Yazar arşivleri: savassakar

Proje Yönetimi Olgunluk Değerlendirmesi (PYOD) – 1

Project Management Maturity Models

Günümüz iş dünyasında proje yönetimi, stratejik hedeflere ulaşmak, istenen faydaları gerçekleştirmek ve iş değeri yaratmak için birincil araç haline gelmiştir. Proje yönetimini kurumun uzun vadede hayatta kalması için gerekli olan stratejik yetkinliklerden biri olarak görmek gerekir. Bu nedenle, kurumların proje yönetiminde belirli bir olgunluğa gelmeleri şarttır.

Kurumların kendi metodolojilerini geliştirmeleri, geçmişten öğrendikleri dersleri ve en iyi uygulamaları kullanarak iyileştirmeleri gerekir. Proje Yönetiminde olgunluğa ulaşmada yol gösterici yöntemler hem gelişimi hme de başarıyı ölçmede yol göstericidirler.

Proje Yönetimi Olgunluk Değerlendirmeleri(PYOD) mevcut metodolojiyi değerlendirmeyi, iyileştirme fırsatlarını görmeyi, iyileştirmelerin uygulanıp uygulanmadığını görmek için performansı periyodik olarak yeniden değerlendirmeyi gerektirir. Değerlendirme çalışmalarının sonuçları, proje yönetimi süreçlerinde ve şirketin altyapısında ihtiyaç duyulan değişiklikleri gösterir. Değerlendirmeler ve sürekli iyileştirme faaliyetleri, kuruma rekabet avantajı sağlar. Değerlendirmeler periyodik olarak yapılmadıkça, rekabet avantajının uzun vadede sürdürülmesi mümkün değildir.

Değerlendirmeler, tüm yönetim kademelerinin katılımıyla yapılmalıdır. Bir projenin başarısından veya başarısızlığından yalnızca proje yöneticisinin sorumlu olduğuna inanılsa da, gerçek başarı ve başarısızlık, proje ekibi ile projelerde görev yapan, teslimatları ve kısıtlamaları karşılamayı taahhüt eden fonksiyonel yöneticiler arasında paylaşılmalıdır.

PYOD’un amacı, yalnızca proje teslim sistemini iyileştirmek değil, aynı zamanda sistemin çıktılarını ve sonuçlarını iyileştirmektir. Bu nedenle yapılan değerlendirmeler, hem maddi hem de maddi olmayan değerlerdeki gelişmeleri ölçebilen performans ölçütlerinin kullanımını zorunlu kılar. PYOD yalnızca süreçlerin standardizasyonuna odaklanmaz. İş performansı veya proje yürütme (yani süreç) performansı ile ilgili olabilecek tüm iş değeri ölçütleri oluşturulmalıdır.İş performansı olgunluk ölçütleri şunları içerebilir;

  • Müşteri memnuniyeti
  • Müşteri kabulü
  • Kalite yönergelerini karşılamak
  • Ürün performans seviyesi
  • Zamanında başlama
  • Pazara çıkış hızı
  • Gelir hedeflerine ulaşma
  • Birim satış hedeflerini karşılama
  • Gelir artışı
  • Karlılık hedeflerine ulaşma
  • Pazar payı hedeflerine ulaşma

Tüm bu maddeler stratejik iş hedefleriyle ilgilidir.Bu nedenle, PYOD, projelerin stratejik iş hedefleriyle doğrudan veya dolaylı olarak uyumlu hale getirilme yeteneğini ölçen ölçütleri içermelidir.

Maddi olmayan değer iyileştirmeleri daha iyi iletişim, daha iyi işbirliği, ekiplere daha fazla güven, gelişmiş ekip çalışması ve daha fazla ilgili kurumsal yönetim olabilir. Maddi olmayan değerleri ölçmek zor olabilir, ancak ölçülemez değildirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi ve Stratejik Planlama – 3

Strategic Organisational Development: The Key Principles for Success -  Oxford School of Business & Management

Her şirketin yapabilecekleri, kaynaklarının kalitesine dayanır. Diğer bir çok konuda olduğu gibi Proje Yönetimi de yetkin ve güçlük kaynaklara ihtiyaç duyar.

Proje Yönetimine adım atmadan önce şirketlerin güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmeleri gerekir. Şirketlerde güçlü ve zayıf yönler, yönetimin tüm seviyelerinde tanımlanabilir. Üst yönetim, dış çevre ile ilgili olarak şirketin genel pozisyonuna yönelik net bir resmine sahip olabilirken, orta kademe yöneticiler, iç yapıdaki güçlü ve zayıf yönleri daha iyi kavrayabilirler. Maalesef çoğu yönetici, güçlü ve zayıf yönler açısından düşünmezler. Neyi daha iyi yapabileceklerinden çok ne yapmaları gerektiği konusunda endişelenirler.

Büyük firmalar, güçlü teknik yetkinliğe sahip geniş kaynaklara sahip olmakla beraber değişim gerektiğinde genellikle yavaş tepki verirler. Küçük firmalar hızlıdır ancak güçleri sınırlıdır.

Tüm kurumların güçlü ve zayıf yönleri zamanla değişebilir ve bu nedenle yakından izlenmelidir.

Bir firmanın güçlü ve zayıf yönlerini sadece maddi kaynaklarla tanımlaması Proje Yönetimi açısından yeterli olmayacaktır. İnsan kaynakları ve fiziksel kaynaklar, kurumsal ve finansal kaynaklar olarak görmek gerekir.

İnsan kaynakları, firma çalışanlarının bilgi, beceri, yetenek ve yetenekleridir. Buna yönetim kurulu, her seviyedeki yöneticiler ve çalışanlar dahildir.

Yönetim kurulu, şirkete önemli bir deneyim, politik zeka ve bağlantılar ve fonlama sağlar. Yönetim kurulu, öncelikle CEO’yu seçmekten ve bir bütün olarak çeşitli paydaşların çıkarlarını en iyi şekilde temsil etmekten sorumludur.

Üst yönetim, stratejik misyonu geliştirmekten ve stratejik misyonun hissedarları tatmin etmesini sağlamaktan sorumludur.

Üst yönetim özellikle proje planlaması sırasında karar verme yeteneği açısından çok önemlidir. Ne yazık ki, çoğu zaman üst yönetim, planlamayı (ve beraberindeki karar verme sürecini) sadece beklentileriyle beraber personeline devreder. Bu yaklaşım etkin proje planlama süreci ile sonuçlanmayabilir ve sürekli yeniden planlamaya yol açabilir.

Üst yönetimin diğer önemli rolü, kendi yönetimsel değerlerini ve firmanın sosyal sorumluluğunu açıkça tanımlamaktır. Üst yönetimdeki bir değişiklik, organizasyonun yönetimsel değerlerinde bir gecede değişikliğe neden olabilir. Bu durum, proje yönetimi metodolojisinin güncellenmesini gerektirebilir.

Orta kademe yönetim, firmanın temel teknik yeterliliklerini geliştirmekten ve sürdürmekten sorumludur. Sinerjik ve uyumlu organizasyonu geliştirmeye çalışırlar.

Fiziksel kaynaklar, organizasyonu diğerlerinden ayırır. Örneğin, tesisler, ekipmanlar, dağıtım ağları, hammaddeler, araziler vb.

Üstün fiziksel kaynaklara sahip olunsa da, yetkin insan kaynakları olmadan sürdürülebilir rekabet avantajından söz edilemez. Aynı şekilde, yetkin insan kaynaklarına sahip bir şirket, güçlü fiziksel kaynaklara sahip olmadığı sürece fırsatlardan yararlanamayabilir.

Organizasyonel Kaynaklar, tüm kaynakları bir arada tutan yapıştırıcıdır. Organizasyon yapısını, proje ofisini, resmi (ve bazen gayri resmi) raporlama yapısını, planlama ve kontrol sistemini, destekleyici politika ve prosedürleri içerirler.

Finansal kaynaklar, özsermaye, firmanın borçlanma kabiliyeti, kredi limitleri, kredi notu, nakit yaratma kabiliyeti ve yatırımcılarla olan ilişkiyi gösterir. Kredi notu yüksek olan şirketler, düşük kredi notuna sahip şirketlere göre daha düşük oran üzerinden borçlanabilirler. Güçlü ve özsermayesi yeterli bir firma büyüme projelerini borçlanmak yerine özsermayesinden finanse edebilir.

İnsan, fiziksel, organizasyonel ve finansal kaynaklar maddi kaynaklar olarak kabul edilir. Kurun kültürü, itibar, marka, patentler, ticari markalar, teknik bilgi, müşteriler ve tedarikçilerle olan ilişkiler maddi olmayan kaynaklardır. Maddi olmayan kaynaklar, maddi kaynakların sahip olduğu görünürlüğe sahip değildir, ancak sürdürülebilir rekabet avantajı sağlarlar. Proje yönetimi metodolojileri, kurumsal imajın veya markanın korunmasını sağlarlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi ve Stratejik Planlama – 2

How the pandemic made for better strategic planning

Proje yönetimi için stratejik planlama, proje yönetimi için gerekli araçların geliştirilmesidir. Bu araçlar (dokümanlar, süreçler, teknikler vb.) bir araya getirildiğinde metodoloji ortaya çıkar. Metodolojiler, kurum genelinde projelerde eylem tutarlılığı ve yönetimin projenin ilerleyişini izleyebilmesini sağlarlar.

Yapılandırılmış bir metodoloji düşünme sürecini geliştirir ve rasyonel planlamaya olanak tanır. Özellikle günlük operasyonlara kendini kaptıran birçok yönetici, mantıklı bir düşünme sürecinin sağladığı düzeni destekleyecektir. Metodoloji geliştirmelerde iyi bir iletişim kurulduğunda ortak anlayış sağlanır, değişime karşı direnç azaltılabilir. Çalışanlar metodolojinin amacını anlamadığında değişim taahhüdü vermeyebilirler.

Proje Yönetimi Metodolojisi sağlam, mantıklı kararlara dayalı olmalı, ağırlıklı olarak organizasyonun neler yapabileceğine odaklanılmalıdır.

Doğru ve şeffaf bir proje yönetimi yaklaşımının yokluğunda kararlar kişisel inisiyatiflere dayanabilir, yapılan seçimler, kuruma değer katma konusunda yetersiz ve tutarsız olabilir. Kişisel inisiyatiflere dayalı seçimler genellikle kurum hedeflerinden çok departman ya da kişisel hedefleri tutturabilme kaygısı kaynaklıdır. Proje metodolojisi belirli, şeffaf ve hedefler net bir şekilde ortaya konmuşsa bu olumsuzluklar azaltılabilir.

Proje Yönetimi metodolojisinin hızlı bir şekilde geliştirilmesi, tam çalışan bağlılığı ve kabulünün sağlanması isteniyorsa, üst yönetimin stratejik planlamaya katılımı esastır. Katılım aşağıdaki gibi olmalıdır;

  • Bir şampiyon yönetici (sponsor olmak zorunda değildir) atanmalıdır.
  • Şampiyon yönetici süreci başlatmalıdır.
  • Şampiyon Yönetici, üst yönetimin fikirlerinin/arzularının metodolojinin tamamına dahil edildiğinden emin olmalıdır.

Üst yönetimin desteği başlangıçta görünmüyorsa, çalışanlar, üst yönetimin sürece bağlı olmadığına inanabilirler, destek vermekte tereddüt edebilirler. Zamanla tüm süreç gerçekçilikten uzaklaşır.

Şampiyon Yönetici, aşağıdaki zaman yönetimi faaliyetlerini geliştirmeli veya onaylamalıdır;

  • Metodoloji geliştirme zaman çizelgesini oluşturma
  • Kaynak gereksinimlerinin belirlenmesi ve kullanılabilirliğin sağlanması
  • Proje yönetim sistemlerini desteklemek için gerekli donanım/yazılım satın alımları için finansman sağlamak

Metodoloji Geliştirme için Kritik Başarı Faktörleri

Proje yönetimi için metodoloji geliştirme (stratejik planlama) için kritik başarı faktörleri, kuruluşun uzun vadeli hedeflerine ulaşması için gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri içerir.

Proje yönetimi mükemmelliğine ulaşmadaki kritik başarı faktörleri, proje yönetim sistemlerini tam olarak uygulamayanlar da dahil olmak üzere tüm organizasyon türleri için eşit olarak geçerlidir. Çoğu kurum, sistemi tam olarak uygulama çabalarında samimi olsalar da engeller kaçınılmazdır ve bunların üstesinden gelinmesi gerekir.

Acı Gerçeklerle Yüzleşmek

Proje ekiplerinden gelen yaygın şikayetlerin veya yaşanan problemlerin bir listesi çıkarılmalıdır;

  • Her projede kapsam kayması oluyor ve çalışanlar demoralize oluyor.
  • Tamamlanma tarihleri, proje kapsamı ve gereksinimler üzerinde anlaşmaya varılmadan önce irrasyonel bir şekilde belirleniyor.
  • Projenin tüm aktivitelerini tanımlayan ayrıntılı proje planları mevcut değildir.
  • Projelerde sadece son teslim tarihlerine odaklanıyoruz. Halbuki, kilometre taşlarına, kaliteye, faydalara ve sağlanacak değere odaklanmalıyız.
  • Yöneticiler proje yönetimi tekniklerini kullanmamıza izin vermiyorlar.
  • Eski ve güncelliğini kaybetmiş prosedürler yüzünden ilerleyemiyoruz.
  • İşi kapmak için düşük tahminler vermemiz için baskı yapılıyor, ancak projenin hedeflerini gerçekleştirmeye çalışırken destek verilmiyor.
  • Her departman kendi hedeflerine odaklanıyor, proje hedefleri ikinci plana atılıyor. Yönetim buna bilerek göz yumuyor.
  • Gizli ajandalar var. Projeye konsantre olmak yerine, bazı çalışanlar kendilerini öne çıkarmaya, puan toplamaya çalışıyorlar.
  • Kaynak yok deniyor ama bir çok anlamsız harcama görüyoruz.
  • Verilen taahhütler ile gerçekleşenler örtüşmüyor. Projede yapılacak işler ortada kalabiliyor.
  • Metodolojinin gerektirdiği dokümantasyon vb. ile uğraşmak yerine günlük operasyonlarla uğraşmak tercih ediliyor.
  • Olumsuz mesajlar göndermekten korktuğumuz için raporları ayarlayarak yönetime iletiyoruz.
  • Her zaman, herkesi memnun etmeye çalışanlar yüzünden boş taahhütlerle uğraşıyoruz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi ve Stratejik Planlama – 1

Stratejik Planlama 2.0 ve Yönetimde Çoklu Oyun Yaklaşımı, Nilüfer, Bursa /  Lotus Albatros

Stratejik planlama, bir organizasyonun gelecekteki yönü ile ilgili kararları formüle etme ve uygulama sürecidir. Her organizasyonun hayatta kalması için sürekli değişen ortama uyum sağlaması ve stratejik hedeflerine ulaşması gerekir. Süreç, tüm yönetim seviyelerine ve tüm organizasyon türlerine uygulanabilir.

Stratejik Planlama sürecinde çevresel fırsatlar ve tehditler, organizasyonel güçlü ve zayıf yönler masaya yatırılır. Firmanın sosyal sorumluluğu ve yönetimsel değerler ile birlikte değerlendirilir. Stratejiler belirlenir ve uygulanır.

Proje Yönetimi son adım olan Stratejinin uygulanmasında devreye girer. “Ne” yapılacağını belirlemek kadar “Nasıl” yapılacağını da belirlemek önemlidir.

Proje Yöneticisinin Stratejik Planlamaya Katılımı

Geçmişte, proje yöneticileri proje onaylandıktan ve proje başlatma belgesi yayınlandıktan sonra proje dahil olurlardı. Proje Yöneticisinin herhangi bir görüşü alınmadan genellikle gerçekçi olmayan zaman, bütçe vb. kısıtlar belirlenir, projeyi başarmaları istenirdi.

Artık Proje Yöneticileri alınan kararlara daha aktif katılarak, sadece söyleneni yapan değil iş hedeflerini gerçekleştiren olarak konumlanıyorlar. Bu nedenle, proje seçim sürecine dahil edilip, stratejik planlama faaliyetlerine katılıyorlar. Böylelikle proje seçimlerinde ve önceliklendirilmelerinde daha gerçekçi ve rekabetçi bir sonuç ortaya çıkıyor.

Metodoloji fark etmeksizin (geleneksel, çevik veya hibrit) iyi ve kapsayıcı proje yönetimi metodolojisi, daha iyi müşteri memnuniyeti ve daha fazla kazanç sağlayabiliyor.

Çoğu zaman, kuruluşun yetenekleri tam olarak anlaşılmadan projeler seçilir ve onaylanır. Bunun nedeni, üst yönetimin mevcut işgücüne aşırı yüklenmeden ne kadar ek iş üstlenebileceğini bilmemesidir. Proje yöneticilerinin stratejik planlama sürecine erken dahil edilmesi aşağıdaki soruların yanıtlanmasını sağlayabilir;

  • Ne kadar kaynak gerekecek?
  • Kaynaklar hangi beceri seviyelerine sahip olmalıdır?
  • Kuruluşun şu anda dahili olarak yeterli kaynakları var mı?
  • Kaynaklar tam zamanlı mı yoksa yarı zamanlı mı olacak?

Stratejik projelerin seçimi süreci, organizasyonun en üst seviyelerinde gerçekleştirilir, ancak proje yöneticisinin katılımı, sonraki karar verme sürecini hızlandırabilir. Bu noktada üst yönetimin değerleri ve işe yaklaşım tarzı nihai kararın nasıl verileceğini belirler.

Süreç Nasıl Olmalı?

  1. Değişen koşullar altında dış ortam (sektör, rakipler vb.) incelenir, fırsatlar veya tehditler açısından yorumlanır.
  2. Güçlü ve zayıf yönler açısından kuruluş altyapısı analiz edilir.
  3. Çevresel fırsatlar ve tehditler, mevcut kaynakların güçlü ve zayıf yönleriyle eşleştirilerek misyon tanımlanır.
  4. Üst yönetim, misyonunu sürdürmek için hedefler belirler.

Uygulama

Stratejik planlamanın ikinci adımı olan uygulama, stratejik planı gerçeğe dönüştürür. Bu noktada proje yönetimi zorunludur.

Uygulama, stratejik hedefler ile devam eden faaliyetler ve/veya projeleri arasında uyum yaratmalıdır. Uygulama, organizasyonun tüm seviyelerini içerdiğinden, tam bir koordinasyon ve entegrasyon gerektirir.

Entegrasyon yönetimi, proje yönetiminde hayati bir özellik taşır. Kuruluştaki tüm planların (proje, pazarlama planı, üretim planı vb.) birbirleri ile hizalanmaları ve entegre edilmeleri gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetimi ile İlgili Yanılgılar ve Yeni Görüşler

Change Communication - the old and new. - Conversations of Change

Proje yönetimi, proje odaklı olan veya olmayan, hibrit firmalar da dahil olmak üzere neredeyse her sektörde olgunlaşmaya başladı. Proje yönetiminin sunduğu avantajlar, eski kafalılar dahil olmak üzere tüm yönetim seviyelerinde anlaşılmaya başlandı. Proje yönetiminin, şirketin ve yapılan işin, ürünün değerini artıran bir süreç olduğu görülmeye başlandı.

Proje yönetiminin faydalarına ilişkin yıllardır gözlemlediğimi yanılsamalar ve yanlış anlamalar yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Aşağıda bu konudaki yanılgıları veya geçmiş görüşleri, yeni görüşlerle birlikte ele alalım;

Proje Yönetimi Maliyeti

  • Yanılgı: Proje yönetimi daha fazla insan gerektirir ve ek maliyet yaratır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, kalite veya değerden herhangi bir fedakarlık yapmadan, daha kısa sürede ve daha az kaynakla daha fazla işi tamamlayarak operasyon maliyetimizi düşürmemizi sağlar.

Karlılık

  • Yanılgı: Karlılık düşebilir.
  • Yeni görüş: Karlılığı artırır.

Kapsam Değişiklikleri

  • Yanılgı: Proje yöneticisinin aşırı yaratıcılık arzusundan dolayı projelerdeki kapsam değişikliklerinin sayısını artırır ya da Proje Yöneticisi çok katı bir şekilde kapsam değişikliklerine izin vermez.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, kapsam değişikliklerinin daha iyi kontrol edilmesini sağlar. İyi proje yöneticileri, “gereksiz” kapsam değişikliklerinden kaçınmaya çalışır.

Organizasyonel Performans

  • Yanılgı: Birden fazla raporlama kanalı, organizasyonel istikrarsızlık yaratır ve çatışma potansiyelini artırır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, kurum kültürünü dikkate alarak organizasyonel davranış ilkelerinin daha iyi uygulanmasını sağlar, organizasyonu daha verimli ve etkili hale getirir.

Müşteri iletişimi

  • Yanılgı: Proje yönetimi, müşteri için “göz boyama”dır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, müşterilerimizle daha yakın bir çalışma ilişkisi geliştirmemizi sağlar. Bu, artan iş fırsatlarına yol açabilir.

Sorunlar

  • Yanılgı: Proje yönetimi, normalden daha fazla sorun yaratır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, sorunları etkin bir şekilde çözmek için bize yapılandırılmış bir süreç sağlar.

Uygulanabilirlik

  • Yanılgı: Proje yönetimi yalnızca havacılık, savunma ve inşaat endüstrileri gibi büyük, uzun vadeli projeler için geçerlidir.
  • Yeni görüş: Hemen hemen tüm sektörlerdeki tüm projeler, proje yönetimi ilkelerinden yararlanabilir.

Kalite

  • Yanılgı: Proje yönetimi, kalite sorunları yaşama potansiyelini artırır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, ürün ve hizmetlerimizin kalitesini ve değerini artırır.

Güç/Yetki

  • Yanılgı: Birden çok raporlama kanalı, güç ve otorite ile ilgili sorunları artıracaktır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, güç/yetki sorunlarını azaltır.

Odak

  • Yanılgı: Proje yönetimi, yalnızca projeye odaklanır.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, şirketin çıkarları için daha iyi kararlar vermemizi sağlar.

Proje Sonucu

  • Yanılgı: Proje yönetimi, ürünleri müşteriye teslim eder.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi, müşteriye ihtiyaç duyduğu çözümleri sunar.

Rekabet gücü

  • Yanılgı: Proje yönetiminin maliyeti bizi rekabetçi olmaktan çıkarabilir.
  • Yeni görüş: Proje yönetimi işlerimizi artırır (ve hatta itibarımızı artırır).

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Yönetiminde Pugh Matrisi

Portföy Yönetiminde doğru projeyi, Proje Yönetiminde doğru tedarikçiyi seçmeniz gerekir.  Öte yandan projelerde ürün kalitesi kadar süreçlerin (proje yönetimi, satın alma vb.) kalitesine ve iyileştirilmesine odaklanmanız, doğru alternatifi seçmeniz gerekir. İskoç bilim adamı Dr. Stuart PughUn geliştirdiği Pugh Matrisi iyileştirme alternatiflerinin seçimi için kullanılabilir. Doğru iyileştirmeyi seçmeye yardımcı olur.

Nasıl hazırlanır?

  1. Değerlendirme kriterleri tanımlanır: Çözümünüzün en önemli ve istenen özellikleri nelerdir?
  2. Değerlendirme kriterleri önceliklendirilir.
  3. İyileştirme alternatifleri tanımlanır.
  4. Alternatiflerin etkileyeceği mevcut durum “TEMEL” referans değeri belirlenir.
  5. Her bir kriter, referans değer ile karşılaştırılarak “daha iyi, aynı veya daha kötü” olarak değerlendirilir. Daha iyi için “+”, aynı “0” ve daha kötü için “–“ kullanılabilir. 
  6. Her alternatif için verilen değerler toplanır.
  7. En iyi alternatif seçilir.
  8. Çeşitli alternatiflerin ve en iyilerin bir karışımından daha optimal bir çözümün var olup olmadığı değerlendirilir

Faydaları

  1. Alternatifleri değerlendirmek ve karşılaştırmak için basit bir araçtır.
  2. Uygulanamaz çözümleri hızlıca görmeyi sağlar.
  3. Tüm olası alternatiflerden en iyisinin verimli bir şekilde değerlendirilebilmesini sağlar.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Değerlendirme kriterlerini dikkatlice seçin. Çok fazla kriter süreci yavaşlatabilir.
  2. Herkesin üzerinde hem fikir olduğu bir derecelendirme ve ağırlıklandırma kullanın. Ağırlıklandırma sisteminin yanı sıra artı veya eksinin ne anlama geldiğini tanımladığınızdan emin olun.
  3. Güçlü ve zayıf taraflara odaklanın. Olumluları geliştirin ve olumsuzları olumluya çevirmek için neler yapabileceğinizi değerlendirin.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

Proje Yönetiminde RAID Analizi

RAID Log - Benefits of Maintaining a RAID Tracker | Project management templates, Excel templates project management, Project management

Problemler, bilinen ve bilinmeyen risklerin gerçekleşmesiyle sonuçlanır. Bilinen riskler için hazırlığımız olabilirken bilinmeyen risklerde hazırlıksız yakalanabiliriz. Projelerde her kadar kapsamlı plan yapılsa bile sorunlarla karşılaşmak kaçınılmazdır. Proje ilerlerlerken sorunları gerçek zamanlı olarak ele almak ve çözmek gerekir.

RAID Analizi, riskleri, varsayımları, sorunları ve bağımlılıkları yönetmek için bir sistemdir.

RAID, Riskler(Risks), Varsayımlar(Assumptions), Sorunlar(Issues) ve Bağımlılıklar(Dependencies) kelimelerinin baş harflerinden oluşur.

Nedir?

Riskler, projelerin potansiyel problemlerdir. Proje üzerinde daha çok olumsuz bir etkisi olduğu düşünülür ancak olumlu riskler de vardır.

Varsayımlar, proje ile ilgili beklentilerdir. 

Sorunlar, projede bir şeyler ters gittiğinde ortaya çıkar. Bir sorun yönetilmez ve çözülmezse, projeyi yolundan çıkarabilir veya projenin başarısız olmasına neden olabilir.

Bağımlılıklar, projenin iç ve dış, iş veya personel bağımlılıklarıdır.

Bu nedenle RAID Analizi, riskleri, varsayımları, sorunları ve bağımlılıkları izlemeye yarayan proje yönetim aracıdır. Bu bilgileri düzenlemenin basit bir yoludur. Toplantılar ve proje gözden geçirmelerinde kullanışlıdır.

Nasıl Kullanılır?

Riskler

Riskler, risk kayıtlarında toplanır. Risklerin her biri için, gerçekleşme olasılığı ve etkileri değerlendirilir. Olasılık ve etki bağlamında riskleri önceliklendirilir ve riske yanıt planları hazırlanır, risk sorumlusu belirlenir.

Varsayımlar

Proje ile ilgili öngörülen durumlar, beklentiler yazılır. Proje gözden geçirme toplantılarında gözden geçirilir.

Sorunlar

Sorunlar, Sorun Kayıtlarına açıklama, çözüm eylemleri, sorumlusu, tarihler, durum ve gözden geçirme takvimi ile girilir.

Bağımlılıklar

Proje ile ilgili ele alınması gereken iç veya dış, iş veya kaynak bağımlılıklarının listesidir. Projede hangi bağımlılıkların olduğunu ve nedenlerini  içerir.

Artılar ve Eksiler

Tüm sorunları çözebilecek gümüş kurşun yoktur.

Artıları

  • Proje hakkında organize ve stratejik bir şekilde düşünmeyi sağlar.
  • Topladığınız bilgilerin, bilmesi gereken kişilere kolayca iletilmesi ve iletişim için bir kısayoldur.
  • Sorunların, tek kişi ile değil tüm paydaşların katkısıyla çözümünü kolaylaştırır.
  • Riskler ve sorunlar ortaya çıktıkça, kontrol etmeyi ve izlemeyi kolaylaştırır.
  • Planların ne kadar etkili bir şekilde yürütüldüğünü ölçmenin kolay yoludur.
  • Proje risk ve problem yönetimi üzerinden daha iyi bir kontrol sağlar.
  • Tüm paydaşların, projenin yaşam döngüsü boyunca tabi olunan bağımlılıkları gerekçeleriyle birlikte bilgilendirilmeleri sağlar.
  • Proje sırasında yapılan varsayımların geçerliliğini değerlendirmeyi sağlar.

Eksileri

  • Dengesiz projelerde sık sık gözden geçirme gerekliliği zaman kayıplarına yol açabilir.
  • Doğru ayrıntı seviyesi yakalanamazsa detaylarda kaybolunabilir. Ne çok derin ne de çok sığ olmalıdır.
  • Sadece yapmak için yapmak değerini düşürür. Gerçekçi ve güncel olması, kaliteli veri içermesi gerekir.
  • Her bölümüne farklı bakış açısıyla yaklaşmanız gerekir. Örneğin sorunlar, risklerden farklıdır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

 

Proje Yönetiminde Zaman Değer Haritası

Six Sigma World: What is a Time Value Map?

Projelerde gerçekleştirilen katma değerli ve katma değerli olmayan aktivitelerin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Proje müşterisinin algılandığı şekliyle iş sürecine neyin değer kattığına odaklanılır. Amaç, müşteriye sunulan değeri en üst düzeye çıkarırken süreci daha verimli hale getirmektir. Projelerdeki ve süreçlerindeki israfı ve katma değeri olmayan faaliyetleri belirlemeye ve analiz etmeye yardımcı olur.

Projenin başlangıcından ürün veya hizmetin teslimine kadar ne kadar zamanın boşa harcandığını izlemek için kullanılır. Özellikle bekleme ve gereksiz gecikmeler başta olmak üzere zamanla ilgili israfların tespit edilmesini sağlar. Bu yaklaşımda her bir aktiviteyi tamamlamanın ne kadar sürdüğünü incelemek, bekleme, onay, kabul vb. ile ilgili gecikmeleri belirlemek gerekir.

Projedeki her süreç veya aktivite üç kategoriden birinde sınıflandırılabilir:

  • Katma değerli faaliyetler – Müşterinin bakış açısından bir ürün veya hizmetin değerini artıran faaliyetleri ifade eder.
  • Müşteri Katma değeri olmayan faaliyetler – Değer katmayan ve müşterinin ödeme yapmak istemediği faaliyetlerdir. Şirketin politikaları veya çıkarları için gerekli olabilirler.
  • Katma değeri olmayan faaliyetler – Ürün veya hizmete hiçbir değer katmayan, ticari, operasyonel, prosedürel vb. nedenlerle gerekli olmayan faaliyetleri ifade eder.

Zaman değeri haritasında, tüm faaliyetler yatay bir zaman çizelgesi boyunca zaman değerleriyle orantılı çubuklar olarak çizilir. Müşteriye değer katan faaliyetler zaman çizelgesinin üzerinde, müşteriye değer katmayan faaliyetler ise zaman çizelgesinin altında çizilir. Katma değerli ve katma değerli olmayan faaliyetleri ayırt etmek için farklı renkler kullanılabilir.

Nasıl Hazırlanır?

  1. Projenin başlangıç, planlama, yürütme, izleme&kontrol ve kapanış süreçlerini belirleyin.
  2. Analiz edeceğiniz süreci yatay bir düzlemde çizgi şeklinde çizin.
  3. Süreçteki aktivitelerin başlangıç ve bitiş zamanlarını, sürelerini, beklemeleri belirleyin.
  4. Katma değerli faaliyetlerin süresini temsil edecek çubuklar çizin.
  5. Katma değeri olmayan aktivite sürelerini temsil edecek diğer çubukları çizin.
  6. Toplam katma değer süresini, toplam katma değeri olmayan süreyi oranlayın.
  7. Katma değeri olmayan faaliyetleri ortadan kaldırmak veya azaltmak, toplam süreyi azaltmak için öneriler geliştirin.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Disiplinli Çevik – 6

A new model for consulting: Embracing digital delivery - Hospital Times

Çevikliğin kendisi, çoğunlukla teoriye dayanan ve çoğu yanlış olduğu anlaşılan geleneksel stratejilere karşı bir isyandır. Ancak tüm yeni akımlarda olduğu gibi işin özünü anlamayan yeni nesil bir ayak takımı ortaya çıkarmıştır.

Önemli olan gerçek sorunların farkında olup çözümler üretebilmektir. Moda yaklaşımları ezbere benimsemek bu işten nemalananlara para ve zaman kazandırsa da işin özü her zaman kazanır. Statükoyu, süreçlerimizi, iş yapış tarzımızı her zaman sorgulamak zorundayız.

Uzun vadeli tahmin yapmayı yanlış bulurken her gün 15 dk. herkesi (gerekli gereksiz ayırmadan) toplamak, motive olmayan bir ekipten motiveymiş gibi işe yaklaşmalarını beklemek gibi hataların yapılmaması gerekiyor. İnsanları ritüller ya da yöntemler motive etmez, yaklaşım önemlidir.

Her proje ekibinin başarılı olmak için nasıl çalışmalıyız, birlikte değer üretecek iş yapış tarzımız ne olmalı konusunda hemfikir olmaları gerekir.

Çevik olmak bizi yanlışlarımızdan uzaklaştırdığı sürece anlamlı olacaktır. Eski alışkanlıkları farklı şekillerde devam ettirmek sonuç vermeyecektir. Geleneksel proje yönetiminin yarattığı riskler veya giderlerin sayısallaştırılması, değer kaybettirdiği noktalar belirlenmeli, ezbere yöntemlere değil kuruma ve paydaşlara uygun çözümlere yönelinmelidir.

Uygulanabilirliğin yanlış olabileceği unutulmadan ritüller ve şablonlar körü körüne takip edilmemelidir. Bağlama uygun ritüel veya şablonların seçilmesi hem işleri hızlandır hem de kaliteyi iyileştirir.

Birkaç öneri;

  • Zor ve karmaşık zaruri işlerin öncelikle yapılması, son zamana kadar ötelenmemesi (sınava son gün çalışmak) gerekir.
  • Projelerde ekip üyelerinin değişiklik, geri bildirim vb. konulardan kaynaklanabilecek korkularını dikkate alın ve üzerine gidilmesini sağlayın. Yönetimin ve proje ekiplerinin olumsuz sonuçlardan kaçınmaması, onları olumluya çevirmenin yollarını bulması gerekir.
  • Alınan her kararın sonuçlarının herkesçe anlaşılması, karşı olsa dahi düşüncelerini dile getirmesi çevikliği artırır.
  • Neden diye sorun. Bir şeyi gerçekten anlamak için, bunun neden olduğunu, neden böyle çalıştığını veya başkaları için neden önemli olduğunu sorgulamanız gerekir. Belki tekrar ve tekrar sormanız gerekebilir. Toyota’nın “5 neden” kuralını ezbere 5 kere neden diye sormaya çevirmeyin, asıl nedene ulaşana kadar sormaya devam edin.
  • Her gün bir şeyler öğrenin, kendi kişisel Ar-Ge’nizi yapın. Çeviklik her gün bir şeyler öğrenmeye çalışmaktır. Önünüzdeki öğrenme fırsatlarını değerlendirin, vaktinizi boş işlerle harcamayın.
  • Saygılı olun. Herkesin farklı olduğunu, farklı deneyimler, tercihler ve değerlele donanımlı olduğunu unutmayın.
  • Farklı fikirlere değer verin. Farklı düşünce yapıları herkesin birbirinden bir çok şey öğrenmesini sağlar .
  • Mütevazı olun. Mütevazı olmak, öğrenmenin ve saygılı olmanın anahtarıdır.
  • Denemekten korkmayın. Denemeler, mevcut bağlamınızda sizin için neyin işe yarayıp neyin yaramadığını öğrenmek için fırsattır. Denemeye istekli ve yetenekli olmak, her iyileştirme çabası için çok önemlidir.
  • Şeffaf olun. Kendinizin ve ekibinizin gerçekte ne yaptığınızın üzerini örtmeyin. Herkes bu konuda rahat olmasa da şeffaflık karşılıklı güven duygusu için önemlidir. Eskiden “Karpuz firma” denirdi. Dışı yeşil içi kırmızı. Açık ve dürüst olmak her zaman iyidir.
  • Başarıya ve sonuca odaklanın. Paydaşlarımızın neye ihtiyacı olduğunu, hangi sonuçları sağlayabileceğimizi, neyin onları memnun edeceğini anlamayız.
  • Deneyimsizler sadece okuma ile kavramları kutsallaştırıp çevikliği aptallaştırabiliyorlar. “Çevik oldum” demekle olmuyor, “sürekli daha çevik nasıl olabiliriz” diye düşünmek gerekiyor. Bu yapabilmek için işbirlikçi, herkesin birbirine saygılı davrandığı ve güvendiği bir ortamın olması, herkesin kendini işini nasıl yapacağını gerçekten bilmesi gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Disiplinli Çevik – 5

Scaled Agile | Disciplined Agile Delivery | Enterprise Agile

Çevik Manifesto’nun 20 yıldır geliştirilmemiş olması enteresan. Disiplinli Çevik Manifesto bu açıdan daha gelişmiş bir manifesto olarak duruyor.

Çevik Manifesto nedense bilişim, yazılım odaklı olarak hep düşünüldü. Halbuki çevik yaklaşım her kurum, sektör ve projede ele alınabilecek bir konu olduğunu düşünüyorum.

Çevik manifesto fazla müşteri odaklı. PMBOK 7 vb. metodolojilerin “paydaş” odaklı olması büyük bir avantaj sağlıyor.

Çeviklik kavramı projeler özelinde değil insanlar(ekipler) özelinde ele alınmalı, projeleri başarıyla tammalamanın özelinde kurumu geliştirme ve iyileştirme yönünde değerlendirilmelidir.

Diğer bir konu ise çevik olmak demek değişime yanıt vermekten çok geri bildirime yanıt vermek demektir. Paydaşlarımızla yakın çalışmanın önemi burada yatıyor. Gerçek ihtiyaçları daha iyi anladığımızda, gereksinimlerin doğasını ve nasıl yöneteceğimizi daha iyi anlayabiliriz.

Disiplinli Çevik Yaklaşım, Yalın yöntemlerde olduğu gibi bütünü dikkate alıyor, iş akışını görselleştirmeyi öneriyor ve devam eden işleri en aza indirmeyi (çoklu değil tek işe odaklanma) merkezine alıyor.

Bu açıdan bakıldığında Disiplinli Çevik Manifesto aşağıdaki maddeleri öneriyor;

  1. En yüksek önceliğimiz, değerli çözümlerin erken ve sürekli teslimi yoluyla paydaşları memnun etmektir.
  2. Ortaya çıkan gereksinimleri, ürün ya da proje yaşam döngüsünün sonlarında bile memnuniyetle karşılayın. Çevik süreçler, paydaşın rekabet avantajı için değişimi kullanır.
  3. Sıklığı giderek artırmayı hedefleyerek, sürekli olarak değerli, faydalı çözümler sunun.
  4. Paydaşlar ve geliştiriciler, müşteri memnuniyeti için günlük olarak aktif olarak işbirliği yapmalıdır.
  5. Motive olmuş kişilerden ekipler oluşturun. Onlara ihtiyaç duydukları ortamı ve desteği verin. İşi tamamlamaları için onlara güvendiğinizi gösterin.
  6. Ekip içinde bilgi paylaşmanın en verimli ve etkili yöntemi, ideal olarak beyaz tahta karşısında yüz yüze görüşmedir.
  7. Sürekli değer sunmak, ilerlemenin birincil ölçüsüdür.
  8. Çevik süreçler sürdürülebilir teslimatı teşvik ederler. Sponsorlar, geliştiriciler ve kullanıcılar, süresiz olarak sabit bir hızı koruyabilmelidirler.
  9. Teknik mükemmelliğe ve iyi tasarıma verilen sürekli dikkat, çevikliği artırır.
  10. Sadelik (yapılmayan iş miktarını en üst düzeye çıkarma) esastır.
  11. En iyi sonuçlar, kendi kendini organize eden ekiplerden ortaya çıkar.
  12. Ekip sürekli olarak nasıl daha etkili olunacağını düşünür, denemeler yapar, öğrenir ve davranışlarını buna göre uyarlar.
  13. Kuruluşun varlıklarından (politika, prosedür, altyapı vb.) yararlanmak için ilgili sorumlu kişilerle işbirliği yapın ve sürekli geliştirin.
  14. Sorunsuz teslimat akışı oluşturmak ve devam eden işi minimumda tutmak için işi görselleştirin.
  15. Çevik, çevik olmayan ve hibrit ekipleri desteklemek için yalnızca bireyleri ve ekipleri değil, tüm kuruluşu geliştirin.
  16. Veriye dayalı kararlar almak için elle olarak toplanan ölçümler yerine otomatik ölçümleri tercih ederek çalışmalarımızı ve sonuçlarınızı ölçün.
  17. Ekibin açık ve dürüst olması için tam şeffaflık sağlayın.

Yalın Yazılım Geliştirme

The Lean Mindset’te Mary ve Tom Poppendieck, özellikle bilişim projelerinde değer akışını optimize etmek için yalın üretimin yedi ilkesinden bahsediyorlar. Disiplinli Çeviğin anlaşıması için önemli olduüunu düşünüyorum;

  1. Atıkları ortadan kaldırın. Değer katmayan herhangi bir faaliyeti yapmayın.
  2. Kaliteye odaklanın. Proje sonrası problemleri en aza indirmeye çalışın.
  3. Öğrenin. Planlama yararlıdır ancak öğrenme esastır. Ekiplerin, paydaşların gerçekten ne istediğini keşfetmesi ve bu bilgiye göre hareket etmeleri için yinelemeli geliştirme gibi stratejilerin teşvik edilmesi gerekir.
  4. Taahhüdü erteleyin. Başlangıçta her şeyi tam anlamıyla tanımlamaya çalışmayın. Değişime toleranslı esneklik ve geri alınamayacak kararları mümkün olan en son ana kadar planlamayın.
  5. Hızlı teslim edin. Ekiplerin iş yükünü kapasiteleriye sınırlayarak, güvenilir ve tekrarlanabilir bir iş akışı oluşturulabilir. Gerçekçi kurumlar, ekiplerden yapabileceklerinden fazlasını talep etmezler.
  6. İnsanlara saygı gösterin. İlgili ve düşünen insanlardan sürdürülebilir avantaj elde edilebilir. Bunun anlamı şudur: Ekipleri kontrol etmeye değil, motive etmeye ve etkinleştirmeye odaklanan, yalın bir yaklaşım gerekir.
  7. Bütünü optimize edin. Etkili olmak istiyorsak, büyük resme bakmamız gerekir. Sistemlerin birbirleri ile etkileşimini anlamız gerekir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler