiye aittir .

Her önemli noktayı, toplantının sonunda varılan sonuçları ve alınan kararları özetleyin.

Toplantıyı düzenleyen kişinin, toplantıyı yönetirken herkese ne yapmaları gerektiğini ve ne zaman yapmaları gerektiğini açıkça söylemesi ve bunu kaydetmesi önemlidir.

Soruları yanıtlamak için yer bırakılmalıdır.

Toplantının tam olarak planlandığı gibi yapılacağı konusunda güven verin.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

E-postanın Yanlış Kullanımı

Email Là Gì? Hướng Dẫn Cách Đăng Ký Email Theo Tên Miền Riêng Đơn Giản |  Nguyễn Kim Blog

E-postanın kötüye kullanılması birçok kuruluşta zayıf iletişimin ana nedenidir. Bir e-postanın genel olarak acil bir nitelik taşımayan ve alıcının inandığı öncelik ile eşleyebileceği bir iletişim yöntemi olmalıdır.

İletişimi e-postayla göndermek ve alıcının bir saat içinde yanıt vermemesi durumunda sinirlenmek iletişimin zayıf olduğunun göstergesidir. Eğer “Acil” bir durum varsa başka kanallar tercih edilmelidir (en azından e-postayı göndermeden önce durumu açıklamak için).

Her e-posta gönderdiğinizde alıcıyı telefonla aramak kötü bir yaklaşımdır ve yalnızca nadiren ve çok acil durumlarda yapılmalıdır.

Hepimizin posta kutusuna, bize gönderilmesi gerekmeyen, gereksiz yere cc:’ye eklendiğimiz ve/veya örneğin yazışan iki kişi arasında doğrudan telefon görüşmesi yapılarak önlenebilecek çok sayıda gereksiz mesaj geliyor. Bir e-posta yazarken, hem gönderilen hem de cc:’de minimum kişi sayısını seçmek önemlidir.

Mesajı yazdığınız kişinin yöneticisini her zaman cc:’ye koymak doğru değildir.

Yalnızca mesajla gerçekten ilgilenen kişilerin mesaja dahil edilmesi gerekir. Prensip olarak alıcı sayısını 5-7 arasında tutmayı tercih edin.

Gönderdiğiniz tüm mesajlara okundu onayı talebini ayarlamayın. Bunu yapan, kimseye güvenmeyen bir kişi olarak kötü bir imaj verir.

Tüm mesajlarınıza “önemli” ve/veya ”Acil” yazmayın.

E-posta üzerinden sohbet etmeyin ve tartışmayın.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler