Etiket arşivi: çözüm

Sürekli şikayet edenlerle baş etmek!

Gerek çevrenizde gerekse işyerinizde sürekli şikayet eden, kronik şikayet etme problemi olanlar var mı? Onlar için hava ya soğuktur ya da sıcaktır, patron her zaman kötüdür, trafik her zaman berbattır, yemekler kötü çıkar….siz gerisini getirin.

Sürekli bardağın boş tarafını gördükleri gibi bunu diğer insanlara yansıtmaktanda çekinmezler. Herkesin derdinini başındna aşkın olduğunu, bir de kendi dertleriyle yada manasız şikayetleriyle onlarıda bunaltmamaları gerektiği hassasiyetine sahip değillerdir.

Aslında yanlış olan bir şey mutklaka şikayet edilmelidir, şikayete karşı çıktığım yok ama kronik şikayetçiler yada sürekli şikayet edenler çevrelerindeki insanlarıda mutsuz ederler. Ve hatta biraz iddalı olacak ama bu şikayetçi ve negatif insanlar çalıştıkları birim yada şirketinde zarar görmesine sebep olurlar.

Bu konuda çeşitli çalışmalar yapılıyor. Örneğin bir Alman şirketi o gün kendinizi iyi hissetmiyorsanız şirkete gelmemenizi kabul ediyor. Fakat bir yandan da bu tip davranışların üzerine gitmenin onu daha da kötüleştirdiği yönünde. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken şeyler var;

Okumaya devam et

Paylaşın:

İyi bir fikrim var ama…

Gün içinde çeşitli fikirler yada kafamızın içindeki sorulara ilişkin çözümler gelir aklımıza. Bazen gördüğünüz bir şey bazen duyduğunuz bir şey hiç alakası olmayan bir şekilde geliverirler aklınıza.

Bazı problemlerin çözümünde yada yeni ürün, proje fikirlerinin bulunması için beyin fırtınası toplantıları yapılır. Bu toplantılarda herkesin özgürce amaca yönelik görüşleri alınır ve amaca yönelik çözümlerin çıkması beklenir.

Bende bu tip toplantılara çok katıldım yada kendim organize ettim. Gerçekten çoğu zaman oldukça işe yaradılar. Hatta bu konudaki daha ileri bir yöntem olan “Arama toplantıları”na da katıldım. Fakat gerçekten işe yarayan, farklı olan ve etkileyici bir çok fikri bu tip programlı “olmayan” ortamlarda yakalamışımdır.

İnsan beyni öyle muazzam ki bazen araba kullanırken, bazen TV seyrederken size çeşitli alternatifler sunuyor, çözümler bulduruyor.

Fakat şöyle bir sıkıntı yaşıyordum: Aklıma gelen fikir, çözüm, her neyse asansörde geldiyse yada araba sürerken geldiğinde onu unutmamak için inanılmaz bir gayret sarfediyordum. Bir çok fikri bu konuda organize olmadığım için unuttum işin doğrusu. Sonrada kendimce çözümler geliştirdim. Sizlerle paylaşmak istiyorum;

1- Her zaman bir küçük not defteri, palm cihazı vb. not alabileceğim bir şeyi yanımda taşıyorum.

2- Normal kalemler büyük geldiği için taşınabilir küçük kalemlerim var.

3- Size önerim aklınıza ne gelirse gelsin hemen not almanız. Saçma yada mantıklı farketmeksizin hemen not alın. Not alırken neyle ilgili olduğu vb. diğer şeyleride yazın ve mutlaka tarih atın. Göreceksiniz yazdığınızda beyniniz nasıl rahatlayacak.

4- Ben biraz daha abartıp ses kaydeden cihazlardanda aldım ve sürekli arabada taşıyorum. Böylece dikkatimi dağıtmadan ve trafikte tehlike yaratmadan aklıma gelenleri seslide olsa not alıyorum.

5- Aldınız yada kaydettiğiniz notları en kısa sürede masanıza ulaştığınızda hemen değerlendirin. Bekletirseniz soğuyorlar ve işe yaramayabiliyorlar.

6- Okumaya başlayacağınız bir kitabın yanında mutlaka bir not defteri veya boş kağıt parçası ve kalem olsun.

7- Nerelerde ve ne zaman aklınıza yeni fikirlerin, çözümlerin geldiğini düşünün ve o ortamlarda bu fikirlerinizi kayıt altına almanın yollarını bulmaya çalışın. (Ör. tuvalette küçük not defteri tutmak gibi)

8- Farklı ortamlarda fikirlerinizi nasıl kayıt altına alabileceğinizi düşünün. (Seyahat, araba kullanırken, yürüyüş yaparken, misafirlikte, sinemada vb.)

9- Bazen aklınıza iyi bir fikir geldiğinde peşi sıra diğer fikirlerde gelmeye başlar. Bu yüzden asıl konunuza sadık kalmaya ve ihtiyacınız olan en önemli fikre odaklanmaya çalışmalısınız.

10- Bu tipte not aldığınız fikirleri saklayın ve gerçekleştirdikçe bunuda yanlarına not edin.

11- Bazı fikirler gelecekte önemli halke gelecek olabilir. Fikirlerinizi kayıt altında saklamanın bir yolunu bulun ve belirli aralıklarla gözden geçirin.

12- Aklınıza gelen fikirleri kendinize eposta yada sms olarakta gönderebilirsiniz.

Eğer aynı anda birçok şeyi düşünmek, yönetmek, organize etmek ve doğru çözümler bulmak gibi yoğun bir hayatınız varsa fikirleriniz çok kıymetlidir. Onların değerini bilin ve mutlaka onlara sahip çıkacak yöntemler geliştirin.

Paylaşın:

Ev ödevi efsanesi

Biz yapmadığımızda kırık not aldığımız, en az 10 sayfa hazırlamamız gereken ev ödevleri ile okuduk. Ev ödevlerini sonradan dönem ödevleri izledi. Her gece yapacak/yazacak bir şeyimiz mutlaka olurdu.

Ev Ödevi konusunu esas alan (The Homework Myth-Ev Ödevi Efsanesi (Da Capo Press; 243 sayfa) yazarı Alfie Kohn ve (The Case Against Homework – Ödeve Karşı Dava (Crown; 290 sayfa) adlı kitsaplardaki bazı bölümlerin ailelerin ve öğretmenlerin ilgisini çekeceğini düşünerek paylaşmak istiyorum :

• ABD’de 2004 yılında 2,900 çocukla Michigan Üniversitesi’nin yaptığı çalışmada 1981 yılından bu yana çocukların ev ödevlerine harcadıkları sürenin %51 arttığı görülmüş.

• Yük yaş küçüldükçe artmakta. 6- 8 yaş arası çocuklar 1981 yılında ev ödevleri için ortalama 52 dakika harcarlarken 1997’de 128 dakika olmuş. Bu yıl AOL ve Associated Press’in yaptığı araştırmada göre ilköğretim öğrencilerinin gecede ortalama 78 dakika ev ödevi ile uğraştıkları bulunmuş.

• Ev ödevlerinin çocukların akademik başarılarına ölçülebilir faydası olduğunu ispatlayan herhangi bir çalışma bulunamamış. Gerçekten ilköğretimde dökülen ter ve gözyaşı kimseyi daha iyi bir okuyucu yada matematikçi yapmamış.

• Ödev arttıkça geri dönüşler azalmış. Ödevlere ayrılan süre sınıf yükseldikçe artarken çocukların başarısının düştüğü gözlenmiş.

• Öğrenci başarısını gözlemleyen ülkeler(Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti) ödevleri azaltırken, başarısı düşük ülkelerin(Yunanistan, Tayland ve İran) ödev yükünü artırdığı izlenmiş.

Ev Ödevi’nin çalışma alışkanlığı kazandırma, kendini disipline etme ve zaman yönetimi konusunda faydasını savunanlar bu ödevlerin çocuğu aynı zamanda okuldan soğuttuğunu ve aile içi ilişkilerde çatışmalara yol açtığını kabullenmiş durumdalar. Çocuğun öğrenme şevkini kıracak ezbere veya sadece sayfa doldurmaya odaklı ödevlerin çocuklara zarar verdiğini söylüyorlar.

Önerilen çözümlerde ise ödev politikası olmaması ve hayatın içinden örneğin ailesi ile aile tarihçesinin ropörtajını yapmak, mutfak kimyası yada ailesi ile birlikte kitap okumak gibi faaliyetler öneriliyor.

Bir diğer öneride her sınıf için 10 dakikalık ödeve vakit ayırma, tatil ödevi vermeme,haftada en fazla 2 test yapma, haftasonuna az ödev verme ve pazartesileri özellikle sınav yapmama.

Umarım eğitmenlerimizin işine yarayabilecek birkaç kelime karalayabilmişimdir.

Paylaşın:

Acil problem çözümü

Flickr Meet #3 - Nottingham

Image by CraigMarston via Flickr

Acil durumlarda ve özellikle kriz durumlarında eğer şirketin ve çalışanların geleceği risk altındaysa problem çözümü çok öenmli bir hale gelmektedir. Bu noktada şirket ya da ekip olarak problem çözümüne yönelik yapabileceğiniz bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Toplantı bittiğinde herkes durumun sandıklarından daha vahim olduğunu farketmişti. birisi şöyle bir şey sordu: “Diğer firmalarda acaba böyle mi düşünüyorlar? Ne düşünüyorlardır sizce?”

Bu tip durumlarda kolaylıkla “evet herkes böyle düşünüyor” ya da “sadece biz akıllıyız ve farkındayız” demek zordur. “Emin değilim” dedi oturanlardan birisi. “Ama herkesin umudu olduğuna ve bu krizden akıllıca çıkış yolları bulmaya çalıştıklarına ve bunu yaparken acil problemlerine öncelik vermeleri gerektiğinin farkında olduklarına eminim” dedi. Herkes gülümsedi, soran hariç.

“O zaman durumumuzun farkındayız ve acil problemlerimiz için çözüm üretmeye başlayalım” dedi katılımcılardan birisi. Herkes istekli ve heyecanlıydı. Problemlerinin çözümünün kendilerinde olduğunu biliyorlardı.

Bu tip durumlarda grubu konuya odaklamak ve dikkatlerinin başka şeye kaymamasını sağlamak önemlidir. Ne yapılmalı;

Suçlu aranmasını engelleyin
Birilerini suçlamak yada mazeret bulmak problemi çözmez. Eğer acil çözüm istiyorsanız zaman çok önemlidir.

Sakın “ben demiştim” demeyin
Bu da bir tür suçlamadır. Kendinizin zamanında haklı olduğunu ve diğerlerinin sizi dikkate almadıkları için bu duruma düşüldüğünü söylemek onları suçlamaktır. Bu davranış problemi çözmediği gibi karşı taraftakileri savunma y da karşı saldırıya teşvik edecektir.

Çözümler faydalarına göre sıralanmalıdır
Çözümü önerenin ünvanı yada tiri değil önerilen çözümün fayda tesiri önemlidir. Bazıları iyi hatip olarak kend ifikirlerini empoze etmeye çalışabilirler fakat çözümler fayda tabanında ele alınmalıdır.

Kararlı ve ani hareket edilmelidir
Ben askerdeyken eğer roket geldiğini görürüsek 2 sn. içinde uzaklaşmamız gerektiğini öğrenmiştik ki 2 sn. anında harekete geçen bir için 10-20 mt eder ve saklanmanız için yeterlidir. Acil durumlarda hızlı hareket önemlidir. Atrıca hereketin dağdan düşen kar topu gibi olması gerekir. Problem çözme ile ilgili yapılanlar dışarıda açık iş bırakmamalı, bir bütün halinde hareket edilmelidir. Gecikme risk getirir.

Acil durum hiyerarşisi içinde yerinizi kabul edin.
Acil durumlarda herkese bir rol düşer ve siz ünvanınızın dışında gerekli bir konuda görevlendirilebilirsiniz. Acil durumlar adiliyeti ya da normal hiyerarşileri ortadan kaldırabilirler ve gayet normaldir.

Herkesin birbirine bağlı olduğunu unutmayın
Eğer bir görev ya da sorumluluk alıyorsanız berbaer olduğunuz ekibinde düşünce ve beklentilerine uygun davranmanız gerektiğini onlara karşıda bir sorumluluğunuz olduğunu unutmamalısınız. Sadece kendi alanınızda bir şeyler iyi yapmanız herkesin yararına ve doğru bir şey yaptığınız anlamına gelmez.

İnsanların dediklerini duyun ve dinleyin
Sadece işinize yada sorumluluğunuza odaklanıp başka problemler atlar ya da yanlış anlarsanız daha büyük problemlere sebebiyet verebilirsiniz. Sabırla ve dikkatlice dinlemeyi öğrenmelisiniz.

En önemlisi her ne kadar olağanüstü ve kötü bir durum olsada pozitif tarafınızı asla kaybetmemeniz gerekliliğidir. Negatif düşünce olumlu alternatifleri bulmanıza engeldir. Brlikte ve ekip olarak başaracağınıza inanmanız önemlidir.

Paylaşın: