Kategori arşivi: Motivasyon

Pozitif Motivasyon

En iyi motivasyon kişinin kendisini motive etmesidir. Eğer birileri beni motive etsin yada moralimi düzeltsin diye bekliyorsanız biran önce kendi başınızın çaresine bakacak planınızı yapmaya başlamalısınız.

Hemen hemen herkes sırtının sıvazlanmasından hoşlanır. Başardığından yada yaptığının doğruluğundan emin olamayan biri için bu sıvazlama en büyük destekleme ve onaylamalardan biri olacaktır.

Çoğu insan kötü alışkanlıklarını “acıya” dönüştüğünde bırakır. Yaptıklarının kötü olduğunu bildikleri ve kendi kendilerine dırdır etmelerine rağmen o alışkanlıktan kurtulmak için yeterince acı çekmeyi beklerler. Suçluluk, şüphe, utanma ve kendini cezalandırma gib i işe yaramayan negatif davranışları kendilerine yapıştırırlar.

Aslında 10 kilo vermeyi kutlamak yerine aldıkları 1 kilonun derdine düşmeyi tercih ederler. Özetlemem gerekirse insanlar kendilerini döve döve motive etmeye çalışırlar.

Birde şöyle düşünmek lazım: Eğer sizde başkalarını aynı şekilde motive etmeye kalksanız ne kadar sonuç alırsınız?

Öncelikle “olabilirlikler” yaklaşımından hedeflerle düşünme yaklaşımına geçmeniz lazım. Kendi sırtınızı sıvazlayabileceğiniz ve kendi kendinizi cesaretlendirebileceğiniz şekilde bir düşünce tarzına geçmeniz gerekiyor.

Neyi yanlış yaptığınıza odaklanmaktansa neyi doğru yapabileceğinize odaklanmanız gerekir. İşte bu noktada pozitif bir bakış açısıyla olayları ve kendinizi değerlendirmeniz çok önemlidir.

Yapmak istediğiniz şeyleri yaptığınızda kendi kendinizi ödüllendirmeniz doğal düşünce tarzınız olmalı, kendinizi zorlayarak yaptığınız şeylerde değil. Kendinizi her adımda ödüllendirmek bir sonraki adım için cesaretlenmeniz ve ilerlemenizi kolaylaştırmanzı anlamına gelecektir.

Kendi kendinizi nasıl ödüllendireceksiniz?

  • Öncelikle belirli ödül seviyeleri belirleyin. Kararlılığınızı mutlaka değerlendirme kriteri olarak alın.
  • Ödülün kendiniz için anlamlı olması önemli. Bazen bir çift ayakkabı bazen bir kitap doğru olacaktır.
  • Şimdi bir şeyleri gerçekleştirdiğinizde kendinize belirlediğiniz ödülü alın. Yemek ödül değildir.
  • Küçük hediyeler küçük şeylerde büyük hediyeler büyük şeylerde olmalı.
  • Eğer sağlık, kilo gibi, hedeflerinize ulaştıysanız bunu kutlayın.
  • Kendinize dürüst olun. Ödülü almaya değil hedefi gerçekleştirmeye odaklanın.

Ödüller ne olabilir? Okumaya devam et

Gerçek motivasyon nedir?

Yaptığınız her şey ister büyük ister küçük olsun hayatınızda başardığınız şeyleri gösterir. Ve her yaptığınız şeyin arkasında sizi motive eden bir şey mutlaka vardır. O zaman motivasyonun gerçek anlamı nedir? Gerçek motivasyon nedir?

Sizin için motivasyon verilecek bir ikramiye, prim ya da hediye midir? Öğrencilik yıllarınızda anne ve babanız karnenizin iyi olması durumunda size ödül veya hediye vereceklerini taahhüt ederler miydi? Bu ödül için yıl içinde çalışır didinir, karnenizi iyi getirmeye çalışırdınız değil mi?

Ya motivasyonun korku olduğu durumlara ne demeli? Örneğin diyet yapmaya başlamazsanız kolestrol seviyeniz çok yükselecek ve kalp krizi geçirebileceksiniz diyen bir doktorunuz varsa. Diyet yapmak ve zayıflamak için motive olursunuz ama ödülünüz sağlığınızdır motivasyonunuz ise korkunuz(argo’da yusuf yusuf:)).

Bence dışarıdan gelen motivasyonlar çok önemli değil. Önemli olanın içinizden gelecek olan motivasyon olduğuna inanırım. Belki “herkes kendi kapasitesince güçlüdür” gibi bir laf bile uydurabilirim.

Okumaya devam et

İşyerinde mutlu olma

İşyerinizde mutlu olmak işinizi ne kadar sevdiğinize ve işyerindeki huzurunuza bağlıdır. İşinizi sevmiyorsanız yapacak bir şey yok ama gerek huzurunuzu sağlamak gerekse kontrol edebileceğiniz konularda kendiniz için bir şeyler yapmak elinizdedir.

Çalıştığınız oda veya salonda, masanızda otururken ışık fazla yada az ise yada klima, havalandırma size yakın yada uzak ise rahatınız bozulabilir. Ör. Yazın klimadan uzaksanız ve yerinizi değiştiremiyorsanız daha rahat şeyler giyebilirsiniz.

Koltuğunuzda rahat değilseniz mutlaka aynısında toplantı odasında vb. başka yerlerdede vardır, değiştirebilirsiniz.

Arada bir ayağpa kalkıp esnemek ve vücudunuzu germek, plazalarda çalışmıyor ve pencereden dışarı bakma şansınız varsa camdan şöyle dışarı bakıp derin bir nefes almak sizi oldukça rahatlatabilir.

Masanıza kendinizi rahat hissettirecek eşinizin, çocuğunuzun resmi, masa lambası vb. aksesuarlar alabilirsiniz

Eğer çok telefonla konuşuyorsanız kendinize bir kulaklık seti alın. Her ne kadar Türkiye’de yaygınlaşmamış olsada filmlerde gördüğünüz kulaklık setleri ile tüm gün sürekli telefon konuşmalarını rahatça yapabilirsiniz.

Masanızın üstü kafanızı sürekli meşgul edecek doküman ve dosyalarla dolu olmasın.

Okumaya devam et

Çalışanlarımı nasıl motive ederim?

Yapılmasını istediğiniz bir şeyi yapmaları için çalışanlarınızı nasıl motive edeceğinizi soruyorsanız, cevabı çok basit: Yapamazsınız!

Biz insanları motive edemeyiz. İnsanlar zaten motivedirler. Fakat biz onları neyin motive edeceğini anlayabilir ve bu bilgiyi onların enerjilerini kurumsal amaçlarımıza yöneltmede kullanabiliriz.

Herkes motivedir

İnsanlar musluklardaki su gibidir. Tek yapmanız gereken akmaları için gereken fırsatı yaratmak. Su akmaya hazırdır ama musluğu açmanız gerekir.

Bazıları nehirler gibidir. Kendi kanallarında akarlar. Eğer bırakırsanız mutlaka denize varırlar. İnsanlarda kendi hedeflerine varmak için gereken enerjiyi kolaylıkla harcarlar. Bizim yöneticiler olarak yapmamız gereken onların varmaya çalıştıkları sonuçların kurumsal faydasını izlemektir.

İnsanlar birçok şeyi kendi görüşlerine göre yaparlar, size göre değil.

Biz yönetim olarak çalışanlara yaptıkları işin onlara faydasını göstermeli ve kurumun yararına tavır benimsemelerini sağlamaya çalışmalıyız. Bunun en önemli yollarından biriside başarılı oldukları konularda ödüllendirme ve takdir etmektir.

İnsanları acı değiştirir.

Eğer sürekli aynı konumda kalma acısı, değişme acısını geçese insanlar değişirler. İnsanların doğru yönde değişmeleri için mevcut durumlarının onlar için dezavantajlı hale gelmesi gerekir. Örneğin benzin fiyatları tırmandığında dizel arabalara yönelim başladı. Yani benzin fiyatının verdiği acı dizel arabalara ödenecek yüksek fiyat acısını geçti.

En etkin iletişim sorgulama ile başlar.

Eğer bir şey kişisel hale gelirse önemi artar. Eğer müşterileriniz yada çalışanlarınız “Biz kimiz veya neyiz?” konusunu sorgulamaya başlamışlarsa iyi şeyler geliyor demektir. Örneğin Kodak, fotoğraf filmi satmıyordu, “Anılarınızı bize emanet edebilirsiniz” diyordu.

Çalışanların kuruma sadakati konusu hep üzerinde durulan bir konudur. Fakat onların sadakat göstermeleri için kişisel beklentileri olduğu hep atlanır. Buyüzden onların sadakatini sağlamak onları anlamaktan ve onlara kurumu iyi anlatmaktan geçer. Çalışanlara şirket için ne yaptığınızı değil onlar için ne yapacağınızı anlatmalısınız. Ör. Sizin için teknik becerilerinizi geliştirmek için bir eğitim programı hazırladık. Temel ihtiyaçlarınız için bir kılavuz hazırladık vb.

İnsanların ilgilenmelerini istiyorsanız önce sizin onlarla ilgilenmeniz gerekir.

İnsanları dinlemek sadece onları duymak demek değildir. Dinlemek aktif, duymak pasif bir eylemdir. Eğer çalışanları yeterince dinlerseniz hem sıkıntılarını hemde problemleri öğrenebilirsiniz. Ayrıca çalışanlarınızın tuttuğu takımları, hobilerini, alerjilerini vb. bilmeniz önemlidir.

Övmek en güçlü motivatördür.

Herkes bir şeylerden gurur duyar. Eğer insanların kendileri ile gurur duyacakları şeyleri yakalarsanız motivasyon için mükemmel bir kapı açmış olursunuz. Ayrıca övmek ya da iftihar ettiğinizi göstermek kişinin özgüvenini pekiştirecektir. Eğer çalışanlarınızın özgüveni yerindeyse yani onları kırmamışsanız çok iyi bir durumdasınız demektir. Çünkü kendisi ile ilgili ne hissediyorsa size ve müşterilerinize onu verecektir. Kendini iyi hissetmeyen çalışanlarla kurumunuzun ileri gitmesi mümkün değildir.

İnsanları değiştiremezsiniz sadece davranışlarını değiştirirsiniz.

Davranışı değiştirmek içinde duyguları ve inançları değiştirmeniz gerekir. Yani size güven duyulmuyorsa önce bunu değiştirmeniz gerekir. Bunu iyi düşünün!

Çalışanların algılayışı yöneticilerin gerçekliğidir.

En önemli noktalardan biriside budur. Çalışanlarınızla konuştuğunuzda onlar sizi anladıkları şekilde yanıt verirler. “Anlatabildim mi?” “Anlatabiliyor muyum?” şeklinde sık kullanılan sorgulamalar ya istenilen şeyden emin olunmadığı yada çalışana güven duyulmadığını gösterir. Sizin yönetim tavrınız çalışan tarafından keşfedildikçe ona göre davranılmaya başlanacaktır. Ör. “Ne derse mutlaka evet diyelim ama bildiğimizi yapalım” “Sabahları konuşmayalım” “Çok sık fikri değiştiği için söylediklerini hemen yapmayalım” gibi.

Örneğin birini bir seminere gönderip oradaki yeni fikirleri getirmesini söylüyorsunuz, giden kişi geldiğinde size birçok fikir ve görüş getiriyor ve siz hiç ilgilenmiyorsunuz. Sonucun ne olmasını beklersiniz?

Beklediğiniz ya da zorladığınız davranışları alırsınız

İnsanlara bir şeyleri gerçekleştirmeleri için ödüller vaad ederiz. Bu kimi zaman para, prim, taile gönderme kimi zamanda kıdem olur. Burada Amerikalıların “fine tunning” ince ayar dediği nokta çok önemli. Eğer her şeyi ödüle dayandırırsanız ödülsüz işler aksar. Bu çok basit kuralıda yazmazsam ölürdüm. İnsanlar ödüllendirildikleri ya da cezalandırılmadıkları şeyleri tercih ederler.

Kendimizi kendi nedenlerimizle eleştiririz, çalışanları ise yaptıkları şeylerle

Kendi hatalarımıza yönetici olmamız sebebiyle veya başka türlü örttüğümüz düşüncesiyle çok fazla dikkat etmeyiz. Ama çalışanlar işe geç gelip erken çıktıklarında ortalığı alt üst ederiz. Aslında iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gerektiğini nedense unuturuz.

Çalışanlar istenmeyen davranışlara girerlerse onları nasıl istenilen şekilde davranma konusunda motive etmeye odaklanmamız gerekir, cezalandırmak değil. Bu davranışlarının arkasındaki sebepleri keşfetmeli, gerekiyorsa konuşmalı ama ne olursa olsun onları motive edecek çözümleri bulmak için ciddi enerji harcamalıyız.

Şimdi biraz düşünün ve çevrenizdeki insanları bu yukarıda bahsettiğim şeylerle motive ederseniz, çevrenizde motive bir sürü insanla neler başarabileceğinizi düşünün.

MOTİVASYON

Motive etmek, yapılması gereken bir görevi, kişinin istekle yapmasını sağlamaktır. Yönetici, istenen standartlardaki amaçlara, kişi yada takımı motive ederek ulaşabilir. Yöneticiler kişilerin üretimleri doğrultusunda ödeme yapmak isterler. Fakat ne varki kişiler günde 8 saat ücret alırken 5 – 6 saatlik iş üretirler. Bu durumda kişilerin verimliliğini aynı ücret seviyesi altında artırmanın en önemli yollarından biri motive etmektir.’, ‘İyi motivasyon, motivasyon sürecinin iyi tasarlanmasına ve kişisel beklenti / ihtiyaçların çok iyi tanımlanmasına bağlıdır.
Okumaya devam et