Kategori arşivi: PMBOK7

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 28 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 3

PAYDAŞ PERFORMANS ALANININ DİĞER PERFORMANS ALANLARI İLE ETKİLEŞİMLERİ

Paydaşlar projenin tüm süreçlerinde yer alırlar. Paydaş Performans Alanı diğer performans alanlarıyla bütünleşiktir ve iç içe geçer;

  • Proje ekibi ihtiyaç duyduğu gereksinimleri ve kapsamı tanımlar, önceliklendirirler.
  • Planlamaya katılır ve yönlendirirler.
  • Proje teslimatları ve sonuçları için kabul ve kalite kriterlerini belirlerler.
  • Proje çalışmalarının çoğu, paydaşlarla etkileşim kurmak ve iletişim kurmak ile geçer.
  • Proje boyunca veya kapanışında, proje teslimatlarını kullanırlar ve proje sonuçlarını etkilerler.

Bazı paydaşlar projede mevcut olan belirsizliği azaltmaya yardımcı olurken, diğerleri belirsizliğin artmasına neden olabilirler.

Müşteriler, üst yönetim, proje yönetim ofisi liderleri veya program yöneticileri gibi paydaşlar, proje ve teslimatları için performans ölçümlerine odaklanırlar. 

PAYDAŞ PERFORMANS ALANINA YÖNELİK YAPILANLARIN SONUÇ KONTROLÜ

Çıktı: Proje boyunca paydaşlarla verimli bir çalışma ilişkisi kurulur.
Kontrol: Paydaşlarla verimli çalışma ilişkileri gözlemlenmelidir. Paydaşların katılım seviyeleri göreceli memnuniyet düzeyini gösterir.

Çıktı: Proje hedefleri konusunda paydaşlarla ortak anlayış sağlanır.
Kontrol: Proje ve ürün gereksinimlerindeki önemli sayıdaki değişiklikler veya modifikasyonlar, paydaşların proje hedeflerine olan ilgilerini kaybedip kaybetmediklerini, beklentilerle uyumlu olup olmadıklarını gösterir.

Çıktı: Projeden çıkarı olan paydaşlar destekleyici ve memnun, çıkarına olmayan veya çıktılara karşı olan paydaşlar proje sonuçlarını olumsuz etkilemezler.
Kontrol: Paydaşların davranışları, projeden memnun olup olmadıklarını, projeyi destekleyip desteklemediklerini veya projeye karşı olup olmadıklarını gösterir. Anketler, görüşmeler ve odak grupları, paydaşların memnun ve destekleyici olup olmadıklarını, projeye veya sonuçlarına karşı olup olmadıklarını belirlemenin etkili yollarıdır. Proje problem kayıtlarının ve risk kayıtlarının gözden geçirilmesi, paydaşlarla ilgili zorlukları belirlemeye yardımcı olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 27 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 2

PAYDAŞ KATILIMINI SAĞLAMA

Paydaş katılımını sağlamak, paydaşların verimli katılımını teşvik etmek için stratejilerin belirlenmesini ve bu doğrultuda eylemlerin uygulanmasını içerir. Paydaş katılım aktiviteleri, proje başlamadan önce veya proje başladığında başlar ve proje boyunca devam eder.

Projenin başlangıcında net bir vizyonun ortaya konması ve paydaşlarla paylaşılması, proje boyunca iyi ilişkiler ve uyum sağlar. Kilit paydaşların üzerinde mutabık kaldığı net bir vizyon oluşturmak, proje veya amaçlanan sonuçlar çıkarına olmayan paydaşlarla bazı zorlu müzakereleri gerektirebilir. Yukarıdaki şekilde gösterildiği gibi, paydaşları etkin bir şekilde dahil etmenin birkaç adımı vardır;

1 – Tanımla

Proje ekibini oluşturmadan önce üst düzey paydaş tanımlaması  yapılabilir. Ayrıntılı paydaş tanımlaması, proje ilerledikçe aşamalı olarak detaylandırılır ve proje boyunca sürekli bir aktivitedir. Müşteri, sponsor, proje ekibi, son kullanıcılar vb. gibi bazı paydaşların belirlenmesi kolaydır, ancak projeyle doğrudan bağlantılı olmayan paydaşların belirlenmesi zor olabilir.

2 – Anla ve Analiz Et

Paydaşlar belirlendikten sonra, proje yöneticisi ve proje ekibi, paydaşların hislerini, duygularını, inançlarını ve değerlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Bu bilgiler, proje sonuçları için ek tehditler veya fırsatlar hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlar. İnsan tutum ve davranışları hızla değişebileceği için paydaşları anlamak ve analiz etmek sürekli bir eylemdir.

Proje paydaşlarını anlamakla ilgili olarak, her bir paydaşın projedeki konumunun ve bakış açısının analiz edilmesi gerekir;

  • Proje üzerindeki gücü – Organizasyon içindeki konumu, sahip olduğu bilgi vb.
  • Proje üzerindeki etkisi – Projede aldığı sorumluluk itibari ile hedefleri etkileme gücü 
  • Tutum – Proje sonuçlarına, işlerine, iş yapma veya diğer paydaşlara karşı yaklaşımı
  • İnançlar – Kişisel değerleri
  • Beklentiler – Projeden ve sonuçlarından beklentisi
  • Etki derecesi – Projeyi etkileme derecesi (Az, Normal, Çok)
  • Projeye yakınlık – Projeye olan ilgi seviyesine göre durduğu pozisyon (Çok yakın, yakın, uzak, çok uzak)
  • Projeye ilgisi – Projenin çıkarlarına ne derece uyduğu
  • Proje ve paydaşlarla etkileşimini etkileyebilecek diğer hususlar – Lokasyon, konuşulan dil vb.

Bu bilgiler, proje ekibinin, paydaşların motivasyonlarını, eylemlerini ve davranışlarını etkileyebilecek doğru etkileşimler dikkate almasına yardımcı olur.

Bireysel analize ek olarak, projenin hedeflerini destekleyen veya engelleyen proje içi ittifaklar ortaya çıkarsa, paydaşların birbirleriyle nasıl etkileşime gireceği düşünülmelidir. Ör, proje ekibi departman yöneticisinin son derece etkili olduğuna inanıyor ancak projeyle ilgili olumsuz algıları varsa, belirli konularda nasıl yaklaşmaları gerektiğini belirleyebilirler. Her durumda, kişisel bilgilerin gizliliği konusunda hassas davranılmalı ve gizli tutulmalıdır.

