Kategori arşivi: Stres

Kaygılarımızı yönetmek elimizde

concernBir zamanlar geçmiş ve gelecek ile ilgili ciddi kaygılarım vardı. Bir şeyler kötü gittiğinde kaygılanırdım, bir şeylerin kötü gideceğini düşündüğümde de. Ama zaman içerisinde hem yakınlarımı kaybettiğimde hem de sağlığımla ilgili problemler yaşadığımda farkettimki kaygılanmanın hiç bir faydası olmuyor.

Sizek üçük bir test önereceğim: Şimdi kaygı duyduğunuz şeyleri bir kağıda yazın. Bir ay sonra bu kağıdı okuyun. Eminim çok güleceksiniz.

Kaygılanarak yaptığımız tek şey: ortada hiç bir sebep yok iken fiziksel ve ruhsal yaşantımızı sıkıntıya sokmaktır.

Şu iki konuda anlaşalım;

1- Geçmiş geçmişte kalmıştır ve değiştirilemez.

2- Geleceği bilemezsiniz.

Şu anı yaşamak dururken olup olmadık şeyleri kafaya taktığınızda bu negatif enerjinin sizi ne kadar yıprattığını biliyor musunuz? Eğer problemlere doğru noktadan doğru şekilde yaklaşırsanız anlamlı adımlar atabileceğinizi biliyor musunuz? Ya da farkında mısınız? Aslında geleceği göremesenizde kendiniz inşa edersiniz. Ve eğer siz elinizden geleni yaparsanız hayatta sizi gerektiği gibi ödüllendirecektir. Kaygı hiç bir zaman ödüllendirilmez.

Lisedeyken üniversiteyi kazanacak mıyım diye, üniversitedeyken iş bulacak mıyım diye, bekarken evlenebilecek miyim diye ve daha saymayacağım onlarca şey için kaygılandım durdum. Hala eğer evden vaktinde çıkmazsam trafiğe takılırım gibisinden kaygıları yaşamıyor değilim. Eski kaygılarım belirsizliğin getirdikleriydi şimdi ise tecrübenin getirdiği kaygılar var. Artık zamanın kıymetini iyi bildiğim için bana zaman kaybettirecek her konuda kaygı duyuyorum ama korktuğumun başıma gelmemesi içinde elimden geleni yapıyorum. (Her ne kadar bazen eşimi kızdırsamda:)

Kaygılarım eskisine göre kılıf ve nitelik değiştirdi ve hatta arttı ama onlarla başetme kabiliyetim gelişti. Artık mutlaka bardağın dolu tarafı ile başlıyorum. “Her zaman iyi ol” prensibi ile pozitif yapabileceklerimi birinci öncelikli olarak değerlendiriyorum. Eğer bu şekilde problemin üstesinden gelebilirsem kendimi “çok” başarılı hissediyorum.

Kaygıları yok saymak problemleri ortadan kaldırmadığı için “görmezden gelmek” ya da “geçiştirmek” işe yaramıyor. Eğer problemin kafanızda patinaj yapan tarafını bir kenara bırakıp başka tarafından yakalarsanız mutlaka bir çözüme ulaşıyorsunuz.

Çözdüğünüz problemleri nasıl çözdüğünüzü ve nasıl bir düşünce ile yaklaştığınızı daha sonrasında analiz edin ve hatta yazın. Nasıl doğru kararları erip, doğru şekilde işi çözümlediğinizi iyice irdeleyin.

Yaşadığımız hayatta izlediğimiz yolları belediyeler yapmıyor ki çukur ve engebelere kızalım. Eğer kızmaya devam ederseniz hiç bitmeyecek unutmayın. Önemli olan hangi kasiste ne kadar yavaşlayıp nasıl geçeceğiniz, hangi çukuru erkenden farkedip önlemi alacağınızıdır. Eğer böyle yaparsanız hayatı kendiniz ve çevrenizdekiler için kolaylaştırmış olursunuz.

Kaygılanmayı bırakırsanız daha uzun ve mutlu yaşayacaksınız. Hatta daha verimli olacaksınız çünkü problemleri ayağınıza bağ etmeyecek, çabucak çözebileceksiniz. Etrafınıza yayacağınız pozitif enerji ile çevrenizdede olumlu etkiler yaratabileceksiniz.

Paylaşın:

Depresif olma üzerine

Diyelimki işler yolunda gitmiyor. Seçimler yaklaşırken istediğiniz partinin kazanamayacağını düşünüyorsunuz, işyerindeki gelişmeler kariyeriniz açısından olumlu değil, havalar bir sıcak bir soğuk, vakit ayıramadığınız arkadaşlarınızla aranız limoni gibi yolunda gitmeyen şeyler var diyelim.

Bazen kendimizi ne kadar zorlarsak zorlayalım, bizi avutmaya ya da moral vermeye çalışan bir çok kişi olsada işe yaramaz. Bu yüzden yapmanız gereken gerçekten ne hissettiğinizi saptamaktır. Kırgın mısınız, kızgın mısınız, üzgün müsünüz gibi.

Eğer ne hissettiğinizi bilirseniz onunla mücadele edebilirsiniz.

Şimdi bir adım geri atalım ve sizi bu düşünce ve duygu- noktasına nelerin getirdiğine bir göz atalım.

Aslında siz ve başkalarının zamanında pasif kalmanız sebebiyle o parti seçimi kazanabilir, işyerinizde zamanında doğru hareketi yapsaydınız ya da belkide yönetime yakınlaşsaydınız böyle olmayacaktı, küresel ısınmaya karşı bir şeyler yapmadığımız sürece bu havaları yaşamak zorunda kalacağız, aslında istediğinde vakit ayırabildiğin halde ayırmadığın vakit konusunda kendine kızıyor olabilirsin.

1) Öncelikle şöyle kafanı ve vücudunu bir tara. Bu hayal kırıklığı sende nasıl bir etkiye yol açıyor? Uykunu, kilonu etkiliyor mu?

Eklem yerleriniz ağrıyor, kendiniz bir çok konuda isteksiz hissediyor, olabilirsiniz. Aynaya baktığınızda gördüğünüz surattan memnun musunuz? Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz?

Eğer vücudunuzda ağrılar ve kasılmalar oluşuyorsa mutlaka ve mutlaka egzersiz ile kaslarınızı gevşetmeli, hayal kırıklığınızın olumsuz fiziksel etkilerinden kurtulmaya çalışmalısınız. Vücudunuz hayal kırıklığınızda sizi korumaya çalışır ve sebeple normalinden daha fazla gerilir ve çalışır. Bu sebeple çok stresli olduğumuz zamanlarda vücudumuza değil düşüncelerimize odaklanmak rahatlamamız için en iyi yoldur. Her dert ya da sıkıntılı durumda kendinizi ne kadar iyi tanıyorsanız o kadar iyi üstesinden gelebilirsiniz. Depresifken uykunuz geliyorsa, stresliyken terliyorsanız artık bunları bilerek önlemlerinizi alabilirsiniz.

2) Beynini tara. Acaba hayal kırıklığını daha büyütüp sıkıntı haline getiren düşüncelerin mi? Havadan nem mi kapıyorsun? Varsayımlarına kendinimi inandırıyorsun? Önce kendine dürüst ol ve kendini tanı.

3) Ayır. Bir şeye üzüldüğümüzde, başka üzüntülerimizde aklımıza gelir ve bir çığ etkisi yaratırlar. Öncelikle sıkıntılarınızı ve üzüntülerinizi biribirinden ayırmanız gerekir. Böylece baş etmeniz kolaylaşır. Aynı anda bir çok şeye üzülmek gibi hayatı boyunca bir şeyelere üzülmekte insanı çok yıpratır. Üzüntülerinizle yüzleşin ve hayatınızın geri kalanını onlardan uzak yaşamaya çalışın.

Vücudunuzun ve düşüncelerinizin etrafını saran dünyayı duyumsayın. Artık “Neden?” diye yerinmekten ve üzülmekten “Şimdi ne yapabilirim?” diye düşünmeye çalışın. Savunma mekanizmalarınızla sıkıntıları karşılayacağınıza proaktif pozitif silahlarınızla üzerlerine gidin.

Paylaşın:

Patronluk taslayanlarla yaşamak

iStock-000001624654XSmallHayatımız boyunca “zor insanlarlarla” karşılaşır ve hatta bir arada yaşamak ve/veya çalışmak zorunda kalırız. İşte bu anlamda zor insan tiplerinden birisi de “patronluk taslayanlardır”. Bu insanlar üstlerine vazife olmadığı halde size neyi ne zaman yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini söyleyenlerdir. Bu insanlar aslında yaptıkları ya da söyledikleriyle size “kıyak” ya da “iyilik” yaptıklarını düşünürler. Örneğin annenizin üşümemeniz için dışarı çıkarken montunuzu almanızı ya da eşinizin siz yemek yaparken hangi salçayı koymanız gerektiği konusunda uyarması gibi.

Gençken bile sürekli birilerinin ne yapacağımızı söylemesi bizi sinirlendirirken birde bu durum kendinizi uzman hissettiğiniz iş yerinizde başınıza geldiğinde oldukça fazla sinirlenirsiniz. Aslında birinin size patronluk tasladığını düşünüyorsanız o konuda kendinizi ondan daha iyi hissediyorsunuz anlamına gelir. Eğer kendinizi ondan daha iyi hissetmiyorsanız onun öneri ya da uyarılarından rahatsız olmaz, onu gerçekten patronunuz rolünde görür ve sinirlenmezsiniz. Peki bu tip insanlarla nasıl baş edeceğiz?

Hiç kimse sürekli birilerinin ona patronluk taslamasından ya da sürekli kontrol altındaymış gibi hissetmekten hoşlanmaz. Bu tip durumlarda genellikle kişi patronluk taslayana karşı suçlayıcı bir şekilde karşı saldırıya geçer, tersler ve hatta bu tartışmaya kadar gider. Halbuki daha akıllıca ve pozitif yollar mümkündür.

1.Akıllıca karşı koyun. Size patronluk taslanmasını saldırı gibi algılasanızda centilmenliği elden bırakmamanız gerekir. Uyarı ya da öneri konusunda teşekkür edebilir fakat bu işi kendi bildiğiniz şekilde halletmeyi tercih ettiğinizi söyleyebilirsiniz. “Bana yardım etmek için böyle söylediğini anlıyorum fakat ben yinede bu işi şöyle şöyle yapmak istiyorum” gibi.

2. Sürtüşmeyin. Öncelikle etrafınızda bu tip insanlar olduğunda kızgın, gergin ve stresli olursunuz. Bu özgüveninizi zayıflatır. Öncelikle bu duygulardan kurtulmanız lazım. Bu duygular sizi istemediğiniz bir noktaya getirebilir.

3. Kendi alanınızda kalın. Size patronluk taslayanların kesin bir şekilde davranışlarınızı değiştirmeyeceğinizi anlamaları gerekiyor. Anlamadıkları sürece müdahale ve kontrol etmeye devam edeceklerdir. Bu noktada mesajınızı vermeli ve istikrarınızı göstermelisiniz. Ör. Sizinde bildiğiniz gibi gerek finansal gerekse idari işler açısından her konuda kurallara uymaya çalışıyorum fakat konu internet projeleri olduğu zaman personelimi kendim seçmek istiyorum.

4. Bu tavrınızın doğru olduğunu gösterin. Patronluk taslayanlar çoğu zaman yaptıkları ya da söylediklerinin ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında olmazlar. Eğer iyi ayarlayabilirseniz onlara sizde patronluk taslayacak bir tavırla yaklaşıp durumu yaşamalarını ve anlamalarını sağlayabilirsiniz. Fakat bu çok hassas bir konudur, iyi ayarlamak gerekir. Eğer karşınızdaki bir “İşyeri Kabadayısı” ise çok dikkatli olmanız gerekir. Örneğin birisi saçınızı nasıl kestirmeniz gerektiğini söylediğinde sizde onun nasıl kestirmesi ya da nasıl pantolon seçmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.

Paylaşın:

Stresi azaltma yolları

Günlük koşturmaca, trafik, işyeri, haberler, müşteriler, yetişmesi gereken işler… Her gün stres yükümüz artıyor ve bu gidişlede artmaya devam edeceğe benziyor. Çoğu zaman stres yaratan şeyleri bilmemize rağmen önlem almayız. Yada stresliyken rahatlamanın yolunu değil daha fazla gerilmenin yollarını ararız.

Bu yüzden çoğunu zaten bildiğinizi ve yaptığınızı düşündüğüm ama belki birkaç tane farklı şey yakalayabileceğiniz derlediğim öneriler aşağıda;

  • 15 dakika erken kalkın
  • Sabah giyeceğiniz yada yanınıza alacağınız şeyleri akşamdan hazırlayın
  • Sıkan elbise ve ayakabı giymeyin.
  • Hafızanıza güvenmeyin not alın.
  • Önleyici bakım yaptırın. Yani başınıza geldiğinde düzeltirim diyeceğiniz problemlerle ilgili önleyici önlem alın.
  • Ev yada araba anahtarınızın yedeğini yaptırın ve güvenli bir yere koyun.
  • Daha sık hayır deyin
  • Hayatınızda öncelikler belirleyin
  • Negatif insanlardan uzak durun
  • Zamanınızı iyi kullanın
  • Yapacağınız herşeyi basitleştirin.
  • Önemli evraklarınızın kopyasını çıkartın
  • Yardım isteyin
  • İyi çalışmayan yada bozuk şeyleri hemen tamir ettirin
  • Büyük işleri küçük işlere dönüştürüp çözmeye çalışın
  • Problemleri fırsatlar olarak düşünün
  • Hayatı karmaşıklaştırmayın
  • Gülümseyin
  • Yağmura, çamura hazırlıklı olun.
  • Gülün
  • Hayvan besleyin
  • Herşeyin cevabını bilmeye çalışmayın
  • Bardağın dolu tarafına bakın
  • Birilerine güzel bir şeyler söyleyin
  • Bir çocuğa uçurtma uçurmasını öğretin
  • Yağmurda yürüyün
  • Birileriyle bir şeyler oynayın
  • Uzun bir duş yada küvet keyfi yapın
  • Kendinize inanın
  • Kendinizi cezalandırmayın
  • Kendinize negatif şeyler söylemeyin
  • Kendinizi kazanırken hayal edin
  • Mizah gücünüzü geliştirin
  • Yarının daha iyi olacağını düşünmeyi bırakın, bugünü yaşayın.
  • Kendinize hedefler koyun
  • Tanımadığınız birine günaydın deyin.
  • Birilerine sarılın.
  • Yıldızlara bakın
  • Yavaş ve derin nefes alın. Burnunuzdan alın ağzınızdan verin.
  • Islık çalın.
  • Şiir okuyun
  • Daha önce dinlemediğiniz müzikleri dinleyin.
  • Bale seyredin.
  • Bir şeyler okuyun
  • Yeni bir şey yapın
  • Kötü bir alışkanlığınızı bırakın.
  • Kendinize bir çiçek alın.
  • Çiçeği koklayın.
  • Başkalarından destek alın.
  • Başkalarına yardım edin.
  • Bugün yapın.
  • Neşeli ve iyimser olun
  • Önce sağlık-güvenlik unutmayın.
  • Herşeyi sakince yapın.
  • Başarmaya çalışın, mükemmel olmaya değil
  • Hergün limitlerinizi biraz esnetin
  • Bir sergi yada müzeye gidin
  • Şarkı mırıldanın
  • Dengeli beslenin
  • Ağaç dikin
  • Kuş besleyin
  • Ayağa kalkın ve esneme hareketleri yapın
  • Her zaman B planınız olsun
  • Resim çizin
  • Bulmaca çözün
  • Fıkra öğrenin ve anlatın
  • Duygulaınızın sorumluluğunu alın
  • İhtiyaçlarınızın peşinden gidin
  • Kendi limitlerinizi bilin, diğerlerinin bilmesini sağlayın
  • Kağıttan uçak yapın
  • Egzersiz yapın
  • İşe erken gidin
  • Pikniğe gidin
  • İşe farklı yoldan gidin
  • Arabanıza koku alın
  • Film seyredin
  • Tiyatroya gidin
  • Film seyrederken patlamış mısır alın.
  • Yürüyüşe çıkın
  • Maça gidin ve tezahurat yapın.
  • Kayık kiralayın ve boğazda gezin.
  • Mum ışığında yemek yiyin.
  • Günlük tutun
  • Her zaman bir alternatif olacağını düşünün.
  • İnsanları değiştirmeye çalışmayın.
  • Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak sokaklarda yürüyün.
  • Az konuşun
  • Daha fazla dinleyin
  • Bir şeyleri saymayı bırakın.
Paylaşın:

STRES YÖNETİMİ

Stres nedir?

Stres, fiziksel yada mantıksal enerji talebi dolayısıyla oluşan baskıdır. Baskı ve stresi birbirinden ayırmak gerekir. Baskı, iş, ev ve sosyal çevre faktörlerinin insan üzerinde yarattığı istek birikimidir. Baskının şiddeti strese sebep olur.’, ‘Herkes etkin olmak için baskıya ihtiyaç duyar. Az baskı kişinin sıkılmasına, hiçbir şey yapmuyormuş gibi hissetmesine sebep olurken steres sonucu ortaya çıkar. Doğru baskı altında kişi kendini işine hazır hissedecektir.
Okumaya devam et

Paylaşın: