Kategori arşivi: Kaynak Yönetimi

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 4

Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden öncelikle öğrenme konusunu kendi içinizde çözmeniz gerekir.

Kendi kendini motivasyon

Kendinize şans verin. Bazen fikirler bir düzine gelebilir. Eğer sadece başarmak istediğiniz şeylere odaklanmayı beyninize öğretebilirseniz iyi fikirleri diğerlerinin içerisinden ayırabilirsiniz. Hem böylelikle daha fazla öğrenmeniz için sizi motive edecek şekilde fikirlerinizi filtrelemiş olursunuz.

Kendinizi motive edin. Neden bir şeyler öğrenmek istiyorsunuz? Öğrenerek neyi başaracaksınız? Eğer neden öğrenmek istediğinizi bilmiyorsanız öğrenemezsiniz.

Hedef koyun. Eğer birşeyleri hayal edebiliu söz gerçekten hedeflere ulaşmada kilit bir söz bence. Gereken şeylere kendinizi hazırlarsanız üstesinden gelemeyeceğiniz şey yoktur. Ancak bunu denemeyen bilemez. Eğer denerseniz bana hak vereceksiniz.

Pozitif düşünün. Eğer öğrenme konusunda kendinize inancınız ve bu konuda olumlu bir bakış açınız yok ise öğrenmeniz zordur.

Organize olun. Öğrenmek bir yetişkinin hayatının bir parçası olmalıdır. Bu yüzden öğrenmeye ayıracağınız zamanı ayarlamalısınız. Yapacağınız işleri bir listehalinde tutabilir ve buna göre zamanınızı organize edebilirsiniz. Eğer bu konuda web üzerinde çalışmak isterseniz Neptune’u deneyebilirsiniz. http://www.neptunehq.com/

Her beceri öğrenilebilir. Bedensel fonksiyonlar hariç hayatın içindeki her türlü beceriyi öğrenebilirsiniz. Burada koyduğunuz hedef ve bu hedefe ulaşmak için harcayacağınız efor ile ayıracağınız zaman önemlidir. Bir insanın yaptığını diğeride yapabilir unutmayın.

Kendinizi öğrenmeye hazırlayın. Sadece pozitif düşünmek başarmak için yetmeyebilir. Bir yetişkin olarak hayatın bir çok gerekleriyle gün içinde boğuşmak zorundasınız. Bu yüzden bu boğuşmaya paralel kendinizi öğrenmeyede hazırlamanız gerekir.

Kendinizi hazırlayın. Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden herkes kendine doğru hayatı çekeceğinden sizi öğrenme konusundaki hedeflerinizden uzaklaştırmaya çalışabilirler.

Kendinize kısıtlar getirin. Herkes düzenli bir yaşam ister. Özgürlük ise bazen kaosu getirir. Ama kaos ile düzenin birlikteliğini yakalamak çok önemlidir. Bu yüzden kendinize işi bitirme süresi vermek, bir fikir üzerinde çalışmanızı belirli bir süre ile sınırlandırmak, çalıştığınız konuları sınırlandırmak bazen çok kısa zamanda çok işleri başarmanızı sağlayabilir.

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 3

Bugün sözel ve yaparak öğrenme konularına değineceğim. Her bir madde eğer üzerine gidilirse aslında çok daha geniş bir konuyu aralıyor. Örneğin kalem tutmanın eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı vermesi ilginç değil mi?

Sözel Teknikler

  1. Fikirleri canlandırın. Uyaklı oyunlar oynayın, saçma sözcükler türetin. Bu tip uygulamalar sizi gevşetecek ve öğrenme gücünüzü artıracaktır.
  2. Beyin fırtınası. Bu teknik sözlü bir aktivite olup yazma ve işbirliği gerektirir. Herkes fikrini belirli bir süre içerisinde söyler. Kimse kimsenin sözünü kesmez. Önce tüm fikirler söylenir daha sonra eleştiriler alınır. Beyin fırtınasına katılmak sizin neyi bilip bilmediğinizi değerlenmdirmenize yardımcı olur.
  3. Kendi sesini kullan. Bir ses kayıt cihazı ya da iPod’a bir şeyleri kaydedip daha sonra dinleyrek uykuya dal. Eğer yabancı dil derslerini bu şekidle dinlersen öğrenme olasılığın artacaktır.
  4. Kavramayı artırma. Farklı frekanslarda sesler kullanılarak uyuma, dinlenme, rahatlama, konsnatrasyon sağlanmaktadır. Öğrenme konusunda farklı frekanslarda seslerin kullanılması giderek yaygınlaşmaktadır.
  5. Gülün. Gülmek vücudu rahatlatır ve öğrenmek için ihtiyacınız olan gevşemeyi sağlar.

Yaparak öğrenme

  1. Sadece tuşlamayın, yazın. Bilgisayara yazarak ya da kalem ile yazarak bir şeylerin aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle kalem tutmak eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı verir.
  2. Not defteri tutun. Fikirlerin ne zaman geleceği, herhangi bir bilginin karşınıza ne zaman çıkacağı belli olmaz. Mutlaka kalem ve defteriniz yanınızda olsun.
  3. Günlük tutun. Günlük yaşladığınız, öğrendiğiniz şeyleri not edin. Öğrendiğiniz şeyi günlüğünüze yazarak aynı zamanda buna yorumlarınızıda ekleyerek öğrenmeyi pekiştirmiş olacaksınız.
  4. Organize olun. Farklı renkte etiketler ile defterinizi işaretlemek, belgeleri farklı dosyalarda tutjmak gibi şeyler sizin bir şeyleri hatırlamanız ya da düzgün öğrenmenize yardım eder.
  5. Post-it kullanın. Gerek aklınıza gelen bir şeyi yazıp kitapta ilgili yere iliştirmek gerekse hatırlamak istediğiniz şeyleri yazıp duvara yapıştırmak olsun işe yarayacak bir yöntemdir.

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 2

Daha iyi ve hızlı öğrenme konusunda bakış açısı ve odaklanma, hatırlama ve görsel teknikler ile yazı devam ediyor. Öğrenme ona doğru gidildiğinde kapılarını açan bir şey.

Bakış Açısı ve Odaklanma

  1. Odağınızı Değiştirin. Öğrenmenin 3 yolu vardır: Görerek, yaparak veya duyarak. Herhangi biri çalışmadığında diğerini denemeniz gerekir.
  2. Yürüyüş meditasyonu. Yürüyüşe uygun bir yerde yürürken iç kaynaklarınıza yönelmeli ve odaklanma gücünüzü sınamalısınız. Yürüyüşe çıkın ve te kbir konuya odaklanın. Yürüme temponuz, nefesiniz ve odaklandığınız konu ile ilgili bir bütünlük yakalamaya çalışın.
  3. Odaklanmak ve kendini kaptırmak. Çalıştığınız şeye odaklanın. TV yada başka şeylerle uğraşmayın. Bazen TV seyreden yada kitap okuyanlara bir şey söylediğinizde sizi duymazlar. İşte odaklanmak budur. Kaygılar bilgi ve fikirlerin düşmanıdırlar, onlardan kurtulun.
  4. Işıkları açın. Karanlıkta otururken sizi etkileyebilecek ses ve ışıkları engelleyin. Daha sonra kendi içinizdeki ışıkları açın. Örneğin gitar akordu yapmak ve bunu öğrenmenin en ideal yolu budur.
  5. Duş alın. Sizi rahatlatacak herşey beyninizin yeni bilgi ve fikirlere açılmasını sağlayacaktır.

Hatırlama Teknikleri

  1. Müzik Dinleyin. Araştırmacılara göre bazı müzik türleri hatırlamak için kilit rol oynayabiliyor. Eğer bir müzik dinlenirken bir şey öğreniliyorsa aynı müzik dinlenildiğinde ilgili bilgi tekrar hatırlanabiliyor.
  2. Hızlı Okuma. Bazıları hızlı okumanın bilgi kaybına neden olacağını iddia eder. Bunun doğru olmadığını Hızlı ve Anlayarak Okuma adlı yazımda anlatmıştım. Aslında hızlı okumaaynı zamanda gereksiz bilgiyide filtrelemeye dayandığı için anlamlı bir yöntemdir. Gerekiyorsa tekrar yada yavaş okuyabilirsiniz aslında. Yavaş okumak yazının genel fikirlerini anlamanızı engelleyebilir. Fakat özellikle teknik konular yavaş okumayı gerektirirler. Bu aralar Internet üzerinden hızlı okumayı sağlayan Spreeder adlı bir uygulamada oldukça revaçta.
  3. Hatırlatıcılar. Kelimelerin baş harfleri, her kelimeyi bir obje ile eşleştirmek gibi birçok hatırlatıcı teknik kullanılabilir.

Görsel Teknikler

  1. Her resim bir hikaye anlatır. Başarmak istediğiniz şeyin resmini yapmaya çalışın. Böylece hedefinizi daha sağlamlaştırır ve hedefe doğru gidişinizi güçlendirirsiniz.
  2. Beyninde Haritala. Bir şeyi planlayacaksanız önce beyninizde haritalamanızda fayda var. Aşağıdakiş resimdeki gibi bir şey çizebilirsiniz. Böylece hem ilgili detayları atlamamış olursunuz hemde bilgiler arasındaki bağlantıları görebilirsiniz.
  3. Sembolizm. Göstergebilim işaretler ve semboller bilimidir. Eğer belirli bir disiplinde sembolleri okumayı öğrenirseniz öğrenmenizi ve beyninize kaydetmenizi çok kolaylaştırdığını görebilirsiniz.
  4. Bilgi Tasarımı. Bir bilgiyi tasarlayıp sunduğunuzda yada kendi adınıza sakladığınızda çok işe yarayabilir. Bunun en güzel örneği metro haritalarıdır. Sadece tek bir sayfa üzerinde verilerin düzenlenişi hatırlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
  5. Görsel öğrenme teknikleri. Visio vb. programlarla akışları, süreçleri grafiksel olarak çizebilirsiniz. Gliffy web üzerinde bunu yapabileceğiniz bir uygulamadır.
  6. İş akışı. Öğrenmek bazen belirli bir sırayı gerektirebilir. Bu yüzden hem düşüncelerinizi düzenlemeli, belirli bir sıraya sokmalı bir şeyler öğrenmeye kendinizi hazırlamalısınız.

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 1

Eğer bir dilek tutmam istenseydi “bilgi sahibi olmayı” isterdim. Benim istediğim “Bilgi” Einstein gibi dünyayı değiştirecek bir şey olmasada iş bulduracak, birilerine ve kendinize yardım etmenizi sağlayacak, belki daha çok maaş aldıracak, belki sınıf geçirecek olan bilgi, yani sizi hedeflerinize ve isteklerinize ulaştıracak olan bilgi.

“Bilgi”yi edinebilirsiniz ama “hayatınızı değiştirecek” bilgileri öğrenmek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Herkesin bildiği gibi insan beyninin %10’ununu kullanıyor. Eğer bazı teknik ve yöntemleri kullanırsanız bu %10’luk bölümünüzü geliştirebilir ve daha vermli kullanabilirsiniz.

Sağlık

  1. Bacak sallama. Bazılarının otururken bacak salladığını görürsünüz. Neden salladığını sorsanız bilmez. Kan akışınız yavaşsa konsantre olmanız güçleşir. Bir yerde otururken bir-iki dakika bacak sallamanız kan dolaşımınızı hızlandırıp konsantrasyonunuzu artıracaktır.
  2. Kahvaltı. Yaratıcılığın en optimum olduğu zaman olan sabahları kahvaltıyı atlamak beyninizin ihtiyacı olan proteini almamak anlamına gelir. Protein azlığı baş ağrısı yapar.
  3. Hafif öğle yemeği. Ağır öğle yemeği uyku getirir. Eğer öğlenleri kestirebilme şansınız varsa mutlaka kullanın yoksa hafif öğle yemeği yiyin.
  4. Ginkgo biloba. Çin kökenli bir bitki. Nootropic(akıllı ilaç) denen beyinin nörokimyasal ve oksijen üretimini artıran bu tipteki doğal ilaçlar hafıza kayıplarında kullanılmakta. Beyne olan faydaları yüzünden doktor kontrolünde ve kontrollü olarak kullanılabilirler.
  5. Stresi ve Depresyonu Azaltmak. Stres ve depresyon beynini bilgiyi geri çağırma(hatırlama) becerisini azaltır ve öğrenmeyi güçleştirir. Depresyonu azaltmak için açık ve ışıklı bir ortam ile rafine edilmemiş gıdalar işe yarayacaktır.

Denge

  1. Uyumak. Bir probleminiz olduğunda ofisinize yada evde iseniz odanıza gidip kapıyı kapatın. Gözlerinizi ve ışıkları kapatın. Sadece probleme odaklanıp biraz kestirin. Uyandığınızda bir yada daha fazla çözüm ile uyanma olasılığınız oldukça yüksek. Sadece deneyin.
  2. Ara verin. Eğer uzun süre bir yerde oturup tek bir şeye odaklanmışsanız kendi kendinize stres yaratıyorsunuz demektir. Her saat başı 5-15 dakika ara verin. Yada her 90 dakikada bir 20 dakika.
  3. Yürüyüş. Bakış açınızı değiştirmek için yaratıcı beyninizi özgürleştirmeniz gerekir. Bu yüzden ara verdiğinizde yada farklı bir şeyler yakalamak istediğinizde yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  4. Odağınızı değiştirin. Bazen yeterince ara verecek zamanınız olmaz. İşte bu noktada odaklandığınız konuyu değiştirebilirsiniz. Örneğin teknik bir konudan teknik olmayan bir konuya geçmek gibi.

Profesyonelden görüşme önerileri

Arabulucu(Negotiator) çok hoşuma giden bir filmdir. Kritik bir durumda yapılan bir görüşmenin ne kadar önemli olduğunu Hollywood’un keyifli ve heyecanlı diliyle izlersiniz. Bizler iş hayatında bazen arabulucu ama çoğunlukla görüşmeciyizdir. Görüşme becerisi ise kişinin kariyerindeki en önemli unsurlardan biridir.

Bir satış elemanının pazarlama görüşmeleri, işe alınacak biri ile yapılan görüşmeler, üst yönetim yada astlarla yapılan görüşmeler, sürekli sürekli bir görüşmedir gider.

İnsanlar sadece ihtiyaçları olduğunda görüşme yapıldığını düşünürler. Halbuki bence sabah günaydın demekle görüşmeye başlarız. Sigara odalarındaki sohbetler, toplantılar vb. hepsi birer görüşmedir ve önemlidirler.

Şimdi size özel bir durum anlatmaya çalışacağım: Eğer siz her türlü şirket içi ve dışı görüşmeyi sonunda biri kazanacak şeklinde düşünürseniz büyük hata yaparsınız. Aslında bir çoğu sadece sohbettir ve ne açık aranması gerekir nede birinin kazanması.

İyi bir görüşmeci olmak için bazı ipuçları vereceğim;

Duruma göre taktik: Hergün çalıştığınız insanlarla kazan-kaybet olmaz. Bir gün birini size, sizin birine işiniz düşebilir. Sakın çalışanları söylediklerinizin altında sürekli bir şey arar hale getirmeyin. Çünkü böyle yaparsanız yapılmasını söylediğiniz bir işte bile birbit yeniği aranacak, sözünüze odaklanılacak işe daha az ilgi gösterilecektir.

Görüşme karşılıklı ihtiyaçların mutluca karşılanması ile sonuçlanmalıdır. Birisi ile görüşürken iter, kakar, demagoji yaparsanız bir şey başaramazsınız. Önemli olan karşınızdakini ne istediğini öğrenip onu karşılarken kendi istediğinizi yaptırabilmektir.

İyi soru sormak: Biri ile görüşürken ne istediğinizi iyi bilmeniz gerekir. Ama karşınızdakininde karşılığında ne beklediğini bilmeniz önemlidir. Bu yüzden açık açık sormak en iyi yöntemdir.

Önce önemli ve öncelikli işleri görüşün: Sessiz kalıp kırılmaktansa bir an önce görüşmeye başlamalısınız. Görüşmeler sizin sıkıntınızın ne yöne doğru gideceğini yada ortadan kaldırılıp kaldırılmayacağını belirleyecektir.

Görüşmelerde maalesef kadın-erkek ayrımcılığı yapacağım. Bayanların erkeklere nazaran soru sormada ve evet-hayır kararlarında biraz daha zayıf olduklarını gözlemliyorum.

Hedefinize ulaşmada karşılaştığınız zorlukları nasıl aşacağınıza ilişkin saatlerce kafa patlatacağınıza patronunuza danışın yada bilen birilerine. Belki bir grubu toplayıp toplu görüşe almayı deneyebilirsiniz.

Herşey görüşülebilir unutmayın ve sırf kızgınlık, küslük olacak diye olması gereken bir görüşme ertelenmez.

Ödevinizi doğru yapın: İnsanları olası kötü görüşme senaryolarını kafalarında kurgulamaya eğilimlidirler. Aslında sadece karşı tarafın bakış açısından olayı değerlendirseler, empati yapsalar, ikna olması içi ne gerektiğini veya ne duyması gerektiğini düşünseler amaçlarına daha kolay ulaşabilirler.

Negatif ve depresiflere yardımcı olmamız lazım!

Bazı tanıdıklarımı gördüğümde yada onlarla sohbet ettiğimde üzerime bir karanlığın çöktüğünü içimin daraldığını düşünürüm. Özellikle son dönemde işin çıkarılan, ayrılan ya da işleri bozulan herkesin ciddi bir karamsarlığa düştüğünü görüyorum.

Yaptıkları şu? Sürekli hayattan, ailelerinden, arkadaşlarından, işlerinden veya o an kendilerine gelen bir emailden şikayet etmek. Zaten 1-2 derken daha fazlasını dinleyemiyorum.

Bu arkadaşlarımla sohbetlerimde her ne kadar konuyu değiştirmeye çalışsamda onlar her konuda olumsuzluklarını devam ettirebilmekte, ilgilenmediğimde ise bu tavrıma bozulup bunu problem haline getirebilmekteler.

Benden bekledikleri ise onlar gibi düşünüp onları tasvip etmem. Bu yüzden pozitif enerjimi yiyip bitirmek için bir “enerji vampiri” gibi bana saldırıyorlar gibi geliyor bana. Kendi hapishanelerine sizi de almayı başarı sayan bir bilinçaltı ile mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Hatta siz direndikçe daha da üstünüze geliyorlar.

Ne yapacaksınız? Öncelikle onların enerji vampiri olduklarını unutmayın. Onlar yaşadıkları hayattan ve diğer şeylerden sürekli ve ısrarla şikayet edip mızırdanan insanlar. Kendi içlerindeki korku blokları pozitif enerjilerini engellediği için başkalarının enerjilerine muhtaçtırlar. Onlarla biraz vakit geçirdiğinizde kendinizi yorgun, üzgün, sıkıntılı hissedersiniz. Pozitif insanlarsa enerji almak yerine veren insanlardır.

Negatif insanlara nasıl yardım edeceğiz?

Eğer boğulmakta olan birini gördüğünüzde hemen yanına giderseniz sizi de boğar unutmayın. Dikkatli yaklaşmalı hem onu hemde kendinizi emniyetle sudan çıkarmalısınız. Belki önce bir ip atıp çekmeyi ya da can simidi atmayı deneyebilirsiniz. Varsa kayıkla oraya gitmeli hiç biri yoksa dikkatli bir şekilde ona yaklaşmalı ve sizi batırmaya çalışacağını düşünerek yaklaşmalısınız. Negatif insanları kurtarmak aynı böyle bir şeydir, gerisini siz getirin.

İletişim Kurun

Negatif insanlar hem kendilerine hemde çevrelerine zarar verirler. Bu yüzden öncelikle bir strateji belirlemeniz gerekiyor. Onu bir yemeğe götürün ve güzel anılarınızı konuşturun. Sizi negatif tarafa çekmeye çalıştıkça siz pozitif şeylerde kalın.

Eğer pozitifliğinizi yitirdiğinizi hissediyorsanız dikkatinizi başka yere çekecek bir şey yapın, eşinizden masaj isteyin, alışveriş yapın, ıslık çalın, derin nefes alın vb. Eğer dikkatinizi sıkıntınızdan başka bir yere çevirirseniz rahatladığınızı hissedeceksiniz.

Şaşırtın

Eğer doğrudan ona yardım edecekmiş gibi yanaşırsanız sizi red edecektir. Şimdi onu şaşırtarak yaklaşmanız lazım. Onun sevdiği bir üçüncü kişiyi araya sokabilirsiniz, ona yardımcı olacağını düşündüğünüz bir kitabı hediye edebilirsiniz, belkide yazılı bir şeyleri elden verirsiniz. Yada onun iPod’una sesli bir mesaj bırakabilirsiniz.

Siz elinizden geldiğince cankurtaran simidini ona doğru fırlatacaksınız. Ama eğer tutunmamakta direniyorsa yapılacak çok fazla şey kalmamış demektir.

Güvenli Yaklaşmak

Birkaç pozitif insanı bir araya getirerek pozitif enerjiyi yüksek tutabilirsiniz. Bu enerji ile negatif kişiye yardımcı olabilirsiniz. Çünkü böylelikle pozitif enerjinizi negatif kişi bitiremez. Ancak negatif kişinin çevresinde kendisi gibi olanlar olma ihtimaline karşı bu konudada temkinli olmakta fayda vardır.

Hepimiz birer kayıkta yaşıyoruz ve mutlaka kurtarabileceğimiz birileri var. Ne kadar karanlık olursa olsun mutlaka umut vardır. Bazen kayıklar doluyor ama yinede başka bir kayıkta yer bulmak her zaman mümkün.

Kendiniz Gidin

Eğer doğrudan yardım edecekseniz cankurtaran eğitiminiz olup olmadığından emin olun. Eğer dikkatli olmazsanız sizide boğabilirler.

Onlar için iyi şeyler dileyin

Eğer o kişi için hiçbir şey yapamıyorsanız onun için iyi şeyler dilemeyi unutmayın. Belki yeterince iyi odaklanırsak iyi düşüncelerimizi yardım göndermede kullanabiliriz.

Sizin yardımınızı istemeyen bir kişiye yardım edemezsiniz. İyileşmek istemeyen hastayı doktor iyileştiremez. Ama eğer size çok yakın insanlarsa negatif olan birine yardım etmenin yolunu arayacaksınız.

Mikro yöneticilerle çalışmak zordur

Eğer yöneticiniz bir “mikro yönetici” ise hayat sizin için gerçekten çekilmez demektir. Bu durumda en iyisi patronu değiştirmektir ama muhtemelen gerçekleşmez.

Bir mikro yönetici ile çalışıyorsanız yolunuzu nasıl bulacaksınız?

Remzi, Kağan’ın ofisine girip masasının yanındaki koltuğa oturdu. Bu arada telefon ile konuşan Kağan “Ben seni sonra ararım” diyerek telefonu kapattı. Sonra ilgisiz bir şekilde Remzi’ye dönerek “Evet?” dedi. Remzi: “Sami Bey her iş başvurusunu tek tek okumak ve her aday ile tek tek görüşmek istiyor ama yoğunluktan buna vakit bulacağını sanmıyorum” dedi.

“Evet Remzi, maalesef Sami bey bir mikro yönetici,” dedi Kağan. “Ama işin iyi tarafı biz buna mecbur değiliz”

Remzi güldü. “Hayır, biz zaten yapıyoruz o bir daha yapacak. Mikro Yönetci değil Nano Yönetici”

Hiç bir mikro yönetici için çalıştınız mı? Eminim şu anda ne demek istediğimi hiç anlamadınız. Mikro Yönetici’yi anlamak için size yardımcı olacak bazı işaretler var :

– Ne yapılması gerektiğini söyleyen ve son dakikada nasıl yapılacağına karışan

– İşi anlamanız için gerekli olan bilgiyi eksik yada yanlış veren

– Yapıcı müdahale için değil hata bulmak için rapor isteyen

– Gereğinden fazla detaya inerek darboğaz oluşturan

Eğer yöneticiniz mikro yönetici ise ne yapacaksınız? Eğer patronunuz mikro yöneticilikten gerçekten kurtulmak isteyip yardımınıza ihtyaç duyarsa bir şans var demektir. Yada yöneticinizin altına mikro yönetimi yapacak birinin bulunması gerekir.

Eğer bazı şeyleri aklınızda tutarsanız hayat sizin için daha kolay olacak;

Herkes acı hisseder

Mikro Yönetimler herkesi yaralar ve üzer. Buna Mikro Yöneticide dahildir. Başka mikro kararlarla acılarını dindirmeye çalışırlar ama sonuç nafiledir.

Problem problem değildir. Problemin üstesinden gelmek problemdir.

Mikro Yönetim bir tür kontrol yolu ise yöneticinizin neleri kontrol dışı algıladığını anlamaya çalışın. Bir şeyler ters gittiğinde çözmek için zaman isteyin.

Hala işiniz ile ilgili bir şeyler yapıyorsunuz

İşinizi seviyor musunuz? İşi mi? Ücretinizi mi?Hala özgür olduğunuz şeyler nelerdir? Sevdiğiniz şeyleri hayatınızı merkezine alın.

Her zaman seçim şansınız var

Hiçbir şirket vazgeçilmez değildir. Başka bir yerde çalışabilirsiniz. Seçim sizin.

Şirketlerde ve projelerde fotoğraf albümü hazırlamak

Geleneksel aile albümü gibi birim / proje vb. fotoğraf albümleri proje ekibinin / birim elemanlarının resimlerini, yaşanan olaylara ilişkin bilgileri ve toplantıları kapsayacaktır. Bu albüm bağlantıları güçlendirecek, ekibin bir aradalığını sağlamlaştıracak, ve hazırlandığı kadar da neşeli olacaktır.

İş arkadaşlarımızla aylarca ve hatta yıllarca bir arada çalışınca ailemizde olduğu gibi çeşitli heyecanlar,üzüntüler, sevinçler yaşarız. Bu tipte bir ailenin kendi için yarattığı bir tarih belgesi çok etkili olacaktır. Tek fark proje ekibi/birim elemanları zaman içerisinde coğrafik olarak dağılırsa albümün kolaylıkla paylaşılamayacağı düşünülebilir ama internet bu konuda imdada yetişecektir.

Hayatta küçük şeyler bizi birbirimize bağlar. Bir tekne gezisinde yada mangalbaşında yenilen güzel bir yemekte çekilen fotoğraflar gibi. Eğer Pelin’in her hafta bir puzzle bitirdiği biliniyorsa ve Pelin bunu fotoğraflıyorsa / çerçeveletiyorsa, yada Mehmet fıkraları ile ünlü ise ve arkadaşlarına hergün bir fıkra anlatıyorsa tüm bunları bir şekilde arşivlemek mümkün olacaktır.

Internet’inizde herkesin odasını ve oturma planını resmedebilirsiniz. Ya da herkesin diline düşmüş bir olay var ise bunuda yazabilir ya da resimleyebilirsiniz ki böylelikle herkesin ne konuşulduğundan haberi olsun. Özlü ya da komik sözler fotoğraflardan daha etkili olabilecektir.

Albümünüzün gerçekten organizasyonel bir değer yaratması pozitif bir iş kültürü yayması ile gerçekleşebilecektir. Bu konuda birkaç yol vardır:

Daha iyi iletişim
Geniş ve dağıtılmış ekiplerde bazen birbirleri ile hiç tanışmamış kişiler olabilmektedir. Böyle bir albüm kişilerin birbirlerini tanımalarına yardımcı olacaktır. Sadece telefon ve email ile görüştüğünüz kişilerin neye benzediğini görmek gerçekten şaşırtıcı bir deneyim olacaktır.

Önemli hatıralar
Eğer projenize bir başlangıç toplantısı yaptıysanız, yada ekibi bir araya getirecek özel yemek düzenlediyseniz bunları fotoğraflamak daha sonra geri dönüp baktığınızda pozitif duygular hissetmenizi sağlayacaktır.

Üretken toplantılar
Eğer ekip bir araya gelemiyor, bir arada çalışma şansını bulamıyorlarsa onlar için en iyisi böyle bir albüme erişmek olacaktır. Diğer oyuncuların ve çalışılan yerlerin neye benzediğini görmek, yemek yenilen yerleri görmek faydalı olacaktır.

Resmedilmiş Tarih
Özellikle büyük projeler bittiğinde projede yer alanların isimlerini yada resimlerini bir araya getirmek çok zordur. Daha sonra tekrar proje ekibini bir araya getirmek gerektiğinde proje albümü hafızanızı yenilemek adına faydalı olacaktır.

Yetki Verme

responsibility1Üst yönetim maliyetlere daha yakından bakmaları, firma organizasyonlarının yapılarını tercih etmelerine sebep olmuştur.Yönetim seviyeleri kaldırılarak, direk ve daha dinamik olarak görevlerde yer alamaya sağlanmaları çalışılmaktadır.’,

Tanım

Yetkilendirme, bir organizasyonun elemanlarına kendi işlerini daha iyi yapabilmeleri ve geliştirebilmeleri adına karar verebilme sorumluluk ve otoritenin verilmesidir. Bu durum, organizasyon yapısında, doğru kararı verebilecek, doğru yerdekine sorumluluğun verilmesidir. Yalnız bu durum proje yöneticilerinde güç kaybı ve kontrol gücünü yitirme gibi duygulara yol açsa da asıl problem astlara duyulan güven ve inancın yeterli olmayışıdır.

Yetkilendirme Süreci

Organizasyonun çalışanlarının işlerini geliştirme ve ilerletme adına kapasitelerini farketmeleri ile başlar.

Çalışanlar, firmada olanlar hakkında bilgilendirildikleri, işleyişle ilgili önemleri olduğunu hissettikleri ve firma için iyi şeyler yaptıklarını düşündüklerinde daha yararlı olmaktadırlar. Ayrıca yöneticiler çalışanların bireysel yetenek ve tecrübelerini değerlendirmeli, yaratıcılıklarını, yenilikçiliklerini ve gerektiğinde hesaplanmış riskleri almalarını desteklemelidirler.

Uygulama

1- İlk adım organizasyonun nerede olduğunun ve nereye gitmek istediğinin tanımlanmasıdır.
2- Var olan yapı incelenmeli, varmak istediğimiz noktaya ilerlememizi destekleyen mi, engelleyen mi bir yapı olduğunu belirleyin.
3- Kilit rolleri ve işlevlerini verimli bir şekilde yerine getirebilecekleri otorite seviyelerini tanımlayın. Otorite devri %80 olmalıdır. (80/20)
4- Çalışanları bir araya getirin, daha iyiye gitme çalışmalarında yer almalarını ve konuları sahiplenmeleri için cesaretlendirin.
5- Sistemleri ve kontrol mekanizmalarını inceleyin. Mekanizmaların basit ve verimli olmalarını sağlayın, sadece kural koymak adına kural koymayın
6- Ödüllendirme getirin. İyi yapılan işlerin üst yönetimce tasdiklenmesini sağlayın. Kişiler hata yaptıklarında bile yapıcı yaklaşılmalı, gerekli destek verilmelidir. İnsanlar hata yapmadıkça ve bu hatalardan ders çıkarmadıkça gelişmeyeceklerdir.
7- Güven ortamı yaratın. Kendinizi, çalışanlarınızın işlerini daha iyi yapmaları için yetkilendirilmiş olarak görün.

Yöneticinin amacı; bireylerin yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlayacak bürokratik engellerin ortadan kaldırılması ve her çalışanından en iyi sonucu almaktır.

DİSİPLİN

Yöneticilerin rolleri arasında sayabileceğimiz disiplin, belki en az olması istenen olmasına rağmen insanların yönetiminde çok önemli bir rol alabilmektedir.’, ‘Firma kurallarını, prosedürlerini ve standartlarını güvence altına alarak, etkin, açık ve tutarlı bir metod oluşturarak, istenmeyen davranış ve sapmaları tolere etmek için hazırlanmış prosedürlere disiplin prosedürleri denir.

Farklı organizasyonlarda farklı uygulamalar olarak çıkan disiplini yönetici, kendisini firma prosedürlerine alıştırdıktan sonra uygulamaya başlamalıdır.
Okumaya devam et