Paydaş Analizi
Paydaş Haritalama/Gösterim

3 – Önceliklendir

Birçok projede, proje ekibinin, doğrudan veya etkili bir şekilde ilişki kurması için gerekenden daha fazla paydaş vardır. Proje ekibi, paydaş analizine dayanarak, paydaşları önceliklendirebilir. Önceliği en fazla güce ve ilgiye sahip paydaşlara odaklamak gerekir. Proje ilerledikçe, proje ekibinin, yeni paydaşlara veya paydaş ortamındaki değişikliklere göre önceliklerini yeniden belirlemesi gerekir.

4 – Etkileşim – Katılımlarını Sağla

Paydaş katılımını sağlamak, projeyi paydaşlara tanıtmak, gereksinimlerini ortaya çıkarmak, beklentileri yönetmek, sorunları çözmek, müzakere etmek, öncelik vermek, problem çözmek ve kararlar almak için paydaşlarla işbirliği içinde çalışmayı gerektirir. Paydaşları projeye dahil etmek, aktif dinleme, kişilerarası beceriler ve çatışma yönetimi gibi yumuşak becerilerin yanı sıra vizyon oluşturma ve eleştirel düşünme gibi liderlik becerilerinin uygulanmasını gerektirir.

Paydaşlarla iletişim yazılı veya sözlü yollarla gerçekleşebilir ve resmi veya gayri resmi olabilir. Her bir iletişim türünün örnekleri aşağıdaki tablodan görülebilir;

İletişim yöntemleri, itme, çekme ve etkileşimli iletişimi içerir:

  • İtme İletişimi – Notlar, e-postalar, durum raporları, sesli posta vb. gibi paydaşlara gönderilen iletişimleri ifade eder. İtme iletişimi, paydaşlar veya paydaş grupları ile tek yönlü iletişim için kullanılır. Anında iletişim, tepkiyi anında ölçme ve anlaşılıp anlaşılmadığını değerlendirmek mümkün değildir. Bu nedenle dikkatli olarak kullanılmalıdır.
  • Çekme İletişimi – Proje ekibi üyesinin politika, prosedür veya şablonlar vb. bulmak için intranete gitmesi vb. arayarak bulunan bilgiler kast edilmektedir. 

Paydaş katılımı sağlama, iletişimin tipi, itme veya çekme olup olmamasından daha derin bir konudur. Paydaş Katılımı etkileşimli olarak yürütülmelidir. Yapılan görüşmeler, telefonla konuşmalar, toplantılar, beyin fırtınası, ürün demoları vb.  bir veya daha fazla paydaşla bilgi alışverişini anlamına gelir.

Tüm iletişim biçimlerinde, hızlı geri bildirim aşağıdaki konularda faydalıdır;

  • Paydaş(lar)ın mesajı ne derecede anladığını teyit etmek
  • Paydaşların mesajla hemfikir olup olmadığını belirlemek
  • Alıcının algıladığı farklı veya diğer istenmeyen noktaları tanımlamak
  • Diğer yardımcı bilgileri öğrenmek

Projelerde Bilgi Almak

5 – İzle

Proje yaşam döngüsü boyunca, teslimatlar ortaya çıktıkça yeni paydaşlar belirlenebilir, mevcutlar paydaş olmaktan çıkabilir. Proje ilerledikçe, bazı paydaşların tutumu, gücü ve ilgisi değişebilir. Yeni paydaşlar belirlendikçe analiz edilmeli, mevcut katılım stratejisinin etkili olup olmadığı, ayarlanması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Bu nedenle, proje süresince paydaş katılımının miktarı ve etkinliği izlenmelidir.

Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi

Proje teslimatları ve projenin genel yönetimi konusunda paydaş memnuniyetinin derecesi görüşmelerle belirlenebilir. Proje ve döngü değerlendirmeleri, ürün incelemeleri, aşama kapıları ve diğer yöntemlerle periyodik olarak geri bildirim alınabilir. Kalabalık paydaş gruplarının memnuniyet derecesini değerlendirmek için anket yapılabilir. Gerektiğinde, daha yüksek paydaş memnuniyeti elde etmek için paydaş katılımını sağlama yaklaşımı güncellenebilir.

Proje Paydaş Riskleri ve Sosyal Ağ Analizi
Proje Yönetiminde İlişki Ağları
Yaparım Deyip Yapmayan Proje Paydaşları

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 26 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 1

PAYDAŞ PERFORMANS ALANI

Paydaş Performans Alanı, paydaşlarla ilişkili aktiviteleri ve işlevleri ele alır.

Bu performans alanının etkin bir şekilde yürütülmesinden beklenen sonuçlar aşağıdaki gibidir; 

  • Proje boyunca paydaşlarla verimli bir çalışma ilişkisi.
  • Proje hedefleri konusunda paydaşlarla anlaşma.
  • Projeden fayda sağlayan paydaşların destekleyici olması ve memnuniyeti. Projeyi veya teslimatlarından beklediği çarı elde edemeyeceğini düşünen ve desteklemeyenlerin proje sonuçlarını olumsuz etkilemesini engelleme.

Aşağıdaki tanımlar Paydaş Performans Alanı ile ilgilidir:

Paydaş – Proje, program veya portföyden, aktivitelerinden veya sonucundan etkilenebilecek, etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek kişi, grup veya organizasyonlar.

Video – Proje Paydaşları

Paydaş Analizi – Proje boyunca kimin çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini belirlemek ve yaklaşım önceliklerini belirlemek için nicel ve nitel bilgileri sistematik olarak toplama ve analiz etme yöntemidir.

Paydaş performans alanı, proje hedeflerine ulaşma konusunda paydaşlarla çalışmayı, olumlu ilişkiler ve memnuniyeti sağlamak için onlarla etkileşim kurmayı gerektirir.

Paydaşlar bireyleri, grupları ve organizasyonları içerir. Bir projenin az veya çok paydaşı olabilir. Projenin farklı aşamalarında farklı paydaşlar olabilir ve proje ilerledikçe paydaşların etkisi, gücü veya çıkarları değişebilir.

Paydaşları belirlemek, organizasyonun içinden ve dışından paydaşları belirlemektir. Paydaşlar, tutumları (destekleyen, desteklemeyen ve nötr) ile ele alınır. Teknik proje yönetimi becerilerine sahip olmak proje başarısı için önemli olmakla beraber paydaşlarla etkin bir şekilde çalışmak için kişilerarası ve liderlik becerilerine sahip olmakta önemlidir.

Proje Yöneticisi ve Fonksiyonel Yöneticiler 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 25 – Proje Performans Alanları – 1

Proje Performans Alanları

Proje performans alanı, proje sonuçlarının etkili bir şekilde sunulması için kritik aktivitelerdir.

Proje performans alanları, istenen proje sonuçlarını elde etmek için uyum içinde çalışan etkileşimli, birbiriyle ilişkili ve birbirine bağımlı odak alanlarıdır.

Sekiz proje performans alanı vardır:

  • Paydaşlar
  • Takım
  • Geliştirme Yaklaşımı ve Yaşam Döngüsü
  • Planlama
  • Proje Çalışması,
  • Teslim
  • Ölçümleme
  • Belirsizlik

Aşağıda görülebileceği gibi 12 Proje Yönetimi Prensibinin tüm 8 Proje Yönetimi Performans alanında dikkate alınması gerekiyor. Prensipler ve performans alanları birbirleri ile entegre bir biçimde ele alınmalıdır.

Performans alanları birlikte bir bütündür. Projenin ve amaçlanan sonuçlarının başarılı bir şekilde sunulmasını sağlamak için her bir performans alanı diğer performans alanlarına bağımlı olan entegre bir sistem olarak çalışır.

Performans alanları, değerin nasıl sağlandığına bakılmaksızın (sıklıkla, periyodik olarak veya projenin sonunda) proje süresince eşzamanlı olarak ele alınır. Örneğin, proje liderleri, projenin başlangıcından bitişine kadar paydaşlara, proje ekibine, proje yaşam döngüsüne, proje çalışmasına ve benzerlerine odaklanırlar.

Performans alanları, birbiriyle örtüştüğü ve birbiriyle bağlantılı olduğu için ayrı çalışmalar olarak ele alınmaz. Performans alanlarının ilişkili olduğu süreçler her proje için farklıdır ve her projede mevcutturlar.

Performans alanlarının her birinde gerçekleştirilen belirli aktiviteler, organizasyonun bağlamı, proje, teslimatlar, proje ekibi, paydaşlar ve diğer faktörler tarafından belirlenir. Performans alanlarına ilişkin açıklamalarımı bundan sonraki yazılarımda görebileceksiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 24 – Proje Yönetim İlkeleri – 13

12 – DEĞİŞİMİ ETKİNLEŞTİRMEK

Projeler, organizasyonları mevcut durumlarından başka bir duruma geçirirler. Bu yüzden değişiklikten etkilenen paydaşların, yeni ve farklı davranış ve süreçlerin benimsenmesi ve sürdürülmesi için hazırlanmaları gerekir.

Temel Prensipler

  • Değişime yönelik yapılandırılmış yaklaşım, bireylerin, grupların ve organizasyonun mevcut durumdan gelecekte arzu edilen bir duruma geçişine yardımcı olur.
  • Değişiklik, organizasyonun içinden veya dışından kaynaklanabilir.
  • Tüm paydaşlar değişimi benimsemediğinde değişimi etkinleştirmek zor olabilir.
  • Kısa sürede çok fazla değişiklik yapmaya çalışmak değişim yorgunluğuna ve/veya direncine neden olabilir.
  • Paydaş katılımı ve katılıma yönelik motivasyonel yaklaşımlar, değişimin benimsenmesine yardımcı olur.

Günümüzün iş ortamında ürünler, hizmetler, süreçler ve iş yapış tarzlarında geçerliliği korumak, tüm organizasyonlar için zordur. Geçerlilik, paydaşların ihtiyaç ve isteklerine duyarlı olmayı gerektirir. Paydaşların yararına olacak istek ve önerileri sürekli olarak değerlendirmek, değişikliklere hızla yanıt vermek ve değişimin aracıları olarak hareket etmek gerekir.

Proje yöneticileri, organizasyonu değişikliklere hazır tutmak için hazır olmalıdırlar. Projeler, tanımları gereği yeni bir şey yaratırlar yani değişimin aracılarıdır.

Değişim yönetimi, bireyleri, grupları ve organizasyonları mevcut durumdan, arzu edilen faydaların gerçekleştirileceği gelecekteki duruma geçirmek için kapsamlı, döngüsel ve yapılandırılmış bir yaklaşım benimsemektir. Bu yaklaşım projeyle ilişkili değişikliklerin tanımlandığı, belgelendiği ve ardından karar verildiği entegre proje değişiklik kontrolünden farklıdır.

Organizasyondaki değişiklik, ihtiyaç veya istek şeklinde iç kaynaklardan kaynaklanabilir. Değişim, teknolojik gelişmeler, demografik değişiklikler veya sosyoekonomik baskılar gibi dış kaynaklardan kaynaklanabilir. Her değişiklik, değişikliği yaşayan grup ve grubun etkileşimde bulunduğu diğer gruplar tarafından bir dereceye kadar uyarlama içerir.

Değişim, paydaşlar tarafından uygulanırken aynı paydaşlar için sonuçları olur. Değişim, paydaş değişikliği getirebilir. Bu durum istenen teslimatın yanı sıra amaçlanan sonucu sağlamak için proje işlerinin kolaylaştırılmasını sağlayabilir.

Organizasyonda değişimi sağlamak zor olabilir. Bazı çalışanlar, değişime dirençli ve riskten kaçınıyor olabilirler. Organizasyon kültürü muhafakzakar olabilir.

Etkili değişim yönetimi, güçlü strateji yerine motivasyonel strateji kullanır. Paydaşların katılımı ve iki yönlü iletişim, değişimin benimsenmesi ve özümsenmesinin gerçekleşebileceği veya dirençli olanların ikna edilebileceği bir ortam yaratır.

Proje ekibi üyeleri ve proje yöneticileri, değişikliğin müşteriler tarafından başarıyla benimsenmesi veya özümsenmesi olasılığını artırmak için ilgili paydaşlarla birlikte çalışmalıdırlar. Bu yaklaşım, değişiklikle ilgili vizyon ve hedeflerin projede erkenden iletilmesini ve değişiklik için katılımı sağlar. Değişikliğin faydaları ve iş süreçleri üzerindeki etkisi, proje boyunca organizasyonun tüm seviyeleri ile paylaşılır.

Değişimin hızını, değişim iştahına, maliyetine ve paydaşların ve çevrenin değişimi özümseme kabiliyetine göre uyarlamak gerekir. Çok kısa sürede çok fazla değişiklik, değişim doygunluğu nedeniyle dirence yol açabilir. Paydaşlar, değişimin daha fazla değer üreteceği veya sonuçları iyileştireceği konusunda oybirliğiyle hemfikir olsalar bile, daha fazla fayda sağlayacak konular üzerinde çalışmakta zorluk çekebilirler. Faydaların gerçekleşmesini teşvik etmek ve ilk duruma geri dönmeyi önlemek için değişikliği güçlendirmeye ve sürdürmeye yönelik aktiviteler gerçekleştirilmelidir. 

Paydaşların proje yaşam döngüsü boyunca değişimi benimseme tutumlarını ve ihtiyaçlarını anlamak, dikkate almak, başarı olasılığını artırır. 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 23 – Proje Yönetim İlkeleri – 12

11 – UYARLANABİLİRLİK VE DAYANIKLILIĞI KABUL ETMEK

Organizasyonun ve proje ekibinin, projenin değişime uyum sağlaması, olumsuzluklardan kurtulması ve çalışmalarını ilerletmesi için benimsedikleri yaklaşımlarına uyarlanabilirlik ve dayanıklılık kazandırması gerekir.

Temel Prensipler

  • Uyum, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.
  • Esneklik, etkileri absorbe etme, gerileme veya başarısızlıktan hızla kurtulma yeteneğidir.
  • Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanma, uyarlanabilirliği kolaylaştırır.

Projeler, çeşitli aşamalarda zorluklarla veya engellerle karşılaşır. Proje ekibinin yaklaşımında uyarlanabilirliği ve esnekliği bir arada ele alması, ortaya çıkan etkileri yönetmesine ve ekip gelişimine yardımcı olur.

Uyarlanabilirlik, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.

Dayanıklılık, birbirini tamamlayan iki özellikten oluşur: etkileri yönetme, aksilik veya başarısızlıktan sonra hızla toparlanma yeteneğidir.

Hem uyarlanabilirlik hem de esneklik, projeler üzerinde çalışan herkes için yararlı özelliklerdir.

Projeler başlangıçta planlandığı gibi ilerlemezler. Projeler, tüm iç ve dış faktörlerden (gereksinimler, sorunlar, paydaşlar vb.) etkilenirler.

Projede bazı konularda başarısız olunabilir veya beklentileri karşılamayabilir ve bu durum proje ekibinin yeniden bir araya gelip düşünmesini ve planlamasını gerektirebilir. Örneğin bir projede, projenin yürütülmesi sırasında mevzuat değişikliği, planları değiştirebilir. Bu tip durumlarda proje ekibinin projeyi ilerletmek için durumu ele alması gerekir. Projelerin erken aşamalarda yapılan plan ve taahhütlere bağlı kalma düşüncesi, yeni veya öngörülemeyen faktörlerin ortaya çıkmasından sonra, istenilen değeri üretme potansiyelini sınırlayabilir.

Kapsam kayması (müşterinin isteği dışında iş yapma) gibi sorunlardan kaçınmak için uyarlamanın, uygun değişiklik kontrol süreci gibi bütünsel bir bakış açısıyla yapılması gerekir.

Proje ortamında, uyarlanabilirliği ve esnekliği destekleyen yetenekler aşağıdadır:

  • Uyumu hızlandırmak için kısa geri bildirim döngüleri (Kısa döngülerle değer üretimi, Çevik Yaklaşım)
  • Sürekli öğrenme ve iyileştirme bakış açısı
  • Geniş becerilere sahip proje ekipleri ve gerekli her beceri alanında kapsamlı bilgiye sahip bireyler (Uzman ekipler)
  • İyileştirme fırsatları için projenin düzenli olarak denetlenmesi ve uyarlanması (Sürekli gözden geçirme ve iyileştirme)
  • Çeşitli deneyimleri yakalamak için proje ekiplerinde çeşitliliğe gidilmesi (farklı kültür, departman ve deneyime sahip çalışanlar)
  • İç ve dış paydaşları bir araya getiren açık ve şeffaf planlama (Açık ve net iletişim, görünülürlüğü sağlama)
  • Fikirleri test etmek ve yeni yaklaşımları denemek için yapılacak küçük ölçekli prototipler ve deneyler (Erken hata yapma)
  • Yeni düşünme ve çalışma biçimlerinden yararlanma yeteneği (Başka fikirlere açık olmak)
  • İşin hızı ile gereksinimlerin kararlılığını dengeleyen süreç tasarımı (Duruma uygun ve gerektiği kadar)
  • Açık kurumsal görüşmeler (İletişim)
  • Aynı veya benzer geçmiş çabalardan öğrenme ve anlama (Alınan Dersler)
  • Birden çok olası senaryoyu tahmin etme ve birden çok olasılığa hazırlanma yeteneği ve istekliliği (Varsayım Senaryo analizi, Eğer Olursa Analizi)
  • Karar vermeyi son ana kadar ertelemek (Kanban Yaklaşımı)
  • Yönetim desteği
  • Hız ve dengeyi dengeleyen açık uçlu tasarım (Hız ve çıktıları dengeleyecek bir tempo tutturmak)

Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanmak ve öngörmeye çalışmak, başlangıçta planlanandan daha iyi sonuç elde edilebilecek çözümleri mümkün kılabilir. Örneğin, proje ekibi, orijinal tanımlanmış teslimattan daha güçlü sonuçlar sağlayacak alternatif bir çözüm bulabilir.

Alternatiflerin araştırılması  iş gerekçesinin tamamlanması ile projenin kapanması arasında herhangi bir zamanda yeni bir çözüm ortaya çıkarabilir.

Proje sırasında adaptasyon fırsatları ortaya çıkabilir. Proje ekibi, fırsatı değerlendirebilmek için proje sponsoruna, ürün sahibine veya müşteriye fırsatı (durumu) aktarmalıdır. Eğer yapılmış bir sözleşmenin var ise türüne bağlı olarak, uyarlamadan kaynaklanan bazı değişiklikler için müşterinin onayına ihtiyaç duyulabilir.

Projelerde beklenmeyen değişiklikler ve koşullar fırsatlar yaratabilir. Proje ekipleri, değer teslimini optimize etmek için problem çözmenin yanı sıra değişikliklere ve planlanmamış olaylardan fırsatları yakalama konusunda projeye bütünsel yaklaşmalıdır. Planlanmamış bir olayda, proje ekipleri kazanılabilecek potansiyel olumlu sonuçları (fırsatları) araştırmalıdır. Örneğin, bir değişikliği geciktirmek piyasada bu özelliği sunan ilk ürün olma avantajı sağlayabilir.

Projede uyumu ve dayanıklılığı sağlamak, iç ve dış faktörler değiştiğinde proje ekiplerinin istenen sonuca odaklanmasını sağlar ve aksiliklerin olumsuz sonuçlarından etkilenmemeleri sağlar. Yukarıda sıralanmış özellikler, proje ekiplerinin hatalardan veya aksiliklerden hızla kurtulabilmeleri ve değer sağlamaya yönelik ilerleme kaydetmeye devam edebilmeleri için öğrenmelerine ve iyileştirmelerine yardımcı olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 22 – Proje Yönetim İlkeleri – 11

10 – RİSK YANITLARININ OPTİMİZE EDİLMESİ

Projelerde, beklenen sonuçlar üzerindeki olumlu etkilerin en üst düzeye çıkarılması ve olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için hem fırsatlar hem de tehditler açısından riskler sürekli  değerlendirilmelidir.

Temel Prensipler

  • Tekil ve genel riskler projeleri etkileyebilir.
  • Riskler, pozitif (fırsatlar) veya negatif (tehditler) olabilir.
  • Riskler proje boyunca sürekli olarak ele alınır.
  • Organizasyonun risk tutumu, iştahı ve eşiği, riskin nasıl ele alınacağını etkiler.
  • Risk yanıtları
    • Riskin önemine uygun,
    • Maliyet etkin,
    • Proje bağlamında gerçekçi,
    • İlgili paydaşlar tarafından kabul edilen
    • Sorumluluğu bir kişiye ait olmalıdır.

Risk ortaya çıktığında, bir veya daha fazla hedef üzerinde olumlu veya olumsuz bir etkisi olabilir. Olumsuz etkinin gerçekleşmesine sorun (problem) denir ve problem yönetimi ile ele alınmalıdır. Belirlenen riskler projede gerçekleşebilir veya gerçekleşmeyebilir. Proje ekipleri, yaşam döngüsü boyunca hem proje içinde hem de dışında bilinen ve ortaya çıkan riskleri belirlemeye ve değerlendirmeye çalışırlar. Her risk gerçekleşmeyebilir her ana yeni riskler ortaya çıkabilir.

Proje ekipleri, olumlu risklerin (fırsatları) etkilerini en üst düzeye çıkarmaya ve olumsuz risklerin (tehditler) etkilerini kaldırmaya veya azaltmaya çalışırlar. Tehditler gecikme, maliyet aşımı, teknik arıza, performans düşüşü veya itibar kaybı gibi sorunlara neden olabilirler. Fırsatlar, azaltılmış zaman ve maliyet, geliştirilmiş performans, artan pazar payı veya itibar gibi faydalara yol açabilirler.

Proje ekipleri genel proje riskini de izlerler. Genel proje riski, belirsizliğin bir bütün olarak proje üzerindeki etkisini ifade eder. Genel risk, tekil riskler de dahil olmak üzere tüm belirsizlik kaynaklarından kaynaklanabilir.  Paydaşların hem olumlu hem de olumsuz proje sonucu değişikliklerinden etkilenmelerine sebep olur. Genel proje risklerinin yönetilmesindeki amaç, proje riskinin etkisini kabul edilebilir bir aralıkta tutmaktır.  Yönetim stratejileri, tehdit faktörlerini azaltmayı, fırsatları teşvik etmeyi ve proje hedeflerine ulaşma olasılığını en üst düzeye çıkarmayı içerir.

Proje ekibi üyeleri, risk iştahlarını ve risk eşiklerini anlamak için ilgili paydaşlarla iletişim kurarlar. Risk iştahı, organizasyonun veya bireyin kabul etmeye istekli olduğu belirsizlik derecesini tanımlar. Risk eşiği, organizasyonun ve paydaşların risk iştahını yansıtan bir hedef doğrultusundaki kabul edilebilir değişkenliğin ölçüsüdür. Risk eşiği, risk iştahını yansıtır. Bu nedenle, maliyet hedefi etrafında ±%5’lik bir risk eşiği, ±%10’luk bir risk eşiğinden daha düşük bir risk iştahını yansıtır. Risk iştahı ve risk eşiği, proje ekibinin bir projedeki riski nasıl yönetceğini ve risklere nasıl yaklaşması gerektiğini belirler. 

Etkili ve uygun risk yanıtları, tekil ve genel proje tehditlerini azaltırken fırsatları artırabilir. Proje ekipleri, aşağıdaki özellikleri göz önünde bulundurarak potansiyel risk yanıtlarını tutarlı bir şekilde belirlemelidir:

  • Riskin önemine uygun ve zamanında,
  • Uygun maliyetli,
  • Proje bağlamında gerçekçi,
  • İlgili paydaşlar tarafından kabul edilen
  • Sorumluluğu bir kişiye ait.

Genel Proje Risklerine Karşı Stratejiler

Tehditlere Yönelik Stratejiler

Fırsatlara Yönelik Stratejiler

Riskler organizasyon, portföy, program, proje ve ürün içinde mevcut olabilir.

Proje, riskin faydaların gerçekleşmesini, değerin artmasını ve azalmasını sağlayabileceği bir programın bileşeni olabilir. Proje, riskin potansiyel olarak portföyün toplam değerini ve iş hedeflerinin gerçekleştirilmesini artırabileceği veya azaltabileceği portföyün bileşeni olabilir.

Tutarlı risk değerlendirmesi, planlama ve proaktif risk uygulaması uygulayan proje ekiplerinin maliyeti, risk gerçekleştiğinde sorunlara tepki veren (reaktif yaklaşım) organizasyonlardan daha az maliyetlidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 21 – Proje Yönetim İlkeleri – 10

9 – KARMAŞIKLIĞI YÖNETMEK

Projelerde risk yönetimi proje içi bir konu olarak düşünülürdü. Yeni standartta önce projenin belirsizliğinin daha sonra proje içi belirsizliklerin ele alınması gerektiğinin altı çiziliyor. 

Projeye yaklaşımın ve planların proje yaşam döngüsünde başarılı bir şekilde uygulanmasını sağlamak için proje ekibinin, proje karmaşıklığını sürekli olarak değerlendirmesi gerekir.

Temel Prensipler

  • Karmaşıklık, insan davranışının, sistem etkileşimlerinin, belirsizliğin ve muğlaklığın sonucudur.
  • Proje sırasında herhangi bir noktada karmaşıklık ortaya çıkabilir.
  • Değeri, kapsamı, iletişimi, paydaşları, riski ve teknolojik yeniliği etkileyen olaylar veya koşullar karmaşıklığı ortaya çıkarabilir.
  • Proje ekipleri, karmaşıklık unsurlarını belirlemek için tetikte olmalı, karmaşıklık miktarını veya etkisini azaltmak için çeşitli yöntemler kullanmalıdır.
  • Proje, birbiriyle etkileşime giren öğeler sistemidir. Karmaşıklık, insan ve sistem davranışının belirsizliğinden kaynaklanır. Etkileşimlerin doğası ve sayısı, projedeki karmaşıklık derecesini belirler.

Karmaşıklık, proje öğelerinden, aralarındaki etkileşimlerden, diğer sistemler ve proje ortamıyla olan etkileşimlerden ortaya çıkar. Karmaşıklık kontrol edilemese de proje ekipleri, karmaşıklığın sonucu olarak ortaya çıkan etkileri ele alabilirler.

Proje ekipleri, riskler, bağımlılıklar, durumlar veya ilişkiler gibi birçok etkileşimin sonucunda  ortaya çıkan karmaşıklığı öngöremeyebilirler. Birkaç neden tek bir karmaşık etki üretmek için birleşebilir, karmaşıklığın nedenini belirlemek zorlaşabilir.

Proje karmaşıklığı, proje ve proje sistemi içindeki unsurların bütünsel sonucu olarak ortaya çıkar. Örneğin, proje içindeki karmaşıklık, düzenleyici kurumlar, finans kurumları, tedarikçiler, vb. daha fazla sayıda veya çeşitlilikte paydaşla artabilir. Paydaşlar, projenin karmaşıklığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilirler.

Yaygın karmaşıklık kaynaklarından bazıları şunlardır:

  • İnsan davranışı – İnsan davranışı, tavır, tutum ve deneyimlerinin etkileşimidir. Projenin amaç ve hedefleriyle çelişen kişisel gündemler, çıkarlar vb. karmaşıklığa katkıda bulunabilirler. Farklı lokasyonlardaki paydaşlar, farklı zaman dilimlerine sahip olabilir, farklı diller konuşabilir ve farklı kültürel normlara sahip olabilirler.
  • Sistem davranışı – Proje unsurları arasındaki karşılıklı bağımlılıkların sonucudur. Örneğin, farklı teknoloji sistemlerinin entegrasyonu, proje sonuçlarını ve başarısını etkileyebilecek sıkıntılara neden olabilir. Proje bileşenleri arasındaki etkileşimler, risklere yol açabilir, sorunlar yaratabilir, belirsiz ve orantısız neden-sonuç ilişkileri üretebilirler.
  • Belirsizlik ve muğlaklık. Muğlaklık, belirsiz olma, ne bekleyeceğini veya bir durumu nasıl kavrayacağını bilememe durumudur. Muğlaklık, birçok seçeneğe sahip olmaktan veya optimal seçimde netlik eksikliğinden kaynaklanabilir.  Ortaya çıkan sorunlar veya durumlar da muğlaklığa yol açabilir. 
Belirsizlik sorunlar, olaylar, izlenecek yollar veya çözümler konusunda anlayış ve farkındalık eksikliğidir. Alternatif eylemlerin, tepkilerin ve sonuçların olasılıklarıyla ilgilenir. Belirsizlik, bilinmeyen bilinmeyenleri ve siyah kuğuları içerir.
 Karmaşık bir çevrede, belirsizlik ve muğlaklık birleşerek nedensel ilişkilerin (olasılıkların ve etkilerin) tam olarak tanımlanamamasına yol açabilir. Bu tip durumlarda belirsizliği ve muğlaklığı, etkileşimlerin iyi tanımlanabileceği ve dolayısıyla etkin bir şekilde ele alınabileceği noktaya kadar azaltmak zorlaşabilir.
  • Teknolojik yenilik – Ürünlerde, hizmetlerde, çalışma şeklinde, süreçlerde, araçlarda, tekniklerde, prosedürlerde ve daha fazlasında aksamalara neden olabilir. Yeni teknoloji, bu teknolojinin nasıl kullanılacağının belirsizliği ile birlikte karmaşıklığa katkıda bulunur. İnovasyon, karmaşıklığın artmasına neden olma potansiyeline sahiptir.

Karmaşıklık sonradan ortaya çıkabilir ve projeyi herhangi bir alanda ve proje yaşam döngüsünün herhangi bir noktasında etkileyebilir. Proje ekipleri, karmaşıklık belirtilerini fark edebilmek için proje bileşenlerine ve projeye bir bütün olarak sürekli bakmalıdırlar.

Sistem düşüncesi, geçmiş proje çalışmalarından elde edilen deneyimler, deneyler ve sistem etkileşimiyle ilgili sürekli öğrenme vb. yaklaşımlar karmaşıklık olan bir ortamda yürütme becerisinin artmasını sağlar. Karmaşıklık belirtilerine karşı tetikte olmak, proje ekiplerinin yaklaşımlarını ve planlarını uyarlamalarına olanak tanır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 20 – Proje Yönetim İlkeleri – 9

8- SÜREÇLERDE VE TESLİMATLARDA KALİTE

Projelerde gereksinimlerin, kapsamın, konfigürasyonun ve kalitenin bir arada ele alınması gerekiyor. Bu bölümde sadece kalitenin altı çizilmektedir. Projelerde hedeflerini karşılayan ve paydaşların ihtiyaçları ve kabul gereksinimleriyle uyumlu teslimatlar üretmek için kaliteye odaklanmak gerekir. 

Temel Prensipler

  • Proje kalitesi, paydaşların beklentilerini, proje ve ürün gereksinimlerini karşılamayı gerektirir.
  • Kalite, teslimatların kabul kriterlerini karşılamaya odaklanır.
  • Proje kalitesi, proje süreçlerinin uygun ve etkili olmasını sağlamayı gerektirir.

Kalite, bir ürün, hizmet veya sonucun ortaya koyacağı sonuçların gereksinimleri karşılama derecesidir. Kalite, müşterinin belirtilen veya ima edilen ihtiyaçlarını karşılama yeteneğidir. Bu sebeple ihtiyaçları ve gereksinimleri anlamak çok önemlidir. Projenin sonunda ortaya çıkacak ürün, hizmet veya sonuçlar (teslimatlar), hem kabul kriterlerine uygunluk hem de kullanıma uygunluk açısından ölçülür.

Kalite, birkaç farklı boyuta sahip olabilir;

  • Performans – Teslimat, proje ekibinin ve diğer paydaşların beklediği gibi işlev görüyor mu?
  • Uygunluk – Teslimat kullanıma uygun mu ve spesifikasyonları karşılıyor mu?
  • Güvenilirlik – Teslimatlar gerçekleştirildiğinde tutarlı ölçütler veriyor mu?
  • Dayanıklılık – Teslimatlar, öngörülemeyen sorunlara karşı hazırlıklı mı ve hızlı bir şekilde sorun giderilebiliyor mu?
  • Başarı – Teslimatlar, müşteriden (kullanılabilirlik, kullanıcı deneyimi vb.) olumlu geri bildirim alıyor mu? 
  • Uyumluluk – Teslimatlar, diğer teslimatlarla uyumlu mu?
  • Etkililik – Teslimatlar, en az girdi ve çabayla en büyük faydayı üretiyor mu?
  • SürdürülebilirlikTeslimatlar, ekonomik, sosyal ve çevresel parametreler üzerinde olumlu etkilere sahip mi?

Proje ekipleri, gereksinimlere dayalı olarak ölçütleri ve kabul kriterlerini kullanarak kaliteyi ölçerler.

Gereksinim, üründe, hizmette veya sonuçta bulunması gereken koşul veya yetenektir. Gereksinimler, paydaşlardan, sözleşmeden, kurumsal politikalardan, standartlardan veya düzenleyici kurumlardan gelebilir.

Kalite, ürün kabul kriterleri ile yakından bağlantılıdır. Ürün kabul kriterlerinin, denemeler ve önceliklendirmeler yapıldıkça güncellenmesi, kabul sürecinin bir parçası olması ve periyodik olarak doğrulanması gerekir.

Kalite, aynı zamanda projenin teslimatlarını üretmek için kullanılan proje yaklaşımları ve aktiviteleri ile ilgilidir. Teslimat kalitesi, tetkik ve test yoluyla değerlendirirken, proje yönetimi aktiviteleri ve süreçleri incelemeler ve denetimler yoluyla değerlendirilirler.

Ürün veya proje yönetimine ilişkin kalite aktiviteleri, hataların, kusurların tespitine ve önlenmesine odaklanır. Kalite Yönetiminin önceliği hataları bulmak değil gelecekteki hataların önlenmesini sağlamaktır.

Kalite aktivitelerinin amacı, teslimatların müşterinin ve diğer ilgili paydaşların ihtiyaçlarını en basit yoldan karşılamasını sağlamaktır. Kaynak israfı en aza indirilmeli ve istenen sonuca ulaşma olasılığı en üst düzeye çıkarılmalıdır. Bu sayede:

  • Teslimatlar hızlı bir şekilde teslim edilir,
  • Yeniden çalışma (işi tekrar yapma) ve hurda önlenir veya azaltılır,
  • Teslimatlardaki kusurları önlemek veya bunları erken tespit etmek mümkün olur.

Kalite aktiviteleri net olarak belirlenmiş veya belirlenmemiş gereksinimler düzeyinde aynıdır. Öngörücü ve Çevik yaklaşımlarda farklı şekilde yaklaşılmaz.

Önemli olan proje hedeflerini karşılayan, organizasyonun ve paydaşların beklentilerini, kullanımlarını ve kabul kriterlerini karşılayan teslimatlar ve sonuçlar üretmektir. 

Gerek proje süreçlerinde gerekse teslimatlar düzeyinde kaliteye gösterilen yakın ilgi olumlu sonuçlar yaratır:

  • Kabul kriterleri ile tanımlanan projenin amaçlarına uygun proje teslimatları,
  • Paydaş beklentilerini ve iş hedeflerini karşılayan proje teslimatları,
  • Kusursuz veya minimum kusurlu proje teslimatları,
  • Zamanında veya hızlı teslimat,
  • Gelişmiş maliyet kontrolü,
  • Ürün tesliminde kalite artışı,
  • Daha az yeniden çalışma ve hurda,
  • Azalan müşteri şikayetleri,
  • İyi tedarik zinciri entegrasyonu,
  • Artan verimlilik,
  • Artan proje ekibi morali ve memnuniyeti,
  • Güçlü hizmet sunumu,
  • İyileştirilmiş karar verme
  • Sürekli olarak iyileştirilen süreçler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 19 – Proje Yönetim İlkeleri – 8

 

7 – BAĞLAMA GÖRE UYARLAMA

Tek bir yöntem ve metodoloji ile projeler başarılamaz. Projelerde değeri en üst düzeye çıkaracak, maliyeti yönetecek ve hızı artırarak istenen sonuca ulaştıracak “yeteri kadar” süreci kullanmak gerekiyor. Tüm süreçleri ve teknikleri projenin bağlamına, hedeflerine, paydaşlarına, yönetişime ve çevreye dayalı olarak uyarlamak ve doğru geliştirme yaklaşımını tasarlamak gerekir.

Temel prensipler;

  • Her proje benzersizdir.
  • Proje başarısı, istenen sonuçları üretmek için en uygun yöntemleri belirlemek için projenin bağlamına uyum sağlamaya dayanır.
  • Yaklaşımı uyarlamak yinelemelidir. Proje ilerledikçe gözden geçirmek gerekir. Bu nedenle sürekli bir süreçtir.

Hedeflere, paydaşlara ve çevrenin karmaşıklığına uyum sağlamak, proje başarısı için çok önemlidir. Uyarlama, mevcut ortam ve eldeki iş için elimizdekileri daha uygun hale getirmek, yaklaşımı, yönetişimi ve süreçleri duruma uygun olarak uyarlamaktır.

Proje ekipleri, projenin yaşam döngüsünde sürekli olumlu sonuçlar üretme esnekliğini sağlayacak uygun çerçeveyi uyarlarlar. İş ortamı, ekip büyüklüğü, belirsizlik derecesi ve projenin karmaşıklığı, proje sistemlerinin nasıl uyarlanacağını etkilerler. Proje sistemleri, birbiriyle ilişkili karmaşıklıklar dikkate alınarak bütünsel bir bakış açısıyla uyarlanmalıdır. Uyarlama, “yeteri kadar” süreçler, yöntemler, şablonlar kullanarak değeri en üst düzeye çıkarmayı, kısıtları yönetmeyi ve performansı iyileştirmeyi amaçlar.

Proje ekipleri, Proje Yönetimi Ofisi (PYO) ile yönetişimi göz önünde bulundurarak, proje bazında başarılı sonuçların üretilmesi için gereken teslimat yaklaşımı ve gerekli kaynaklar konusunda görüşmeleri ve karar vermelidirler. Kullanılacak süreçlerin seçimi, geliştirme yaklaşımı, yöntemler ve proje sonuçlarını sunmak için gereken eserleri (teslimatları) gözden geçirmeyi ve belirlemeyi gerektirir.

Alınan kararlar, yerleşik metodolojiyi kabul etmenin üstü kapalı bir eylemi olmamalıdır. Aksine, projenin ve proje ortamının benzersiz özelliklerine uyacak şekilde belirli öğelerin seçilmesi ve karıştırılması ile ilgili bir eylem olmalıdır. Her proje bağlamına göre bir dereceye kadar uyarlamaya uygundur.

Geçmiş proje teslimatları benzer olsa bile, projeler genellikle benzersizdir. Bunun nedeni, proje içeriğinin organizasyonun, müşterilerin, departmanların ve çevrenin dinamik oması ve  farklılık göstermesidir. Bu değişiklikler ve devam eden öğrenme süreci, proje ekiplerinin başarı arayışında farklı yöntemler veya yaklaşımlar kullanmasına veya geliştirmesine neden olurlar. Proje ekibi, istenen sonuçları üretmenin en uygun yöntemlerini belirleyebilmek için her proje için benzersiz koşulları incelemelidir.

Mevcut metodoloji veya ortak çalışma şekli, projenin uyarlanma şeklinde etkili olabilir. Metodoloji, kullanılan uygulamalar, teknikler, prosedürler ve kurallar sistemidir. Proje ekiplerinin organizasyonun metodolojisini dikkate almalıdırlar. Projenin nasıl yürütüleceği konusunda rehberlik sağlayan süreçler, yönetişim, yöntemler ve şablonlar sistemini iyi bilmelidirler. Bu yaklaşım, organizasyon içindeki projelerde tutarlılık sağlamakla beraber  metodolojinin her projeye uyacak şekilde gerekli konularda uyarlanması gerekir. Organizasyonel politikaların ve prosedürlerin, proje ekibinin bazen uyarlayamayacağı yetkilendirilmiş sınırları belirlediği unutulmamalıdır.

Proje ekipleri, proje yönetimi süreçlerinin zamanını ve maliyetini hesaba katarak uyarlama yapabilirler. Uyarlanmamış süreçlerin, maliyeti artırma, süreyi uzatma ve istenen değere ulaşılamaması gibi sonuçları olabilir. Proje Yönetimi yaklaşımını, uygun süreçler, yöntemler ve eserlerle birlikte uyarlamak, süreçlerle ilgili maliyetler ve proje sonuçlarının değeri hakkında doğru kararlar almasına yardımcı olur.

Proje Yönetimi yaklaşımının nasıl uyarlanacağına karar verildikten sonra alınan kararların ilişkili paydaşlarla paylaşılması gerekir. Her proje ekip üyesi, paydaşlarla ve rolleriyle ilgili olarak seçilen yöntem ve süreçlerin farkında olmalıdır.

Proje yaklaşımını, projenin ve çevresinin benzersiz özelliklerine göre uyarlamak, daha yüksek proje performansına ve başarı olasılığının artmasına sebep olur. Projeye özel yaklaşım, organizasyonlara aşağıdakiler gibi doğrudan ve dolaylı faydalar sağlayabilir;

  • Yaklaşımın tanımlanmasında yer aldıkları için proje ekibi üyelerinin bağlılığı,
  • Eylemler veya kaynaklar açısından israfın azaltılması,
  • Müşterinin ve diğer paydaşların ihtiyaçları, projenin uyarlanmasında önemli bir etki faktörü olduğundan, müşteri odaklılık
  • Proje ekipleri proje süreçlerinin öneminin bilincinde olacağından proje kaynaklarının daha verimli kullanımı.

Uyarlama, projelerde aşağıdaki olumlu sonuçlara yol açabilir:

  • Artan yenilik, verimlilik ve üretkenlik
  • Alınan dersler, böylece belirli yaklaşımından elde edilen iyileştirmeler paylaşılabilir ve bir sonraki çalışmaya veya gelecekteki projelere uygulanabilir
  • Yeni uygulamalar, yöntemler ve eserler ile organizasyonun metodolojisinin iyileştirilmesi
  • Deneme yoluyla iyileştirilmiş sonuçların, süreçlerin veya yöntemlerin keşfi
  • Kullanılan yöntem ve uygulamaların çok disiplinli proje ekipleri içinde etkin entegrasyonu
  • Uzun vadede kurum için artan uyarlanabilirlik.

Proje Yönetimi yaklaşımını uyarlamak, doğası gereği yinelemelidir ve bu nedenle proje yaşam döngüsü boyunca sürekli bir süreçtir. Proje ekipleri, etkinliklerini değerlendirmek ve organizasyona değer katmak için proje ilerledikçe yöntemlerin ve özel süreçlerin kendileri için nasıl çalıştığına dair tüm paydaşlardan geri bildirim toplarlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler